0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    A. Y.

yarın tekneyi denize indirdim 15 gün sonra atık vermedim 24 bin lira cezamı yiyorum şimdi Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    H. A.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
yarın tekneyi denize indirdim 15 gün sonra atık vermedim 24 bin lira cezamı yiyorum şimdi Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Hayır, benim anladığım kadarıyla seyirde veya koyda geçirdiğiniz süre 15 günü geçerse ceza var. Marinada teknenin kullanım dışı olduğu süreler kapsam dışında


*

    E. S.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
yarın tekneyi denize indirdim 15 gün sonra atık vermedim 24 bin lira cezamı yiyorum şimdi Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Hayır, benim anladığım kadarıyla seyirde veya koyda geçirdiğiniz süre 15 günü geçerse ceza var. Marinada teknenin kullanım dışı olduğu süreler kapsam dışında
Tekne marinada değilse, kamera ekipmanı olmayan bir barinak veya iskelede bağlı ise, hatta alargada tonozda kalıyorsa seyirde olmadığını ispatlamak sıkıntı yaratabilir.

*

    T. T.

buraya yorumsuz bırakayım:

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    İ. K.

Forumdaki paylaşımı geç gördüm. Erim, Ertürk ve Ertür korsanlar başta olmak üzere birçok üye değerli girişimde ve yorumlarda bulunulmuş.
Kanunun sözde referans gösterildiği kapsamla ilgili yanlış ve kötü yorumlanmış AB maddelerine de değinilmiş, güzel çözüm ve başvuru dilekçeleri ortaya konmuş, teşekkürler.
Yıllar önce haftalık kiraladığımız bir tekne ile yaptığımız bir tatilde; Fethiye’nin çok uğranan koylardan birinde daldığımda 3m derinlikte dipte 1-2m2 büyüklüğünde teneke, cam, plastik vb çöp yığını gördüğümde şok olmuştum.
Önemli ve asıl olan bu hainlikleri yapan bu kişileri toplum ve camia olarak amatör yada profesyonel yakalayıp ihbar ederek bu zemini hazırlayanların ceza almasını sağlamalıyız.
Benzer olarak bugün ormanlarımız nasıl yanıyorsa durum farklı değil.
Amatör denizcilerin tümünün bir araya gelerek bir hukuk müşaviri aracılığı ile “cezalar suçun varlığı ve tespiti halinde uygulanır” maddesine bağlı olarak yasal yollara başvurulabilir. Suç aleti bulunmadığı zaman suçu ispat etmek zorlaşırken; bu çok hukuksuz bir uygulama.
Girdiği çıktığı liman, iskele zaman mekan belli olan ticari deniz araçlarının dışında özel amatör teknelere uygulanması en azından günümüz Türkiye kıyı ve liman vb koşullarında mümkün olamaz, ancak gönüllük esasında ve teşvik edici makul uygulamalarla hayata geçirilmelidir.
Amatör “küçük balıkçı sandalları” ile ilgili bir yorum göremedim veya gözümden kaçmış olabilir. Özellikle deniz ve liman barınaklarında korkunç bir kirliliğe sebep oluyorlar.
Denize akarsular aracılığı ile akan pislik, denize dökülen molozlar ve sahil kasabalarında kıyıya yakın sızdırmalı fosseptiklerin yapmış olduğu kirlilik; özel ve amatör gezi teknelerinden atılanların mübalağasız %98 ni değil; milyon katını oluşturmaktadır. Ayrıca her yerde pis suları yollara saçarak giden standart ve kontrol dışı vidanjör ve çöp kamyonları birinci derece direkt pislik kaynağıdır.
Bence bunun altında; rant ve para kaynağı oluşturacak bir sektör yaratma ve cezalarla kaynak oluşturma mantığı yaymaktadır.
Bu uygulama kaldırılmaz, bu ve buna yakın şekilde uygulamaya devam edilirse; her özel amatör tekneye sensör ve GPS vb cihaz takma yerine; en azından uygulanma şartlarını kolaylaştıracak benim başka bir önerim de olacak ama bunu daha sonraki aşamada gerekli olması halinde paylaşırım.
Saygılar.

Gezgin Korsan Sosyal Medya Hesaplarını Takip Ediniz

               


*

    T. T.

benim bildigim bazı gelişmiş avrupa ülkelerinde de atiginizi denize bosaltamiyorsunuz (eger arindirmiyorsaniz vesaire).  Bir yorum örnegini yukarıya ekledim. Yeterli alt yapınin olmaması ve bu nedenle atiklarimizi denize boşaltalım ya da DAU bize uygulanmasın demek de (hadi biraz daha insaflı olalım ve 3 mil disinda atik boşaltalım diyelim) pek doğru bir çözüm degil kanaatimce. Denizler icindeki canlılara, tüm insanlığa ve en son da bize ait. Elbette tüm bu kirlenme süreci icerisinde katkımız cok az ama yok da degil. Zehirli boyalarımızla, teknelerimizden düşen naylonlarımızla, kacan mazot ve yaglarimizla söyle veya böyle doğayı kirletiyoruz! kanun bir de atiginla kirletme diyor!

DAU, yukarida da değinilmiş, seyrüsefer de isen 15 günde bir tankini atik alim merkezine boşalt diyor. Marinada isen veya 2 - 3 günlük seyirler yapıyorsan böyle bir zaruriyet yok.  sadece tankin yüzde 80 dolu iken seyire çıkma diyor.  Ana prensipte bence doğru.  Uygulamada ise elbette açık noktalar var.  Kisi sayısına değinmiş ama tank büyüklüğü ve kullanıcı basına ortalama atik hesabi gibi detaylar yok  (bir tek imalatta pis su tanki hesabi var benim bildigim; varsa diger standartlar lütfen cahilliğimi mazur görün hatta giderin:) Makul şartlar altında iki veya 4 kisilik bir teknenin 15 günlük süreç icerisinde orta halli bir pis su tankinin bosaltilmasini istemek bana pek yanlış gelmiyor.  burada su soru sorulabilir ? kaç gün seyirde ya da alargada oldugumu nasıl ispatlayacağım ? bu yükümlülük beyana tabi olmali ve SG ya da baska bir kontrol otoritesi aksini ispatlayabiliyorsa o ispatlamalı.

Diger yandan Denizci 5 kisilik ekibiyle 14 gündür seyirdeyim / alargadayim diyorsa ve pis su tanki 100 litre ise hala bu uygulamaya göre atik vermeme şansına sahip ama gercekte hepimiz biliyoruz ki atiğini denize boşalttı. Ya da ekip sey etmiyor..Demek istediğim uygulamada kisi basına atik üretim ve tabi hesabi da detaylandirilmali ve denizler korunmalı...

Son olarak atik toplama merkezlerinin azligi elbette bir sorun..  bildigim diger ülkelerde de basta bu sorun vardi ve bu yeni kanunlar ile millet sasırdı. oturacaktır. bazilarimizin cani yandı ve muhtemelen benim de yanacak. ancak dau ya tabi olmayanımdan ziyade baska öneriler getirmeliyiz,.

*

    T. T.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


*

    R. E.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

 dau ya tabi olmayanımdan ziyade baska öneriler getirmeliyiz,.


"olmayanımdan ziyade" sanırım yazım hatası. Ben "olmayalımdan ziyade başka öneriler getirmeliyiz" olarak okudum.

Buyrun getirin..

Buyrun öneri getirin..

Benim yazdığım "öneri" sayılmayacağına göre..

Gerçekte de "öneri" olarak değil, Göcek koylarındaki didişmelerinin faturasını bürokrasi üstünden hepimize çıkartan yatçıların işgüzarlığının yarattığı sorunlardan geçici olarak kurtulma arayışı için en mümkün çıkıştı bu söylediğim şey.

Anlaşılıp anlaşılmaması ayrı.

Olayın kendisine gelince, büyük sorun olduğu kesindir. Ama karmaşık değildir, Geçtiğimiz kurban bayramı sonrası Kuzey Ege'nin 1-2 mil kıyı sularının rengi değiştiyse, sezon başında Marmara müsilaj kaplandıysa bunu herhalde özel tekneler yaratmadı.

Her kim yarattıysa öncelikle o saptanmalı.

Ülkenin denizleri kadar, dağları, ovaları, dereleri de hepimizindir. Bunları kim kirletiyorsa, kim tahrip ediyorsa o saptanmalı, çözüm ona göre geliştirilmelidir.  Ayrıca geliştirilecek çözüm toplum denetimine açık olmalıdır.

Denizlere tatlı sudan çok endüstri, şehir ve ticari denizcilik atığı akıyorsa buna tedbir olarak özel teknelere kurallar getiriliyorsa ne önerebilirsiniz?

Varsa bir öneriniz buyrun yazın.

*

    T. T.

Recep Kaptan merhaba,

Evet dogru okumuşsunuz yazim hatası olmuş. Otomatik düzeltme (artı yabancı klavye) ile benim kit gurbetçi Türkcem hızlı daktilomla birlesince (biraz da kirmizi şarap etkisi olabilir) kusuruma bakmayın olmuş iste. 

Yanlış anlasilmasin lütfen sizin ki öneri degil demedim.  Elbette bir öneri hatta eminim bu forumdaki bir cok kisinin de katildigi bir öneridir. Bu minvalde yazdiklarimin da tepki çekeceğinin farkındayım ve yanlış bilgilendirme yapıyorsam da hatamı düzeltmekten çekinmem.  Kusura bakmayın isin bu kismini bilmiyordum veya düşünmemiştim haklisiniz derim ve olayı kisisellestirmem.  Demek istediğim su :  "DAU´ya tabi olmayalım demenin mantıksal tek gerekçesi olan atıkları alacak yeterli yer yok (veya bizi soyuyorlar) o halde atiklarimizi denize deşarj edelim" önermesinin yasa yapıcılar nezdinde karsilik bulmayacagindan eminim ve üstelik ben de kisisel olarak denize deşarja karsiyim (özellikle Türk Karasularında).  Bu su anlama geliyor gecici olarak şimdilik faaliyetlerimizi kisitlamali ve kanunlar dahilinde hareket etmek ve dikkatli olmak zorundayız (kısmı çözüm).

Benim aklima şimdilik gelen kalici tek çözüm ise kanunun değiştirilmesini talep etmek ve /veya bakanlık ile uğraşmaktan ziyade Izmir, Muğla, Balikesir ve Antalya belediyeleri ile iletişime geçmek ve kanunun uygulanmasını talep edip bedeli karsiligi hizmet verecek atik toplama istasyonlarının olusturulmasini talep etmek.  Belediyelerin bu konularda daha aktif ve duyarlı olacaklarını düsünüyorum (belki de saflıktır benim ki aksini düşünen varsa burada iletir).  Üstelik bu belediyeler ile uğraşmak daha kolaydır kanaatindeyim.  Gerekirse oy atmayacağız kampanyası yaparız! (bu marina / baglama yerleri sorunları icinde geçerli)

Belediyeler ile kim iletişime gececek nasıl imza toplanacak (ben hazırım imzalamaya) tabi bunlar da ayrı bir konu.  Bir yerden baslamak lazım ! Umarım bu öneri ise yarar, yaramazsa da yenisini bulmaya calisiriz.

Sevgiler, Saygılar..
T.
*

    İ. K.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Tabii bu kafayla alınan kararlarla denizcilik gelişmez.
Denizci askeri iken eğitim alayında öğrenip söylediğimiz bir marş vardı;

KARADENİZ BAHRİYE MARŞI
Söz: Muhlis Sabahattin EZGİ

“Karadeniz, Karadeniz
Gelen düşman değil, biziz..
Yarım asır beklediğin
Barbaros’un hafidiyiz.”

Bu marşın sözlerini hatırlayarak; bu günkü denizcilik uygulamalarına sitem olarak uyduğunu gördüm. ​

Şu an denizcilik bakanlığı bile olmayan; tüm karar, kanun ve uygulamaların;
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığından çıktığı günümüzde;
sel, deprem ve orman yangınında olduğu gibi faturayı belediyelere kesip;
çözümü onlardan ve vatandaştan bekleyen zihniyete artık son verilmelidir.

Amatör denizciliğin körelmesi ile birlikte profesyonel denizciliğin ve deniz sanayisinin de büyük kayba uğrayacağı bilinmelidir.
*

    Ö. Ö.

Bu arada muhtemelen çoğu kişinin haberi yoktur (çünkü duyurulmadı) ama Göcek'te Killeiskelesinde (koya girişte soldaki tek kıçtankara yapılabilecek köşede) yüzer platform atık istasyonu faaliyete girdi.

Özgür (mobil tapatalk)

*

    T. T.

kim isletiyor istasyonu ? biliyor musunuz?
*

    Ö. Ö.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
kim isletiyor istasyonu ? biliyor musunuz?
Bilmiyorum, henüz kullanmadım, herhangi bir tabela filan da yok.

Ne idüğü belirsiz bir platform ve yanında bir destek gemisi 1 aydır orada duruyordu. Her gördüğümde "herhalde iskele inşaatı filan yapacaklar, sezon sonunu bekliyorlar" diye düşünüyordum, bir kaptan arkadaşım botla yanından geçerken sormuş, atık istasyonu olduğunu öğrenmiş! Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Her gün önünden yüzlerce tekne bok tankları dolu geçiyor, belki bir kısmı onun önünde denize bile bırakıyor ama o istasyon orada kimsenin haberi olmadan boş boş duruyor.

Güzel memleketim.. Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Özgür (mobil tapatalk)

*

    R. E.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bu arada muhtemelen çoğu kişinin haberi yoktur (çünkü duyurulmadı) ama Göcek'te Killeiskelesinde (koya girişte soldaki tek kıçtankara yapılabilecek köşede) yüzer platform atık istasyonu faaliyete girdi.

Özgür (mobil tapatalk)



Topladıkları atık için ne tür bir proses geçerli onu da öğreneydik.

Misal
Atıklar karaya aktarılıp işleniyor.Ayristiriliyor, suyu arazi sulamada,katı kısmı gubrelemede kullaniliyor.
Atıklar belediye kanalizasyonuna veriliyor devamı bildiğiniz gibi
Atığı gece kimselere çaktırmadan denize basıyoruz.
"Derin deşarj" yapıyoruz.
Veya benim aklıma gelmeyen başka ihtimal...

Koyların kirlenmesini mutlaka genel deniz kirliliğinden farklı düşünmek gerekir.
Belki sadece koylar çevre tesisler ile tekneler kaynaklı kirlenen yerler.
Ancak genel kirlilikten de nasibini alıyor.

Bugünkü hali ile uygulama deniz veya çevre temizliği değil, b.k vergisi alma uygulamasıdır.
O vergiyi vermezseniz de kaldırılmayacak ceza !

*

    Ö. Ö.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Topladıkları atık için ne tür bir proses geçerli onu da öğreneydik.
Bildiğim kadarı ile tüm atık istasyonları aldıklarını direk şehir kanalizasyon şebekesine basıyor, ve 3500 civarı sahil yerleşiminin sadece 300 civarında arıtma tesisi var, bunların sanırım 3-5 tanesi ileri biyolojik arıtma tesisi, gerisi çökeltme yapıp denize derin deşarj yapıyor hatta büyük kısmının kapasitesi yetmediği için (yaz sezonunda çoğunlukla) hiçbir işlem yapmadan direk denize boşalttığı da bilimiyor. (rakamlar kesin değil ama aklımda bu civarlarda diye kalmış, belgesi olan düzeltsin lütfen)

Yani herşeye verginin vergisini verdiğimiz ülkemizde bokumuz vergiye tabi olmayacak kadar değersiz değildir herhalde! Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Özgür (mobil tapatalk)