0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    A. B.

Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
« Yanıtla #30 : Ekim 25, 2014, 17:40:51 »
Çayağzı Balıkçı Barınağı

Kapıdağı yarımadasının kuzeydoğu kısmında yeralan şirin bir balıkçı kasabası, limanda yatlar için derinlik uygun...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    N. B.

Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
« Yanıtla #31 : Ekim 25, 2014, 19:08:45 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Babam Muammer Bakır tarafından 1972 yılında Erdek'te yapılmış olan suluboya: "Mavi Dağ"...


Siz ünlü sanatçı-ressam Muammer Bakır'ın oğlusunuz demek ki.  Ne güzel.
Köylü Ailesi'ni bilirim. Çok hoştur.


*

    A. B.

Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
« Yanıtla #32 : Ekim 26, 2014, 16:30:53 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Babam Muammer Bakır tarafından 1972 yılında Erdek'te yapılmış olan suluboya: "Mavi Dağ"...


Siz ünlü sanatçı-ressam Muammer Bakır'ın oğlusunuz demek ki.  Ne güzel.
Köylü Ailesi'ni bilirim. Çok hoştur.

Değerli Noyan Korsanım, rahmetli babamı ve eserlerini hatırlamanızdan dolayı büyük mutluluk duydum, teşekkür ederim...

*

    A. B.

Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
« Yanıtla #33 : Ekim 26, 2014, 16:56:51 »
Alargada Geçen Günler... Paşalimanı...  6-12 Ekim 2014

6 Ekim 2014 akşamüstü vardığımız Paşalimanı bizi büyüledi. Köyün sadeliği ve güzelliği, denizin sakin ve poyraza kapalı olması nedeniyle uygun havaları beklerken burada birkaç gün kalmaya karar verdik.

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Burada zaman durdu. 6 harika günün nasıl geçtiğini anlamadık bile...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Teknede elektrik ve suyumuz vardı. Alışverişi ise kıyıya botla çıkardığım bisikletle 2 km uzaktaki küçük köy bakkalından yapıyordum. Zaten tekneden ve internet üzerinden çalıştığım için trafıkte ofise ya da bir büyükşehire gitmek sorunum yoktu. Asıl hedefimiz olan Foça içinse zaten hiç acele etmiyordum. Direği satınaldığım Tahsin Öge tarafından direk gelişi 28 Ekim olarak bildirilmişti, direk Foça'da monte edileceği için oraya ulaşmaya vaktim vardı.

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bir akşamüstü ilaç almak nedeniyle Avşa Adasına gidip geldik, tabii Yiğitler balıkçı barınağına 2 saatliğine bağlanıp eczane olan Avşa Kasabasına 4 km pedalla gidip gelerek....

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Gündoğumları... Günbatımları...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Windguru ve Marmara Meteoroloji 12 Ekim'de güzel havayı veriyordu, yola çıkacağımız o güne kadar hem çalıştık, hem de bulunduğumuz cennetin tadını çıkardık. 

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Paşalimanı - Video...

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    N. B.

Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
« Yanıtla #34 : Ekim 26, 2014, 18:44:55 »
Pasalimani gercekten sadeligiyle buyuleyen cok guzel biryer. Paylastiginiz ozellikle 1. ve 2.  fotograflarda bunu cok guzel ifade ediyor.

Yolunuz acik olsun Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

*

    S. Z.

Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
« Yanıtla #35 : Ekim 26, 2014, 20:06:28 »
Ortaokul ve lise çağlarım tam karşıda Ocakla'rda geçti yazları. Hakikaten harika yerler oraları.
Paylaşım için teşekkürler.
Selametle.
*

    O. T.

Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
« Yanıtla #36 : Ekim 26, 2014, 22:27:30 »
Ahmetçim şimdiden Özleştik . Birgün biryerde yine karşılaşmak ümidi ile karinasıhep suda olsun.


*

    D. E.

Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
« Yanıtla #37 : Ekim 27, 2014, 10:52:37 »
   Ahmet Korsan'ım, Foçaya geldiğinizde sizinle tanışıp, güzel kızınızı görmek isterim. Selametle...
*

    A. B.

Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
« Yanıtla #38 : Mart 06, 2015, 14:21:19 »
Paşalimanı-Lapseki 13 Ekim 2014

Güzel havaları beklerken günlerdir alargada kaldığımız Paşalimanı' dan en sonunda puslu ve serin bir Ekim sabahı yola çıktık. Günlerden beri izlediğim hava durumuma göre, 13 Ekim nispeten daha sakin görünüyordu. Gerçi 14 Ekim de iyi olacaktı ama, hedeflediğimiz 45 mil uzaklıktaki Gelibolu'da liman şartları pek uygun olmadığı için gene alargada kalacak ve hemen ertesi günü de Bozcaada'ya doğru seyre devam edecektik. Yani benim bir değil, üst üste en az 2-3 sakin güne ihtiyacım vardı. İyi havaları kollamak zorundaydım, çünkü direksiz ve yelkensiz teknede sert yalpaya düşme acı tecrübesini birkaç kez yaşamıştım.
Gideceğimiz günün öncesi akşamı Paşalimanı koyu şenlendi, gemi görünümünde bir özel yat koyun ortasına demirledi. Muhtemelen güneyden gelip İstanbul tarafına geçecekti.

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Paşalimanı-Lapseki rotamız

Akşamdan tüm yol hazırlıklarını tamamladık; botu kaldırıp bağladık, teknenin içinde dökülüp saçılacak eşyalar toplandı, yüzme merdiveni kaldırıldı, bisiklet bağlandı, sabah kahvaltısı müslileri kuru olarak hazırlandı.
Esintili bir havada yola çıktık. Poyraza göre, Avşa adasının gölgesinden çıktığımızda sancak tarafından dalga yiyeceğimizi tahmin ediyordum, gerçekten de öyle oldu. Ama bu kez poyraz yandan vuramıyor ve sancak kıç omuzluktan geliyordu, bizi biraz sallasa da rahatsız edici değildi.

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Serin ve Kapalı bir havada yola çıktık, Paşalimanı ve Avşa Adaları ufukta kayboluyordu...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Pruvamızda Ince Burun ve Güvercinyalısı Tepeleri

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Biga taraflarına doğru deniz de rahatladı, biz de... Açan güneşte hem ısınıp hem de kıyıları seyrederken sanayi tesisleri ve fabrikaların varlığının doğal güzelliği nasıl da bozduğunun bir kez daha farkına vardık... Tabii ki fabrikalar da lazım, ama kilometrelerce kıyı şeridini bozarak yapılmaları çok mu elzem?

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Denizde yansımalar yapan ve içimizi ısıtan güneş...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Kıyılarımızı "güzelleştiren" sanayi tesisleri

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Marmara Denizi batıya doğru daraldıkça ister istemez gemi yoluna yaklaşıyorduk, sancak baş omuzluktan her iki yönde hareket eden gemileri gittikçe daha yakından görmeye başladık. Denizlerde ne kadar çok gemi varmış....

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Gemiler, gemiler...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Çanakkale Boğazı girişi - pruva iskelede Zincirbozan sığlıkları

Çanakkale Boğazı'nın kuzey kısmında yeralan Gelibolu mevcut havaya ve poyraza açık göründüğü için gece alargada rahat edemeyeceğimizi düşündüm, geçen büyük gemilerin dalgaları da bizi etkileyecekti. Bu nedenle Anadolu yakasında Çardak Limanına gitmeye karar verdim.

Yanlış bir karardı.

Oraya varınca gördük ki Kuzeydoğuya kapalı olan Çardak Limanı rüzgarı kesmiyordu, demir yeri dalgasız-solugansz olmasına rağmen sığlık olan kıyıda balık çiftliği ya da dalyan benzeri yapılar, yüzen bir sürü nesne ve dubalar, hemen açığındaysa her 15 dk da girip çıkan özel bir firmanın feribotları bize göz açtırmayacaktı. Alargada salınım yapmak için bu yer çok dar gelecekti. Çıkış manevrası için hafifçe geri gaz verdiğimde motorun zorlandığını ve pervanenin dönmediğinin dehşetle farkına vardım.
Pervaneye birşey olmuştu ve hareket edemiyordum. Bir feribot çıkıyor, diğeri yanaşıyordu ve rüzgar bizi onların manevra yolu üzerine sürüklüyordu. Bir anda o "zor an"lardan birine düştüğümüzü anladım...

Bu arada rüzgarın etkisiyle dönen teknenin burnu açığa gelmiş ve tornistan yapmadan uzaklaşma imkanı doğmuştu. Gaz koluna biraz daha yüklenmekten başka çarem yoktu, o anda aşağıdan "çaat" diye bir ses geldi, tekne şöyle bir sallandı ve arkadaki suyun pervane etkisiyle hareketlendiğini gördüm. Teknem yeniden yürümeye başlamıştı! Oradan hemen uzaklaşıp güneye yönelerek güvenli bölgeye doğru uzaklaştım, harita kontrolu yaparak alternatif demir yeri belirlemeye çalıştım. Bu arada, teknenin verilen gaza ve motor devrine göre neredeyse hiç yürümediğini farkettim. Kesinlikle aşağıdaki problem devam ediyordu!

Haritada demir yeri olarak Lapseki şehir merkezinin hemen açığı gösteriliyordu, ancak orası da Lapseki-Gelibolu arabalı vapurları iskelesinin tam dibiydi ve hiç de rahat değildi. Tekrar biraz kuzeye tırmanıp biraz önce gözüme kestirdiğim Lapseki balıkçı barınağının açığına doğru yöneldim. Haritada derinlik olarak 2-2,5 m gösterilen barınağa girmeye hiç yeltenmeden açıkta 5 m ye çapayı bıraktım, tornistanla 85 m demiri kıyıya paralel olarak döşedim ve motoru kapatınca rahat bir nefes aldım. Demir atarken farkettim ki, tornistanda pervane nedense daha iyi çalışıyordu. Etrafta barınağa girip-çıkan çok sayıda küçük balıkçı tekneleri vardı.
Ertesi gün yola devam etmek gerektiği için problemi hemen çözmeliydim. Acilen dalgıç elbisesi giyildi, paletler, gözlük ve şnorkelle ve elimde bıçakla soğuk suya daldım. İner inmez, daha pervaneyi uzaktan görünce durumu anladım. Pervaneye bir şeker çuvalı dolanmıştı, inanılmaz doğru bir kararla 10 gün önce taktığım halat kesici çuvalı kesmiş ve pervaneyi kurtarmış, ancak pervaneye dolanan kısmı bir çember şeklinde pervanenin üzerinde kalmıştı, dönmesine engel olmamakla birlikte hızını kesiyordu.
Biraz uğraşıp çuvalı kesip pervaneyi kurtardım, 1-2 defa daha dalıp pervanemin kanatlarında sorun olmadığını görerek ve gönlüm rahatlamış olarak sudan çıktım. Ancak yanılmışım, sorun devam ediyordu ve bunu ancak ertesi sabah anlayabilecektik.

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Uskura takılan yem çuvalı

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Tekne yapım aşamasındayken pervanenin ve ayar vidasının yandan fotoğrafı

O akşam üzeri rahatlamış olarak çevrenin, havanın ve günbatımının güzelliği içinde dinlendik...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Çanakkale Boğazı'nda feribotlar ve güzel bir akşamın dinginliği...

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Sabah her zamanki yol hazırlığımızı yaptık, demiri aldık, güneye doğru yola çıktığımızda 2000 devirde 7,5-8 knot yol yapması gereken tekne 3,5-4 knotun üzerine çıkamıyor ve motor da gereksiz yere bağırıyordu. Aynen dönüp balıkçı barınağının önüne demiri gene attık, ne olmuş olabileceği konusunda tanıdıkları ve sağı solu aramaya başladım. Reis Denizcilik'ten Hüseyin Usta ile yaptığım görüşmede motorda bir sıkıntı olmadığını idrak ettim, sorun pervanedeydi ve ne olduysa olmuş, pervanemin performansı yarı yarıya azalmıştı.

Bu sorunun bana kaça patlayacağını ve karaya çekme masraflarını vb. kara kara düşünürken bir gün önce şaka yollu balık sorarak tanıştığım ve biraz sohbet ettiğim büyükçe bir balıkçı motoruna el salladım, onlar da sağ olsunlar, yardıma geldiler. Meğerse o genç balıkçı arkadaş balıkçı barınağını idare eden su ürünleri kooperatifinin başkanıymış... Kıyı kurtarma botları ve kılavuz şileplerin girip çıkması için barınağın içinde 3-3,5 m derinlikte bir kanal açılmış, tam karşıdaki beton iskeleye kadar girebileceğimiz derinlik sağlanmış, tabii bu bilgi çok yeni olduğu için Navionics haritalarda görünmüyordu.

Bu sorunu alargada çözmenin mümkün olmadığını bildiğim için balıkçıların da yardımıyla barınağa girip kıyı koruma botunun hemen önünde iskeleye emniyetle aborda olduk. Ne olduğunu anlamak için görüş mesafesinin 30 cm olduğu kirli ve soğuk suya dalmak gerekiyordu, tek dalgıç tüpüm o sırada boş olduğu için durumu anlattığım balıkçılardan bir kompresör ve regülatör buldum, bütün bağlantıları paslı ve eski olan regülatörün hava hortum bağlantılarını yenileyip suya girdim. İlk defa kompresörle dalıyordum, su ayırıcı olmadan yaptığım bu mecburi dalışta pervaneyi biraz inceleyince durumu anladım. Takılan çuval nedeniyle ayarlanabilir kanatları olan Max-prop pervanenin pitch ayarı bozulmuştu! Bir yıl önce, tekneyi denize indirmeden hemen önce bu ayarı zaten kendim yapmıştım, kanatların pozisyonu ayarlanan konumda değil, düze yakındı, ancak suyun altında bu ayarı yapmak biraz zordu. Soğuk ve kirli suyun altında Metrik 3lük minicik emniyet imbus setiskur vidasını yerinden çıkarıp, 2 adet metrik 5 geçici imbus vidaları takıp ayar bileziğini öne kaydırıp çevirerek ayar yapmak... Üşüyerek, zorlanarak, küçücük vidaları düşürmekten korkarak hepsini yaptım...

Tek sorunum vardı, gözüm zaten bozuk ve yakın gözlüğü kullanıyorum, numaralar küçük olduğu ve su karanlık olduğu için bir türlü göremiyordum, büyüteçle daldım, gene de göremedim. Artık çaresiz göz kararı bileziği çevirdim ve pervane kanatlarını hem ileri hem de tornistan esnasında uygun olabilecek daha efektiv bir konuma getirdim.

Sudan çıkınca sıcak bir kaç bardak çaydan ve titremem geçtikten sonra bağlı durumda gaz vererek ileri-geri yaptım, pervane gayet güzel çalışıyordu. Fakat asıl sonuç sabah uzun yolda belli olacaktı...

Balıkçı dostların hiçbir para beklentisi olmadan ve insanlık adına yaptıkları yardımlarla sorunu iyi-kötü çözmüş ve karaya çekmek-suyun altında uskur değiştirmek-İstanbul'dan dalgıç getirmek vb. gibi hepsi birbirinden pahalı ve günlere mal olacak zahmetlere girmeye gerek kalmamıştı... O anda marinalarda ya da büyükşehirlerde çokça rastlanan, euro'dan başka bir şey konuşmayan kaşarlanmış usta profili aklıma geldi, hepsinden şimdilik kurtulmuştum... "Gemisini kurtaran kaptan" sözü bir kez daha doğrulanmıştı...

Ertesi sabah 45 millik Bozcaada etabı bizi bekliyordu.
Hazır karaya çıkmışken tasmasını takıp Çuku'yu gezdirdik, hatta bol bol koşturduk, çevredeki sokak köpeklerini besledik, çöplerimizi attık, videolar çektik, gün batımında Çanakkale Boğazı'nın güzelliğiyle tekrar yaşadığımızı hissettik... Ve şükrettik...

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    A. B.

Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
« Yanıtla #39 : Mart 06, 2015, 18:44:46 »
Lapseki-Bozcaada 14 Ekim 2014

Bir gün önceki soğuk suyun altındaki pervane ayarından sonra bugünkü 45 millik Bozcaada geçişinde yaptığım ayarın sonucu belli olacaktı. 07.30 gibi, kimsenin ortalıkta olmadığı bir sabahta, sakin havada sessizce barınağı terkettik.

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Rotamız...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Çanakkale Boğazı'na çok sakin bir havada çıktık.

Çanakkale Boğazı'na çıkınca biraz gaz verdim, ve motor devrinin 2000'in üzerine çıkamadığını farkettim. Normal şartlarda Yanmar motor tam gazda 3300 devri bulmalıydı. Gazı azaltarak 1100-1200 lere indirdim, 8 knot hızı gene yakalamıştım. Teknem iyi gidiyordu ama bir ayar sorunu vardı. Tekrar yaptığım bir telefon görüşmesinden sonra Max-prop pervanenin pitch ayarını bu sefer de gereğinden fazla artırarak motora fazla yük bindirecek şekilde yaptığımı anladım. Yani ağır devirde bile pervane motoru olması gerekenden fazla zorluyordu. Eh, tekne de normal gittiğine göre motoru fazla zorlamadan bu ayarı 1-2 gün daha erteleyebilirdim. Böylece yola devam ettik ve boğazın o gün çok sakin olan sularında güneye doğru süzülmeye devam ettik... 

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Gelibolu yamaçları

Gelibolu... O yamaçların güzelliği... Şehitler Anıtının heybeti ve hatırlattıkları...
O kanlı savaşların geçtiği, batılı işgalci devletlere kanları ve canları pahasına sonuna kadar direnen Mustafa Kemal'in ve Anadolu askerinin kahramanlığına sahne olan bu topraklar bizim...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Yamaçların güzelliği...

Gelibolu tepelerini yeşillik, huzur ve barış içinde görünce tam bundan 45 yıl önce, daha henüz 10 yaşımdayken, rahmetli ailemle bu topraklara yaptığımız geziyi anımsadım. Yakın zamanda bitirilmiş olan Çanakkale Şehitler Anıtını, tüm Gelibolu'yu tabya tabya gezmiş, o yıllarda henüz müzelere konmamış, mermiyle delinmiş kafatası yığınlarını gözlerimle görmüştüm. Bu gezide bize o savaşlara bizzat katılmış ve o sıralarda 74 yaşında olan bir Gazimiz rehberlik etmişti. 1 m2ye 6000 merminin düştüğü, m2 ye 50 den fazla şehit düştüğünü, toplamda 250 000 şehidimiz olan savaşın dehşetini hissetmiş ve yıllarca o Gelibolu gezisinin etkisinden kurtulamamıştım.
Burada bir kez daha bu vatan için şehit olan askerlerimizi, gazilerimizi ve bize çağdaş bir ülke olabilme şansını veren Atatürk'ü saygı ve minnetle anıyorum.

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Dur Yolcu !!!

Şu dizeleri çocukluğumdan beri asla unutmadım :

BİR YOLCUYA

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bir tümsek, Anadolu'nda,
İstiklâl uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmed'in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed'in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki, haşr olan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Necmettin Halil ONAN


Gözlerim ufka dalmış, bu dizeleri düşünürken yol almaya devam ettik ve Çanakkale Şehitler Anıtı'nı da geçtik.... Teknenin iki yanından akan suya baktım, su başka bir su, mavi daha bir başka mavi....

O anda Ege'ye geldiğimizi anladım...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Kilitbahir Kalesi

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Çanakkale Şehitler Anıtı pruvamızda

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Çanakkale Şehitler Anıtı

Tamamen güneye döndüğümüz için güneş neredeyse tam karşıdan geliyor ve gözlerimizi kamaştırıyordu, ama buna rağmen güneye gitmek fikri bile (!) çok güzeldi...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Ege'nin kapısı...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Ve Ege... Sonunda...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Artık güneye gidiyoruz !!!

İçimizi, dışımızı ve gönlümüzü ısıtan sıcak güneşin denizde oynaşan ışıkları arasında uzakta görünen Bozcaada karaltısına doğru yol aldık ve kısa bir süre sonra Bozcaada limanına ulaştık. Ortalıkta kimseler yoktu, nasıl olsa kendimiz hallederiz diyerekten limanın dışına doğru kıyıdakilerin yardımıyla bağlandık ama yanlış yaptığımızı sonradan anladım; limanın dış tarafına doğru derinlik azdı ve oraya daha çok motoryatları bağlıyorlardı, bunu da sonra öğrendim... 3-5 cm payla dümeni zemine değdirmeden kurtarmıştım... Tekrar çıkıp ikinci kez daha iç tarafa bağlandık ama kalın halatlarla ve tonozlarla uğraşırken belim ağrıdı doğrusu...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Pruvamızda Bozcaada...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bozcaada Kalesi ve Limanı

Bu arada limandaki cam gibi suyun güzelliğine bakıp Ege'ye geldiğimizden iyice emin olduk... Bozcaada kuzey-güney seyri yapan bütün teknelerin durak yeriydi, yerel esnaf da bu konuya uyum sağlamıştı - elinde fişlerle başınıza dikilen marina görevlisi ve ortalıkta dolaşan mazot tankeri bunun göstergesiydi...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bozcaada'nın asmalı sokakları...

Herşeye rağmen Bozcaada; kalesiyle, şaraplarıyla, güzel sokaklarıyla (sadece Rum tarafında) ve deniz kıyısındaki balık restaurantlarıyla görülmeye değer bir yer...

Bu arada geçen yıl feribotla gittiğim Gökçeada bu kez rotamızın dışında kalmasına rağmen bakir ve o dingin haliyle, enfes doğasıyla ve lezzetleriyle aklımdan hiç çıkmamıştı...

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap