0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    S. Ç.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #45 : Mayıs 30, 2016, 01:46:02 »
Ağacı ormanından kesip tekne yapacaksın..size acımasızca gelmiyormu..artık kullan at kağıt ve benzeri şeyler için bile adamlar nerdeyse plastik ağaç üretecekler..zaten bu tür işlerde sanayi tipi denen ve hızlı büyüyen bitkilerle yapılmaya başlandı..bu nasıl doğa sevgisidir..

Benim yeni yapılan guletlerdeki omurga ağaçlarını görünce içim gider..üzülürüm..

Topu topu rüzgar seni bir yerden bir yere götürecek..yüzyıllık ağaçları kes boya cilala tekne yap....

Ayrıca benim gördüğüm ABD ve denizci ülkelerin büyük balıkçı kayıkları ağaçtan değil sac tır.
*

    E. B.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #46 : Mayıs 30, 2016, 06:10:18 »
Sevgili dostlar,

Şimdi yeni trend, zaten bunlar da ahşap değil demek.. Bu kadar mı anlatamıyorum diye yazdıklarımı tekrar okuyorum. Bugün 1984 model bir fiber tekneye 25-35 bin Euro arası fiyat isteniyor.

Oysa endüstriyel ahşap malzeme ile (ahşabın neredeyse tüm dezavantajları ortadan kaldırılmış ürünler bunlar, su kontrası, laminasyon teknikleri v.s. ) son derece uygun bedeller ile ihtiyaca uygun , dayanıklı tekneler yapmak mümkün.

Bu malzeme ile eli biraz çekiç tutan adamlar , kadınlar çeşitli boylarda teknelerini kendileri yapıyorlar. Yurt dışı sitelerde binlerce yüzlerce proje satılıyor. Bir sürü site var bu tür teknelerin yapımını anlatan.

Şu forumun sayfalarından bir sürü örnek veririm. Kendi sandal yapmak isteyen adama bile " manyak mısın  " deniyor.

Bu endüstriyel ahşap malzeme ile adamlar kendi geçmişlerinden gelen formları yeniden üretip, göllerinde , denizlerinde kullanıyorlar. Yut dışında endüstiyel ahşap malzeme ile çeşitli boylarda "home made " tekne yapımı çok büyük bir endüstri.

Bizde tek ses.. " fiber iyidir. uğraşmazsın"

Yani konu fiber teknelerin dayanımı v.s. değil. Fiber tekne yapmak son derece profesyonellik isteyen bir iş. arka bahçenizde fiber tekne yapamazsınız. (yaparsınız da bir halta benzemez.. ) ama bu endüstiryel ahşap, elyaf, epoksi ve laminasyon teknikleri ile çok uygun bedeller ile ciddi tekneler yapmak mümkün.

Kadı ki siz bilmiyor sevmiyor olabilirsiniz. adamlar yapıyorlar , kullanıyorlar zaten. Kimse bizdeki gibi bu saçma sapan tartışmaları yapmıyor.

Ben fiber tekneyi olduğundan farklı gösteren , sanki hiçbir problemi yokmuş gibi anlatan zihniyete karşıyım. Bu kafa yüzünden geleneksel tekneciliğimiz öldü , hala fiber iyidir uğraşmazsın muhabbeti.

Ben kendi adıma fiber bir tekneye kuruş vermem. Ama alıp kullanana da saygı duyarım kendi tercihidir. Ancak topu topu 4 yabancı markanın çiftliği olmuş Türkiye yat pazarının da bu şekilde sömürülmesine tepki gösteriyorum.

Bu tepkiyi göstermek benim gibi liberallere kaldı ise zaten yandı gülüm keten helva.

Daha dün " wooden boat forum " 13 m. civarında bir uskuna satılıyordu. Bırakın satılmasını , Türkiye de uskuna yok. Varsa bir yabancı getirmiştir zaten.

Basmakalıp , lükslüğünden başka hiçbir özelliği olmayan sırdan tekneler cenneti oldu Türkiye. Gidin Kuşadası marinayı bir gezin. Bakın bakalım yabancılar nasıl tekneler kullanıyorlar.

Birçok tekne sahibi ki burada da varlar teknelerini yazlık ev gibi kullanıyorlar. Olabilir kullanılabilir. Tercihtir. saygı duyarız. Püf nokta burada işte, sizde dünya standartlarında bu işi yapmak isteyenlere saygı duyacaksınız. Küçümsemeyeceksiniz.

Bakın Deniz Akaltan , bir tirhandili yaşatıyor. Hakan Tiryaki son derece kısıtlı imkanlar ile bir tirhandili hayata döndürdü. Bunlar saygı duyulacak işlerdir. Bu yapılanlara değer vermez, desteklemez iseniz fazla değil 10 sene sonra bu tekeneleri de göremeyeceksiniz.

Mesela ben bu fiber tekne satın alan arkadaşlar neden gidip 44 feet bir Fransız marka alırlar da bunun yerine aynı fiyata 33 Feet bir Hallberg Rassy almazlar çok merak ederim.

Al sana fiber  tekne.. 1970 li modelleri bile ciddi para ediyor. Nasıl 60 model mersedes ile 2016 model Mersedes 'i gördüğünüzde o her iki arabanın da Mersedes olduğunu anlıyorsunuz ? Bir tarzı var. HR de öyle.. sağlam denizci yelkenliler. Hem de fiber.

İki yıl önce Düsseldorf ta fuarı gezerken HR standında bir teknenin fiberine vurduğumda gelen ses ile hemen yan standda duran Fransız meşhur fibber tekne ile arasında dağlar kadar fark vardı. Yani fiber var , fiber var.

Yani neymiş, tepki gösterilen fiber değil, bu malzemeyi körü körüne savunan zihniyetmiş. 

He alanda olduğu gibi konuda da uluslararası standartlara göre çok geriyiz ne yazık ki..

İngiltere başbakanı acı söyledi ama doğru söyledi..


« Son Düzenleme: Mayıs 30, 2016, 06:20:10 Gönderen: Ersin Böke »


*

    H. E.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #47 : Mayıs 30, 2016, 08:44:17 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
...

İngiltere başbakanı acı söyledi ama doğru söyledi..

"GRP is good. You don't work through..."
       David William Donald Cameron, 55. Birleşik Krallık Başbakanı

*

    M. A.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #48 : Mayıs 30, 2016, 09:05:57 »
Türkiye'ye haksızlık etme.
Seri üretimin ekonomikliği ve fiberin bakım kolaylığı gibi faktörler sebebi ile fiber tekne üretimi ahşabı ezdi geçti.
Tüm dünyada (neredeyse USA dahil) Beneteau, Jeanneau, Bavaria ciddi pazar payına sahip.
Hatta GRP üreten ama kaliteden taviz vermeyen Swan gibi bazı markalar da artık pazardan çekildiler. Yoklar. Yani dünya pazarında yer bulamıyorlar.
Gezdiğim, Fransa , İspanya ve İtalya marinalarında ben Kuşadası'ndaki tekne profilini görmedim.
Kuşadası marinada "bakın" dediğin yabancıların tekneleri fiber, eski ve ucuz. Ve Kuşadası Marina'nın da Akdeniz çanağındaki ekonomik marinalardan olduğunu göz ardı etmemek lazım. Yani burası bence maddi imkanları kısıtlı, artık emekli, yıllar önce aldıkları tekne ile bu keyiflerini sürdürmeye çalışan yabancılar için daha çekici. O nedenle bence doğru bir kıyaslama değil.

Galiba burada da sorduğum, Aali'yi de zorladığım şu sorularıma senin cevabını merak ediyorum:

1.  "Teknolojinin bu kadar ilerlediği, robotik CNC tezgahların 3 boyutlu her türlü imalatı (süsleme, oyma vb) yapabildiği bir devirde, niye seri üretim ahşap tekne yapılmaz?"

2. "Bir Beneteau/Jeanneau/Bavaria ile Halberg Rassy arasında bu kadar fiyat farkı yaratacak ne fark var?"
Bu soru için biraz yönlendirme yapayım: eğer fiberin kalınlığı diyorsan; bildiğim gövde imalat maliyeti tekne maliyetinin %15'i gibi. Yani HR %50 daha kalın olsa %7,5 fark olur. Vinçler, direk, yelken, motor hep benzer diğer markalardan tedarik edildiğine göre bir maliyet farkı yaratmamalı. İçeride kullanılan mobilya desen, 35 ft bir teknede ya da 40 ft bir teknede kaç bin Euro olur?

Sevgiler



*

    A. Ç.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #49 : Mayıs 30, 2016, 09:28:06 »
Fiyat farkı nereden gelir:

Geçmiş zamanda bir Benettau'yu incelemiştim. Oldukça eski idi. İki firmanın birleşmesi öncesinde inşa edilmişti.  Aklımda kalan özelliklerden   biri iki hidrofor olmasıydı.  Bir tanesi kullanılıyordu diğeri ise yedekti. Vana ve şalter ile biri bozulduğunda  diğerine geçebiliyordunuz. Bulunduğu yerde ise yedeğe geçebilmek  için  talimat yazılı idi.

Pahalı  teknelerin bir çoğunun imalatçısı teknesinin arkasında durur.  Dünyanın neresinde olursanız olun teknenin numarası ile aradığınızda ne yapmanız gerektiğini size söylerler. Genellikle de  Hasan usta gelecek sorununuzuo çözecek şeklindedir. Bir başka  örnek de  salması kopup batan tekneyi inşa eden firmanın incelemesi ve hatayı kabul  etmesidir.  Tüm bunlar için de  bedel ödersiniz.

*

    E. B.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #50 : Mayıs 30, 2016, 09:31:23 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bir örnek..
*

    L. Y.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #51 : Mayıs 30, 2016, 09:38:15 »
Gerçekten, Mehmet Atay korsanın sorduğu sorular çok önemli. Özellikle ikinci soru yıllardır benim de kafamı kurcalar, bulunduğum denizcilik sohbetlerinin bir çoğunda konuşulmuştur ama hala net bir cevap oluşturamadım kafamda.

Örneğin Sirius 40 DS. Gerçekten tüm malzemeleri, işçiliği çok kaliteli ve özellikle iç tasarımı bence bir mühendislik/mimarlık harikası. (Tamiratlar için küçük bir atölye odası bile var) Ancak fiyatı aynı boy seri üretim teknenin üç katından fazla.... İnanılmaz fiyat. Bu fark sadece seri üretimin maliyetindeki ucuzluk, teknenin üretim sürecindeki işçilik saat maliyetindeki azalma, kullanılan malzemedeki kalite farkı vs gibi etkenlerle açıklanabilir mi?

Sonuç olarak teknelerin Fiyat/performans 


*

    H. E.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #52 : Mayıs 30, 2016, 09:46:50 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
...
Örneğin Sirius 40 DS. Gerçekten tüm malzemeleri, işçiliği çok kaliteli ve özellikle iç tasarımı bence bir mühendislik/mimarlık harikası. (Tamiratlar için küçük bir atölye odası bile var) Ancak fiyatı aynı boy seri üretim teknenin üç katından fazla.... İnanılmaz fiyat. Bu fark sadece seri üretimin maliyetindeki ucuzluk, teknenin üretim sürecindeki işçilik saat maliyetindeki azalma, kullanılan malzemedeki kalite farkı vs gibi etkenlerle açıklanabilir mi?



Sanırım imalat sürecindeki know-how, malzeme ve işçilik maliyetleri fiyatı tırmandırıyor. Mesela aşağıda bir yalık ev için duvar örme videosu var. Köy kahvesinden bulacağınız Sırrı Kalfa ile kaça çıkar, bu Alman firması ile kaça çıkar?

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    L. Y.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #53 : Mayıs 30, 2016, 09:48:52 »
Yanlışlıkla yazıyı tamamlamadan göndermişim...

Sonuç olarak teknelerin Fiyat/performans oranları kişilerin ihtiyaç/kazanım oranları ile çakışamıyor...... Eğer çakışsa idi kimse gidip Sirius 40 DS e o parayı vermezdi. (Bence tabiki)
*

    L. Y.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #54 : Mayıs 30, 2016, 09:53:39 »
Sevgili Herim korsanım, seri imalat tekneler Sırrı kalfanın ürettiği tekneler mi demek oluyor bu durumda ?
*

    H. E.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #55 : Mayıs 30, 2016, 09:58:03 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Sevgili Herim korsanım, seri imalat tekneler Sırrı kalfanın ürettiği tekneler mi demek oluyor bu durumda ?

Yok, o fazla çıkarım demek olur. Ama Sirius'ta biri tuğlayı elle tutmak yerine kıskaçlı taşıyıcı ile tutmayı ve içi izolasyonlu tuğlaları kullanmayı düşünüp planlıyor. Bu birisine ödenen para var ve onun tasarladığı sürecin de maliyeti var. Seri üretim tekne ise standart tuğla ile duvarı örüp, müşteri isterse üzerine izolasyon yapıyor. Bu aşamada duvarda oluşan delikler vb. sonucu ses, nem, haşerat vb. yan etkileri sineye çekiyorsunuz.
Sirius'ta biri oturup düşündüğü için devrilen koltuğun altından atölye ortaya çıkıyor, çekmeceler daha işlevsel, kabin yerleşimi yukarıda vs.
*

    L. Y.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #56 : Mayıs 30, 2016, 10:10:16 »
Tabiki büyük fark var hem tasarım hemde maliyette..
Ancak bu fark  satış fiyatını gerçekten 3 katından daha fazlasına çıkarabilir mi? Yada bu normal mi?

Bu arada sorularımı "cidden Bugatti bu paraya değer mi" gibi algılamayın lütfen. Hepimizin bildiği gibi bir Bugatti sahibinin otomobiline bakışı/beklentisiyle bir denizcinin teknesine bakışı/beklentisi çok farklı.....
*

    H. D.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #57 : Mayıs 30, 2016, 10:18:43 »
-Bugatti- Nedir?
*

    E. B.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #58 : Mayıs 30, 2016, 10:39:16 »
Sevgili Matay,

1984-88 model Fransız fiber tekneleri var etrafta. Bir de 1970'li yıllardan kalma HR görmüştüm. Hala çakı gibi duruyor. Keza Amel. 70 modelleri neredeyse "0 " tekne fiyatına. Neden daha pahalıdır ben bilemem. Hele Aali bile seni tatmin edecek bir cevap veremedi ise ben hiç veremem. Haddimi aşmayayım.

Neden ahşap tekne yapmıyorlar? ahşap seri imalata uygun değil demek ki. Uygun olsaydı emin ol bunların hepsi ahşaptan yapılırdı. Kendi görüşüm ahşabın her durumda ciddi işçilik gerektirdiği.

Hele hele Laminasyon teknikleri ile ahşap her durumda fiberden kat be kat üstün bir malzeme. Seversin sevmezsin o ayrı bir konu. ancak üstünlükleri tartışılmaz. Verdiği sıcaklık ve güven duygusu tartışılmaz. Yani başkaları tartışmıyor zaten.Bu fiber kötü demek değil. Fiber kullanılmasın demek değil. Fiber dayanıklı demek değil.

Bu malzeme ile kolayca keyifli tekneler yapmak mümkün, fiyatı da yüksek olmuyor. Ben bunu söylüyorum.

Ancak hiç ahşap tekne kullanmamış, bir kez bile binmemiş kimi dostlar aman sakın ahşap alma diye buradan fetva veriyorlar.

Sanki fiber teknede hiç problem yokmuş gibi bir izlenim uyandırılıyor. Ben bu yanlış yönlendirmeye karşıyım. Ben fiber düşmanı filan değilim hatta çevreci bir yaklaşım ile Serdar korsanın yaklaştığı gibi yaklaşmak da mümkün.

Ancak bu lüks ama sıradan tekneler yüzünden bizim geleneksel teknelerimiz kayboluyor.. Niye bu konuda bir cümlecik sarfedilmiyor. ? Bak Oktay Taftalı'nın yaptırdığı küçücük tirhandil.. Ne güzel oldu. Gittim gördüm hayran kaldım. Randa arma..

Üsteilk direği sökülüp takılabiliyor da .. Ne büyük avantaj. Keşke Cem Gür , Tayo Mar'ıda öyle yapsaymış. Şimdi yaz , yok orsa gitmez, yok kötü filan.. Muhtemelen çok uygun bir bedel ile yapıldı. Yapılan yeri ustasını da gördüm. İyidir kötüdür , bilemem ama elinde doğru dürüst iş yoktu.

Niye ? ahşap kötüdür , fiber iyidir. Sırf bu yüzden bu işten hiç anlamayan ancak denizde olmak isteyen insanlar artık ekonomik ömrünü tamamlamış fiber tekneleri alıyorlar. Fiber ile uğraşmayacaklarını sandıkları için. Oysa teknelerin son sahibi olduklarının farkında değiller.

Tekrar yazıyorum. Ben fiber tekne düşmanı filan değilim. Ama fiber tekne sahipleri üstelik hiç bilgileri olmamalarına rağmen ya da yeni ahşap kökenli malzeme ve kimyasalları bilmediklerinden diyelim resmen ahşap tekne düşmanlığı yapıyorlar. Ahşap tekne sahibi adama zavallı muamelesi yapılıyor resmen.

Denebilr ki bunlar ahşap değil.. evet , ahşabın tüm sıkıntılarını çözen ahşap türevleri diyelim. Ne fark eder? Bu malzeme ile yapılan tekneler, ucuz, insanların kendi arka bahçelerinde bile yapabilecekleri tekneler. Üstelik ahşabın tüm özelliklerine de sahipler.

Senin teknen Didim de. Kırk yılda bir gidiyorsun, işten güçten. İstenbul'da 16 feet bir dingin olsa.. hafta sonu çıkıp bir iki yelken yapsan gelsen. ? fena mı olur. ? Üstelik bir tanesi kulübünüzde öyle durup duruyor geldiğimde görüyorum.

Gerçekten sıkılıyorum bazen yazmaktan. Hesap et ben bile sıkılıyorum..

Fiber iyidir ahşap kötüdür. Bulursanız.. 

Not ; Matay, Eyüp abi ile şu çatışma kuralları ile ilgili bir toplantı yapmak istiyoruz.Sizin kulüpte yapma şansımız olur mu ?






« Son Düzenleme: Mayıs 30, 2016, 10:45:05 Gönderen: Ersin Böke »
*

    B. B.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #59 : Mayıs 30, 2016, 11:01:41 »
Ersin "ahşap tekneye bakış"a yönelik düşüncelerine katılmıyorum. Herhangi bir fiberci ahşapa yönelik, bir kaç küçük şakalaşma dışında saygısız veya tepeden bakmacı bir tavır sergilemedi ya da ben tanık olmadım. Bunu yapan varsa ki sanmıyorum, tarihten haberdar değildir.
Ama sana kötü haber vereyim, bir kaç özel istisna dışında ahşap tekneler geri dönmeyecek. Denizlerde az sayıda bulacağız onları. Daha da kötüsü, bana kalırsa, ahşabın ahşap olmasından kaynaklı olarak da mühendisliklerinde önemli gelişmeler olmayacak. Belki imalat aşamasındaki gelişmeler,o da belki. Ama hepsi o kadar. Ne yaparsanız yapın böyle.
Karabiber'i, Tayo-Mar'ı ya da Yengeç'i yaşatan kişiler elbette pek saygıdeğer. Ama hiç bir koşulda,  yelkeni olmayan,  pek çok parçası bozulmuş Masal'ı ayağa kaldıran benden fazla değil. Onbinlerce avro para verip sıfır hem de seri üretim bir tekne alıp ona kız gibi bakan, her şeyi ile ilgilenen bir başkasından da fazla değil.

Gördüğün gibi, bir liberalle bir marksist arasında böyle bir fark var. Ben, paradan ari olarak her koşulda emeği saygıdeğer görüyorum.Liberaller yalnızca bir şeyin varolmasının sağlanmasını. Her liberalin üstü örtülü garip muhafazakarlığı buradan gelir.