27 Ocak 2019 Pazar, Gezgin Korsan Sohbet Toplantı İlanı


0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #15 : Haziran 15, 2015, 10:30:52 »
Bir önceki paragrafta bayrak diye bahsettiğim aslında şamandıraların ucundaki teknelerin isimlerinin yazılı olduğu flamalardır. Genelde üçgen olurlar ve üzerlerinde tekne ismi ile numara yazar. Fakat bizimkilerde numara yazmaz. Numara yerine şamandıranın direğinde sıralı faşina vardır. Yani bir nolu şamandırada bir düğüm demeti , 5 noluda beş düğüm demeti bulunurdu. Uzaktan bakınca biz hangi şamandırada olduğumuzu bu düğümleri sayarak anlardık. Düğüm demetleri ayrı renkte olurdu. Her şey olabildiğince eski usül yani...
"Son Denk Kayıkçısı"

S/Y Asterix / Fatih/İstanbul
*

    Çevrimdışı Hakan Erim

  • * Gezgin Korsan
  • 14.211
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Tekne Adı
  • S/Y Ekip, İstanbul
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #16 : Haziran 15, 2015, 10:41:35 »
Off! Ahmet Korsan, çok keyifli yazıyorsun. Teşekkürler. Devam!  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
S/Y Ekip
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #17 : Haziran 15, 2015, 10:49:35 »
Çok ama çok güzel.
Bir çatı altında başkalarıyla birlikte yaşamak bile, tek başına korkmak için yeterli. (I.Bachmann/Malina)
*
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #18 : Haziran 15, 2015, 11:15:02 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Off! Ahmet Korsan, çok keyifli yazıyorsun. Teşekkürler. Devam!  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Ben teşekkür ederim.
"Son Denk Kayıkçısı"

S/Y Asterix / Fatih/İstanbul
*
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #19 : Haziran 15, 2015, 11:16:37 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Çok ama çok güzel.
Teşekkürler...
"Son Denk Kayıkçısı"

S/Y Asterix / Fatih/İstanbul
*
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #20 : Haziran 15, 2015, 11:17:58 »
Seyir sorunsuz ve keyifli devam ediyordu. Oldum olası teknelerde pancar ve lombardini tarzı vuruntulu motorları(süper starda dahil (sulu olmasına rağmen)) sevmezdim. Bunlar genellikle hava soğutmalı  ve vibrasyonlu motorlardı. Ne kadar devirli kullanırsanız kullanın hala yuvarlak dönmezlerdi ve hep aptal çalışırlardı. Bu makinaların yarattığı titreşimden insanın burnu sürekli kaşınır ve bir çoğumuzda burnumuzu, kulağımızı sık sık ,işaret ve baş parmağımızla sürekli kurcalamak tik haline gelirdi. Gerçi o zamanlarda emsal motorlar lister petter ,iskandiye , vira,  vs. gibi sulu makinalarda keyifli değildiler.Yolculuğun bir buçuk saatlik kısmı bitmiş, Kastamonu ‘nun Abana ve Çatalzeytin İlçeleri arasındaki Hacıveli Kayası denen muhite gelmiştik.Kıyı seçilmiyordu ama biz bulunduğumuz yeri biliyorduk.
"Son Denk Kayıkçısı"

S/Y Asterix / Fatih/İstanbul
*
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #21 : Haziran 15, 2015, 11:20:08 »
Benim bildiğim tanıdığım bi tane denk kayıkçısı var korsanlar Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap  Son mu devamı varmı bilemem Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Ama denk kayıkçı ruhlarının  onun cisminde hayat bulduğunu nefes aldığını hissedebiliyorum Hissettiriyor da Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #22 : Haziran 15, 2015, 11:22:24 »
Günün en kısa olduğu zamanlar olduğu için  sabaha daha çok vardı . Hem karanlık hemde sis her şeyi berbat ediyordu. Hesabımız şafak atarken ağın başında bulunmaktı. Hacıveli Kayası bordalanınca kıyıya iyice yakın düştük dalga olmadığı için seste duyulmuyordu, ama biraz daha kıyıya yakın düşüp kayalığı gördük ve yeni rota için pozisyon aldık. Rotamız Kastamonu’nun  Abana İlçesi açıklarından başlayıp Sinop’un Ayancık ilçesi Açıklarına kadar devam eden su altı platosuna ulaşmaktı. Kıyıya yaklaşık yer yer 20 dm uzaklıkta uzanan bu su altı şekli doğu batı doğrultulu yaklaşık 5 dm genişliği olan bir avlaktı. Modern ekipmanlar olmadığı için yeri usta çırak ilişkisi ile biliniyordu. Biz buraya mera diyorduk ve su 50 kulaçlardan bir anda 15 kulaçlara iniyor ve doğu batı doğrultusunda stabil olarak devam ediyordu.. Buradaki boşluklara ağ atabilmek için  tüm balıkçılar arasında bir mücadele söz konusuydu. Bizimde bölgede iki takım ağımız bulunurdu. Reis yol kesti ve miço  yine kutsal görevlerinden birini yaptı pusulanın camı üzerindeki çiği sildi. Zaten bundan sonra sık sık bunu yapacaktı. Biraz duruldu, mazot tamamlandı , bu esnada kıyı kerteriziyle akıntıya bakıldı , ardından saate bakıldı ve yıldız kerte gündoğusu(Reis böyle derdi ama bazen 7 dereceye kadar düşürüp 15 dereceye kadar değiştirdiği olurdu.Çaktırmadan bakardık) rotasına seyir başladı.Reisin hesabına göre İlk takım ağımızın iki nolu şamandırasını  2 saat 35 dakika sonra görme pozisyonuna gelecektik. Perakete falan kullanmadığımızı da belirtmekte fayda var. Seyir süratine ulaşınca kuleden (biz davlumbaz da deriz aslında birinci kamaranın kasarasıdır.)arada bir sigarasının izmaritini suya atar ve kıç tarafa kadar izlerdi.
"Son Denk Kayıkçısı"

S/Y Asterix / Fatih/İstanbul
*
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #23 : Haziran 15, 2015, 11:23:37 »
Teşekkürler Şerafettin Korsanım.
"Son Denk Kayıkçısı"

S/Y Asterix / Fatih/İstanbul
*
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #24 : Haziran 15, 2015, 11:30:15 »
Umarım okuyanlar sıkılmıyordur , yaşantımdan denize dair özel bir kesiti paylaşıyorum. Bazı şeyleri aktarabilmem için bağlantılı bilgileri de açıklamam gerekiyor. Bu yüzden paragraflar uzun ve karışık olabiliyor. Takip eden, yorum yapan ve izleyen herkese şimdiden teşekkürler.
"Son Denk Kayıkçısı"

S/Y Asterix / Fatih/İstanbul
*
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #25 : Haziran 15, 2015, 11:31:53 »
Yaklaşık 2,5 saatlik kıyıdan avlanma mahalline olan seyrimiz başlamıştı. Daha on dakika geçmemişti ki, başüstün de oturan şimdi rahmetli olan mantarcımız reise seslendi. Duyuyomusun “Doğu Almanın Sesini” dedi. Reiste bir dakika sonra Sancak omuzlukta görürüz diye cevap verdi. Tabi bu işin içinde olanlar için bu tabirler çok normal ve anlamlı. Doğu Alman dedikleri dönemin çektirmelerinde kullanılan bir makine. Gar gur gar gur acayip bir ses tınısı vardır. Neredeyse sesinden makinanın devrini sayabilirsiniz. Nitekim bu anlaşma metodundan sonra sancak omuzlukta beş altı yüz tonluk kereste yüklü bir çektirme hayalet gibi karşımıza çıktı. Öyle bir yüklü ki, kemere hattında yumrular suya beraber gömülü vaziyette, dört kişilik personelinin hepsi vardiyadalar. Hiç panik olmadan selamlaşıldı ve göz gözü görmeyen siste hatta şakalaşıldı. Zaten bizim reis onların piriydi acayip saygı duyarlardı. Çok kısa bordalayarak seyir yaptık onlarla ve reis kuleden çektirmenin kaptanına devam etme İnebolu’ya gir hava hoşuma gitmiyor aşağıya atlayacak diye seslendi. Kaptanda avucunda tuttuğu bir kese kağıdı kuru üzümü reise fırlattı. O da yakaladığı bu kuru üzümü hemen bana uzattı ve bende hemencecik atıştırmaya başlamıştım. Sonra tekrar rotamıza döndük. Çektirmede tekrar hayalet gibi sisin arasında kayboldu gitti.
"Son Denk Kayıkçısı"

S/Y Asterix / Fatih/İstanbul
*

    Çevrimiçi Murat Ayduk

  • * Gezgin Korsan
  • 1.459
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Sosyal Ağ Hesapları
    • Tekne Adı
  • Mi Nina
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #26 : Haziran 15, 2015, 11:35:12 »
Gerçekten çok güzel yazıyorsunuz Kaptanım...  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Heyecan yaratıyor, ama bir yandan da devamı için sabırsızlandırıyor... Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
« Son Düzenleme: Haziran 15, 2015, 11:35:45 Gönderen: Murat Ayduk »
S/Y Mi Nina
*
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #27 : Haziran 15, 2015, 11:36:19 »
Bir iki üç tıp! Çıt yok! Sessizlik sizi yanıltmasın Ahmet korsanım  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Kitlendik takipteyiz. Sen gözlerini kapa  ve yaz.Nasıl olacaksa Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Biz  foruma ara ara girip tekrar tekrar okuyoruz.  Tek metin haline getirebilirsem çocuklara bile okutacağım 
*
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #28 : Haziran 15, 2015, 11:39:25 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Gerçekten çok güzel yazıyorsunuz Kaptanım...  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Heyecan yaratıyor, ama bir yandan da devamı için sabırsızlandırıyor... Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Teşekkür ederim, aklıma geldiği gibi yazıyorum, hatırladıkça ilave ediyorum.
"Son Denk Kayıkçısı"

S/Y Asterix / Fatih/İstanbul
*
Ynt: Son Denk Kayıkçısının Anısına
« Yanıtla #29 : Haziran 15, 2015, 11:41:18 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bir iki üç tıp! Çıt yok! Sessizlik sizi yanıltmasın Ahmet korsanım  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Kitlendik takipteyiz. Sen gözlerini kapa  ve yaz.Nasıl olacaksa Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Biz  foruma ara ara girip tekrar tekrar okuyoruz.  Tek metin haline getirebilirsem çocuklara bile okutacağım
Sesizliğe gerek yok Şerafettin Korsanım , yazıya dökebildiğimiz kadarıyla hatıraları paylaşıyoruz işte,
"Son Denk Kayıkçısı"

S/Y Asterix / Fatih/İstanbul