0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    H. E.

Ynt: Kahve sever korsanlara...
« Yanıtla #30 : Şubat 14, 2009, 09:55:17 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
...
Mekanik yöntemlere lafım yok bak... Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Mekanik, mekanik! Yan etki yok, toksisite yok!

Aaaaa ama kamuoyuna bir açıklama borçlusunuz.
HknE'nin kamyon şöförleriyle olan "mekanik" tanışıklığı nedir ?
Bu tanışıklığın yasal olmayan yönü nedir ?

Bak lafı nasıl şeyinden anlayıp veya kasıtlı olarak değiştirip polemik konusu yapıyorsunuz Ateş Korsan kişisi...
Ben "mekanik tanışıklık"tan bahsetmemişim, kamyon şöförlerinin mekanik yönteminden bahsetmiş, Serhat Korsanın nasıl olup da bunu bilmediğini merak edip "keşke kamyon şöförleriyle tanışmış olsaydın" demişim.

Sanırım bu yöntemi doğrudan üstünde uygulamalı olarak gösterme zamanı geldi. Bir etkinlik yapalım bakalım.
*

    S. B.

Ynt: Kahve sever korsanlara...
« Yanıtla #31 : Şubat 14, 2009, 10:03:14 »
Ben de... Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


Ateş Abi, günaydın!
« Son Düzenleme: Şubat 14, 2009, 10:03:58 Gönderen: Serhat Bulut »


*

    A. E.

Ynt: Kahve sever korsanlara...
« Yanıtla #32 : Şubat 14, 2009, 10:17:41 »
Vasiyetimi yazabilecek zamanım var mı   Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

*

    T. K.

Ynt: Kahve sever korsanlara...
« Yanıtla #33 : Şubat 18, 2009, 23:11:12 »
Düşündüm taşındım, (arada biraz da kaşındım.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap teknede süper harika bir kahve nasıl olur bir çaresini bulalım da korsan dostlarımız içinde binbir türlü kimyasal madde barındıran hazır kahvelere ya da paketlenip marketlerde satılan dünyanın 8 kalite bayat kahvelerine muhtaç kalmasınlar diye çareler araştırdım.
Teknesi büyük ve elektriği bol, haliyle cüzdanı da şişkin korsanlar gayet rahatça teknenin bir köşesine harika bir espresso makinesi ve yanına da taze kahve öğütmek için otomatik öğütücü yerleştirebilirler. Elektrik tüketimi olarak espresso makinesi 1200W, öğütücü de 150W olsa demek ki en azından 1500W'lık bir inverter ile bu makineler gayet güzel çalışır. Taze kahve ile birkaç denemeden sonra bu tür makinelerle harika kahveler yapmayı öğrenmek de zor değil. Makine fiyatları tuzlu ama, baştan demiştim ya, bu tarz ancak cüzdanı kalın korsanlar için olabilir bir şey. Espresso makinesi olarak ev eşyası satan yerlerdekilere hiç bakmayın, onlarla ancak çok çok kaliteli ve taze kahve ile çok hassas uğraşlarla iyi kahve elde ediliyor. İşe yarar bir makine de 1200 TL gibi fiyatlardan başlıyor. Otomatik öğütücünün fiyatı da 700TL gibi, yani ortalama 2000TL harcamak gerekiyor.
Benim şimdiye kadar gördüğüm korsan teknelerinin çoğu bu tür makineler için çok küçük, hem yeterli elektrik de yok, seyirde bu makineler çalışmaz, yalnızca limanda bağlıyken kahve yapmaya yarar, haliyle daha ucuza nasıl olabilir diye düşündüm, hatta düşünmekle kalmadım, kahve konusunda uzman baristalara da akıl danıştım ve çok ucuza gayet güzel alternatifler buldum.

İyi kahve için en önemli olan kahvenin taze çekilmiş olması. Öğütülmüş çekirdekler yarım saat bile bekleseler tazelikleri kayboluyor. Öyle bir seferde 250gr kahveyi öğüteyim sonra kullanayım diye bir olay yok yani, öyle düşünen markette satılan hazır öğütülmüş kahvelerle yetinsin, nasıl olsa hepsi bayat. 700 liralık öğütücüye para vermek bu zamanda zor, zaten teknede elektrik sorunu da var, o zaman çaresi var. Dededen kalma el değirmeni alacağız. Bu değirmenler kahve öğütmekteki başarıları nedeniyle yurtdışında kahve gurmeleri tarafından da çok kaliteli bulunduklarına göre iyi bir el değirmeni alacağız. Bunların fiyatları eminönü civarında 20TL'den başlıyormuş, ben eminönüne gidip dükkan dükkan gezmeye üşenip internetten sipariş verdim, 30TL'ye aldım.
Değirmeni aldık, kahveyi öğüttük, gerisi daha kolay. Basit bir çelik cezve iş görür. Değirmenin en ince ayarında yani değirmenin içindeki ayar vidası sonuna kadar sıkılıykan pudra inceliğinde çekilmiş kahveyi alıyoruz, kişi başı yaklaşık 7-10gr arası ölçekle cezveye soğuk suya koyuyoruz. Sonra bu cezveyi ateşe koyup çok az karıştırıyoruz ki büyükçe topak kalmasın. Ama su soğukken karıştırıyoruz, öyle çok karıştırmaya gerek yok. Kahve cezvede ısınmaya başladı, hafiften su tıkırdamaya başlayınca kaynamak üzereyken köpükler kabarınca cezveyi ateşten uzaklaştırıyoruz. Bu önemli, kahve 100 derece kaynar suda bozulur, köpüksüz dandik bir kahve olur. Kahveye değen su 95 dereceyi geçmemeli, yani kaynar su olmayacak. Böyle bir iki defa cezveyi ateşe yaklaştırıp kahve tam kaynamak üzereyken çekerek pişirince zaten köpüklerden anlaşılır kahvenin piştiği. Sonra yanyana dizili fincanlara ilk önce köpüğü kaşıkla paylaştırırsanız iyi olur, bütün köpük tek kişiye gitmemiş olur. Kahveyi de çok fazla çalkalamadan yavaşça fincanlara dökeriz. Sonra fincanı elimize alıp mutlaka kokusunu da iyice alabilmek için gürültüyle höpürdetmek şarttır, tadına vara vara içeriz. Anında çekilmiş kahvenin tadına varınca da el değirmeninin kolunu 5-60 tur döndürme yordunluğu diye birşey kalmaz, değirmeni elime alıp ikinci kahvemi öğütmeye başlayayım dersiniz. Kahve bitince fincanı ters kapatıp fal bakmak da lazım tabi ki.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Türk kahvesi için bizim ağzımızın tadı Brezilya kahvelerine alışmış ama yemek kahvesi bulursanız, tazeyse kaçırmayın. Yemek kahvesi pahalı olduğu için büyük satıcılar getirmiyor ama ben denedim, çok daha güzel.

Türk kahvesi çok telveli geliyor, hem de çok sert diyenler için azıcık daha pahalı bir yol var, frech press denilen, cam bardak şeklinde ama içinde kapağına bağlı bir pistonun ucunda metal telden örgülü filtresi olan aletler var. Bunların "bodum" marka olanı tavsiye ediliyor ama en ucuzu ve dandiği ile en kalitelisi arasındaki fark bence bu filtrenin örgülerinin arasından kahve tanesi kaçırıp kaçırmaması. Birkaç kahve tanesinden rahatsız olmam diyorsanız dandikleri de iş görür, zaten kırılan şeyler, tanesine 50 lira vermeye gerek yok. Bu frech press aletinin 300ml boyundakileri bir kişi için yeterli. daha çok kahve için litrelikleri bile var. en iyisi kişi başına 300ml'liklerden birkaç tane almak ama teknede yer yok yarım litreliği 2 kişiye yeter. French press kullanacaksanız kahvenin daha kalın çekilmiş olması gerekiyor, türk kahvesi pudra boyunda ama bu aletin filtresinden kaçar bu taneler, bu yüzden el değirmenin altındaki ayar vidasını sonuna kadar gevşetiyoruz, yetmezse vidayı çıkarabiliriz de. Bu kalın çekilmiş taze kahveyi de kişi başı 7-10gr olacak şekilde french press aletine koyup üzerine kaynamayan sıcak su döküyoruz. Aman dikkat, kaynar su kahvenin tadını bozar, nescafe gibi yapar. Sonra french press'in kapağında takılı piston en yukarı çekilmişken kapağı kapatıyoruz ve 2-4 dakika arası bekliyoruz. Bu 2-4 dakika arasını da kahve çekirdeğine göre kahvenin tadı değişir, kendi keyfinize göre bir süre kahvenin demlenmesini bekledikten sonra pistonu yavaşça itip taneleri dipte topluyoruz, kahveyi fincana dküp höpürdeterek içiyoruz. Tabi bunda telve yok, ters kapatıp fal bakamıyoruz.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Taze kavrulmul çekirdek kahve bulduktan sonra çok ucuz yöntemlerle gayet güzel nefis kahveler içebiliyoruz, haliyle teknede moral daha yüksek oluyor, hazır poşetlenmiş bilmemkaçı bir arada kahvelerdeki fazladan kimyasal maddeleri de bünyeden uzak tutmuş oluyoruz.

Özetle:
Taze kavrulmuş 250gr çekirdek kahve 16TL,
El değirmeni 30TL,
cezve (pazardan alınma) 10TL
bol köpüklü kahve keyfi : paha biçilmez.