0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Valla ben çat kapı gelirim okaa
.......... zaten ben uzun zamandır CB çatı adayı olup da, sonra politika sahnemizden sessiz sedasız ayrılan o beyefendinin bir sözü üzerinde düşünüyordum . Biliyorsunuz seçimin ertesi günü '' bize bi ekmek çıkar mı ? '' mesleki merakıyla kapısına dayanan gazetecilere '' Söylecek sözlerim bitti ! '' demişti. Bu Türkiye için çok atipik ; alışılagelmedik bir tarz. Gün gelsin ; birinin söyleyecek sözü kalmasın ? İşte ; ben bu sözden etkilendim ; benzer şeyleri hissediyordum, ama ifade edemiyordum. Sporumuz, amatör denizciliğimiz, tekneler vs üzerine dağarcığımda olanların hepsini çoktan ortaya döktüğümü ; - eğer stokları yeniden takviye edecek yeni olanaklar çıkmazsa - , vitrini ve dükkanın raflarını boşalttığımı düşünüyorum.Yeni insanlar, yeni söylemler lazım bize artık. Yine de önemli gördüğüm bir iki şeyi söyleyeyim. İyi denizci uluslara kıyasla yelken ve yat kulübü sayımız az. Ama yine de pek çok kulübümüz var. Ben bile ( hele şimdi şu emekli halimle ) 3 kulübe üyeyim ve aidat ödüyorum. Bence KYK'nın köklülüğü/eskiliği dışında çok önemli bir özelliği daha var. KYK bir semt kulübü. Adı bir kentle ; megapolle veya bir firmayla, endüstri deviyle vs özdeşleşmemiş bir kulüp. Semtin insanlarının kurduğu, elleriyle inşa ettikleri, kışın sobasının üzerinde çay demledikleri ; spor yaptıkları ; sonra çocuklarını, ikinci nesilleri denize, yelkene ve birlikteliğe alıştırdıkları bir yuva.Sonra işler değişmiş, - toplumlar durduğu yerde durmaz ; ilerler ya - ; önüne 4 şeritli asfalt ve kaldırımlar ; onun önüne 100 metre toprak dolgusu, üzerine de önce evlendirme dairesi, otoparklar, cafe ve barlar ; efem İngiliz asilleri gibi giyinebilmenizi sağlayan mağazalar , kebapçılar ve balıkçılarıyla koskoca marina gelmiş. Denizle tüm ilişkiniz kesilmiş...Neyse ; bunları Matay anlattı zaten. Yaşı uygun olanlar semt kulüplerini hatırlar. Ama futbol, ama basketbol, ama yelken...Değişen zamanlar bunları yok etti.Başına pek çok talihsizlik gelmiş olan KYK ise tüm sıkıntıların üstesinden hayret verici biçimde sıyrılıp ; yaşadı. Şimdi de maddi sıkıntılarından , dertlerinden kurtulup yine sapasağlam bir bünyeye kavuşma şansına sahip.Konumundan, coğrafyasından, güzelliğinden ötürü bir biçimde kıymetli görülmeye başlamış semtler sadece İstanbulda değil ; ülkenin her yerinde o semtin insanlarının elinden gitmek zorunda. Dışardan gelen para ve makam sahipleri onu sizin elinizden alır. Çocukluğumun plajı önce 2 katlı alış veriş merkezi olmuştu. Sonra bar oldu, sonra restaurant. Çocukluğumuzun sahil sineması da önce koca bir inşaat oldu ; sonra da adını telaffuz etmeyi bile beceremediğim koca bir otel. Parklar, top sahaları...uçup gittiler. Bu nedenle Kadıköylülerin, Kalamışlıların elinde ( her ne kadar HakanE'nin '' galiba 3 karış iki parmak uzunluğunda bi yer '' benzetmesi çok yanlış da olmasa ) böyle bir alan kalmış olmasını çok önemsiyorum. Elden gitmemesi için de aklımın erdiği, gücümün yettiği kadar çalışıp katkı vermek istiyorum. Yerimiz ve manzaramız güzel. Yarından sonra hemen önümüzde '' Ortadoğu ve Balkanların , hatta Atlantiğin ve Pasifiğin en modern ve lüks '' marinası inşa edildiğinde ; mesela Ersin korsanın Tayo-Mar'ı için istenecek ücretle muhtemelen '' yarısını şimdi ; yarısını faizsiz seneye öde '' kampanyaları kapsamında bir yeni otomobil alınabilecek...Herkes kayığını İstanbuldan kaçırma peşinde. Ben de dahil, tekneleri az ( bir kaç km ) veya çok ( bir kaç yüz km ) uzakta olanların çoğu ( kalan azınlık da aynı hissediyor ama kuyruğu dik tutmaya çalışıyor diye düşünüyoruz...) karaya vurdu ; depresyon belirtileri göstermeye başladı. Bize bir araya gelebileceğimiz, bizcileyin olanlarla durumumuza birlikte ağlayıp gülebileceğimiz bir su kenarı gerek. KYK bu gereksinimimize de cevap verecek uygun bir yer olabilir düşüncesindeyim. Su kenarı ; - güneşlenme platformu ve deniz merdivenimiz bile var Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap - ; lokalimiz, ders salonumuz , küçük bir bahçemiz, mikro limancığımız bile var. İstersek aylak aylak oturur çay içeriz ; istersek eğitim salonunda toplanıp amatör denizciliğimizi kurtarma toplantı ve projeleri yapabiliriz. Ben bunları yazdım da şincik ; niye yazdığımı unuttum. Galiba gelmiş olan ilham anafikrimi de cebine koyup ; gitti. Heee, zaten lafın başında '' acep söyleyecek sözüm de kaldı ki mi ? '' demiştim ; yani mazurum. Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap..........
Ben demiri beklerken bir baktım ki zincire binmiş güzeller güzeli bir deniz yıldızı geliyor yukarıya. Görmesek parçalayacağız garibimi. Koştum aldım kakıcı, ucundan usulcacık kaldırdım kollarını. Hadi güzelim, atla dön evine derken, senin ki el sallamasın mı? El sallayıp atladı suya valla. Şimdi aynı uzuvdan beş tane var hayvanda, hem hepsi bacak demeyin bana. Ben eminin el salladığına.
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş YapBen demiri beklerken bir baktım ki zincire binmiş güzeller güzeli bir deniz yıldızı geliyor yukarıya. Görmesek parçalayacağız garibimi. Koştum aldım kakıcı, ucundan usulcacık kaldırdım kollarını. Hadi güzelim, atla dön evine derken, senin ki el sallamasın mı? El sallayıp atladı suya valla. Şimdi aynı uzuvdan beş tane var hayvanda, hem hepsi bacak demeyin bana. Ben eminin el salladığına. Hüsnü Korsanım, bu ne güzel bir hikaye... Çok etkilendim süper...Cüneyt Dostum, aramızda ne cevherler varmış baksana..
Cüneyt Ağabey,Hazır burası da kalabalık iken söylesene 1863'e mesaj atsınlar ROTA yazıp...5TL hediyesi bağış yapsınlar...Sende ki medya gücü paha biçilmez Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş YapSaygılar ağabey:)Dilek ErgülY/Y Symina Kaptanı ve Miçosu Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Sora şöyle bir mesac geliyor:Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş YapMutlu oluyorsunuz..Bu Sebahattin'in telefonuna gelen mesac mesela..