0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    İ. Y.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #30 : Haziran 10, 2011, 01:09:07 »
Kara ehliyeti vermeden kamyon, adb vermeden yelkenli kullandırmalılar  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    m.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #31 : Haziran 10, 2011, 02:03:52 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Tamamıyla aynı şeyi söylüyoruz aslında. Ama Sempatiklik yaptırım ve zorlama tarzı yaklaşımlar limon sıkıyor.

Mesela;

Cep telefonumuzu açmadan, teknolojiye bağlı kalmadan, zaman sınırımız olmadanyapacağımız seyirle kendimizi daha iyi hissetmez sanki koca bir denizci gibi görmez miyiz?

Tarzı yaklaşımla yazılması çok mu zor?

Şu manifestoyu ben mi yanlış okudum felan oldum...

1. madde aslında standardı koymuş... Zorlama, cart curt eden de yok....

Tabiidir ki alınanlar olmuşta, olabilir.
Ama kendinden emin olmayanlar veya kendisini belli bir sınıfın içinde görenler alınabilir...
Keza belirtmek gerekirse Marmaris Koy çıkışı boğazda yekenli bir tekne gördüğünde hızını kesen motoryat, megayatlar, hatta Rodos a yolcu taşıyan deniz otobüsleri  gerektiğinde rota tadili bile yaparlar.

Cem Usta nın yazdığı "Özlenen denizde" ki tablodur.
Bunu böyle kabul etmezsek, yani motorcusu, yelkenlicisi şu anda toplumda olduğu gibi ortak değerler üretemezsek bir arada olmanın anlamını sorgulamaya başlarız. 

Her ne olursa olsun, önce karşındaki insan tüm değerlerden üstün değilse hiç bir şeyin değeri kalmaz...

Selimiye de sık sık oluyor...
Geçenlerde bir Cumartesi gecesi Girit de her nedanse yine bir motoryat tüm koyu zangır zangır oynattı ... Tekneler biribirine tokuştu...
Hoş bir yelkenli tekne bunu istesede yapamıyor ama bir yekenli teknede de başka durumlar yaşanmıyor değil...
Motoryatların şansızlığı, onların yaptıklarının, yelkenli teknedeki ökü....i bile mağdur etmesidir....
Bu da önemli bir fark ortaya koymaktadır...   
   


*

    C. Y.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #32 : Haziran 10, 2011, 02:13:53 »
Tabiki cok kulaga hos gelen, insanin yuregini costuran maddeler var "manifesto" da.
AMA;
Manifesto kelimesinin sozluk karsiligi:
"Toplumsal bir hareketin duyurulması ve savların belirtilmesi üzerine kurulan, bir akımın, bir hareketin oluşunu bildiren yazılara manifesto ya da bildiri denmektedir" seklinde...
Yani, adi gecen topluma, bir butunluk icinde, birbiri ile celismeyen maddelerden olusan, "icinde yasanilan dunyaya ve adi gecen toplumun genelinin yasam bicimine ters dusmeyen" tam tersine, daha iyiyi, daha dogruyu, daha faydaliyi, daha "olmasi gereken konsepti anlatan" ve genel kabul gormesi umulan bir nesir.
Bu durumda, eger bir manifestodan bahsediyorsak, bir yaklasimdan, bir hayat gorusunden, bir tur yasam felsefesinden bahsediyor olabiliriz.
O zaman, herhangi bir manifestoda, adi gecen toplumun, bu manifestoda "denizcilerin" (Yelkenlisi olan denizciler demiyorum) ortak paydalarini gormemezlikten gelemeyiz.
Ortak payda Deniz ve onun uzerinde adi gecen toplumun fertlerince yuzdurulen cesitli cins, tip, marka ve sekilde "seyru sefer" yapan" irili ufakli, yelkenli, yelkenli-motorlu ve motorlu kayiklardir diye ozetliyebiliriz sanirim.
Benim de,buyuk kismini  "nerde o gunler" diye icimi gecirerek okudugum metinde cok guzel ifade edildigi gibi;  denizde iken "hedef ve zaman bagimsiz" olmayi bir hayat gorusu olarak benimsiyor; gunumuz teknolojilerinin bizlere sagladigi avantaj ve kolayliklara arkamizi donmeyi, yeni yasam bicimimizin bir geregi olarak goruyorsak, "manifesto"nun maddelerinden biri soyle olmali:
"Teknenizin kontak anahtarini denize atin!"

Adasim Cem Korsana emekleri icin tesekkur ediyorum.
Kenisinin affina siginarak ve paylasimlarina duydugum saygimin altini cizerek; "ne guzel olurdu boyle yapabilseydik" diye icimi titreten, "dilekler listesine", "Manifesto" diyemiyecegimi ifade etmek istiyorum.

GezginKorsanin Karakaplisinin yanina bir manifesto konulur mu...? Neden olmasin.
Surc-i lisan ettiysem, affola....        

*

    C. G.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #33 : Haziran 10, 2011, 11:25:05 »
Yine bir yanlış anlama söz konusu. Her zaman olduğu gibi!
Öreneği sizlerle paylaşılan "Manifesto"yu önce Türkçe yazan sonra İngilizce,Fransızca,Almanca,İspanyolca ve Katalan diline çeviren ben değilim.
Ben zaten var olan bir metni Türkçeye çevirdim ve meraklısına İngilizce ve Fransızca metinleri de koydum.
Ancak bu metine ulaşmadan da aynı minval üzerine bir "bildiri"- "belirten"- "ayân eden" metin de hazırlıyordum.
Bahis konusu metni bulunca benim hazırladığımla pek çok noktada aynı ifadeler olduğunu gördüm.

Öte yandan meraklısına bir de adres verdim. Hani olur ya, belki Dünyada bu işler nasıl oluyor diye meraklılar vardır diye:
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Kavrayış meselesi tabii. Manifesto/Bildiri/Bildirge/Maddeler her ne derseniz deyin, ister tamamını, ister bir bölümünü, ister sadece bir kaç maddesini veya sadece bir tek ifadesini benimsersiniz. Kime ne?

Denize çıktığınızda ister bütün marka cep telefonlarınızı açık tutar, sadece elektronikler ile seyir yapar, hariha masasını işlevsiz bulup yerine amerikan bar koyabilirisiniz. Kim karışabilir ki?

 " Her "denizcinin" bir palamar atma tarzı vardır."

Ben kendi "kavrayışım" ile bu "manifesto"nun Gezgin Korsan ruhuna uygun olduğunu savunuyorum.
Başka "âli denizciler" de bu fikrime karşı olabilirler. Kime ne?

Saygılarımla.

Post Scriptum.
Öte yandan sevgili adaşım korsanın savunduğu manifesto tanımlaması yorumu ""icinde yasanilan dunyaya ve adi gecen toplumun genelinin yasam bicimine ters dusmeyen" tam tersine, daha iyiyi, daha dogruyu, daha faydaliyi, daha "olmasi gereken konsepti anlatan ve genel kabul gormesi umulan bir nesir." katılmadığımı üzülerek belirtmek istiyorum.

Manifestolar tanımında da belirtildiği gibi "Toplumsal bir hareketin duyurulması ve savların belirtilmesi üzerine kurulan, bir akımın, bir hareketin oluşunu bildiren yazılara manifesto ya da bildiri denmektedir.". Yani toplumun yaşam biçimin geneline ters düşebilir ve hatta tarihsel örneklerinde de müşahade edildiği üzere ters düşmekte, toplumu zangır zangır silkelemektedir.

İşte Wikipedia'dan örnekler:
Soylu Yenilikçi Şiir Manifestosu 2003 Bâki Ayhan T.
Fecr-i Ati Encümen-i Edebisi Beyannamesi
Parçalı Ham Manifesto
Somut Şiir Manifestosu
Yenibütün Şiir Manifestosu
Fütürizm Bildirgesi 1909 Filippo Tommaso Marinetti
Kübizm Manifestosu Pablo Picasso
Sürrealizm Manifestosu 1924 Andre Breton
Rus Fütürist Manifesto 1912 D.Burliuk, Aleksandr Krutçenykh, V.Mayakovski ve V.Hlebnikov
Doğuş Bildirisi 1964 Haluk Aker, Rahmi Akseki, Ataol Behramoğlu, Erhan Etiker, Eser Gürson, Abdullah Nefes, İsmet Özel ve Semih Tezcan
sürrealizm etkisi
Diğer [değiştir]

Komünist Manifesto 1848 Karl Marx ve Friedrich Engels
Radikal Dadacı Manifesto Hans Arp, Hans Baumann, Viking Eggeling, Alberto Giacometti, Walter Helbig, Carl-Henning, Marcel Janco, Otto Morach, Hans Richter
Debian Manifesto
Hacker Manifestosu 1986 The Mentor aka Loyd Blankenship
Yön bildirisi 1961 Yön Dergisi
Atlantik Bildirisi 1941
Amasya Genelgesi 1919 Mustafa Kemal Atatürk, Hüseyin Rauf Orbay, Refet Bele ve Fuat Cebesoy.
12 Mart 1971 Muhtırası 1971
Dogma 95 Manifestosu 1995 Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg
Russell-Einstein Manifestosu 1955 Bertrand Russell ve Albert Einstein
*

    C. G.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #34 : Haziran 10, 2011, 11:35:50 »
Diğer taraftan

"A manifesto is a public declaration of principles and intentions, often political in nature. Manifestos relating to religious belief are generally referred to as creeds. Manifestos may also be life stance-related."-Hayat duruşu ile ilgili-

"Un manifeste est une déclaration écrite et publique par laquelle un gouvernement, un homme, un parti ou un courant artistique expose un programme d'action ou une position, le plus souvent politique ou esthétique1."
Au xixe siècle, l'usage du manifeste a été intégré par le mouvement ouvrier, qui a utilisé cette forme d'intervention politique et littéraire à diverses reprises, notamment avec le Manifeste du Parti communiste de 1848. Certains courants de l'art moderne l'ont aussi utilisé, bien que ce ne soit qu'avec le Manifeste du futurisme de Marinetti que cet usage soit devenu célèbre.

"Ein Manifest (lat.: manifestus, „handgreiflich gemacht“) ist eine öffentliche Erklärung von Zielen und Absichten, oftmals politischer Natur. Als Begriff der Kunst- und Literaturgeschichte auch für ästhetische Programme seit 1900 verwendet."

"Un manifiesto es una declaración pública de principios e intenciones, a menudo de naturaleza política o artística."

"Un manifesto è una dichiarazione pubblica (in genere espressa in forma di opera letteraria o lettera aperta) che definisce ed espone i principi e gli obiettivi di un movimento o di una corrente politica, religiosa o artistica e di coloro che decidono di aderirvi."

Vee son olarak Esperanto tanımlaması

"Manifesto estas publika deklaro pri precipoj aŭ agado, ĝenerale kun alvoko al aliĝo al tiuj aŭ defio al kontraŭloj. Ofte, manifesto estas prezentita dum kongresoj kaj publikitaj per oficialaj organoj de iu asocio. Ofte la manifestoj estas akceptitaj de la kongresanoj kaj iĝas oficialaj dokumentoj."

Gezgin Korsan Sosyal Medya Hesaplarını Takip Ediniz

               


*

    Z. T.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #35 : Haziran 10, 2011, 12:07:07 »
Cem korsanım döktürmüşsün yine Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Başlığı başlatan Cem korsana ve bir şekilde katılımda bulunarak bilgi dağarcığımıza yeni bir şeyler ekledikleri için diğer korsanlara teşekkürler. Hoşcakalın.
*

    H. Z.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #36 : Haziran 10, 2011, 14:16:49 »
Cem abi kimse sen yazdin ya da cevirisini yaptin dememis ki. Demek ki yine bir yanlis anlama soz konusu Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


*

    O. B.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #37 : Haziran 10, 2011, 14:27:54 »
Benim manifestom çok basit: "LIVE SLOW SAIL FAST"
*

    M. E.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #38 : Haziran 10, 2011, 14:54:01 »
"...EVEN FASTER THAN THE WIND!"  )) di mi Orhan Ağabey??

Şaka bir yana Cem Gür Usta'nın yazdıkları çok hoş ve anlamlı.

Eskiden beri bir teorim vardı, deniz üstünde yeteri kadar çok uzun süre vakit geçiren herkesin-bu yazıda da belirtildiği gibi-ortak bir noktada duracaklarını, aynı şekil ve yaklaşıma sahip olacaklarını düşünürdüm hep. Kumsalda dalgaların etkisiyle yuvarlana yuvarlana hepsi birbirine benzeyen (renkleri hariç), sivri köşelerini kaybeden, şekilsel olarak mükemmele en yakın geometrik düzene yani küreye dönüşen  çakıl taşlarına benzetiyorum ben bu durumu... Ha gerçek hayatta oluyor mu? Pek emin değilim...

Not: Adına ister manifesto diyin, ister başka şey... Bence çok da önemli değil! Güzel yazı güzel yazıdır ve kimin işine yarıyorsa en çok da onundur! Bunu yazan kadar "yayınlayan" ve "paylaşan" da aynı ölçüde değerlidir.
*

    O. B.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #39 : Haziran 10, 2011, 15:40:11 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
"...EVEN FASTER THAN THE WIND!"  )) di mi Orhan Ağabey??

AS FAST AS YOU CAN Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    H. E.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #40 : Haziran 10, 2011, 16:01:45 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
... sivri köşelerini kaybeden, şekilsel olarak mükemmele en yakın geometrik düzene yani küreye dönüşen  çakıl taşlarına benzetiyorum ben bu durumu...

Tikkad! Burada gerçekleri yeterince anlatmama dolayısıyla akıl çelme var.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Çakıl taşının ötesi kum biliyorsunuz... Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Sivriliklerimiz törpüleniyor diye sevinirken kum taneciği gibi şekilsiz, farksız, ayırt edilmeyen hale gelmeyelim. Yoksa böylesi daha mı iyi? Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    m.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #41 : Haziran 10, 2011, 17:21:00 »
Türk Dil Kurumu ne demiş?

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    Ö. K.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #42 : Haziran 10, 2011, 17:24:24 »
Sonra da, milletin orasına burasına kaçarak daha  agresif ve saldırgan oluyor Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
... sivri köşelerini kaybeden, şekilsel olarak mükemmele en yakın geometrik düzene yani küreye dönüşen  çakıl taşlarına benzetiyorum ben bu durumu...


Tikkad! Burada gerçekleri yeterince anlatmama dolayısıyla akıl çelme var.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Çakıl taşının ötesi kum biliyorsunuz... Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Sivriliklerimiz törpüleniyor diye sevinirken kum taneciği gibi şekilsiz, farksız, ayırt edilmeyen hale gelmeyelim. Yoksa böylesi daha mı iyi? Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    O. T.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #43 : Haziran 11, 2011, 00:29:23 »
Platon'a göre: mutluluk insan ruhunun "uyum"lu (harmonia) hallerinde ortaya çıkar. İnsanın insanla, insanın doğayla ve nesneler dünyasıyla uyumlu olduğu durumlar huzur ve mutluluk içerirler. Uyumun yerini çatışma ve kaos aldığında ise "ruh" mutsuz olur.

 Cem Bey'in sunduğu metin, insanın, ilişkide olduğu nesne (tekne) ve ait olduğu tabiatla, öncelikle uyum içinde olmasını öngören bir anlayıştan yola çıkıyor. İnsanın aslında kendisinin de ait olduğu tabiatı, güç, hız ve teknoloji gibi unsurlar yardımıyla, altedilmesi, yenilmesi, aşılması gereken bir rakip; bir çatışma alanı olarak görmek yerine, onu bir uyum ve katılım alanı olarak algılaması mutluluk bakımından önemlidir. Tabiatla rakip olmak yerine onunla kaynaşıp, kendi eylemini de tabiatın tarz ve meşrebine göre "tirim" eden insanın, burada ortaya çıkan "uyum" dolayısıyla gerilim yerine huzur ve haz duyması mümkündür.

Ancak yaşam hazzını ve enerjisini, yüksek adrenalin sporlarından almayı tercih edenler ya da tabiatla çatışarak onu altetmeye, eşyanın hız ve hareketini kendi reflekleslerinin hızıyla geride bırakmaya çalışanlar da olabilir.  Bu durumda tabiatın mukavemeti karşısında aldıkları risk dolayısıyla onları da kutlamak gerekir elbet.   
*

    C. G.

Ynt: SAKİN SEYİR MANİFESTOSU. - The Slow Sailing Manifesto
« Yanıtla #44 : Haziran 11, 2011, 01:58:11 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
insanın, ilişkide olduğu nesne (tekne) ve ait olduğu tabiatla, öncelikle uyum içinde olmasını öngören bir anlayıştan yola çıkıyor. ./... Tabiatla rakip olmak yerine onunla kaynaşıp, kendi eylemini de tabiatın tarz ve meşrebine göre "tirim" eden insanın, burada ortaya çıkan "uyum" dolayısıyla gerilim yerine huzur ve haz duyması mümkündür.
   

"(Siddharta'nın) Konuşması bitince,Vasuveda eskisi kadar iyi görmeyen gözlerini onun üzerine yöneltti, bir şey söylemedi ağzını açıp, bakışları sevgi, neşe, anlayış ve bilgiyle parıldayarak suskunluk içinde ona baktı. Sidharta'yı elinden tutup ırmak kıyısına götürdü, onunla birlikte yere oturdu, ırmağa bakıp gülümsedi
"Onun sana güldüğünü işittin"dedi."Ama herşeyi iştmedin henüz. Şimdi seninle kulak verelim ırmağa, işittiğinden daha çokşey işiteceksin" ."