0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    C. B.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4140 : Eylül 18, 2014, 18:06:07 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Valla ben çat kapı gelirim okaa

Neredeydin lo sen?
Sesin çıkmıyor epidir?
*

    H. D.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4141 : Eylül 18, 2014, 18:24:35 »
Hık mık,kem küm  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


*

    H. H.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4142 : Eylül 18, 2014, 19:15:22 »
Cüneyt korsan, sağolasın. Dün yediğim o palamut kuyruğu beni iyi etti. Sabaha ateş kalmadı. Toparladık neyse ki. Şu anda İstanbul’u sel götürdüğünden birazdan eve doğru yüzmeye başlayacağım. Ama daha önce bir konuda engin bilgi ve tecrübelerinize ihtiyacım var. Ben bu denizden çok korkuyorum, bir yandan da çok seviyorum. Bu iş nasıl oluyor da oluyor?

Mesela denizde balık görünce atlayasım gelir, korkar atlayamam. Biliyorum ki bu kısmen büyük dayımın küçükken beni yüzme öğreneyim diye balıkların arasına atmasındandır. Ben hala suyun altında gözümü açtığımda gördüğüm o balıkları hatırlarım, yüzme olayıyla ilgili pek bir şey hatırlamıyorum ama.

DNA’da da var bir şeyler herhalde. Anlatırlar büyük dedemin lodos fırtınasında kirazları satıp adalardan nasıl sallana sallana döndüğünü Yalova’ya. Bilirlermiş kim olduğunu, başka deli cesaret etmezmiş. Belki de likit alınca denizler düz görünürdü gözüne. Kimbilir? Öyle biraz karışık işte.

Geçtiğimiz yaz da şöyle bir olay vukuu buldu. Dayımın Yalova’daki teknesiyle benim hanımı ve çocuğu da alıp denize açıldık. Az bi rüzgar var. Sahile yakın bir yere demiri funda ediyoruz. Tekne hafif tornistanda ama zincir altımıza doğru akıyor.
“Ya dayı, tornistan gitmiyor muyuz?  Niye bu demir altımıza giriyor?”
“Olmaz bişey, on metre yok burası,salla gitsin”
Efendim, salladık gitti. Ben bu noktada kıllandım biraz. Bilirsiniz buralardan Çınarcık çukuru derler bir dipsiz çukur geçer. İskandil on, yirmi derken kayar gider. Ben çok korkarım bu çukurdan. Rivayet olunur ki bunun bir ucu Marmara’da diğer ucu Yeni Zelanda taraflarındadır.
Benim kız iyice balık gibi yüzer olduğundan hemen suya atlamak istedi. Babası gibi mavnadan bozma katır değil. (tekne olanından). Ben buluttan nem kaptığımdan, “herkes can yeleği giyecek öyle” dedim. Eziyete bak yani. Hanıma dinletemedik tabi. Atladık maaile, dayı bey teknede kaldı.
“Dayı niye gidiyosun?”
“Ben gitmiyorum oğlum, sen gidiyosun”
“Nası yaa?”  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
“Akıntı varmış oğlum? Gel işte, gitme”
Nası akıntı nan bu? Tekne niye öyle akmadı o zaman. Aman allahım alttaki akıntı daha fazla demek. Bizimkiler kulaç atıp duruyorlar durdukları yerde kikir kikir, ben ipini koparmış duba gibi akıyorum. Benim planımda tuzluk gibi aynı yerde durmak vardı. Bir yandan düşünüyorum, iyi ki can yeleğiyle atlamışım diye. Üç aydır boyun fıtığı ile uğraşıyorum, suya atlamak falan yasak, ameliyatın ucundan yırttık, her gün kültür fizik. Ya kulaç atayım derken bahriye gemisi selamlar pozisyonda kalakalırsam suyun üstünde. Bu Çınarcık çukuru bana taktı. Şimdi can yeleği falan böyle komple beni bu taraftan hüp yapacak, öte taraftan tükürecek, Yeni Zelanda’da bir kumsala ” Denizden Gelen Adam” olucam. Ha gayret teknenin kıçına ulaştım boynu kolu falan bozmadan. Arada üç buçuk atarken mavi kart uygulamasına aykırı bazı şeyler de olmuş olabilir.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Yani böyle korkuyorum işte, ama;

Totoyu çukurdan kurtardıktan sonra demiri vira ediyoruz. Bizim teknede bu iş baş üstünden icra edilmek durumunda. Irgatın kablosu ona göre yapılmış, havuzluktan bas çek yok. İyi ki de öyle. Ben demiri beklerken bir baktım ki zincire binmiş güzeller güzeli bir deniz yıldızı geliyor yukarıya. Görmesek parçalayacağız garibimi. Koştum aldım kakıcı, ucundan usulcacık kaldırdım kollarını. Hadi güzelim, atla dön evine derken, senin ki el sallamasın mı? El sallayıp atladı suya valla. Şimdi aynı uzuvdan beş tane var hayvanda, hem hepsi bacak demeyin bana. Ben eminin el salladığına.

Bunun üstüne az dalga bol rüzgar apaz bir seyirle adalara modalara doğru bir gidip gelirken, hele bi de yeke bizim sekiz yaşındaki cimcimenin elindeyken.(Hoş sonra ben kitap okuycam diyip aşağıya indi. Maersk şilebinin dalgasını atlarken bile çıkıp ne oluyor demedi kerata) Gel de sevme şimdi bu denizi.

Ben bunları bir nörolog bulup ona da anlattım. “Sizin beyninizin sağ lobuyla sol lobu yer değiştirmiş beyefendi” dedi bana. Ben de “ İyi de doktor civanım bu iş sağdan sola da, soldan sağa da aynı okunuyor” dedim. O da “ O zaman loblar üst üste binmiştir” dedi. İki MR, bir diyazem yazdı gönderdi. Bu doktor bana çok güven vermedi. Bir daha balıkçı barınağında ağ ören bu yaşlı adamlarla işim olmaz.

Siz ne dersiniz bu işe Cüneyt korsan. Var mıdır bu derdin çaresi?           
« Son Düzenleme: Eylül 18, 2014, 19:16:18 Gönderen: Hüsnü Helvacıoğlu »

*

    C. B.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4143 : Eylül 18, 2014, 19:21:50 »

Visitor followerlerim;
siz bu laf salatasını göremezsiniz şimdi durduğu yerde.
Allahtan yazarınız vardır. Canım size feda olsundur.
Uyarayım.Yazan şahıs Yaşlıdır..


Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

..........

 zaten ben uzun zamandır CB çatı adayı olup da, sonra politika sahnemizden sessiz sedasız ayrılan o beyefendinin bir sözü üzerinde düşünüyordum . Biliyorsunuz seçimin ertesi günü '' bize bi ekmek çıkar mı ? '' mesleki merakıyla kapısına dayanan gazetecilere '' Söylecek sözlerim bitti ! '' demişti.   

Bu Türkiye için çok atipik ; alışılagelmedik bir tarz. Gün gelsin ; birinin söyleyecek sözü kalmasın ?

İşte ; ben bu sözden etkilendim ; benzer şeyleri hissediyordum, ama ifade edemiyordum. Sporumuz, amatör denizciliğimiz, tekneler vs üzerine dağarcığımda olanların hepsini çoktan ortaya döktüğümü ; - eğer stokları yeniden takviye edecek yeni olanaklar çıkmazsa - , vitrini ve dükkanın raflarını boşalttığımı düşünüyorum.

Yeni insanlar, yeni söylemler lazım bize artık.

Yine de önemli gördüğüm bir iki şeyi söyleyeyim. İyi denizci uluslara kıyasla yelken ve yat kulübü sayımız az. Ama yine de pek çok kulübümüz var. Ben bile ( hele şimdi şu emekli halimle ) 3 kulübe üyeyim ve aidat ödüyorum. Bence KYK'nın köklülüğü/eskiliği dışında çok önemli bir özelliği daha var. KYK bir semt kulübü. Adı bir kentle ; megapolle veya bir firmayla, endüstri deviyle vs özdeşleşmemiş bir kulüp. Semtin insanlarının kurduğu, elleriyle inşa ettikleri, kışın sobasının üzerinde çay demledikleri ; spor yaptıkları ; sonra çocuklarını, ikinci nesilleri denize, yelkene ve birlikteliğe alıştırdıkları bir yuva.

Sonra işler değişmiş, - toplumlar durduğu yerde durmaz ; ilerler ya - ; önüne 4 şeritli asfalt ve kaldırımlar ; onun önüne 100 metre toprak dolgusu, üzerine de önce evlendirme dairesi, otoparklar, cafe ve barlar ; efem İngiliz asilleri gibi giyinebilmenizi sağlayan mağazalar , kebapçılar ve balıkçılarıyla  koskoca marina gelmiş. Denizle tüm ilişkiniz kesilmiş...Neyse ; bunları Matay anlattı zaten.

Yaşı uygun olanlar semt kulüplerini hatırlar. Ama futbol, ama basketbol, ama yelken...Değişen zamanlar bunları yok etti.Başına pek çok talihsizlik gelmiş olan KYK ise tüm sıkıntıların üstesinden hayret verici biçimde sıyrılıp ; yaşadı. Şimdi de maddi sıkıntılarından , dertlerinden kurtulup yine sapasağlam bir bünyeye kavuşma şansına sahip.

Konumundan, coğrafyasından, güzelliğinden ötürü bir biçimde kıymetli görülmeye başlamış semtler sadece İstanbulda değil ; ülkenin her yerinde o semtin insanlarının elinden gitmek zorunda. Dışardan gelen para ve makam sahipleri onu sizin elinizden alır. Çocukluğumun plajı önce 2 katlı alış veriş merkezi olmuştu. Sonra bar oldu, sonra restaurant. Çocukluğumuzun sahil sineması da önce koca bir inşaat oldu ; sonra da adını telaffuz etmeyi bile beceremediğim koca bir otel. Parklar, top sahaları...uçup gittiler.

Bu nedenle Kadıköylülerin, Kalamışlıların elinde ( her ne kadar HakanE'nin '' galiba 3 karış iki parmak uzunluğunda bi yer '' benzetmesi çok yanlış da olmasa ) böyle bir alan kalmış olmasını çok önemsiyorum. Elden gitmemesi için de aklımın erdiği, gücümün yettiği kadar çalışıp katkı vermek istiyorum.

Yerimiz ve manzaramız güzel. Yarından sonra hemen önümüzde '' Ortadoğu ve Balkanların , hatta Atlantiğin ve Pasifiğin en modern ve lüks '' marinası inşa edildiğinde ; mesela Ersin korsanın Tayo-Mar'ı için istenecek ücretle muhtemelen '' yarısını şimdi ; yarısını faizsiz seneye öde '' kampanyaları kapsamında bir yeni otomobil alınabilecek...

Herkes kayığını İstanbuldan kaçırma peşinde. Ben de dahil, tekneleri az ( bir kaç km ) veya çok ( bir kaç yüz km ) uzakta olanların çoğu ( kalan azınlık da aynı hissediyor ama kuyruğu dik tutmaya çalışıyor diye düşünüyoruz...) karaya vurdu ; depresyon belirtileri göstermeye başladı. Bize bir araya gelebileceğimiz, bizcileyin olanlarla durumumuza birlikte ağlayıp gülebileceğimiz bir su kenarı gerek.

KYK bu gereksinimimize de cevap verecek uygun bir yer olabilir düşüncesindeyim. Su kenarı ; - güneşlenme platformu ve deniz merdivenimiz bile var  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap - ; lokalimiz, ders salonumuz , küçük bir bahçemiz, mikro limancığımız bile var. İstersek aylak aylak oturur çay içeriz ; istersek eğitim salonunda toplanıp amatör denizciliğimizi kurtarma toplantı ve projeleri yapabiliriz.

Ben bunları yazdım da şincik ; niye yazdığımı unuttum. Galiba gelmiş olan ilham anafikrimi de cebine koyup ; gitti.
Heee, zaten lafın başında '' acep söyleyecek sözüm de kaldı ki mi ? '' demiştim ; yani mazurum.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

..........


*

    E. O.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4144 : Eylül 18, 2014, 19:45:22 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Ben demiri beklerken bir baktım ki zincire binmiş güzeller güzeli bir deniz yıldızı geliyor yukarıya. Görmesek parçalayacağız garibimi. Koştum aldım kakıcı, ucundan usulcacık kaldırdım kollarını. Hadi güzelim, atla dön evine derken, senin ki el sallamasın mı? El sallayıp atladı suya valla. Şimdi aynı uzuvdan beş tane var hayvanda, hem hepsi bacak demeyin bana. Ben eminin el salladığına.
Hüsnü Korsanım, bu ne güzel bir hikaye... Çok etkilendim süper...
Cüneyt Dostum, aramızda ne cevherler varmış baksana..

*

    C. B.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4145 : Eylül 18, 2014, 19:50:19 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Ben demiri beklerken bir baktım ki zincire binmiş güzeller güzeli bir deniz yıldızı geliyor yukarıya. Görmesek parçalayacağız garibimi. Koştum aldım kakıcı, ucundan usulcacık kaldırdım kollarını. Hadi güzelim, atla dön evine derken, senin ki el sallamasın mı? El sallayıp atladı suya valla. Şimdi aynı uzuvdan beş tane var hayvanda, hem hepsi bacak demeyin bana. Ben eminin el salladığına.
Hüsnü Korsanım, bu ne güzel bir hikaye... Çok etkilendim süper...
Cüneyt Dostum, aramızda ne cevherler varmış baksana..

Biz boşuna mı transfer teklifi yaptık adama..
*

    C. B.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4146 : Eylül 18, 2014, 20:08:11 »
Sevgili followerim Hüsnü Helvacıoğlu bey kardeşim.
Size brawwo diyorum.
Maşşallah şahane döktürmüşünüz.
Ben sizdeki cevheri keşfetmiştim zaten.
Ellerinize sağlık.
Keyif aldık okurken.

Her zaman bekliyoruz topiğimize.Konuk yazar olaraktan yeriniz her zaman açık.
Ancak kadroya girmek için geç kaldınız.
Bu gün bir gencimizi yanımıza almışızdır.
Yenganın karşı çıkması nedeni ile de uzun süre için kadromuz dolmuştur.
Sorry yani.

Hastalığınıza gelince. Bence dert etmeyin bırakın kalsın sanırsam iyi bişidir..
Merem Bey'e daha çok takılın, Ömer bey ile daha sık denize çıkın derim. Göreceksiniz iyi gelecek..

Yeni hikayelerinizi bekler sevgi ile kucaklarım canım kardeşim.


*

    D. E.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4147 : Eylül 18, 2014, 20:16:51 »
Cüneyt Ağabey,

Hazır burası da kalabalık iken söylesene 1863'e mesaj atsınlar ROTA yazıp...5TL hediyesi bağış yapsınlar...Sende ki medya gücü paha biçilmez  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Saygılar ağabey:)

Dilek Ergül
Y/Y Symina Kaptanı ve Miçosu  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    C. B.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4148 : Eylül 18, 2014, 20:24:30 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Cüneyt Ağabey,

Hazır burası da kalabalık iken söylesene 1863'e mesaj atsınlar ROTA yazıp...5TL hediyesi bağış yapsınlar...Sende ki medya gücü paha biçilmez  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Saygılar ağabey:)

Dilek Ergül
Y/Y Symina Kaptanı ve Miçosu  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Foyn uyumayın huleynn..
Bakın kim gelmiş ne istemiş..
Okyanus kıyısından kızımıza hep destek tam destek..
Benimteknemperverler
Followerler
Okurcular
Visitorlar
Pampişler
Cafanarlostromolar
Sebahattin
yenga
Pisbey
Horada kim varsa..
Hepberaber.. N'apıyoz ?

ROTA Yazıyoruz.....1863 e mesaj atıyoruz..
Hediyesi 5 papel.

Bunu neden yapıyoruz? Genç kızlarımız okusun diye bağış yapıyoruz.
Dilek kızımız okyanus geçiyo bu iş için, sizde kaldırın poponuzu..
*

    A. S.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4149 : Eylül 18, 2014, 20:26:10 »
20:25 itibariyle mesaj gönderildi Dilek Hanım  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    C. B.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4150 : Eylül 18, 2014, 20:36:40 »
Sora şöyle bir mesac geliyor:

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Mutlu oluyorsunuz..
Bu Sebahattin'in telefonuna gelen mesac mesela..
*

    C. B.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4151 : Eylül 18, 2014, 20:39:41 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Cüneyt Ağabey,

Hazır burası da kalabalık iken söylesene 1863'e mesaj atsınlar ROTA yazıp...5TL hediyesi bağış yapsınlar...Sende ki medya gücü paha biçilmez  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Saygılar ağabey:)

Dilek Ergül
Y/Y Symina Kaptanı ve Miçosu  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Sora şöyle bir mesac geliyor:

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Mutlu oluyorsunuz..
Bu Sebahattin'in telefonuna gelen mesac mesela..

Görelim telefonları..
En beğendiğim telefonun sahibine 4 millik bir tekne turu hediye....
*

    A. S.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4152 : Eylül 18, 2014, 20:40:34 »
Bana gelen mesaj farklı...
1,5 asırdır ....diye başlıyor. Senin Sebahattin'in henüz toy ve genç bir hevesli olduğunu anlamışlar sanırım.
*

    N. K.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4153 : Eylül 18, 2014, 20:41:50 »
10 masajın lafı olmaz... zaten bu filmin (kaçak kat) bir teelif halkı hediyesi olmalı... helali hoş olsun...
*

    D. E.

Ynt: Benim Teknem
« Yanıtla #4154 : Eylül 18, 2014, 20:43:33 »
Yeşşşeyinnn canım abilerim Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap