0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    H. E.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #180 : Haziran 03, 2016, 11:04:10 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Fiber bir tekne bulacaksın. Bizi alıp Burgaz'a gotureceksin. Demiri Funda ettikten sonra kiyiya cikacaksin. Ben havuzlukta Kaan ile hasbihal ederken sen kıyıdan çeşit çeşit meze getireceksin. Ancak öyle.

bize de barınakta çay ısmarlayaydı, eyidi

Öyle bir fiber tekne ayarlayabilirim.
*

    E.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #181 : Haziran 03, 2016, 12:19:42 »
Bunca sayfayı okudum ve şuna karar verdim; Ersinile aynı şeyleri okusAk da aynı şeyleri anlamıyoruz.
Okuduğum tüm yazılarda tekne yapmak isteyenlerin sırf ahşap tekne yapmak istedikleri için eleştirildiğini görmedim.
Özetle söylenenler şöyle idi; 2 ila 5 yıl sürecek, astarı yüzünden pahalıya gelecek... Parasını geçtim bitene kadar denizden uzak kalacaksın,  al bir hazır tekne(dikkat;ahşap ya da fiber denmiyor) çık bir an önce denize...
Eğer engel olunmak istenseydi Devekuşu'na bunca maddi-manevi destek gelir miydi?


*

    H. A.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #182 : Haziran 03, 2016, 14:18:58 »
Teknede araba gibi, ev gibi hayatımızın bir kısmını geçirdiğimiz bir araçtır. O aracı özel ve güzel yapan içinde yaşanan anılandır. Bir başkasının Teknesi bana içinde yaşamamışsam, anılarım yoksa hiçbirşey ifade etmez. Şekil olarak beğenmem, beğenirim, gıbta ederim vs. Herkesin tekneside özeldir, güzeldir çünkü içinde yaşanmış anıları vardır. Süre ne kadar uzun olursa birikmiş anılar daha çok olacağından, seneler geçtikçe insan teknesini, evini daha çok sever. Teknemiz Nerissa ile 8 yıl birlikte olduk, ona sürekli birşeyler ilave ettik, gözümüz gibi baktık, herşeyden önemlisi içinde bir torun büyüttük, dolayısıyla bizim için Nerissa ' dan daha iyi tekne yoktur. Bazıları ister yoğurt kabı desin, ister katır desin, kim ne derse desin benim doğrumu değiştiremez.

*

    M. A.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #183 : Haziran 03, 2016, 16:28:29 »
Ben de Hakkı Bey gibi düşünüyorum.
Mesele teknenin ahşap olup olmaması değil, o tekneye verdiğimiz önem alakalı.
Ben MAcgregor'umu da çok sevdim; ahşap Arduman yapısı teknemi de (şimdi Zerdali ismi ile forum üyeasi bir arkadaşımızda), en son Bavaria'mı da...
Tabii ki ahşap tekneler daha estetik olabiliyor (her zaman değil ama) ... Mesela Zerdali çok güzeldir.

Türkiye'de ahşap tekne üretimi hiç de bu yazışmalarda bahsedildiği kadar azımsanacak sayıda olduğuna inanmıyorum. Tuzla'nın önemli kısmı, Marmaris, Bodrum, Bozburun ve daha bilmediğim bir çok merkezde çeşitli tip ve boylarda ahşap tekne üretiliyor. Ama ya sahipleri bu kadar bağlanmadıkları için, ya bu kadar anlatmadıkları için ya da bu mecradan haberleri olmadığı için görmüyoruz.

Mesela Kara Kayık'dı galiba adı; en son Güllük Körfezi'nde görmüştüm. TayoMAr'ın ikizi gibi bir tekne. Çok az duyduk. Niye TayoMar bu kadar popülerken, o değil? O da ahşap; aynı tersaneden, aynı planla, benzer donanımla...

*

    A. K.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #184 : Haziran 03, 2016, 16:34:47 »
3 tanesi denk kayığı ve altı tanesi de muhtelif boylarda balıkçı teknesi olmak üzere 9 tane ahşap tekne parçalamışım. Babam on diyor ama ben dokuz saydım. Onuncuyu birazdan söyleyeceğim.Parçalamışım derken odun yapmak üzere ekonomik ömrü dolan teknelerimizden bahsediyorum. Bunların yerine yenileri geçtiği için bunlar odun oldu. Bu parçalama işlemi balyoz ve siğille olurdu.Öyle sanıldığı gibi keseri vurup karşı yönden çıkmazdı.Hepside ortalama otuzlu yaşlarda olurdu. Ruhları varmıydı? evet vardı. Hemde kralı vardı. Birinde dayımın parmağı kopmuştu, biri denizde yanmıştı, bir tanesi devamlı yakın köylerdeki düğünlerden gelin getirirdi.(o zamanlar sahil yolu sağlıklı olmadığı için gelin arabası gibi düşünün.) Ben bunları parçalarken üzüntüden dedem gelip bakmazdı bile sadece anneannem gelip çivileri toplardı kovalara. Oysa dedem üzülmemeliydi yenisi gelmişti işte bu kayığın ama rahmetli üzülürdü. Bu kayıkların ruhu varmıydı vardı işte onuncu kayıkta benim için öyleydi. 1.nesil Korkmaz Reis isimli teknemizdi. İşte bu tekne benim herşeyimdi. Her tarafında bana dair birşeyler vardı. Makine bakımı ve macunu haricinde herşeyini ben yapardım.Macunu hala da güzel çekemem bu yüzden kendim yapmazdım. Temmuz ayında boyasını yaparken öyle çizgiler yapardım ki her yerde bilinirdi.Kayığa yaptığım bıyıklar ortasında yaptığım bayrak figürü, kıç aynasına çizdiğim martı figürleri , kendime has el yazımla yazdığım "BL.İNEBOLU" yazısı karşısına geçip saatlerce seyretmeme sebep olurdu. Bunları kayıkla olabilecek bağı anlatmak için yazıyorum. Yıllarca ders kitaplarıma  anfi masalarına bu kayığın resmini çizdim. Gittiğimiz limanları mendirek duvarlarına çizdiklerimi saymıyorum.
Şimdi fiber düşmanımıyım hayır nitekim fiber bir teknem de oldu, 4,20 fiber sandalımı saymazsam.Ayrıca fiberden anlamadığım için(fiberden de anlamak gerekiyormuş ayrı bir bilgi çünkü) gittim ahşap çatılı bir tekne olan "Kuzey Yıldızını" aldım.Çok uğraştım yeniledim, çok keyifli anlarım oldu bu tekneyle uğraşırken bir sürü dostlarım oldu. Sayesinde biraz yelken öğrendim bir sürü kusurlarımı örttü bana hata yaptırmadı. Yine yakın dostlarım biliyor bir formu olan istediğim kullanım alanını verebilen bir ahşap tekne bulsaydım hiç düşünmez alırdım. Ama artık öyle bir tekne yok olanlarda sahipleriyle yaşıyorlar.
Bu yüzden bunu tartışmak bana göre yersiz.Ama istediğimi bulursam ve yeterli imkanı bulursam yine bir tekne yeniler yada yaparım.Kendimden bir şeyler katarım.Bu başka bir şey çünkü.

Ayrıca hafta sonu denizlerdeyiz etkinliğinin fotoğraflarını incelerken yeni teknem(sıradan beyaz naylon kayık) Asterix i zor tespit ettim. Ama Baba Tunca ve Kuzey Yıldızı her karede ben buradayım diyordu.

*

    E. B.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #185 : Haziran 03, 2016, 21:49:19 »

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bu amca optimist benzeri birşey yapmış. Yine wooden boat forum dan . Daha bugün paylaşmış. Dışı branda kaplı. Yelkeni malum..

Bu benim yapmak istediğim dingiye benzediği için koydum.

Konu fiber , ahşap tekne tartışması değil, kimsenin tercihine de sözümüz yok. Bakınız Orhan Tatlıcılar 'dan örnek vereyim. Orhan korsan havuzlukta bile tik uygulamasından hoşlanmıyor. Beyaz , temiz fiber O'nun daha çok hoşuna gidiyormuş. Öyle anlatıyordu son Tirilye de ziyaret ettiğimde. Şimdi buna söylenecek bir söz olabilir mi ? Söylemek istediğim , Konu kişilerin tercihleri ile ilgili değil.

Redaktör yazdıkları ile konunun yönünü değiştirdi. Tekne önemsizdir, onu yaşatan insan asıl önemlidir diyerek yorum yaptı. Şimdi de bu konu üzerine tartışılıyor.

Benim yazdıklarım orada duruyor. Konunun benim teknemi çok sevmem ya da bu kadar uğraşmamam ile de bir ilgisi yok. Ben burada yazılanların, kendisi tekne yapmak isteyen, ya da ahşap tekne almak isteyen  kişileri olumsuz etkilediğini yazıyorum.

ahşap türevleri ile çok basit ancak çok da şık teknelerin uygun fiyatlarla yapılabileceğini , Bunların son derece dayanıklı kullanışlı tekneler olabileceğini, olduğunu yazıyorum. Yabancı kaynaklardan bulduğum örnekleri bu konu başlığında paylaştım.

Projesine göre yapılmış, ahşap ve epoksi elyaf uygulamaları ile uygun bedeller ile yapılmış olan iyi ahşap teknelerin bakımı eskisi kadar zor değil diyorum.

üstelik bunu ben demiyorum, bütün dünya da uyguluyorlar. Bizde çok ama çok az. O yüzden şu Anadolu Rock örneğini verdim. Şaka yollu anlaşılır belki ne demek istediğim diye.

Denizden uzak kalırsın, çok uzun sürer, sen marangozmusun? uğraşılmaz, üç günde atar çekersin fiber kayığı. Ahşap aldın mı yandın.

Bu forumun sayfalarında dolu var bu hükümlerden. Yorum demedim bakın , hüküm dedim.

Görüşlerinizi , fikirleinizi yazabilirsiniz ancak hüküm vermek size bize düşmez. alüminyum tekne ile ilgili doğru yanlış fikirleriniz olur ve paylaşırsınız. Ama dönüp , aman kardeşim sakın alüminyum  tekne almayın dediniz mi iş değişir. Bu hüküm vermeye girer ki benim eleştirdiğim yaklaşım budur.

Söylediklerimin, kişisel tercihler ile hiç ilgisi yok. Ben tekne tipinden, malzemesinden bağımsız olarak yaklaşımı ahşap tekne özelinde eleştiriyorum. Konu budur.

Matay , Siyah Kayık , Tayo Mar dan daha büyük 28 feet , dünya turu için düşünülmüş ve donatılmış bir tekne. BBC formunda. Yaptıran teknesini ciddi bir bedel ile sttı diye biliyorum.

Ben Tayo Mar da yaşadıklarımı paylaşıyorum. En son orsa gidemediğim bile yazıldı burada. Niye yazsın ki insanlar yaşadıklarını. Yaklaşım bu kadar katıyken..













*

    M. E.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #186 : Haziran 03, 2016, 22:22:31 »
Eğer gerçek anlamda tartışılacaksa, bir fiberglass yani CTP tekne ile ahşap veya metal (saç, aluminyum) bir kayığı karşılaştırmaya bence gerek yok. Yani varsa da burası yeri değil diye düşünüyorum... Bunu defalarca yazmış çizmiş binlerce tekne sahibi, atölyeci veya tersaneci var zaten. Açar okur meraklı olanlar.

Bu arada zaten esastan uzaklaşılmış. Soru aslında belli. Yelkenli derken sanıyorum fiber bir kayığın ömrü sorulmuş. 20 mi? 30 mu? Ne bileyim mesela 100 mü?
Şimdi ahşap kayıklar için sonsuzdur deniyor ya. Mesela bu aşamada gülümsemekten alıkoyamıyorum kendimi, yani madem sonsuz ahşabın ömrü, neden battı bunca kayık?

Eğer cevap olarak "ahşap olduğu için değil, onlar bakımsızlıktan battılar" denirse, o zaman bahsi geçen bakım fiber tekneler için de geçerli olabilir bu "sonsuzluk" kavramı. Madem modern tekniklerden bahsediliyor, rahatlıkla 1980 model, fırtınada kayalara oturmuş, bordasının ortasında içinden bir atlı geçecek kadar büyük deliği olan 12 metre Swan tekneyi alıp Bodrum'da tamir eder yüzdüremez miyiz?
Demek bakım yapılırsa onlar da "sonsuz"...

Aynı örnekten devam edelim: Bahsi geçen kayığa bizim Bodrum usulü yapacağımız rekonstrüksiyona sizce Swan tersaneleri ne der? Bildiniz: Kocaman bir HAYIR! Dolayısıyla 1970 yapımı Çolak Erol'un kızağa koyduğu ama arada 35 kere karaya çekilmiş kim bilir kimler tarafından macun çekilmiş, kalafat yapılmış tırhandilin Ağan'larla ne ilgisi kalır? Bu arada sakın yanlış anlaşılmasın haliyle Swan ve Ağan Tersanelerini aynı kefeye filan koymuyorum...

Konuya dönersek, maalesef fiber tekneler malum sadece birkaç on yıldır denizlerde... Eğer 200 yıl sonra sorulursa bu soru bence herkes zaten cevabını biliyor olacaktır. )))Zaman, tüm gizemlerin cevabını kendi içinde saklar... Bekleyelim görelim diyorum ben.

Diğer yandan, maalesef çok azımız hem metal, hem ahşap hem de fiber birer tekne kullandık.
Hemen hiç birimiz bunların hepsini yaptıracak kadar uzun yaşamadı veya imkana sahip olmadı.
Dolayısıyla mevzu elmalar ile armutları toplamaya kalkmak kadar beyhudedir, bence...

Hele de verilen duygusal örneklerin çoğaltılması ile iş iyice içinden çıkılmaz hale gelir.
Hoş zaten gördüğüm kadarıyla kimse "işin içinden çıkmaya çalışmıyor ya..." neyse, bunu geçelim.

Doğaldır ki herkesin teknesi kendisine çok sevimli ve güzel ama başkasına işlevsiz ve çirkin gelecektir.
İyi de ne farkeder?

Rahmetli "zevkler ve renkler tartışılmaz" derdi. Kendisi ressam filan da değildi halbuki, neden öyle dedin diye sormadım hiç o çocuk aklımla. Yarın sabah kalkınca anneme sorayım bir, belki birşeyler çıkartırız... )))
 
« Son Düzenleme: Haziran 03, 2016, 22:41:00 Gönderen: Mehmet Erem »


*

    H. T.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #187 : Haziran 03, 2016, 22:25:54 »

Bir yelkenlinin ömrü ne kadardır sorusuna geri dönersek eğer; buyrun size Yengeç'in otuz yılı. Bir otuz yıl daha denizlerde olmaması tamamen sahibi ile olan ilişkisine bağlı. Her "nesne" gibi.

1987
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


1989
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


1996
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


2007
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


2008 (Tesadüfen Flickr'da buldum Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap )
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


2013
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


2015
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


2016
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    C. G.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #188 : Haziran 03, 2016, 22:31:49 »
Siyah kayik,


Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    G. Ö.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #189 : Haziran 03, 2016, 22:38:06 »
Ah o Siyah Kayık.Ne özenilmiştir donatılırken.Şimdi kim de acaba?
Konuyu dağıttım ama özeldir bizim için o kayık.
*

    C. G.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #190 : Haziran 03, 2016, 22:40:53 »
Bir muddet Tuzla da kalmisti imalattan sonra, seyretmesi bile ayri keyifti Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    E. B.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #191 : Haziran 03, 2016, 22:42:40 »
Bugün Marmaris te eski okyanuş geçmiş sanırım fiber bir teken satılığa çıkmış. İlan vardı. 72 model galiba seafarer..

Yanlış görmedi isem bu tekneyi hayatta satamaz. eski olduğundan değil.. Bilin bakalım niye.. ?  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Serpinti körüğü yok.. Biminisi de dandik birşey. Türkler serpinti körüğü olmayan , doğru dürüst biminisi olmayan tekneyi almazlar.

Okyanus filan geçmiş , bütün Akdeniz 'i geçmiş ama Doğu Akdeniz'e gitmemiş. Gitseydi görürdü biminisiz, serpinti körüksüz gezmek neymiş..Yanardı kavrulurdu valla.

Bir de anlamadım ben o bayan kim ki teknede. BU kadar konforsuz , biminisi serpinti körüğü olmayan tekneye nasıl binmiş te gelmiş.. ?

O zaman bu okyanus işi yalan arkadaş. Hiç bir kadın böyle konforsuz tekneye marinada bağlıyken bile gelmez. Ne okyanus geçmesi. ?

Tek takıldığım.. Kısmet'in de serpinti körüğü yok.. allah Allah, O zaman icad edilmedimiydi acaba.. ?

Bak şimdi gözüme çarptı. Siyah Kayık ta da yok.. Neden acaba..
« Son Düzenleme: Haziran 03, 2016, 22:43:58 Gönderen: Ersin Böke »
*

    G. Ö.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #192 : Haziran 03, 2016, 22:44:03 »
 O sobanın montajından sonra yaşanılan keyfi bilirim Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
« Son Düzenleme: Haziran 03, 2016, 22:46:24 Gönderen: Gülümser Özharar »
*

    C. G.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #193 : Haziran 03, 2016, 22:45:18 »
Gulumser abla,

Soba da soba ama ...(bir mesajim yok kimseye)
« Son Düzenleme: Haziran 03, 2016, 22:45:42 Gönderen: Cenk Gürsel »
*

    G. Ö.

Ynt: Bir Yelkenlinin Ömrü Ne Kadardır ?
« Yanıtla #194 : Haziran 03, 2016, 22:49:09 »
Hele bir de banyosunu görmeliydin.Güzel tekne başka sıfat istemez.