0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    Çevrimdışı Hakan Erim

  • * Gezgin Korsan
  • 15.261
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Tekne Adı
  • S/Y Ekip, İstanbul
15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« : Eylül 04, 2020, 23:48:24 »
Deniz.Atık.Uyg.Hk. 02.09.20 revize genelgeye istinaden; MKS'ye tabi ticari gemi, sportif ve gezi amaçlı kullanılan gemi ile balıkçı gemileri, yolcu ve personel dahil taşıma kapasitesi a)12 den az olanlar, seyirde oluşan pis su ve çöplerini 15 günde en az 1 defa b)12 ve üzeri olanların, limandan ayrılıp geri döndükleri günü takip eden 48 saat içerisinde, 48 saat içerisinde başka sefere çıkmaları halinde ise sefer öncesi atıkları, atık kabul tesis veya gemisine vermek zorundadırlar.Limandan ayrılmadan önce atık tank doluluk oranı %80 ve üzeri olanlar atıklarını vermeden ayrılamazlar. Madde. eklenmiştir.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
S/Y Ekip
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    Çevrimdışı Recep Ertürk

  • * Gezgin Korsan
  • 1.772
    • Yaşadığı Şehir
  • Ayvalık
    • Sosyal Ağ Hesapları
    • Tekne Adı
  • Sonyaz
Ynt: 15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« Yanıtla #1 : Eylül 05, 2020, 00:37:42 »

Nasıl yürütülecek bu?
Çöpleri konteynıra bırakıyoruz, bunu kayıt altına mı alacağız?
Günübirlik çıkıp dönen özel tekneler atık teslim istasyonu mu arayacak?
Yakında yoksa ne yapacak?
Tüm giriş çıkışlar kayıt altına mı alınacak?

 
*
Ynt: 15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« Yanıtla #2 : Eylül 05, 2020, 00:45:20 »
Enteresan, peki o zaman:

- 15 günen uzun süreyle yurt dışına çıkılması halinde
- yurt içinde restoran iskelesine bağlı olması halinde
- tekne, marinadan bağımsız, alargada durulmakta ancak kullanılmamakta ise

ne olacak?

Sanırım bu örnekler çoğaltılabilir.

İyi niyetle de olsa üzerinde düşünülmeden, paydaşların görüşleri alınmadan çıktığı belli binlerce yönetmelikten biri yine.

Denizcilikten ziyade marinacılık özendiriliyor sanki.
*

    Çevrimdışı Tamer Danki

  • * Gezgin Korsan
  • 164
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: 15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« Yanıtla #3 : Eylül 05, 2020, 09:20:59 »
Bu kanunu kim çıkarmış  Marina işletmecilerimi ?
Bir konuda kanun çıkarmanın usul ve esas yönünden olmasa olmaz prensipleri vardır.
Çıkarılan kanun yürürlükte olan diğer kanun maddeleri ile çelişmeyecek.
Bu kanun hangi sebeblerden gereklilik arz ediyor.
yürütme nasıl olacak.
Maduriyetler nasıl giderilecek.
Kanun için gerekli alt yapı nasıl sağlanacak gibi birçok olgu ele alınır.
Ülkenin her köşesinde atık istasyonu varmış gibi kanun çıkarılmış.
15 gün alargada kalan tekeneyi nasıl ispat edeceğiz.
15 gün denize çıkmayan veya depo istihabbi dolmayan tekne durumu ne olacak
Ülkemizde sahil güvenlik botlarında mavi kart varmı ?
Şehir hatları vapurları, İdo feribotları gibi kamu gemileri bu uygulamaya tabi,mi ?
Bunu gibi onlarca soru var. Ben yaptım oldu mantığı ile çıkan kanun bu kadar olur.
*

    Çevrimdışı Mehmet Çömlekçi

  • * Gezgin Korsan
  • 1.527
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Tekne Adı
  • Derviş I, Küçükyalı
Ynt: 15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« Yanıtla #4 : Eylül 05, 2020, 10:21:51 »
Denize çiş yapnak da yasaklansın  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Florida şehir meclis 1830'larda kent üzerinde arıların uçmasını yasaklamış  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    Çevrimdışı Ömer Öge

  • * Gezgin Korsan
  • 749
    • Yaşadığı Şehir
  • izmir
    • Tekne Adı
  • M/Y Moonlight
Ynt: 15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« Yanıtla #5 : Eylül 05, 2020, 10:41:32 »
En azından 15 gün süre olarak netleşti,  eskiden net bir süre de yoktu,  SG'in takdirine kaliyordu iş. 

Diğer durumlar da belirlenir yakında,  hemen yıkıcı mesajlar ile girmeyelim olaya.  Biraz beklemek ile kimseye birşey olmaz. ..
*
Ynt: 15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« Yanıtla #6 : Eylül 05, 2020, 10:42:50 »
Teknelerde denize pis su tahliye deliği olmayacak diye yasaklasınlar. Tümden çözülsün iş.

POCOPHONE F1 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

S/Y Jazz, Marintürk D63
*

    Çevrimdışı Emre Emir

  • * Gezgin Korsan
  • 151
    • Yaşadığı Şehir
  • Istanbul
    • Tekne Adı
  • NUNA,MARINTURK
Ynt: 15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« Yanıtla #7 : Eylül 05, 2020, 10:48:54 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
En azından 15 gün süre olarak netleşti,  eskiden net bir süre de yoktu,  SG'in takdirine kaliyordu iş. 

Diğer durumlar da belirlenir yakında,  hemen yıkıcı mesajlar ile girmeyelim olaya.  Biraz beklemek ile kimseye birşey olmaz. ..

Sg komutanin ruh haline gore olmasindan daha iyi olur.Ben zaten uygulamanin neye gore nasil calistigini anlayamamistim.Surekli tedirgin oluyordum.Suresi belli 15 gun bitti gitti.Simdi tek sorun istasyon sayisi.
*

    Çevrimdışı Tamer Danki

  • * Gezgin Korsan
  • 164
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: 15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« Yanıtla #8 : Eylül 05, 2020, 13:18:48 »
Arkadaşlar ben 30 yıl kadar textil sektöründe çalıştım. ( şimdi emekliyim ve farklı sektördeyim )
Hani şu hepimizin üzerine giydiği tişört,gömlek vs. Kumaşların imalatında kullanılan atık suyun 1 günde çevreye verdiği zararı Türkiyedeki tüm amatör denizcili camiası 10 yılda veremez.
Buna ek olarak bitmiş mamul üzerine uygulanan emprime ( desen baskı ) sektörü bundan daha vahimdir. Sözde arıtma mecburiyeti vardır ancak arıtma sistemi sadece çökeltme işlemi görür ve çökelmiş malzemeyi ( pisliği) alacak ve gereği gübi imha edecek bir kurum yoktur.
Baskı boyalarında ve haşıl işlemler diye tabir ettiğimiz işlemlerde  Deklorin, pvc, phitelayt, Amonium bichromat, Titanium dioxide, ağır metller, solventler, gibi yüzlerce madde ki bazıları kansorejendir lağım suyuna direkt verilir. Bunlarla ilgili gerçek anlamda hiçbir koruma tedbiri yoktur.
Şimdi biraz düşünelim. Haftasonu ailenizi aldınız ve denizdesiniz organik atıkların zarasız olduğunu zaten biliyoruz. Yıkayacağımız iki tabak üç kaşık için kullanacağımız detarjan miktarı zaten belli. Evde kulandığımız deyarjan bunun on katı ve sonuç olarak doğaya salıveriliyor.
Fabrikaların denetimi yok ve birçok fabrika atığının çevreye verdiği zararı önümüzdeki nesiller dahi çekecek.
Şimdi sorum şu :  bu kanun çıkarken gerçek gerçek amaç çevreyi korumakmı yoksa kasayı doldurmakmı ?
*

    Çevrimdışı Atilla Kaplan

  • * Gezgin Korsan
  • 561
    • Yaşadığı Şehir
  • Kalamış /İstanbul
    • Tekne Adı
  • Tiger , Setur Yalova marina D pnt
Ynt: 15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« Yanıtla #9 : Eylül 05, 2020, 13:39:29 »
 Bu kanun devletimizin cevreye ne kadar önem verdiğinin göstergesidir. Amaç çevreye karşı bireysel bilinci gelistirmektir.
(Tamer korsan senden alacağım para dişimin  kovuğunu doldurmaz ama bir fabrikadan aldım mı ...)
Attila Kaplan /Tiger  Setur/Yalova  D pnt .     EMEKSIZ YEMEK OLMAZ
*

    Çevrimdışı Emre Emir

  • * Gezgin Korsan
  • 151
    • Yaşadığı Şehir
  • Istanbul
    • Tekne Adı
  • NUNA,MARINTURK
Ynt: 15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« Yanıtla #10 : Eylül 05, 2020, 13:55:57 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Arkadaşlar ben 30 yıl kadar textil sektöründe çalıştım. ( şimdi emekliyim ve farklı sektördeyim )
Hani şu hepimizin üzerine giydiği tişört,gömlek vs. Kumaşların imalatında kullanılan atık suyun 1 günde çevreye verdiği zararı Türkiyedeki tüm amatör denizcili camiası 10 yılda veremez.
Buna ek olarak bitmiş mamul üzerine uygulanan emprime ( desen baskı ) sektörü bundan daha vahimdir. Sözde arıtma mecburiyeti vardır ancak arıtma sistemi sadece çökeltme işlemi görür ve çökelmiş malzemeyi ( pisliği) alacak ve gereği gübi imha edecek bir kurum yoktur.
Baskı boyalarında ve haşıl işlemler diye tabir ettiğimiz işlemlerde  Deklorin, pvc, phitelayt, Amonium bichromat, Titanium dioxide, ağır metller, solventler, gibi yüzlerce madde ki bazıları kansorejendir lağım suyuna direkt verilir. Bunlarla ilgili gerçek anlamda hiçbir koruma tedbiri yoktur.
Şimdi biraz düşünelim. Haftasonu ailenizi aldınız ve denizdesiniz organik atıkların zarasız olduğunu zaten biliyoruz. Yıkayacağımız iki tabak üç kaşık için kullanacağımız detarjan miktarı zaten belli. Evde kulandığımız deyarjan bunun on katı ve sonuç olarak doğaya salıveriliyor.
Fabrikaların denetimi yok ve birçok fabrika atığının çevreye verdiği zararı önümüzdeki nesiller dahi çekecek.
Şimdi sorum şu :  bu kanun çıkarken gerçek gerçek amaç çevreyi korumakmı yoksa kasayı doldurmakmı ?

Yeni duzenlemeler ile her isyeri atik belgesi almak zorunda,atiklarini resmi olarak vermek ve sisteme kayit yaptirmak zorunda.

En azindan durumun farkina vardilar,biryerden başlamak gerekir.Tekneler ile ilgili duzenlemeler de hepsi bu calismalarin sonucu muhtemelen.Bugunden yarina olmaz belki,bir kac yil icinde sistem oturur.

Bu gecis surecinde sacma sapan cezalarla insanlarin canini yakacaklar simdilik en buyuk sorun bu.Devletin amaci vatandasinin yanlislilarini yakalayarak ceza kesmek olamaz.Bizde malesef boyle bir sorun var.

Radar uygulamalarinda onceden ikaz eden tabelalar bile bir kac yildir konuluyor.Gizli tuzak kurup ceza kesmek nedir?nasil bir uygulamadir?

Atik meselesi cep yakacak kesin,istasyon yok.


*

    Çevrimdışı Atilla Kaplan

  • * Gezgin Korsan
  • 561
    • Yaşadığı Şehir
  • Kalamış /İstanbul
    • Tekne Adı
  • Tiger , Setur Yalova marina D pnt
Ynt: 15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« Yanıtla #11 : Eylül 05, 2020, 14:19:35 »
Tamer korsan çok doğru demiş tekstil tekstil  diye öğündüğümüz sektör gelişmiş ülkelerin hiçbirinde çevre kurallarına uymadığından artık yok.

Şehir içerisindeki O kumas ve iplik boyahaneleri , üzerinize giydiğiniz jean pantolonun yıkanmasında kullanılan kimyasallar komple kanalizasyona gidiyor. Araba yıkamalarda belediye su parası almasın diye bu işyerinde kuyu suyu kullanılmaktadır yazar. Ama su giderlerimiz filtreleniyor demiyor.

İşin esas kötü tarafı denetleyici farklı , cezayı kesme yetkisi farklı mercilerde . Senelerden beri uygulanan sistem şu:
bir işin olmasını istemiyorsan komisyona havale et veya yetki ve sorumluluğu paylaştır.

En çarpıcı örneğimiz is 1999 depreminin sorumlusu olarak sadece 1 kişi , o da müeahhit .İzni verenler imza atanlar, kontrolorler ortada yok. Ortada olsa bile bakanlık seviyesinde müsade almak gerekir. Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Yani SG üç kuruş ceza kesecek . Üzmeyin adamları gerçekten görevlerini yapıyorlar verin.

Ayrıca Emre korsan  o kanunlar çıkarken muhakkak bir arka kapı bırakmışlardır,  merak etme bu iş bir bilim gibi Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Yok efendim olmaz mı diyorsunuz . O zaman trafik kanununu inceleyin eger son 10 senede değişmediyse trafik cezaları ihtiyaridir. Yani 2 araba kırmızı ışıkta geçerse  polis sadece sana ceza kesebilir ona kesmeyebilir. Nasıl? 
« Son Düzenleme: Eylül 05, 2020, 14:29:46 Gönderen: Atilla Kaplan »
Attila Kaplan /Tiger  Setur/Yalova  D pnt .     EMEKSIZ YEMEK OLMAZ
*

    Çevrimdışı Emre Emir

  • * Gezgin Korsan
  • 151
    • Yaşadığı Şehir
  • Istanbul
    • Tekne Adı
  • NUNA,MARINTURK
Ynt: 15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« Yanıtla #12 : Eylül 05, 2020, 14:33:18 »
Marinayi aradim duzenleme ile ilgili bilgileri varmis.Bizim marinada atik sistemi cekek havuzuda,atik vermek icin havuza yanasmak geriyor.Cekek havuzu surekli dolu,3 defa gittim geri döndum.Marina gorevlisine yerini degistirin dedim,buraya konulmasi soylenmis kamera sistemi ile izleniyormus.Atigi nasil vericem diyorum surekli dolu,ben arkadaslarla goruseyim dedi.
Atilla korsanim,
Yazilan ceza 18.500 tl degil mi?ben mi yanlis biliyorum pek oyle 3 kurus diil.

Istasyon olayi cozulmez ise buyuk sorun yaratir.
Bu arada sg marina icine girerek bagli teknelerde oturanlara atik sormus vermeyenlere ceza yazmis.
*
Ynt: 15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« Yanıtla #13 : Eylül 05, 2020, 15:56:39 »
Emre korsan 18bin olan ceza mavi kart veya atık takip sistemine kayıt yapılmamışsa söz konusu.

Kaydınız var ancak atığınızı vermediyseniz, tank kapasiteniz oranında bir ceza var. Sanırım bir kaç yüz lira civarında oluyor.

Marinalara gelip ceza kesilmesi ise daha önce konuşulmuştu, teknelerin mavi kart işletmeleri sadece siyah su ile ilgili değil, aynı zamanda çöpler ve yağ atıkları için de geçerli, buna göre, tekne hiç yerinde kıpırdamasa yine de senede bir bakımı olur, atık yağ verir gibi bir düşünce var, dolayısıyla zaten her sene bir iki kere işletmeniz gerekiyor.

Yeni çıkan yönetmelik de zaten seyirdeki tekneler için demiş. Tabi bu durumda marinaya bağlı olmalı, giriş çıkışlarınızı kayıt altına almalısınız ki o nasıl tam işleyecek o da meçhul. Marinaya bağlı olmayanlara ise kolaylıklar dilerim, iş daha karışık.

Keşke bu kanun ve yönetmelikler gerekli alt yapı ile birlikte oluşsa. Türkiye karasularında seyir halindeki tekneler 15 günde bir atık boşaltacak dediğiniz zaman, buna gereken toplama kapasitesinin onbinde biri bile olduğuna inanmıyorum.
*

    Çevrimdışı Ahmet Çelenoğlu

  • * Gezgin Korsan
  • 9.495
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Sosyal Ağ Hesapları
    • Eğitim, tekne danışmanlığı, sörvey
Ynt: 15 günde bir atık vermek zorunlu hale geldi.
« Yanıtla #14 : Eylül 05, 2020, 16:56:49 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Arkadaşlar ben 30 yıl kadar textil sektöründe çalıştım. ( şimdi emekliyim ve farklı sektördeyim )
Hani şu hepimizin üzerine giydiği tişört,gömlek vs. Kumaşların imalatında kullanılan atık suyun 1 günde çevreye verdiği zararı Türkiyedeki tüm amatör denizcili camiası 10 yılda veremez.
Buna ek olarak bitmiş mamul üzerine uygulanan emprime ( desen baskı ) sektörü bundan daha vahimdir. Sözde arıtma mecburiyeti vardır ancak arıtma sistemi sadece çökeltme işlemi görür ve çökelmiş malzemeyi ( pisliği) alacak ve gereği gübi imha edecek bir kurum yoktur.
Baskı boyalarında ve haşıl işlemler diye tabir ettiğimiz işlemlerde  Deklorin, pvc, phitelayt, Amonium bichromat, Titanium dioxide, ağır metller, solventler, gibi yüzlerce madde ki bazıları kansorejendir lağım suyuna direkt verilir. Bunlarla ilgili gerçek anlamda hiçbir koruma tedbiri yoktur.
Şimdi biraz düşünelim. Haftasonu ailenizi aldınız ve denizdesiniz organik atıkların zarasız olduğunu zaten biliyoruz. Yıkayacağımız iki tabak üç kaşık için kullanacağımız detarjan miktarı zaten belli. Evde kulandığımız deyarjan bunun on katı ve sonuç olarak doğaya salıveriliyor.
Fabrikaların denetimi yok ve birçok fabrika atığının çevreye verdiği zararı önümüzdeki nesiller dahi çekecek.
Şimdi sorum şu :  bu kanun çıkarken gerçek gerçek amaç çevreyi korumakmı yoksa kasayı doldurmakmı ?

Bunlar insan atığı değil yani bizim denizcilik uygulamalarına göre gri su kabul edilir. İnsanın kıçından çıkmadıkça siyah su saymıyorlar ki...

Bir tekne limanda güvenliktedir, ancak tekneler limanda durmak için yapılmazlar.