Çok ara verdiğimin farkındayım..
Kusura bakmayın..
………………….
Kalamata'ya giderken..Sabah Reyhan uyurken halatları çözüp Neapoli’den ayrıldım.
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş Yap Yaklaşık 70 nm yolumuz var.
Henüz gün ışımamış, heryer karanlık, chartplotterdan takip ediyorum ama çevrede balıkçılar olabilir diye de endişeleniyorum.
Chartplotter ve elektroniklerin ışığı gözümü alıyor, nereden azaltılıyordu bu meret..
Demek ki yola çıkmadan önce bu ışık işi halledilecek.
İleride karşı dağların üzerinde şimşekler çakıyor, birden gökyüzü ağarıyor, sonra tekrar karanlığa gömülüyor, ürkütücü ama hayranlıkla izliyorum.
Kithira adasının kuzey ucundaki fenerde karanlıkta yanıp sönüyor, periyodunu saymaya çalışıyorum.
Elafonisis adası ile Kithira adası arasından geçtim, tan ağarmıştı zaten, bugün Mataban burnu geçilecek.
AIS den iskelemden geçen büyük tanker ve şilepleri takip ediyorum.
Mataban burnu ve yarımadası üzerinde yoğun bir bulutlanma, gri gökyüzü ve şimşekler çakıyor, gökgürültüleri bize kadar geliyor.
Hafif yağmur yağmaya başladı, rüzgar biraz arttı, yelkenleri küçülttüm, önümüzde giden tankerler sanki bir karanlığa giriyor ve kayboluyor, ne heyacanlı derken, o karanlık hızla bizi de içine çekti, rüzgar artmaya başladı ve hemen yelkenleri kapattım.
Bir anda rüzgar 50 knotlara çıktı, gözgözü görmüyor, yağmur kırbaç gibi yüzümde patlıyor. Reyhan uyanmış havuzluğa çıkmadan bana bakıyor, hemen ilk aklıma gelen elektronikleri kapat demek oldu. Motoru çalıştırıp, Rüzgara arkamızı verip, başıboş şekilde rüzgarın önünde nereye gittiğimizi görmeden bir süre gittik.
Vallahi ne diyeyim belki 5 dk belki 10 dk sürdü ama bana yıllar gibi geldi..
Ve başladığı gibi yağmurun şiddeti azaldı, onunla birlikte rüzgar hızla şiddetini azalttı ve geldiği gibi gitti..
Hava açıldı, biz tekrar rotamıza döndük..
İyi ki açık denizde başımıza geldi diye düşündüm..
Yoksa kayalara çıkmak işten bile değildi..
Kendi adımıza böylesi bir durumla ilk kez karşılaşmıştım ve çok korktum..
Matapan burnu’nu çok sakin bir havada geçtik.
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş Yap Burnu dönüp körfeze girince Limeni adında bir yerleşim yerine gidelim dedik.
Limeni koyuna girip, köyün plajının önüne kum zemine demirimizi attık. Bu gece kalalım diyoruz, karnımız aç, çay demledik ve bugün için Reyhan’ın dün akşamdan hazırladığı sandviçlerimizi yedik.
Ama öylesine güçlü soluganlar var ki.. Teknede ayakta durmak imkansız, hadi demir alalım ve hava kararmadan Kalamata Liman’a varalım dedik.
Hava yine açık, güneş ısıtıyor..
Biz böyle sohbet ede ede ve çevreyi izleyerek uzaktan da görünen Kalamata’ya doğru giderken, kapkara bir bulut geldi bize yetişti ve sabah yaşadığımız durumun aynısını tekrar yaşattı..
Şimşekler, yıldırımlar, gökgürültüleri, yoğun kırbaç gibi yağan yağmur ve 50 knot üzeri rüzgar..
Bu sefer Reyhan uyanık ve havuzlukta çok korktu, aynı gün içinde 2 kez benzer kaçakları yaşamak bizi çok yordu ve duygusal olarak da yıprattı.
Özellikle etrafı hiç görememek ve kapkara bir ortam çok ürkütücü..
Bu da 5-10 dk sürdü belki daha az ama gelin de bize sorun..
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş Yap Bulut tepemizden gidip, biz etrafı görebilmeye başlayınca rotamızdan oldukça sapmış olduğumuzu farkettik.
Kalamata’ya döndük, önce marinaya doğru gidelim dedik, baktık ki derinlikler çok tedirgin edici, vazgeçtik ve liman’a doğru döndük, büyük ve uzun mendireğin yeşil ve kırmızı ışıklı fenerlerinin arasından geçince dalgalar ufaldı, hava kararmıştı..
Derinlikleri kontrol ederek liman’ın şehir tarafına yöneldik, yağmur hala yağıyor.
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş Yap Rıhtımda kimsecikler yok, Reyhan elinde halatla tahmin edemiyeceğim bir çeviklikle kıyıya atlayıp hemen bir babaya volta ediverdi. Sonra benim verdiğim diğer halatı da bağladı.
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş Yap Nihayet 70 millik macera dolu seyrimiz güvenli bir limanda sonlanmıştı.
Deyim yerindeyse iç çamaşırlarımıza kadar ıslanmış, aç ve yorgunduk..
Teknede birer sıcak duş aldık, kuru kıyafetlerimizi giydik ve karşıdaki restoran’a gidip bişeyler yedik.
Tekneye döner dönmez yatıp uyuduk.