Giriş Yap
Kayıt Ol
Önceki
Sonraki
Giriş Yap
Bağlı kalma süresi:
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Giriş Yap
Kayıt Ol
Configuration
Boxed Container
Hide Carousel
Gezgin Korsan
Makine Dairesi
Bağlanma ve Demir Yerleri, Seyir Notları
BALIM SY Seyir Notları
« önceki
sonraki »
Yazdır
Sayfa:
1
...
7
8
[
9
]
10
11
...
23
Aşağı git
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
E. O.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #120 :
Nisan 28, 2016, 13:15:10 »
Valla ne diyeyim ben de çok kıskandım...
Seyir yazınızı dörtgözle bekliyorum.
Bizim yerimize de bir duble için..
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Kayıtlı
M. E.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #121 :
Mayıs 13, 2016, 12:50:01 »
Ankara'ya dönünce bekleyen işlerden başımı alıp, yazamadım Gökova'yı. Şimdi notları toplayıp, artık daha fazla gecikmeden yazmayı deneyeceğim Nisan 2016 Gökova'sını. Ama önce bir fotoğraf yüklemeyi denemeliyim.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Kayıtlı
M. E.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #122 :
Mayıs 13, 2016, 13:08:27 »
Oldu vallahi
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Şimdi bu gezinin öncesini biraz paylaşmalıyım. 28 yıldır savunma sanayiinin çeşitli şirketlerinde çalıştım. Bu süre içinde hep teknem oldu. Bu başlığın altındaki notlarımda biraz paylaşmıştım. Yılda en az 25 hafta sonu ve uzatılmış hafta sonu ile tatillerde hep tekneme geldim. Bir sürü yeri gezdim, çok mutlu oldum. Ama dediğim gibi, hep kaçamak yapar gibi... Bu yılın başında çalıştığım şirketten ayrılmaya karar verdim. 6 yıl olmuştu ve genelde profesyonel yöneticiler için bu süre makûl ve yeterli oluyor.
Bu sırada da kızım Fransa'da uluslararası siyaset alanında eğitim görmek istiyordu. Sciences Po Üniversitesine girmek istiyordu. Burası da meşhur ama biraz kazık bir yer. Mülâkat ile alıyorlar. Ona yardımcı olmak da bana düştü. Zaten böyle bir çabaya ortak olabilmek herhalde bir anne-baba için bulunmaz fırsat. Ben de öyle yaptım. Şubat başında istifa edince, Nisan ayına kadar kızımla her gün Fransızca dış basından makale analizleri, bu alandaki temel konular vs çalıştık. Neyse uzatmayayım, Nisan başında mülâkata girdi ve sonradan da haber geldi ki kazanmış
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Eh, benim de vazifem bittiğine göre tekneye gidip, kendime bir aylık bir tekne gezisi ısmarlamak vacip oldu. 8 Nisan'da Bodum Milta Marina'ya geldim. Bu gezinin özelliği şu ki, 5 Mayıs'a Dalaman'dan dönüş biletim var ve o tarihe kadar kafama estiği gibi solo takılacağım. Galiba en son böyle geziyi 1986'da Orfos kayığımla yapmıştım Alanya-Göcek arasında. Aile içinde bir WApp gurubu açtım, ismi "Orfos'tan Balım'a 30. Yıl" Hak ettik galiba ?
Sıra geldi rota planlamasına. Alternatifler (1) Milos'a kadar Batıya Ege'ye, (2) Kos-Nisyros-Tilos-Khalki-Symi-Hisarönü ve (3) Gökova. Bu seyrin sonu her şartta Gökova Karacasöğüt olacak, çünkü bu yıl Balım'ın yeni evi Karacasöğüt Global Sailing Marinette. Yunan'a tek başına gitmek bana cazip gelmedi, oraya ailecek gidilmeli, tek başına tavernada taramaya dalmış olarak kendimi pek komik gördüm. Dedim ki, hep Gökova'da haldır haldır uçarcasına gidiyoruz, bu sefer Sadun Boro'nun sözünü dinleyip, keşfe çıkayım acelem olmadan. İşte öyle oldu bu iş. Plan şu: rüzgâr varsa yelken, yoksa motor, kasmadan, acele etmeden, gezmece, yatmaca, kitap okumaca, yüzmece, orman yollarında uzun yürüyüşler yapmaca, okullar tatil olup Gökova'yı tüketecek olan arkadaşlar gelmedennnn!
Kayıtlı
M. E.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #123 :
Mayıs 13, 2016, 13:23:44 »
2015 kışında Bodrum'da iken tekneye Webasso kalorifer taktırmıştım. O bakımdan, Nisan ayında Gökova'da gece üşüme ihtimalim yok. Nisan başında da bir adet esnek solar panel taktım. Şimdilik paneli tentenin üzerine koyup, dört köşesinden lastik halatla bağladım. İşler düşündüğümüz gibi olursa, tenteyi yapan Marmaris'teki ustama kalıcı şekilde monte edecek değişiklikleri yaptıracağım. Panel takıldı, elektrik bağlantıları yapıldı ve 6.5 Amper akım alıyorum - öp başına koy kardeşim. Bakalım gezerken nasıl olacak?
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Gökova'da yat ikmal yerleri kısıtlıdır. Çok canını dişine takarsan Körmen'den, Çatı'lardan vs bir yerleşim yerine ulaşırsın, ama bunlar ekstrem şeyler. İkmal yerleri Değirmen Bükü Okluk Koyundaki Denizkızı, Karacasöğüt, Ören. E, ben çıkıyorum neredeyse 30 gün. Bodrum'dan iyi bir alışveriş yapmaya karar verdim. Metro'dan içkileri, suyu, eti ve birkaç gözüme çarpan ıvır zıvırı aldım. Migros'tan meşrubat, bira, peynir vs paketli gıdaları aldım. Ekmek olarak çavdarlı dilimli paket ekmeği almak en iyisi. Rafın arkasından son tüketim tarihi daha ileri bir tarih olanları alınca teknede iyi dayanıyor. Son olarak da Bodrum manavlardan taze sebzeyi aldım. İyi ki buradan almışım, epeyi dayandılar. Yoksa marketten aldığın ikinci gün çöp! Burada bir şey paylaşayım: kıvırcık, roka, taze soğan, maydanoz, nane vs bu tip gıdaları teknede temizleyip, yıkayıp, kurulayıp, havlu kağıda sararak buzdolabına koyarsanız, tahmininizden çok daha uzun gidiyor.
Marina'dan ilişiğimi kestim, Memedof'la vedalaştım, gece Marina Klüp'te arkadaşlarımı dinledim, yahu ciddi ciddi yarın ayrılıyorum. Mutluyum ki nasıl! Nereye gideceksin diyorlar, bilmiyorum diyorum
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Kayıtlı
M. E.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #124 :
Mayıs 13, 2016, 13:38:35 »
Halâ Bodrum'dan çıkamadım. Hava kuzeyden bastırdıkça bastırıyor, arada sırada da serpiştiriyor. Hiç işim olmaz vallahi. Teknede ufak tefek işlerle uğraşıyorum. Bir sıkıntı var ki, canımı sıkıyor. Geçen Bodrum-Kargı arasında yelken yaparken otopilot birkaç defa sustu. Tevzi tablosundan açıp kapayınca çalışıyor. Sanırım panelin arka kablo bağlantısında oksitlenme vs var, o yüzden. Ya da ben öyle basit bir şey olmasını hayal ediyorum. bu önemli çünkü tek başına yelken yaparken otopilot'u "windvane" moduna alıyorum ve tramolalarda da yine otopilotu kulanıyorum, yoksa tek başına kolay olmuyor. Her ne ise işte, ona da koylarda bakarım dedim.
Bu arada Bodrum Milta'da komşum Thassos teknesi Çetin-Yasemin Akıncı. Dünya güzeli insanlardır. Kışın Bodrum'da çok güzel müzik yaparlar. Yazın da beş ay gözlerine kestirdikleri bir Ege Adasında yatarlar. Onların komşuları var Chalki trawler"ı Şükrü Okçu ve eşi Ayşe Hanım. Çok misafirperver insanlar, teknelerine davet ettiler, yedik içtik, sohbetlerini dinledim. "Geç buldum, çabuk kaybettim" oldu, yarın ayrılıyorum. Yine o gün Ankara'dan hekim dostumuz Ahmet Görgül ve eşi Güliz geldiler. Hayatın tadını almayı bilen ender insanlardan. Yeme-içme-eğlenme kültürü çok geniş. Dedim ki, "Mario Battali diye bir İtalyan ustanın kitabını aldım, pek güzel görünüyor", dedi ki "a evet ben New York'ta çalıştığı lokntaya gitmişim, şu şöyle, bu böyle" yok atık!
İşte böyle 8 Nisan'dan sonra şuydu buydu derken 13 Nisan'ı buldum. Bodrum'da bundan sonrası ifrada kaçar. Yarın çıkış. Akşam üstü en son Gezgin Korsan flamasını iskele gurcetaya toka ettim. Pek güzel salınıyor.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Kayıtlı
M. E.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #125 :
Mayıs 13, 2016, 13:53:55 »
14 Nisan - günlerden ne bilmiyorum, bilmeyeceğim. İki yanımda bir tekne vardı, ismi "everyday sunday". İşte öyle bir durum var. Teknede eksik yok, fazlası var. Sadece kıçtaki duş tertibatının plastik musluk başlarını bulamıyorum dükkânlarda. Bu yolculukta yıldız uçlu tornavida ile idare ederim, ama yaza halletmek lazım. herhalde Istanbul'dan baktırmalı?
İskeleden ayrıldık, dostlar arkadan su döktü, güzel temennilerini söylediler, çıktım. Hemen akaryakıt istasyonuna yanaştım. bu sefer boş - iyi. Mazot deposunu doldurdum, zaten 60 litre kadar aldı. Dıştan takmanın benzin bidonlarını doldurdum. Bodrum akaryakıt istasyonunun rıhtımına güzel usturmaçalar monte etmişler, halatları da var. Size sadece tekneyi usulünce yanaştırmak kalıyor. Beğendim.
Oradan da çıktım, mendirekten kafayı dışarı uzattım, sancak iskele şamandralarını geçtim, iskeleye döndüm, 130 derece baş, otopilotu Kara Ada ile Tavşan Burnu arasına bağladım. Usturmaçaları topladım, kıç küpeşte üzerindeki emniyet kablolarını taktım, birayı açtım, oh be! diye bağırdım. Oh Be!
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Bodrum kalesi iskelede, su sakin, yavaş yavaş geçiyorum aşağıya doğru. Balım'ı her yıl başka bir yere bağlıyoruz. Bu adet oldu bizde. Bodrum da güzeldi. Tabii her yer kendine göre. Bodrum'un içi bence gerçek Bodrum. Yarımadadaki diğer yerlerin de kendine göre özellikleri ve güzellikleri var, ama Bodrum değil. İçeride olunca ara sokaklardı, Denizciler kahvesiydi, Sakallı lokantasıydı, Kumlubahçe falan biraz daha "Bodrum" oluyor. Tabii bütün bunlar sonbahardan ilkbahara kadar geçen sürede. Yoksa yazın olay inanılmaz bir sıcak, üstü gürültü, üstü yollarda şıpıdık terlikle Bitez dondurması yalamaca - inanılır gibi değil. Neyse iyi taraflarını aldık, kötü taraflarını unuttuk. Hayat da öyle değil mi zaten?
Kayıtlı
S. Ş.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #126 :
Mayıs 13, 2016, 19:16:23 »
Darısı başımıza Murat kaptan ilk baharda tur yapmak büyük ayrıcalık
«
Son Düzenleme: Mayıs 13, 2016, 19:17:10 Gönderen: Semih Sener
»
Kayıtlı
M. E.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #127 :
Mayıs 14, 2016, 10:14:32 »
İlkbahar'da Gökova (devam)
... 14 Nisan'da öğlene doğru Bodrum'dan çıkıp, kafayı 130 derece Gökova'ya vermiştik. İşte öyle ağır yol, hafiften iniyorum Kara Ada - Tavşan Burnu arasına. Bu Kara Ada'ya ne diye kara demişler hiç bilemedim. Ciddi yeşil. Ağaçlar halı gibi suya kadar iniyor. Yazları hakim rüzgar karayel olduğu için, öğlene kadar Kara Ada'nın kuzey yakasındaki kıyı güzel olur. 12-15 metreye demiri funda edip, güzel yüzülür. Hava sert olursa SW yönünde Poyroz Lİmanı ve Ada Limanı vardır; her ikisi de korunaklıdır. Adanın güney kıyısında ise iki tane dalış noktası var. Birisinde 28 metrede Hava Kuvvetlerinin bağışladığı bir DC-3 Dakota uçağı, diğerinde de 30 metrede Deniz Kuvvetlerinin verdiği eski tip sahil güvenlik botu vardır. Bodrumdaki dalış tekneleri insanları buraya getirir. Eğer dalış eğitiminiz ve sertifikanız varsa denemenizi öneririm.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Kara Ada'yı bitirdim, hafiften lodos yönlü bir rüzgar var, tek başına götürecek kadar değil, ama ön yelkeni açtırdı işte. Orak Adasına doğru hafiften gidiyorum. Keyfim çok yerinde. Sanki Gökova'ya ilk defa çıkıyormuş gibi. Galiba deniz işi böyle - her seferinde yeniden tanıyor gibi oluyor. İşte böyle Orak Adasına yaklaştım, yelkeni topladım, içeriye sancak tarafına yöneldim, kara ile Kıstak Adasının arasından girdim. Buradaki demir yerleri Bodrum'a yakın olduğu için yazın çok kalabalık olur, biz de hiç ilgilenmeyiz. Başı doğuya çevirip, Kıstak ve Orak Adalarının kuzeyinden Kisse'ye verdim. Bu Kıstak Adası küçük, üstü zeytinlik olan bir adadır. Üzerinde uzaktan pek zor seçilen bir ev vardır, her geçişimde mimarisine ve kullandıkları malzemeye hayran kalırım. Orak Adasının kuzey yakasında ise uzaktan bile görülebilen beyaz, büyükçe bir ev vardır. O evin olduğu yerin altında da korunaklı bir koy. Denizi çok güzeldir.
İşte böyle yavaş yavaş Kisse'ye geldim. Bu koyun batıdan gelişinde burnu bordalarken Yıldız Ada ile aradaki sığlığa dikkat etmeli. Gerçi yerli kaptanlar bu sığlığı işaret eden doğu kardinal şamandra ile kara arasından geçiyorlar - benim işim olmaz - etrafını dolaştım, içeriye döndüm.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Şimdi Kisse'ye girince koyun SW yönünde küçük bir adacık vardır. Bu Adaya veya sağındaki solundaki kıyıya koltuk alınarak demirlemek adettir. Adanın arkasında küçük temiz bir kumsal vardır, ama sanırım bizim yelkenliler oraya giremez, sığdır. Ben yıllar önce Yeşil teknesinde bu adaya koltuk almıştım. Gece başlarken rüzgar yok, ama deniz hareketlendi, çalkalanıyor. Biraz uyuyup kalktım ki, doğudan hava bindiriyor. O teknenin ırgatı da netameli olduğu için, sabaha kadar yağmur altında motor çalıştırıp, ileri vites ile tekneyi tutmuştum. Galiba bu bende kalmış! Bu adalı koyun hemen 0.3 mil kuzeyinde güzel bir girinti vardır. hem dibi derin, hem temiz. Bir kaç defa ahtapot görmüştük burada. Oraya demirlemeye karar verdim. Böylece kemere yönünden rüzgar sağanak yaparsa, bordadan çima tutmak da mümkün olur.
Şimdi tek başına kıyıya koltuk alarak demirleme yöntemi: Bu adi otopilotu yapanlar, tekne tornistanda giderken de aletin çalışması gerekebileceğini düşünmemişler. Ya da düşünmüşler de benim otopilotu yapanlar geri zekalı. Her ne ise, demir yuvasından çıkartılır, funda edecek şekilde hazırlanır, bot kürekleri ile donatılır, o da hazır edilir, tekne demiri funda edecek noktadan da epeyi öteye alınır - acelemiz yok. Tornistan ile manevraya başlanır. Pervanenin kıç atması bittikten sonra demir döşenecek istikamete oturulur. Çok ağır yol geri geri gelinirken, dümen simidi orta göbekten sıkılır, ince ayarı yapılır - çünkü birazdan bırakıp gideceğiz. İskandilden uygun derinliğe yaklaşırken başa gidilir ve kastanyoletten açarak demir funda edilir. Zincirin üzerindeki uzunluk işaretlerinden takip ederek, arada hafif kasarak döşenmeye başlanır. Asla fazla koyvermeyeceksin, çünkü teknenin kıçını çarparsın. Çok kasmayacaksın, teknenin hızını kesersen kıçı pervane etkisi ile kaymaya başlar. İşte böyle uygun yere kadar elden geldiğince demir döşenir ve kastanyolet kasılır. Arkaya gidip, dümen iskele alabanda yapılır (Balım tornistanda sancaklı). Tekne olduğu yerde kalır. Yandan rüzgar varsa, pozisyonu kaybetmemek için tornistanda motor devri ve dümen pozisyonu ile oynanır. burada acele etmek daha zararlı, bırak tekne ne hareket yapacaksa, önlemini al, sonra bot ile rüzgar üstü koltuğu alınır - bir oh çekilir, daha sonra işte rüzgar altı, en sonunda da vites boşa alınır, tekne zımba gibi yerine oturur.
Şimdi Korsan Kardeşler diyecek ki, "yahu ne uğraşıyorsun, kal alargada mis gibi". işte bu da benim fantazim diyelim. Hoşuma gidiyor. Son üç yıldır kalabalık olmayan koylarda bunu hep deniyorum. Teknenin hareketlerine de alıştıkça daha rahat oluyor. Günün birinde mazallah çipa bir kaçırırsa, o zaman yeni bir tecrübe edineceğiz - bakalım.
Neyse artık, hafiften akşam oluyor, hava tahminleri de karışık ama sabaha karşı doğu veriyor ki, hiç işime gelmez. Artık emek, biraz film, az kalorifer, yattım. Bir ben, bir deniz, bir de balıkçı kayıkları. Mutlu huzurlu uyumuşum.
(devam edecek) Selametle
Kayıtlı
S. Ş.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #128 :
Mayıs 14, 2016, 10:57:42 »
Hıc denememiştim tornistanda Auto pilot çalışmaması tuhaf geldi, haber vericeğim takıldım...
«
Son Düzenleme: Mayıs 14, 2016, 10:57:56 Gönderen: Semih Sener
»
Kayıtlı
B. B.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #129 :
Mayıs 14, 2016, 11:11:52 »
Çok keyifli anlatım için teşekkürler.
Kayıtlı
M. E.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #130 :
Mayıs 14, 2016, 11:16:56 »
İlkbahar'da Gökova (devam)
Gecenin bir yarısı, baktım saat 3, teknenin başı vuruyor dalgaya, çalkantılı. Çıktım baktım, evet doğu hafiften esiyor, ama dalgası daha fazla. Demire baktım sağlam, koltuk halatları da suya girmemiş, eh yattım tekrar. Çalkantılı suda uyumuşum.
Sabah uyandım ki, hava durmuş, ama keyfim kaçtı. Bu Kisse'de daha huzur yapmışlığım yok vallahi. Ama seviyorum nedendir bilinmez. Güzel kahvaltıdan sonra çıkmaya karar verdim. Baktım, hedef Gökova'nın güney sahilleri, ilk koy Gölyeri (Limaniçi der yerlileri). Malûm Gökova İstanköy'ün doğu ucundan itibaren Akyaka'ya kadar 50 millik bir körfezdir. Bunun 30 küsur mili ile Yedi Adalar bölgesine gelinir. Onun güneyinde Bördübet uzanır. Körfezin kuzey yakası Bodrum'dan çıkıldığı için çok fazla bilinir. İşte Orak Adası, Kisse, Çökerme, Ören, Akbük, Akyaka. Ama güney kıyılarına fazlaca uğranılmaz. Zaten barınılacak koy sayısı da azdır. Güney yakanın batıdan itibaren, Knidos'u döndükten sonra ile limanı Mersincik'tir. Girişte hemen sancakta kalan güzel bir girinti, dibi kum ve bembeyaz taşlardır. Ondan sonra arada Körmen vardır ki, pek sevimsizdir. Mecbur kalınmadıkça girilmez. Körmen'in arkası 750 metreye varan dağdır ve sıkı rüzgar yapar. İnce Burunu geçip doğuya ilerledikçe ardından yine 750 metre Kocadağ gelir. Gagla ve Sedef Burunlarını bordaladıktan sonra ilk liman Gölyeri'dir. Ben de oraya dümen tuttum. Bu tatilde amacım görmedik koy bırakmamak.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Yaklaşık 15 mil yolum var, hava çok çok sakin, Gökova göl gibi. Benim de acelem yok, makine 1800 devirde iniyorum aşağıya. Zamanında indim Gölyeri'ne. Burada kalmak istiyorum. Ama sığ burnu kollayıp içeri girince gördüm ki burası çok çok sığ, ancak balıkçıların durabilecekleri bir yer. Marmaris'in o çam ağaçları buraya ulaşamamış. Kıyıda birkaç otomobil, balıkçıların herhalde? Sevmedim burayı. Belki hava batıdan çok bindirir de bezdirirse, o zaman kullanılabilir. Ama biraz daha dişini sıkarsan az ötede Gerence (Armonika) koyu var zaten.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Resimdeki yer Gölyeri ya da Limaniçi. Sağda batı burnu görünüyor. Arkası ince bir kumluk ile karaya bağlı. Bu burnun etrafı sığlık. Açıktan dönüp, koyu ortalayarak girilmeli. İçeride fazlaca ilerleyemiyorsunuz. Balım'da iskandil 3 metreye ayarlı, yani 3 metre derinliği 0 gösteriyor. Daha girişte 1-2 metre vermeye başladı. Pek sevimli bir yer değil.
(devam edecek) Selametle
Kayıtlı
M. Ç.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #131 :
Mayıs 14, 2016, 12:11:59 »
İyi geldi be! Sağolun Murat Korsanım
Kayıtlı
H. A.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #132 :
Mayıs 14, 2016, 13:47:40 »
Murat korsanım teşekkürler, keyifle okuyorum.
Kayıtlı
M. E.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #133 :
Mayıs 14, 2016, 14:33:17 »
İlkbahar'da Gökova (devam)
Gölyeri'nden çıkınca doğuya devam. Bahsettiğim kuzey kardinal şamandrasını geçince kıyı temiz, biraz daha yaklaştım. Artık burasının doğası Marmaris. Kıyılara kadar çam ormanları halı gibi iniyor. Gölyeri'nin 5 mil doğusunda Gerence koyuna gireceğim. Buraya Sadun Boro'nun pilot kitabı dahil Armonika Koyu diyenler çok, neden bilemedim? Ayrıca Tatlısu da deniyor.
Gökova'nın bu Marmaris'e yakın kesiminde, yani diyelim ki Gerence'den Akyaka'ya kadar çok fazla dere, azmak vs denize kavuşur. Bunların getirdiği alüviyon da koyları sığlaştırır. Aynı zamanda tatlı yüzünden herhalde, su çok berrak değildir, ama temizdir.
Burada Gökova'nın bu kesimini gezecek olan Korsanlara bir uyarı yapayım: Bilhassa kıyılardaki, koylardaki derinlik ölçümlerinin önemli bir kısmı Navionics'te hatalıdır. Eğer bilmiyorsanız, portolonları da hazır etmekte yarar var. Özellikle Mersincik ve Koyun burunları çevresindeki ölçümler yanlıştır. En iyisi ağırdan girmek, tedbirli olmak, ikinci biri kişi varsa teknede, onu başa dikmektir. Ben elimden geldiğince iskandil ölçümlerini Navionics'e işlemeye gayret ediyorum. Ama o da garip oluyor: 5 m denilen yere 47 m ölçüm yazmak milletim kafasını karıştırabilir.
Her neyse, geldim Gerence Burnuna. Gerence'ye giriş: Gerence Burnundan güneye dönerken burundan açık kalınmalı. Diğer taraftan iskelede kalan topuklara da dikkat. Burnun 500 m doğusunda kalan bu topukları Navionics küçük bir ada olarak gösteriyor. Gözle görülebilir. Bu topuk kayalarla Gerence Burnunu ortalayarak girilir. İçeride derinlik ortalarda 7 m kadar. Eğer hava sakinse koyun kuzey yakasına demir bırakıp, güney sahildeki çamlara koltuk alınabilir. , ama kıyılar çok sığ olduğu için kaloması pek kısa kalır. Onun yerine eğer koy da müsaitse (ki Nisan ayında her yer sizin) szinciri doğu-batı yönünde döşeyip batı sahiline 30-40 metre kalana kadar yaklaşılır. Diğer benzer koylarda olduğu gibi, demir atmadan önce uzun bir koltuk halatını hazır tutmak iyi olur. Batı sahiline yanaşırken, tam ortada küçük bir palmiye var, onu hizalamak yeterlidir. Sonra koltukları alırsınız.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Balım'ın bağlanma işi bittiğinde iskandil 0 m gösteriyordu. Sonra denize girdiğimde baktım, salmanın altında 2 karış su var. Ama aşağısı kum olduğu için endişe etmedim. Yahu burası çok güzellll! İşte diyorum ya, hadi Gökova'ya gidelim, haldır haldır kıçından 25-30 knots eser, tekne baş bodoslamaya yaslanmış koşarak uçar gider. bu koyların önünden geçer gideriz Çatılara falan varacağız diye. İyi ki bu geziyi yapmışım.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Hemen suya atladım. Vay be, çok güzel. Geçen yıl Haziran'da çok soğuk diye giremiyordum, bu yıl şahane. Güzel bir öğle yemeği, soğuk rose şarap, müzik, daha ne olsun, Allahtan kork be!
(devam edecek) Selametle
Kayıtlı
S. Ş.
Ynt: BALIM SY Seyir Notları
«
Yanıtla #134 :
Mayıs 14, 2016, 15:22:35 »
Nazar etmeyin, sabahta cam kokulariyla uyanmak gibisi yoktur, ben olsam kalirdim orda
Resimlediginiz yer cok guzel
«
Son Düzenleme: Mayıs 14, 2016, 15:36:44 Gönderen: Semih Sener
»
Kayıtlı
Yazdır
Sayfa:
1
...
7
8
[
9
]
10
11
...
23
Yukarı git
« önceki
sonraki »