Gezgin Korsan
Hobiler ve Eğlence => Suyun Altındaki Dünya => Konuyu başlatan: Mehmet Ünsalan - Temmuz 25, 2011, 22:34:24
-
Denizde maske, palet,şnorkelsiz yüzdüğüm pek nadirdir. Su altını seyretmeyi oldum olası sevmişimdir. Ancak, Deniz kestanelerinin şaşırtıcı derecede azaldığını iki senedir gözlemliyorum ve çok üzülüyorum.Datça gibi suyu oldukça temiz bir yörede bunların yok olma nedeni ne olabilir ? Bu gün sahil boyunca 2 mil kadar kestane aradım.Eski liman denilen (Old Knidos) yerde 8-10 kadar görebildim . O noktaya kadar 1 tane bile yoktu... Gördüğüm kestaneleri okşamak geldi içimden.Oysa çocukken ne kadar kızardım onlara. Elimize , ayağımıza saplanıp kırılan dikenlerini çıkarıncaya kadar neler çekerdik...Ahsen korsaniçem, bu konuda bir araştırmanız var mı ? Bilgilendirir misiniz bizleri ?
-
Okşamak kelimesine gülmem geçince veriyim :D.
Bildiğimiz siyah kestaneler koruma altında. 2-3 sene önce bir grup bilim adamı olmayan STK (adını vermeyim). Deniz kestaneleri yosunları yiyor diye yok etmeye başlamışlardı. Datça taraflarında. OCK dan da proje almıslar. Allahtan ODT METU den bir arkadas beni aradı ve OCK yı bilgilendirdik. Projeyi sonlandırdık. Bir canlı ortamda artıyorsa onun nedenine bakmak lazım yok etmek değil dedik. Su anda Kestane yi tehdit eden bir tür yok. İnsan da dahil. Bakmak lazım. Bana göre su anda farklı derinlikte olabilirler ve sizin dikkatinizden kaçmış olabilir. Deniz yosunlarının durumuna da bakmak gerekir. Uzaktan bir şey diyemem. Su bu sene deniz suyu gec ve aniden ısındı.
-
Hocam, verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim de... şu OCK, ODT METU nun açılımı nedir ? Ben ve benim gibi cahiller için açar mısınız zahmet olmazsa ? Şimdiden teşekkür ederim.
-
Hocam, verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim de... şu OCK, ODT METU nun açılımı nedir ? Ben ve benim gibi cahiller için açar mısınız zahmet olmazsa ? Şimdiden teşekkür ederim.
METU: Middle East Technical University (ODTÜ: Orta Doğu Teknik Üniversite) de öbürlerini hocam bilir.
DurumdanVazifeÇıkaranKorsan :)
-
OCK ozel cevre koruma bölgesi demek. Bu bölgedeki tüm araştırmalar, yapılaşmalar her türlü insan faaliyeti (mavi kart dahil) bu kurumun izni ile yapılır.
ODTU yü dilek açıklamış.
METU ingilizcesi onun yanında IMS demem gerekirdi oda "Institute of Marine Sciences Middle East Technical University" bu kısım hızlı yazmaktan dolayı aceleye gelmiş sadece ODTU deniz bilimler desem de olurdu :D af ola
-
Bu konuyu burada arkadaşlarla konuşurken, bir dostumuz yabancı bir denizcinin koca bir torba dolusu kestaneyi teknesine götürdüğünü söyledi. Bir eczacı arkadaş da , birçok meraklının cinsel gücü arttırdığı gerekçesi ile toplayıp yediklerini söyledi... &+^^ Eh drum böyle ise bu canlıyı da artık çok seyrek olarak görebilme sebebi aydınlığı çıkmış oluyor.. :(
-
evet afrodizyak etkisi olduğu söylenir. özellikle italyanlar kendi denizlerini kuruttuktan sonra buralara gelip bizim orfozu lahozu ve koruma altındaki tüm türleri katlediyorlar. Lütfen sahil güvenliğe haber verin.
Kestaneler zaten koruma altında türler. Kirliliğe ve yapılaşmaya hassas türler. Ne yazı ki gıda içinde kullanılınca insanoğlunun tehdidine maruz kalıyorlar
-
"O" Koca karadonlum, Zeus ve poseidon beni affetsin..! :-[ ::) (yakalarlarsa çiğ çiğ yiyecekler demekki)
Üçer beşer derken toplam ikiyüz tane falan'da ben yedim yav. &+^^ &+^^ &+^^
Yok yaaaav Öölee düz duvara falan tırmandırmıyooo. >:( >:( >:( Afrodizyak meselesi palavraaa. &+^^ &+^^ &+^^
Yaaaniii öööle diyolar. t*"y+ t*"y+ t*"y+
-
Peki tadı nasıldı apo dayı.
Bazı Arkadaslarım bayılıyorlar. Yumurtalı yendiği için ben deneyemedim de.
-
Peki tadı nasıldı apo dayı.
Bazı Arkadaslarım bayılıyorlar. Yumurtalı yendiği için ben deneyemedim de.
Beni bağışlayınız. geç kaldım cevap yazmakta.
Yumurtalı yeniş halini bilmiyorum.
Limon-karabiber-tarçın- zeytinyağı ile yapılan sosta bir saat bekletildikten sonra..!
tahta kaşıkla sos ile beraber lüpletivermeli, Zaten çiğnemeye fırsat kalmıyor yutulu veriyor. lezzet ve aroması üçüncüyle anlaşılıyor. beşincide tavan yapıyor. Dil Kökü ve yanlarında çok değişik bir lezzet oluşuyor..! denizi yediğinizi anlıyorsunuz. Nacizane tavsiyem beşden fazla yenilmemesi.
Eğer Bu tarif hoşunuza gitmezse.
Bir kavanoz'a koyduklarınızı kapatacak kadar sirke içinde iki saat kadar bekletin(aman tuz ilavesi falan olmasın). Yiyeceğiniz kadarını tatlı suyla çalkaladıktan sonra servis tabağınızdaki haşlanmış havuç ve maydonoz üzerine zeytin yağını bir kaçar damla ile şenlendirip hüpletiniz.
Şimdi gelelim Şok'a. İnanınız beyaz şarap yerine şampanya getiren züppe arkadaşım yüzünden keşfettim. Vallahi, denemezdim bile..! Her yuttuğunuz taneden sonra ufacık bir yudum ve yavaşça..! Şampanya yudumlarmısınız.
Afiyet olsun efendim.
Veeee Amman dikkatlice..! ve hatta mümkünse tel süt süzgüsünde defalarca çok iyi çalkalayarak yıkayınız (deniz suyuyla). Kum'dan iyice temizlenmesi gerekiyor.
-
Apo Dayi,
hangi kestaneler, hangi mwvsimde toplanir. dikenleri beyaz olanlar mi? normal kestaneler m? nasil belirlicezzz?
-
Apo Dayi,
hangi kestaneler, hangi mwvsimde toplanir. dikenleri beyaz olanlar mi? normal kestaneler m? nasil belirlicezzz?
Hehhee, benim bilgi alanıma girdin Memedim. -Apo dayıdan özür dileyerek-
Bilenler bilir ben pek fazla deniz mahsüllerinden haz etmem. Fakat bizim hanım bayılır.
Son gezimizde, Bozukkale'de Mustafa'nın iskelesinde demleniyoruz. Bir baktım bizim hanımın yanında karşı teknedeki İtalyan teyze, hararetli bir konuşma içindeler. Sonradan konuya vakıf oldum. Teyze, bizim hanıma hangi kestanelerin yeneceğini, onları nasıl bulacağını falan anlatıyordu. Anlattı falan, daha sonra bizim hanım atladı suya, bir torba ile geri döndü. Teyze hepsini tekrar suya fırlattı. "-Bunlar erkek, yenmez" dedi.
Sonra kendisi dalıp bize bir iki örnek gösterdi.
Kestanelerin dişi olanları yeniyor. Erkekler her yerde gördüğünüz siyah olanlar. Zaten içlerinde pek bir şey yok.
Dişilerin içi daha etli ve dolgun. Dişilerin renkleri kızıl kahve ve koyu yeşil aralığında değişiyor. Deniz içinde muhakkak üzerlerinde küçük taşlar bulunuyor.
İtalyan teyze bize bir numune dişi çıkarttıktan sonra içini açıp anında lüpledi. Bizim hanım bayılır o işlere.
Şu anda Saroz'da, dün aradı. Plaj'da otururken milletin şaşkın bakışları arasında, 6-7 adedini çıkardığı gibi mideye indirmiş. Öğrendim artık, dişileri buluyorum diyor.
Ama soylarına zarar verecek bir durum varsa, hemen bizim hanıma ambargoyu koyarım. :-*
TANER
-
yediğiniz tür Paracentrotus lividus birinci derecede koruma altında yukarıda bahsettiğim gibi akdeniz kıyılarında soyu tehdit altında ve özellikle italyanlar ve fransızlar tarafından tüketiliyor. Bizim kıyılarımızda bol miktarda vardı ama demek ki orfozların akıbeti bunlara da yansıdı. Dişi bireyleri tercih etmeleri yumurtadan dolayı olabilir.
-
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Gonadi_Paracentrotus_lividus_riccio_di_mare_adventurediving.it.jpg
-
Tamamdir Ahsen korsanim.
Hemen hanimla konusup durumu anlatiyorum.
Bu arada Ayvalik'da Eylul-Ekim aylarinda kiyiya yanasan sandallar, bunlari acip acip yoldan gecenlere satiyorlar. Millet de yiyor. Denizlerde cokca gordugumuz icin soy tehlikesi diye bir durum kimsenin aklina
gelmiyor herhalde.
TANER
-
Bir soru da benden ???
Peki kabuklarını toplamanın bir sakıncası var mı? 9kly3
-
Toplamanin degil ama kirmanin bence cok sakincasi var... )))
-
kabuklarını toplamak sorun değil. Ama yemeyin (şaka :D)
bizde insanlar tarafından tüketilmiyordu. En büyük tehdit yoğun kirlilikti o da belli alanlarda olduğu için türün dağılımı yaygındı. Mehmet korsan artık göremiyorum deyince su sıcaklığı filan düşündüm ama şimdi acaba sorusu kafama takıldı.........
-
canlı iken kırmanın sakıncası var :D
-
Mor olanı ve şel kabuk sağlamda, diğerlerinde de bişicik yok. 8) 8) 8)
Toplamanin degil ama kirmanin bence cok sakincasi var... )))