0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    E. D.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #30 : Ekim 03, 2021, 15:47:32 »
    Ahmet hocam çok doğru açıklamış. İlk zamanlar malzemenin ne kadar güçlü ve dayanıklı olduğu bilinmiyordu. bir de ilk zamanlar el yatırmasıydı, sonradan vakumlama sistemiyle aynı malzemeyle daha güçlü yapı elde edildi.
*

    C. T.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #31 : Ekim 03, 2021, 15:48:32 »
Elyaf değilde elyaf tozu ile yapılmış polyester ve dayanımı hakkında bilgisi olan var mı ?



*

    C. T.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #32 : Ekim 03, 2021, 15:57:13 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
    Ahmet hocam çok doğru açıklamış. İlk zamanlar malzemenin ne kadar güçlü ve dayanıklı olduğu bilinmiyordu. bir de ilk zamanlar el yatırmasıydı, sonradan vakumlama sistemiyle aynı malzemeyle daha güçlü yapı elde edildi.

Peki bu bilgi son kaç yılda elde edildi 1970 lerden kalma bilgiye göre mi gelişme sağlandı yoksa 2010 larda bile fiber ile ilgili bilinmeyenler hala hatırı sayılır orandaydı da ondan sonra birden bilgiye ulaşılıp gövdeler 2010 lardan sonra hatırı sayılır şekilde incelmeye başladı.

İfademe bakıpta fazla birşey biliyorum sanmayın ben de öğrenmeye çalışıyorum

Mesela polyester reçineden daha iyisi olan epoksi reçine 20-30 yıldır biliniyor yani diğer taraftan paraya kıyınca epoksi teknelerde üretilebiliyor ve belki de gövdeleri incelen yeni tekneler polyester değil epoksidir ve materyal farkı nedeniyle teknoloji farkına sahiptir

Aynı şeyi vinylester malzeme içinde düşünebiliriz ve sanırım en pahalı ama en uyumlu malzeme de o ama pahalılığı nedeniyle tercih edilmiyor diye biliyorum.

Tekne içindekk masif ahşapların MDF kaplamaya dönüşmesi pahalı verniklerden vazgeçilmesi hakkında fikirlerimiz var mı


*

    A. Ç.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #33 : Ekim 03, 2021, 16:20:10 »
Polyester reçine en ucuzudur ve doğru kullanıldığında çok sağlamdır, epoksi ise polyestere göre iki kat pahalıdır. Vinilester ise ikisinin arasında kalıyor. epoksinin yapışma özelliği yani sert zemine yapışması en güçlüdür, altıda biri kadar yapışma sağlayan vinilester ardından gelir, polyesterin ise yapşıkan özelliği hemen hiç yoktur, ayrıca polyester donarken çektiği için tutunduğunu sandığınız malzeme ile ilişkisini keser, bunun olması iki yıla kadar sürebilir. Tekne inşasında ise polyester birbirine kimyasal bağ ile bağlanır ve polyesterin donması 3 haftaya kadar uzadığından sertleşmiş görünse bile kimyasal reaksiyon devam etmektedir. Epoksi reçine aynı miktarda cam elyafı için daha fazla kullanılması gereken bir malzemedir ve cam elyafı çok güçlü olsa da belirli bir kalınlığın altına inemezsiniz. bu nedenle polyester reçine ve gerektiği yerlerde vinilester reçine idealdir. Onarım gibi sertleşmiş malzemeye yapışması gereken durumlarda ise sadece epoksi kullanılması en iyi çözümdür.

teknelerde ahşap veya kontraplak kullanımı her yerde mümkün değildir. örneğin baş altı kaemrayı tekneden ayıran bölme yekparedir ve inşaatlarda perde beton gibi tekneini şeklinin korunmasını sağlar, bu bölmeyi ve yapısal diğer ahşapları MDF veya suntaya çevirmek düşünülemez. MDF ve sunta yapıştırıcıları zehirleyicidir ve küçük hacımlarda bu etkileri artar. Hastanelerde özellikle çocuk bölümlerinde ve iyi hastanelerde tamamında kullanılan suntalar ve MDF'ler zehirli olmayan ama kat kat pahalı başka bir yapışkanla yapılırlar (umarım çoğunluğu bu yöndedir). Sunta ve MDF, kontraplağa göre sudan ve rutubetten çok daha fazla etkilenir ve dağılır. Başka türlü bir malzeme bulunmadıkça bunların teknelere girebileceğini sanmıyorum. Üreticilerin kendi potansiyel müşterilerine karşı mallarının yi olduğunu göstermesi gerekir ki mal satabilsinler, bu açıdan da daha düşük kaliteli bir malzeme kullanmazlar, aynı şey vernik ve boya için de geçerlidir. Bu sene sattığı teknenin kamara içinde vernikleri gelecek yıl dökülürse o üreticinin önümüzdeki sene ve daha sonraki senelerde satışları düşer. 
*

    İ. B. Ö. .

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #34 : Ekim 03, 2021, 19:09:54 »
Merhaba,
Ahşap teknelerde ana karinanın üzerine döşek posta ve boyuna atkılarla iskelet yapılıp borda kaplaması çakılıyor.dalga boşluğuna düşmelerde konstrüksüyonu korumak için karinadan su çekeri seviyesine kadar daha kalın kaplama tahtaları ve döşek denilen takviyeler kullanılıyor.. fiber(yelkenli)teknelerde ana omurga yok(genellikle).kabuğun rijitliğinin her yüzeyde aynı olmaması gerektiğinden ötürü(şu çeker yüzeyinin daha çok darbe,daha büyük kuvvetlere maruz kaldığından)şu çeker yüzeyi daha kalın oluşturulur.bunu genelde katman sayısıyla değil,katmanları oluşturan elyaf yoğunluğuyla elde ediyorlar..bordanın güverteye yakın kesiminde (örneğin)250 gr/m2 elyaf kullanırken × kat,salmanın,motor ve yürütücü öğenin,direğin bağlandığı yüzey boyunca yine × kat 450,600 hatta 800 gr/m2 elyaf kullanılıyor.bu bölgedeki rijitlik, üst bölgede oluşan burulma hesaplamaları 2000 li yılların önemli gelişmelerinden sanırım..

Gezgin Korsan Sosyal Medya Hesaplarını Takip Ediniz

               


*

    A. H.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #35 : Ekim 03, 2021, 19:38:42 »
Konu çevrelice tartışılmış.

Benim bu konuda çok hoşuma giden bir yazı var. Bilinen tekne markalarını karşılaştırması ve sunulan teknik detaylar açısından faydalı bir kaynak:

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    İ. B. Ö. .

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #36 : Ekim 04, 2021, 21:02:41 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Aynı sorun ve sorular otomobil piyasasında vardı. Eskiden arabalar 20 sene 30 sene giderdi , kaportalar Amerikanlarda  2 mm kalınlıktaydı. Araba önden vuruldumu arkası yamulurdu , kalın Boya zamanla dökülürdü , ama Taş gibi arabalardı . vurdun mu tok tok ses gelirdi.
 
Bir anda Toyota geldi arka taraf destekli incecik kaporta nosyonunu getirdi . PArmakla basınca kaporta esnedi , boya inceldi , dolayısıyla  esnek bir yapı oldu. Toyota yaptığı hesapla arabanın ekonomik ömrünün 3 sene ve genel ömrünün 7 sene olduğunu tespıt etmiş ve ona göre konstruksüyonu hesaplamıstı.
Arabalar hafifledi önden çarptınız zaman çökük orada kaldı, kupa zara görmedi..

Eskiden hesaplar elle yapıyorlardı, toleransın da toleransı alınıyordu , simdi en ufak hesap bilgisayarla yapılıyor . Kanaatimce otomobillerde görülen hesapalama evrimini teknelerde görüyoruz
değerli büyüğüm Atilla korsan;Amerikada,Amerikalılar için üretilen otomobiller 2mm olmasa da yine çok kalın ve motor güçleri yine çok büyük,adamların en küçük motorları 4500cc,depoyu dolduruyor geziyor,sorunsuz.Avrupanın porche si 3500cc amerikaya sattığı 6000cc.Renault'un çarpışma testleri 55 60 km önder,50  55 km arkadan limitli..90 km ve üstü hıza güvenceleri yok,keza japon ve kore nin de aynı..pasif güvenlik diyorlar buna..
Yelkenli imalatını gösteren çok video izledim ama,hiç birinde güçlendirici kuşakların,sintineye  yapıştırılan kafesin imalatı gösterilmiyor.veya ben fark edemedim.kabuk geometrisi ve üzerine akuple edilen fiber ve ahşap aksamın kabuğa etkisini çözemedim,bir tek baş altı kamaranın kapısını oluşturan ahşabın ve zincirlik arka duvarının etkilerine kafam basıyor.   


*

    K. E.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #37 : Ekim 04, 2021, 22:56:09 »
Şu ana kadar bilindik markalardan 2 adet bavaria,2 Jeanneau,1Benetteau ,1 elan,3 adet yerli üretim ve geri kalanı ahşap olmak üzere 11 adet yelkenli ve 3 adet motorlu tekne tecrübem oldu.Bilinen markalardan sadece Elan bana denizde sağlam hissettirmişti,o da 94 modeldi yanılmıyorsam.Şuan boydan salma bir İsland Packet sahibiyim.Teknolojinin gelişmesi ile fiber kalınlığının azaltılması yalanına kimse inanmasın.Fiberin incelmesinin dışında teknelerin görünen ve görünmeyen heryerinden çaldılar.Motorları saildrive yapıp hem daha ufak motor ile daha fazla güç kazandılar hemde aradaki şaft,kovan sisteminden kurtuldular.Fin salmalı kaliteli teknelerde eskiden dümeni koruyan skeg vardı,bunu artık hiçbir yeni teknede göremezsiniz.Boşta sallanan bir dümen en ufak bir çarpmada kırılmaya müsaittir.Teknelerin hatch ve lumbozlarının krom,alüminyum çerçevelerini çalıp sadece pleksiyi bize modern görünüm diye yutturdular.Bir Lewmar hatch’in fiyatı en az 800/1000 dolar.Her teknede iki,üç adet hatch ve 8/10 adet lumbozun maliyetini düşünün.Kamaralarda masif maun ve tik mobilyalar artık tamamen hayal oldu.İncecik kontraplağı üzerine milimetrik kaplama yaparak millete hafif ve sözde hızlı tekne yapıyorlar.Avrupa’da çalışan mobilya ustalarının maaşlarını bir düşünün.Burada sayamayacağım kadar çok kalemde heryerinden çalınmış yoğurt kaplarını insanlara tekne diye yutturuyorlar.
*

    İ. B. Ö. .

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #38 : Ekim 04, 2021, 23:29:04 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Şu ana kadar bilindik markalardan 2 adet bavaria,2 Jeanneau,1Benetteau ,1 elan,3 adet yerli üretim ve geri kalanı ahşap olmak üzere 11 adet yelkenli ve 3 adet motorlu tekne tecrübem oldu.Bilinen markalardan sadece Elan bana denizde sağlam hissettirmişti,o da 94 modeldi yanılmıyorsam.Şuan boydan salma bir İsland Packet sahibiyim.Teknolojinin gelişmesi ile fiber kalınlığının azaltılması yalanına kimse inanmasın.Fiberin incelmesinin dışında teknelerin görünen ve görünmeyen heryerinden çaldılar.Motorları saildrive yapıp hem daha ufak motor ile daha fazla güç kazandılar hemde aradaki şaft,kovan sisteminden kurtuldular.Fin salmalı kaliteli teknelerde eskiden dümeni koruyan skeg vardı,bunu artık hiçbir yeni teknede göremezsiniz.Boşta sallanan bir dümen en ufak bir çarpmada kırılmaya müsaittir.Teknelerin hatch ve lumbozlarının krom,alüminyum çerçevelerini çalıp sadece pleksiyi bize modern görünüm diye yutturdular.Bir Lewmar hatch’in fiyatı en az 800/1000 dolar.Her teknede iki,üç adet hatch ve 8/10 adet lumbozun maliyetini düşünün.Kamaralarda masif maun ve tik mobilyalar artık tamamen hayal oldu.İncecik kontraplağı üzerine milimetrik kaplama yaparak millete hafif ve sözde hızlı tekne yapıyorlar.Avrupa’da çalışan mobilya ustalarının maaşlarını bir düşünün.Burada sayamayacağım kadar çok kalemde heryerinden çalınmış yoğurt kaplarını insanlara tekne diye yutturuyorlar.
kurmay erbaş korsanım,eskiden fiber kalın iken tekne ortadan ikiye bölünmüyordu da,şimdiki ince fiber gövdeler mi bölünüyor?,sail drive ile gücü artırıp,yerden de kazanmışken şaftlı teknelerin kalitesine mi erişemediler? Ben anlayamadım??
*

    K. E.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #39 : Ekim 05, 2021, 00:08:48 »
Şuanki fiber tekneler ağır deniz şartlarında çok esniyorlar,bu esneme ile içerideki ince kontraplak mobilya kısımları oynama yapıyor ve kapıları açıp kapatmak dahi sorun olabiliyor.Teknelerin ince yapısı keskin bir kaya vs. cisme çarptığında yarılmaya çok müsait.Bu esneme yüzeydeki jelkotta kendini kılcal çatlaklar ilede ortaya çıkarıyor,zamanla bu çatlaklardan içeri su girip laminasyonı etkileyebiliyor.Saildrive sistemi başlıbaşına bir güvenlik problemi.Saildrive’da sızdırmazlığı sağlayan plastik bir conta var,buradan bir sızıntı olursa tekneyi karaya almadan çözüm üretmek imkansız.Ayrıca saildrive sistemindeki pervane herhangi bir sebeple biryere çarpıp şanzumanı ve motoru yerinden oynatırsa batmaktan kurtulmanız pek mümkün olmaz.Tek avantajı pervanenin açısı ve aktarma organlarındaki kaybın olmaması nedeniyle daha verimli bir motor performansı.
*

    C. T.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #40 : Ekim 05, 2021, 00:22:11 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Şu ana kadar bilindik markalardan 2 adet bavaria,2 Jeanneau,1Benetteau ,1 elan,3 adet yerli üretim ve geri kalanı ahşap olmak üzere 11 adet yelkenli ve 3 adet motorlu tekne tecrübem oldu.Bilinen markalardan sadece Elan bana denizde sağlam hissettirmişti,o da 94 modeldi yanılmıyorsam.Şuan boydan salma bir İsland Packet sahibiyim.Teknolojinin gelişmesi ile fiber kalınlığının azaltılması yalanına kimse inanmasın.Fiberin incelmesinin dışında teknelerin görünen ve görünmeyen heryerinden çaldılar.Motorları saildrive yapıp hem daha ufak motor ile daha fazla güç kazandılar hemde aradaki şaft,kovan sisteminden kurtuldular.Fin salmalı kaliteli teknelerde eskiden dümeni koruyan skeg vardı,bunu artık hiçbir yeni teknede göremezsiniz.Boşta sallanan bir dümen en ufak bir çarpmada kırılmaya müsaittir.Teknelerin hatch ve lumbozlarının krom,alüminyum çerçevelerini çalıp sadece pleksiyi bize modern görünüm diye yutturdular.Bir Lewmar hatch’in fiyatı en az 800/1000 dolar.Her teknede iki,üç adet hatch ve 8/10 adet lumbozun maliyetini düşünün.Kamaralarda masif maun ve tik mobilyalar artık tamamen hayal oldu.İncecik kontraplağı üzerine milimetrik kaplama yaparak millete hafif ve sözde hızlı tekne yapıyorlar.Avrupa’da çalışan mobilya ustalarının maaşlarını bir düşünün.Burada sayamayacağım kadar çok kalemde heryerinden çalınmış yoğurt kaplarını insanlara tekne diye yutturuyorlar.

Ben hissiyaten aynı şekilde düşünüyorum ve birçok yerden çaldıklarını görüyorum (fiber üzerinde ısrar etmiyorum belki az malzeme çok iş çıkmış olabilir ama bununda inandırıcı olmayan tarafı teknelerin 2010 lardan sonra incelmeye başlamasına rağmen 2010 larda bilinen bir fiber devrimi olmamış olması)
Ayrıca teknemi  armasını komple değiştirdim eski tel ve liftinlerde yıllarca en küçük pas lekesi görmemiştim yenileri 1 yılda her yerinden pas lekesi oldu ancak temizleyince çıkıyor fakat net olarak daha fazla bakım istiyor ve sonuçta orijinal Selden den bahsediyoruz.

Tekne iç ahşapları eskiden masif yani gerçek ahşapken şimdilerde kontraplak veya mdf gibi birşey ve üstleri kaplama oldu.

Sonuçta teknoloji bir taraftan ilerlerken pazarlama mantığı ve maliyette dibini görmeye çalışma durumuda aynı oranda ilerliyor.

Bilinen bir tekne imalatçısı arkadaşım var şöyle bir açıklama yapmıştı

Eskiden tekne üretirken doğal olarak hem tecrübelerimiz azdı hemde maliyete şimdiki kadar kafayı takmıyorduk şimdi maliyeti düşüremezsek rakiplerle mücadele edemeyiz ama bu demek değil ki teknenin gövdesinden çalıyoruz gövde üzerinde eskiden gereksiz ama o zamanlar işi şimdiki kadar iyi bilmediğimiz için gereğinden fazla aşırı takviye yaptığımız yerleri zaman içinde daha iyi görerek o kısımları gereksiz takviyelerden arındırıyoruz gövde üzerindeki olay en fazla budur sonuçta riske edilen birşey yok eski yaptıklarımızın bazı yerleri gereksiz sağlam demişti
Fakat iç mekanda ve işçilikte güvenliğin öneminin olmadığı kısımlarda eskiye oranla bir miktar basite veya ucuza kaçtıklarını ama bunu da yabancı teknelerde de öyle gördüklerinden yaptıklarını söylemişti.
Tabi ben kendisine gövde kalınlığı mevzunu sormamıştım ama şimdi soracağım çünkü o gövde kalınlığından değil bazı bölümlerin ekstra takviye olayı üzerinden yapmış olduğu bir sohbetti
« Son Düzenleme: Ekim 05, 2021, 00:24:56 Gönderen: Cengiz Türk »
*

    C. T.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #41 : Ekim 05, 2021, 00:28:17 »
Saildrive aynı zamanda motorun daha geriye konumlanmasına ve iki kamaranın arasına girerek tekne salonundan veya alanından gereksiz kayıp yapmamasına neden oluyor sanırım

Ama hakikaten o conta gerçekten korkulu rüya ve bilemiyorum içinde komple yarılmayı önleyecek çelik bir örgü varmı yoksa tamamen bir zara mı bağlı geziyoruz
*

    C. T.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #42 : Ekim 05, 2021, 00:30:31 »
Veya conta yırtılması esnasında batmayı engelleyen bilinen bir usul veya çözüm varmı bilenler varsa yazmalarını rica edeceğim
*

    İ. B. Ö. .

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #43 : Ekim 05, 2021, 08:03:58 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Saildrive aynı zamanda motorun daha geriye konumlanmasına ve iki kamaranın arasına girerek tekne salonundan veya alanından gereksiz kayıp yapmamasına neden oluyor sanırım

Ama hakikaten o conta gerçekten korkulu rüya ve bilemiyorum içinde komple yarılmayı önleyecek çelik bir örgü varmı yoksa tamamen bir zara mı bağlı geziyoruz
Değerli korsanlar günaydın.
Cengiz korsan sail drive membran çok kaliteli kauçuktan yapılmış olduğunu biliyorum,volvo da 7 veya 8 yıl teknik ömrü.membran tekne dışından gelebilecek etkilerden çok motor şanzuman kulakları,takozları ve gövdeye bağlantı noktalarındaki uygunsuzluklardan etkilenir diye düşünüyorum..
*

    E. S.

Ynt: Seri üretim teknelerin fiber kalınlıkları
« Yanıtla #44 : Ekim 05, 2021, 10:41:35 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Saildrive aynı zamanda motorun daha geriye konumlanmasına ve iki kamaranın arasına girerek tekne salonundan veya alanından gereksiz kayıp yapmamasına neden oluyor sanırım

Ama hakikaten o conta gerçekten korkulu rüya ve bilemiyorum içinde komple yarılmayı önleyecek çelik bir örgü varmı yoksa tamamen bir zara mı bağlı geziyoruz
Değerli korsanlar günaydın.
Cengiz korsan sail drive membran çok kaliteli kauçuktan yapılmış olduğunu biliyorum,volvo da 7 veya 8 yıl teknik ömrü.membran tekne dışından gelebilecek etkilerden çok motor şanzuman kulakları,takozları ve gövdeye bağlantı noktalarındaki uygunsuzluklardan etkilenir diye düşünüyorum..

Geçen yıl Yanmar Saildrive'ın Diyaframlarını değiştirdim. Yeni nesil Saildrive kuyruklarda ekstra güvenlik önlemi olarak çift diyafram var. İki diyafram arasında da Motor gösterge paneline bağlı su alma durumunu haber veren bir sensör mevcut. Değişen diyaframlar takribi 10 yıllıktı ancak ne esneklik ne de sağlamlık açısından yenilerinden hemen hiç bir farkı yoktu. Üretici tavsiyesi nedeni ile değiştirdim ancak değiştirmesem belki 10 yıl daha sorunsuz olarak kullanılabilirdi.