Gezgin Korsan

Makine Dairesi => Bağlanma ve Demir Yerleri, Seyir Notları => Konuyu başlatan: Ahmet Bakır - Ekim 04, 2014, 00:37:20

Başlık: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Ekim 04, 2014, 00:37:20
Trılye'den Yalova'ya - 30 Eylül 2014

1 Aralık 2013'te geldiğim ve bugüne kadar pineklediğim Trilye balıkçı barınağından sabah erkenden palamar çözdüm. Buraya 3-4 aylığına kışı geçirmek için gelmiştim ama şu 10 ayın nasıl hızla geçtiğini bir türlü anlayamadım...  Zaten teknede yaşadığım ve çalıştığım için bulunduğum yerde internet bağlantısı varsa nerede olduğumun pek önemi yoktu, ama Trilye şirin evleri ve sokakları, lezzetli zeytinleri ve zeytinyağları ile bende çok güzel anılar bıraktı.

Teknemin hala direği ve yelkenleri yok, İzmir'de Selden direklerinin mümessili olan Tahsin Öğe'den 28 Ekim 2014 tarihine söz aldım. Rüzgar göstergesi ve autopilotum da hala yok, önceliği genoa için elektrikli furling ve iç istralya'ya konacak olan manuel furling ile tabii ki yelkenlere vermeyi düşünüyorum. Zaten pahalı olan bu ekipmanları satın almak için gene gırtlağıma kadar borca batacağım herhalde...

Trilye'de bulunduğum bu süre zarfında 10-15 millik kısa geziler haricinde Melody II'yi yerinden pek kıpırdatmadım. Yelken yapamadan teknemi motoryat gibi kullanarak sağa sola gitmek bana cazip gelmiyordu. Ama yaklaşan kış mevsiminde Marmara'nın serin havasından kurtulmak ve güneyin ılık maviliklerine ulaşmak özlemiyle yelkensiz de olsa yola çıkmaya karar verdim.

Ancak önümde bir engel vardı: Trilye balıkçı barınağındaki ve Marmara'daki genel su koşulları nedeniyle teknemin altı ciddi derecede kekamoz bağlamış ve 3-4 kez ayrı tarihlerde dalarak tümden temizlememe rağmen artık başedemez olmuştum. Burada dalarak kekamoz temizliği yapmayı kimseye tavsiye etmiyorum, bir daha kendim de yapmayacağım.  Bu nedenle önce zehirli konusunu halletmek için Yalova Setur Marina'da karaya çekmek istedim ve 30 Eylül 2014 sabahı yola çıktım. Tekne personeli: Ahmet, Katya, Çuku.

Artık Melody II'nin seyir hayatı başlamıştı...

Tek motorla yelkensiz olarak Güneye kadar inmek hem masraflı, hem de riskli olabilir ama "artık yeter" dedim.
"Ya motor şimdi duruverirse" korkusunu yenebilmek için kendi kendime hala uğraşı veriyorum doğrusu...   

(http://i.hizliresim.com/rd33PP.jpg)
Sabah 06.30'da güzel bir havada yola çıktık...

(http://i.hizliresim.com/b4rG80.jpg)
Trilye balıkçı barınağı ve bazı güzel anılar böyle geride kaldı.
       
Trilye-Bozburun arasında denizde bir sabah sakinlği vardı, öğleden sonraları esen deli poyraz henüz başlamamıştı.

(http://i.hizliresim.com/kYbWYr.jpg)
Gemlik semalarından güneş işte böyle doğdu... Bir kez daha yerimin denizler olduğunu, nefis gündoğumları ve günbatımlarına şahit olmak duygusunun beni mutlu ettiğini hissettim...

(http://i.hizliresim.com/PE0r5v.jpg)

(http://i.hizliresim.com/Wr0QVq.jpg)
Köpeğimiz Çuku <3  O 5 aylık bir Labrador Retriever, çukulata renkli :) Teknede köpek sahiplenmek ve beslemek hakkında ayrıca bir yazı yazmayı düşünüyorum.

(http://i.hizliresim.com/m83kzV.jpg)
Bozburun'u böyle geçtik...

(http://i.hizliresim.com/zE3Br6.jpg)
Kuzeydoğu'ya yöneldikçe rüzgar biraz sertleşti ve kafadan 12-15 knot gelmeye başladı. Dalgalar küçük olduğu için pek etkilenmedik doğrusu.

(http://i.hizliresim.com/JEal3Y.jpg)
Çınarcık-Yalova sahilleri

(http://i.hizliresim.com/lzdWEJ.jpg)
Setur Yalova Marina önümüzde göründü.

Olaysız geçen bu geziden sonra selametle Yalova'ya vardık ve Melody II'yi karaya çekmak için doğru lifte yönlendik.
35 millik bu seyri 2000 devirde ortalama 6,36 knot süratle 5,5 saatte tamamladık, teknenin altı temiz olsaydı belki daha çabuk ulaşabilirdik.
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Noyan Bakır - Ekim 04, 2014, 01:36:15
Yapımı bitti mi teknenizin?
 
Son gördüğümde karinası kaplanıyordu.  8) ::)
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bom - Ekim 04, 2014, 06:14:49
Takibe alınacak bir seyir defteri daha :)
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Ekim 04, 2014, 09:02:20
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Yapımı bitti mi teknenizin?
 
Son gördüğümde karinası kaplanıyordu.  8) ::)

Yapım aşamalarını hazırlıyorum Noyan Korsanım... Bayram tatilinden istifade ederek yeni bölümleri yayınlayacağım. İstiyorum ki kaliteli ve dikkatli bir anlatım olsun...
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Noyan Bakır - Ekim 04, 2014, 14:53:17
Özeninize hayranım. Zaten olağanüstü kaliteli bir anlatım.Teşekkür ediyorum.
Öyle olması da normal. Ne de olsa anlatan bir Bakır!
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Ekim 10, 2014, 19:35:43
Yalova Marina'da Zehirli İşi Yaptırmak  30 Eylül - 03 Ekim 2014

Yapacağım uzun seyir öncesi teknemi yavaşlatan kekamozlardan kurtulmak için Yalova Marina'ya gelmiştim. Doğru lifte yanaştık ve tekneyi kaldırdık, alt yıkaması basınçlı suyla hemen yapıldı, Liftçi Osman bizi petrol istasyonunun hemen arkasında denize nazır bir yere yerleştirdi ve karaya kavuşan Çuku tasmasından tutan biz kölelerini peşinden sürükleyerek tüm çekek yerini tarumar etti...

(http://i.hizliresim.com/LoD7QG.jpg)

Teknenin altı felaket durumdaydı... Önceden anlaştığım Faruk isimli boyacı arkadaş bir adamıyla beraber 1 saat içinde sökün etti ve hemen zımpara işlemine başladılar. Akşama doğru zımpara işi kolaylandı, benim teknenin altı aynı şu belgesellerdeki balinalara benziyordu... Yalova Setur Marina ile GeKo indiriminden faydalanarak 3 gün için anlaştığımdan zaman bayağı kısaydı... (Bu konudaki desteğinden dolayı Umut Korkmaz kardeşime teşekkür ediyorum.)

(http://i.hizliresim.com/m8oj31.jpg)

(http://i.hizliresim.com/3RzBqA.jpg)

(http://i.hizliresim.com/9pN8dk.jpg)
Teknemin altı zımparadan sonra aynı bir balinaya benziyordu, bu fotoğrafta sanki Moby Dick bana bakıyordu...

Zımpara işini zemini ıslatarak 60 lık el zımparası ile yaptılar, neden makine kullanmadıklarını sorduğumda o işin kuru olarak yapıldığını ve ortalığı toza buladığını, ayrıca maske bile kullanılsa bir sürü toz yuttuklarını söylediler. Ayrıca mevcutta olan Mikron Extra üzerine aynısı uygulanacağı için bana da mantıklı geldi ve sesimi çıkarmadım. İlk gün böylece geçti.

İkinci gün anlaştığımız üzere Tuzla'dan Hüseyin Usta geldi ve zaten önceden satın alarak hazır ettiğim PSS marka ithal şaft körüğünü ve Spurs marka ithal halat kesiciyi yerine taktı. İthal ürün meraklısı değilim ama yerlisi iş görmeyince (Markasını söylemesem daha iyi) ve habire şafttan su gelince pahalı olduğunu bile bile şaft körüğünü değiştirmek zorunda kaldım. Bu teknede işçilikten başka herşey ithal değil miydi ki zaten ?
Kerestesi tamamen tropik ağaçlar ve ithal, yapıştırıcı epoxy ithal, makine ithal, kullanılan tüm silikon ve hermetikler ithal, Teak kaplamalar, boyalar ithal, direk ve yelkenler (henüz yok gerçi) ama onlar da da ithal....
Zaten geriye ne kaldı ki??

Aynı gün boyacılar ufak tefek tamiratlar ve sağda solda oluşan çizik vb.leri yoklama macunu çekmeyle uğraştılar, akşama doğru da 1 kat astarı tam olarak kurumuş yerlere 1 kat olarak sürdüler. Altında aynı boyadan olduğu halde gene astar kullanmamın nedeni, habire dalıp altını temizliyeyim derken alttaki epoxy macuna kadar kazınan birçok yer oluşmuştu ve astar gerektiriyordu. Bir daha zehirliye elimi kesinlikle sürmeyeceğim, fiziksel temizlik sonucunda zehirli boya daha beter oluyor.

Üçüncü gün sabahı erkenden boyacılar ilk katı vurdular, kuruyan macunların üzerine de astar eksikleri tamamlandı. Ben de bu arada yol için alış-verişle uğraştım, bir Veteriner bulup Çuku'nun eksik aşılarını tamamladık, öğleden sonra teknenin kenar bantlarının peşine düştüm. 5-6 Saat geçince öğleden sonra ikinci zehirli katı vuruldu. Eksilen tutyaları yerine taktım. Liftçi Osman daha sonra gelip ahşap dayanakların yerini değiştirdi, onların altında kalan yerlerin de ilk kat zehirli boyası vurulup gece kurumaya bırakıldı. Yalova'da kenar bantlarını sipariş ettiğim reklamcı bunu maalesef yetiştiremedi - sabaha bıraktılar, benim de onları karada iskelede yapıştırma hayallerim suya düştü tabii, artık zaman kalmamıştı. Ama geçici mavi bantları tutturabildim.

(http://i.hizliresim.com/5RyrDL.jpg)

(http://i.hizliresim.com/lzZ2qr.jpg)
Katlanır pervane ve yeni takılan halat kesici

Dördüncü gün sabahı (o gün tüm çalışanlarda bayram arife günü telaşı başlamıştı) eksik boyaların 2. katları ve suyla daha fazla sürtünmeye maruz kalan salma ve dümenin ön taraflarına 1 kat daha zehirli sürdürdüm. Bu arada bayram nedeniyle erkenden kaçmak isteyen Liftçi o günkü yoğun çekme-atma temposundan bir boşluk bulmuş ve başımıza dikilmişti bile. Tekne liftteyken salmanin altının da son boyaları vuruldu. Faruk Usta'nın da hesabını kesip yolladım.

(http://i.hizliresim.com/DkDVOo.jpg)

Melody II yeniden suya kavuşmuştu...
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Demir Ertürk - Ekim 10, 2014, 20:43:40
   Ahmet Korsan'ım,

Ellerinize sağlık olsun, tekneniz çok güzel olmuş...
   Detay anlatımlarınızı merakla bekliyoruz...

    1w5ey8   1w5ey8   1w5ey8
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Can Deniz - Ekim 10, 2014, 22:16:19
Ahmet korsanım,
teknenizin  yapım esnasında ki titiz çalışma, resimlerde kendini belli ediyor.
Elinize sağlık çok güzel bir şey ortaya çıkmış.
Altından su havuzluğundan neşe eksilmesin.

İzmire yolculuğunuzda herşeyin kolayınıza geçmesini ve mutlu bir seyir dilerim. (sçastlivogo puti)
Ancak bazı konularda dikkat etmenizi önerirsem umarım çok bilmişlik yapmam.

Malum Tekneniz bir yelkenli tekne.
Üzerinde taşıyabileceği direk ve yelkenlere göre tasarlanmış, ölçülendirmiş bir salmaya sahip.
Teknede direk olmadan,
Yalovadan İzmire seyir umarım sizi yormaz.

Ağır deniz şartlarında direksiz bir yelkenli tekneyle seyirin,
oldukça zorlu ve yıldırıcı olduğunu bir yerlerden okumuştum.
Bu konuda daha deneyimli korsanlar sanırım bu konuda birşeyler söylerler.

Salmanın ağır denizlerden aldığı etkiyi, direk sönümlüyor.
Aynı bir saatin pandülü gibi.
Direk olmaksızın salınımlar oldukça uzun ve sert oluyor diye biliyorum.
Yanılıyorsam düzeltin lütfen.

Artı bunca yol esnasında yakıt masrafı,
masrafı geçtim herhangi bir sebeble motorun sessizliğe bürünmesi gibi durumlarda,
küçümencik te olsa bir yelken işinizi daha kolaylaştırır gibime geliyor.

Bunlar benim çekincelerim.
Umarım herşey gönlünüze göre olur ve yolda sorun yaşamazsınız.

Midilliden İzmir istikametinde ki seyrinizde, Çandarlı körfezi kısmını sabah erken saatlerde geçmeye çalışın.
Yolunuz açık ola.






Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Hüseyin Durmaz - Ekim 10, 2014, 23:15:29
sondan ikinci resimde pervane şaftının tam ortasına takılmış olan TUTYA nereyi nasıl koruyacak?
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Demir Ertürk - Ekim 11, 2014, 00:17:42
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Ahmet korsanım,
teknenizin  yapım esnasında ki titiz çalışma, resimlerde kendini belli ediyor.
Elinize sağlık çok güzel bir şey ortaya çıkmış.
Altından su havuzluğundan neşe eksilmesin.

İzmire yolculuğunuzda herşeyin kolayınıza geçmesini ve mutlu bir seyir dilerim. (sçastlivogo puti)
Ancak bazı konularda dikkat etmenizi önerirsem umarım çok bilmişlik yapmam.

Malum Tekneniz bir yelkenli tekne.
Üzerinde taşıyabileceği direk ve yelkenlere göre tasarlanmış, ölçülendirmiş bir salmaya sahip.
Teknede direk olmadan,
Yalovadan İzmire seyir umarım sizi yormaz.

Ağır deniz şartlarında direksiz bir yelkenli tekneyle seyirin,
oldukça zorlu ve yıldırıcı olduğunu bir yerlerden okumuştum.
Bu konuda daha deneyimli korsanlar sanırım bu konuda birşeyler söylerler.

Salmanın ağır denizlerden aldığı etkiyi, direk sönümlüyor.
Aynı bir saatin pandülü gibi.
Direk olmaksızın salınımlar oldukça uzun ve sert oluyor diye biliyorum.
Yanılıyorsam düzeltin lütfen.

Artı bunca yol esnasında yakıt masrafı,
masrafı geçtim herhangi bir sebeble motorun sessizliğe bürünmesi gibi durumlarda,
küçümencik te olsa bir yelken işinizi daha kolaylaştırır gibime geliyor.

Bunlar benim çekincelerim.
Umarım herşey gönlünüze göre olur ve yolda sorun yaşamazsınız.

Midilliden İzmir istikametinde ki seyrinizde, Çandarlı körfezi kısmını sabah erken saatlerde geçmeye çalışın.
Yolunuz açık ola.




     Can Korsan'ım, sana katılıyorum...   :-*

Tekneye takılacak : min. 20 mt. direk ve Bumba, çarmık ve ıstralya telleri, mandar ve iskota halatları ile Förling ve yelkenlerin ağırlığını  düşündüğünüzde ; en az 500- 600 kg  ilave ağırlık konacak.  Ağır denizlerde salınım yapan teknenin salması , tekneyi  doğrultmaya çalışırken  bu doğrulmaya karşı arma ağırlığı da yavaşlatıcı etki yapacak. Yani: salmanın doğrultma momenti + moment ise, Arma ağırlığının yarattığı karşı moment de ( - moment ) , teknenin sert salınım yapmasını engelleyecek ...
   Dolayısiyle Direksiz bir yelkenli teknenin ağır denizlerde seyir yaparken sert salınımlara maruz kalacağı düşüncenize katılıyorum.   t*"y+
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Bülent Büyükdağ - Ekim 11, 2014, 07:56:30
Çok güzel bir kız olmaya doğru yol alıyor. Allah kuvvet versin.
Ben bu işleri çok anlamam. Ama Demir ve Can abi Korsanların dedikleri kafama yatıyor.
Selametle.
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ertan Liman - Ekim 11, 2014, 09:36:31
Mühendislik olarak % 100 katiliyorum
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Ekim 11, 2014, 15:20:37
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Malum Tekneniz bir yelkenli tekne.
Üzerinde taşıyabileceği direk ve yelkenlere göre tasarlanmış, ölçülendirmiş bir salmaya sahip.
Teknede direk olmadan,
Yalovadan İzmire seyir umarım sizi yormaz.

Ağır deniz şartlarında direksiz bir yelkenli tekneyle seyirin,
oldukça zorlu ve yıldırıcı olduğunu bir yerlerden okumuştum.
Bu konuda daha deneyimli korsanlar sanırım bu konuda birşeyler söylerler.

Salmanın ağır denizlerden aldığı etkiyi, direk sönümlüyor.
Aynı bir saatin pandülü gibi.
Direk olmaksızın salınımlar oldukça uzun ve sert oluyor diye biliyorum.
Yanılıyorsam düzeltin lütfen.

Artı bunca yol esnasında yakıt masrafı,
masrafı geçtim herhangi bir sebeble motorun sessizliğe bürünmesi gibi durumlarda,
küçümencik te olsa bir yelken işinizi daha kolaylaştırır gibime geliyor.

Çok haklısınız Can Korsanım... 2 ay kadar önce Trilye açıklarında dediğiniz olayı ciddi olarak yaşadım ve artık mutlaka rüzgarsız veya az rüzgarlı havaları kollayarak yola çıkıyorum. Motor durması konusunda da gerçekten ciddi risk altındayım ve bazen rüyalarıma dahi girdi.  :-[ Tekneyi yürütmek için ikinci bir alternatifim yok, bir olası bir arıza durumunda yanımda yedek kayış, impeller bulunduruyorum, tabii bunlar basit arızalar ve daha ciddi bir arızada yapacak bir şey yok. Bir yandan sürüklenirken (kabus gibi !!) sağı-solu tüm bildiklerimi arayıp yedeklenmeye çalışacağım, bir yandan da derinliğe göre uzun kalomalı zincirle demirlemeye çalışacağım. (Ultra çapa, 170 m 13 bakla zincirim var) 2. çapa (pulluk) 10 m zincir ve 150 m 24lük halatla aleste bekliyor.

Motorum Yanmar, 135 saate ve yeni.  Öte yandan, güneyde mavi tur yapan guletlerin de bildiğim kadarıyla tek motoru var ve büyük mesafeler aşıyorlar. İşte böyle kendimi rahatlatıp bu konuyu düşünmemeye çalışıyorum...

Şimdilik planım Ayvalık'a kadar iyi havaları kollayarak gitmek...

Güney'e gitmek zorunda mıyım?? Evet. 1 senedir Trilye'de çakıldım bu mevzu yüzünden, bu kışı da Marmara'da geçirmeyeceğim artık.
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Can Deniz - Ekim 11, 2014, 16:35:59
Evet, havayı kollayarak temkinli bir seyirle İzmire ulaşmanız mümkün görünüyor.
Benim çekincem  direksiz seyirde sert havaya yakalandığınızda hırpalanmanız.

Güverte üzerinde direk tabanı ve ıstralyaları bağlayacağınız noktaları görebilsek belki geçici bir çözüm üretebilirdik.
Aslında Emrahların (Tahsin Öge'nin oğlu) elinde sizin tekneye göre küçük ama geçici çözüm için kullanabileceğiniz
direk olduğunu sanıyorum.

Ama sonucunda atla deve değil iyi havayı kollayarak sabah erken yola çıkarak
iyi planlanmış birkaç etapla işin üstesinden gelebilirsiniz.
İzmire geldiğinizde nerede arma işini yapacaksınız bilmiyorum.
Ben Teosta ikamet ediyorum olaki bir ihtiyacınız olursa elimden geleni yapacağımı bilmenizi isterim.

Tekrar iyi seyirler yolunuz açık ola.
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Noyan Bakır - Ekim 11, 2014, 16:44:20
Sert hava ve çok dalgalı denizde, bu durumdaki tekne, sizce bir motoryattan daha çok mu sıkıntı verir?
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Hakkı Algın - Ekim 11, 2014, 18:22:48
Ahmet korsanım bittiği kadarıyla kızınız çok güzel gözüküyor, güle güle , sağlıklı günlerde kullanın.  Bana mantıken salmalı direksiz bir tekne  , salmasız ve direksiz tekneden daha az sallanır gibi geliyor, eğer sallanmaması  dalgalardan daha çok darbe almasını sağlıyorsa birşey diyemem, benzer durumu yaşayanların söyleyecekleri elbette çok önemli.
Motor konusuna gelince dizel motor, özelliklede sizinki gibi çok yeni olanın  arıza çıkaracağını sanmıyorum. Benim yanmar 4300 saate geldi , aldığımda 2400 saatteydi, yolda hiç arıza çıkarmadı. Peryodik bakımları yapılan, TEMİZ YAKIT konulan Yanmar arıza yapmaz.
Kolay gelsin, selametle.
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Kaan Özkan - Ekim 11, 2014, 18:28:43
http://gezginkorsan.org/forum/index.php?topic=5771.msg67684#msg67684 (http://gezginkorsan.org/forum/index.php?topic=5771.msg67684#msg67684)

Tabiki arşivde mevcut dur..  ;)
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Ekim 11, 2014, 19:19:49
Yalova-Armutlu   04 Ekim 2014

Yalova Setur Marina'dan Kurban Bayramı'nın birinci günü, kasvetli mi kasvetli bir havada çıktık. Hedef Armutlu, seyir mesafesi 28 mil, Saat 07.45. Ama artık geriye değil de asıl rotamıza, yanı batıya doğru gidiyoruz. Zaten direk ve yelken olmayıp sadece motorla gideceğimiz için sakin bir havayı seçmiştim.

(http://i.hizliresim.com/WrDqom.jpg)
Kasvetli ve sakin Kurban Bayramı sabahı Yalova'dan yola çıktık.

(http://i.hizliresim.com/pYnbMo.jpg)
Sakin bir deniz, uzakta Büyükada ve Heybeli...

Genellikle sakin geçen seyirde fazla bir denizcilik olayı olmadı, ama ben burada denizden kıyılara baktığım zaman gördüklerimden birazcık bahsetmek istiyorum...

(http://i.hizliresim.com/3Rz6M9.jpg)
Çınarcık sisler içinde...

Kıyı köylerinin doğal dokusu yeşilliklerin içinde serpiştirilmiş küçük beyaz evler ve bir yada iki minareden oluşuyor - bu görüntü  insanın gözünü okşuyor ve huzur veriyor. Ne zaman kıyılara büyük blok binaları ve apartmanları yapıyoruz, bence kıyılar bu şekilde hunharca tahrip ediliyor. Bu ayıp hepimizin... Özellikle Bodrum yarımadasındaki mevcut yapılaşma için üzülüyorum... 

Kapalı fakat yağışlı olmaya bir havada bu düşüncelerle hem dümen tutup yol aldım, hem de bizdeki bu toplum bilincinin bu tür kanserojen yapılaşmaya ne zaman son vereceğini esefle düşündüm...

(http://i.hizliresim.com/Qg2LGg.jpg)
Sivrikaya Burnu ve Fener... Yamaçta güzel evler...

(http://i.hizliresim.com/5Rya3d.jpg)
Esenköy Sahilleri

(http://i.hizliresim.com/4Rzjnp.jpg)
Bozburun açıkları

Bu arada teknenın sürati en az 1 mil farketmişti ve yeni zehirliyle adeta uçuyorduk : 28 mili 2000 devir motorla 3,5 saatte tamamladık. Aynı devirde kirli karinayla saatte 6,4 mil yapabiliyorken bugün 7,5 mil yapmıştık. İçin için sevindim ve bundan böyle karinayı mutlaka temiz tutmam gerektiğini bir kez daha idrak ettim.
Armutlu İhlas Tatil Köyü (Betonları !) önünde 8 m'ye demirleyip 90 m kaloma bıraktım. 

(http://i.hizliresim.com/B9zanV.jpg)
Artık alargadayız... Armutlu İhlas Tatil Sitesi (Betonları !!!)

(http://i.hizliresim.com/jY6gbj.jpg)
Armutlu ve Fıstıklı Sahilleri - Akşamın sessizliği

Armutlu, Gemlik Körfezinin kuzeybatısında ve Poyraza sırtını dönmüş bir kıyı şeridi, 6 Ekim'deki sakin havayı beklerken burada 1 gün daha alargada kaldık. Poyraz sertti, ama dalga yapmadığı için rahattık. Yalnızca  açıktan geçen büyük gemiler ve çok yakından sıkça geçen Ido-Budo feribotları habire bizi beklenmedik anlarda ciddi olarak salladı. Ama bu tür duruma hazırlıklıydık ve teknenin içinde ani sallantıdan savrulacak birşey bırakmıyorduk. 2.gece büyük balıkçı motorları yakınımızda demirledi, kuvvetli jeneratörleri ve parlak ışıklarını saatlece çalıştırdılar. Burası aynı yolgeçen hanı gibiydi.   
Öte yandan balık açısından bereketliydi, 3 günlük taze istavrit öğünlerimizi fazla uğraşmadan çapariyle yakaladık.

(http://i.hizliresim.com/78Darr.jpg)
Her akşamın bir sabahı da var...

Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Can Deniz - Ekim 11, 2014, 19:26:32
Kaan korsan linki vermiş,
Aali korsanın başından geçeni anlattığı son ileti,
benim anlatmak istediğim şey.

Tekne içinde ne ne yok bir o duvara bir bu duvara fırlayacaktır.

Motoryatların tasarımı farklı
Yelkenli teknelerin ki farklıdır.

12 metre motoryata hiç bir salma ilavesi yapmadan 20 metre üzeri direk takalım,
ve ful arma 25-30 havaya girelim.

O havada salmasız motor yat  nasıl  darmadağın olursa,
direksiz bir yelkenli teknede sert havada sevimsiz bir seyir sunacaktır.

Kitabına uygun imal edilmiş direksiz bir yelken teknesi
yine kitabına uygun imal edilmiş bir motor yata göre ağır denizde daha güvenlidir.

Sözgelimi motoryata göre daha zor alabora olur (üzerinde kırılacak tekne boyuna yakın dalgayı yok sayın)
Ama bu yelkenli tekne ile motoryata göre daha konforsuz seyir yaparsınız.
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Can Deniz - Ekim 11, 2014, 19:32:50
Neyse hesaplamaları ve öngörüleri, seyir yazısının sonuna saklayalım.
Ahmet korsanım teknenizin ve denizin tadını doyasıya çıkarın.



Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Ekim 11, 2014, 19:36:51
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
sondan ikinci resimde pervane şaftının tam ortasına takılmış olan TUTYA nereyi nasıl koruyacak?

Hüseyin Korsanım, şafttan bir önceki çıkan tutya %40 oranında yenmişti. Başka bir bildiğiniz mi var ?
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Ekim 11, 2014, 19:43:12
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Sert hava ve çok dalgalı denizde, bu durumdaki tekne, sizce bir motoryattan daha çok mu sıkıntı verir?

Verebilir... Sert havaya düştüğümde 2 m lik dalgaların bizi bu kadar savurmasına açıkçası şaşırmıştım...

Pek binmedim ama Motoryat 25-30 knot süratle dalgalardan sekerek ilerliyor. Şahsen, hava ne olursa olsun uygun motoryatların yelkenlilerden ve salmalı (ve de direkli) bir tekneden daha güvenli olduğunu düşünmüyorum. 
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Ekim 11, 2014, 19:45:18
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Ahmet korsanım bittiği kadarıyla kızınız çok güzel gözüküyor, güle güle , sağlıklı günlerde kullanın.  Bana mantıken salmalı direksiz bir tekne  , salmasız ve direksiz tekneden daha az sallanır gibi geliyor, eğer sallanmaması  dalgalardan daha çok darbe almasını sağlıyorsa birşey diyemem, benzer durumu yaşayanların söyleyecekleri elbette çok önemli.
Motor konusuna gelince dizel motor, özelliklede sizinki gibi çok yeni olanın  arıza çıkaracağını sanmıyorum. Benim yanmar 4300 saate geldi , aldığımda 2400 saatteydi, yolda hiç arıza çıkarmadı. Peryodik bakımları yapılan, TEMİZ YAKIT konulan Yanmar arıza yapmaz.
Kolay gelsin, selametle.

İyi dileklerinize çok teşekkür ederim... Gönlüme biraz su serpildi doğrusu...
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Hüseyin Durmaz - Ekim 11, 2014, 19:45:57
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
sondan ikinci resimde pervane şaftının tam ortasına takılmış olan TUTYA nereyi nasıl koruyacak?

Hüseyin Korsanım, şafttan bir önceki çıkan tutya %40 oranında yenmişti. Başka bir bildiğiniz mi var ?
Şaftın üstüne hangi boyutta tutya takarsanız takın eriyecektir.Çünkü şaftın metali yani demir ile tutya yani çinkonun kendisi zaten pil oluşturup çinko kurban olarak eriyip gider. Eriyip giderde  her hangi bir şeyi korumaz.Prinç pervanenin en ucundaki tutya parçası ise pirinc pervane ile çelik milin arasında oluşan pilin arasına girip kendisi kurban olarak aşınır pervane ve mil kurtulur.Sonuç olarak tutya ile birbirine değen farklı metallerin pil oluşup aşınmalarına mani olunur.Şaft gibi tek başına duran metallerin üstünde koruyucu etkisi yoktur. Boşu boşun eriyip gider.
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Ekim 11, 2014, 19:47:31
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Kitabına uygun imal edilmiş direksiz bir yelken teknesi
yine kitabına uygun imal edilmiş bir motor yata göre ağır denizde daha güvenlidir.

Sözgelimi motoryata göre daha zor alabora olur (üzerinde kırılacak tekne boyuna yakın dalgayı yok sayın)
Ama bu yelkenli tekne ile motoryata göre daha konforsuz seyir yaparsınız.

Tamamen aynı fikirdeyim.  :-*
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Can Deniz - Ekim 11, 2014, 20:09:15
Deniz suyu içinde (kısmen tatlı su içinde kalanlarda da )ve toprak altında kalan metallerin korunması için,
<Katodik Koruma> denen bir yöntem var Ahmet korsan,
incelemenizi öneririm.

Öte yandan çelik şaft üzerine takılan tutye ile çelik şaft pil oluşturur o yüzden erir mantığı doğru değildir.
Öyle olsaydı tutyenin dış yüzeyi değil şafta sarıldığı noktalardan erime olur ve şaftın üzerine
sıkı sıkıya tutturulmuş olan tutye koldaki bilezik gibi fırıl fırıl dönerdi.

Şaftın üzerine takılı olan tutye,
bir şekilde anodik olmuş şaftın üzerinde kurbanlık anod (kotodik cetveldeki yeri gereği) durumunda kaldığından
şaft yerine tutye erir.
Aslında bu durumda şaft sisteminde elektriki bir problem var demektir.
Şaftı anodik olmaktan çıkarıp katodik yapmak gerekir.

Tutye takarak şaftı koruma mantığı kanamalı yaraya tampon yapmakla eşdeğerdir.
Tampon kanı durdurur ancak aslolan yarayı tıbbi olarak müdahale ederek kapatmaktır.


Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Erol - Ekim 11, 2014, 20:19:29
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Sert hava ve çok dalgalı denizde, bu durumdaki tekne, sizce bir motoryattan daha çok mu sıkıntı verir?

Bana ters gelmişti ama Orhan Barut korsan hesapları ve çizimleri ile açıklamıştı. Forumda bir yerlerde ama nerede?
Konunu tamamını okumadan yazarsan böyle kızarırsın :-[ Kaan korsan linki bulup koymuş bile :-*
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Kaan Özkan - Ekim 11, 2014, 20:24:58
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Sert hava ve çok dalgalı denizde, bu durumdaki tekne, sizce bir motoryattan daha çok mu sıkıntı verir?

Bana ters gelmişti ama Orhan Barut korsan hesapları ve çizimleri ile açıklamıştı. Forumda bir yerlerde ama nerede?
Konunu tamamını okumadan yazarsan böyle kızarırsın :-[ Kaan korsan linki bulup koymuş bile :-*

Bakınız 10 mesaj öncesi  :D

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
http://gezginkorsan.org/forum/index.php?topic=5771.msg67684#msg67684 (http://gezginkorsan.org/forum/index.php?topic=5771.msg67684#msg67684)

Tabiki arşivde mevcut dur..  ;)
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Kaan Özkan - Ekim 11, 2014, 20:27:37
Değiştirdiğinizi görmedim pardon..Yardımcı olayım demiştim.  8)
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Ekim 25, 2014, 16:52:33
Armutlu-Paşalimanı  6 Ekim 2014

Uygun havayı beklediğimiz Armutlu'dan batıya doğru rotamızı çizmiş ve hedef olarak 40 mil uzaklıktaki Kapıdağı yarımadasının kuzeyindeki Çayağzı Limanı'nı seçmiştik.

Yola çıkarken heyecanlıydım, karnımda "kırlangıçlar", saat 06.30, deniz sakin ama tam da değil. Yelkensiz tekneyle uzun bir yolculuk olacaktı. Günlerdir devam eden poyrazın Marmara'da yarattığı dalgalar güney kıyılara iyice büyümüş olarak vuruyor ve bize tam sancak kemere hattından geleceği için ciddi yalpaya düşüreceğini tahmin ediyordum. Rotamız İmralı Adası'nın ve yasak bölgenin güneyinden batıya doğru. Armutlu'dayken 2 gün boyunca atışa giden veya hedef taşıyan savaş gemilerini uzaktan gördüğümüz için rotayı eğitim ve atış sahası olan bölgenin de güneyine indirdim. İmralı adasının güney batısında adanın gölgesinden çıkınca da yalpa iyice artacaktı tabii.

(http://i.hizliresim.com/AYb6Np.png)
Armutlu - Paşalimanı Rotamız

(http://i.hizliresim.com/jYD1ZD.jpg)
Kurşunlu Sahilleri... Olaysız bir şekilde milleri tek tek yutarak sakin denizde yol aldık.

(http://i.hizliresim.com/8Er2J1.jpg)
Yol alırken Çuku her zamanki yerinde uyuklama moduna girmişti.

Uzaktan Kapıdağı yarımadası dumanlar içinde görünmeye başlayınca Erdek'te geçirdiğim güzel çocukluk ve gençlik günlerimi hatırladım. Her yaz gittiğimiz Erdek'te aynı dağa başka bir açıdan bakardık...

(http://i.hizliresim.com/lzDvYl.jpg)
Kapıdağı - Benim için o çocukluk hayallerimi süsleyen masalımsı "Mavi Dağ" idi.

(http://i.hizliresim.com/EE05bn.jpg)
Babam Muammer Bakır tarafından 1972 yılında Erdek'te yapılmış olan suluboya: "Mavi Dağ"...

Saat 14.00 dolayında Çayağzı Limanına vardık. Sonbahar'ın iyice hissedildiği şirin kasaba sessiz haliyle terkedilmiş ve yapayalnız görünüyordu... Balıkçı motorları, sağda-solda kümelenmiş ağlar, tüten dumanlarıyla birkaç ev...
Öncelikle burada konaklamayı düşünmüştüm ama vaktin daha erken olduğunu görünce biraz daha yol yapalım dedik ve Mudanya'lı Tamer Kaptanın tavsiye etmiş olduğu Avşa Adası'nın doğusundaki Yiğitler Balıkçı Barınağına doğru yola devam ettik.

Batıya doğru giderken Kapıdağı yarımadası arkamızda kalmış ve önümüzde Adalar belirmişti. Yemyeşil bir duvar gibi yükselen Marmara Adası, Paşalimanı Adası ve ileride Avşa Adası... Paşalimanı adasının kuzeyinden batıya doğru geçerken haritaya tekrar baktım, adanın kuzeye kapalı geniş kıyısının demirlemeye uygun olduğunu anlayıp ani bir kararla iskele alabanda yaparak Paşalimanı koyuna yöneldik. Oldum olası limanlarda, marinalarda veya balıkçı barınaklarında kalmak yerine alargada gecelemeyi sevmişimdir. Eğer deniz şartları uygunsa ve yeterli su-elektrik varsa kesinlikle alargayı tercih ederim... Bu nedenle Yiğitler barınağına gitmekten vazgeçtik, iyiki de öyle yapmışız.

(http://i.hizliresim.com/ynDLOL.jpg)
Paşalimanı koyuna kuzeyden yaklaştık.

(http://i.hizliresim.com/1noM8B.jpg)
Paşalimanı koyunda motoru kapattıktan sonra dinlence ve güzel bir akşamın dinginliği...

(http://i.hizliresim.com/4Rnr2q.jpg)
Bir kez daha anladım: Mutlu olduğum yer kesinlikle denizlerdi, adalardı, gündoğumları, günbatımlarıydı...

Sahilin sığlık olması nedeniyle fazla yaklaşmadık, 5 m derinlikte demiri bıraktık, güneybatıya 85 m kaloma verip motoru kapattık. Bugün 60 mil yol yaparak Marmara'nın batısına yaklaşmış ve yolculukta önemli bir etabı tamamlamıştık.
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Ekim 25, 2014, 17:40:51
Çayağzı Balıkçı Barınağı

Kapıdağı yarımadasının kuzeydoğu kısmında yeralan şirin bir balıkçı kasabası, limanda yatlar için derinlik uygun...

(http://i.hizliresim.com/QgnMOv.jpg)

(http://i.hizliresim.com/aBAEb7.jpg)

(http://i.hizliresim.com/zED49g.jpg)
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Noyan Bakır - Ekim 25, 2014, 19:08:45
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Babam Muammer Bakır tarafından 1972 yılında Erdek'te yapılmış olan suluboya: "Mavi Dağ"...


Siz ünlü sanatçı-ressam Muammer Bakır'ın oğlusunuz demek ki.  Ne güzel.
Köylü Ailesi'ni bilirim. Çok hoştur.
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Ekim 26, 2014, 16:30:53
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Babam Muammer Bakır tarafından 1972 yılında Erdek'te yapılmış olan suluboya: "Mavi Dağ"...


Siz ünlü sanatçı-ressam Muammer Bakır'ın oğlusunuz demek ki.  Ne güzel.
Köylü Ailesi'ni bilirim. Çok hoştur.

Değerli Noyan Korsanım, rahmetli babamı ve eserlerini hatırlamanızdan dolayı büyük mutluluk duydum, teşekkür ederim...
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Ekim 26, 2014, 16:56:51
Alargada Geçen Günler... Paşalimanı...  6-12 Ekim 2014

6 Ekim 2014 akşamüstü vardığımız Paşalimanı bizi büyüledi. Köyün sadeliği ve güzelliği, denizin sakin ve poyraza kapalı olması nedeniyle uygun havaları beklerken burada birkaç gün kalmaya karar verdik.

(http://i.hizliresim.com/WrPO2m.jpg)

Burada zaman durdu. 6 harika günün nasıl geçtiğini anlamadık bile...

(http://i.hizliresim.com/XYgz7k.jpg)

(http://i.hizliresim.com/rdDbLm.jpg)

Teknede elektrik ve suyumuz vardı. Alışverişi ise kıyıya botla çıkardığım bisikletle 2 km uzaktaki küçük köy bakkalından yapıyordum. Zaten tekneden ve internet üzerinden çalıştığım için trafıkte ofise ya da bir büyükşehire gitmek sorunum yoktu. Asıl hedefimiz olan Foça içinse zaten hiç acele etmiyordum. Direği satınaldığım Tahsin Öge tarafından direk gelişi 28 Ekim olarak bildirilmişti, direk Foça'da monte edileceği için oraya ulaşmaya vaktim vardı.

(http://i.hizliresim.com/nGD3z0.jpg)

(http://i.hizliresim.com/PEVZR5.jpg)

Bir akşamüstü ilaç almak nedeniyle Avşa Adasına gidip geldik, tabii Yiğitler balıkçı barınağına 2 saatliğine bağlanıp eczane olan Avşa Kasabasına 4 km pedalla gidip gelerek....

(http://i.hizliresim.com/ozmMzX.jpg)

Gündoğumları... Günbatımları...

(http://i.hizliresim.com/3RV419.jpg)

Windguru ve Marmara Meteoroloji 12 Ekim'de güzel havayı veriyordu, yola çıkacağımız o güne kadar hem çalıştık, hem de bulunduğumuz cennetin tadını çıkardık. 

(http://i.hizliresim.com/gLG140.jpg)

(http://i.hizliresim.com/jYD7LW.jpg)

Paşalimanı - Video...

 (http://youtu.be/ojxx1M08DXk[/url)
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Necip Bulut - Ekim 26, 2014, 18:44:55
Pasalimani gercekten sadeligiyle buyuleyen cok guzel biryer. Paylastiginiz ozellikle 1. ve 2.  fotograflarda bunu cok guzel ifade ediyor.

Yolunuz acik olsun :)
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Suat Zeybek - Ekim 26, 2014, 20:06:28
Ortaokul ve lise çağlarım tam karşıda Ocakla'rda geçti yazları. Hakikaten harika yerler oraları.
Paylaşım için teşekkürler.
Selametle.
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Orhan Tatlıcılar - Ekim 26, 2014, 22:27:30
Ahmetçim şimdiden Özleştik . Birgün biryerde yine karşılaşmak ümidi ile karinasıhep suda olsun.
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Demir Ertürk - Ekim 27, 2014, 10:52:37
   Ahmet Korsan'ım, Foçaya geldiğinizde sizinle tanışıp, güzel kızınızı görmek isterim. Selametle...
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Mart 06, 2015, 14:21:19
Paşalimanı-Lapseki 13 Ekim 2014

Güzel havaları beklerken günlerdir alargada kaldığımız Paşalimanı' dan en sonunda puslu ve serin bir Ekim sabahı yola çıktık. Günlerden beri izlediğim hava durumuma göre, 13 Ekim nispeten daha sakin görünüyordu. Gerçi 14 Ekim de iyi olacaktı ama, hedeflediğimiz 45 mil uzaklıktaki Gelibolu'da liman şartları pek uygun olmadığı için gene alargada kalacak ve hemen ertesi günü de Bozcaada'ya doğru seyre devam edecektik. Yani benim bir değil, üst üste en az 2-3 sakin güne ihtiyacım vardı. İyi havaları kollamak zorundaydım, çünkü direksiz ve yelkensiz teknede sert yalpaya düşme acı tecrübesini birkaç kez yaşamıştım.
Gideceğimiz günün öncesi akşamı Paşalimanı koyu şenlendi, gemi görünümünde bir özel yat koyun ortasına demirledi. Muhtemelen güneyden gelip İstanbul tarafına geçecekti.

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Pasalimani-Lapseki/9.jpg)
Paşalimanı-Lapseki rotamız

Akşamdan tüm yol hazırlıklarını tamamladık; botu kaldırıp bağladık, teknenin içinde dökülüp saçılacak eşyalar toplandı, yüzme merdiveni kaldırıldı, bisiklet bağlandı, sabah kahvaltısı müslileri kuru olarak hazırlandı.
Esintili bir havada yola çıktık. Poyraza göre, Avşa adasının gölgesinden çıktığımızda sancak tarafından dalga yiyeceğimizi tahmin ediyordum, gerçekten de öyle oldu. Ama bu kez poyraz yandan vuramıyor ve sancak kıç omuzluktan geliyordu, bizi biraz sallasa da rahatsız edici değildi.

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Pasalimani-Lapseki/4.jpg)
Serin ve Kapalı bir havada yola çıktık, Paşalimanı ve Avşa Adaları ufukta kayboluyordu...

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Pasalimani-Lapseki/5.jpg)
Pruvamızda Ince Burun ve Güvercinyalısı Tepeleri

http://youtu.be/XK5U16RMO84 (http://youtu.be/XK5U16RMO84)

Biga taraflarına doğru deniz de rahatladı, biz de... Açan güneşte hem ısınıp hem de kıyıları seyrederken sanayi tesisleri ve fabrikaların varlığının doğal güzelliği nasıl da bozduğunun bir kez daha farkına vardık... Tabii ki fabrikalar da lazım, ama kilometrelerce kıyı şeridini bozarak yapılmaları çok mu elzem?

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Pasalimani-Lapseki/6.jpg)
Denizde yansımalar yapan ve içimizi ısıtan güneş...

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Pasalimani-Lapseki/7.jpg)
Kıyılarımızı "güzelleştiren" sanayi tesisleri

http://youtu.be/MWJnDworia0 (http://youtu.be/MWJnDworia0)

Marmara Denizi batıya doğru daraldıkça ister istemez gemi yoluna yaklaşıyorduk, sancak baş omuzluktan her iki yönde hareket eden gemileri gittikçe daha yakından görmeye başladık. Denizlerde ne kadar çok gemi varmış....

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Pasalimani-Lapseki/8.jpg)
Gemiler, gemiler...

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Pasalimani-Lapseki/10.jpg)
Çanakkale Boğazı girişi - pruva iskelede Zincirbozan sığlıkları

Çanakkale Boğazı'nın kuzey kısmında yeralan Gelibolu mevcut havaya ve poyraza açık göründüğü için gece alargada rahat edemeyeceğimizi düşündüm, geçen büyük gemilerin dalgaları da bizi etkileyecekti. Bu nedenle Anadolu yakasında Çardak Limanına gitmeye karar verdim.

Yanlış bir karardı.

Oraya varınca gördük ki Kuzeydoğuya kapalı olan Çardak Limanı rüzgarı kesmiyordu, demir yeri dalgasız-solugansz olmasına rağmen sığlık olan kıyıda balık çiftliği ya da dalyan benzeri yapılar, yüzen bir sürü nesne ve dubalar, hemen açığındaysa her 15 dk da girip çıkan özel bir firmanın feribotları bize göz açtırmayacaktı. Alargada salınım yapmak için bu yer çok dar gelecekti. Çıkış manevrası için hafifçe geri gaz verdiğimde motorun zorlandığını ve pervanenin dönmediğinin dehşetle farkına vardım.
Pervaneye birşey olmuştu ve hareket edemiyordum. Bir feribot çıkıyor, diğeri yanaşıyordu ve rüzgar bizi onların manevra yolu üzerine sürüklüyordu. Bir anda o "zor an"lardan birine düştüğümüzü anladım...

Bu arada rüzgarın etkisiyle dönen teknenin burnu açığa gelmiş ve tornistan yapmadan uzaklaşma imkanı doğmuştu. Gaz koluna biraz daha yüklenmekten başka çarem yoktu, o anda aşağıdan "çaat" diye bir ses geldi, tekne şöyle bir sallandı ve arkadaki suyun pervane etkisiyle hareketlendiğini gördüm. Teknem yeniden yürümeye başlamıştı! Oradan hemen uzaklaşıp güneye yönelerek güvenli bölgeye doğru uzaklaştım, harita kontrolu yaparak alternatif demir yeri belirlemeye çalıştım. Bu arada, teknenin verilen gaza ve motor devrine göre neredeyse hiç yürümediğini farkettim. Kesinlikle aşağıdaki problem devam ediyordu!

Haritada demir yeri olarak Lapseki şehir merkezinin hemen açığı gösteriliyordu, ancak orası da Lapseki-Gelibolu arabalı vapurları iskelesinin tam dibiydi ve hiç de rahat değildi. Tekrar biraz kuzeye tırmanıp biraz önce gözüme kestirdiğim Lapseki balıkçı barınağının açığına doğru yöneldim. Haritada derinlik olarak 2-2,5 m gösterilen barınağa girmeye hiç yeltenmeden açıkta 5 m ye çapayı bıraktım, tornistanla 85 m demiri kıyıya paralel olarak döşedim ve motoru kapatınca rahat bir nefes aldım. Demir atarken farkettim ki, tornistanda pervane nedense daha iyi çalışıyordu. Etrafta barınağa girip-çıkan çok sayıda küçük balıkçı tekneleri vardı.
Ertesi gün yola devam etmek gerektiği için problemi hemen çözmeliydim. Acilen dalgıç elbisesi giyildi, paletler, gözlük ve şnorkelle ve elimde bıçakla soğuk suya daldım. İner inmez, daha pervaneyi uzaktan görünce durumu anladım. Pervaneye bir şeker çuvalı dolanmıştı, inanılmaz doğru bir kararla 10 gün önce taktığım halat kesici çuvalı kesmiş ve pervaneyi kurtarmış, ancak pervaneye dolanan kısmı bir çember şeklinde pervanenin üzerinde kalmıştı, dönmesine engel olmamakla birlikte hızını kesiyordu.
Biraz uğraşıp çuvalı kesip pervaneyi kurtardım, 1-2 defa daha dalıp pervanemin kanatlarında sorun olmadığını görerek ve gönlüm rahatlamış olarak sudan çıktım. Ancak yanılmışım, sorun devam ediyordu ve bunu ancak ertesi sabah anlayabilecektik.

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Pasalimani-Lapseki/1.JPG)
Uskura takılan yem çuvalı

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Pasalimani-Lapseki/3.jpg)
Tekne yapım aşamasındayken pervanenin ve ayar vidasının yandan fotoğrafı

O akşam üzeri rahatlamış olarak çevrenin, havanın ve günbatımının güzelliği içinde dinlendik...

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Pasalimani-Lapseki/2.jpg)
Çanakkale Boğazı'nda feribotlar ve güzel bir akşamın dinginliği...

http://youtu.be/4GH113UzADk (http://youtu.be/4GH113UzADk)

Sabah her zamanki yol hazırlığımızı yaptık, demiri aldık, güneye doğru yola çıktığımızda 2000 devirde 7,5-8 knot yol yapması gereken tekne 3,5-4 knotun üzerine çıkamıyor ve motor da gereksiz yere bağırıyordu. Aynen dönüp balıkçı barınağının önüne demiri gene attık, ne olmuş olabileceği konusunda tanıdıkları ve sağı solu aramaya başladım. Reis Denizcilik'ten Hüseyin Usta ile yaptığım görüşmede motorda bir sıkıntı olmadığını idrak ettim, sorun pervanedeydi ve ne olduysa olmuş, pervanemin performansı yarı yarıya azalmıştı.

Bu sorunun bana kaça patlayacağını ve karaya çekme masraflarını vb. kara kara düşünürken bir gün önce şaka yollu balık sorarak tanıştığım ve biraz sohbet ettiğim büyükçe bir balıkçı motoruna el salladım, onlar da sağ olsunlar, yardıma geldiler. Meğerse o genç balıkçı arkadaş balıkçı barınağını idare eden su ürünleri kooperatifinin başkanıymış... Kıyı kurtarma botları ve kılavuz şileplerin girip çıkması için barınağın içinde 3-3,5 m derinlikte bir kanal açılmış, tam karşıdaki beton iskeleye kadar girebileceğimiz derinlik sağlanmış, tabii bu bilgi çok yeni olduğu için Navionics haritalarda görünmüyordu.

Bu sorunu alargada çözmenin mümkün olmadığını bildiğim için balıkçıların da yardımıyla barınağa girip kıyı koruma botunun hemen önünde iskeleye emniyetle aborda olduk. Ne olduğunu anlamak için görüş mesafesinin 30 cm olduğu kirli ve soğuk suya dalmak gerekiyordu, tek dalgıç tüpüm o sırada boş olduğu için durumu anlattığım balıkçılardan bir kompresör ve regülatör buldum, bütün bağlantıları paslı ve eski olan regülatörün hava hortum bağlantılarını yenileyip suya girdim. İlk defa kompresörle dalıyordum, su ayırıcı olmadan yaptığım bu mecburi dalışta pervaneyi biraz inceleyince durumu anladım. Takılan çuval nedeniyle ayarlanabilir kanatları olan Max-prop pervanenin pitch ayarı bozulmuştu! Bir yıl önce, tekneyi denize indirmeden hemen önce bu ayarı zaten kendim yapmıştım, kanatların pozisyonu ayarlanan konumda değil, düze yakındı, ancak suyun altında bu ayarı yapmak biraz zordu. Soğuk ve kirli suyun altında Metrik 3lük minicik emniyet imbus setiskur vidasını yerinden çıkarıp, 2 adet metrik 5 geçici imbus vidaları takıp ayar bileziğini öne kaydırıp çevirerek ayar yapmak... Üşüyerek, zorlanarak, küçücük vidaları düşürmekten korkarak hepsini yaptım...

Tek sorunum vardı, gözüm zaten bozuk ve yakın gözlüğü kullanıyorum, numaralar küçük olduğu ve su karanlık olduğu için bir türlü göremiyordum, büyüteçle daldım, gene de göremedim. Artık çaresiz göz kararı bileziği çevirdim ve pervane kanatlarını hem ileri hem de tornistan esnasında uygun olabilecek daha efektiv bir konuma getirdim.

Sudan çıkınca sıcak bir kaç bardak çaydan ve titremem geçtikten sonra bağlı durumda gaz vererek ileri-geri yaptım, pervane gayet güzel çalışıyordu. Fakat asıl sonuç sabah uzun yolda belli olacaktı...

Balıkçı dostların hiçbir para beklentisi olmadan ve insanlık adına yaptıkları yardımlarla sorunu iyi-kötü çözmüş ve karaya çekmek-suyun altında uskur değiştirmek-İstanbul'dan dalgıç getirmek vb. gibi hepsi birbirinden pahalı ve günlere mal olacak zahmetlere girmeye gerek kalmamıştı... O anda marinalarda ya da büyükşehirlerde çokça rastlanan, euro'dan başka bir şey konuşmayan kaşarlanmış usta profili aklıma geldi, hepsinden şimdilik kurtulmuştum... "Gemisini kurtaran kaptan" sözü bir kez daha doğrulanmıştı...

Ertesi sabah 45 millik Bozcaada etabı bizi bekliyordu.
Hazır karaya çıkmışken tasmasını takıp Çuku'yu gezdirdik, hatta bol bol koşturduk, çevredeki sokak köpeklerini besledik, çöplerimizi attık, videolar çektik, gün batımında Çanakkale Boğazı'nın güzelliğiyle tekrar yaşadığımızı hissettik... Ve şükrettik...

http://youtu.be/sV--2FOySVY (http://youtu.be/sV--2FOySVY)
Başlık: Ynt: MELODY II SEYİR DEFTERİ
Gönderen: Ahmet Bakır - Mart 06, 2015, 18:44:46
Lapseki-Bozcaada 14 Ekim 2014

Bir gün önceki soğuk suyun altındaki pervane ayarından sonra bugünkü 45 millik Bozcaada geçişinde yaptığım ayarın sonucu belli olacaktı. 07.30 gibi, kimsenin ortalıkta olmadığı bir sabahta, sakin havada sessizce barınağı terkettik.

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Lapseki-Bozcaada/14.JPG)
Rotamız...

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Lapseki-Bozcaada/11.png)
Çanakkale Boğazı'na çok sakin bir havada çıktık.

Çanakkale Boğazı'na çıkınca biraz gaz verdim, ve motor devrinin 2000'in üzerine çıkamadığını farkettim. Normal şartlarda Yanmar motor tam gazda 3300 devri bulmalıydı. Gazı azaltarak 1100-1200 lere indirdim, 8 knot hızı gene yakalamıştım. Teknem iyi gidiyordu ama bir ayar sorunu vardı. Tekrar yaptığım bir telefon görüşmesinden sonra Max-prop pervanenin pitch ayarını bu sefer de gereğinden fazla artırarak motora fazla yük bindirecek şekilde yaptığımı anladım. Yani ağır devirde bile pervane motoru olması gerekenden fazla zorluyordu. Eh, tekne de normal gittiğine göre motoru fazla zorlamadan bu ayarı 1-2 gün daha erteleyebilirdim. Böylece yola devam ettik ve boğazın o gün çok sakin olan sularında güneye doğru süzülmeye devam ettik... 

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Lapseki-Bozcaada/1.jpg)
Gelibolu yamaçları

Gelibolu... O yamaçların güzelliği... Şehitler Anıtının heybeti ve hatırlattıkları...
O kanlı savaşların geçtiği, batılı işgalci devletlere kanları ve canları pahasına sonuna kadar direnen Mustafa Kemal'in ve Anadolu askerinin kahramanlığına sahne olan bu topraklar bizim...

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Lapseki-Bozcaada/2.jpg)
Yamaçların güzelliği...

Gelibolu tepelerini yeşillik, huzur ve barış içinde görünce tam bundan 45 yıl önce, daha henüz 10 yaşımdayken, rahmetli ailemle bu topraklara yaptığımız geziyi anımsadım. Yakın zamanda bitirilmiş olan Çanakkale Şehitler Anıtını, tüm Gelibolu'yu tabya tabya gezmiş, o yıllarda henüz müzelere konmamış, mermiyle delinmiş kafatası yığınlarını gözlerimle görmüştüm. Bu gezide bize o savaşlara bizzat katılmış ve o sıralarda 74 yaşında olan bir Gazimiz rehberlik etmişti. 1 m2ye 6000 merminin düştüğü, m2 ye 50 den fazla şehit düştüğünü, toplamda 250 000 şehidimiz olan savaşın dehşetini hissetmiş ve yıllarca o Gelibolu gezisinin etkisinden kurtulamamıştım.
Burada bir kez daha bu vatan için şehit olan askerlerimizi, gazilerimizi ve bize çağdaş bir ülke olabilme şansını veren Atatürk'ü saygı ve minnetle anıyorum.

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Lapseki-Bozcaada/3.jpg)
Dur Yolcu !!!

Şu dizeleri çocukluğumdan beri asla unutmadım :

BİR YOLCUYA

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bir tümsek, Anadolu'nda,
İstiklâl uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmed'in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed'in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki, haşr olan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Necmettin Halil ONAN


Gözlerim ufka dalmış, bu dizeleri düşünürken yol almaya devam ettik ve Çanakkale Şehitler Anıtı'nı da geçtik.... Teknenin iki yanından akan suya baktım, su başka bir su, mavi daha bir başka mavi....

O anda Ege'ye geldiğimizi anladım...

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Lapseki-Bozcaada/4.jpg)
Kilitbahir Kalesi

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Lapseki-Bozcaada/5.jpg)
Çanakkale Şehitler Anıtı pruvamızda

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Lapseki-Bozcaada/12.jpg)
Çanakkale Şehitler Anıtı

Tamamen güneye döndüğümüz için güneş neredeyse tam karşıdan geliyor ve gözlerimizi kamaştırıyordu, ama buna rağmen güneye gitmek fikri bile (!) çok güzeldi...

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Lapseki-Bozcaada/6.jpg)
Ege'nin kapısı...

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Lapseki-Bozcaada/7.jpg)
Ve Ege... Sonunda...

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Lapseki-Bozcaada/8.jpg)
Artık güneye gidiyoruz !!!

İçimizi, dışımızı ve gönlümüzü ısıtan sıcak güneşin denizde oynaşan ışıkları arasında uzakta görünen Bozcaada karaltısına doğru yol aldık ve kısa bir süre sonra Bozcaada limanına ulaştık. Ortalıkta kimseler yoktu, nasıl olsa kendimiz hallederiz diyerekten limanın dışına doğru kıyıdakilerin yardımıyla bağlandık ama yanlış yaptığımızı sonradan anladım; limanın dış tarafına doğru derinlik azdı ve oraya daha çok motoryatları bağlıyorlardı, bunu da sonra öğrendim... 3-5 cm payla dümeni zemine değdirmeden kurtarmıştım... Tekrar çıkıp ikinci kez daha iç tarafa bağlandık ama kalın halatlarla ve tonozlarla uğraşırken belim ağrıdı doğrusu...

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Lapseki-Bozcaada/15.JPG)
Pruvamızda Bozcaada...

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Lapseki-Bozcaada/9.jpg)
Bozcaada Kalesi ve Limanı

Bu arada limandaki cam gibi suyun güzelliğine bakıp Ege'ye geldiğimizden iyice emin olduk... Bozcaada kuzey-güney seyri yapan bütün teknelerin durak yeriydi, yerel esnaf da bu konuya uyum sağlamıştı - elinde fişlerle başınıza dikilen marina görevlisi ve ortalıkta dolaşan mazot tankeri bunun göstergesiydi...

(http://www.emcc-group.com/MelodyII_logbook/Lapseki-Bozcaada/10.jpg)
Bozcaada'nın asmalı sokakları...

Herşeye rağmen Bozcaada; kalesiyle, şaraplarıyla, güzel sokaklarıyla (sadece Rum tarafında) ve deniz kıyısındaki balık restaurantlarıyla görülmeye değer bir yer...

Bu arada geçen yıl feribotla gittiğim Gökçeada bu kez rotamızın dışında kalmasına rağmen bakir ve o dingin haliyle, enfes doğasıyla ve lezzetleriyle aklımdan hiç çıkmamıştı...

http://youtu.be/Z5KCyuslCpM (http://youtu.be/Z5KCyuslCpM)