0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #15 : Mayıs 07, 2019, 19:05:59 »
Recep ağbi, son zamanlarda eski kitaplar ilgimi çekmeye başladı. Verdiğim linkte piyasadan kalkmış, kütüphane çıkması vb kitaplar var. Bazıları ücretsiz indirilebiliyor, bazılarını ödünç alıp 14 gün okuyabiliyorsunuz. Yelkencilikle ilgili de çok sayıda eski kitap var.

Linkini verdiğim kitap, yalnız başına yelken seyri referans kitaplarının en eskilerinden biri olarak kabul ediliyor sanırım, bazı yeni kitaplarda atıfta bulunulduğunu gördüm. Ben okuyamadım henüz. Çoğu kişi için içinde işe yarar bilgi olmayabilir. Ben "basit, sade ve mümkün olduğunca bağımsız" olarak uzun yelken seyri konusunda bilgi edinmeye çalıştığım için ilgimi çekti. İçinde Enes reisin işine yarayacak bir şeyler olabilir diye düşündüm.
*

    Çevrimdışı Enes Save

  • * Gezgin Korsan
  • 604
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #16 : Mayıs 07, 2019, 19:49:53 »
Teşekkür ederim Günhan reis. İnceleyeceğim.
"Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Yine dene, yine yenil, daha iyi yenil."
Samuel Beckett
*

    Çevrimdışı Enes Save

  • * Gezgin Korsan
  • 604
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #17 : Mayıs 08, 2019, 13:00:39 »
"Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Yine dene, yine yenil, daha iyi yenil."
Samuel Beckett
*
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #18 : Mayıs 08, 2019, 13:44:52 »
Yardımcı gövde tek gibime geldi çiftleseniz daha iyi olmaz mı ?

Hatta uygun bir şekilde yapılırsa malzeme deposu olur .

*

    Çevrimdışı Enes Save

  • * Gezgin Korsan
  • 604
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #19 : Mayıs 08, 2019, 19:40:33 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Yardımcı gövde tek gibime geldi çiftleseniz daha iyi olmaz mı ?

Hatta uygun bir şekilde yapılırsa malzeme deposu olur .

Ne bakımdan daha iyi olabilir?
"Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Yine dene, yine yenil, daha iyi yenil."
Samuel Beckett
*

    Çevrimdışı Enes Save

  • * Gezgin Korsan
  • 604
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #20 : Mayıs 09, 2019, 08:29:59 »
Didim-Akbük

Demirledikten sonra demirin taramadığından emin olmak için biraz bekledim. Sonrasında deniz kayağına binip kanodan ayrıldım.

Karaya çıkmaya birkaç kulaçlık uzaklık kalmıştı ki dönüp kanoya şöyle bir baktığımda TCSG'nin küçük bir botunun kanoya yaklaştığını gördüm. Sanki kanoya şöyle bir baktılar. Bot tam ayrılacağı sırada  küreği havada sallayarak onlara kendimi farkettirdim ve yanlarına gittim. Bir sorun olup olmadığını sordum. Demir atmanın yasak olduğu söylendikten sonra ne zaman demir alacağım soruldu. O geceyi geçirdikten sonra sabah ayrılmak istediğimi söyleyince sorun olmayacağını söyleyip ayrıldılar. Ben de karaya çıkıp kısa bir süre alış veriş yapıp deniz kayağını bıraktığım yere döndüm, akşam olmasını bekledim.

Güneş batmadan az önce kanoya geri döndüm. Her zaman olduğu gibi matımı serip üzerine yattım ve uyku tulumunun fermuarını tamamen çekip uykuya hazırlandım.

Normalde kısa süre içinde uykuya dalarım. Bu konuda şöhretim iyidir. Ama öyle olmadı. Rüzgar önce bir süre kesildi; dalgalar ölü dalga haline gelmeye başladı. Sonrasında karadan denize esen yel çıktı. Ama yanlış açıdan! Öyle ki rüzgar kanoyu çevirince ölü dalgalar bordaya vurmaya, beni rahatsız edecek kadar kanoyu yandan sallamaya başladı.  Bu gece bitmez dedim. Kanonun kıçıyla kara arasındaki uzaklık elindeki halatların yetmeyeceği kadar uzakta olduğundan kıçı, dolayısıyla başı da sabitleyemeyecektim.

Aklıma iki sene önce Serçe limanında  geçirdiğim gece geldi.  Serçe limanında buna ek olarak gece boyu süren civarnalar esmişti.

Ya  dünya turu? Okyanus akıntılarına ters rüzgarların estiği durumlarda oluşan son derece rahatsız edici dalgaları henüz çalışmadım. Bu dalgalar şuna benzer ama daha büyüktürler. Rıhtıma çarpıp geri dönen dalgalara henüz çarpmamış dalgaların çarpması nedeniyle oluşan dik dalgalar. Ben bunu görsel olarak halay çekmeye benzettiğimden halay çeken dalgalar derim.

Kötü bir demirleme yeri seçimi beni alıp nerelere götürdü? Uyuyakalana kadar gece bu şekilde geçti.

Artık gece ne kadar dinlendiysem bilmiyorum, sabah yelini kaçıracak kadar da sersemlememişim. Ebabil yine suyun üstünde süzülmeye başlayınca kendime geldim. Rüzgar kesildiğinde hakim rüzgarı uygun açıdan yakalayabileceğim bir noktaya gelmiştim. .

Yapmam gereken tek şey rüzgarın esmesini beklemekti. Ama beklemedim. Başladım kürek çekmeye. Az da olsa ilerleyeceğiz ya!

Bu sefer kendimi boşuna yormuştum. Rüzgar çıkınca güzel, hızlı ve keyifli bir seyir başladı. O kadar ki istesem Güllük'e dönebilir veya Akbük'e gidebilirdim. Ebabil Akbük'e gitmek istiyormuş, üstüne konuşacak bir şey yok.

Rüzgar üstüne koydukça koydu, Ebabil dalgaların oluşturduğu kuzucuklar arasında keyifle ilerledi.

Akbük kaledranlarını geçince iskele tarafındaki açık ağızlı ve uzun koya yöneldim. Rüzgarın yönü değişince yelkeni geniş apazdan biraz apaza doğru getirdim. Ebabil uçuyooor!

Kulaklarım artık rüzgar sesini  duymuyor. Sadece dalgaların sesi...

Koyun dibine yaklaşırken kavança atmaya hazırlanıyorum. Kanoyu ağır ağır çeviriyorum. Gözlerim bumbada. Aniden dönüp bana çarpmaması için ona dikkat kesiliyorum. Saç tellerime kadar gerildim. Bumba yavaş olmasa da kabul edilir bir hızda dönüyor ve kıç ıstralyaya dayanıyor. Şimdi hızlı bir şekilde kıç ıstralyadaki fırdöndülü karabinayı çıkartıp boştaki diğer kıç ıstralyaya takmam, böylece yelkeni serbest bırakarak kavançayı tamamlamam gerekiyor.

Karabinayı açamıyorum! Istralyanın üstündeki yük benim kuvvetimi aşıyor. Hemen karaya bakıyorum. Kara yeterince uzakta. Durumu düzeltmek için  zamanım var. Bir kaç seçenek arasından en az zor geleni seçiyorum. Mizananın mandarını boşlayıp yelkeni indiriyorum. Yelkende yük kalmıyor. Ardından karabinayı çıkarıp diğer ıstralyaya takıyorum. Şimdi kürekle Ebabil'i doğru konuma getirip yelkeni yeniden basıyorum. Başardım!


Tekrar o güzel seyre geri dönüyorum.

Bir süre sonra Akbük'e yaklaşık yarım saat uzakta demirliyorum. Çünkü bir yelkenli benim yakınlarımda seyir halinde. Trafiğe girmek istemiyorum. Yelkenle istediğim yere gidebilsem de henüz o kadar beceri kazanmış hissetmiyorum.

Günden geri kalan güzel bir seyrin tatlı yorgunluğunun yanında kavança sorunuyla ilgili bir çok düşünce oluyor.
"Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Yine dene, yine yenil, daha iyi yenil."
Samuel Beckett
*
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #21 : Mayıs 09, 2019, 08:46:45 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Yardımcı gövde tek gibime geldi çiftleseniz daha iyi olmaz mı ?

Hatta uygun bir şekilde yapılırsa malzeme deposu olur .

Ne bakımdan daha iyi olabilir?

Her iki tarafta birer tane olursa daha güvenli olur düşüncesindeydim .

Sancağa yatma eğilimini destekler iskeleye olan eğilime aynı etkide olmaz .

Yapan hesabını yapmış gerekmiyor diyorsanız mesele yok  , bu işin mühendisi değilim .
*

    Çevrimdışı Enes Save

  • * Gezgin Korsan
  • 604
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #22 : Mayıs 09, 2019, 15:24:21 »
Çalışmalarımız sürüyor. Kanonun başı kıç, kıçı baş yapıbileceği için yardımcı gövde ister rüzgar altıda ister rüzgar üstünde konumlandırılarak kullanılabilir. Bu nedenle teorik olarak iki yardımcı gövdenin gerekli olduğunu düşünmüyorum. Dediğim gibi çalışmalarımız sürüyor. Bir şey dışında hiç bir şey kesin değil. O da kararlı olduğum.

Görüşleriniz için teşekkür ederim.
"Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Yine dene, yine yenil, daha iyi yenil."
Samuel Beckett
*

    Çevrimiçi Efe Sarıoğlu

  • * Gezgin Korsan
  • 328
    • Yaşadığı Şehir
  • Denizli
    • Sosyal Ağ Hesapları
    • Tekne Adı
  • S/Y Maiden
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #23 : Mayıs 10, 2019, 10:49:04 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Çalışmalarımız sürüyor. Kanonun başı kıç, kıçı baş yapıbileceği için yardımcı gövde ister rüzgar altıda ister rüzgar üstünde konumlandırılarak kullanılabilir. Bu nedenle teorik olarak iki yardımcı gövdenin gerekli olduğunu düşünmüyorum. Dediğim gibi çalışmalarımız sürüyor. Bir şey dışında hiç bir şey kesin değil. O da kararlı olduğum.

Görüşleriniz için teşekkür ederim.

Gövdenin başı kıç, kıçı baş yapılabilir ama aynı şey arma için de geçerli mi?  Orsa seyirinde sık tramola atmanız gereken durumlar olacaktır bu durumlarda her tramolada tekneyi 180 derece döndürmeyi mi planlıyorsunuz?
*

    Çevrimdışı Enes Save

  • * Gezgin Korsan
  • 604
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #24 : Mayıs 10, 2019, 12:37:57 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Çalışmalarımız sürüyor. Kanonun başı kıç, kıçı baş yapıbileceği için yardımcı gövde ister rüzgar altıda ister rüzgar üstünde konumlandırılarak kullanılabilir. Bu nedenle teorik olarak iki yardımcı gövdenin gerekli olduğunu düşünmüyorum. Dediğim gibi çalışmalarımız sürüyor. Bir şey dışında hiç bir şey kesin değil. O da kararlı olduğum.

Görüşleriniz için teşekkür ederim.

Gövdenin başı kıç, kıçı baş yapılabilir ama aynı şey arma için de geçerli mi?  Orsa seyirinde sık tramola atmanız gereken durumlar olacaktır bu durumlarda her tramolada tekneyi 180 derece döndürmeyi mi planlıyorsunuz?

Şu anki armayla belirttiğiniz koşullarda pratik değil. Okyanus seyirlerindeyse şu haliyle bir kere orsa şekli belirlendiğinde  bir kere ayar yeterlidir. Yani tramola yapılmayacaktır.

Şu anki arma tura çıkana kadar tamamen değişecek. Profesyonel malzemeler kullanılacak.

Bu haliyle çalışmaların yürütülmesinin nedenlerinden başlıcası sağlamlık ve direncin sınanmak istenmesidir.

Yoksa bu haliyle ülkemizi gezecek derecede uygun bir yelkenlidir.

Arma son halini aldığında belirttiğiniz tramola rahat olacaktır. Aslında onun adı tramola da değil "shunting"



"Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Yine dene, yine yenil, daha iyi yenil."
Samuel Beckett
*

    Çevrimdışı Enes Save

  • * Gezgin Korsan
  • 604
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #25 : Mayıs 10, 2019, 16:26:38 »
Mandarlar, iskotalar ve piyano 😊

« Son Düzenleme: Mayıs 10, 2019, 16:28:49 Gönderen: Enes Save »
"Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Yine dene, yine yenil, daha iyi yenil."
Samuel Beckett
*

    Çevrimdışı Enes Save

  • * Gezgin Korsan
  • 604
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #26 : Mayıs 11, 2019, 13:44:49 »
Akbük-Güllük
Akbük'te bir kaç gün geçirdim. Güllük'e dönüş zamanı geldi çattı. Akbük koyu uzunca bir koy. Eğer bir sonraki günü beklemek istemiyorsam sabah rüzgarı sona ermeden koydan   çıkmalıydım. Bu nedenle kullandığım yelken sayısını ikiye çıkarma kararını aldım.

Çok sığ bir yerde demirlediğimden salmaları ve dümeni takmak için kürekle biraz açıldım. Sonrasında onları yerlerine taktım ve yelkenleri açtım.

İkinci yelken biraz daha hızlı gitmemi sağladı. Yedekte çekmektense deniz kayağını kanonun üstüne koymuş olmak da bu farkı desteklemiş olmalıydı. Rüzgarı apazdan alıp sahil şeridinden çok da uzaklaşmadan keyifle seyretmeye başladım.

Seyir sırasında bir yandan etrafımı gözlerken diğer yandan dibin derinliğini kontrol ediyordum.

Böyle güzel güzel devam ederken  duymak istemediğim o sesi duydum. Ön taraftaki salmayı dipteki kaya vurmuşum. Sonradan yaptığım kontrolde sanırım süratli olmadığım için su kontrasından mamul salmamda büyük bir hasar olmadığını gördüm. Aklıma o meşhur deyiş geldi :

"Kaptanlar ikiye ayrılırlar. Salmasını dibe vurmuş veya salmasını henüz dibe vurmamış olanlar..."

Aldığım bu terfi beni son derece mutlu etti! Denize girdim. Kanoyu rahatlatıp biraz daha derine götürdükten sonra yeniden üstüne çıkıp seyri sürdürdüm.

Koydan çıkarken rotamı Didim'e uzak olan ikinci adaya çevirince rüzgarı geniş apazdan almaya  başladım. Anakaradaki Kaplankaya'yı iskele, adayı sancakta görünce kavança attım. Rüzgar sert olmadığı için zor olmadı. Bir de fırdöndülü karabinayı kavança öncesinde çıkarıp ıstralyayı elimle gergin tutmuş olmam sanırım iyi bir hareketti.

Bir süre öyle devam ettim. Kazıklı koyu açıklarında rüzgar durur gibi oldu. Kano durdu. Rüzgar bir kaç on saniye sonra yeniden başladığında oradaki bocalama nedeniyle zorunlu bir kavança atmıştım bile.

Çevreme bakındım. Güllük'e dönmeden önce üç rota vardı. Anakarayla balık çiftlikleri arasından, balık çiftliklerinin arasından veya balık çiftliklerini iskelede bırakıp yolu biraz uzatarak ama daha az riskli bir şekilde...

Balık çiftliklerinin arasından geçmeyi seçtim. Bu seçimi neden yaptığımı kendime hala soruyorum. Kendime yaptığım açıklamalardan ben bile tatmin olamadım. Riski en yüksek seçeneği yeğlemişim.

Kanoyu çiftliklerin arasındaki boşluğa yönlendirdim. Yaklaştıkça geriliyordum. Hipotez fabrikam yeniden çalışmaya başladı. Çiftlikler arasında en az bir gomina, yani yeterince güvenli boşluk vardı ama aralarından motorsuz geçmek çok zor görünüyordu. Bu arada rüzgarın hızı artmıştı. Peki yelken dikişi koparsa veya dümeni kaybedersen veya veya ...

Enes kendine gel, hiç bir şey olmayacak! Bugüne kadar diktiğin hiç bir yelken seyir anında parçalanmadı! Üstelik geçen sene tam iki buçuk ayı kanoyu dümenle değil de deniz kayağı küreğiyle idare etmeyi öğrenmek için geçirdin!

Koridora girdim. İskele ve sancaktaki çiftlikleri birer birer geçiyorum. Her şey yolunda sayılır. Rüzgar haricinde...Rüzgar sertleşti. Dalgaların üstünde kuzucuklar oynuyorlar.

Bir süre sonra kavança atma zamanı geliyor. Hazırım!

 Kavançayı atıp başımı kaldırdığımda...

BALIK ÇİFTLİĞİ!

Hemen palayı yönlendiren halatı tutup kanoyu normal rotasına geri getiriyorum. Sırtımdan aşağı doğru soğuk bir damla süzülüyor.

Çiftlik çalışanlarında bir bağırma, bir çağırma. Başımı onlara doğru çevirdiğimde tebrik nidaları olduğunu anlıyorum. Selam verip yoluma devam ediyorum. Selam olsun denizcinin halinden anlayanlara.

Bundan sonrası 4 şeritli ve hiç trafiğin olmadığı bir otobanda 70lerin Amerikan arabalarından biriyle gitmek gibiydi. Konforlu, güven verici. Arada bir ayı bacağı seyri yapma şansı da yüzüme güldü.

Sekiz saate yaklaşan seyirden sonra Güllük'e demir atmaya bir kaç dakika kalmıştı. Tereyağından ayarlamalıydım ki seyrin güzelliği tamamlansın. Ama öyle olmadı. Manevra sırasında kano erken durdu. Demir attım. Kalomanın tamamını kullandım. Koyun kayalık tarafına yarım gomina uzaklıktaki kanosuyla yine denizden aman dileyen bir kaptan. Çıpa taramamalı, halat kopmamalıydı. Çünkü parmağımı kaldıracak halim kalmamıştı.

Telefon sesi. Arayan Gülümser korsan. Her denizci adayının arayacağı bir arkadaş.
« Son Düzenleme: Mayıs 11, 2019, 13:45:54 Gönderen: Enes Save »
"Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Yine dene, yine yenil, daha iyi yenil."
Samuel Beckett
*

    Çevrimiçi Mustafa Elbaş

  • * Gezgin Korsan
  • 186
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Tekne Adı
  • SHELMA Viaport TUZLA
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #27 : Mayıs 11, 2019, 23:25:31 »
Keyifle ve gıpta ederek takip ediyorum. Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
S/Y SHELMA
*

    Çevrimdışı Aziz Eryavuz

  • * Gezgin Korsan
  • 940
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Tekne Adı
  • BAMBAM, BAKIRKÖY BALIKÇI BARINAĞI
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #28 : Mayıs 13, 2019, 10:45:19 »
Çok keyifli sizin yazdıklarınızı okumak Enes kardeşim
S/Y Bambam- Bakırköy
*
Ynt: Su Yolunu Buluyor
« Yanıtla #29 : Mayıs 13, 2019, 22:49:17 »
[emoji1319][emoji1319][emoji1319] harika. Heyecanla takipteyim...


Sent from my iPhone using Tapatalk
Siz planlar yaparken olup bitene "Hayat" denir... "Carpe Diem"

⛵⛵⛵