0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    M. İ.

“Mağazadan” İLANLARINDA AKLIMA TAKILANLAR...
« : Aralık 05, 2015, 14:36:34 »
   Değerli Korsanlar,

Özellikle son dönemlerde “Mağazadan Satılık" ilanlarında geçmiş dönemlere göre bir artış olduğunu gözlemledim.(Şahsen tekne sahibinden alınır düşüncesindeyim.)

Bu güne kadar “Mağazadan”  ilanlarına, oto galerisi mantığı ile, “sahibinden uğraşmak istenmeyen tekne satın alınır, üzerine bir miktar kar konup satılır” gözü ile bakmaktaydım. Ancak, aynı teknenin birkaç değişik aracı vasıtası ile ilana çıkması, (hele bir tanesi ilk sahibinden olunca) beni, durumun daha çok emlakcı-konut ilişkisine daha yakın olduğu sonucuna ulaştırdı.

Aklıma takılan noktalardaki fikirlerinizi almak istedim;

  • Bir aracı vasıtası ile bakılan/alınan teknede komisyon kim tarafından ve nasıl ödenir?
  • Piyasadaki genel oran yüzde kaçtır?
  • Aracının (eğer kurumsal bir yapı ise) herhangi bir sorumluluğu var mıdır?
  • Sonuç pazarlık mal sahibi ile yapılacağına göre, aracının tekneyi göstermekten başka bir görevi var mıdır?


Değerli fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim…
*

    H. A.

Ynt: “Mağazadan” İLANLARINDA AKLIMA TAKILANLAR...
« Yanıtla #1 : Aralık 05, 2015, 14:49:51 »
Benimde satilik teknem var  meshur siteye koydum  birkac gun sonra  bir sirketten teklif aldim biz satalim heryere ilan verir satariz sansiniz yukselir dediler .Komisyonu satici oduyor  aliciya birsey yok  saticidan yuzde 10  komisyon aliniyor  bu halde ben  forum icinde 85 000  tl istedigim tekneme 100.000 tl fiyat koyacagim ki  ellime  ancak 90.000  veya biraz asagisi gecsin  ben kabul etmedim  ama sistem bu  sekilde isliyor


*

    G. Y.

Ynt: “Mağazadan” İLANLARINDA AKLIMA TAKILANLAR...
« Yanıtla #2 : Aralık 15, 2015, 15:16:18 »
Merhaba,

Benim de satılık teknem olduğundan ve sahibinden.com gibi sitelerden geri dönüşlerin genelde patatesçi dükkanı ile ya da barter çeki vs. gibi geri dönüşleri olduğu için yurt dışı broker firmaları ile görüştüm ve sistemlerinin ne kadar doğru olduğunu gördüm.

Bir çok büyük broker sırası ile şu sistemi uyguluyor.

1. Öncelikle satıcı ile "tek satıcı/broker" anlaşması yapıyor.
2. Anlaşma imzalanınca broker geliyor bizzat kendi fotoğraflama, özellik tespiti ve motor çalışıyor mu, yelken yırtık mı aletler faal mı şeklinde yüzeysel "ön sörvey" yapıyor. Satıcı ile komisyon dahil azami ve asgari satış bedeli belirleniyor. Komisyon bu aşamada belirtilen asgari satış bedeli üzerinden hesaplanandan daha az olamıyor.
3. Kayık fotoğrafları ve özellikleri ile broker'in çalıştığı mecralarda yayına çıkıyor. Sahibin hiçbir bilgisi hiçbir yerde yazmıyor.
4. Potansiyel alıcı tekneyi beğendiğinde brokere gidiyor ve broker ile prensip anlaşması yapıyor. Tekneyi azami ve asgari ne kadara alabileceğini beyan ediyor. Komisyon bu belirlenen asgari rakamdan az olamıyor.
5. Bu anlaşmanın imzalanmasını müteakip total satış bedeline göre değişen bir kaporo broker hesabına geçiyor. Alıcı tekneyi görmeye gidebiliyor. Bu aşamada tekne sahibi ile pazarlık yapıp dilerse önceden belirlemiş oldukları rakamın daha da altına alabiliyor ancak komisyon için belirlenen rakamlar saklı kalmak kaydı ile.
6. Alıcı ister ise teknenin sörveyi yapılıyor. Teknenin sörvey, çekme atma gibi masrafları bu kaporadan karşılanıyor. Sürvey neticesi alıcı vaz geçer ise cüzi bir hizmet bedeli kesilerek geri kalan kaporo iade ediliyor.
7. Alıcı tekneyi almaya karar verir ise Satış sözleşmesi imzalanıyor. Geri kalan satış bedeli artı yaklaşık %4-5 alıcı komisyonu broker hesabına gönderiliyor. Gerekli vekaletler vs. alınıyor.
8. Bayrak, liman kayıt vs. işlemleri tamamlandığında tekne alıcıya, para satıcıya her birine yaklaşık %4-5 oranında brokerlik komisyonu kesilerek teslim ediliyor.

Sörveyör seçimlerinde bazılarının verdikleri rapordan doğabilecek zararlara karşı sigortalı olduğu beyan edildiğine göre bazı ülkelerde sörveyörlerin raporlarından sorumlu oldukları gibi bir çıkarıma varabiliriz. Ancak Türkiye'de sadece tekne değil hiçbir ekspertizin yasal sorumluluğu olmadığını da belirtmek gerekir.

İstisnalar saklı kalmak kaydı ile Türkiye'de neredeyse hiçbir komisyoncunun aracı oldukları şeyi göstermekten öteye gitmedikleri malum. Ancak burada neredeyse hiçkimsenin de parayı cebine koymadan tekne satış vekaleti vermeyeceği veya tekne kaydını almadan para vermeyeceği de çok açık.

Herşey HUKUK vesselam, orada bu işi kötüye kullanan broker bir daha gün yüzünü ancak parmaklıklar arkasından görür, burada o işi yapan ertesi gün size bir tekne daha satmaya kalkar...

Ne diyelim bir gün inşallah bizde de böyle olur.

*

    M. İ.

Ynt: “Mağazadan” İLANLARINDA AKLIMA TAKILANLAR...
« Yanıtla #3 : Aralık 15, 2015, 19:58:53 »
Öncelikle cevaplar için ayırdığınız zamana teşekkür ederim.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Her iki yanıttan anladığım kadarı ile yurt dışı ile buradaki uygulama arasında bayağı bir fark var.
Bizde komisyon satıcı tarafından ödeniyor. Yurt dışında ise her iki taraf da ödeme yapıyor. Komisyon oranları %8- %10

Yine de "tekne sahibinden alınır" fikri her zaman daha sıcak geliyor. İllaki  bir aracı işin içerisinde olacaksa bile parasal aktivitenin kesinlikle dışında  olması taraftarıyım.
*

    E. A. A.

Ynt: “Mağazadan” İLANLARINDA AKLIMA TAKILANLAR...
« Yanıtla #4 : Aralık 16, 2015, 08:19:43 »
Büyük firmaların tutumları katı olabiir ama, yine de komisyon pazarlığı esnetilebilir. Doğrusu şahıstan almak. Ben bir kaç kere bu işlere bulaştım ve her iki tarafça kabul edilebilecek sabit ,makul bir hizmet miktarında anlaşmıştık. Broker açısından da bakmak lazım olaya çoğunlukla satış-alış sonrası parayı ödememek için ya da az ödemek için numaralar başlıyor, her ne kadar deposito güvencesi olsa da...

*

    E. A. A.

Ynt: “Mağazadan” İLANLARINDA AKLIMA TAKILANLAR...
« Yanıtla #5 : Aralık 16, 2015, 08:25:46 »
Türkiyede bildiğim kadarı ile paranın tamamını brokera kimse yollamıyor. Bu açıdan iş tarafların komisyon parası konusunda "ekşimesi" durumunda kilitlenebilir. Yabancıların sistemi bu açıdan da tutarlı yani, ama paranın komisyonla beraber külliyen yollanması biraz "ürpertici" bizim melmekette.
*

    E. B.

Ynt: “Mağazadan” İLANLARINDA AKLIMA TAKILANLAR...
« Yanıtla #6 : Aralık 16, 2015, 09:16:10 »
Gökhan korsanım çok güzel özetlemişsiniz.

Gayrimenkul danışmanlığı yaptığımız işler arasında. size ilginç bir kaç rakam vereyim. İstanbul 'da emlak komisyoncuları odasına kayılı yaklaşık 3000 emlakçı var. ancak Sadece İstanbul 'da 60 bin  emlakçı olduğu tahmin ediliyor. Ciddi bir sermaye gerektirmediğinden ve herhangi bir hukuki prosedürü olmadığından ve buna karşın geliri yüksek olduğundan özellikle eğitimsiz kişiler tarafından tercih ediliyor bu iş kolu.

Yapılan üçkağıtlar insana yok artık dedirtecek cinsten. Gördüğüm , tekneler ile de benzer bir çalışma yapılmaya başlandığı. ancak piyasanın dar olması nedeni ile biraz sıkıntılı. İki nedeni var .

Birincisi emlak sektöründe ciddi bir emlakçının alıcı portföyü olur. Bunlarda böyle bir şey yok. Daha doğrusu böyle bir yapı yok. Tekne kömisyoncusunun işi fotoğraf çekip, yayınlamaktan ibaret kalıyor bu nedenle.

Komisyon karşılığı verilen bir hizmet yok. Komisyoncunun görevi, mal, ürün her ne ise bunları doğru fiyattan ve en kısa sürede satmaktır. Daha ciddi ya da uzun soluklu bakanlar , satış sonrası hizmetleri de verirler. Çünkü neticede bir iki yıl içinde satılan ürün de yeniden satılabilir.

ancak Türkiye de bir de farklı olarak ürün ,mal, gayri menkul her ne ise bunun sahibi olanlarında yurt dışından farklı bir tutumu var. Şöyle ki;

Bir ürün ya da mal satılık ilanı çıktıktan en geç bir ay içerisinde satılmıyor ise fiyat doğru değildir.

Bunu komisyoncunun piyasa araştırması ile satıcıya göstermesi gerekir. ancak çoğu durumda komisyoncuya güvenilmez ya da komisyoncu bu çalışmayı yapacak düzeyde ve bilgide değildir. Ancak genelde her işte olduğu gibi bizim insnımız her işi en iyi kendi bildiğinden fiyatı da kendi belirler. Bu bedel ilk anda piyasa değerinin neredeyse %50 üstündedir.

Komisyoncu bu fiyattan satılmaz dediğinde ise mal sahibi hemen başka bir komisyoncuya kaçabileceğinden itiraz edilmez ancak o fiyattan satılmayacağı bilindiğinden komisyoncu ciddi bir çaba içinde  olmaz. Kimi durumda  komisyoncu bunu bilerek yapar. Süreç uzayıp ürün satılmadığında mal sahibi fiyatı indirmeye başlar. Süreç şöyle gelişir.

1 Mal sahibi fiyatını %50 piyasa bedeli üzerinde belirler.
2 Ürün satılmaz.
3 Mal sahibi komisyoncuyu suçlar ve başka komisyonculara da yetki verir.
4 Bir çok komisyoncunun çalıştığı ürüne ' orta malı ' denir ve hiç bir ciddi komisyoncu gerekli eforu göstermez.
5 İyice kızan mal sahibi bu sefer kendisi ilan verip, satmaya çalışır.
6 Kendisi hiç satamaz üstelik bıkar çünkü ne kadar boşta gezer komisyoncu var ise müşteri gibi arayıp, portföy kapmaya çalışır.
7 İyice bezmiş mal sahibine ciddi teklif yapılır ve ürün satışı gerçekleşir.

Eğer bir gün bir komisyoncuya işiniz düşer ise, dikkat etmeniz gereken tek önemli detay vardır.

Komisyoncu sizi mal sahibi ile tanıştırabiliyor mu ?  Eğer bu bir şekilde mümkün olamıyor ise biliniz ki ürünün üzerinde portföy karı denenen ayrı bir gizli bedel vardır. Bütün büyük ve ciddi sanılan emlak komisyon firmaları bu portföy karını almayı çok severler.

Bir diğer dikkat edilmesi gereken de komisyoncunun markası dır. Çok bilinen meşhur bir marka her zaman çok güvenli olmayabilir. Çünkü bu markaların temel geliri frenchaise satmaktır. Aylı satışlardan da bir pay alırlar ancak buna pek güvenilmez. Eğer dürüst olmayan bir komisyoncu iseniz böyle bir markanın altında olmak sizin bu yönünüzü ilk etapta kapatır. Sıkıntılar yaşanınca hoop başka bir markaya kayarsınız.

Daha bir sürü detay..





*

    G. Y.

Ynt: “Mağazadan” İLANLARINDA AKLIMA TAKILANLAR...
« Yanıtla #7 : Aralık 16, 2015, 21:31:17 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Gökhan korsanım çok güzel özetlemişsiniz.

Gayrimenkul danışmanlığı yaptığımız işler arasında. size ilginç bir kaç rakam vereyim. İstanbul 'da emlak komisyoncuları odasına kayılı yaklaşık 3000 emlakçı var. ancak Sadece İstanbul 'da 60 bin  emlakçı olduğu tahmin ediliyor. Ciddi bir sermaye gerektirmediğinden ve herhangi bir hukuki prosedürü olmadığından ve buna karşın geliri yüksek olduğundan özellikle eğitimsiz kişiler tarafından tercih ediliyor bu iş kolu.

Yapılan üçkağıtlar insana yok artık dedirtecek cinsten. Gördüğüm , tekneler ile de benzer bir çalışma yapılmaya başlandığı. ancak piyasanın dar olması nedeni ile biraz sıkıntılı. İki nedeni var .

Birincisi emlak sektöründe ciddi bir emlakçının alıcı portföyü olur. Bunlarda böyle bir şey yok. Daha doğrusu böyle bir yapı yok. Tekne kömisyoncusunun işi fotoğraf çekip, yayınlamaktan ibaret kalıyor bu nedenle.

Komisyon karşılığı verilen bir hizmet yok. Komisyoncunun görevi, mal, ürün her ne ise bunları doğru fiyattan ve en kısa sürede satmaktır. Daha ciddi ya da uzun soluklu bakanlar , satış sonrası hizmetleri de verirler. Çünkü neticede bir iki yıl içinde satılan ürün de yeniden satılabilir.

ancak Türkiye de bir de farklı olarak ürün ,mal, gayri menkul her ne ise bunun sahibi olanlarında yurt dışından farklı bir tutumu var. Şöyle ki;

Bir ürün ya da mal satılık ilanı çıktıktan en geç bir ay içerisinde satılmıyor ise fiyat doğru değildir.

Bunu komisyoncunun piyasa araştırması ile satıcıya göstermesi gerekir. ancak çoğu durumda komisyoncuya güvenilmez ya da komisyoncu bu çalışmayı yapacak düzeyde ve bilgide değildir. Ancak genelde her işte olduğu gibi bizim insnımız her işi en iyi kendi bildiğinden fiyatı da kendi belirler. Bu bedel ilk anda piyasa değerinin neredeyse %50 üstündedir.

Komisyoncu bu fiyattan satılmaz dediğinde ise mal sahibi hemen başka bir komisyoncuya kaçabileceğinden itiraz edilmez ancak o fiyattan satılmayacağı bilindiğinden komisyoncu ciddi bir çaba içinde  olmaz. Kimi durumda  komisyoncu bunu bilerek yapar. Süreç uzayıp ürün satılmadığında mal sahibi fiyatı indirmeye başlar. Süreç şöyle gelişir.

1 Mal sahibi fiyatını %50 piyasa bedeli üzerinde belirler.
2 Ürün satılmaz.
3 Mal sahibi komisyoncuyu suçlar ve başka komisyonculara da yetki verir.
4 Bir çok komisyoncunun çalıştığı ürüne ' orta malı ' denir ve hiç bir ciddi komisyoncu gerekli eforu göstermez.
5 İyice kızan mal sahibi bu sefer kendisi ilan verip, satmaya çalışır.
6 Kendisi hiç satamaz üstelik bıkar çünkü ne kadar boşta gezer komisyoncu var ise müşteri gibi arayıp, portföy kapmaya çalışır.
7 İyice bezmiş mal sahibine ciddi teklif yapılır ve ürün satışı gerçekleşir.

Eğer bir gün bir komisyoncuya işiniz düşer ise, dikkat etmeniz gereken tek önemli detay vardır.

Komisyoncu sizi mal sahibi ile tanıştırabiliyor mu ?  Eğer bu bir şekilde mümkün olamıyor ise biliniz ki ürünün üzerinde portföy karı denenen ayrı bir gizli bedel vardır. Bütün büyük ve ciddi sanılan emlak komisyon firmaları bu portföy karını almayı çok severler.

Bir diğer dikkat edilmesi gereken de komisyoncunun markası dır. Çok bilinen meşhur bir marka her zaman çok güvenli olmayabilir. Çünkü bu markaların temel geliri frenchaise satmaktır. Aylı satışlardan da bir pay alırlar ancak buna pek güvenilmez. Eğer dürüst olmayan bir komisyoncu iseniz böyle bir markanın altında olmak sizin bu yönünüzü ilk etapta kapatır. Sıkıntılar yaşanınca hoop başka bir markaya kayarsınız.

Daha bir sürü detay..


Aynen öyle Ersin korsan,

Ben de gayrımenkullerin hukuki danışmanlık kısmı ile ilgileniyorum ve söylediklerinize ve çıkarımlarınıza aynen katılıyorum. Sırf bu mevzulardan ileride bu işlere girersem kendime hiç şaşırmayacağım.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    E. B.

Ynt: “Mağazadan” İLANLARINDA AKLIMA TAKILANLAR...
« Yanıtla #8 : Aralık 16, 2015, 21:34:49 »
 Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap