0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    S. Y.

Şeker Bayramında yaptığım ve benim için ilk olan gezide başıma gelenlerin hikayesidir. 2012 de ortaklı olarak aldığım tekne ile en uzak gitmek Trilye'ye kadar gidebilmiştim. Bolca Burgazada, Çamlık koyu ve Sivriada yaptıktan sonra 2013 sonbaharında Ataköy'e gelip gitme zor olduğu için ortağıma tekneyi devredip, 2014 başında kendime aldığım Beneteau 40 teknemi bir yıl Marmara denizinde kullandıktan sonra onu alp getirdiğim Egenin mavi suları ile yeniden buluşması ve kendi sınırlarımı aşmak için kısıtlı bir zaman içinde Midilli adasına gitmeye karar verdim. Nerdeyse bir yıl plan yaptım. Kuzey Egede gezi yapmak isteyen gezgin korsanlara tanıştım. Ortak planlar yapmaya çalıştım. Fakat sonuçtu zaman kısıtlılığı yüzünden yalnız kaldım. Yani eşim ben ve on yaşındaki kızım üçümüz birlikte Midilli adasına gideceğiz ama nasıl ve nereden ? Eşim sert havada gitmem, tekne yatmayacak, seyir süresi 3-4 saatten uzun olmayacak diyor. Daha baştan Marmara denizi geçişinde benimle olmayacakları belli. Bana sorduğu soru şu: Midilli'ye en yakın yer neresi diye soruyor . Diyorum Bozcaada veya Ayvalık. Uçakla nasıl giderim Midilliye yakın yere diyor. Diyorum Edremit-Ayvalık. Yine de memnun olmuyor. En sonunda Babakale,  Petra-Midilli on millik mesafede anlaşıyoruz . Eşim ve kızım Çanakkale Geyikliye Kardeşinin yazlığına gidecek ben Pendik'ten Babakale'ye salimen gelirsem onlarda Geyikli'den Babakale'ye 50 km yolu araba ile gelecekler ve oradan Midilliye geçiş yapacağız. Gelemezsem zaten sorun yok. Yolda zaten bana birşeyler olmuştur. Onlar tatile devam edecekler bayram sonu dönecekler plan bu. Şeker bayram geliyor sürekli hava kolluyorum windguru dan ama tam gideceğim dönemde özellikle kuzey ege de sert kuzeyli bir hava gösteriyor 30-40 knot arası . Yakalanmamak için tatilimi öne alıyorum ama eşimde boş durmuyor. Tanıdık arkadaşlara telefon ediyor soruyor bu havada ve beninle gidilir mi diye .

 11 temmuz cuma akşamı kızım ve eşim kardeşi ile yazlığa gitmek için maslakta buluşacaklar bende onları Ataşehir'den Maslak'a götüreceğim. Cuma akşamı trafiğinde elinde ki İphonedan hava durumu kontrolleri ve son çırpınış sağa sola telefonlar gidilir mi diye . Bir olumlu cevaba karşı bir olumsuz cevaplar geliyor. İkinci köprünün son çıkışanda ben gelemeyeceğim cesaretim yok diyor ve ben mecburen tüm moralim bozulsa da geri dönüyorum . Ağzımı bıçak açmıyor. Ateşehire o trafikte dönüyorum.Tam TEM den Ataşehire döneceğim diyor ki, tamam gidiyoruz. Ben yeniden dönüyorum Maslak yoluna daha yolda bitirdi beni. Ama Middili hayali ile yeniden geri dönüyorum . Maslak'a ulaşıyorum onları arabaya bindiriyorum. İkna süreci yorucuda olsa tamamlandı. Bir başka sorunda tekneyi kiminle Bozcaada'ya götüreceğimdi. Herkes baştan gelirim diyor. Ama son anda planlar bozuluyor. Bir tane sağlam adam var. Aylar öncesinden ben ne olursa olur gelirim diyor. Yani adam öyle sağlam . Fakat kader ağlarını örmüş bir kere bana. Arkadaşım pnömoni ( zatürre) oldu. Bir ay öncesinde. Olsun ben hekimim ve iyi hekim arkadaşlarım var. hemen tedavisine başlandı. Arkadaşım hem geleceğim diyor ama görüyorum ki bir türlü iyileşemedi ve toparlanamadı. Son iki üç gün  kala Süleyman kendimi iyi hissetmiyorum gelemeyeceğim demez mi. Abi merak etme doktor kontrolünde gideceksin,  temiz hava bol gıda, tedavine ben devam ederim desem de ikna olmadı. Kaldım mı yalnız. Ben kendime güveniyorum ama tek başına Marmara  Çanakkale boğazı gereksiz risk . Acil olarak Bursa'dan yirmili yaşlarda iki yeğenimi çağırıyorum . Denizcilik deneyimleri yazlıktaki 4 m lik fiberglas kayıkla yazıkta gezmek . Olsun o da deneyim sayılır.

12 temmuz Cumartesi iki yeğenim ve büyük olanın kız arkadaşı Bursa'dan Pendik'e geliyorlar. Kız arkadaşları daha önce gemiye bile binmemiş olabilir ama dayı merak etme kız arkadaşım çok iyi aşçı en azından yemek yapar onunda öyle bir katkısı olur dediler . İkna oldum. Hemen Pendik Limana çıkış almak için gittim. Benim tekne Amerikan bayrak. saat 16 civarı görevliyi buldum. Adama benim transitloga baktı. Hocam bu olmaz . Bu senin değil bu eski sahibinin transtlogu sen burada sadece kaptan olarak görünüyorsun bunla çıkış yapamazsın dedi. Ben de saat 17 de yola çıkacağım başka sansım yok dedim . Halime acıdı Çanakkale'de halletmeye çalış dedi akıl verdi. Artık duracak ve dayanacak halim kalmadı. Bir gece Marmara adasında konaklamalı gitmeyi ve bunun için gece saat 02 de 13 temmuz pazar çıkmayı düşünüyordum. Gözüm öyle karardı ki. Sakin bir havada saat 18 de Pendik marinadan palamar halatlarını çözdüm ve bu ekiple gece yolculuğuna çıktım. Aslında tüm hafta ve cumartesi günü yarım gün çalışmış olmanın yorgunluğu da üstümde yola çıktım. Yeğenlerime özellikle gece seyrinde nelere dikkat edeceklerini anlattım . Gemi trafiğine çok dikkate edeceğiz . Birini sancağa birini iskeleye yerleştirirdim . Kız arkadaşları daha ikinci saate deniz tutmasından perişan oldu, değil yemek yapmak su bile verecek hali yok, sadece sancak kamarada yattı. Ana yelken ve Cenova acık . Motor yelken limonata gibi hava . Bursa'dan annemin gönderdiği kumanya sağlam. Hava dolunay değil ama görüş sağlam . Hava karardı ama gençler gemileri güzel tanıyorlar. Radarım açık. Ama benim gözüm pruvada denizde . Sorunsuz gidiyoruz. Motoru arada rüzgar iyiyse kapatıyorum . Hızımız 4,5-6,5 knot arası. Yeğenler dönüşümlü vardiya ama ben hep yukarıdayım . Uyku yok gözler açık. Çay kahve var. Yemek sorunsuz.. Ama sabaha saat 4 hava aydınlanmaya başlayınca benim dayanma kapasitem tükenmeye başladı. Yukarıda yarım saatlik uyku uyanıklık arasında saat 10 oldu.  Marmara adasını iskelemizde görüyoruz. Kız arkadaşları biraz kendine geldi. Kahvaltı hazırlayabildi ama dalgalarda büyümeye başladı. Ama sorun yok arkadan geliyor. Herkes epeyce iyi durumda. Gençlere sorun olursa Marmara adasında duracağımızı yoksa Çanakkale marinaya kadar gideceğimizi söylemiştim. Sorunsuz gelince doğrudan Çanakkale marina hedeflendi. Ama bana da bir güven geldi. Boğaza gündüz girdik ve  önce kuzeyden aşağıya iniyoruz. Gemilere dikkat maksimum. Hiç bir sorun yok . Hızlandıkça hızlanıyoruz. Gençler biraz yoruldu. Onlar bana ben onlara şaşırıyorum, dayı iyi dayandın diyorlar. Çanakkale marina iskelemde ama irmiyorum. İzinsiz çıkış yapacağım . Yunanistan sormuyor zaten Türkiye'den çıkış var mı diye. Cezası var ama hala bilmiyorum ne.. Hapis değildir umarım .. Hep kuzeyden gidiyorum . Abide ve morto koyu sancağımda hızım 10 knot coştum. Şehitlere selamımızı veriyoruz. Hedef Ege denizi ve Bozcaada . Eşim ve kızım orda artık yaklaştım. Motor yelken Bozcada ya 26 saatte ulaştım. Hava kararmadan  Bozcada mendirekte yer yokluğundan  karşısındaki güneyde ki  balıkçı kayıklarının bağlandığı yere demir atarak kıçtan kara bağlandım. Gece seyri olmasına rağmen çok rahat bir seyir oldu. Geceleri daha önce 3-4 saatlik seyirler yapmıştım ama umduğumdan çok kolay oldu. Tekneyi toparlayıp hemen gençlere birlikte gezgin korsandan aldığımız bilgiler ışığında çarşı içindeki bir restorana oturduk. Gençler çok mutlu oldu. Yaptıklarına inanamıyorlar evlerine ve arkadaşlarına akıllı telefonlarında mesajlar resimler atarak havalarını atıyorlar. Dayı sayende süper macera yaşadık havasındalar ama onlarla yolumuz yarın sabah ayrılacak.


Eşim salimen geldiğimizi görünce Babakale  inadından vazgeçti. Bozcada dan Petra'ya gelmeye razı oldu. Sabah erkenden Geyikliden feribotla Bozcaada'ya geldiler. Mazotum yeterli yolumuz 32 mil. hava şahane 12 knt rüzgar sabah erkenden saat 8 de yola çıktım. Yunanistan vizem yok. Bayramda sistemleri çöktü. Vize yetişmedi. Kapı vizesi alacağım . Bir hafta önce Mitilinde olan bir turizm acentesine başvurdum. Tekne evraklarını ve pasaport fotokopilerini  whatsuptan gönderdim ücretleri Türk bankasına TL olarak  peşin yatırdım  . Pasaport başına 20 avro acente hizmeti. pasaporta başına 35 avro Ödedim .  Tekne için acente hizmeti olarak 90 avro istediler. Girişi kendim yapacağım dedim . Yani Vize ve giriş işlemlerinin hepsi Petra'dan yapılacak. Sorunsuz motor yelken seyirle çok rahat Petra kasabasının kuzey tarafında yer alan gümrük sahası ve mendireğine beş saatte  ulaştım. Eşime yolda nasıl demir atacağı dersini verdim.  Beş metreye demir atıp kıçtan kara bağlandım. karaya çıkmak için paseralla gerekiyormuş ama ağır diye götürmemiştim . Eşim fena kızdı ama arkadan bot çektiğim için bota inerek kıyıya çıktık. Bağlanınca zannederim hem port hem gümrük polisi tekneye öylesine bakmaya geldiler . Acele etmemizi söylediler. Çok az tekne geldiği için belki son derce kibar ve yardımseverlerdi. O kapı yeni açıldığı için işlemleri tam bilmiyorlar havasındaydılar. 45+15 avro transitlog ve bağlanma ücreti ödedim.. Sonunda Yunanistan topraklarına sorunsuz girdim. Hemen yemeğe  kasabanın içine gittik keyfim yerinde masaya oturdum . Pendik'ten cumartesi akşam çıkıp Midilli Petra'ya pazartesi öğlen ulaştım. Buraya gelirken yaşadığım tüm zorluklar denize değil karaya ait sorunlardı. Gerçi dönüşte denize ve havaya ait yeterince sorun yaşadım..
Bu gezinin gidiş ayağı  ve daha heyecanlı olan ise dönüş ayağı oldu.
« Son Düzenleme: Kasım 30, 2015, 01:51:44 Gönderen: Süleyman Yılmaz »
*

    S. Y.

Ynt: Pendik-Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi
« Yanıtla #1 : Kasım 30, 2015, 02:08:37 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Petra Mendirek
« Son Düzenleme: Kasım 30, 2015, 02:13:55 Gönderen: Süleyman Yılmaz »


*

    S. Y.

Ynt: Pendik-Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi
« Yanıtla #2 : Kasım 30, 2015, 02:17:40 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Çanakkale Boğazı iniş hızı 10 knot
« Son Düzenleme: Kasım 30, 2015, 02:18:47 Gönderen: Süleyman Yılmaz »

*

    K. T.

Ynt: Pendik-Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi
« Yanıtla #3 : Kasım 30, 2015, 08:38:13 »
Harika.... Bu gençler olmasa hayat durur... Hazır kıta maşallah... Ne güzel  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    H. E.

Ynt: Pendik-Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi
« Yanıtla #4 : Kasım 30, 2015, 09:19:58 »
Hocam,
Sizde bu sevgi ve azim olduktan sonra başta eşiniz herkes önünüzde saygıyla eğilir ve işler yoluna girer. Devam!

Ama öyle fazla zorlamayın. Başkalarının, hele camiada "Kurt denizci" diye adı geçenlerin anlattıklarına fazla itibar etmeyin. Neyin ne olduğunu bilir ve temel güvenlik önlemlerini alırsanız kimseye bir şey olmaz. Havayı kollayın, uzun etap planlamayın, her etapta olası aksilikte kaçış yerlerinize iyi çalışın yeterli.

*

    E. Ç.

Ynt: Pendik-Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi
« Yanıtla #5 : Kasım 30, 2015, 10:22:48 »
Komşum , zor olan ilk seyirdir , onuda sağ salimen aşmışsın , devam.
   
*

    S. Y.

Ynt: Pendik-Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi
« Yanıtla #6 : Kasım 30, 2015, 10:39:14 »
kelime hatalarını düzeltmeye çalışıyordum . Böyle oldu
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Şeker Bayramında yaptığım ve benim için ilk olan gezide başıma gelenlerin hikayesidir. 2012 de ortaklı olarak aldığım tekne ile en uzak gitmek Trilye'ye kadar gidebilmiştim. Bolca Burgazada, Çamlık koyu ve Sivriada yaptıktan sonra 2013 sonbaharında Ataköy'e gelip gitme zor olduğu için ortağıma tekneyi devredip, 2014 başında kendime aldığım Beneteau 40 teknemi bir yıl Marmara denizinde kullandıktan sonra onu alp getirdiğim Egenin mavi suları ile yeniden buluşması ve kendi sınırlarımı aşmak için kısıtlı bir zaman içinde Midilli adasına gitmeye karar verdim. Nerdeyse bir yıl plan yaptım. Kuzey Egede gezi yapmak isteyen gezgin korsanlara tanıştım. Ortak planlar yapmaya çalıştım. Fakat sonuçtu zaman kısıtlılığı yüzünden yalnız kaldım. Yani eşim ben ve on yaşındaki kızım üçümüz birlikte Midilli adasına gideceğiz ama nasıl ve nereden ? Eşim sert havada gitmem, tekne yatmayacak, seyir süresi 3-4 saatten uzun olmayacak diyor. Daha baştan Marmara denizi geçişinde benimle olmayacakları belli. Bana sorduğu soru şu: Midilli'ye en yakın yer neresi diye soruyor . Diyorum Bozcaada veya Ayvalık. Uçakla nasıl giderim Midilliye yakın yere diyor. Diyorum Edremit-Ayvalık. Yine de memnun olmuyor. En sonunda Babakale,  Petra-Midilli on millik mesafede anlaşıyoruz . Eşim ve kızım Çanakkale Geyikliye Kardeşinin yazlığına gidecek ben Pendik'ten Babakale'ye salimen gelirsem onlarda Geyikli'den Babakale'ye 50 km yolu araba ile gelecekler ve oradan Midilliye geçiş yapacağız. Gelemezsem zaten sorun yok. Yolda zaten bana birşeyler olmuştur. Onlar tatile devam edecekler bayram sonu dönecekler plan bu. Şeker bayram geliyor sürekli hava kolluyorum windguru dan ama tam gideceğim dönemde özellikle kuzey ege de sert kuzeyli bir hava gösteriyor 30-40 knot arası . Yakalanmamak için tatilimi öne alıyorum ama eşimde boş durmuyor. Tanıdık arkadaşlara telefon ediyor soruyor bu havada ve benimle gidilir mi diye .

 11 temmuz cuma akşamı kızım ve eşim kardeşi ile yazlığa gitmek için maslakta buluşacaklar bende onları Ataşehir'den Maslak'a götüreceğim. Cuma akşamı trafiğinde elinde ki İphonedan hava durumu kontrolleri ve son çırpınış sağa sola telefonlar gidilir mi diye . Bir olumlu cevap geliyorsa karşı bir olumsuz cevap geliyor. İkinci köprünün son çıkışanda ben gelemeyeceğim cesaretim yok diyor ve ben mecburen tüm moralim bozulsa da geri dönüyorum . Ağzımı bıçak açmıyor. Ateşehire o trafikte dönüyorum.Tam TEM den Ataşehire döneceğim diyor ki, tamam gidiyoruz. Ben yeniden dönüyorum Maslak yoluna daha yolda bitirdi beni. Ama Middili hayali ile yeniden geri dönüyorum . Maslak'a ulaşıyorum onları arabaya bindiriyorum. İkna süreci yorucuda olsa tamamlandı. Bir başka sorunda tekneyi kiminle Bozcaada'ya götüreceğimdi. Herkes baştan gelirim diyor. Ama son anda planlar bozuluyor. Bir tane sağlam adam var. Aylar öncesinden ben ne olursa olur gelirim diyor. Yani adam öyle sağlam . Fakat kader ağlarını örmüş bir kere bana. Arkadaşım pnömoni ( zatürre) oldu. Bir ay öncesinde. Olsun ben hekimim ve iyi hekim arkadaşlarım var. hemen tedavisine başlandı. Arkadaşım hem geleceğim diyor ama görüyorum ki bir türlü iyileşemedi ve toparlanamadı. Son iki üç gün  kala Süleyman kendimi iyi hissetmiyorum gelemeyeceğim demez mi. Abi merak etme doktor kontrolünde gideceksin,  temiz hava bol gıda, tedavine ben devam ederim desem de ikna olmadı. Kaldım mı yalnız. Ben kendime güveniyorum ama tek başına Marmara  Çanakkale boğazı gereksiz risk . Acil olarak Bursa'dan yirmili yaşlarda iki yeğenimi çağırıyorum . Denizcilik deneyimleri yazlıktaki 4 m lik fiberglas kayıkla yazıkta gezmek . Olsun o da deneyim sayılır.

12 temmuz Cumartesi iki yeğenim ve büyük olanın kız arkadaşı Bursa'dan Pendik'e geliyorlar. Kız arkadaşları daha önce gemiye bile binmemiş olabilir ama dayı merak etme kız arkadaşım çok iyi aşçı en azından yemek yapar onunda öyle bir katkısı olur dediler . İkna oldum. Hemen Pendik Limana çıkış almak için gittim. Benim tekne Amerikan bayrak. saat 16 civarı görevliyi buldum. Adama benim transitloga baktı. Hocam bu olmaz . Bu senin değil bu eski sahibinin transtlogu sen burada sadece kaptan olarak görünüyorsun bunla çıkış yapamazsın dedi. Ben de saat 17 de yola çıkacağım başka sansım yok dedim . Halime acıdı Çanakkale'de halletmeye çalış dedi akıl verdi. Artık duracak ve dayanacak halim kalmadı. Bir gece Marmara adasında konaklamalı gitmeyi ve bunun için gece saat 02 de 13 temmuz pazar çıkmayı düşünüyordum. Gözüm öyle karardı ki. Sakin bir havada saat 18 de Pendik marinadan palamar halatlarını çözdüm ve bu ekiple gece yolculuğuna çıktım. Aslında tüm hafta ve cumartesi günü yarım gün çalışmış olmanın yorgunluğu da üstümde yola çıktım. Yeğenlerime özellikle gece seyrinde nelere dikkat edeceklerini anlattım . Gemi trafiğine çok dikkate edeceğiz birinci kurla bu . Birini sancağa birini iskeleye yerleştirirdim . Kız arkadaşları daha ikinci saate deniz tutmasından perişan oldu, değil yemek yapmak su bile verecek hali yok, sadece sancak kamarada yattı. Ana yelken ve Cenova acık . Motor yelken limonata gibi hava . Bursa'dan annemin gönderdiği kumanya sağlam. Hava dolunay değil ama görüş sağlam . Hava karardı ama gençler gemileri güzel tanıyorlar. Radarım açık. Ama benim gözüm pruvada denizde . Sorunsuz gidiyoruz. Motoru arada rüzgar iyiyse kapatıyorum . Hızımız 4,5-6,5 knot arası. Yeğenler dönüşümlü vardiya ama ben hep yukarıdayım . Uyku yok gözler açık. Çay kahve var. Yemek sorunsuz.. Ama sabaha saat 4 hava aydınlanmaya başlayınca benim dayanma kapasitem tükenmeye başladı. Yukarıda yarım saatlik uyku uyanıklık arasında saat 10 oldu.  Marmara adasını iskelemizde görüyoruz. Kız arkadaşları biraz kendine geldi. Kahvaltı hazırlayabildi ama dalgalarda büyümeye başladı. Ama sorun yok arkadan geliyor. Herkes epeyce iyi durumda. Gençlere sorun olursa Marmara adasında duracağımızı yoksa Çanakkale marinaya kadar gideceğimizi söylemiştim. Sorunsuz gelince doğrudan Çanakkale marina hedeflendi. Ama bana da bir güven geldi. Boğaza gündüz girdik ve  önce kuzeyden aşağıya iniyoruz. Gemilere dikkat maksimum. Hiç bir sorun yok . Hızlandıkça hızlanıyoruz. Gençler biraz yoruldu. Onlar bana ben onlara şaşırıyorum, dayı iyi dayandın diyorlar. Çanakkale marina iskelemde ama girmiyorum. İzinsiz çıkış yapacağım . Yunanistan sormuyor zaten Türkiye'den çıkış var mı diye. Cezası var ama hala bilmiyorum ne.. Hapis değildir umarım .. Hep kuzeyden gidiyorum . Abide ve morto koyu sancağımda hızım 10 knot coştum. Şehitlere selamımızı veriyoruz. Hedef Ege denizi ve Bozcaada . Eşim ve kızım orda artık yaklaştım. Motor yelken Bozcada ya 26 saatte ulaştım. Hava kararmadan  Bozcada mendirekte yer yokluğundan  karşısındaki güneyde ki  balıkçı kayıklarının bağlandığı yere demir atarak kıçtan kara bağlandım. Gece seyri olmasına rağmen çok rahat bir seyir oldu. Geceleri daha önce 3-4 saatlik seyirler yapmıştım ama umduğumdan çok kolay oldu. Tekneyi toparlayıp hemen gençlere birlikte gezgin korsandan aldığımız bilgiler ışığında çarşı içindeki bir restorana oturduk. Gençler çok mutlu oldu. Yaptıklarına inanamıyorlar evlerine ve arkadaşlarına akıllı telefonlarında mesajlar resimler atarak havalarını atıyorlar. Dayı sayende süper macera yaşadık havasındalar ama onlarla yolumuz yarın sabah ayrılacak.


Eşim salimen geldiğimizi görünce Babakale  inadından vazgeçti. Bozcada dan Petra'ya gelmeye razı oldu. Sabah erkenden Geyikliden feribotla Bozcaada'ya geldiler. Mazotum yeterli yolumuz 32 mil. hava şahane 12 knt rüzgar sabah erkenden saat 8 de yola çıktım. Yunanistan vizem yok. Bayramda sistemleri çöktü. Vize yetişmedi. Kapı vizesi alacağım . Bir hafta önce Mitilinde olan bir turizm acentesine başvurdum. Tekne evraklarını ve pasaport fotokopilerini  whatsuptan gönderdim ücretleri Türk bankasına TL olarak  peşin yatırdım  . Pasaport başına 20 avro acente hizmeti. pasaporta başına 35 avro Ödedim .  Tekne için acente hizmeti olarak 90 avro istediler. Girişi kendim yapacağım dedim . Yani Vize ve giriş işlemlerinin hepsi Petra'dan yapılacak. Sorunsuz motor yelken seyirle çok rahat Petra kasabasının kuzey tarafında yer alan gümrük sahası ve mendireğine beş saatte  ulaştım. Eşime yolda nasıl demir atacağı dersini verdim.  Beş metreye demir atıp kıçtan kara bağlandım. karaya çıkmak için paseralla gerekiyormuş ama ağır diye götürmemiştim . Eşim fena kızdı ama arkadan bot çektiğim için bota inerek kıyıya çıktık. Bağlanınca zannederim hem port hem gümrük polisi tekneye öylesine bakmaya geldiler . Acele etmememizi söylediler. Çok az tekne geldiği için belki son derce kibar ve yardımseverlerdi. O kapı yeni açıldığı için işlemleri tam bilmiyorlar havasındaydılar. 45+15 avro transitlog ve bağlanma ücreti ödedim.. Sonunda Yunanistan topraklarına sorunsuz girdim. Hemen yemeğe  kasabanın içine gittik keyfim yerinde masaya oturdum . Pendik'ten cumartesi akşam çıkıp Midilli Petra'ya pazartesi öğlen ulaştım. Buraya gelirken yaşadığım tüm zorluklar denize değil karaya ait sorunlardı. Gerçi dönüşte denize ve havaya ait yeterince sorun yaşadım..
Bu gezinin gidiş ayağı  ve daha heyecanlı olan ise dönüş ayağı oldu.
« Son Düzenleme: Kasım 30, 2015, 10:42:20 Gönderen: Süleyman Yılmaz »


*

    H. E.

Ynt: Pendik-Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi
« Yanıtla #7 : Kasım 30, 2015, 11:33:50 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
kelime hatalarını düzeltmeye çalışıyordum . Böyle oldu


[ /quote ] ifadelerini kaldırmanız lazım ki alıntı halinde göstermesin. Bu mesajdaki hali ilk mesaja kopyalayalım mı?
*

    S. Y.

Ynt: Pendik-Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi
« Yanıtla #8 : Kasım 30, 2015, 11:41:46 »
evet ikinci mesaj duzeltilmis hali
*

    A. N.

Ynt: Pendik-Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi
« Yanıtla #9 : Kasım 30, 2015, 12:28:06 »
Süleyman korsan,
Yazınızı keyifle okudum. İstanbul'dan yola çıkacak korsanlar için faydalı bilgiler. Dönüş yolculuğunu da okumayı dört gözle bekliyorum. Elinize sağlık, çok teşekkürler.
*

    A. R. K.

Ynt: Pendik-Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi
« Yanıtla #10 : Kasım 30, 2015, 13:03:24 »

Süleyman kaptanım kutluyorum,

İlk orta uzunluktaki seyirler her zaman heyecanın dorukta oldugu seyirlerdir...

Kazasız belasız dönmüşsün,hedefler büyüyecektir,

Devamını bekliyoruz...

5-6 Aralık ta Sivri adaya kutlamalara bekliyoruz...
*

    T. G.

Ynt: Pendik-Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi
« Yanıtla #11 : Kasım 30, 2015, 13:18:39 »
Hophop hiç benden bahsetmemişsin. 
*

    S. Y.

Ynt: Pendik-Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi
« Yanıtla #12 : Kasım 30, 2015, 13:27:33 »
assolistler en son cikar tumay sen ikinci kisimdasin
*

    S. Y.

Ynt: Pendik-Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi
« Yanıtla #13 : Mart 22, 2016, 15:29:09 »
Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi-2 ( Dönüş)

Aslında çok önce yazmam gereken dönüş yazısı ta bugünlere kaldı. Nerdeyse yeni sezon yeni gezi yazıları başlayacak. Midillide üç gün kaldık. Açıkçası pek gezme fırsatım olmadı. Eşim ve kızım Petra'ya bayıldı. Mendireğe bağlı tekneden botla plaja gidiyor botu plaja çekip kızımla yüzüyor veya bottan denize atlıyor. Öğle akşam ve yemeklerinde Petranın içine yürüyerek gidiyor. Şeç beğen düşünmeden gir, şahane ye iç ve makul hesaplı restoranlardan keyifle çık. Bu kadarı benim ekibe yetti artı bile. Buraya zorla gelen eşim seneyede buraya gelsek bana yeter diye memnuniyetini belirtti. Geldi çattı dönüş yolculuğu. Yaklaşan sert havayıda gözönüne alarak 15 temmuz sabah erkenden saat 04 te yola çıktım.  Mendireği aydınlatan  elektirik lambaları ile her taraf gündüz gibiydi. Ayrılıp  açık denize çıkınca her taraf zifiri karanlık. Eşim o anda isyan etti . ''Bu kadarı fazla benim içim nerdeyiz? biz nereye gidiyoruz ? sen nereye gittiğini biliyormusun bu karanlıkta ? '' demeye başladı. Canım eşim bak karşıda Assos, biraz ötede Babakale, arkamızda Petra  merak etme yarım saate her yer aydınlanacak desemde benim de aklıma mülteciler geldi. Ya  karanlıkta karşıma çıkarlarsa ya göremessem diye düşünmeye başladım. Dikkatle önümüzü izleyerek havanın aydınlamasını bekledim. Hava aydınlanınca yelkenleri açtım . Orsa seyir ve motor desteği ile yukarıya tırmanmaya başladım. Bozcaadanın batısını rota tutsamda akıntı ve rüzgar beni batıya kaydıryordu. Kızım ve eşimden oluşan ekip fazla şikayet etmeden Bozcaada mendireğe tonoz olarak bağlandım. Bayram tatili Bozcaada ve Geyiklide  geçti.  Limanda Gökhan Akgün korsana rastladım . Oda yaklaşan fırtınadan endişeleniyordu ve benden birgün önce yola çıktı. Çanakkale girişinde ve boğazda çok zorlandığını telefonla öğreniyordum.  Ekibimi ( kızım ve eşim )  Bozcaadada bıraktım ve başka bir yeğenle 17 temmuz sabah 05 te  havanın biraz sakinleştiğini görünce yola çıktım. Yakıt ve su depoları tam dolu vaziyette . Bozcaadan  Çanakkale Boğazına  kadar 25-28 knot-poyraz gösteriyor sonrasında biraz hava düşüyor gibi görünüyordu. Çanakkale boğazı girişine kadar seet havada çektiğim bot arkadan kopup gitmiş, bir balon usturmaça gitmiş haberimiz bile olmadı. Sert esen shava Kumkaleyi döndükten sonra iyice  sertleşmeye başladı. Karanlık limana doğru Anadolu tarafından motorla seyir yapıyorum ama dalagalar çok yüksek ana yelken 2/3 açık ama  kafadan dalga olunca zorlanıyorum dümen tutmakta. Ne kadar kıyıya yaklaşşam da çare olmuyor. Gökhan korsan birgün önce burlarda 1-2 knot hızla seyir yapmıştı benim tekne 4-5 knotlarda tırmanıyor ama ne yemek ne su içebiliyoruz keyif sıfır. Yavaş yavaş Çanakakale marina önlerine geliyorum. Dalga azaldı hızım arttı. Hep söylenir ters akıntı oluyor bazı yerlerde hava sert olunca ters akıntınında tersi artıyor. 7,4 knot u gördüm . Herhalde Posseidon dularımı duydu diyorum .. Ama bizim duaların etkisi Nara burnundan sonra bitti. Trakya tarafına geçtim. Aynı Rüzgar aynı dev dalgalı deniz. Sürekli dümen tutmak zorundayım. Genç yeğen dümen tutamıyor. Otopilota bırakımıyorum . Yinede Bozcaada dan yedi saat sonra Gelibolu önlerine geldim. Gidecek hal yok, tükendim.  Gelibolu önlerindeyim ama daha önce Marmara adasına  veya Asmalıya gireceğim diye planlamıştım . Hem geç kaldım hem hava uygun değil .. Geliboluda iki yer var.  Tümay korsanı arıyorum cepten taktik istiyorum.  Korunaklı diye  barınağa girmek istiyorum. Gökhan Korsan da öyle demişti ama onu tekne ufaktı. Tümay barınağa girme açıkta demirle deyince ısrarla . Feribot iskelesinin mendireğin ucuna doğru, batı yanına  3-4 metrelik derinliğe demiri saat 14 civarında  bıraktım. Zincire halatla bosa vurdum. Teknenin içine girdim .. Teknede neta ettiğim herşey istisnasız uçmuş ve yere inmiş. Hemen biraz topladım.  Bot yok karaya çıkamıyoruz. Makarna hazırlandı, yendi ve yeğene ben iki saat uyuyacağım sen havuzlukta dur etrafa bak zincir tararsa , sürüklenirsek bana haber ver dedim ama saat 19 caivarında uyandım. Yukarı çıktım baktım benim yeğen sanki üç gündür uyuyor. Demir yeri sakin  ve sorun yok..Akşam yemeği filan havayı dinleme halindeyiz. Gece boyunca hava pek düşmedi. Sabah erkenden kalktım . Marmara denizin girişinde dalga biraz  azalmış gibi görünüyor. Yola devam etmemiz lazım . Gökhan bir gün önümde ama O yalnız ve epeyce sıkıntı çekmiş. Pazar sabah yeniden çıktım yola, saat sekiz civarı ..İki saat kadar gittim ama bana dünü aratacak bir hava aynen devam .. Tümay dan taktik alıyorum . Kıyı seyiri yap diyor ben neredeyse 4 metrelere kadar kıyıya sokuluyorum açığa çıkıyorum .. Bence bir fark yok, 4-5 knot hızla devam ediyoruz .. Yeğene aşığıdan bir soda getir dedim . Abi inemiyorum dedi. Halimiz pek iyi değil. Uzakta gemiler gemi yolunda sakince gidiyor .. Benden başka yelkenli tekne yok ortada..  Whatsupp tan ''MarmARADA Yolda Kalanlar'' grubu kurdum.  Gökhan, ben, paşalimanına kadar kalamıştan bayram için gelmiş Levent Kabasakal Hocam 31 feet Beneteau First ü ile, Tümay kaptanım ve Deniz Giray kardeşim karada destek olarak gruba katıldılar. Hem taktik alıyoruz hem güvenlik açısından kendimizi daha eminiyette hissediyoruz. Doğanaslan sığlığını geçtiktikten sonra yeğene sordum. Devam mı edelim yoksa dönelim mi diye . O ne kadar daha var dedi. Tam ortadayız girilebilecek ilk liman olan Şarköy için dedim . O halde devam et abi deyince . Dalgalarla boğuşmaya devam ettim toplam dört buçuk saat sonra Şarköy önlerine geldim . Burayada ilk defa geliyorum. Barınağa girince ne dalga kaldı ne rüzgar demir atacağım . Kıyıda halat almak için beklyen birinide gördüm. Durum şahane . Tarihin en uzun demir atma deneyimlerinden biri oldu. Demiri bağladığım halatı çözmeyi unuttuğum için ırgatın sigortası attı. Kavaletaya zincir baklası sıkıştı. Gittim kurtardım. Rüzgar azaldı ama beni durmadan mendireğe yanaşmış olan sahil güvenlik botunun üstüne atıyor. Herşeyi nerdeyse tek başına yapıyorum . Sonunda demiri funda ettim, kıyıya palamar halatlarımızı attım . Balıkçı Mustafa arkadaş bağlanmamıza yardım etti .. Bugün dünden daha kısa seyir olmasına rağmen daha yorucuydu. Kendimize bir türlü gelemiyoruz havuzluğa serildik.. Gökhan ne yapıyor merak ediyorum .. Onun hikayesi benden bile uzun :-)) ..Hava böyle devam ederse ( ki edecek ) artık bir yere gitmeyi düşünmüyorum .. Karaya çıktık. Yemek yedik. Balıkçı Mustafa ve diğer balıkçılarla muhabbet  ettik. Bizden sonra bir Motoryat geldi. Onlarda epeyce döğünmüşler. Balıkçı Mustafa güven veren biri. Bende devam edecek hal yok.. Akşam yemeğinde Mustafa Kaptan tekne sana emenat biz bir  hafta kadar  burada bırakacağız tekneyi dedim. Zaten barınağa gözkulak oluyor. Günlük 50 tl ama size madem uzun kalacaksınız dedi. 40 tl ye anlaştık fişli... Gece tail dönüşü Geyikli tarafından gelen akrabalar  bizi Şarköyden aldılar ve Pazartesi sabahı işte olmka üzere istanbula döndük. Şarköyü çok sevdim onca sıkıntıdan sonra yanaşmak için çok iyi bir yer. Ama Marmaranın denizinin batısını hiç sevmedim ve seveceğimi de zannetmiyorum.. Bir hafta sonra gittim son derce sakin bir havada gündüz gözüne 17 saatte motor yelken çoğunlukla motor Pendiğine döndüm.. Şimdiki aklım olsa o 7-8 Bofor  havada Bozcaadan hiç çıkmaz. Bekler kesinlikle sakin bir havada Çanakkale boğazını geçer ..  Marmara adasına ulaşırdım. Yinede eşimı ve kızımı Bozcaadada bırakarak ne kadar isabetli bir karar verdiğimi gördüm.. Eğer onlara o iki günlük sert havayı yaşatsaydım, denizcilik tarihinin en zor anlarından birini yaşacaktım....
*

    M. A.

Ynt: Pendik-Midilli-Pendik Arası Denizden Korkan Eşle Gezi
« Yanıtla #14 : Mart 22, 2016, 16:41:07 »
elinize sağlık güzel bir anlatım olmuş.
Bu seneki planımı minimum 2 gün opsiyonlu dönüş olarak yapmam lazım demek ki