Sevgili korsanlar
Merhabalar.. 3-4 ay önce gruba üye oldum, ama şimdiye kadar sessiz sessiz yazılanları okumakla meşguldum.
Önce kısaca kendimi tanıtayım: 51 yaşında bilgisayar mühendisiyim. 1991'den beri avustralya sydney'de oturdum, çalıştım. Çoluk çocukta yok, bu kadar çalışmak yeter diyerek 4 sene önce geri döndüm gibi. Hala arada bir 1-2 aylığına sydney'e geri gidiyorum, ama çoğunlukla çanakkale'de tembellik yaparak, yeni yaptığım evin eksikleriyle uğraşarak yarı emekli bir hayat sürüyorum. Acaba dönmekle hatamı yaptım diye sık sık düşünmüyor değilim, ama o ayrı bir mevzuu tabii.
Lise yıllarında buradayken 5.70'lik 10 beygir bir sandalım vardı. Sonradan Avustralya'da yelken işine bulaştım, epeyce bir ocean racing yaptım. 5-6 defa sydney-hobart yarışı (meraklılar bilir, çok ciddi bir yarıştır) ve başka okyanus yarışlarına katıldım. Ama öyle iddialı profesyonel biriyim sanılmasın, biz en ciddi yarışlarda bile 33-footluk küçük fakat çok sağlam bir tekneyle herkesin arkasından, fazla stres yapmadan, her 100 mili geçtimizde birer bira açarak kutlayan bir ekiptik. Zaten benim de yelken olayına yaklaşımım böyle bi şey. Eski gariban bir yelkenlide tek başıma veya 1-2 dostla yavaş yavaş gitmeyi, her tarafı karbon süper bir maxi'de yarış stresinde gitmeye her zaman tercih ederim.
Neyse, artık burada bir tekne almam lazım, ve sizlerin önerilerini duymak isterim. Yelkenin tadını aldıktan sonra motor çekilmiyor, ama bazı pragmatik nedenlerden dolayı ufak (6-7 metre arası) bir gezi/balıkçı/motoryat almak daha mantıklı olacak gibi, çünkü:
1) 4-5 sene önce bir kazada kalçamı bacağımı falan kötü kırdım, protez bi sürü vidalar falan tamir ettiler. Şimdi hiç bir sıkıntı yok, ama bir daha kırarsam tekrar tamiri çok zor, o yüzden dikkatli olmam lazım, ve tek başıma yelken olayı biraz korkutuyor.
2) Buralarda (İstanbul) sydney'de hayal bile edilemeyecek kadar büyük, lüks yelkenli var, fakat yelken yapan yok!! Allah allah, bu tekneler ne yapıyor, millet bu tekneleri niye alıyor? Çanakkale marinada zaten ancak 3-5 tane yelkenli var, onların dahi hareket ettiğini pek görmedim. Dolayısıyla yaz kış istediğim zaman beraber gidecek bir yelkenci bulmak çok zor olacak gibi.
3) Yelkenliyi canakkale marinada tutmam lazım, ama 6-7 metrelik bir tekneyi evimin önünde tonoza bağlayabilirim. Kışın karaya alırsam bahçemde garaja sokarım falan, her şey çok daha kolay ve ucuz (bedava gibi) olur.
Velhasılı kelam, bu nedenlerden dolayı 6-7 metre gibi denizci bir tekne bana daha güzel gelecek galiba diye şöyle kriterler belirledim:
1) En az 2 kişinin rahat yatabileceği kamarası, ocağı, wc'si falan olmalı.
2) Fiber olmalı. Türkiye'de çok güzel ve hesaplı ahşap tekneler var ama ahşap bakımıyla uğraşmayı gözüm yemiyor.
3) Denizci olmalı. Çanakkale boğazı epey serttir, ve ben yaz kış her havada çıkmak isterim. Hatta yelkende özellikle sert havayı çok severim, ama motorda nasıl olur bilemem.
4) Ekonomik bir motoru olsun, 100-150 beygir benzinli istemem. Ben alışmamışım, valla bu ülkede arabamın benzinine verdiğim para evlat acısı gibi koyuyor. İçten takma iyi bir dizeli tercih ederim, ama bana 8-10 mil yaptıracak bir dıştan takma da olur.
5) Tabii arada balık tutarım, ama salt balıkçı tekne istemiyorum. Buralarda bir koyda geceleyip mangal yapmak (en fazla 2-3 kişi), kafama estiğine atlayıp 3-5 saat dolaşmak, bunlar daha önemli. Lüks beklentim yok, ama birazcık konfor da olmalı bu yaştan sonra.
6) Temiz bakımlı ve nispeten yeni bir tekne olmalı. Ufak tefek bakım, ahşapların cilası, vs ben yaparım (ve yapmak da isterim), ama çok emek isteyen bir tekne istemiyorum. Aldığımda minimum bakımla denize indirebilmeliyim.
7) Biraz karakterli olmalı, tik döşemeler falan çok hoşuma gidiyor. Teknemi sevmem lazım.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş Yap Evimin yanında beton rampa var; tekne çok büyük değilse traktörle karaya alıveririm bedavaya. O yuzden çok büyük olmasın, belki max 8 metre.
9) Gönlüm hala yelkenlide, ama açıkcası gözüm yemiyor (karaya alması bile burda dert). Gerçekten bundan sonra türkiyede kalacağımdan emin olduğum bir noktaya gelebilirsem (hala acaba geri dönsem mi düşüncesi var) paraya kıyıp bir de 30-36 foot'luk kalender bir yelkenli alırım, hem yelkenlinin tadını hem motorlunun kolaylığını yaşarım diye düşünüyorum (nasılsa motorlunun marina vs bir masrafı olmayacak). O yüzden bütçemi 25-35,000 (max 50,000 çok aşık olursam) olarak belirledim.
Kriterlerimi kabaca yazdım, ama yine de esneğim. Çok seveceğim, iyi ve sevilen bir evden gelme ahşap bir tekneye de hayır demem. Mesela, forumda okuduğum Serdar Karademır korsanın Hüdaverdisi çok sevimli, süper karakterli bir kız. Tamam ahşap biraz daha bakım gerektirecek, ama o kadar da olacak artık. Yine, Kıvanç Tüfekçioğlu korsanın Merica'sı da çok güzel görünüyor, ama bana o kadar büyük fazla gelir.
Neyse, çok uzun yazdım, bu günlük bu kadar yeter. Sabırla okuyanlara çok teşekkür ederim.
Buradakı tekneleri tanımıyorum ama kriterlerime uyan 2-3 tekne modeli belirledim (rota fisher, nordrig falan), yarın biraz daha yazar, önerilerinizi beklerim.
Bu arada Çanakkale'de oturan korsanlar varsa tanışmak isterim.
Veya en azından, yol üstünde canakkale marina'da geceleyen olursa beni ararsanız sevinirim. Burada elimden gelen bir şeyler olursa yardımcı olurum. En azından beyaz su dolu şişemle teknenize ziyarete gelirim.
Yahya....