“Azuree 40”, bu yılki Boat Show’da boyutu, açık ve kapalı yaşam alanı ve değişik dizaynı ile çok ilgi çekmişti.
Bu tekne aşağıdaki 2 temel nedenden dolayı benim de çok ilgimi çekti:
1) 40 foot’luk bir teknede arkaya doğru daralmayan 4.22'lik genişlik pek sık rastladığımız bir özellik değil.
Bu özelliğiyle özellikle havuzlukta sunduğu mekan genişliği, Akdeniz ikliminde teknede uzun süreli yaşayanlar veya zaman zaman çok sayıda misafir ağırlamayı sevenler için ideal.
2) Cruise versiyonunda bile “code zero” önyelken ile hafif rüzgarda yelken performansı iddiası var.
Hafif rüzgarda yelken yapabilmek sadece yarışçı için değil gezginler için de önemli bir özellik bence. Güzelim bir havada rüzgar hafif esiyor diye motor gürültüsü çekmeyi veya bir yerde çakılıp kalmayı hangi gezgin ister?
Gelecekte üzerinde yaşayabileceğim yelkenli bir tekne aradığım için oldukça ilgilendim. Olabildiğince bilgi almaya çalıştım hatta Nisan başında Pendik’te düzenlenen 1 saatlik bir demo seyrine eşimle birlikte katıldım.
Ekonomik olarak sıkıntılı günlerde böylesine iyiniyetli ve cesur girişimin gezgin yelkenciler tarafından daha iyi tanınması için bir amatör denizci gözüyle öğrendiklerimi, gördüklerimi ve görüşlerimi paylaşmak istedim. Bu konuda herhangi bir uzmanlık ve deneyim iddiam yok. Bu nedenle hatalarım olursa affedin lütfen. Reklam amacım da kesinlikle yok.
Önemli bir amacım da henüz hakkında yeterli bilgi, belge ve deneyim bulunmayan bu tekne hakkında daha çok bilgi alabilmek, farklı deneyimlerden ve görüşlerden yararlanabilmek. Umarım yakın zamanda bu teknenin gerçek test yazılarını ve sonuçlarını deneyimli uzmanların kaleminden dergilerde okuma şansı da buluruz.
Tekne'yi İnan Kıraç'ın bir şirketi, Sirena Marine, Bursa Orhangazi'de yapıyormuş. Teslim yeri ise Mudanya. Binlerce mil uzaktan tekne teslimatı sorunu yok yani.
Sirena Marine, Türkiye'de bir süredir Azimut'un 4 modelini üretiyormuş ve ihraç ediyormuş. Bu nedenle şirketin bu konuda teknik servis için gerekli bir alt yapısı ve organizasyonu varmış.
Teknenin cruiser versiyonunun liste fiyatı 140,000 EURO, "fast cruiser" (performans) versiyonu (karbon hibrit gövde, karbon direk, uzun salma) ise 190,000 EURO. Motor Volvo 40hp. Teknenin ana yapısını bozmadan hemen her türlü değişikliği, kişiye özel yapabilmeleri güzel.
1 Nisan’da Pendik Marintürk Marina’dan akşam 4 gibi çıktık. Rüzgar ilk başta kısa bir süre 10 knot civarı esip sonra 5 knota düştü ve bitti. Yani yelken performansını değişik rüzgarlarda tam olarak görme şansımız olmadı. Ancak hafif havada “code zero” ile çok kalabalık olduğumuz ve de fazla trim yapmamamıza karşın yelken performansının yeterli olduğunu söyleyebilirim. Mutlaka Fast Cruiser versiyonu daha da iyidir.
Teknede şirket görevlileri dahil olmak üzere tam 12 kişi idik. 4.22 mt’lik arkaya doğru daralmayan bir genişlik sayesinde, bir ara herkes havuzlukta iken bile sıkışmadık. Yani teknenin tasarımcısının Naviga’nın geçen ayki sayısında söylediği gibi bu teknenin havuzluğunda rahatça parti verilebilir.
Demo teknesi karbon hibrit gövde ve aliminyum direkli ve 2.1 mt’lik “kısa” salmalı versiyondu. "Fast Cruiser" versiyonunda ise salma 2.60 mt imiş. Salma ağırlıkları ise standart 2 ton. Teknenin cruiser versiyonu toplam 6.7 ton iken performans versiyonu 7.6 ton. Teknenin ağırlığını minimize etmek için mobilyada bile hafif malzeme tercih etmişler.
Teknenin dış görünüşü oldukça sıradışı. Hani “ya seversin ya da nefret edersin” denilen cinsten: Suya çok yakın bir profil, çeneli geniş bir kıç. Estetikten ziyade fonksiyonellik ön planda tutulmuş bence.
Çeneli kıç yapısı sayesinde teknenin dalgada daha az yalpaya düştüğü ve orsa seyrinde yattığında daha iyi performans gösterdiği söylendi.
Suya yakın ve hafif olması nedeniyle teknenin kıçı 3 cm gibi suyun altında kalıyor. Dün 12 kişi havuzluktayken biraz daha battı. Exhaust, vb delikleri bayağı bir su içinde kaldı. Bu konu kafamıza takıldı. Sorduğumuzda hız veya güvenlik üzerinde negatif bir etkisi olmadığı söylendi.
Garanti süresi teknenin gövdesi için 5 yıl, diğer donanım için ise 3 yıl imiş. Elektronik gibi cihazlarda ise ilgili üreticinin garanti şartları geçerli imiş.
Teknenin aklımda kalan özellikleri:
1) Denize inen merdiven, açılabilen kıç vardavelalarla entegre edilimiş. Gerektiğinde pasarella gibi kullanılabilecek konumda. Opsiyonel olarak kıça karbon pasarella konulabiliyor. Bir tarafı sabit pasarella kapalı iken kıçta uzun bir oturma yeri açıkken ise pasarella oluyor.
2) Teknenin yanında oturarak dümeni kullanan dümencinin ayaklarını koyup rahat edeceği katlanır bir demir basamak konmuş. Özellikle tekne yattığında rahat etmek için fena fikir değil.
3) Cruiser versiyonunda Kıç Istralya’nın ayarlanması için gergi halatı sancak kıç omuzlukta vinçe yakın. Dümencinin rahat kullanabileceği bir yerde.
4) Fast Cruiser versiyonunda kıç ıstralya yokmuş. Direk eğimi çarmıhlarla mı yoksa runner’larla mı sağlanıyor tam anlamadım. Benim asıl ilgilendiğim versiyon bu olmadığı için daha fazla sormadım.
Şu anda ithal edilen karbon direkleri yakın gelecekte Türkiye’de üretmeyi planlıyorlarmış.
5) Yüzme platformu yok. Sadece bir basamaklık çıkıntı mevcut.
6) Seyir Fener’lerini kontrol eden açma-kapama anahtarları iskele dümeninin altına konmuş. Bence iyi de olmuş. Aşağıya inmeden fenerler açıp kapanabiyor.
7) İskele dümeni’nin sol tarafında tabana otopilot kontrolleri & ekranı, sancak dümeninin sağ tarafında tabana ise multi (rüzgar+derinlik) ekran ve kontrolleri yerleştirilmiş. Bu tür bir yerleşime alışmak zaman alacak bence.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş Yap Katlanır Bimini’leri açık halde göremedim. Anayelken ıskotası ve arabasının yeri nedeniyle 2 ayrı bimini yapmak zorunda kalmışlar. Özellikle yağmurda ne kadar etkin, denemek gerek.
9) Test teknesinde “retractable bow truster” vardı.
10) İki Dümen’inde base’lerinin üzerine kontrol panelleri yerleştirilmiş. Alışılmamış bir düzen ama bence çok fonksiyonel olmuş. İskele tarafında chartplotter, sancak tarafında ise motor & baş pervanesi kontrol düğmeleri ile göstergeleri var. Motor bir düğme ile çalışıyor bir düğme ile durduruluyor.
11) Gaz kolu iskele dümenin arkasında aşağıda yan tarafta. Eğilmeden kullanılabilecek şekilde dümenin üzerindeki kontrol paneline, çapariz vermeyecek şekilde entegre edilmiş bir gaz kolu tercih ederdim. İstenirse böyle bir modifkasyon da yaptırılabileceğini düşünüyorum.
12) 40 bg’lik saildrive Volvo motorun sesi ve titreşimi oldukça makul düzeyde idi. Ancak motor bölmesinin soğutma fanı fazlasıyla uğultu yapıyordu. Bu sorunun giderileceğini söylediler.
13) Motor seyri performansı gördüğüm kadarıyla iyi. Çabuk hızlanıyor. Motor seyrinde maksimum devirde 8 knot, 2,200 devirde ise 6 knot civarı hız yapıyor. Gördüğüm kadarıyla tornistanı da fena değil.
14) Dümen kontrolü ve hassasiyeti iyi idi. Dümen bağlantı mekanizmasına kıç ambarı açıp ulaşmak çok kolay. Gerekirse acil durumda bir dümen devre dışı da bırakılabiliyormuş. Acil durum yeke kontrolü mümkün, yeri uygun. 2 ayrı dümen palası var. Açıları orsa seyrine uygun.
15) Anayelken vinçleri hemen dümencinin önünde kolay ulaşabileceği yerde. Çift anayelken ıskotası arabadan bumba boyunca anadireğe gidiyor ve direkdibinden dümenin önündeki iskele ve sancaktaki vinçlere geliyor.
Anayelken araba kumandasının da kullanımı rahat.
16) Kıçta dümenlerin arkasında iki kapaklı ve oldukça büyük boydan boya bir ambar var.
17) %100 flok kesirli ıstralya üzerinde sonsuz furlingli. Çarmıhların içinden arabadan geçerek kasara üzerindeki vinçlere geliyor.
18) Anadirekte kesirli bir asimetrik balon mandarı vardı.
19) Havuzluktan öne geçişte koridorlar rahat. Ancak kasara’dan koridora inen eğime alışmak gerek.
20) Code Zero için direğin tepesinden bastonun üzerine gelen ayrı bir baş ıstralya var. Yine sonsuz furling’li. Code Zero’nun küpeştede ayrı arabaları var. Code Zero ıskotaları da kasara üzerindeki vinçlerden kullanılıyor.
21) Piyanodaki kıstırgaçların önünde konmuş yönlendirici bir düzenekle hem halatlar vince daha düzgün gidiyor hem de karşı taraftaki vince yönlendirme yapılabiliyor.
22) Teknenin başından piyano bölgesine gelen halatlar olabildiğince kapalı yuva ve kanallardan geçirilip çapariz vermeleri önlenmeye çalışılmış.
23) Kapalı mekanların pencereleri küçük olsa da salondaki 2 heç ve açık renk döşeme sayesinde yine de aydınlık görünüyor.
24) Harita masası yerine raf şeklinde yer kaplamayan bir navigasyon köşesi yapmak bence de güzel fikir. Bu sayede diğer alanlar için ek yer sağlanmış. Nasıl olsa salondaki masa gerekirse navigasyon için kullanılabiliyor. Böylece birçok teknede artık asıl amacı için çok nadir kullanılan navigasyon masası tarihe karışmış.
25) Havuzluktaki oturma şekline uygun dizayn edilmiş oldukça geniş ve hidrolik mekanizmasıyla zemine saklanabilen masa da güzel fikir. Ayrıca masa altında da belli bir boyutta dıştan takma motorun saklanabileceği büyüklükte bir depo alanı var. Masanın kapalı halinde üzerine basıldığı için mekanizmanın sağlamlığını zaman gösterecek.
26) Baştaki üçgen baston sabit. Bunun avantajları ve dezavantajları var. Code zero ve asimetrik balon kullanımında avantaj ancak marina içinde ve yarışlarda katlanamadığı için sorun olabilir. Çapa üçgen bastonun arasından denize indiriliyor.
27) Demirleme zinciri için baştaki dolap biraz küçük görünse de 8mm’lik 100 mt zincir alabileceği söylendi.
13 kg’luk çapa öneriliyor.
Benim aklımda kalanlar bunlar.
Tekneyle ilgili şu ana kadar duyduğum yorumlar ise:
- 2 kişilik ekibe uygun.
- Gezi amaçlı açıkdeniz seyri için uygun
- Özellikle şamandıra yarışları için pek uygun ve avantajlı değil.
Sonuç olarak bu teknenin üretilmesi için iyi niyetle çok emek harcandığını hissediyorum. Projeye dışarıdan da teknik destek veren proje ekibi dışında da deneyimli kişilerin olduğunu düşünüyorum. Her yeni ürün gibi mutlaka zaman içinde varsa eksikleri/sorunları giderilecek ve bu tekne daha da iyileştirilecek.
Yakın gelecekte 33 ft’lik ve 50 ft üzeri versiyonu da üretilecekmiş. Tabi bunun için önce 40’ın seri üretiminin rutine girmesi gerek. Bu yıl İtalya’daki fuarda lansmanı yapılacak ve daha sonra da diğer Avrupa ülkeleriyle devam edilecekmiş.
Gelişmeleri ilgiyle takip etmeye devam edeceğim.
Çektiğim birkaç fotoğrafı şimdilik eklemeyi beceremedim. Acemilik işte.
NTV’deki 0-100 programında Azuree’nin tanıtımının yapıldığı bölümü aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz:
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş Yap(Celal Pir ile bu programı yapan Saffet Üçüncü, Azuree’yi de üreten Sirena Marine’in Genel Müdürü)
Bilgilerinize.
Cengiz
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş YapBağlantıları görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş YapBağlantıları görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş Yap