Gezgin Korsan
Hobiler ve Eğlence => Motosiklet & Bisiklet => Konuyu başlatan: Hakan Erim - Aralık 20, 2019, 11:16:32
-
Tolga Şansas'dan harika bir değerlendirme ve tespitler. Tamamını okumak için tıklayın:
"Yıllardır tutkum motorsporları ama ağırlıklı otomobilciyim denebilir. Sonuçta sportif olarak da çok daha fazla bir geçmişim var ve şu anda da fiilen sporun yönetiminin içinde kalıcı işler bırakmaya çalışıyorum. Üzerine tek haneli yaşlarda çıktığım ikiteker özellikle son on yılda motosiklet formatı ile çok daha konsantre bir şekilde hayatımda. Küçükyalı’dan Kabataş’a okula bisikletle gittiğim öğrencilik yıllarımdan önce ufacık bir çocukken kaykayım ile Erenköy’den Kadıköy’e de gidiyordum. Galiba zeplin falan kaldı şehir içinde ulaşım aracı olarak kullanmadığım. Bu yüzden naçizane o çok popüler olan multidisipliner olma lafının hakkını verdiğimi düşünüyorum."
https://www.facebook.com/notes/tolga-%C5%9Fansal/istanbul-ve-motosiklet-ger%C3%A7e%C4%9Fi/164327018108603/ (https://www.facebook.com/notes/tolga-%C5%9Fansal/istanbul-ve-motosiklet-ger%C3%A7e%C4%9Fi/164327018108603/)
Çünkü siz bu araçlar için ana arterlerde aynı metrobüs hattı için daralttığınız şeritler gibi ayrı bir hat oluşturmadığınız sürece bu geçişi yönetemeyeceksiniz….! Bu şerit bugün tüm araçların arasında serseri mayın gibi gezen motosikletleri otomatik olarak o şeritte topluyor olacak. Nereden mi biliyorum? Gidin Anadolu yakasındaki E-5’in en soluna bakın. Oradaki ortalama 80 cm’Lik boşluk sayesinde hiçbir motosiklet otomobillerin arasında cambazlık yapmak zorunda kalmıyor. Merak eden varsa bir gün misafirim olsun, bizzat göstereyim. O yolu kullanan sürücüler bile oraya artık motosiklet şeridi diyor. Ama kanuni hiçbir geçerliliği yok. Aynı emniyet şeridi gibi karayolları kanununa göre buradan araç ile ilerlemek kanunen suç!
-
Tolga Şansas'dan harika bir değerlendirme ve tespitler. Tamamını okumak için tıklayın:
"Yıllardır tutkum motorsporları ama ağırlıklı otomobilciyim denebilir. Sonuçta sportif olarak da çok daha fazla bir geçmişim var ve şu anda da fiilen sporun yönetiminin içinde kalıcı işler bırakmaya çalışıyorum. Üzerine tek haneli yaşlarda çıktığım ikiteker özellikle son on yılda motosiklet formatı ile çok daha konsantre bir şekilde hayatımda. Küçükyalı’dan Kabataş’a okula bisikletle gittiğim öğrencilik yıllarımdan önce ufacık bir çocukken kaykayım ile Erenköy’den Kadıköy’e de gidiyordum. Galiba zeplin falan kaldı şehir içinde ulaşım aracı olarak kullanmadığım. Bu yüzden naçizane o çok popüler olan multidisipliner olma lafının hakkını verdiğimi düşünüyorum."
https://www.facebook.com/notes/tolga-%C5%9Fansal/istanbul-ve-motosiklet-ger%C3%A7e%C4%9Fi/164327018108603/ (https://www.facebook.com/notes/tolga-%C5%9Fansal/istanbul-ve-motosiklet-ger%C3%A7e%C4%9Fi/164327018108603/)
Çünkü siz bu araçlar için ana arterlerde aynı metrobüs hattı için daralttığınız şeritler gibi ayrı bir hat oluşturmadığınız sürece bu geçişi yönetemeyeceksiniz….! Bu şerit bugün tüm araçların arasında serseri mayın gibi gezen motosikletleri otomatik olarak o şeritte topluyor olacak. Nereden mi biliyorum? Gidin Anadolu yakasındaki E-5’in en soluna bakın. Oradaki ortalama 80 cm’Lik boşluk sayesinde hiçbir motosiklet otomobillerin arasında cambazlık yapmak zorunda kalmıyor. Merak eden varsa bir gün misafirim olsun, bizzat göstereyim. O yolu kullanan sürücüler bile oraya artık motosiklet şeridi diyor. Ama kanuni hiçbir geçerliliği yok. Aynı emniyet şeridi gibi karayolları kanununa göre buradan araç ile ilerlemek kanunen suç!
Proje ile ilgili bir şey söylemiyeceğim yalnız örnek olarak verilen E5 deki olay tam bir cinayet. Düşünün 80/90 km ile yol alıyorsunuz ve sizin solunuzla bariyer arasındaki boşluktan motor geçiyor aklınıza gelirmi.Sağınızdaki araçtan kurtulmak için en ufak bir sola kırsanız arkadaş pul gibi yapışır kaç kere başıma geldi şansımız varmış bir kaza olmadı.Dünyanın hiç bir yerinde böyle bilinçsizce motor kullanılmaz. Peki ya yaya kaldırımlarını oto yol gibi kullanan ters yollardan giden ve hiç bir trafik kuralı tanımayan sürücülere ne demeli.Bence bu projeden önce Motosiklet kullanıcılarını (Adam gibi kullananlar hariç) eğitip motosiklet kullanabilecek kültür seviyesine getirmemiz daha önemli
-
Bu konunun aynısı sadece içindeki söz konusu araç bisiklet olanı ayrı bir forumda sayısız mesaj ile sonuçsuz olarak tartışıldı.
Sosyo-kültürel seviye çeşitliliğimizden, çevre ve insanlara saygıya, Avrupa da durum nedir e kadar çok sayıda başlıkta konu irdelenebilir. Ancak burada ne olur bilemiyorum ama mevzu araçtan çıkıp kullanan insanlara ve bunları kullananlara saygı ve dikkat gösteren insanlara gelir takılır.
-
...
Proje ile ilgili bir şey söylemiyeceğim yalnız örnek olarak verilen E5 deki olay tam bir cinayet. Düşünün 80/90 km ile yol alıyorsunuz ve sizin solunuzla bariyer arasındaki boşluktan motor geçiyor aklınıza gelirmi.Sağınızdaki araçtan kurtulmak için en ufak bir sola kırsanız arkadaş pul gibi yapışır kaç kere başıma geldi şansımız varmış bir kaza olmadı.Dünyanın hiç bir yerinde böyle bilinçsizce motor kullanılmaz. Peki ya yaya kaldırımlarını oto yol gibi kullanan ters yollardan giden ve hiç bir trafik kuralı tanımayan sürücülere ne demeli.Bence bu projeden önce Motosiklet kullanıcılarını (Adam gibi kullananlar hariç) eğitip motosiklet kullanabilecek kültür seviyesine getirmemiz daha önemli
Yazının tamamı okunursa görülecek ki Tolga Şansal bütün bu yönleri ele alıyor:
"Peki motosiklet sürücüleri masum mu?
Kesinlikle değil!
Öncelikle herkes tek sıra halinde giderken otomobillerin arasında dalarak düzenli giden konvoydakilerin hayatını tehlikeye atan katiller genellikle motosiklet sürücüleri. Kaldırımda veya araca kapalı yollarda insanların üzerine yüksek süratte sürenler de gene aynı profil. Bu insanların üzerine son hız süren tipler yüzünden Kadıköy’de yaşlı insanların ağlayarak belediyeyi arayıp yardım istediklerini biliyorum. Bu tipler resmen ikitekerin yüz karası. Çünkü dünyanın bir sürü metropolünde de araçlara kapalı yollarda, yayaların arasında motorlar gidiyor ama orada kimse aksiyon filmi gibi sahneler yaşamıyor. Yani, bunu yapıyorsan bari o yolu kullanan diğer insanlara karşı saygılı ol. Kendine de tüm camiaya da küfür ettirme...
Keza bu arkadaşlar genelde şirketin kiralık filo motoru haricinde kendi motorları ile trafiğe çıktıklarında kaskları dirseklerine takıyorlar. Çünkü dirsekleri beyinlerinden daha değerli. Arada bir de ölüyorlar. Ben buna “doğal salaksiyon” diyorum. Tek üzüldüğüm bu tiplere de motorcu denmesi. Hayır. Onlara (Amerika kıtasının esas sahibi yerlileri tenzih ederek) Apaçi deniyor…
Bu tipler konusunda mutlaka bir ceza olması gerekiyor. Burada belediye yetersiz ve yetkisiz kalıyor. Zabıtanın böyle bir ceza yazma yetkisi yok. Trafik polislerinin bunu yapması gerekiyor. Tabii ki polisin burada tercihli otobüs yolunun çıkışına motosiklet avlamak için tuzak kurarak değil, yayaların arasında son hız gidenleri yakalaması gerekiyor. Tıpkı trafikte sıkıldığı için elindeki telefondan sosyal medya hesaplarına, mesajlarına baktığı, aynada makyajını tazelediği için sarhoştan betere serseri mayın gibi şeritler arası gezen, sıkıldığı için aniden emniyet şeridine girip arkadan gelebilecek herhangi bir acil durum aracının geçişini engelleyen uyanık şark kurnazlarına ceza yazılması gerektiği gibi. İsterseniz trafkte otomobiliniz içinde oturuken yaklaşık 15 dk sonra önce kendinzin sonra da etrafınızdaki diğer sürüclerin bu dediklerimi yapıp yapmadığına bir bakın bakalım. Bugüne kadar duran trafikte cep telefonu kullandığı için bir tane ceza yemiş sürücü var mı? Yok. Ama o milim milim akan trafikte arkadan çarpma kazaları neden oluyor acaba?
Yani çevreyolunun orta şeridindeki seyyar sepet markette çiçekten muza kadar herşeyin satıldığı bir şehirde, tıkanmış trafikte duran her otomobil sürücüsünün telefonunu izlediği bir trafikte motosikletlerin emniyet şeridini kullanmasına laf etmenin işgüzarlıktan başka hiçbir tanımı yok benim lugatımda!
Motosiklet şeridine giren otomobiller
Neyse ki İstanbul’da, tüm bu huysuz emekli albay apartman yöneticisi kılıklı “aydın”larına rağmen sağduyulu bir emniyet müdür var. Neyse ki emniyet şeridini kullanan motosikletlerin aslında trafiği hem otomobil hem de kendileri için daha güvenli ve kontrol edilebilir kıldığının bilincinde olduğu için genelge ile izin veren bir müdür var. Ancak karayolları kanunu ve belediye sınırılarında ana arterleri tanımlayan yönetmeliklerin mutlaka tadil edilmesi gerekiyor."
-
Hakan korsanım yazıyı okudum, ve yazıya gelen cevapları ve Tolga beyin cevaplara verdiği cevapları da okudum.
Bu cevaplarda konu bitmiş zaten, yapılacak olan gayet net ama ve yapabilecek olan kamu kurumu ortada yok maalesef. Ortada yok derken, yapmaya niyeti yok demek istedim.
-
Hakan korsanım yazıyı okudum, ve yazıya gelen cevapları ve Tolga beyin cevaplara verdiği cevapları da okudum.
Bu cevaplarda konu bitmiş zaten, yapılacak olan gayet net ama ve yapabilecek olan kamu kurumu ortada yok maalesef. Ortada yok derken, yapmaya niyeti yok demek istedim.
Doğru. Bu nedenle yazıya atıf yaptım aten. Sorun net olarak ortaya konuyor ve çözüm önerisi de getiriliyor.
-
Neyse ki motosiklet yazısı yazan Tolga bey buraya üye değil, yoksa bu yazısındaki uslup ile moderasyona çok iş düşerdi.
-
Hakan korsanım tolga beyin yazdıkları çok doğru ancak tüm huysuz apartman yöneticisi emekli albay benzetmesi hic hoş degil
-
Hakan korsanım tolga beyin yazdıkları çok doğru ancak tüm huysuz apartman yöneticisi emekli albay benzetmesi hic hoş degil
Yapmayın hocam. Klişedir bu. Elbette kimse buna takılmaz. Doktorlar, hemşireler, avukatlar, Kayserililer vs. hakkında ne benzetmeler yapılır bir tek Hamamcılar Odası ile Bişey İş Sendikası eylem yapar, adlarını duyurmak için. :)
-
Bu başlıkta Tolga beyin yazısını ve bakış açısını tartışmaktan kaçınamayacağı gibi görünüyor.
Hakan korsanım; sanırım siz de Tolga beyin yazısını okudunuz ve görünen o ki tüm ifade şekilleri ve bakış açısını beğeniyorsunuz.
Yalnız bu durumda bazı noktalara dikkat çekmek farz oldu;
Birincisi İlker korsanın yazdıkların verdiğiniz cevap gibi değil durum, belli meslek grubuna yönelik veya başka bir şey değil kurallar uyulmasını öngören uymayanları uymaya yönlendirecek şekilde değil öyle bırakalım gibi bir bakış sunuyor Tolga bey, bu bence yanlış.
Dahası Tolga bey kendi bakış açısına öyle inanmış ki çok dar bir pencereden(motosiklet) baktığını fark etmemiş bence.
-
...
Hakan korsanım; sanırım siz de Tolga beyin yazısını okudunuz ve görünen o ki tüm ifade şekilleri ve bakış açısını beğeniyorsunuz.
...
Yoo, bu bir varsayım. Ben sadece yazarın bu konu hakkında karar verip işlem yapacakların farkında olmadıkları ve farkında olmaları gerektiği hususları içeren, tespitler yapan ve çözümler öneren bir yazı olduğunu söyledim.
İstanbul, ulaşım sorunu, çevreci yaklaşım ve çözüm denirken aniden manyetik hatlar üzerinde giden monoray vb. çözümlere geçilemeyeceğini, eldeki malzeme ile nasıl başlanabileceğini öneren bir yazı olarak değerlendirdim.
Klasik "egzos dumanı, motorcular deli gibi, eğitim" ezberlerinin sorunu çözmeye yardımcı olmadığını, sahada iş gören yöntemlerin ne olduğuna değinen bir yazı.
"Çok dar bir pencereden" bakıyor olabilir, katılıyorum ancak o pencereden görülenler daha önce hiç değerlendirilmediğinden o bakış açısının katkı sağlayabileceğini düşünüyorum.
-
''Neyse ki İstanbul’da, tüm bu huysuz emekli albay apartman yöneticisi kılıklı “aydın”larına rağmen sağduyulu bir emniyet müdür var. ''
Çam devirmekten öte olmuş bu talihsiz benzetme. Yazık. Kendilerine hangi sıfat benzetilmeli acaba... , apartman yöneticisi kılıklı aydın benzetmesi ne demek ? Ne kadar garip bir benzetme . Aydınlar la mı sıkıntısı var , Albaylar la mı? Site veya apartman yöneticileri ile mi ?
Tüm forum yöneticileri şöyledir demek uygun olmadığı gibi hayatının 30 _ 40 yılını bu vatanının savunmasında feda etmiş bir meslek grubuna bu yakışıksız benzetmeyi yapmak üzücü...Daha ağır konuşmak forum kurallarına yakışık almayacağı için uzatmayacağım.
Meslekler ile ilgili böyle sözler YAKIŞMAMIŞ...
-
''Neyse ki İstanbul’da, tüm bu huysuz emekli albay apartman yöneticisi kılıklı “aydın”larına rağmen sağduyulu bir emniyet müdür var. ''
Çam devirmekten öte olmuş bu talihsiz benzetme. Yazık. Kendilerine hangi sıfat benzetilmeli acaba... , apartman yöneticisi kılıklı aydın benzetmesi ne demek ? Ne kadar garip bir benzetme . Aydınlar la mı sıkıntısı var , Albaylar la mı? Site veya apartman yöneticileri ile mi ?
Tüm forum yöneticileri şöyledir demek uygun olmadığı gibi hayatının 30 _ 40 yılını bu vatanının savunmasında feda etmiş bir meslek grubuna bu yakışıksız benzetmeyi yapmak üzücü...Daha ağır konuşmak forum kurallarına yakışık almayacağı için uzatmayacağım.
Meslekler ile ilgili böyle sözler YAKIŞMAMIŞ...
Aynen katılırım hiç hoş değil
-
Konu biraz daha yorumlarla zenginleşsin '90 senesinden beri sele üstünde olan biri olarak bir iki fikrimi toparlayacağım..
-
Benim bakışım çok basit ; motorsiklet bir trafik aracıdır, benim dahil olduğum tüm kurallara harfiyen uymalıdır. Ben şeridimde giderken eğer beni geçmek istiyorsa sollamalıdır. Yani diğer şeride geçmelidir, benim şeridimde bana sürtünürcesine yakınımdan değil. Bir şeritte bir trafik aracı gider. Sağdaki emniyet şeridiymiş, soldaki boşlukmuş, bunlar kılıf uydurmacadan başka bir şey değil bence...
Kurallara uyanlar hariç uymayanlar hakkında hiç iyi düşünmüyorum. Kendi hayatlarına değer vermiyorlar, yayaların hayatlarına değer vermiyorlar, ben onların hayatlarını kurtaracağım diye sayısını hatırlayamadığım kadar çok tehlike yaşadım, anlaşılan bundan sonra daha da fazla yaşayacağım..
Kurallara uyan insanlara karşı hiç bir üstünlükleri yok, insan gibi davransınlar.
Tekrar belirtiyorum, kurallara uyanların yolları açık olsun :)
-
Otomobilcilerimiz ve diğer 4 teker araç kullananlar mükemmel de motosikletçiler kaldı dert .
Neremiz doğru ki ,son zamanlarda türeyen elektrikli bisikletler de motosiklet sınıfında değerlendiriliyor gibi .
El bisiklet :
1 plaka yok
2 ehliyet yok
3 sigorta zorunluluğu yok
4 fenni muayene yok
Tabi bütün bu eksiklere ceza da yok .
-
Motosiklet ler, trafikte güvenle konumlanacaklari yer iki şeridin orasıdır.
Motosikletle trafikten hee zaman %,10 hızlı olmalıdırlar. Yani sürekli araç geçmeleri gerekir. Bunlar trafikte motosiklet sürmenin en temel kurallarıdır.
Yani kakran dolma kurallar değil eğitimde de verilen kurallarıdır.
-
Benim anlamadığım şu ki, Tolga bey yazısında sanki motosikletten başlayan bir çalışmanın bütün bir trafik ve bağlantılı sorunları çözecekmiş gibi yaklaşması.
Sanırım motosiklet aşkı Tolga beyin gözünü kör etmiş :P
Sanki düzgün araba kullananlar, bisiklet kullananlar, bu sorunları yaşamıyor mu.
Her sürücü iyi veya kötü kendi sürüş stilni yola yansıtıyor. Eğer araç kullanıcıları motosikletlere ve trafiğe daha saygılı olsalar Tolga bey bu yazıya ihtiyaç duyar mıydı.
Ben bisikletli olarak neredeyse tamamen aynı sorunlardan şikayet eder miydim. Kaza sonucu Bisikletli ölümlerini herkes duymuştur.
-
Dolmuş dan inerken korkuyorum bir motorsiklet gelip bana vuracak diye.
Önce yolu ve kaldırımı kontrol ediyorum. :-[
-
Dolmuş dan inerken korkuyorum bir motorsiklet gelip bana vuracak diye.
Önce yolu ve kaldırımı kontrol ediyorum. :-[
Çok doğru özellikle kuryeler ve yemek servisi yapanlar hiç bir kurala uymuyorlar ve onlara dur diyen hiç bir yetkili makam yok. Öğlen ve akşam yemek saatlerinde Bağdat caddesinde yürür veyahut araba kullanırsanız olayı çok iyi anlarsınız tam bir anarşi sürüyor
-
Dolmuş dan inerken korkuyorum bir motorsiklet gelip bana vuracak diye.
Önce yolu ve kaldırımı kontrol ediyorum. :-[
Çok doğru özellikle kuryeler ve yemek servisi yapanlar hiç bir kurala uymuyorlar ve onlara dur diyen hiç bir yetkili makam yok. Öğlen ve akşam yemek saatlerinde Bağdat caddesinde yürür veyahut araba kullanırsanız olayı çok iyi anlarsınız tam bir anarşi sürüyor
İlker korsanım, asıl üzücü olan, en yapıcı eleştirilere bile gelen cevap hep aynı; naapalım ekmek parası!!!
Yani şu memlekette gariban kültürü, ne kadar yerleşmiş ve her taşın altından çıkıyor ya anlamak mümkün değil.
Taksicilere sorsan, abi ekmek parası, minibüsçüler aynen, sanki hiç bir sorun a çare yok ne yapalım garibanız...
-
Dolmuş dan inerken korkuyorum bir motorsiklet gelip bana vuracak diye.
Önce yolu ve kaldırımı kontrol ediyorum. :-[
Çok doğru özellikle kuryeler ve yemek servisi yapanlar hiç bir kurala uymuyorlar ve onlara dur diyen hiç bir yetkili makam yok. Öğlen ve akşam yemek saatlerinde Bağdat caddesinde yürür veyahut araba kullanırsanız olayı çok iyi anlarsınız tam bir anarşi sürüyor
İlker korsanım, asıl üzücü olan, en yapıcı eleştirilere bile gelen cevap hep aynı; naapalım ekmek parası!!!
Yani şu memlekette gariban kültürü, ne kadar yerleşmiş ve her taşın altından çıkıyor ya anlamak mümkün değil.
Taksicilere sorsan, abi ekmek parası, minibüsçüler aynen, sanki hiç bir sorun a çare yok ne yapalım garibanız...
Haklısın Çetin korsanım millet bir ekmek parası tutturmuş gidiyor.Tabiki ekmek parası çok önemli ve ekmek parası için çalmadan çırpmadan çalışıp kazanmakta çok kutsal. Ancak her türlü herzeyi yiyip insanların hayatını tehlikeye atarcasına nizam ve kural tanımadan yapılan işlere ekmek parası bahanesi bulmak ancak Türkiyede olur. Gidin bakın Avrupa'ya o şekilde motor kullanın sonrada ekmek parası deyin kimse sallarmı acaba. Adamın hemen yakasına yapışırlar
-
Motosiklet ler, trafikte güvenle konumlanacaklari yer iki şeridin orasıdır.
Motosikletle trafikten hee zaman %,10 hızlı olmalıdırlar. Yani sürekli araç geçmeleri gerekir. Bunlar trafikte motosiklet sürmenin en temel kurallarıdır.
Yani kakran dolma kurallar değil eğitimde de verilen kurallarıdır.
Birol bey sanırım sizde benim gibi motorsiklet konusunda eskilerdensiniz. Söyledikleriniz aslında en bilindik kurallar ama bunu kullanıcılar bilir ve anlar.
Ama sorun başka şimdilerde motorsiklet olayı yoldan çıktı. Çoluk,çocuk motor üstünde.
Pideciler,fastfood'cular çoluk çocuğa servis çektiriyor. Onlar genç ve para pul ikinci planda motorsiklet kullanmak uğruna bedava çalışacak çok tip var.
Eskiden bu işin bir adabı vardı. Evet otobana çıktığımızda kural tanımazdık,trafik polisleri ile kovalamaca yaşardık,tek teker gitmek uğruna kolumuzu kırardık ama şehiriçi ve yaya bölgelerinde saygılıydık. Şimdi görüyorumki motorcular kaldırımda,ters şeritte mahalle arasında tam gaz gider hale geldi. Ama trafiğimizin tek sorunu bu değil tabiki. Kalın sağlıcakla.
-
Uzun zamandır İstanbul trafiğinde motosiklet kullanıyorum. Emniyet şeridi motosiklet için vazgeçilmez bir seçim. Yoksa motosikletin hiç bir pratik değeri kalmaz. Motosikletin esnek sürüş özelliğinden dolayı emniyet şeridinde acil araçlara yol vermesi çok kolay. Bu güne kadar bu konuda hiç bir zorluk yaşamadım. Emniyet şeridini kullanamazsam bende arabamı alıp tarafiğin içine katılır beklerim. Trafik polisleri de bunu bildikleri için bu konuda toleranslı davranıyorlar.
Trafikte yüzlerce arabada tek kişi görüyorum. Araçların yüzde onu motosiklet kullansa İstanbul trafiği rahatlar, sanırım.
-
Arabada tek kişi olayına gelirsek onu sistem dayatıyor .
Ben Bursada yaşıyorum , merkeze gitmeye kalksam toplu taşıma 3,5 x 2 = 7 tl .
Kendi otomobilimle gitsem o da 6-7 tl yakıt yakar bu durumda neden itiş kakış toplu taşıma kullanayım .
Toplu taşımada fiyatların düşmemesi için belediyeler efor sarf ediyor , gidin ben dolmuşçuluk yapacağım deyin git 1 milyon dolara birinin hakkını satın al diyecekler .
Bizim ekonomimizin adı serbest piyasa ama özü tekelcilik ve rant piyasası .
Rekabet olmaması adına her yola başvuruluyor , rekabet olmadan da ne enflasyon düşer ne ekonomi yürür .
Bizim ülkemizde hiç düzgün yapılan bir iş yok , nereye dokunsak çarpık .
Bilenler yetkisiz yetkililer bilgisiz bir sistem ancak bu kadar olur .
Vahşi bir ortamda yetişmiş gençten bizler insanlık ve saygı bekliyoruz , o biraz zor .
Bizim tek çözüm yönetimi japonlara veya demokrasiyi benimsemiş bir başka milletten insanlara bırakmak .
Biz kendi aramızda nekadar seçim yapsak nafile kara koyun sürüsünden hep kara koyun çıkar .
İnsanlar bilinçli eğitimsiz bırakılıyor ve sonucun daha farklı olması beklenemez .
Devlet baba bütün parayı sözde yola yatırdı 5 km bisiklet yolu yok Bursada 300 - 500 metrelik bir iki kapalı parkur hariç ..
-
Yurt dışında motosiklet kullandığım zaman kendi ülkem ile olan farkı daha net anlıyorum...
Karşılıklı saygı....
Otomobil sürücüleri ( ve diğer dört tekerli araçlar) motosikletlere saygılı ( Yol verme, yaya güvenliği, hız kontrolü, vb..)
Motosikletlerde otomobillere saygılı..( Taciz etmeden yol verilmesini bekleme, trafik kurallarına uyma, vb..)
Otomobiller, otomobillere ve yayalara da saygılı..
İşte bizde, trafikte bulunan tüm öğelerin birbirine saygısı yok...
Konunun tüm esası bu...
-
Saygı elbette kesinlikle gerekli ama batıdaki düzeni sadece buna bağlayamayız.
Hata yapanı aylarca psikolojik testlere yollayıp sonra faturasını da kendisine ödeten denetimin etkinliğini de görmek gerekir.
Kaldırımlarda yayaların üstüne motosikletlerini sürenlerin ceza aldığını ben daha görmedim.
-
Kaldırımlarda yayaların üstüne motosikletlerini sürenlerin ceza aldığını ben daha görmedim.
Onu bilmiyorum..
Ama bir motosiklet sürücüsü olarak, bahsettiğiniz tavrı sergileyen, ters yöne giren, kask takmayan,taciz boyutunda araçları rahatsız eden ayarsız sürücülerden doğal olarak çok rahatsız oluyorum..Ve cezalandırılmaları konusunda emniyetin tavizsiz bir tavır göstermesini bekliyorum..
Ancak trafikte akıcılığı sağlaması, emniyet şeridinin işleyişine mani olmaması nedeniyle motosikletler tarafından emniyet şeritinin kullanılmasını gri bölgede değerlendiriyorum..Kurallara aykırı ama pratikte gerekli...
-
Yurt dışında motosiklet kullandığım zaman kendi ülkem ile olan farkı daha net anlıyorum...
Karşılıklı saygı....
Otomobil sürücüleri ( ve diğer dört tekerli araçlar) motosikletlere saygılı ( Yol verme, yaya güvenliği, hız kontrolü, vb..)
Motosikletlerde otomobillere saygılı..( Taciz etmeden yol verilmesini bekleme, trafik kurallarına uyma, vb..)
Otomobiller, otomobillere ve yayalara da saygılı..
İşte bizde, trafikte bulunan tüm öğelerin birbirine saygısı yok...
Konunun tüm esası bu...
Aynen Belçikada görevli iken 0 km Audi aldım aradan 4 ay geçtikten sonra farkına vardımki aracın kornasını hiç çalmamışım ve sesini bile bilmiyorum ayıp olmasın diye şehir dışına çıkarak kornayı denedim .Türkiyede her 5 dk da bir nerde olursa olsun korna çalınır özelliklede kırmızı ışık yeşile döndüğü anda.İşte aradaki fark bu
-
4 yılı kurye olmak üzere 18 yaşımdan beri motosiklete binen biri olarak Yazdıklarınızın hepsi doğru diyebilirim. (Kesinlikle ustası değilim, ama hala aktif sürücüyüm) Doğru ama eksikleri var. Motosikletten 10 teker kamyona kadar şöförlüğüm var, sadece yeni otomobilleri süremiyorum, sebebi de vites topuzu, el freni olmayışı ve nereden çalıştırılıyor daha çözemedim. Motosiklete gelince Serserilik diye tabir edilen bazı şeyleri yaptım, Tek teker, Stopie (ön teker üstüne kalkma), hız (Zx12R'la 329Km/h), viraj (Kontra), makas vs hepsinin tadını fazlasıyla aldım. Kesinlikle akıl işi değil, Viraj olayı hariç. 60/80 arası hızda tatlı tatlı virajda motoru yatırmak ayrı bir güzel, çukurlara dikkat dizi kırma veya burkma durumu var. Neyse konunun eksik kısımlarına gelince. Emniyet şeridi veya olmayan yerlerde yolun en sağından gitmek oldukça riskli olsada genelde Türkiye'de motorcuların aktif kullandığı yerdir. Şerit kullanımında yol boşken motorla şeridi ortalamak güvenlidir ancak yoğun trafikte her zaman şeridin sol veya sağ çizgisine yakın gitmek akıl karıdır. Şeridi ortalarsan ani bir frenlemede öndekine çarpma durumu var! Şerit çizgilerine yakın gidersen kaçma durumun yüksek. Diğer bir nokta yokuş aşağı inerken asla öndeki araç ortalanmamalı, heleki öndeki araç kamyon, vs ise yaklaşılmamalı. Malum bunlarda geri görüş kamerası yok, bir geri viteste reçel olursunuz. Kaldı ki ortalama 200 kg'lık bir motosikleti yokuş yukarı itmek (açısına göre değişir) neredeyse imkansızdır. Ve çoğu motorda geri vites bulunmamaktadır! Ben dahil şahsen çoğu deneyimli motorcu bu ve benzeri sebeplerden ötürü şeridi ortalayarak gitmeyiz.
Araçlarımız otomobillerden çabuk hızlanır ama sizler kadar çabuk duramayız. Fren olayımız biraz farklıdır. Ben devirle kullanan biriyim. Benim motorumda gazı saldımmı aracım yavaşlar, vites düşürdümmü aracım yavaşlar ve bunlarda asla stop lambam yanmaz. Bazıları yavaşlarken stop lambamız yanmadığı için arızalı falan düşünüyor ama değil. (Scooterlarda durum biraz farklı)
Kimileri için motosikletlerin virajlarda belli bir açıyla yatarak dönmesi "Serserilik" olarak tanımlanıyor. Motosiklet lastiklerini inceleme fırsatınız olursa eğer bizimkilerin otomobil lastiği gibi düz olmadığını, aksine balık sırtı olduğunu görürsünüz. Belli bir hızdan sonra motosikletle viraja girmek için mecburi olarak belli bir açıda yatırırız. Bu açı lastik yapısı, yol durumu ve hızımıza göre değişir. Gündelik kendi yaşamıma göre konuşursak Blackbirdle 40-45 dereceye kadar yatırdığım oluyor. Ama cbf 150'ile 55-60 dereceyi geçmiyorum.
Yolda bazı istemsiz slalomlar var birde. Ülkemiz yollarını hepiniz bilirsiniz. İyi yapılmayan ve tamirsiz bazı yollar inanın bizim için başa bela. Ufak bir çukur veya kanala tekerimiz düşünce inanın ha deyip çıkamıyoruz. ve istemsiz slaloma giriyor motor. Veya virajda bir yağ akıntısı, su birikintisi motosiklet sürücüsü için çok ciddi bir tehlikedir, bu yüzden slalom yapmamız gerektiği oluyor. Birde lastiğin basıncını ölçmek için yaparız. Hafif sağa sola yatırarak çekme yapıyormu onu ölçeriz.
Ses konusu var birde. Abart egzoz takıp ortalığı inleten dayaklıklar var. Birde benim blackbird gibi bazı yaratık cinsi motorlar var. Mesela cbf 150'im (150cc tek silindir Soch Motor) oldukça sessiz egzozda çift susturucu bulunan bir motor. Rolantide çalışırken bazen şüpheye düşüp ikinciye marşa bastığım oluyor. Hem sessiz, hem titreşimsiz. Blackbird ise tam zıttı, 1100cc 4 silindir 159 beygir yaratık. Orjinal egzozları bulunduğu halde 4 silindirin ürettiği ses özellikle kapalı ortamlarda oldukça rahatsız edici oluyor. Bizim komşular özellikle akşam ve gece o motoru çıkarmama çok kızıyorlar. Böyle bir motoru ister istemez düşük devirde bile kullanmak biraz sese neden oluyor. Ben otobana çıkana kadar asla gaz açmam, rolantide götürürüm, Sonrasında duruma göre bakıyoruz. Yani demem o'ki her ses kasıt değil. Evet bazıları cidden dayaklık, ama hepsi kasıtlı değil bazıları mecbur. Aslan dediğiniz kükrer, miyavlamasını bekleyemezsiniz.
Park konusu tartışmaya açık bir durum. Çünkü günümüz çoğu otoparkına motosikletler alınmıyor! Ve ne yazık ki motosiklet hırsızlığı bol miktarda var; 'ki bu güne dek benim 7 motosikletim çalındı. Ve hiç biri bulunamadı. Yol kenarına park etsek sıkıntı (bazı otomobil sürücüleri motorları çekiştirerek park yerinden çıkarıp kendi araçlarını sokuyor). Ben kaldırım müsaitse, ortamı kamera görüyorsa, ve yakında motor kabul eden otopark yoksa kaldırıma (ama insan trafiğine engel olmayacak kenar kısıma) koyuyorum. Güvenlik için ön diske kilit, gövdeye kilit (özel çelik halattan yapıldı), buji sökümü (evet üşenmeden 16 anahtarla söküyorum. 8. çaldırmaya niyetim yok) 2020 Tekne fuarında'da Denizbank atm'sinin yanına tam kamera gören kısmına koyduydum.
Vaktiniz oldukça Youtube üzerinden motorcuların yaptıkları rezillikleri ve diğer sürücülerin motorculara yaptıkları rezillikleri izleyebilirsiniz.
-
Yurt dışında motosiklet kullandığım zaman kendi ülkem ile olan farkı daha net anlıyorum...
Karşılıklı saygı....
Otomobil sürücüleri ( ve diğer dört tekerli araçlar) motosikletlere saygılı ( Yol verme, yaya güvenliği, hız kontrolü, vb..)
Motosikletlerde otomobillere saygılı..( Taciz etmeden yol verilmesini bekleme, trafik kurallarına uyma, vb..)
Otomobiller, otomobillere ve yayalara da saygılı..
İşte bizde, trafikte bulunan tüm öğelerin birbirine saygısı yok...
Konunun tüm esası bu...
Aynen
-
Haklısınız yurt dısındaki motorcular saygılılar falan ama bizdekiler de öyle . Cünkü gercek motorcuların kultürleri farklıdır
Ancak fast food motorcuları bazı yerlerde az, bazı yerlerde cok olmak üzere dunyanın her büyük kentinde aynı problem .
Amerika , İtalya vs
cünkü onların kazancı ne kadar hızlı olduklarına baglı. Bende o işte olsam herhalde tıngır mıngır gitmezdim. Eger 30 dakikada yetişmezse para yok :(
-
Haklısınız yurt dısındaki motorcular saygılılar falan ama bizdekiler de öyle . Cünkü gercek motorcuların kultürleri farklıdır
Ancak fast food motorcuları bazı yerlerde az, bazı yerlerde cok olmak üzere dunyanın her büyük kentinde aynı problem .
Amerika , İtalya vs
cünkü onların kazancı ne kadar hızlı olduklarına baglı. Bende o işte olsam herhalde tıngır mıngır gitmezdim. Eger 30 dakikada yetişmezse para yok :(
Benim kuryelik yaptığım zamanda paket başı 20 krş. veriyorlardı. Günde 450-600 paket anca dağıtıyordum kurtarıyordum. Sonra'sında evrak kuryeliğine geçmiştim. Sonrada bırakıp kendi mesleğime döndüm
-
Ali Emre korsanım bahsettiğin 450 -600 paketi tüm kurallara uygun bir şekilde dağıtıyordun değil mi ::)
-
Ali Emre korsanım bahsettiğin 450 -600 paketi tüm kurallara uygun bir şekilde dağıtıyordun değil mi ::)
Doğrusu tüm kurallara uyarsanız akşamına işletme sahibi tarafından kovuluyorsunuz. Üniversitede okurken boşta kalan vakitlerde İzmitte kuryelik yapıyordum. Doğrusu tüm kurallara uyarsanız, günde taş çatlasın 50-60 paket. İlk kuryelikten kovulma nedenimde sürekli kurallara uyduğum için yeteri kadar paket dağıtamamamdı. Baktım olmuyor bende risk aldım. Şimdi aynı mıyım derseniz, alakası yok diyebilirim. belki yol boş olursa, altımdaki motor güçlüyse bir kaç dakikalık hız arttırırım, sonra yine 80-120 yoluma bakarım.
-
Ali Emre korsanım bahsettiğin 450 -600 paketi tüm kurallara uygun bir şekilde dağıtıyordun değil mi ::)
Doğrusu tüm kurallara uyarsanız akşamına işletme sahibi tarafından kovuluyorsunuz. Üniversitede okurken boşta kalan vakitlerde İzmitte kuryelik yapıyordum. Doğrusu tüm kurallara uyarsanız, günde taş çatlasın 50-60 paket. İlk kuryelikten kovulma nedenimde sürekli kurallara uyduğum için yeteri kadar paket dağıtamamamdı. Baktım olmuyor bende risk aldım. Şimdi aynı mıyım derseniz, alakası yok diyebilirim. belki yol boş olursa, altımdaki motor güçlüyse bir kaç dakikalık hız arttırırım, sonra yine 80-120 yoluma bakarım.
Bence doğrusunu yapmışsınız vede yapıyorsunuz.Kimsenin trafikde canavarlık yaparak karşılarındakinin vede özellikle kendi hayatını riske atmaya hakkı yok. Özelliklede dünyanın en berbat ve bilinçsizce motor kullanan fast food dağıtıcılarına bu lafım
-
hatalar motorculara mahsus şeyler değil. Aynı saygısızlığı terbiyesizliği her tip ataç sürücüsü yapıyor.
Aralardan geçme konusu dünyada birkaç ülke ve eyalet hariç ya yasal yada göz yumulan bir olgudur. Paris londra (almanya hariç tüm avrupada) ve amerika bir çok eyaletinde aralardan gider motorcular. Yasaklanması durumunda %90 motorcu arabacı olacaktır. Bu da en çok mevcut otomobil sürücülerinin sıkıntılarının artması manasına gelir.
-
hatalar motorculara mahsus şeyler değil. Aynı saygısızlığı terbiyesizliği her tip ataç sürücüsü yapıyor.
Aralardan geçme konusu dünyada birkaç ülke ve eyalet hariç ya yasal yada göz yumulan bir olgudur. Paris londra (almanya hariç tüm avrupada) ve amerika bir çok eyaletinde aralardan gider motorcular. Yasaklanması durumunda %90 motorcu arabacı olacaktır. Bu da en çok mevcut otomobil sürücülerinin sıkıntılarının artması manasına gelir.
Evet hatalar sadece motorculara mahsus değil ancak insanlar frenleri bile tutmayan üstünde 10 tane su bidonu taşıyan,kaldırımları otoyol gibi kullanan devamlı makas atarak araçların arasına dalan motor sürücülerini görünce bunların hata değil intihar olduğunu düşünmesine yol açıyor. Tabi lafım efendi gibi trafik kurallarına uyarak devamlı makas atmayan ve zırt pırt otomobil veyahut otobüslerin arasına dalmayan sürücüler için değil
-
hatalar motorculara mahsus şeyler değil. Aynı saygısızlığı terbiyesizliği her tip ataç sürücüsü yapıyor.
Aralardan geçme konusu dünyada birkaç ülke ve eyalet hariç ya yasal yada göz yumulan bir olgudur. Paris londra (almanya hariç tüm avrupada) ve amerika bir çok eyaletinde aralardan gider motorcular. Yasaklanması durumunda %90 motorcu arabacı olacaktır. Bu da en çok mevcut otomobil sürücülerinin sıkıntılarının artması manasına gelir.
Evet hatalar sadece motorculara mahsus değil ancak insanlar frenleri bile tutmayan üstünde 10 tane su bidonu taşıyan,kaldırımları otoyol gibi kullanan devamlı makas atarak araçların arasına dalan motor sürücülerini görünce bunların hata değil intihar olduğunu düşünmesine yol açıyor. Tabi lafım efendi gibi trafik kurallarına uyarak devamlı makas atmayan ve zırt pırt otomobil veyahut otobüslerin arasına dalmayan sürücüler için değil
Kask ve koruma kullanmamaları bir yana bir çoğu trafikten düşürülmüş motor. Plakalı olanlarında çoğunun ne bakımları tam, nede muayene sigortaları mevcut. Tabi bu sadece sürücü kusuruyla ilgili bir durum değil, işletme sahiplerinin davranışıyla ilgili. Kaldırım kullanılmasına sadece park amaçlı (yaya trafiğine engel olmayacak şekilde) kullanıldığı sürece karşı değilim. Emniyet şeridi kullanımında da yaklaşımım göreceli, ki bende genelde emniyet şeridi seyri yapıyorum.
Kısaca özetlemek gerekirse güvenlik bakımından trafik içinde ağır vasıtalardan, uzun yolda hafriyatçılardan, şehir içi caddelerde lokanta kuryeleri, sucular/tüpçüler, taksiciler ve dolmuşçulardan uzak durmakta yarar var.
-
[
K
Kısaca özetlemek gerekirse güvenlik bakımından trafik içinde ağır vasıtalardan, uzun yolda hafriyatçılardan, şehir içi caddelerde lokanta kuryeleri, sucular/tüpçüler, taksiciler ve dolmuşçulardan uzak durmakta yarar var.
[/quote]
Çok doğru