0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    H. A.

Ynt: Bir Denize düşme hikayesi
« Yanıtla #30 : Kasım 12, 2012, 22:48:46 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Zamamnında anlatmıştık "düşme" hikayelerimizi... )))

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Ama onlardan sonra daa bir o kadar mevzu konusu hadise daha oldu,
En sonuncusunu misal, Tayfun Güler nazik uslubuyla anlatmış...
"Düştük işte ya! Ne var bunda bu kadar gülecek?"  )))

Merem korsanım, demek kaptanların en güzel denize atlama maceraları üç yıl önce anlatılmış ondan bu sene anlatan yok. Müthiş güzel anlatımlar, bazılarını okurken gözlerimden yaş geldi, teşekkürler.
.
*

    Z. D.

Ynt: Bir Denize düşme hikayesi
« Yanıtla #31 : Kasım 13, 2012, 05:20:55 »
Fırtınada denize mürettebat düşürüp gözden kaybettinizmi ?

Allah göstermesin sizlere yaşadığımız anları

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
« Son Düzenleme: Kasım 13, 2012, 05:21:13 Gönderen: Zafer Dedeoğlu »


*

    H. A.

Ynt: Bir Denize düşme hikayesi
« Yanıtla #32 : Kasım 13, 2012, 14:03:34 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Zamamnında anlatmıştık "düşme" hikayelerimizi... )))

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Ama onlardan sonra daa bir o kadar mevzu konusu hadise daha oldu,
En sonuncusunu misal, Tayfun Güler nazik uslubuyla anlatmış...
"Düştük işte ya! Ne var bunda bu kadar gülecek?"  )))

Merem korsanım, demek kaptanların en güzel denize atlama maceraları üç yıl önce anlatılmış ondan bu sene anlatan yok. Müthiş güzel anlatımlar, bazılarını okurken gözlerimden yaş geldi, teşekkürler.
.

Gözlerimden yaşlar  gülmekten geldi. Çoktandır bu kadar gülmemiştim.

*

    M. D.

Ynt: Bir Denize düşme hikayesi
« Yanıtla #33 : Kasım 13, 2012, 22:30:14 »
Çok şükür şimdiye kadar elbiseyle denize atlama(!) durumunu hiç yaşamadım ama bir kış günü ramak kalmıştı....
2012'nin ilk haftalarından birinin sonu. Bizim küçücük HABBİT (kendileri 4.70 boyunda şirin kırmızı bir sandaldır ki bize alabildiğimizde transatlantik gibi görünmeyi başarıyordu) le balığa çıkacağız. Büyükdenizde gırgırın birinin iskeleye yanaştığını gördük. Tabii taze sardalya daha kaliteli yem demek. Hemen dümeni oraya kırdık. Ciğerci dükkanının önündeki kediler misali iskeleye tutunmuş bekleyen balıkçıların arasında yerimizi aldık ama tekne ile iskele arasındaki boy farkı deve-cüce misali... Ancak ayağa kalkıp uzanarak iskeleye tutunabiliyorum. Birden bizim sandal birden hareketlenmeye başladı. Ne oluyor demeye kalmadan ben ayaklarımla tekneye , ellerimle iskeleye takılmış bir köprü pozisyonunda çırpınmaya başladım. Ben tekneyi kendime çekiyorum ama o inadım inat gelmiyor. Son bir çabayla ne oluyor bu tekneye diye ünledim ve tekne söz dinleyip yaklaştı. sanırım 3 cm daha uzaklaşsa ben sabahın o saatinde esaslı bir soğuk duş almış olacaktım. Kurtulunca ne olduğu anlaşıldı. Meğerse bizim Bülent bana yardım etmeye kalkışmış. "Az daha yardım etseydin iş tamamdı." dedim.
Balıklarımızı aldık ve o anın komikliğiini hatırladıkça gözlerimizden yaş gelene kadar gülerek akşamı ettik... Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap. Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    H. A.

Ynt: Bir Denize düşme hikayesi
« Yanıtla #34 : Kasım 14, 2012, 18:08:35 »
Aylardan ocak.Zonguldak'ta istavrit tutmaya 4 arkadaş denize çıktık.Hava soğuk.Elbiseler kalın.Ayaklarımızda kışlık çizmeler.Tekne 6,70 balıkcı kayığı ve ben kıç üstünde ufak tabureye kurulmuş balık tutuyorum.Yeteri kadar balık tutulduğuna kanaat getirince balıkları ayıklayın diyorum.Arkadaş ayakta istavritleri ayıklayıp kafalarını denize,gövdelerini kovaya atıyor.Çekirdek yer gibi hızlı hemde.Fakat bir tanesinin kafası kovaya,gövdesi denize gidiyor.Anında hamle edip denizdeki istavriti almaya kalkmasın mı.
Ee taburedeki reis teknenin yatmasıyla birlikte cumburlop denize.Kalın elbiselerle birlikte hemde.Tekneye beni nasıl çekeceklerini bilemediler.O soğukta soyunup herkesten birer parça elbise alıp giyindim.
Fakat bir mil ötedeki limana varmadan benim deniz hikayem oraya varmıştı.Hala bir istavrit için denize atlamış reis olarak namım devam ediyor.

Gezgin Korsan Sosyal Medya Hesaplarını Takip Ediniz

               


*

    V. P.

Ynt: Bir Denize düşme hikayesi
« Yanıtla #35 : Mart 07, 2015, 02:39:36 »
Ben genelde paserelladan köpekler ile tekneye geçerken denize düşüyorum.. Masum bir düşme yani...
*

    İ. K.

Ynt: Bir Denize düşme hikayesi
« Yanıtla #36 : Mart 07, 2015, 14:07:44 »
   2012 kasımı arkadaşın davetiyle balığa çıktık. Iyi bir av oldu, kovada kalamat, mercanlar, biraz da kupes var. Kayığın yeri Mordoğan çarşı tarafındaki eski barınak ve kafenin önü. Neyse tekne yerine baştan kara oldu, karaya bağlı olan palamar halatlarını halkadan geçirip koç boynuzuna volta ettim ve kalktım palamarı çektim tekne kıyıya yaklaştı kovayı kıyıya bıraktım ve tekne açıldı. Inmek için halatı tekrar çektin fakat tekne kıyılamıyor. Arkadaşa seslendim
    - Demir halatını gevşeltte ineyim.
    - Bi dakka birader, şu balıkları toplayım.
    - Ulan kediler saldırıyo, halatı gevşet.
Halat elimde, ayaktayım. Mordoğanın sahil kedileri kovanın etrafında taarruza hazırlanıyor, bolıkları yağmalayacak. Veee! bir tanesi hamle yaptı. Halat sağ elimde, sol tarafıma hamle yaparak
    - Pissstt!
Tekne iskeleye yattı. Ben refleks olarak halatı çektim, tekne sancağa yattı veeee
     - Coooffffşşşşşşş.
Kafedekilerin şaşkın bakışları arasında denizdeyim...