İstanbul Dağcılık Kulübü, Aralık 2011 sunumunda bir bisikletçi aileyi konuk ediyor.
3 Aralık 2011 cumartesi günü kimseye söz vermeyin.
1 temmuz - 24 ağustos 2011 tarihleri arasında 22 aylık çocukları Tibet Çınar ile birlikte yaptıkları, Almanya, Fransa, İsviçre, Avusturya, Slovakya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti'nden geçen, 3486 km. lik bisiklet turunu ve " gitmek virüsünü " bulaştırmak için herkesi sunumumuza bekliyoruz.
Sunum : 3 Aralık 2011, Cumartesi, saat : 19:30
Kadıköy Belediyesi, Kozyatağı Kozzy AVM Kültür Merkezi Konferans Salonu
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş YapSergi : 3 - 11 Aralık 2011
B sergi salonu ( Üst fuaye )
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş Yapİnci, Soner ve Tibet Çınar Sarıhan geçen temmuz ve ağustos aylarında Almanya, İsviçre, Fransa, Avusturya, Slovakya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti topraklarından geçerek 54 gün süre boyunca 3 bin 486 kilometrelik bir bisiklet yolculuğu yaptılar. Üstelik seyahat başladığında Tibet Çınar 22 aylıktı. Anlayacağınız onlar Türkiye’nin en minik gezginini terkisinde taşıyan, macera tutkunu bir aile!
Aslında bu onların bisikletli ilk seyahati değil. Sarıhan çifti Tibet Çınar’dan önce de bisikletle yolculuğa çıkmış. 2005’te 900 kilometrelik Denizli-Muğla-Antalya yolculuğuyla başlayan maceraları 2006 yılında Samsun-Rize ile devam etmiş. Soner Sarıhan 2007’de bisikletleriyle sınırları geçtiklerini anlatıyor: “Lastiğimizin 51 kez patlamasına rağmen 2 bin 600 kilometre yol yapıp İran-Pakistan-Hindistan’ın bazı bölgelerini gördük. Sonraki yıl Berlin-Amsterdam-Paris turundan tayinimiz İznik’e çıktığı için döndüğümüzde iki bin 700 km’ye ulaşmıştık. 2009’da Tibet Çınar doğdu. 2010’da oğlumuzun dedeleri bir yaşına girmemiş çocukla tura çıkacağız endişesiyle dil altı hapı kullanmaya başlayınca bir yere gidemedik.”
Odasında çadır kurduk
Çoğu insan çocuğuyla şehirlerarası yola gitmeye bile zorlanırken İnci ve Soner Sarıhan Avrupa turuna çıkmaya üstelik bunu bisikletle yapmaya nasıl cesaret etti? Yanıtı İnci Sarıhan veriyor: “Çevremizde ‘Çocukla tatile çıkmak harammış’ diyen aileler var. Ancak biz bebeğin sosyal yaşamı bitirdiğine, kariyerinize, hobinize devam etmenizi engellediğine asla inanmıyoruz. Bizim içimize ‘gitmek virüsü’ kaçmış. Emekli olduğumuz günün ertesinde hiç durmadan bir dünya turuna çıkmanın hayallerini kuruyoruz. Bu hastalıktan kurtulmak için her gün başka bir yerde uyanmanın zevkine varmayı, rüzgarı yüzünde hissetmenin anlamını, yol kenarında bir kaplumbağayla sohbet etmenin, en basitinden yağmurda eve kaçmamanın ve tabiat ne getirirse ondan bir şeyler öğrenmenin erdemini kavramak gerekiyor.”
Seyahate çıkmadan aylar önce hazırlıklara başladıklarını belirten Soner Sarıhan ilk iş olarak Tibet Çınar’ı çadırda uyumaya alıştırdıklarını anlatıyor: “Oğlumuzu kamplara götürdük. Odasına da minik bir çadır kurduk ve bazı günler yemeğini orada yedirip sıkılmadan zaman geçirmesini sağladık. Kondisyonumuzu arttırmak için Tibet Çınar ile birlikte hafta sonlarında uzun trekkingler yaptık.”
Sarıhan ailesi seyahatleri sırasında en uzun süre Almanya, en kısa süre ise Slovakya’da kaldı. Seyahat güzergahları üzerindeki Bratislava, Viyana, Budapeşte, Prag ve Berlin gibi başkentlerde birer gün fazladan kalmanın en büyük lüksleri olduğunun altını çizen İnci Sarıhan favori ülkelerinin on binlerce kilometre müstakil bisiklet yoluna sahip olması, sürücülerin bisiklete saygılarından, insanların yardımseverliklerinden dolayı Almanya olduğunu belirtiyor: “Çek Cumhuriyeti’ndeki doğal güzellikten, Prag’daki mimari çarpıcılıktan büyülendik. Soner tarih öğretmeni olduğu için Osmanlı akıncılarının at koşturduğu ve bizim de demir atlarımızla ziyaret ettiğimiz Avusturya ve Macaristan toprakları da başka bir açıdan çok etkileyiciydi.”