16 Aralık '18 Pazar, Tunç Aytunç'un sunacağı "SARONİK, Atina'nın Güneyindeki Cennet" - Sohbet Toplantı Etkinliği


0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*
Venüs
« : Ağustos 24, 2018, 23:21:12 »
Gezegen kelimesi 1940'larda TDK'nın uydurduğu bir kelime. Daha önceleri kullanılan Arapça kökenli “seyyare” var. Seyyar, hareketli, gezebilen; gezegen de elbette ki gezmek ile alakalı. (Niye kısaca gezen ve hatta gezgin dememişler TDK'ya sormak lazım.) Kelimenin Yunancası (ve Latincesi) “planete”, o da tam olarak gezen anlamına gelen bir sıfat.

1. kim geziyor, 2. nerede geziyor? İsimlendirmenin sebebi bu sorularda saklı.

1. Bu gezegen dediğimiz cisimler geziyor, 2. gökyüzünde geziyorlar. E herşey zaten kutup yıldızının etrafında geziyor dememiş miydik ilk yazıda? İşte ona bir şerh koymak lazım bu noktada. “Bu 5 şaşkın cisim (+ güneş +ay) haricinde herşey” diye...

Bunlar haricinde bütün yıldızlarda tam bir intizam var antik çağ insanının gözünde ve anlayışında. Hepsi kutup yıldızı etrafında dönüyor gün boyu, yıl boyu da bir değişiklik olmuyor birbirine göre pozisyonlarında. Her hareketleri kestirilebilir bu anlamda yıldızların. Anlaşılabilir, huzur kaçırmayan kuralları var.

Ancak bu 5 cisim (Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn) bariz şekilde kafalarına göre hareket ediyor yıl boyu, ne arka plan yıldızlarıyla ne de birbirleri ile bir alakası yok bu hareketin. Gezen yıldız (planetes asteres) demişler o yüzden bunlara. E parlaklıkları da zaten ciddi anlamda farklı (ve değişken) olunca her birinin ayrı bir "şahsiyeti" var hali ile. İşin içine Güneş ve Ay’ı da katınca 7 rakamını elde ediyorsunuz. Gerisi insan hayal gücü ve insan beyninin anlamlandırma marazı. 7 rakamının dini ve mistik önemi, insanın içsel kemâlinin 7 aşaması, 7 günah, haftanın 7 günü, 7 tepe, 7 nota, 7 kat gök, 7 harika, 7 denizler, vs... hep bu 7 cisim mitolojisi ile ilgili bir yerinden. 4 haftanın yaklaşık 1 Ay periyoduna denk gelmesi tesadüfü de işin kaymağı olmuş tabii takvim açısından...

Bu ilginç seyyarelerin içerisinde bilinen diğer isimleri zühre, çoban yıldızı, sabah yıldızı, akşam yıldızı olan Venüs, göz alıcılığı, parlaklığını hiç sakınmadan teşhir etmesi ile dişilik, güzellik ve aşk tanrısı ile özdeşleştirilmiş. İsmi buradan geliyor, düşününce daha güzel bir isim bulunamazdı insan dünyasında muhtemelen... Aşığım antik Yunan aklına...

Gözlemsel özelliklerine gelecek olursak Güneş ve Ay’dan sonra gökyüzündeki en parlak cisim. Güneşe bizden daha yakın olduğu için onu daima güneş tarafında konumlarda görüyoruz. Ya güneş battıktan sonra batı ufku üzerinde ya da doğmadan önce doğu ufku üzerinde. Yıl boyu güneşe en uzak olduğu açı 47.8 derece imiş. (Bu rakamı wikipediada okudum ancak bir üçgen problemi çözerek kağıt üzerinde de hesaplamak mümkün, bir kenarı dünya-güneş, diğer kenarı venüs-güneş olan bir üçgenin venüs-güneş kenarına bakan açısı maksimum kaç derece olabilir diye düşünmek lazım. Merak edip çözdüm, El cevab: 46.3 derece, o kadar kusur kadı kızında da olur, dediğim gibi ben antik yunan devrine takılmış kalmışım...)

Görünen açısal yarıçapı bazen 1 açı dakikasını geçebiliyor. İnsan gözünün de açısal hassasiyeti ortalamada bu kadar olduğu için keskin gözlü kimselerin Venüs'ün bir noktadan ibaret olmadığını görebildikleri, hatta çıplak göz ile evrelerini fark edebildikleri söylenir.

Parlaklığı da güpe gündüz görülebilme sınırında, görebilen var göremedim diye kendini yiyip bitiren var. Hiç böyle sevgiliniz olmadı mı sürekli sınırlarınızı test eden, sınırlarda oynayan, “bakalım görebilecek mi”, "fark etmeni beklerdim", sinir hastası yapar adamı Venüs isminin hakkını vererek vehasıl-ı kelam. Evlenilecek gezegen değildir, uzaktan bakması iyi...

Evreleri ile parlaklığı arasında paradoksal bir ilişki vardır. (Bir dişilik daha!) Bize uzak olduğu konumda tamamı aydınlanmasına rağmen uzak olduğu için parlaklığı azalır. Yakın olduğu konumda hilal ve ilk dördün evrelerinde olmasına rağmen mesafenin etkisi daha baskındır ve parlaklık artar. En parlak zamanını hilal ile dördün arası bir evrede bulur. Optiği iyi olmayan bir dürbün ile bakıyorsanız çok parlak olması evrelerin fark edilmesi için bir dezavantaj olabilir ışığın saçılmasından dolayı.

Evreler, 20'nin üzerinde büyütme oranları ile çok rahat gözlenebilir. Daha alt büyütme oranları ile de gayet mümkün ancak iyi sabitleyip, iyi odaklayıp, rüzgarda filan sallanmasına izin vermeden bakmak gerekir, vizörün tam ortası değil kenarlarına doğru yerlere getirerek de denenebilir. (ben hiç keskin gözlü biri değilim 20 ancak yetiyor bana, ama 7 büyütmeli denizci dürbünü ile görebilen de çok var, güzel bir teknik ve odaklama egzersizidir, gözü keskin bile olsa sabırsız adama göre değildir.)

Bu yazının yayınlandığı tarihlerde (24 Ağustos 2018) güneş batınca batı ufku üzerinde, çok parlak ve dördün evresinde. Gözlemlemeye çalışırken elbette güneşe bakan tarafını aydınlık olarak göreceksiniz. Yarım diski görmeyi başarırsanız bir daha aynı gözle bakmazsınız Venüs'e (ve hatta gökyüzüne).

Sürekli güneşe yakın konumda olduğundan, ay da hilal evresinde güneşe yakın olduğundan çeşitli zamanlarda olabilen yakınlaşma ve ortaya çıkan Türk bayrağı motifindeki yıldız genelde Venüs, bazen de Jüpiter'dir.

Bir iki ilginç özelliği daha da var ama bir sonraki Jüpiter yazımıza saklayalım bütünlük açısından. Hem güneş etrafında hem kendi etrafında ters yönde dönen tek gezegendir sistemimizde. Diğer gezegenler ile mukayese edilmeyecek kadar uzun (neredeyse yılına eşit) gün uzunluğu vardır.

Uzaktan seyretmesi keyiflidir, yakından perişan eder adamı diye şaka yaptık ya sadece alegorik değil literal olarak da doğrudur bu: Her tarafı çok kalın zehirli bulutlarla kaplıdır, yüzeyinin görülmesine izin vermez bu bulutlar ve bunların altında yüzey sıcaklığı 500 derece santigraddır! (Güneşe bizden yakın olması, bulutların sera etkisi filan kolay açıklayamıyor bu cehennem sıcaklığının sebebini. Güneşe çok daha yakın olan Merkür bile bu kadar sıcak değildir mesela.) Su filan kalmamıştır yüzeyinde hali ile, bildiğimiz şekli ile yaşam mümkün değildir. Tüm bu romantizmi kaldırırsanız kavrulmuş bir kayalık kalır elinizde. Ancak gizemin niteliği değişse bile her yönü ile antik çağ insanı için olduğu kadar modern çağ insanı için de gizemli olmayı sürdürmektedir.

Aşağıda dürbün ve teleskoplarla çekilmiş bir kaç güzel Venüs fotoğrafı ile bitiriyoruz.

Hilal evresinde Venüs
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Hilal evresinde Ay ve Venüs, bayrak oluşturmuş
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Kuvvetli bir teleskopla Venüs ve zehirli asit bulutları
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
"... parce que je suis heureux en mer, et peut-être aussi pour sauver mon âme..." Bernard Moitessier