0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    Ö. Ö.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #15 : Mayıs 11, 2021, 19:36:40 »
Bizim teknelerde sık sık tamir ve montaj işleri yaptığım için biliyorum, fiber bizim göz ve hislerimizle algıladığımızdan çok çok daha sağlam. Kerelerce bir yerlerden bişeyler geçirmek için üst yapıda matkap ile çürütme yapıp sonra çekiçle o parçayı çıkartmak için ter döktüğümü biliyorum. İnce veya kalın tüm parçalar esnekliği nedeni ile inanılmaz darbe dayanıklığına sahip. Çürük yeri bile darbe ile açmanız kolay değil.

Fiberglass'ın yumuşak karnı ise sürtünmeye dayanıksız olması. Kesme rende delme işleri çok kolay oluyor.
Yani tekneyi donk diye tam yol bir kayaya vurursanız bişey olmaz, ama sürterek geçerseniz Titanic gibi yarılırsınız.. Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Önceki yıl bizim 2016 Bav.C46'ya klima su girişi için delik delmiştim, karinada kalınlık yaklaşık benim işaret parmağım kalındığında. ve evet, boydan boya ve enine kuşaklar/taşıyıcı elemenlar var.

Aşağıdaki videoda (3:35) kalıptan çıkmış gövdenin içine bu taşıyıcı sistemin montajı görülüyor; (3:50'de de kalıp içindeki boyunu kuşaklar görünüyor.)
=215
*

    S. D.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #16 : Mayıs 11, 2021, 21:58:46 »
Almanları tenzih etmek lazım demek ki Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Ama şimdi anladım bahse konu kanalları ve güçlendirmeleri.

Bu arada tabi yanlış anlaşılmasın, ben teknemden son derece memunum. Burası benim evim. Tanıdıkça güvenim daha da artıyor.

Pragmatik yaklaşıyorum, bu tekne okyanusu geçer mi geçer beni dünyanın etrafında da dolaştırır mı dolaştırır.

Ama biraz daha dikkat ve temkin ister belki.


*

    A. K.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #17 : Mayıs 12, 2021, 00:05:39 »
Aynı sorun ve sorular otomobil piyasasında vardı. Eskiden arabalar 20 sene 30 sene giderdi , kaportalar Amerikanlarda  2 mm kalınlıktaydı. Araba önden vuruldumu arkası yamulurdu , kalın Boya zamanla dökülürdü , ama Taş gibi arabalardı . vurdun mu tok tok ses gelirdi.
 
Bir anda Toyota geldi arka taraf destekli incecik kaporta nosyonunu getirdi . PArmakla basınca kaporta esnedi , boya inceldi , dolayısıyla  esnek bir yapı oldu. Toyota yaptığı hesapla arabanın ekonomik ömrünün 3 sene ve genel ömrünün 7 sene olduğunu tespıt etmiş ve ona göre konstruksüyonu hesaplamıstı.
Arabalar hafifledi önden çarptınız zaman çökük orada kaldı, kupa zara görmedi..

Eskiden hesaplar elle yapıyorlardı, toleransın da toleransı alınıyordu , simdi en ufak hesap bilgisayarla yapılıyor . Kanaatimce otomobillerde görülen hesapalama evrimini teknelerde görüyoruz

*

    N. A.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #18 : Mayıs 12, 2021, 02:03:28 »
Teknelerde tam emin değilim ama arabalardaki bu incelme hem verim hem de güvenlik açısından çok önemli. Eski arabalarda kaza yaptığınızda çarpma kuvveti aynen içindeki kişilere yansır ve atalet kuvveti nedeniyle ölüm oranları çok yüksektir. Yeni arabalar o ince dediğiniz kaporta ve özenle yerleştirilmiş motor vs ekipmanların hareketleri ile çarpışma kuvvetini maksimum derecede sönümler size en az atalet kuvvetinin etki etmesini sağlar. Yani ağır kalın olan her zaman iyi değildir. Hala bazen konuşmalarda kulak misafiri oluyorum X marka araç direğe çarpmış param parça olmuş diye eleştirilere. Zaten paramparça olması için dizayn ediliyor.
*

    S. D.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #19 : Mayıs 12, 2021, 11:49:26 »
Dogru diyorsunuz, arabalarda metal sadece incelmiyor, darbeyi sonumleyip insanlari barindiran kafesin disinda kirilsin diye ozel “centikler” bulunuyor, hatta oyle ki akordeon seklinde zarar gormesi planlaniyor, bu sayede darbenin siddeti arac icindekilere en az sekilde yansiyor. Ha pek cok kisi buna araba kagit gibiymis a da kazada cok masraf cikti diye bakiyor ama burada onemli olan can korumak.

Teknelerde durum farkli ama. Kasa tipleri, hasar sekilleri, teknenin dogayla mucadelesi ve uyumu farkli faktorler olusturuyor.

Ornegin Titanik’in batma sebeplerinden biri fazla saglam olmasiydi.

Oyle saglamdi ki, sacin esneme payi yoktu ve dolayisiyla aldigi darbenin sebep oldugu kirilma yayilarak ilerledi. Malzeme bilimi derslerinde anlatilan ornek bir hikayedir.

Benim buradaki pusulam, cok kaliteli olarak bildigimiz ureticilerin ne tercih ettikleri.

Bilinen Fransiz ve Alman markalarinin pesinden ayni incelige ve ayni malzemeye yonelmeleri oekala mumkunken bunu neden yapmiyorlar? Teknolojileri mi daha zayif? Sanmam.

Bence onlar digerlerinin aksine maliyet konusunu fazla dert etmiyor ve guvenlik, saglamlik, omur, kalite konularina onem veriyorlar.

Bugun Sirius’un mobilya kaplamasinda rakiplerinden br kac kat daha kalin kaplama tercih ettigine ve bunun sebebinin uzun omur ve bakim kolayligi olduguna dair bir paylasimlarini okudum.

Onlar da muhendis, hem de belki alasi. Ince yapmayi eminim onlar da cok iyi biliyorlardir.

Tabi amaclar da onemli. Pek cok amator denizci icin tekneler marinadaki denize sifir haftasonu evi. Az bir kismi ici  yikda bir kac hafta denizde bir iki koyda yer degistiren yazlik, bazilari icin haftasonu eglencesi.

Gercekten az bir kisim denizde ve seyir halinde, dolayisiyla risklere daha maruz sekilde kullaniliyor.

Hal boyle olunce olcek ve arz talep ekonomisi daha onemli oluyor.

Zaten tasarimlar da bunu isaret ediyor. Bir numarali amac ic hacim ve havuzluk genisligi.

Sikayetci miyim, hayir.

Amac bilincli secim yapmak ici  bilgi ve gorusle donanmak ve bu bilgileri paylasarak cogaltmak.

*

    S. K.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #20 : Mayıs 12, 2021, 12:38:07 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Hala bazen konuşmalarda kulak misafiri oluyorum X marka araç direğe çarpmış param parça olmuş diye eleştirilere. Zaten paramparça olması için dizayn ediliyor.

Hatta bir tür faraday kafesi gibi; ön taraftaki tüm önlemlere rağmen kabine gelecek kadar darbe varsa onu da bir şekilde aracın arkasına iletmeyi başarıyorlar... Öyle bir passat görmüştüm, önden dorsesi olmayan bir TIR'a çarpmış, ön tarafı dağılmış kabin sağlam ama bagaj falan sanki arkadan da çarpmışlar gibi arka çamurluk hizasından yukarı doğru bükülmüştü; kapılar da sanki buruşmuştu...

Ciddi ciddi gövdeler bu kadar incelmiş ve denizlerde dolaşan tekne sayısı da 90'lı yıllara göre belki 100'e katlanmışken; kayda değer bir deniz (yatçılık) kazası portföyü yok diyebiliriz... Yani işte kasırga geliyor ve marinadaki 100 tekneyi pert ediyor; o kadar... Onun dışında salma düşmesi haberleri okuyoruz da; o teknelerin de çoğunun, ikinci el pazarı tabiriyle "previous grounding history" gibi bir durumu olduğu söyleniyor...

Gerisi FightClub filminde Edward Norton'un uçakta kadına anlattığı "geri çağırma algoritması" hikayesi gibi: incelen gövdeden doğan sakıncalar ve bunların üretici şirkete getireceği maddi sonuçlar incelmeyle sağlanan faydadan küçük olduğu sürece gövdeler incelmeye devam edecek - ki yanlış da değil bu günümüz koşullarında...
*

    A. Y.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #21 : Mayıs 12, 2021, 12:51:18 »
10 15 metre civarı bir tekneye kaç kat elyaf atılmalı ? internette yapım videoları izliyorum 15 metre tekneye 1 kat elyaf atıp kalıptan cıkartıyorlar , omurgayı destekleme vs. de yok , gerçekten bu kadar dayanıklımı tek kat fiber ? tekne gövdesini içerden ahşap postalarla desteklenmesi gerekmezmi Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


*

    S. K.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #22 : Mayıs 12, 2021, 13:28:10 »
Bir kat atmıyorlardır da bir katın kalıba serilişini koymuşlardır videoya.. Serkan korsanın resimde 48' (~14,5mt) Beneteau'nun kesitinde 8 kat elyaf var mesela (yukarıda topicteki ilk post)...


Belki öncede yazmışımdır; 1,5 yıl önce falan bir müvekkilimin fabrikasında ziyarette iken kendi deneme üretim olarak dokudukları karbon elyafı bazlı kumaştan eğlence olsun diye yaptıkları bir dikiz aynası dış kabı göstermişti. Sanırım bmw m3 aynası içindi... kullandıkları sıvı da oldukça pahalı bir reçine türüymüş... ben 110+ ağırlığımla kıramamıştım, muhtemelen küçük boyutta ve yüksek curve yani neredeyse yarı-küre bir alet olmasının da etkisi vardır ama incecik iki kat elyafın o kadar dayanımı olmasına hayret etmiştim.. Tabi bu noktada işin içine maliyet de girecektir muhakkak ama aynı ürünü 4 kat lamine etseniz sonsuza yakın dayanımlı bir yüzey elde edersiniz gibi gelmişti...


Yine de kaportayı ne yaparsanız yapın bir şase kullanıyorsunuz mecburen; yine yukarıda Özgür korsanın koyduğu videodaki Bavaria üretim süresinde bunu görüyorsunuz... Kabuğun içine grid denen ve hem salma yükünü gövdeye paylaştıran hem  de teknenin yapısal bütünlüğünü sağlayan (overall rigidity diyorlar; tam Türkçe'sini bulamadım, genel sağlamlık belki)  bizde omurga ve posta işlevi gören bir ana iskelet, tekne fiber de olsa var...


YouTube'da salması vurulmuş (birden fazla defa) ve bu yüzden tüm o grid ekseninden kaymış bir teknenin refit videosunu izliyorum epey zamandır... Tekne Beneteau OC49 sanırım... Kabuk ve güverte polyester (veya vinlyester) reçideneden; buna karşılık o grid denen taşıyıcı iskelet epoxy reçineden yapılıyormuş fabrikada...
*

    N. A.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #23 : Mayıs 12, 2021, 15:07:38 »
Seri üretim fıransız ve almanlar ile Amel, HR vs karşılaştırmak doğru gelmiyor bana. Fiyat farkı uçurum. Opet, Peugeot, Fiat, vs markalar ile premium hatta RR, Bently karşılaştırma gibi. Elbette kullanılan ekipman daha üst sınıf, işçilik malzeme kalitesi kıyas kabul etmez ama hemen hemen hepsi EURO NCAP teslerini geçiyorlar. Aynı durum söz konusu burada da. Okyanus geçer sertifikalılar sonuçta.


Bence bilgisayar destekli teknelojiler (simulasyon, digital twin vs) optimum maliyetlerle daha çok kişinin daha güvenli daha konforlu araçlara ulaşmasını sağlıyor. Maliyet düşürmeyi sadecce firmaların para kazanma çabası olarak görmeyin. Bu çabalar sayesinde günümüz araçlarına (otomobil/tren/uçak/tekne vsvs) optimum güvenlik ve konfor donanımları ile ulaşabiliyoruz.
*

    Ö. Ö.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #24 : Mayıs 12, 2021, 15:37:14 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


Ornegin Titanik’in batma sebeplerinden biri fazla saglam olmasiydi.

Oyle saglamdi ki, sacin esneme payi yoktu ve dolayisiyla aldigi darbenin sebep oldugu kirilma yayilarak ilerledi. Malzeme bilimi derslerinde anlatilan ornek bir hikayedir.


Bunun rivayet olduğu neredeyse tama yakın ispatlandı.  Ele geçen belgeler, Titanigin seyire çıkacağı günkü fotoğraf ve filmlerin incelenmesi ışığında;  geminin kömür depolarından birinde yangın varken daha doğrusu madenlerdeki gibi içten içe kömürün yandığı şekildeki yangın olduğu  bilinerek cıkıldığı , şirketin seyahati iptal etmek yerine yolda söndürürüz seçeneğini tercih ettiği  ama ısı nedeniyle çeliğin buzdagina çarptığında çok kolay yırtıldığı şeklinde.  ...
*

    S. D.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #25 : Mayıs 12, 2021, 18:19:51 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


Ornegin Titanik’in batma sebeplerinden biri fazla saglam olmasiydi.

Oyle saglamdi ki, sacin esneme payi yoktu ve dolayisiyla aldigi darbenin sebep oldugu kirilma yayilarak ilerledi. Malzeme bilimi derslerinde anlatilan ornek bir hikayedir.


Bunun rivayet olduğu neredeyse tama yakın ispatlandı.  Ele geçen belgeler, Titanigin seyire çıkacağı günkü fotoğraf ve filmlerin incelenmesi ışığında;  geminin kömür depolarından birinde yangın varken daha doğrusu madenlerdeki gibi içten içe kömürün yandığı şekildeki yangın olduğu  bilinerek cıkıldığı , şirketin seyahati iptal etmek yerine yolda söndürürüz seçeneğini tercih ettiği  ama ısı nedeniyle çeliğin buzdagina çarptığında çok kolay yırtıldığı şeklinde.  ...

Ömer korsanım, rivayet iddiasını ortaya atan şahsın bu yeni savını daha sonra uzmanlar çürüttüler ve hatta uzmanların yeni iddiasına göre o yangından dolayı geminin diğer tarafına taşınan kömür yükünün batmayı yavaşlatmış olmasının daha muhtemel olduğu şeklindeydi.
*

    Ö. Ö.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #26 : Mayıs 12, 2021, 20:01:11 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


Ornegin Titanik’in batma sebeplerinden biri fazla saglam olmasiydi.

Oyle saglamdi ki, sacin esneme payi yoktu ve dolayisiyla aldigi darbenin sebep oldugu kirilma yayilarak ilerledi. Malzeme bilimi derslerinde anlatilan ornek bir hikayedir.


Bunun rivayet olduğu neredeyse tama yakın ispatlandı.  Ele geçen belgeler, Titanigin seyire çıkacağı günkü fotoğraf ve filmlerin incelenmesi ışığında;  geminin kömür depolarından birinde yangın varken daha doğrusu madenlerdeki gibi içten içe kömürün yandığı şekildeki yangın olduğu  bilinerek cıkıldığı , şirketin seyahati iptal etmek yerine yolda söndürürüz seçeneğini tercih ettiği  ama ısı nedeniyle çeliğin buzdagina çarptığında çok kolay yırtıldığı şeklinde.  ...

Ömer korsanım, rivayet iddiasını ortaya atan şahsın bu yeni savını daha sonra uzmanlar çürüttüler ve hatta uzmanların yeni iddiasına göre o yangından dolayı geminin diğer tarafına taşınan kömür yükünün batmayı yavaşlatmış olmasının daha muhtemel olduğu şeklindeydi.

Sizin kadar bilemediğim için o kadar emin konuşamam ben. 

Titanik konusunda bir bilgi birikimim olmamakla birlikte izlediğim bir bilimsel programda edindiğim teknolojik ve bilimsel veriler ile desteklenen sağlam bir tezi yine de açık kapılar bırakarak paylaştım. Ama bilimsel gerçeklerle desteklenen ve ispatlanan bilgiyi  anlarım çünkü bunu sağlayacak eğitimlerin hepsini aldım . ..

Konusu açılmışken, ilgilenenler uyduruk Çelikten yapılmış Liberty Ships olarak adlandırılan gemileri okuyabilirler .

II. Dünya Savaşı sırasında ikmal sağlamak için ABD nin binlerce ürettiği,  çakma celikten,  lehim tarzı birleştirme tekniği kullanılarak çok kısa sürede  imalat. 

Öyle ki 140 mt gemiyi  4-5 günde üretecek hızda. 

Ama bir tanesi halen Thames nehrinin ağzında batık olarak yatıyor, gelgitte kuma otutarak kırılmış.

Çıkarmak için kimse elini süremiyor çünkü hediyesi 1400 ton patlayıcı. ...

Herkese iyi bayramlar dilerim..
*

    T. D.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #27 : Mayıs 12, 2021, 22:38:30 »
Evet yaklaşık bir yıl önce eski ama iyi marka teknemi yoksa yeni ama zayıf teknemi diye bir anket yapmıştım. Genel durum zayıf olsun ama yeni olsun yönünde çıkmıştı. Bunun sebebleri ise araba misali bir piyasasının olması ve alım satım kolaylığı olması idi. Şimdi biz nihayi tüketiciler bunu istersek üretici fazlası ile bunu yapar.  2010 sonrası imal edilmiş bir çok tekneye güneş paneli bağlamak için taşıyıcı ayak montajı dahi yapmak güçleşti. Gövde o kadar inceki vida attığınız yer kopmaya müsait  hale geldi.
Maliyetmi yoksa farklı şeylermi bilmem ama şunu unutmamak gerekir. Teknelerde direk,ırgatlar,
Makina,şanzuman,depolar,eloktronik ekipmanlar,çapa,zincir gibi onca şey imalatçılar tarafından satın alınıyor yani kendi üretimleri değil. Geriye kalan ise bence burda konu ettiğimiz fiber kalınlığı ve kalitesi. Beno firması kullandığı volvo pentayı jenodan ucuz alamıyacağına göre maliyet düşüreceği yerler belli.
*

    C. T.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #28 : Ekim 03, 2021, 15:06:18 »
Bence yeni ürünler teknoloji gelişimi sayesinde malzemeyi azaltarak aynı dayanıma sahip olabilirler bu inkar edilemez.

Ama söz konusu bir fiber ise fiberde son 20 yılda teknoloji olarak gerçekte ne değişti buna bakmak lazım.

Teknoloji adına sağlamlığın söz konusu olduğu durumlarda üretici reklamlarının yüzde yetmişinin pazarlama abartısı olduğuna yüzde 30 da haklılık payı olduğu ortalamasına inanıyorum.

Tekne fiberi üzerine uzman değilim ama yenilerin özellikle son 10 yılda aşırı incelen yapılarına baktığımda 2011 den günümüze polyesterde devrim niteliğinde bir gelişim olduğuna inanmıyorum.
Hadi fiber gelişti iç yapıda da masif te gelişerek mdf mi oldu bu defa diye soruyorum kendi kendime ve bu yüzden eskiler sanki daha sağlamcı ve özenilmiş bir kafayla yapılmış imajı bırakıyor bende
*

    A. Ç.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #29 : Ekim 03, 2021, 15:35:48 »
Fiber teknolojisinde olan tek değişim bilgidir.  Cam elyafı ve polyesterden oluşan fiberglasın çok daha zayıf olacağı düşünüldüğü veya yanlış hesaplandığı için ilik inşa edilen tekneler aşırı kalın yapılmıştır, malzeme hakkındaki bilgi toparlandıkça bu malzemenin çok daha kuvvetli olduğu görülmüştür ve buna bağlı olarak (maliyet unsurları vs de dikkate alınarak) fiberglas kalınlıkları azaltılmıştır. Örneğin bir misketten çekilecek 100m boyunda bir cam lifinin 200 m bir gemiyi çekebileceği hesaplanmıştır.

Burada sorun malzemenin doğru kullanımıdır. Elyaf yönleri doğru kullanılırsa ve elyaflar doğru üst üste bindirilirse çok sağlıklı bir yapı elde edilir. Bizde fiberglas ustalarının düzgün yüzey verdiği için ve daha kolay kalınlık elde edildiği için kullandıkları keçe elyaf çok az yük taşır bu nedenle teknelerin imalatında taşıyıcı olarak dokuma elyaf kullanılır ve onarımda da ynısıın yapılması gerekir. Onarımda keçe elyaf kullananların kontraplak mı yoksa suta mı daha sağlamdır?  sorusunu kendilerine sormalarını öneririm. sonuçta ikisi de ağaçtan elde edilir, biri levha halindeki ağaçların birbirine yapıştırılması diğeri ise ince kıymıkların yapıştırılması ile yapılır. Aynı şeyi beton çin de düşünebiliriz, demir çubuklar bir uçtak diğerine düzgün şekilde bağlanır ve üstüne beton dökülür.  Çelik ve beton sadece malzeme olarak düşünülseydi, betonun içine çivi gibi veya benzeri şekilde çelik çubuklar atılır ve demir döşenmeden birlikte dökülürdü.

Fiberglas hakkında bilgimiz eskisine göre çok daha fazla, bu nedenle, imalatçıların sadece maliyet düşürme amaçlı malzemeden çalmaları pek akla yatkın gelmiyor.