Gezgin Korsan
Korsan Kıraathanesi => Güverte Sohbetleri => Konuyu başlatan: Erdem Çakır - Haziran 22, 2010, 18:52:16
-
Yarış takımı kuruyoruz...
Şaka şaka sadece sesli düşünüyorum. ;D ;D
‘Hem şirketimin reklamını yaparım,hemde hava atarım’ diye düşünen,finiş hattına yakın bir yerde demirli motoryatının flaybriçinde bir elinde fiski,bir elinde dürbün misafirleri ile birlikte yarışın bitmesini bekleyen bi donatan bulsak.
Bu tekneyi satın alsak
Evolution Racer 33 – 25bin avro
(http://newimages.yachtworld.com/1/4/8/4/2/1484210_1.jpg?1161068400000)
(http://newimages.yachtworld.com/1/4/8/4/2/1484210_2.jpg?1136806313000)
(http://newimages.yachtworld.com/1/4/8/4/2/1484210_8.jpg?1136809006000)
Sails
Fully battened mainsail
Genoa
Spinnaker
Gennaker/Cruising spinnaker
All sails by NORTH SAILS: Main sail kevlar, Genoa 1,2,3,4 all kevlar Light top genoa (drifter) kevlar, 2 x Gennaker, Dellivery sail in dacron, Storm sails
http://uk.yachtworld.com/boats/1998/Evolution-Racer-10-1484210/Slovenia
Ben yarışırım diyen çıkarmı aceba ??? x(): x(): x():
-
Çakır korsan ben varım ;??^+%%
-
Çakır korsan ben varım ;??^+%%
Donatan olarak mı? !*.
-
:) :) :)
-
Bir dönem bir kaç korsan böyle bir işe ciddi ciddi niyetlenmiş, bayağı pazarlıklar hesaplar v.s. yapmıştık...
6 kişilik bir ekip adam başı beşer bin euro vererek irc 2'de yarışacak bir tekneyi de az kalsın alıyorduk. (Hatta o tekne irc 2 ya da 3'de şu an da yarışıyor...)
Hayata geçirememizin nedeni, daha doğrusu gözümüzü korkutan bu tip bir tekne için düzenli, ciddi ciddi antreman yapacak bir ekibin gerekliliğiydi... O dönem hiç birimizin düzenli olarak haftada üç gün antreman yapmaya, bir gün de yarışmaya zamanı yoktu ve proje yattı!
Böyle bir işe kalkışılacaksa;benim önerim, irc'nin üst sınıflarında yarışacak profesyonel bir yarış teknesi seçmek yerine daha çok gezi-yarış ağırlıklı, daha hata kaldıran, çok antreman gerektirmeyen, irc 5 civarında bir tekne seçmektir.
Tantana aldığı sonuçlarla bu tanıma çok uygun, çok başarılı bir teknedir...
-
Gezgin Korsan "Gezgin"dir. Yarışla işi olmaması gerekir. Zaman zaman tekneleri yarışlara katılır. Yarışçılar gruba üye olurlar, bunlara itirazım yok. Ama Gezgin Korsan bir yarış takımı kurmamalıdır. Bu işi çok iyi yapan (yaptıklarını sanan) çok fazla kulüp var. Onlardan birinde yer alıp iddianızı kanıtlayabilirsiniz.
Neden mi yaptılarını sanan? Tüm kulüpleri bir araya toplasanız, içindeki yelkenli tekneleri saysanız (centerboardlar hariç) 200 tekneye ulaşabilirseniz kulüpler sevinirler. Yarışçı yatlar azınlıktır (Belki de "mutlu" azınlıktır). Gezgin Korsan çoğunluktur. Bunu bozmayın.
-
Gezgin Korsan "Gezgin"dir. Yarışla işi olmaması gerekir.
Ahmet Abi bu da nereden çıktı???
Çok iyi bildiğin gibi; Gezgin Korsan'ın kuruluş nedenlerinden biri o dönem kurulan parkurların "gezi teknelerine" uygun olmayışı, bütün parkuru "yarış" teknelerine göre tasarlamalarıydı... Hatta bildiğin gibi İYK'nın bir yarışına toplu olarak, hatta korsanlık ederek katılmamız ilk ciddi etkinliklerimizdendir...
Ve dahası, bugün, bu forumda bir başka başlıkta şöyle yazmıştın:
"Gezgin Korsan kuruluşuna ön ayak olan konulardan biri de buydu. Yarışlarda bazı teknelerin kayırılması (bilerek veya bilmeyerek, uyarıları dikkate almayarak) ilk değil ve son da olmayacak.
Gezgin Korsan'ın geleceği için yazdığım önerileri burada tekrarlıyorum:
Gezgin Korsan kendi başına her türlü organizasyonu hakkıyla yapabilecek büyüklükte ve beceri de bir organizasyondur. Başka organizasyonların yarışlarına veya etkinliklerine katılma konusunda verdiği çabanın onda birni kendi yapacağı organizasyonlar için harcasa sorunsuz bir çok gezi ve yarış yapılır. "
Demek istediğim: "Gezgin Korsan'ın yarışla işi olmaz" v.s. gibi önermelerde bulunmak fikrimce yanlıştır. GeKo'ların yarışla da, mangalla da, geziyle de işi olur. Yeter ki denizlerde biraz daha tekne olsun, insanlarımız yüzünü biraz daha denize dönsün...
-
Söz,takim direktörü sen olacaksin Ahmet abi :)
Yahu iki dakka keyifli hayal kuralim dedik alti üstü :) :)
-
Özgür Korsan,
Yazdıklarımı aynen savunmaya devam edeceğim. Tek anlatamadığım nokta "yarışı tekne" fikiridir. Gezgin Korsan yarış teknesi sahibi olmamalıdır. Tekneleri ile kendi organizsayonlarında veya kulüp organizasyonlarında üyeler yarışabilir ama Gezgin Korsan yarış teknesi sahibi olmamalıdır.
Erdem Korsan,
İki dakka değil istediğin kadar hayal kuabilirsin, hatta yanına arkadaş bulup bu fikri hayata da geçirebilirsin, ama o tekne veya grup yarışlarda gezgin korsanı temsil etmemelidir.
-
Gezgin Korsan yarış teknesi sahibi olmamalıdır. Tekneleri ile kendi organizsayonlarında veya kulüp organizasyonlarında üyeler yarışabilir ama Gezgin Korsan yarış teknesi sahibi olmamalıdır.
Beni rahatsız eden "Gezgin Korsan'ların yarışla işi olmamalıdır" önermesiydi... Eğer önerme yukarıda ki cümle ise, uzlaştık. Sevgiler...
-
Niye Ahmet abi? Oyle bi ekip kursak gecmezmisin dumene?
-
ben de gezgin korsan olarak sportif yarışa ve yarışçılığa karşı olmama rağmen, öyle bi ekip kurarsanız ben geçerim direksiyona valla.! ;D
-
GeKo'ların yarışla da, mangalla da, geziyle de işi olur.
Aşağıdaki resim iki hafta önce Marmara Kupası yarışı sırasında çekilmiştir. Gözümüze köfte dumanı kaçtı, ancak üçüncü olabildik. :-[
(http://img541.imageshack.us/img541/6889/mangal.jpg) (http://img541.imageshack.us/i/mangal.jpg/)
Uploaded with ImageShack.us (http://imageshack.us)
-
GeKo'ların yarışla da, mangalla da, geziyle de işi olur.
Aşağıdaki resim iki hafta önce Marmara Kupası yarışı sırasında çekilmiştir. Gözümüze köfte dumanı kaçtı, ancak üçüncü olabildik. :-[
(http://img541.imageshack.us/img541/6889/mangal.jpg) (http://img541.imageshack.us/i/mangal.jpg/)
Uploaded with ImageShack.us (http://imageshack.us)
Ben bu ekipte dümenci olmasasam da yiyici olarak yer almak isterdim. x():
-
Herhangi bir teknede sevdiğim bir ekiple yarışa girmeyi severim. Amaaaaa... Gezgin Korsan adına bir yarışa girmem.
Emre ve Erol Korsanlar,
Çok keyifli yarışmışsınız. Bu bana katıldığım bir Gölcük yarışını hatırlattı. Deprem öncesi, Gölcük Gölcük'ken askerler yarışçıları çok iyi ağırlıyordu. Şimdi de ağırlıyorlar ama o zaman imkanları çok daha iyi idi, yarış öncesi en az kırk kişilik bir orkestra, neredeyse tüm donanma amirallerinin ve yarışçıların katıldığı bir balo yapılırdı. Yarış sırasında genel uygulama günü bir kuru sandviç ve kola ile geçirmektir. Bizim mönümüz ise pastırlamı kuru fasülye, pilav ve irmik helvası idi. Rüzgar da bilirmiş gib öülen tamamne keslince sizinkine benzer bir sofra kurmuştuk. Bir diğerinde de bu sefer akşam sıfır rüzgar ile Büyükada civarında kaldık. Yine sağlam bir sofra kurmuştuk. Ekipten biri rüzgar var demese sabahı orada yapardık. Yemeği bıraktık, yelkenlere geçtik.
-
Ben GeKo adina yaris demedim GeKo lardan olusan bir grup dedim.
-
Gekolarla yarışamam demedim. Geko adına yarışmam ve yarışanı da hoş karşılamam.
-
O tekne veya grup yarışlarda gezgin korsanı temsil etmemelidir.
Çelenoğlu Üstadın yazdıklarına bazı itirazlarım olsa da
bu kısmına ben de gönülden katılıyorum.
-
Yaris olayina ben de karsiyim. Gonulde okul gemisi gibi ahsap eski model bisey olabilir tabi o ayri. Iste o gezginkorsan olur.
-
Ben yarış ekibi fikrine Süper! diyorum. Formula 1 de edinilen bilgileri normal arabalarında kullanan firmalar gibi bizim yarış ekibinden öğreneceklerimizi düşünün. yarışlarda siyah yalkenleriyle rakiplerine korku salan aynı zamanda kıyıdan izleyenleri karizmasıyla imrendiren bir ekip. İllede kazanacağım diye hırsı olmayan ama denizciliğini her haliyle hissettiren bir ekip. Diğer ekiplerin faydası kendine ama geko bir yarış takımından ziyade bir denizcilik okulu gibi gekoya üye olanlar başta olmak üzere bütün insanlara fayları olur diye düşünüyorum.
-
ben mehmet tüfekçioğlu vildanın bilgisayarından bağlandığımı unutmuşum. kusura bakmayın yokarıdaki mesaj benim yani :)
-
Vildan kılığına bürünmüş Mehmet Korsan,
Yarışların bir gezgine katacağı o kadar az şey var ki, açıkçası ne olduğnun bile hatırlamıyorum. Ama bir şey kattığı kesin : Kazanma Hırsı.
-
Ahmet Abi,
neden her mesajında kendi fikirlerini genelleme yapıyorsun, neden bu sabit fikir?
yarışmanın nesi kötü? istediğimiz gibi yarışırız kime ne?
sen yarışma abi, biz yarışırız, hırs da yaparız, yarış bitince adada mangal da.
yarışın bir gezgine kattığı çok fazla şey var sayayım mı?
1- Yelken bilgisi
2- Navigasyon bilgisi
3- Seyir taktikleri
4- Acil durumda kriz yönetimi
daha saymaya gerek yok bence. bunlar zaten yeter de artar.
-
Eh yaris aninda kaybetme hirsi olamayacagi icin kazanma hirsi olacak tabii :) sonuncu olanin denizde en cok kalanin birinci olacagi GeKo yarisinda sonuncu olup kazanmayi cok istemistim ama olmadiydi. Isin sakasi bir yana sert yarislar, insanlarin birbirini kirdigi bagristigi yarislar bana gore degil. Bu yuzden Tantana'da yarismayi seviyorum. Kirginlik kavga dovus olmadan maksat yelken keyfinin yaris moodunda yasamak.
-
Ahmet Ağabey'e tamamen katılıyorum,
eğer biz bize yarışacaksak, organizasyonu biz yapacaksak buna varım...
kurallarını biz koyarız, istenirse yelkenler siyah da olur, mor da farketmez!
herkes de sahilden seyreder, illa da istenirse bu konuda bir seminer yapılır, nasıl ettin beni geçtin? soruları tecrübeli kişilerce açıklanır, herkesçe tartışılır... bu işi öğrenmek isteyenlere seminerler düzenlenir, aramızda çok iyi yarışçılar var, gerekirse dışardan transfer ederiz, gelir anlatırlar...
dinlemek isteyen dinler, öğrenir...
ben mi?
Ben istemem! KALSIN!
sırf haftasonu küçük bir organizasyona katıldk diye bile yaşadıklarımız ortadayken, bir başka kurum, kuruluş veya federasyonun zaten yaptığı bir yarışa katılacaksak, hele de IRC sınıflarından birisine ben şahsen tamamen karşıyım!
Bunun yerine mesela ne mi yapalım?
2 senedir uğraşımız sonucu meyvelerini toplmaya başladık. viya böyle!
Kimisi "destek sınıfı" diyor kimisi "yelken tutkunları" yarın öbürgün biri çıkıp isterse "köstek sınıfı" da diyebilir...
Ama şahsi inancım, gün gelecek bizler GeKo olsun olmasın, bizim gibi LOA sız MOA sız yarışan tekne sayısının IRC sınıflarının toplamından fazla olacağına inanıyorum...
Bu bir kehanet değil!
Mesela haftasonu eğlenerek Boğaz'da yelken yaptık. Süperdi...
Ama madem konuşuyoruz, daha iyisi bu yarışta ne yapabilirdik? onu konuşalım...
1-Bizim sınıfta 1. 2. hesabı falan yapılmazdı... LOA MOA hesaplanmazdı...
2-1.2. de açıklanmazdı...
3-illa açıklanacaksa, kendi aramızda oylamayla "en centlmen tekne ve ekibi", "en denizci tekne ve ekibi", "en neşeli tekne ve ekibi" gibi klasmanlarıız olur... ne biliiim en yakışıklı şapka yarışı yapabiliriz meselaaa ))) madem biz yarışıyoruz o sınıfta kurallarını da biz koyarız. Di mi?
Ben şahsen haftasonu balon basıp Boğaz'da seyretmediğimize yanıyorum... Yok neymiş organizasyon yasaklamışmışş...
LOTUS ekibi olarak konuşmuştuk zaten, süper olurdu...
Sonuncu tekne olarak start alırdık, balonla gittiğimiz kadar giderdik, sonra tramola atar en "sondaki"-yani GALİP- tekneye "yetişir" sonra yine balon basar, "sonuncu" tekneyi geçer ve bu sayede Poyraz-Bebek arasını 1 küsur saatte değil 3 saatte ama çok daha eğlenceli ve TAM KORSANCA şekilde geçirirdik...
Bence DOĞRUSU budur!!!
-
Donatani bulduk, tekneyi aldik, ekibi kurduk.
Birtek takimin ismi eksik. :)
- AntiIRC Team
- GEKO YELKEN TAKIMI
Bu mesajda oldugu gibi ilk mesajda da minik bir tebessüm yaratmak istemistim.
Geko olarak polemik yaratma becerimiz ve tartismak icin konu arar halimizden dolayi tebessum yerine gerginlik yarattigim icin ozur dilerim.
Sevgiler...
-
Takım yarışı düzenleyelim. :----)
One-desingn olmasın, gezgin sınıfında olsun.
Herkes birbirinin(başkasının) teknesiyle yarışsın. x():
Kendi teknesini geçmek için çabalasın. ;??^+%%
Son gelen teknenin(takımın) asıl sahibi(ekibi) ödüllendirilsin. :----)
Handikapını-mandikapını, reytingini-meytingini Ahmet Abi hesaplasın.
Takımları adilane belirlesin.
Üstüne atalım, rüzgarını keselim, hüküm suda verilsin. ;??^+%%
Umpire sorununu çözeriz bi şekilde.(Dime Selma abla? :) )
Kan gövdeyi götürsün.
Yoksa ben gelmiyorum. :D
delikorsan ;D
-
Yarışırsınız ya da yarışmazsınız. Yarışanı Geko'luktan atamazsınız, yarışmayanı zorla yarıştıramazsınız. Buraya kadar doğru mu? Doğru!.
Eğer siz teknenizi karada tutup, antrenmandan antrenmana, yarıştan yarışa suya atıyor, altına zehirli bile atmıyor, tekne hafif olsun diye farş tahtalarını söküyor, 1 lt kolayı bile ağırlık yapıyor diye tekneye almıyorsanız, (Öyle tekneler yok mu? Bir zahmet kalamış marina çekek kapısından girin, akaryakıt istasyonuna doğru ilerleyin. Solda birkaç tane göreceksiniz. yanılmayın, onlar bakım için karada değiller) zaten Geko değilsinizdir..
Ama ben yarışırken eğlenirim, eğlenirken yarışırım derseniz başka.
Bir soru; İçinizde, yelken yaparken bir başka tekne ile aynı rotada olduğunu farkettiğinde daha önde olmayı istemeyen kaç kişi var? ;)
Böyle bir durumda ben diğer tekneyi geçmek, geçebilmek istiyorum. Yarışmayı sevmiyorum. Ama yarışırsam da da kazanmak için çabalarım. Bunda da yadırganacak bir şey göremiyorum. Önemli olan hırsın aklın ve hazzın önüne geçmemesidir.
Unutmayın: Hırs insanın kurdudur. Sadece sağlığa değil, dostluğa, arkadaşlığa velhasıl bütün güzelliklere zarar verir.
-
Benim penceremden durum şöyle görünüyor:
İsteyen istediği şekilde, istediği yerde yarışır kim ne karışır..
Yarışanlar baba Gezgin Korsanlarda olurlar..Kimse kimseyi yarıştı diye "sehpa"ya yollamaya kalkmaz.
Örneğin Güven korsan yıllarca yarışır, kazanır biz onu alkışlarız. Bu Güven'in Yarışçı şapkasıdır. GeKo olarakta başımızın üstünde yeri vardır..
Ama GeKo takımına gelince iş değişebilir..Sanırım bir yerde şöyle bişi okumuştum:
"GK denizden zevk almak için yararlanır; gezi veya yarışma, hangi seyirde olursa olsun; hırsın ve iddialı olmanın tatminine yönelik, amatör sporun ve amatör denizciliğin geleneklerine aykırı davranış biçiminde bulunmaz."
Bu temel fikir önemlidir..
Yıllar önce Timuçin Tüzecan korsanın Hürriyette yazdığı bir yazı vardı. Şimdi bulamadım..Yukardaki misyona vurgu yapıyordu.
GeKo'ya geliş nedenimizdi o yazı..Yarış kuluplerinin ve ekiplerinin estirdiği sinir bozucu havalı durumlardan sonra, meltem gibi gelmişti..
Daha sonra GeKo'da da "denizde en fazla kalma" başarı standardıdır muhabbetleri yapılmıştı..
Bence Bu bizim ruhumuz..
Bizim yarışlarımız kendimize göre kendi standartlarımızda olur..
Yarışlara bir geko takımı girecekse bu kendi tavrı, kuralları, protestocu hali ile olur..Bu halimizle de bizi habire kovarlar..
Destek sınıfını, köstek sınıfını, gezginsınıfını, adı ne ise destekleyelim, açan kulupleri kutlayalım, açan olursa kendi tavrımızla katılalım..
Ama fazlası GeKo'yu bozar.. Ruhunu kaybettirir derim..
-
Konuyu baslatan benim,GEKO yaris takimi kuralim demedim,basligin sadece tebessum amacli acildigini iki kere yazdim, hala her mesaj atan gekonun vizyonunda,misyonunda bahsediyor.
Ciddi yaris organizasyonlarini öcü gibi göstermeye, kötülemeye devam edelim...Bahsi gecen yarislara ne kadar cok ekip sokarsak,organizasyonlarin istedigimiz seviyeye azda olsa yaklasacagini gormezden gelelim...En cok denizde kalan yarisi yapmaya devam edelim...Bu basligida silelim gitsin... :)
-
Sevgili Erdem,
senin şaka yollu yaptığın tespitler, doğru ama zaten "sancı" da burada...
senelerdir bunun için uğraşılıyor.
sözü edilen "ciddi" organizasyonlara, zaten "bizi" yakın zamana kadar almadıkları-almak istemedikleri için GeKo fikri ortaya çıktı...
bayağı bir geliştiği için ve bazı kişilerin büyük gayretleri, dil dökmeleri sayesinde GeKo veya amatör gezgin sınıfı fikri anlaşıldı...
dolayısıyla bu son dediklerini biz yapıyoruz zaten!
"yarışma" fikrine karşı değiliz, eski sistemde olmasına karşıydık! bu da zaten bizim GeKo vizyonumuzda-misyonumuzda büyük puntolu harflerle yazıyor...
alınganlık yapmana gerek yok...
eğer kabul görmüş vizyona-misyona karşı bir fikirle çıkarsan, gayet demokratik ortamda bu kadar serzenişte bulunulacağını öngörmen gerekirdi...
sevgiler
-
Mehmet'cim,
bayağı bir geliştiği için ve bazı kişilerin büyük gayretleri, dil dökmeleri sayesinde GeKo veya amatör gezgin sınıfı fikri anlaşıldı...
demişsin. Çok da haklısın.
İYK' da yanılmıyorsam bu eğilimle "Gezgin" sınıfını yarattı. Sınıfın adı bile GeKo kaynaklı.
Ama bizden fazla katılım olmuyor. İlk yarışta hakemler bana serzenişte bulunmuşlardı:
"Bu sınıfı sizin için açtık ama katılımınız beklediğimiz gibi değil." diye.
Buna ne diyorsun ?
Yarattığımız sonuçların arkasında yeterince durabiliyor muyuz acaba ?
TANER
-
Vizyona ve misyona karşı bir fikirle çıkmadım ki karşınıza.
Yarış takımı kuruyoruz dedim sadece.
Sayın Çelenoğlu (bu mesajdan sonrada aynı üslubla yazacak) yapamazsınız,edemezsiniz mesajını yapıştırı verdi mesajın ardına.
Ortada fol yok yumurta yok,GEKO yarış takımı kuracak diyen yok.
Ama vizyon misyon herkesin ağzında.
Cidden alınganlık değil bu.
-
Ama bizden fazla katılım olmuyor. İlk yarışta hakemler bana serzenişte bulunmuşlardı:
"Bu sınıfı sizin için açtık ama katılımınız beklediğimiz gibi değil." diye.
Buna ne diyorsun ?
Yarattığımız sonuçların arkasında yeterince durabiliyor muyuz acaba ?
Buradaki herkes İstanbul'lu veya yarışçı değil de ondandır belki 9kly3
-
Erdemcim,
Guzel konu, tekrar tebrikler.
Konuya donersek; J yacht turkiye temsilcisinin bir one design J80 filosu kurmak gibi bir projesi var. Dedigini gerceklestirmak icin guzel bir firsat olabilir. Bu filo yaris programindan bagimsiz kendi arasinda one design yarislari duzenleyecek.
-
Sevgili Taner,
Doğru söylüyorsun ama hakemlerin bence bir serzenişte bulunma durumları yok...
yani o yarışta kaç kişi katılmış? kaç senedir düzenleniyormuş? ve ilk açıkladıkları Gezgin sınıfına bizden kaç kişi iştirak etmiş?
bir de tabi olayı şu yönden değerlendirmek lazım
biz zaten kaç kişiyiz ki?
ama bu bir sistemdir...
eğer sen her sene sistemi değiştirmezsen, ve aramıda bu tür yarışlara katılmak isteyenler varsa, her sene artarak devam edecektir diye düşünüyorum...
bir de tespit, kendimden söyleleyim, ben şahsen Marmara ortasında ya da Ataköy açıklarında bir yerde, sosis rotada şamandıra etrafında dönüp durmaya pek hevesli değilim doğrusu...
ama Boğaz yarışı başka!
Malum dünyanın bu en güzel coğrafyasında yelken yapmanın-şimdilik-yarış dışında bir başka yolu yok...
sevgili Erdem,
söylediklerini ben şahsen anlayamadım...
anlayışsızlığım için beni bağışla...
ama ilk mesajının başlığı "yarış ekibi kuruyoruz" olunca, senelerdir sütten ağzı yanan bir dolu kişi-buna ben de dahilim-yoğurdu üfleme ihtiyacı duydu...
hele de zaten son dönemde "nasıl bir GeKo istediğimize" dair bir dolu soru işaretleri ortada dönüp dururken, panik olduk biraz...
yoksa ortada fol ya da yumurta olmasına değil itirazımız...
Orhan ağabey,
bu yarış konusu sadece Istanbul meselesi değil.
Bodrum'da da-siz belki katılmıyorsunuz ama-BAYK'ın düzenlediği çok ciddi bir yarış organizasyonu var...
hatta birçok ağabeyimiz-büyüğümüz ciddi şekilde katılıyor, dereceler alıyor, onları alkışlıyoruz kutluyoruz...
bunu da senelerdir, etliye sütlüye dokunmadan-Tantana ve Güven Koca örneğinde olduğu gibi-GeKo adına falan yapmıyorlar!
Ama hepsi GeKO ve biz onları seviyoruz )))
Umutcuğummm
...sana bişey diyemedim!
...düşünüyorum, bulursam birazdan yazarım)))
-
Sorunumuz şu sanırım; Bir fikir ortaya atıldığında birileri (belki ben de dahilim) kendi düşüncelerini genelleme yaparak ve mutlak doğru imiş gibi sunuyor.Geko'ların aynı zamanda birer birey olduğunu, kendi düşünceleri, istekleri, zevkleri olduğunu unutuyor.
Geko gezebilir, Geko ekip kurabilir, Geko yarışabilir, Geko kazanmak isteyebilir, Geko kazanabilir.. Bir Geko'ya yakışmayacak tek şey, sırf kazanmak uğruna etik olmayan davranışlar (yanlış beyandan tut, rakibi engellemeye varana kadar) segilemesidir. Gerçi bu tarz davranışları ben profesyonel yarışçılara dahi yakıştıramıyorum ya. Öyle sanıyorum ki sırf bu davranışlar nedeniyle yarışmak istemeyen çok Geko var. Geko'nun kuruluşunu ateşleyen neden de, Adnan korsanın diğer topikteki isyanının nedeni de bu tarz tavranışlar, yoksa 1. olup olamamak değil sanırım.
-
....
bir de tespit, kendimden söyleleyim, ben şahsen Marmara ortasında ya da Ataköy açıklarında bir yerde, sosis rotada şamandıra etrafında dönüp durmaya pek hevesli değilim doğrusu...
....
Kesinlikle doğru tespit.
Tanıdığım tüm GK'lar ben de dahil, sosis rota dan haz etmiyorlar.
Coğrafi rotalı yarışlar ise daha bize göre.
Belki bu yüzden İYK katılımları sınırlı oluyordur.
TANER
-
eeeeeeeeeeeee yarışıyozmu yoksa muyozmu ? sponsorum mahama 100 beygir yapcm dedi kaçırmıym...........
-
100 beygir yaparsan, sana yarış parkurunda soğuk bira atmayız ama )))
hem zaten kurallara aykırıymış ))) yeni öğrendim de ;)
-
Orhan ağabey,
bu yarış konusu sadece Istanbul meselesi değil.
Bodrum'da da-siz belki katılmıyorsunuz ama-BAYK'ın düzenlediği çok ciddi bir yarış organizasyonu var...
hatta birçok ağabeyimiz-büyüğümüz ciddi şekilde katılıyor, dereceler alıyor, onları alkışlıyoruz kutluyoruz...
bunu da senelerdir, etliye sütlüye dokunmadan-Tantana ve Güven Koca örneğinde olduğu gibi-GeKo adına falan yapmıyorlar!
Ama hepsi GeKO ve biz onları seviyoruz )))
BAYK'ı bilmezmiyim. Hafta sonları Ankara'dan yarışa gidenlerle aynı uçakta oluyoruz bazen. Uçakta içmeye başlamaları ve yaptıkları gürültü karşısında onlardan haberdar olmamak imkansız.
Bildiğim kadarıyla BAYK'ta Gezgin sınıfı yok henüz.
-
yiyeyim (yiiiiim) kuralı ben niye Geko yum o zaman Tepes Milfen reklamında şey etirecekler o anı (Gollük pas müthişti )
-
İYK'nın bu konuda alınganlık yapmasına bence hiç gerek yok. Yarış bir çok denizci için çekici bir şey değil. En çok ilgi çeken yarışlara bile 100 - 150 tekne katılıyor ve bu tekneler de hemen hemen hep aynı tekneler. Yani toplamda herhalde 200 - 250 tane tekne yarışçı. Bu grubun içinde şimdi gezgin denilen destek sınıfının da olduğunu unutmamak gerekir. binlerce teknenin marinalarda olduğnu düşünürsek bence İYK veya her kimse yarışa katılımların azlığın gezginlerde değil yarış sınıfında daha doğrusu kendilerinde aramalı.
Ararken de başka yerlerden örnek almalı. Örneğin Bodrum ahşap tekne yarışları, hakemli, kulüp desteğinde, federasyon onaylı yarışlar . Bu yarışlarda kimse IRC veya LOA formülü aramıyor. Demek ki kulüplerin şu ana kadar yarış için uyguladıkları kurallara (IRC vs) uygun yarışlar yapmak şart değil. Kulüpler bu konu üzerinde biraz düşünmek zahmetine katlansalar ve gezgin sınıfının taleplerini biraz daha fazla dikkate alsalar bu işi kolaylıkla becerirler. Destek sınıfından kesinlikle vazgeçmeye niyetli olmayan kulüplerin ilk direncini Ataköy'de düzenlenen bir yarışta kulübün de yardımı ile gezgin korsan kırmıştı. Sanırım Cumhuriyet Bayramı kutlama yarışı idi. Yarış ilan edildi, Gezgin Korsan da aynı etapta tekneler start aldıktan 1/2 saat sonra yarış düzenlediğini ilan etti. Kulüp düzenlediği yarışta destek sınıfı açmayacağını, isteyenin Gezgin Korsan yarışına katılabileceğini ilan etti. Şimdi ise yarışlar gezgin korsan kurallarına çok yakın kurallarla yapılıyor. Sadece kayıt mecburiyeti ve hakem var. Diğer kurallar neredeyse aynı. Hatta son Boğaz yarışında teknelerde balon kullanımını yasaklayan kural bile bir gezgin korsan kuralıdır.
Gezginler adına elde edilen bu başarılar küçümsenmemeli ama çok da büyütülmeli, Gezgin Korsan kulüplere böyle bir sınıfın var olduğunu ve kurallarını sınıfa uygun olarak değiştirmeleri gerektiğini öğretti. Bu konuda atılabilecek daha çok adım var. Kulüpleri gezginlerin de çoğunluğuna sahip olduğu yerler haline getirmek Gezgin Korsana düşer (Kulüplerin bu günkü misyonu denizci yetiştirmekten çok, banyo küvetine benzer teknelerde yelkenci yetiştirmek. Sadece yarışırlar, yarış bittiğinde de gelip teknelerini karaya çekerler. Bu çocukların hiç biri demir atmayı bilmez, motor olmadığı için motorla seyri bilmez, tüm hayatları varsa yoksa yelkendir. Gezgin Korsan ise denizciliği bir yaşam tarzı olarak benimser. Gerçi şu ara bu konuda pek bir hareketimiz. yok ama olmalı. Örneğin kulüpler sadece yarış düzenlerler. Hiç biri yarış dışında bir ralli veya gezi düzenlemeyi düşünmez Nadiren, bir tanesi düzenlese de genel anlayış bu değildir. Federasyon da bu yapıda kurulmuştur. Sanıyorum kulüplerin değerlendirmesinde faaliyet yerine sadece düzenlenen yarışlar dikkate alınıyor. Gezginlerin katılacağı bu tür faaliyetleri düzenlemek Gezgin Korsana kalıyor ama açıkçası biz de bu konuda çok başarılı değiliz. Yaza Merhaba diye bir etkinlik başlattık. Bunu kimseye duyurmadığmız gibi bu sene katılım da sanırım hiç olmadı.
Bugün marinada yatan teknelerin bir çoğuna tekne sahipleri teknelerinde oturup denize çıkmıyor veya (İstanbul için) adalara gidip dönüyür) Bunların bir kısmı sadece böyle yaşamaktan zevk alıyor olsa da bir kısmı da bilgi ve becerilerine güvenemedikleri için daha uzun mesafelere gitmiyorlar. Bir grup halinde seyahat düzenlendiğinde kendilerini güvende hissediyorlar. Bu tür turları düzenlemek ise sanırım bize düşüyor.
Erdem Korsan,
Geldiğimiz noktada, bir yarış takımı kurmanın hiç bir sakıncası yok. Ancak bu takım Gezgin Korsanı temsil etmemeli. Eğer bu konuda ilerleme sağlayacağına inanıyorsan ben de yardıma hazırım.
Yukarıda belirtiğim gibi Gezgin Korsan çabasını gezginlerin daha çok katılacağı aktivitelere yönlendirmeli. Belirli bir seviyeye geldiğimiz zaman (belki yapacak daha iyi bir işimiz kalmadığında) bir başka Erdem çıkar da "yarış takımı kuralım" derse çok daha fazla destek alabilir.
-
"Yaza Merhaba" etkinliği yapıldı, hemde kulüplerin bile yapmakta zorlanacağı bir organizasyon ve katılım ile.
http://www.gezginkorsan.org/forum/index.php/topic,5731.msg66997.html#msg66997
Yapılamayan ise "Yaşasın Yaz" etkinliği idi.
http://www.gezginkorsan.org/forum/index.php/topic,6994.msg89387.html#msg89387
Unutmamak gerekir ki, Geko'ların da aileleri,ailelerinin geçimini sağlamak için çalışmak zorunda oldukları bir işleri, benim gibi emekli olsalar dahi, eşleri, çocuklari, torunları, torbaları var. İki konu da, özellikle ikinci konu incelenirse, bir etkinliğin gerçekleşebilmesi için hangi engellerin aşıldığı,aşılması gerektiği, aşılamadığı görülecektir. Hiç kimsenin daha çok etkinlik yapılması için işini, eşini, çoluğunu, çocuğunu ikinci plana atmasını bekleyemeyiz.
-
Yaza Merhaba etkinliğine katılım olmadı demişsiniz,sanırım etkinlikleri karıştırdınız.
Yaza Merhaba 2009 ve 2010 da katılımda vardı, GEKO ruhuda.Bir tek siz yoktunuz.
Ayrıca yardım teklifiniz için çok teşekkür ederim.
Sevgiler...
-
Nerede o eski güzel günler diyecek kadar yaşlandı mı korsan alemi beyaw??.
Timuçin korsanın o yazısını buldum..Huzurlarınızda.. Unutanlar,ve ilk kez okumak isteyenler için..16/09/2006 Hürriyet...
"Deniz, geçen cumartesi günü birleştirici gücünü gösterdi. İnternet üzerinde haberleşerek Kalamış açıklarında toplanan farklı boylarda 22 yelkenli tekne Gezgin Korsan yarışmasına katıldı.
Düzenleyicilerinin adlarını istekleri üzerine sizlerle paylaşamayacağım ilk Gezgin Korsan yarışmasındaki bu yüksek katılım, internet kullanıcılığının gezi yatçıları arasında çok yaygın olduğunu göstermekle kalmadı, yatçılığın, yarışma hırsı dışında, daha keyifli ve eğlenceli olabileceğini, yelkenin yarış olmadığını da bir kez daha anımsattı.
Ben sportif yarışı ve yarışmayı çok sevmiyorum; itiraf ediyorum. Ortaokul, lise ve üniversite yıllarında yüzme, sutopu ve kros gibi ağır sporları ciddi olarak yapmama rağmen, kazanma hırsım olmadığını, sporun beni yorduğunu ve aslında yorulmaktan hiç hoşlanmadığımı fark ettiğim an, spor yapmayı bıraktım. İyi bir seyirci oldum ama İnönü’de bile çok önemli Beşiktaş maçlarını, kollarım bağlı, sakin bir şekilde seyrettiğim için, bir zamanlar epey takıldığım Kapalı’ya gidip Çarşı’nın gazabını üzerime çekmek istemem. Attığımız gollerde sesimi kısacak kadar bağırdığım görülmüştür ama... Neyse...
KORSAN EYLEM
Kaliforniya tarzı yaşamın okyanus aşıp İstanbul’a gelemediği, kendi kendimize güzel güzel yaşadığımız ve yaptıklarımız nedeniyle suçluluk duymamızın gerektiğini kafamıza kakan içimizdeki Kaliforniyalıların yanık yüzleri ve kaslı karınları ile her yerde karşımıza çıkmadığı, güzel, siyah-beyaz günlerdi 1970’ler. Sporu bırakış da o bırakış; kilolarımın en önemli nedeni bu. Anlayacağınız, herkesi her an suçlu hissettiren Kaliforniya yaşamına kafadan, ciddi ve ideolojik olarak karşıyım.
Gezgin Korsan yarışmasına Sanela teknesinin mürettebatı olarak katılmak üzere Fenerbahçe Setur Marina’ya gittiğimde, derler ya, içimde garip duygular vardı. Yine mi yarışacaktım? Sağıma soluma baktım, ceplerimi karıştırdım, hırsımı aradım bulamadım; yine yokları oynuyordu... Acaba Sanela’nın sahibi Áli San nasıl biriydi? İçimizdeki Kaliforniyalılardan mıydı? Deli gibi bir yarışçı olabilir miydi, kazanma hırsını bir rozet gibi yakasına takmışlardan mıydı? Eğer öyleyse nasıl anlaşacaktık? Ne yapacaktım?
Bugüne dek hep kulüplerin düzenlediği, sonuçları aylar, belki de yıllar geçse de kesinleşemeyen hep "geçici" kalan, protestoların havada uçuştuğu, protestocu ekiplerin ödül törenlerinde birbirlerine pis pis baktığı, önde geldiği iddia edilen yelken sporcularının bile resmi protestolarında rakiplerine küfür etmekten çekinmediği "resmi" yelken yarışları yerine ve sanki Türkiye Yelken Federasyonu’nun tüm yat yarışlarını tekeline alma hevesine inat, denizlerde "korsan" bir eylem yapılıyordu. Korsan tüm eylemler gibi Gezgin Korsan beni heyecanlandırıyordu çünkü Kalamış Koyu denizlerdeki sessiz çoğunluğun sesinin ne kadar çıkacağının ölçüleceği bir arenaya dönüşmüştü.
HAKEM YERİNE E-MAIL
İstanbul Yelken Kulübü’nün Altın Kilit Yarışları ile aynı gün ve benzer rotalarda yapılan Gezgin Korsan’ın başlangıç ve bitiş hatları belliydi ama bir hakem heyeti yoktu, katılanlar bitiş saatlerini e-mail ile Gezgin Korsan’a bildirecek ve sıralama bu beyanlara dayandırılacaktı, protestoya izin yoktu. Beyana inanmayan, karşısındakinden şüphelenmeye dayanan bir toplumsal kültürü yansıtan ve bu nedenle de sürekli söylentiler ve şikayetlerle çalkalanan sportif yelken aleminin tam tersi bir söylemle ortaya çıkanların ne yapabileceklerini merakla bekliyordum.
Saat 10.30 gibi koltuk halatlarını bırakıp, tonozu atıp Sanela ile marinadan ayrılırken, teknede iki kişiydik: Áli San ve ben. Küçük bir ekip; Áli, hırsını rozet yapanlardan değildi belli ki.
Kalamış Koyu tekne doluydu; ben 45-46 tekne saydım. Acaba bu teknelerin ne kadarı Altın Kilit’e katılacaktı; ne kadarı korsan eylem yapacaktı? Altın Kilit’e katılan kaslı tekneler 11’de tazılar gibi kopup gitti. Marina’dan hálá tekneler çıkıyordu. Biri yanaşıp, Gezgin Korsan’a nasıl kayıt olabiliriz, diye sordu ve biz de olmayan yetkimizi kullanıp onları anında kayıt ettik.
Anarşi Kalamış Koyu’na hákim olmuştu. Yarış sonunda bir Sahil Güvenlik helikopterinin Kalamış üzerinde uçmasını buna bağladım açıkçası.
TOP ATIŞIYLA BAŞLADI
Türkiye’de gezi yatçılığının duayenlerinden, Ataköy Marina Yat Kulübü’nün Komodoru Teoman Arsay ve teknesi MAT’ın Gezgin Korsan’ı izlemek için yola çıktığı öğrenildi. Topu yanında değildi ama yarışmayı başlatabilmek için karmaşık bir lojistik operasyonla top MAT’a ulaştırıldı. Doğrusu, yarışı top atışı ile başlatmaktı tabii; çünkü korsan dediğinin kulağı, top sesine alışık olmalı.
Gecikme... Olsun; Kalamış Koyu 11.30 yerine 11.39’da Teoman Arsay’ın topu ateşlemesiyle inledi, korsanlar yarışmaya başladı. Ama tazılar gibi değil; yavaş yavaş ve hatta ağır ağır. Taktik maktik hak getire... Altı metrelik teknelerle 12-13 metrelikler bir arada. Dişler sıkılı değil, gözler göstergelerde değil, ilerde rüzgar aramıyor, eller dümende ve yelken iskotalarında ama asıl parmaklar çalışıyor. Parmaklar deklanşörde ve Efes kutularının açma halkalarında pek aktif!
TAZILAR KORSAN MI OLDU?
Parkur belli; Kınalı’yı iskelede bırakıp etrafından dönüp geri gelmece... O sırada, Altın Kilit’e katılan tazılar ilk turu bitirip korsanların arasına düşünce, durumu bilmeyenler -ki ben onlardan biriyim- "Tazılar da korsan olmuş" demiş olabilirler. Ben dedim. Ama olmamışlar; yarışa devam ettiler.
Seyirde alkol almayan iki kişilik dev bir ekip olarak İstanbul açıklarında rüzgar aramayı sürdürdük. Gayet gevşek ve lákayt, yani kayıtsız bir yelken ekibi olduğumuza karar verdim sevinerek. Varmaktan değil, gitmekten hoşlanıyorduk ikimiz de. Sloganımızı da belirledik ve o slogan bu sayfanın başlığı oldu: "Sonuncuyuz, gururluyuz." Ama, sonuncu olmak için mücadele eden rakiplerimiz de varmış... O nedenle olamadık; yani başlık gerçeği yansıtmıyor. 11.39’da başladığımız yarışı 14.49’da tamamladık ve sondan ikinci olduk. Olsun; o da bir başarı!HEDEF: TÜRKİYE’DE GEZGİN KORSAN
Sanal organizasyonun sanal alemdeki tartışmaları da geniş oldu.
Etkinliğe katılanlar, fotoğraflarını birbirine gönderip, kaybetme öykülerini paylaştılar.
Yelkencilerin yaygın olarak izlediği tartışma forumlarında, Türkiye’deki gezi yelkencilerini İstanbul’daki bir öncü etkinlikle bir araya getirmeyi hedeflediği anlaşılan bu girişime büyük destek verildi. Marmaris ve Bodrum’dan tartışmaya katılanlar, aynı saatlerde denize çıktıklarını ve Gezgin Korsan’ı bölgelerinde gerçekleştirmek istediklerini belirttiler.
Gezgin Korsan organizatörleri, yıllardır yapılan resmi yarışlardaki katılım ile kıyaslandığında, yalnızca sanal ortamda yapılan davet ile 22 teknenin katılımının büyük bir başarı olduğunu belirtiyor. Bu başarının ardında da, kulüplerin seçkinci duruşunun etkin olduğunu vurguluyorlar.
Gezgin Korsan’ı eşzamanlı olarak tüm Türkiye denizlerinde düzenlemeyi düşünüyorlar.
-
askerden geliimm ben İstanbulda çalışıyor olursa ben ciddi ciddi varım bu işte,