Sevgili Gekolar sayın Kemal Baral'ın yazmış olduğu Denizde can ve Mal Kurtarma ile ilgili bir yazısını bilgi olarak sizlerle paylaşmak istedim.Sevgiler
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş YapDENİZDE CAN VE MAL KURTARMA
Denizde kurtarma kavramını iki ayrı konu olarak algılamak gereklidir.
Can kurtarmak ve gemiyi – malı kurtarmak, birbirinden farklı yasal şartları ve uygulamaları olan konulardır.
CAN KURTARMAK:
4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkındaki Kanun’un 14. ve 19. maddeleri hükümlerine istinaden her kaptan (tekne kullanan ve kullanım sorumluluğunu üstlenmiş bulunan herkes kaptan kavramına girer) can kurtarmak için gayret sarf etmek mecburiyetindedir.
Bunun için herhangi bir yardım talebi alması gerekmez, tehlike altında olduğunu gördüğü, öğrendiği veya rastladığı tüm kişilere yardımla mükelleftir.
Can kurtardığı için kurtaranın herhangi bir maddi karşılık isteme hakkı da bulunmamaktadır.
Can kurtarabilecek yer ve imkana sahip olduğu halde bu mesuliyeti zorlayıcı bir neden olmaksızın “14. madde”yi yerine getirmeyenlerin cezai sorumlulukları vardır.
Yani, gerek diğer gemiler ve gerekse Sahil Güvenlik gibi resmi teşkilatlar, denizde sizin canınızı kurtarmakla yükümlüdürler ama malınızı ve teknenizi değil.
TEKNEYİ VE MALI KURTARMAK:
Ticaret Kanunu’nun son kısmında konuyla ilgili hükümler ve kuralar yer almaktadır.
TTK 816. Maddesi uyarınca çok küçük olmayan her türlü deniz aracı “gemi” sayılır ve yasa hükümlerine dahil olur.
Gemi siciline kaydolmamış büyük küçük her türlü deniz aracı menkul mal hükmündedir ve deniz hukuku hükümlerine girmez. TTK 867 gemi siciline kayıtlı her türlü deniz aracı ise gayrı menkul niteliğindedir ve deniz hukuku hükümlerine tabidir.
18 grostonu geçen tüm gemilerin gemi siciline kaydedilmesi mecburidir.
Diğer taraftan, Bağlama Kütüğü yönetmeliği uyarınca 18 grostonun altındaki tüm deniz araçlarının Bağlama Kütüğü’ne tescili mecburi hale getirilmiştir. Tescili yapılmamış deniz araçlarının seyrüseferine izin verilmez.
Ticari gelir elde etmek için kullanılan her türlü gemi siciline kaydedilmiş deniz aracı “Ticaret Gemisi” olarak tanımlanır ve münhasıran ilgili kanunun hükümleri bu gemiler için geçerlidir. Bununla beraber TTK'nın 822. Maddesi birinci fıkrasındaki hükme istinaden “kurtarma” ve “yardım” tanımlamaları yatlar için de geçerlidir.
Anlaşılacağı gibi bir yatı kurtarma ile ilgili iş, işlem ve yasal hükümler; kocaman bir ticaret gemisine nasıl uygulanıyorsa aynen uygulanacak demektir.
“TERK EDİLEN TEKNE” BULANINDIR
Fazla ayrıntıya girmeden başlıklar halinde “tekne kurtarma” ile ilgili hususları vurgulayalım:
1- Kaptanının yardım talebi alınmadan tekne kurtarılması için harekete geçilemez..
2- Kaptan dahil tüm mürettebatı tarafından terk edilmiş haldeki teknenin kurtarılması kurtaranın inisiyatifine bağlıdır ve “Lukata Hükümleri” uygulanır. Özetle, “kurtaran”, kurtardığı “terk edilmiş” teknenin mülkiyetinin “kendi üzerine tescilini” veya değeri kadar meblağın “ödenmesini” isteyebilir ve bu alacağını elde etmek için hapis hakkını dahi uygulayabilir.
3- Kaptanın talebi üzerine gemiyi kurtaranın “ücret isteme” hakkı vardır ve bu ücret “kurtarılan tekne veya malın değerini geçemez”.
Kurtarılma talebinde bulunan kaptanın isteğine göre kurtarmayı yapacak kişi arasında bir “kurtarma ücreti mukavelesi” yapılabilir ve kurtarma ücretini beraberce kararlaştırabilirler. Ancak, kurtarma veya yardım hakkında yapılan bir mukavele “tehlike zamanında” ve “tehlikenin etkisi altında” yapılmış ise ve kurtarılana “aşırı ve orantısız yük getirecek” hükümler taşıyorsa sonradan mahkemeye müracaatla itiraz edilip değiştirilebilir.
4- Herhangi bir kurtarma mukavelesi yapılmadan kurtarma işlemi gerçekleşmişse kurtaranın TTK 1225 1226 1227 maddelerindeki esaslara göre ücret isteme hakkı vardır.
5- Kaptanın açıkça karşı çıkmasına ve istememesine rağmen kurtarma yapanın hiçbir ücret isteme hakkı yoktur.
6- Bir römorkör (kurtarılan tekneyi çekerek selametli bir yere ulaştıran her tekne römorkör olarak anılır) cer mukavelesi olarak hukuken adlandırılan çekme ücretinin dışında ayrıca kurtarma ücreti talep edebilmesi için çekme hizmetinin dışında kurtarmak için ayrıca çaba gerektiren işlemlerin yapılmış olması gerekir.
7- Mukaveleler hakkında Borçlar Kanunu’nun hükümleri geçerlidir. Yani şekil şartlarına tabi olması yasal olarak zaruri olmayan tüm sözleşmeler sözlü veya yazılı olabilir ve şekil serbestisi vardır. Ancak ispat keyfiyeti nedeniyle yazılı bir sözleşme yapılması tavsiye edilir.
8- Kurtarma gayretleri netice vermeyen kurtarma ücreti talep edemez.
9- Kurtarılmak zorunda bırakmak için kötü niyetli davranışta bulunup ondan sonra kurtarmaya girişen de kurtarma ücreti talep edemez.
Detaylar için ilgili mevzuat incelenmelidir. Bu arada uzmanlık isteyen bir konu olduğunu da unutmamak gerekir.
SONUÇ
Denizde can güvenliği tehlikede olan insanları yardım istesinler ya da istemesinler kurtarmak zorunlu bir görevdir ve hiçbir maddi karşılığı olamaz.
Ama, tehlikede olan bir tekneyi kurtarmak zorunlu değildir. İçinde mürettebat varsa “kurtarılmak” onların isteğine tabidir ve kurtarana ücret isteme hakkı doğurur.
Bu hususları göz önünde tutarak, yardım isteyip istememeye karar verilmelidir. Aynı şekilde tekne ve malı kurtarmaya teşebbüs edip etmemeye karar verilmelidir.
Panik halinde düşüncesizce yapılan girişimlerin ve alınan kararların sonradan sıkıcı sonuçları olabileceği unutulmamalıdır.
Sahil Güvenlik, sizin “canınızı kurtarmakla” görevlidir. Ancak teknenizi kurtarmak zorunda değildir. Size bedeli karşılığında kurtarma aracı veya kurtaran önerebilir.
Tüm denizcilere selametle seyirler ve kolayına rüzgarlar, mutedil denizler diliyorum.
Kemal BARAL (*)