16 Aralık '18 Pazar, Tunç Aytunç'un sunacağı "SARONİK, Atina'nın Güneyindeki Cennet" - Sohbet Toplantı Etkinliği


Ahmet Tansu Cigeroglu ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    Çevrimdışı Erol Şar

  • * Gezgin Korsan
  • 509
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
Teknede Elektrik
« : Ocak 26, 2009, 20:45:06 »

   TEKNEDE ELEKTRİK

Elektrik enerjisi teknede navigasyon cihazları,haberleşme cihazları,aydınlatma,müzik video sistemleri,buzdolabı kullanımı için vazgeçilmezdir.Dolayısı ile bu sistemlerin sağlıklı çalışması için yeterli elektrik enerjisinin sağlanması ve depolanması gerekir.Her ne kadar modern yatların içi nispeten nemden korunmuşsada elektrik malzemelerinin marin ortama uygun olması,donanımın iyi yapılması ve periyodik bakımlarının ihmal edilmemesi gerekir.
Aksi halde elektrik donanımı kısa sürede yıpranır ve problem yaratmaya başlar.

Eğer küçük bir tekne kullanıyorsanız,tamamen teknenin elektrik donanımına güvenmemek,bir arıza durumunda teknenin seyrini sağlayacak ve navigasyon cihazlarının çalışmasına yetecek yedek bir kaynağın el altında bulundurmak gerekir.

   D.C.(Doğru Akım) SİSTEMİ:

Küçük teknelerde genellikle 12V.D.C.(12 Volt Doğru Akım) sistemi,daha büyüklerinde ise 24 V.D.C. kullanılır.Buradaki küçük,büyük ayrımı pek de belirli değildir.

Elektrik enrjisi genel olarak akümülatör ve/veya akümülatör gruplarında depolanır.
Teknelerde kullanılan akülerin hemen hemen tamamı kurşun asit tipi akülerdir ve bunlar bayağı ağır cihazlardır.Bu yüzden teknede mümkün olduğu kadar aşağıya,sintineye yakın konumlandırılmalıdırlar.

   Genel olarak teknelerimizde otomotiv tipi marş aküleri kullanılır.Halbuki daha sonra göreceğimiz gibi bu tip aküler teknede kullanmak için en uygunları değildir.Bu tip marş aküleri adı üstünde sadece marşa basıldığında yüksek akım verebilecek şekilde tasarlanmıştır.Bir otomobilde motor çalıştıktan sonra akünün görevi biter ve ondan sonraki elektrik ihtiyacını alternatör sağlar.Aynı şekilde bu tip aküler teknede de marş için kullanılırlar.Fakat aynı zamanda otomobilden  farklı olarak teknede motor çalışmıyorken de uzun saatler elektrik donanımını beslerler.Bu yüzden teknelerde akü seçimi çok önemlidir.

   AKÜLER VE AKÜ SEÇİMİ:

   Bu konuya başlamadan belirtelim ki aşağıda tanıtılacak akü çeşitlerinin tamamı esas olarak kurşun asit akülerdir.Aralarındaki fark elektrolitin yani asitin (Sülfürik Asit) değişik formlarda olması(mesela GEL,AGM) ,ambalajlarıyla (tam kapalı,açık) ve doldurulma karakterleri ile ilgilidir.

   Kullanılabilecek akü çeşitleri:

   1-Açık aküler.
2-Tam kapalı bakımsız aküler.
3-AGM (Absorbed Glass Mat) aküler.
4-Gel aküler.
5-Deep Cycle aküler
6-Traksiyon aküler 


1-AÇIK AKÜLER

            Bu tip aküler kurşun asit tipinin en eskisi ve en alışılmış klasik akülerdir.Otomabillerin marş aküleri olarak imal edilirler,ancak teknelerde de yaygın olarak kullanılırlar.En ucuz ve doğru kullanıldıklarında oldukça verimli akülerdir. 

   Esas olarak marş aküsü olarak tasarlandıklarından kısa süreli yüksek akım verebilirler.Soğuk marş akımı (CCA) denilen,soğukken kısa süreli 650 Ampere kadar marş akımı verebilirler.

   DİKKAT:

   Aküler kesinlikle kısa devre edilmemelidirler.Kazara akünün üstüne konabilecek metal cisimler aküyü kısa devre edebilirler.Kısa devre oldukları zaman bu aküler 2000
( ikibin ) ampere kadar akım akıtabilirler.Kısa sürede bu kadar yüksek bir akımın geçmesi akünün içinde aniden yüksek sıcaklık ve yüksek gaz basıncının oluşmasına sebep olur.Bu durumda PATLAMA ve YANGIN ihtimali ÇOK YÜKSEKTİR.

HERTÜRLÜ AKÜ KESİNLİKLE KISA DEVREDEN KORUNMALIDIR.   

   Üreticiler bu tip aküler için 4000 ila 6000 defa doldurulabilir deseler de bu tekne kullanımı için kesinlikle doğru değildir.Bu tip akülerin doldurulabilme ömrü boşalma oranlarıyla ve doldurma şekliyle direk ilişkilidir.

   Otomabilde kullanılan ve sadece marşa basarken akım veren bir akü,standart otomobil alternatörü ile doldurulursa yukardaki değerlere ulaşabilir.Bu da % 10’dan daha az bir boşalma oranına denk gelir.

   Bu aküler kapasitelerinin % 10 oranından daha fazla boşaltılırlarsa doldurulma ömrü hızla düşer.Mesela % 50’ye kadar boşaltılan akülerin doldurulma ömrü 30-60 defadır.

   Aküleri,kapasitelerinin % 50’sinden daha fazla boşaltmak onların kapasitelerini ve doldurma ömürlerini çok ciddi olarak azaltır. Boşalmış akülerin uzun süre boş kalmaları da kapasite ve ömürlerini önemli ölçüde azaltır.Dolayısı ile  % 50 boşalan aküleri hemen doldurmaya almalıdır.

   Bu akülerin tekne kullanımı için en önemli özelliği uygun bir alternatör regülatörü ve uygun bir akü şarj redresörü kullanıldığında yüksek voltaj ve yüksek akımla doldurulabilir olmalarıdır.

   Bu tip akülerin boşalma oranları ve doldurulma ömürlerini,tekneler için geliştirilmiş alternatör regülatörleri kullanarak artırabiliriz.O zaman ucuz ve kolay bulunan bu aküler teknelerde kullanmak için uygun seçim olabilirler.

   Tekneler için geliştirilmiş bu regülatörler (Advance Alternator Regulator) bu tip aküleri yüksek akım ve voltajla kısa sürede doldururlar.Normal otomotiv tipi bir alternatöre göre 5 (beş) kere daha verimli olabilirler.Bu da akü doldurmak için motorun çok daha az çalışması ve daha az yakıt tüketmek demektir ki teknede esas olarak istediğimiz de budur.

   Bu tip aküler boşalırken ve doldurulurken içlerine oluşan kimyasal reaksiyon sebebiyle elektrolitin içindeki suyun eksilmesine sebep olur.Su oksijen ve hidrojene dönüşerek kaybedilir.Hidrojen havadan hafif yanıcı bir gazdır,dolayısı ile bu akülerin bulunduğu bölmelerin iyi bir şekilde havalandırılması gerekir.Kaybedilen bu su yerine konulmalıdır.

Akünün hücre kapakları açılarak elektrolit seviyesi kontrol edilmelidir.Bu seviye kesinlikle kurşun plakaların açığa çıkmasına sebep olacak kadar düşmemelidir.Genel olarak kurşun plakaların 1 cm.üzerine kadar saf su ilave edilir.Seviyenin çok yüksek olması akü dolarken veya boşalırken elektrolitin kapaklardan sızmasına neden olabilir,onun için gereğinden fazla saf su konulmamalıdır.

Akülerin su kaybı ortam ısısıyla artar,dolayısı ile sıcak yaz sezonunda su seviyeleri daha sık aralıklarla kontrol edilmelidir.

   Bu tip akülerde elektrolitin damlama,sızma,dökülme ihtimali olduğundan altlarına asitten etkilenmeyen plastik veya kurşundan yapılmış tavalar koymakta fayda vardır.Aynı zamanda teknenin sallanmasıyla hatta devrilmesiyle bile yerinden oynamıyacak şekilde yerleştirilmeleri emniyetli olur.

   AKÜLERİN DOLULUK DURUMU NEDİR?

Bu tekne kullanıcılarının sıkça sordukları soruların başında gelir.

Bu sorunun en sağlıklı cevabını tekneye takacağınız bir güç kontrol paneli verir.Bu panel göstergesinden aküler detaylı olarak izlenebilir.Anlık kapasite  A/h veya % olarak,doldurma veya boşalma akımları Amper olarak ve alarm durumları, panel üzerinden izlenebilir. Oldukça pahalı ve montajı uzmanlık gerektirecek kadar karmaşık olabilir. Bu yüzden küçük teknelerin çoğunda bulunmaz.

   Bu cihaza sahip olmayan tekneler için aşağıda yaklaşık bir değerlendirmeyi anlatacağız.Bunun için elimizde iyi bir voltmetre olmalıdır.Tercihen digital ve noktadan sonra en az iki hane gösteren bir voltmetre uygun olur.Bu tip bir ölçü aleti elektrik elektronik satıcılarından uygun bir fiyatla temin edilebilir.Her teknede olması da yararlıdır.

   Kurşun asit aküler birkaç akü hücresinin biraraya gelmesiyle oluşur.Her hücre yaklaşık 2 Volt’tur.Dolayısı ile 12 Voltluk bir akü 6 hücreden oluşur.Tam doldurulmuş bir akü hücresinin boştaki (Üzerinden akım çekilmiyorken) voltajı 2.15 volttur.Boşalmış bir akü hücresinin voltajı ise yaklaşık 1.9 volttur.Tam dolu bir hücrenin voltajıyla tam boşalmış bir hücrenin arasındaki voltaj farkı sadece 0.25 volttur.Bu durumda 12 voltluk bir akünün voltajı tam dolu olduğunda 12.9 volt,tam boşaldığında ise yaklaşık 11.4 volt olacaktır.

   Bu ölçümlerin akü boştayken,yani üzerinden akım çekilmiyorken ve bir süre (birkaç saat kadar) dinlenmişken yapılması gerektiğini hatırlatalım.

   Bu ölçümler tam dolu 12 voltluk bir akü voltajı ile,boşalmış akü voltajı arasında toplam 1.5 volt kadar bir fark olduğunu belirler.Bununla akünün kapasitesini tahmin edebiliriz.Akünün kalan kapasitesi % olarak,akünün voltajıyla doğru orantılıdır.

   Eğer akünün voltajı 12.15 V ise ne kadar kapasitesi kalmıştır? 11.4 voltla başlarsak ki bu boşalmış bir akünün voltajıdır,aynı zamanda % 0 kapasite ifade eder.Bu voltajı ölçtüğümüz akü voltajından çıkaralım.

12.15-11.4=0.75 volt.

11.4 volt olan boş akü voltajının üzerinde tam doluluğu gösteren sadece 1.5 volt fark olduğundan,hesapladığımız voltaj farkını buna bölebiliriz.

0.75/1.5=0.5

Veya yüzde olarak ifade edersek

100x0.5=%50

Akümüzün kapasitesini yüzde olarak hesaplamış oluruz.Bunu formüle edersek,

% akü kapasitesi=((ölçülen akü voltajı-11.4 Volt)/1.5 Volt)x100

Oldukça kolay görünüyor.Yukarıda da söylediğimiz gibi bu hesabın doğru çıkması, ölçümlerin aküden hiçbir akım çekilmiyorken ve akü birkaç saat dinlenmişken yapılmasına bağlıdır.

AKÜNÜN DOLMASI İÇİN NE KADAR SÜRE GEREKİR ?

Bu tekne kullanıcılarının sıkça sordukları ikinci sorudur.

Sadece iki sayıyı bölerek iyi bir tahmin yapabiliriz.

(akü kapasitesi) / (doldurma akımı ) = doldurma süresi

   (Amper-Saat) / (Amper) = Saat

   Farzedelim ki 50 Amper-Saat’lik bir akümüz ve 10 Amperlik akü doldurma redresörümüz var.

   (50 Amper-Saat) / (10 Amper) = 5 Saat

   Bu durumda akünün 5 saatte dolacağını hesaplayabiliriz.Fakat pratikte işler böyle yürümez.Aslında akü tamamen değil sadece % 80 dolacaktır.Geri kalan % 20’ yi de doldurmak istersek  bir 5 saat daha gereklidir.

Bu yüzden sıradan akü doldurucuları tekne kullanımı için pek verimli değildir.

 3 veya 4 kademeli gelişmiş akü doldurma cihazları ve aynı özelliklere sahip alternatör regülatörü kullanırsak enfazla 4-6 saatte tam bir doldurma yapabiliriz.Tabii ki tam boşalmış bir aküden bahsediyoruz.Kısmen boşalmış bir akünün doldurulması boşalma oranına bağlı olarak daha kısa sürecektir.





   AKÜNÜN DEĞİŞMESİ GEREKTİĞİNİ NASIL ANLARIZ ?
   
   Akünün doluluk durumuna geri dönersek, 12 voltluk akü için yaklşık 1.5 voltun tüm dolum durumunu ifade ettiğini görürüz.Kullanımda aküyü kapasitesinin çok altına kadar boşaltmış olabiliriz.12 voltluk bir aküyü yük altında voltajı 3-4 volta düşecek kadar aşırı boşaltırsak, açık kurşun asit aküler bu durumdan pek hoşlanmıyacaktır.Böyle bir durum oluşursa aküyü dinlenmeye bırakırsak voltajı 8-9 volta ulaşabilir, birkaç saat içinde bu aküyü doluma alırsak kurtarma ihtimalimiz vardır.Şunu unutmayalım normal açık kurşun asit marş aküleri % 50’den fazla boşalmadan pek hoşlanmazlar,ve bu durumda uzun süre bekletilirlerse aküyü yenilemekten başka çaremiz kalmaz.

   Sağlıklı bir açık kurşun asit akünün tam boşalmış voltajı, % 0 kapasitede 11.4 volt civarındadır.

   Dinlenmiş bir akünün voltajı 10 voltun altında ölçülüyorsa büyük bir ihtimalle yenilememiz gerekecektir.

   Diğer akü tiplerine geçmeden önce tekne kullanıcılarına tavsiyemiz şu olacaktır.İleride anlatacağımız sebeplerle traksiyon aküleri hariç diğer aküleri tercih etmemeliyiz.Eğer uzun seyahatler yapmıyorsak ve pahalı olduklarından traksiyon aküleri kullanmıyorsak, ucuz ve her yerde kolaylıkla bulunabilen açık kurşun asit aküleri tercih etmeliyiz.Bu aküler gelişmiş doldurucular ve gelişmiş alternatör regülatörleri kullandığımız takdirde 4-5 yıl sorunsuz hizmet vereceklerdir.

   TAM KAPALI,AGM , GEL, DEEP CYCLE AKÜLER

   Bu aküler yukarda bahsettiğimizden, tam kapalı, sızdırmaz oluşlarıyla ayrılırlar.

Tam kapalı akünün elektoliti de sülfürik asittir,üreticiler değişik kimyasallar kullanarak dolumda ve boşalmada gaz çıkarmalarını önler ve sızdırmaz ambalajlara koyarlar.

AGM aküler, Absorbed Glass Mat,adı üstünde elektrolitleri elyaf bir keçeye emdirilmiştir bu da sızdırmaz ve tam kapalı bir gövdeye sahiptir ve gaz çıkarmaz.

Gel akülerin elektroliti ise jel haline getirilmiştir ve diğerleri gibi sızdırmaz özelliktedir.

Deep Cycle aküler normal kurşun asit akülerden kurşun plakalarının yüzeylerinin fazlaca arttırılmış olmalarıyla ayrılırlar.Elektrolitleri sıvı sülfürik asit ve sudan oluşur.Genellikle normal aküler gibi hücrelerinin kapakları vardır.Farkı geniş plaka yüzeyleri sayesinde çok yüksek akım verebilirler ve kapasiteleri aynı boyda daha fazladır.

Bütün bu akülerin ortak özellikleri çok  pahalı olmalarıdır.

Daha da önemlisi gaz çıkarmama özelliklerinden dolayı,yüksek akım ve voltajla doldurulamazlar.Denendiği takdirde  sızdıracaklardır ve elektrolit kaybedeceklerdir (tam kapalı olduklarından telafi yolu yoktur)  ya da kapasitelerini önemli ölçüde kaybedeceklerdir. Bu yüzden tekne kullanımında tavsiye etmiyoruz.





TRAKSİYON AKÜLERİ

Bunlarda bir çeşit açık kurşun asit akülerdir.Yapı olarak farkları kurşun plakalarının daha kalın ve ağır olmalarıdır.Endüstride elektrikli Forkliftlerde,Golf arabalarında v.s. kullanılırlar.Son derece sağlam ve uzun ömürlü akülerdir.

Genellikle 2 voltluk hücreler veya 6 voltluk akümülatörler halinde bulunurlar.

Doldurulma ömürleri en az 300 defa ve daha fazlasıdır.Aşırı boşalmaya son derece dayanıklı bu aküleri yüksek fiyatlarına rağmen teknede kullanım için tavsiye ediyoruz.Tabiki bu akülere uygun dolum cihazlarıyla birlikte.

Eğer uzun seyirler yapıyorsanız kesinlikle bu tip aküleri kullanmalısınız.Uzun vadede pahalı fiyatlarına rağmen ucuza geleceklerdir.İyi kullanılan traksiyon akülerinin ömürleri en az 15 yıldır.

AKÜ DOLUM SİSTEMLERİ

Küçük yatlarda  motorun üzerinde bir kayış tarafından tahrik edilen alternatör aküleri doldurmak için kullanılır.Bunların hemen hemen tamamı otomotiv tipi alternatörlerdir ve dolum karakteri otomotiv kullanımına göre ayarlanmıştır.Bu tekne kullanımında yetersiz kalır.Aküleri doldurmak için uzun saatler motor çalıştırmak zorunda kalınır.

Alternatif olarak bu alternatörlere 3-4 kademeli dolum sağlayacak gelişmiş regülatörler takılabilir.Daha öncede bundan bahsedilmişti.Bu regülatörler otomotiv tipine göre 5 kat daha verimlidirler.Akülerin sağlıklı dolumunu ve motorun daha az çalışmasını sağlıyacaklardır.

Tabiki sahilden elektrik alınırken de aynı karakterde dolum cihazlarının kullanılması büyük avantaj sağlıyacaktır.

AKÜ GURUBUNUN KAPASİTESİ ?

İhtiyaç duyulan akü kapasitesini hesaplamak için günlük tüketimi bilmek gerekir.Bunun için aşağıda verilen tablo kullanılabilir.Herbir tüketicinin çektiği amperle günlük çalışma saati çarpılır ve sonuçlar toplanırsa günlük tüketim için amper-saat olarak bir değer tespit edebiliriz.


Demir feneri               1 Amper
Seyir Fenerleri            2 Amper
Kabin Aydınlatmaları (herbir lamba)      1 Amper
Derinlik ve hız göstergeleri         0.5 Amper
Gps                  <0.5 Amper
Vhf                  0.5 Amper
CD player               1-5 Amper
Otopilot               4-10 Amper
Varsa vebasto               1-5 Amper
Buzdolabı               5 Amper

Bu değerler yaklaşık olarak verilmiştir.Kendi teknenizde daha kesin bir hesap yapabilirsiniz.

Aküleri her gün doluma aldığımız kabul edilirse,ve aküleri kapasitelerinin %50’sinden daha fazla boşaltmamamız gerektiğinden akü gurubunun amper-saat kapasitesi hesapladığımız günlük tüketimin iki katı olmalıdır.

Akü kapasiteniz bundan küçük olursa günün sonunda aşırı boşalmış aküleriniz olurki bu ömürlerini hızla kısaltır ve sezon sonunda aküleri yenilemek zorunda kalabilirsiniz.

Kapasitesi doğru hesaplanmış akü gurubu size uzun yıllar hizmet edecektir.



   KABLOLAMA

   Teknelerde elektrik kablolarının marin olması gerekir.Bunlar sağlam bir kılıfa sahip içi çok telli ve kalay kaplanmış kablolardır.Kalaysız kablolar teknede kısa sürede korozyona maruz kalıp oksitleneceklerdir.Bakıroksit canlı yeşil rengiyle hemen kendini belli eder,kablonun uçlarında başlar ve kablonun içine doğru ilerler.Bu durum hem kablonun bağlantı direncini arttırır hem de kırılganlığını.Bütün kablolar düzgünce monte edilmelidirler.Tercihan kablo kanallarının içinde teknenin iç kaplamalarının arkasına yerleştirilmelidirler.

   Her cihazın kabloları en az gerilim düşümüne sebep olacak kesitte olmalıdır.Yüksek akım çeken marş motoru ve elektrikli ırgat gibi tüketicilerin kablo kesitleri hesaplananın bir üst ölçüsünde  olmalıdır.

   İkinci el bir tekne alırken elektrik tesisatı da incelenmelidir.Yıpranmış,sonradan kapasitesinin üzerinde ilaveler yapılmış bir elektrik sistemi size ciddi problemler yaratacaktır.

   Eski teknelerin çoğunda atınca değiştirilen sigortalar bulunur.Atınca aynı tip ve aynı değerde yenisiyle değiştirilmesi gerekir.Uygun yedekler bulundurulduğunda sorun olmaz,ama sert bir havada hele gece vakti sigorta attığında bambaşka bir durum oluşur.Bunun için en iyisi sigorta panelindeki bu tip sigortaları otomatik tiplerle değiştirmektir.

   SİSTEME YAPILACAK İLAVELER

Eğer teknenizin elektrik sistemini tam olarak bilmiyorsanız,bir cihaz eklerken veya değişiklik yaparken en iyisi bir uzmana danışmaktır.

Elektrik sistemi problemleri, kötü montaj, uygun olmayan malzeme ve donanım kapasitesinin üzerinde yapılmış ilaveler yüzünden oluşur.

İyi yapılmış bir donanımda sonradan yapılacak ilaveler fazla bir problem çıkarmaz, aksinde ise ilave yapmak ve kablolara ulaşmak çok zor olabilir.İyi bir sistemin sigorta panelinde ilaveler için yedek sigortalar olmalı ve sistemin geri kalanı da bu ilaveleri karşılayacak kapasitede olmalıdır.(Aküler ve bunları doldurma cihazları)

Eğer sigorta panelinde yedek sigortalar ve kablo kanallarında kılavuzlar varsa yeni bir ilave kolaylıkla yapılabilir.Yoksa basit bir kablo ilavesi bile sizi oldukça zorlayacaktır.

ELEKTRİK SİSTEMİ ÜZERİNDE ÇALIŞMAK

Elektrik sistemi üzerinde çalışırken en önce varsa akü anahtarlarını kapatmalıyız,yoksa kutup başlarını sökmeliyiz.Eğer yapılacak ilave yüksek akım çeken bir cihazsa akü ve doldurma cihazlarında kapasite arttırmayı değerlendirmeliyiz.Aynı şekilde kabloların kesitlerinin ve bağlanacağı sigortaların değerlerinin eklenecek cihaza uygun olup olmadığı da değerlendirilmelidir.

İlave cihazların kabloları tercihan kablo kanallarından çekilmeli,sigorta panelindeki pozitif ve negatif baralara muhakkak sigorta daha iyisi otomatik sigortalar ile bağlanmalıdır.

Marin tesisatlarda kural olarak akım taşıyan bütün iletkenler birer sigortayla
korunmalıdırlar.(+ , –  ve faz, nötr taşıyan iletkenler).

   Yüksek akım çeken ve sigorta tablosuna uzak olan cihazların kablo kesitleri iyi hesaplanmalıdır.Yetersiz kesitli kablolar ısınarak enerji kaybına hatta YANGINA sebep olurlar.

   Teknenizin 220 volt ve 12 volt elektrik donanım şeması elinizin altında olmalıdır.Eğer böyle bir şema yoksa bir elektrikçiye yaptırıp sonraki değişiklikleri bu şemaya ilave etmek çalışmaları çok kolaylaştırır.

   GÜÇ YÖNETİM PANELİ

   Gelişmiş ve karmaşık bir elektrik donanımınız var ise, sisteme akü bahsinde geçen bir güç kontrol paneli eklemekte büyük fayda vardır.Gerekirse bir elektrikçiye monte ettireceğiniz bu cihaz size en sağlıklı izlemeyi sağlar.

   Akülerin anlık dolum durumları, dolum akımı ve sistemin çektiği akımlar bu panelden dolaysız olarak izlenebilir.

   TÜKETİM KONTROLU

   Teknede uzun süreli yaşamıyorsanız elektrik tüketirken tasarrufu gözardı edebilirsiniz.Bu durumda boşalan aküleri doldurmak için motorunuzu sık sık ve uzun süreyle çalıştırmanız gerekebilir.

   Eğer enerji tasarrufu yaparsanız seyirleriniz daha sessiz,daha ucuz ve daha konforlu olacaktır.Aydınlatma ve seyir fenerleri ampullerini daha az tüketen floresan veya led tipleriyle değiştirmek tüketim açısından oldukça tassaruf ettirir.Kullanılmayan cihazları kapatmak, buzdolabı kapağını mümkün olduğu kadar az açmak, varsa radarınızı gerektiğinde açmak ve uzun seyirlerde,kullanılmadığında hidroforu kapatmak size ciddi enerji tasarrufu sağlayacaktır.


220 VOLT A.C. SİSTEMİ

Bazı büyük yatlarda 220 volt cihazları kullanmak için bir jeneratör bulunur.Böyle bir jeneratör aküleri doldurmak için de kullanılır ve ana motorunuzu akü dolumu için kullanmaya gerek kalmaz.

 Pahalı ve iyi yerleştirilmediği zaman oldukça gürültülü olan jeneratörler orta boy ve küçük teknelerde pek bulunmaz.

Bu tip yatlarda en yaygını bir iskeleye yanaşıldığında sahil kablosu ile sahilden 220 volt elektrik temin etmektir.Sahilden alınan 220 volt elektrik, akü doldurucusu kullanarak aküleri doldurmak ve teknedeki 220v cihazları çalıştırmak için kullanılır.

220 v.a.c. can emniyeti bakımından tehlikeli bir gerilim seviyesidir.Dolayısı ile sigorta panelinin 12 volt panelinden tamamen ayrı ve kurallara uygun yapılmış olması lazımdır. Kullanırken de kurallara uymak ve dikkatli olmak gerekir.

Tekneniz seyir halinde iken düşük güçlü 220 v. Cihazlarınızı bir İnvertör ile besleyebilirsiniz.12 voltu 220 v.a çeviren bu cihaz taşınabilir bilgisayar gibi nispeten az akım çeken cihazları kullanmak için çok uygundur.Saç kurutma makinesi veya mikrodalga fırını gibi çok akım çeken cihazlar kullanıldığında akülerinizin kısa sürede boşalması çok mümkündür.

TEKNEDE ALTERNATİF ENERJİ

Bazı yatlar, özellikle uzun seyir yapanları alternatif enerji kaynakları kullanırlar.Rüzgar, su jeneratörleri ve güneş panelleri motor kullanmadan aküleri doldurmak için yaygın olarak kullanılırlar.Yararlı olmalarına rağmen seyir yapılan bölge ve özelliklerine bağlı sınırları da vardır.Özelliklerine göre uzun saatler aküleri desteklerler ve akü dolumu için motor çok daha az kullanılır.

RÜZGAR VE SU GÜCÜ

Birçok uzun seir yapan tekne akülerini motor çalıştırmadan doldurmak için rüzgar jeneratörü kullanır.Rüzgar jeneratörleri değişik boy ve güçte imal edilirler.Küçük boyları nispeten az elektrik üretirler,teknenin uzun süre yalnız kaldığı zamanlarda aküleri canlı tutmak için kullanılabilirler.Rüzgarların iyi estiği bölgelerde yeteri kadar güçlü bir model teknenin tüm elektrik ihtiyacını karşılayabilir.

Su jeneratörleri seyir halinde teknenin arkasından suya bırakılan bir pervaneyle çalışır.Hem rüzgar hen suyla çalışan konbine tipleri de mevcuttur.Çok güçlüdürler fakat teknenin seyir hızını bir miktar azaltırlar.




GÜNEŞ PANELLERİ

Son yıllarda teknolojileri gelişen güneş panellerinin verimleri artmakta, fiyatlarıda düşmektedir.Bu yüzden özellikle bol güneşli ve gündüzlerin uzun olduğu bölgelerde çok popülerdirler.

Aynı rüzgar jeneratörlerindeki gibi değişik güçlerde üretilirler, uygun sistemi kullanım amacına göre seçmek gerekir.

Güçlü paneller yaz mevsiminde akdenizde buzdolabı dahil bütün elektrik ihtiyacını karşılıyacaktır.

Bu panellerin güneş ışığını verimli kullanması için uygun monte edilmeleri gerekir.Uygun braketlere,güneşin açısına uygun bir eğimle monte edilmelidirler.

xxx
*

    Çevrimdışı Cihan Devcan

  • * Gezgin Korsan
  • 1.179
    • Yaşadığı Şehir
  • Bursa
    • Devcan
Ynt: Teknede Elektrik
« Yanıtla #1 : Ocak 26, 2009, 23:18:03 »
Verdiğin bilgiler için çok teşekkürler... Kurşun asit akülerin voltaj ölçümünü merak ediyordum Çok çok iyi oldu.....
S/Y Ceylin Mudanya No: 4
*

    Çevrimdışı Hakan Zorlu

  • * Gezgin Korsan
  • 7.147
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Sosyal Ağ Hesapları
    • Tekne Adı
  • S/Y Maşallah
    • S/Y Maşallah
Ynt: Teknede Elektrik
« Yanıtla #2 : Ocak 27, 2009, 00:58:46 »
Hep sorup cevabını alamadığım bir konu; teknede radyo anteni yerine ıstıralya tellerine bağlanan bir kablo yıldırım düşmesinde risk teşkil eder mi?
S/Y Maşallah
*

    Çevrimdışı Aali San

  • * Gezgin Korsan
  • 1.640
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
Ynt: Teknede Elektrik
« Yanıtla #3 : Ocak 27, 2009, 01:16:29 »
 Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Kimin için ?
    Radyo içinse evet .
    Gerçi yıldırım düşerse elektrikli her türlü aletini unut zaten...
    O sırada okur üfler olup, malı mülkü düşünecek pek halin kalmamış olur ya zaten ?
S/Y Sanela
*

    Çevrimiçi Ahmet Çelenoğlu

  • * Gezgin Korsan
  • 7.897
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Sosyal Ağ Hesapları
    • Eğitim, tekne danışmanlığı, sörvey
Ynt: Teknede Elektrik
« Yanıtla #4 : Ocak 27, 2009, 09:06:13 »
Teorik olarak evet. Yıldırımın yarıçap içinde en yüksek yere düşme olasılığı yüksektir. Bu düşünülerek paratoner yapılır. ve yukarıdaki bir metal parçası toprakile irtibatlandırılır. radyo anteni de bir şekilde istralyayı toprak ile kısmen de olsa irtibatlandırmak veya yakınlaştırmak şeklinde düşünülebilir. Yıldırım söz konusu olduğunda bahsettiğimiz gerilim ve akım bildiğimiz elektrik değerlerinin binlerce kat üstündedir. Bu nedenle pratikte radyo anteni olarak kullnılan istralya yıldırım açısından çok büyük bir değişiklik yapmaz. İstralyanın anten olarak kullanılabilmsi için porselen izolatörle bağlı olması gerekir. Tahta veya fiber olduğu için iletken olmadığını düşündüğümüz fiber de gerek içindeki kimyasallar gerek rutubet nedeni ile iletkendir, bu nedenel istralya yalıtılmamışsa iyi bir anten görevi görmez.

Geçmiş zamanda Kalamış marinadaki bir tekneye yıldırım düşmüştü. Teknede fiziki bir hasar oluşmadı ama tüm elektronik aletler tamir edilemez şekilde bozulmuştu (yanmıştı). Yurt dışındaki bazı yıldırım vakalarında teknenin su altı kesiminden yakınında olan iskele ayağı gibi yerlere elektrik atlaması olduğu, bu nedenle tekne gövdesinin o bölümlerde delindiği (patladığı) ve su alarak battığı bildirilmişti.

Yıldırım konusunda ise direk tepesinden bir paratonerle, salmaya veya suyunu içindeki bir metal plakaya yapılan bağlantılar var. Bu kabloların çaplarının akü - marş motoru arasındaki akü kabloları veya daha büyük olması gerekiyor, yine de yeterli olup olmayacağı şüpheli. Yıldırım fabrikasyon üretilmediğinden gerilimleri çok farklı olabiliyor bu nedenle düştüğünde (aslına çıktığında) geçen akım da çok farklı olabiliyor. Bu tür korunmalar düşük voltajlarda korunma sağlayabilir ama büyüğünde pek işe yaramazlar.   

Bir tekne limanda güvenliktedir, ancak tekneler limanda durmak için yapılmazlar.
*

    Çevrimdışı Erol Şar

  • * Gezgin Korsan
  • 509
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
Ynt: Teknede Elektrik
« Yanıtla #5 : Ocak 27, 2009, 15:04:49 »
Ahmet beyin söyledikleri doğrudur
Buna ek olarak, istralyadan gelen anten kablosunun yıldırımlı havalarda cihzdan izole edilerek topraklanması,yani salmaya veya varsa topraklama plakasına irtibatlandırılması da emniyet açısından faydalı olur.
xxx
*

    Çevrimiçi Taner Özer

  • * Gezgin Korsan
  • 2.176
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Tekne Adı
  • T A L Y A
    • TALYA
Ynt: Teknede Elektrik
« Yanıtla #6 : Ocak 29, 2009, 13:56:09 »
Konuya destekleyici faydası olur düşüncesi ile buraya da yazıyorum.
Sevgili Erol abi ile çektiğimiz Pratik Denizcilik bilgileri videosunun
konusu, teknede elektrik ve aküler.
Linki:
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

İyi seyirler,
TANER
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*
Ynt: Teknede Elektrik
« Yanıtla #7 : Ocak 29, 2009, 18:52:05 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Hep sorup cevabını alamadığım bir konu; teknede radyo anteni yerine ıstıralya tellerine bağlanan bir kablo yıldırım düşmesinde risk teşkil eder mi?

Cevap hayır. Yani yıldırım siz onu bagladınız diye daha kolay düşmez. Radyonun açık olması da düşme için farketmez. Ama yakında çok yakında yıldırım düşerse açık radyonun bozulma ihtimali daha yüksek. Ahmet Abi'nin dediği teorik olarak yakınlaşma epsilon kadar olduğundan önemi yoktur. (zaten o da önemi yok diyor)

Yıldırım moduna girildiğinde teneke kova gibi birşeyin içine her türlü cep telefonu telsiz gps vs kapatıp koymak lazım. Tencere bile işe yarayabilir.


Yıldırımın istralyaların kenarından suya patlamaması  (dolayısı ile tahribat) ve içerde dolanmaması için yan istralyalardan zincir ile suya topraklama yapılırsa yıldırımın içerde dolaşıp orayı burayı yakması veya sizin üzerinizden bir miktarının geçmesi ihtimali azalır.
« Son Düzenleme: Ocak 29, 2009, 18:57:35 Gönderen: Mehmet Göktürk »
S/Y Mehmet Efe   ( 5.20 yelkenli balıkçı kayığı )
*

    Çevrimdışı Mehmet Erem

  • * Gezgin Korsan
  • 3.714
    • Yaşadığı Şehir
  • Istanbul
    • Sosyal Ağ Hesapları
    • Tekne Adı
  • Lotus, Marmaris
    • lotus seyir defteri
Ynt: Teknede Elektrik
« Yanıtla #8 : Ocak 29, 2009, 20:22:14 »
Bildiğim kadarıyla çarmıklar ve ıstralya ile tekne bir Faraday kafesi oluşturuyor zaten. İçerde oturmak, direğe veya başka bir yer ile temasta olmamak bu yüzden. Fiberglas ve yıldırımlı ortamda bordaların zaten ıslak olduğu düşünülürse armayı deniz e ilişkilendirmek ile ilgili ben bir uygulama duymadım hiç.
Yalnız daha önce de yazmıştım, Çeşme'li bir balıkçının aynı kamyon şoförleri gibi uzun bir zinciri denize sallandırdığını görmüştüm, sorduğumda "yıldırım tertibatı" için diye cevap vermişti...

Elektronik aletlerin zararı ile iligili olarak negatif kutupların kapatılması öngörülüyor. Ama doğruluğunu güvenilir kaynaklardan teyit edemedim.
S/Y Lotus
*

    Çevrimiçi Ahmet Çelenoğlu

  • * Gezgin Korsan
  • 7.897
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Sosyal Ağ Hesapları
    • Eğitim, tekne danışmanlığı, sörvey
Ynt: Teknede Elektrik
« Yanıtla #9 : Ocak 29, 2009, 20:29:38 »
Özellikle istralya ve çarmıklardan elektrik geçtiği ve bunun büyük bir kısmının gövdeyi delerek denize ulaştığını okumuştum. Islak fiber üzerinden yıldırımın denize ulaşması olasılığı çok yüksek değil, o kadarcık rutubet yıldırımın yarattığı akımları taşıyamaz.

 

Bir tekne limanda güvenliktedir, ancak tekneler limanda durmak için yapılmazlar.
*

    Çevrimdışı Erol Şar

  • * Gezgin Korsan
  • 509
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
Ynt: Teknede Elektrik
« Yanıtla #10 : Şubat 01, 2009, 16:08:47 »


      Teknede Elektrik yazısına gösterilen ilgiye teşekkürler,özellikle akü konusunda eksiklikler olduğunu gördüm.Anladığım kadarıyla esas ilgi akü konusuna.
    Konuyu çok uzatmamak için bazı şeyleri atlamıştık ama önemli olduğu belli oldu. Bunun üzerine eksikleri tamamlayıcı bir ek hazırladım, aşağıda gezgin korsanlara sunuyorum.

    AKÜ KONUSUNA EK

   1-Elektrolit ölçümü
   2-Akünün dolum ve boşalım mekanizması
   3- Dolum teknikleri
   4-Sülfatlaşma çözümleri
   5-Diğer akü arızaları

   1-ELEKTROLİT ÖLÇÜMÜ

   Önceki yazıda anlatılan voltaj ölçümünün yanında, eğer hücreleri kapaklı, açık akülerimiz varsa elektrolit ölçümünü de yaparak, akülerin durumlarını daha iyi tespit          edebiliriz.

   Aynı voltajda olduğu gibi hatta daha sağlıklı olarak elektrolit yoğunluğu akünün durumunu belli eder.Elektrolit yoğunluğu konuşma dilinde Bome denen bir cihazla          ölçülür.Bu aslında bir    hidrometredir ve elektrolit yoğunluğunu Gr/Cm3 olarak ölçer. Ayrıca yeşil sarı ve kırmızı renklerde de bir skalası vardır.Bu ilk bakışta kabaca fikir       verir.Bome ise farklı bir yoğunluk  birimidir.

   Aşağıda volt, gr/cm3 ve bome olarak karşılaştırmalı bir tablo var.Mantık voltaj ölçümünün aynısıdır.Min ve max yoğunluk değeri farkı doğru orantılı olarak akünün yaklaşık       kapasitesini belirtir.

   Burada dikkat edilmesi gereken bir püf noktası var; diyelimki aküyü güzelce doldurduktan sonra voltaj ölçümlerini yaptık ve akü tam dolu görünüyor. Elektrolit yoğunluk ölçüsü       yaptığımızda, yoğunluk değerleri aşağıdaki tablodaki  değerlere yaklaşık olarak denk gelmiyorsa ve daha düşükse akümüzde sülfatlaşma, plakalarda sertleşme var demektir.
   Bunu 2. Bölümde ayrıntılı göreceğiz.


   AKÜ                  ELEKTROLİT      ELEKTROLİT
   KAPASİTESİ      GERİLİM         YOĞUNLUĞU      YOĞUNLUĞU
   % OLARAK      VOLT OLARAK      GR/CM3                  BOME OLARAK

   %   100      12.90         1.280         32

   %   75      12.52         1.237         27   

   %   50      12.15         1.195         23

   %   25      11.77         1.152         19

   %   0       11.40         1.110         14

   Bu tabloda verilen değerler geneldir.Markadan markaya değişebilir, en iyisi üretici firmanın verdiği değerleri kıllanmaktır.Ama üreticiler genellikle bu bilgileri akülerle birlikte       vermezler.Elimizde yoksa yukardaki tablo değerlerini yaklaşık olarak almakta fayda vardır.


   2-AKÜNÜN DOLMA VE BOŞALMA MEKANİZMASI

   Bir kurşun asit akü saf kurşun negatif, kurşunperoksit pozitif plakalardan oluşur. Plakalar arasında elektrolitin ve elektrik akımının geçmesine izin veren izolatörler vardır.

   Tam dolu bir akünün plakaları yukarda tarif edildiği gibidir.Şimdi aküden akım çekmeye başlayalım.Aküden akım çekildiğinde sülfürik asit hem negatif  hem pozitif plakalar       üzerinde kurşun sülfat oluşturacaktır.Bu gevşek bir tabaka halinde oluşacaktır.Plakalar üzerinde oluşan kurşun sülfatın kalınlığı akünün kapasitesi düştükçe artacaktır.Aynı       zamanda sülfürik asit  eksildiğinden,  elektrolitin yoğunluğu aynı oranda düşecektir.Bu da bize ölçümlerde iyi bir değerlendirme sağlar.

   Belli bir kapasiteye düştükten sonra (ki % 50’ yi tavsiye etmiştik) akünün yeniden doluma alınması gerekir.

   Doluma alınan aküde yukardaki olay tersine döner.Kurşunsülfat tekrar sülfürük asite dönüşerek elektrolitin yoğunluğunu, akünün voltajını ve kapasitesini arttırır.

   Kayıplar yüzünden kursunsülfat tam olarak aside dönüştürülemez.Çok az da olsa plakalar üzerinde kalır ve zaman içinde sertleşir.Aküyü ne kadar çok boşaltırsak sülfat tabakası       o kadar kalın olur ve dolum sırasında plakalar üzerinde daha fazla sülfat kalıntısı kalır.Bu da ömrünü ve kapasitesini o oranda azaltır.Sertleşen kurşunsülfat elektriği iyi iletmez,       aslında bir yalıtkan olarak düşünebiliriz.Akünün ömrü süresince biriken sert kurşunsülfat tabakası akünün kapasitesini düşürür ve ömrünü belirler.Akünün kalitesi ve teknolojisi ne       kadar iyi olursa olsun bu olay ömrünü sınırlar ve sonunda iş göremez hale gelir.Bu durumda aküyü değiştirmekten başka çare kalmaz.

   Burada dikkat etmemiz gereken şey  boşalmış aküleri fazla zaman kaybetmeden doluma almamız gerektiğidir. Eğer boşalmış ve plakalar üzerinde gevşek olarak          meydana gelen sülfatlaşmayı aküyü doluma alıp tekrar aside dönüştürmezsek, zaman içinde aküyü kullanmasak da bu yumuşak sülfat tabakası sertleşir, ve dolum yapmakla
    tekrar aside dönüşmez hale gelir. Buna sülfatlaşma, plakaların sertleşmesi denir ve aşırı durumlarda aküyü yenilemek durumunda kalırız.Bu zaman konusunda çeşitli söylentiler       vardır, bence üreticiye danışılması en iyisidir.


   3-DOLUM TEKNİKLERİ

   Çeşitli dolum yöntemleri vardır, fakat konuyu uzatmamak için burada 4 kademeli modern bir şarj cihazının dolum yöntemi anlatılacaktır.

   3.1-SABİT AKIM DOLUMU

   Standart olarak dolum akımı akü kapasitesinin % 10 oranında sınırlandırılır, bu akünün ısınmaması içindir.Modern doldurucularda akünün sıcaklığını ölçen bir sıcaklık          sensörü kullanılır.Dolayısı ile daha yüksek % 35-45 oranında dolum akımları uygulanabilir.(Açık tip kurşun asit aküleri için).Tam kapalı aküler genel olarak buna uygun değildir.
   Bir süre sonra akünün voltajı yükselir ve bu akım düşmeye başlar.% 10 oranında düştüğünde akü yaklaşık %80 oranında dolmuştur. sabit voltaj kademesine geçilir.

   3.2-SABİT VOLTAJ DOLUMU

   Bu kademede doluma, voltaj hücre başına 2.4 v. olacak şekilde sabit tutularak devam edilir.Dolum akımı 0.1 ampere düştüğünde akü artık % 95 oranında dolmuştur.

   3.3-EŞİTLEME DOLUMU

   Burada maksat geri kalan % 5'i doldurmak ve gözler arasında oluşabilecek dengesizlikleri gidermektir.Voltaj hücre başına 2.7 V. la, akım kapasitenin 1/20 siyle sınırlandırılır.
   Akım  0.1-0.05 A.'e düştüğünde bu kademe sonlandırılır.Bu kademe aynı zamanda sülfatlaşmayı da önler.

   3.4-TAMPON DOLUM

   Tampon dolum artık tamamen dolmuş olan akünün kayıplarını karşılamak için yapılır.Akü bu dolum kademesinde sürekli bırakılabilir.Bu kademede hücre voltajı 2.2-2.25       V.civarında tutulur.

   4-SÜLFATLAŞMA ÇÖZÜMLERİ

   Sülfatlaşmış bir aküyü kurtarmaya çalışmanın,(sülfatlaşmadan başka bir arızası yoksa) iki yolu vardır.Böyle söylüyorum çünkü genellikle işe yaramasına rağmen bunun garantisi       yoktur ama denemeye değer.
   
   İlk usulde akünün elektroliti boşaltılır, ve akünün içi temiz suyla birkaç defa çalkalanır.Bundan sonra akü saf akü suyuyla doldurulup hücre başına en fazla 2.7 V.gelecek şekilde       şarja alınır. Akımın akü apasitesinin % 5' ini geçmemesi gerekir.Periyodik olarak elektrolit yoğunluğu ölçülür.Yoğunlukta bir artış gözleniyorsa işler iyi gidiyor demektir.Bu dolum       süresi akünün durumu ile ilgilidir.Yoğunluk artışı    durana kadar devam edilir.Eğer elektrolit yoğunluğu 1.26-1.28' in üzerine çıkarsa saf su ilave edimelidir.

   Diğer sistem elektronik bir cihazla yapılır.Bu aküye yüksek frekanslı, yüksek akım ve voltajlı pulse'lar gönderen bir cihazdır.Aküye bağlanır ve dolum durumu ölçümlerle kontrol       edilir.Süresi 1-15 gün olabilir.Burada şuna dikkat etmeliyiz.Bu cihaz çalışma voltajını akünün kandisinden alır dolayısı ile bunu kullanırken aküyü ayrıca bir cihazla tampon       dolumda tutumamız gerekebilir.Bu tip cihazlar sağlam bir aküye sürekli bağlı bırakılabilirler ve akünün ömrünü iki katı ve daha fazlasına kadar artırabilirler.

   5-DİĞER AKÜ ARIZALARI

   Plakalar arsında kısa devre ve aşırı şarj aküyü bozan iki önemli arızadır ve tamiri yoktur.Bu durumda mecburen akü yenilenir.

   Kısa devre akünün maruz kaldığı yüksek sıcaklıktan oluşabilir.Yüksek akımla doldurulurken veya boşalırken akünün sıcaklığı 35-40 dereceyi geçmemelidir, aksi halde plakalar       genleşir ve yumuşarlar.Kurşun zaten ağır ve nispeten yumuşak bir metaldir.Bu genleşme, yumuşama neticesinde plakalar deforme olur ve kısa devreye sebebiyet verirler.Bunun       çaresi yoktur.Başka bir kısa devre şeklide şöyle olabilir,plakalar üzerinden dökülen partiküller veya aküye girebilecek pisliklerde plakalarda kısa devreye sebep olabilirler.Kısa       devre olmuş bir akü gözünün voltajı 0 V.olacaktır.Ölçümlerde hemen kendini belli eder.

   Aşırı şarj olmuş bir akü gözü de tamir edilemeyecek bir arızadır.Yanma diye de tarif edilir.Belirtisi; o gözün elektroliti koyu bir renk alır,plaka kaplaması şişmiş ve          dökülmüştür.Eski tip akülerin gözleri tek tek değiştirilebilirdi fakat yeni akülerde böyle bir imkanımız yok, dolayısı ile tek çare akünün yenilenmesidir.










xxx
*

    Çevrimdışı Fatih Ferhan Mert

  • * Gezgin Korsan
  • 137
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Teknede Elektrik
« Yanıtla #11 : Ağustos 13, 2009, 15:20:45 »

Paralel olarak bağlanmış iki servis akümden biri geçen gün aşırı ısınma ve koku yaptı. Bu aküyü derhal yerinden söküp pontona bıraktım. Ertesi gün bir akücüye götürdüğümde onun ömrünün bittiğini söyledi ve eğer yeni bir akü alacaksam (yeni alacağım da tekneden söktüğüm ile aynı Ah'de olacak) teknedeki diğer aküyü de (olası düşük voltaj nedeniyle) yenilemem gerektiğini aksi takdirde ikisinin de ömrünü kısaltacağımı söyledi.

Ne dersiniz? Var mıdır böyle birşey?
S/Y Festina Lente Teos Marina
*

    Çevrimdışı Umut Korkmaz

  • * Gezgin Korsan
  • 9.427
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • yelkenlipoyraz
Ynt: Teknede Elektrik
« Yanıtla #12 : Ağustos 13, 2009, 15:24:21 »
Bildiğim kadarı ile var.
UPS cihazlarında,jeneratörlerde de bir akü bittiğinde tümünü değiştirirdik.
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap      TUR 6373
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    Çevrimiçi Orhan Barut

  • * Gezgin Korsan
  • 4.167
    • Yaşadığı Şehir
  • Ankara
Ynt: Teknede Elektrik
« Yanıtla #13 : Ağustos 13, 2009, 15:54:00 »
Sakın ola ki eski bir akü ile yeni bir aküyü paralel bağlama. İki yeni akü al paralel bağla ve eskiyi yedek olarak kullanmanı öneririm. Çünkü eski akü ile yeni akünün hem şarj süreleri hem de şarj değerleri değişik olacağı için eski akü sürekli olarak yeni aküden beslenerek sistemi dengeye getirmeye çalışacaktır.
*

    Çevrimdışı Kerim Dişbudak

  • * Gezgin Korsan
  • 1.239
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul & Girne
Ynt: Teknede Elektrik
« Yanıtla #14 : Ağustos 13, 2009, 16:39:23 »
durum şu,
Akülerin ancak fizik ödevlerinde ve ÖSS lerde paralel bağlanmasında fayda var, akünün bir iç direnci ve  akümüle edilmiş bir gücü var ve ne yazıkki aynı fabrikadan bile çıksa özeş değiller....
Ferhan eğer both anahtarın var ise ve sadece 2 akün var ise biri eskşi biri yeni olabilir ancak both kademesinde kullanmamanı önererim,
aksi durumda kaba hatları ile gücü düşük olan batarya büyük olanı doldurmaya çalışacak, ve onunda içö direnci diğerinden daha az olacağı için sürekli güclü olan aküyü yiyecek.
Çözüm ya yukarıdaki öneri yada aynı anda aküyü birden değiştir.
Teknede kesinlekle kapalı tip akü gel yada ıslak önemli değil ,ancak geleksel bakım gerektiren aküler bir devrilme vb nedenlerden dolayı asitin tekne içine dökülmesi tehlikesini göz ardı etmeyelim
S/Y Dogi TUR 3644