0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    A. K.

Bu işleri yapan çok güzel arkadaşlar var kendi teknesiyle hem gezdirip hem eğitim veriyo hirvattan çok ucuza tekne sahibi olmanıza yardımcı oluyo transfer yapıyo ve bunların hepsini çok makul ücretlerle yapıyo. Buda aylak aylak gezip cüzdanı kalın müşteri bekleyen marina farelerini rahatsız ediyor.
*

    M. E.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Yelken ve denizcilik konusunda eğitim alma ihtiyacım olduğunda ciddi bir araştırma yaptım ve kendimce bir yer belirledim. Ancak kurs baştan sona benim için bir hayal kırıklığı ile sonuçlandı. Kurs veren kişi 24 yaşında hiçbir eğiticilik nosyonu olmayan ancak gerekli tüm belgelere sahip çok iyi niyetli bir genç idi. Ama bu konuda tecrübesiz olduğunu düşünüyorum çünkü ilk kursum da hiçbir yeterlilik kazanmadan evime döndüm..
İstanbul' genel olarak çevremde ki insanlar da bu konuda şikayetçi idi.

Zaten zurnanın zırt dediği yer de burası.  Internet'te var, açın bakın YY1, YY2 ve YY3 kurs içeriklerine, derya deniz.  Yok, yok.  Eğitim programlarına bakıyoruz 2 saat teorik, 12 saat pratik, sonunda "öğretme garantili" bilmem ne.  Hadi ya!  Öyle olmaz.  Nasıl olur?  Maalesef yurtdışında İngiltere'de, Fransa'daki kurs programlarına ve sürelerine bakmak lazım.  Zaten bu sebeple Istanbul'da zamanı olmayanlara iş çıkışı ya da hafta sonu "kursumsu" işler yerine, güneyde haftalık programlar daha revaçta olmaya başladı, çoğu yabancı sertifika programlarına göre çalışıyor.  Çünkü kişi önce demirini güzel atabilmek istiyor, marinaya hatasız girebilmek istiyor.  Benim yakın bir arkadaşım yıllardır Bodrum'da yarışan bir bow-man. Harika iş çıkartıyor.  Sınıflarında her yıl ya birinci ya da ikinciler.  Bana bir gün dedi ki, ben bow-man'im, ama denizci değilim, demir atmayı bilmem.  İyi mi?  Ama doğru ve haklı da.  Bu işler farklı.  Denizciden yelkenci olur, yarış yelkencisinden denizci olmak zorunda değil. Bu da eğitime olumsuz yansıyor.  Çok uzattım, bağlayalım, TUYEP eğitim müfredatları içinde çok fazla denizcilik kapsamında eğitim var ve insanların da buna ihtiyaçları var.  Eğitim nosyonu içinde, öğretme bilinci ile ihtiyaç var.  Burada sıkıntı yaşadıklarında ya da beklediklerini bulamadıklarında başka kaynaklara yönelmeleri doğal.  Benim YY-bilmem ne sertifkam var, olmayanlar eğitim vermesin derseniz olmaz.  Neticede bir hizmet sektörü işi, rekabette "iyi" olmak lazım, arz'ı speküle ederek olmaz.

Vaktinizi alıyorum ama bir şey daha diyeyim.  Şimdi eğitim vermek istiyor tecrübeli bir arkadaşımız... İşimi doğru yapayım eğitici sertifikası alayım diyor.  TYF'nin akredite ettiği okullardan birisine gidiyor.  YY4 YY5 eğitici eğitimleri alacak.  Kim verecek?  En fazla YY5 sertifikalı bir arkadaşımız.  Dikkatinizi çekerim, işi öğretmeyecek, öğretmeyi öğretecek! Dahasını yazmayayım...

Bir şey daha.  TYF akredite okulların web sitelerine bakıyorum, bazılarında onlarca tekne.  Istanbul'da, Marmaris'te, Bodrum'da, Orhaniye'de, her yerde var, onlarca tekne.  Bavarialar, Beneteaular, ne istersen.  Bu pazar o kadar tekne yatırımını kaldırmaz kardeşim, ne ettin sen?  Yoo, bir şey etmedim, arkadaşların teknelerini sıkıştığımda kiralıyorum, hem gezi, hem eğitim, ortaya bir buçuk...  Geldik mi bu başlığın başında yazan vergi konularına.

Velhasıl... bu bir arz-talep meselesi ve yasalara göre iş yapmak gerekliliği.  Hem vergi kaçırmadan işi düzgün yapmak, hem de iyi denizciler, sıkı yelkenciler yetiştirmek.  Zor görünüyor.


*

    Ö. Ö.

Merem çok iyi yere parmak bastı,
Sanırım her konuda hep gelip dayandığımız nokta : EĞİTİM.

Burada YEREL bilgiyi/yöntemi/geleneği uluslararası programlara (keşfedilmiş amerikalar) adapte edebilmemiz önemli.

*

    Ö. Ö.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bu işleri yapan çok güzel arkadaşlar var kendi teknesiyle hem gezdirip hem eğitim veriyo hirvattan çok ucuza tekne sahibi olmanıza yardımcı oluyo transfer yapıyo ve bunların hepsini çok makul ücretlerle yapıyo. Buda aylak aylak gezip cüzdanı kalın müşteri bekleyen marina farelerini rahatsız ediyor.
Bu yücelttiğiniz muhteşem arkadaşlar YASADIŞI TİCARET YAPIYORLAR.
Arkadaşlık amatörlük adı altında KOMİSYON alıyorlar.
Ama kendilerine de yakışanı bu elbet.

Bu arada "MARİNA FARESİ" tanımınızı da o güzel arkadaşınıza geri götürün lütfen, buraya yakışmadı.
*

    P. E.

Eğer bir denizci kıt kanaat bir tekne almış ise, çok sevdiği denizden kopmamak için içi yana yana da olsa teknesini kiraladıysa, o teknenin boyunu açan masrafları için bir iki tur düzenlediyse, şahsen ben onun denizden kopmaması adına tercihimi ondan yana kullanırım..

Niye yıllarca USA bayrağında kaldık.. vergiden kaçmak için değilmi. Hangimiz masumuz bu konuda. Sıfır tekne aldığımız da neden ötv ve kdv den kaçmak için yabancı bayraklı teslim aldık teknelerimizi..

Bırakın insanlar teknelerini idame etmek için birazcık kusur işlesinler, kime ne zararı varki bunun..

Bu türde insanları  vergi kaçakçısı, şeklinde nitelemekten ziyade, denizden kopmamak için çaba sarfedenler olarak nitelemek isterim kendi adıma..

Herşey bitti bu insanlara takıldıysak söyleyecek birşey bulamıyorum..

Doğru bir uygulama mı... elbette değil, ama en azından, müşteri kaybeden yelken okullarından başka bir zararları yok kimseye..


*

    M. E.

Tartışma bana göre istenmeyen bir yere sürükleniyor...

Eğer kişileri veya farklı sektörlerdeki örnekleri gösterirsek bir yere varamayız.
Çünkü tezgahtan gözlük alıp çok memnun olan "müşteriler" olacağı gibi, birçok sertifikası ve tecrübesi olup ta memnun olmayan "öğrencileri" olan eğitmenler de şüphesiz vardır. Mesela BEN )))

Murat Erciyes korsan, sanırım TUYEP için bazı olumsuz duygularını dile getirmiş.
Tartışmamız budur!
Sistemi tartışacaksak, bu çok isabetlidir. Sonuna kadar varım...

Çünkü eğer bir sistem varsa, şüphesiz eksikleri vardır. Bunları tartışarak çözüm üretebiliriz.
Ama kişileri tartışarak bir yere varamayız.
Hele de konuyu seviyesiz aşağılama denemelerine indirgersek, sebebi ne olursa olsun, bundan ne denizciliğimiz ne de denizcilerimiz yarar görür. Toplumun diğer her kesimini esir etmiş kısır tartışmaları buraya taşıyarak, haklılığımızı ispat etmeye çalışmayalım lütfen!
« Son Düzenleme: Ağustos 25, 2017, 00:10:07 Gönderen: Mehmet Erem »
*

    Ö. Ö.

Çerçeveletip memleketin girişine asılabilir;
"...birazcık kusur işlesinler, kime ne zararı varki bunun.. "


*

    B. B.

Vergi kaçırmakla vergiden kaçınmak çok farklı şeylerdir.
Amerikan bayraklı tekne kullanmak vergiden kaçınmaktır ve %100 yasaldır
Kaçak çalışmak ise vergi kaçırmaktır ve yasal değildir.
*

    S. Ç.

Tekne ve denizden bahsediyoruz..

Öğrenmek ve güvenmek..hemde denizde..

Bu arada şahıs kadar ,tekneside önemli..o da güvenilir olmalı..

Teknem yeni..bilgim ve tecrübem az diyelim..

Vergi..fatura vs. deniz ve güvenlik için çok farklı bir kulvarda şimdilik..

Çok az zamanım var..param kıymetli..

Biri amatör,yıllardır tanıyorum..her şeyiyle güvenilir,bilgili..teknesi benimkine benziyor,istediği para dostça..

Diğeri..tanımıyorum,iyi diyorlar..İşi bu,o yüzden fiyatı daha yüksek,fatura kdv falan..istemesem..zorlamı veriyor,bilmiyorum..teknesi farklı..

Şimdi ben ne yapmalıyım..vatan yahut silistre mi.

*

    O. E.

Ben her hafta sonu iskelelerde en az 3 - 4 tekne görüyorum hem gezdiren hem öğreten bazen dört bazen beş kişi kızlı erkekli bazen karı koca ve çocukları daha evvelki seneleri bilmediğim için geçtiğimiz senelerde bu kadar fazla mıydı  bilmiyorum.
Bu işi kendi tekneleri ile  yapan arkadaşların legal yapanlardan ucuz olması doğal.Onların zorunlu giderleri Yok .
Fakat bu kanunsuz demiyelim ikinci arzı oluşmasına sebebiyet veren Kanuni acentalardır.
Piyasada isteyerek veya istemeyerek tüketici aleyhine fiyat ve arz derinliğini azaltırsanız yani 10 acentada 42 feet tekneyi hemen hemen aynı fiyata ve aynı depozito ile ve aynı gün şartı ile verirseniz  TÜKETİCİYİ BÜKERSENİZ hemen ikinci arz ortaya çıkar.
Ama işler iyi Dünya kadar İngiliz Alman var zaten o kadar tekne Yok .Sun mail böyle yapıyor bizde böyle yapalım  bitter şöyle yapıyor bizim neyimiz eksik .Aslında bu Tüketici aleyhine fiyat birliği kurmak  çok göz önünde bir sektör olsa veya şikayet olsa  REKABET KURUMUNA kadar gidecek iş
Ne oldu işler azaldı sun mail - bitter vs teknelerini dınk diye Hırvatistan'a Yunanistan'a yolladı onlara özenen 10 teknelik 20 teknelik Türk şirketleri kaldı Burada .
İşler hep böyle gitmez bizde bu deniz oldukça bizimkiler Yunanistan'a Alman İngiliz vs buraya gelmeye devam eder  Bitterler sun mailler geri döner umarım bizim Türk şirketleri daha akılcı pazarlama stratejileri geliştirir onları geçer.
O zaman onlar bizimkileri takip eder ...




*

    H. B.

Bir amatör denizcinin kendi teknesinde yasal olarak ve vergi mukellefi olarak egitim vermeye karar vermesi sonucunda izlemesi gereken prosedür tam olarak nedir? Demek istedigim yapilabilir birsey mi? Bazi durumlarda yasal mevzuata uymaya calismak icin insan ustu caba gerekir ondan soruyorum.
*

    P. E.

Mehmet Erem bey'e katılıyorum.

Bence burada asıl tartışılması gereken Türkiye'de bulunan denizciliğe ait mevcut eğitim ve denetleme sisteminin çarpıklığıdır.

Yıllardır internette yayınlanan 100 sorunun hepsini ezberlediğiniz de içinden çıkan 50 soruyu yanıtladığınız anda 24 metre tekne kullanacağınız bir sistemin içerisindeyiz. Hiçbir pratik sınavın içinde barınmadığı bir sınav sistemi bu.

Yan komşum ingiliz 34 feet bir tekne aldı. Haftalarca denize çıkmadan teknesinde oturdu. Neden diye sorduğumuz da ehliyetim yok dedi. Başvurduğunu ve beklediğini söyledi. Sonuç olarak İngiltereden iki kişi geldi ve açıldılar. 400 mil seyir yapmak zorundalarmış, seyir esnasında eğitim devam ediyormuş. Bu 400 mil sonunda eğiticiler belge almaya uygun olup olmadığına karar veriyorlarmış. Bizim komşu aldı.. Denizci bir ülkede ki durum bu..

Başının böyle olduğu bir sistem de aşağısının çok farklı olmadığını yaşadık ve gördüm..

Yelken eğitimi veren kurumların denetlenip denetlenmediğini bilmiyorum. Ancak bir çoğu eğitim kalitesinden çok kafa hesabı yaparak eğitim veriyorlar. 38 feet tekneye hoca hariç 6 kişi alıp eğitim kalitesini en başında teknede yaşamanın ızdırap edileceği bir hale getiriyorlar. Ben bunu bizzat yaşadım. Tatil amaçlı gelenler ile gerçekten eğitim almak için orada bulunanları bir araya getirmek en başından eğitimin fiyaskosu olarak karşımıza çıkıyor.

Birçok eğitici ise nitelik olarak ( kişilikleri hariç) oldukça vasat düzeyde karşımıza çıkıyor. Teknede bulunan bir kursiyerin hocanın gösterdiği faça yelken konusunda ki yanlışları düzelttiği bir kursa bile katıldım.

Evet bu bir ticari faaliyet. Ancak ticari kısmının eğitim kısmının önüne kesinlikle geçmemesi gerekiyor.

Eğitim verilen teknelerin durumuna girmiyorum bile. Hele aküleri bitmiş, redresörü arızalı buzdolabı devre dışı bir azimut 40 ile eğitim aldık ki ızdırap idi..

Kısacası, düzeltilmesi gereken birşeyler var bence, başta ADB olmak üzere, standarta bağlanmış, nitelikli eğiticiler tarafından verilen, sık sık denetlenen, en fazla 4 kişiye hitap eden, katılanların aynı seviyede olmasına dikkat edilen , denizci bir ülkeye yakışan bir eğitim sisteminin kurulması şart diye düşünüyorum.

( işini düzgün yapan kurumları tenzih ederim)

Umarım gerçekleşir
« Son Düzenleme: Ağustos 25, 2017, 01:27:23 Gönderen: Pınar Egemen »
*

    S. T.

stabil bir ekonomi,iş güvenliği,milli gelirin adil dagılmadıgı bir ülke de,
insanlar vergi de kaçıracaktır,kayıtsızda çalışacaktır,kaçak,göcek işte yapacaktır.
yasa koyucu ve yasa uygulayıcılar bilmiyormu bu durumu?
şunu söyliyeyim ''gülhane parkında ceviz ağaçı degiller''
herşeyin farkındalar,ama durumu zorluyamıyorlar..
bu ülke de 3 yılda bir ''vergi barışı'' ilan edilir,bir takım borçlar af edilir,taksite baglanır.
bankadan kredi çekip devlete borçlu kalmamak için vergisini ödeyenlerin günahı ne?
tarım,turizm,tekstil,insaat bunlar istihdamın en yüksek oldugu iş alanları,ve her türlü kaçak göçegin de beraberinde..batı karadenizdeyim,fındık üretiminin yogun oldugu ilçelerin birinde..
hiç mevsimlik işçilerin yaşam koşulunu gördünüzmü ,canlı gözlerle? anlatmaya dilim varmıyor..
özgür arkadaşın itirazınıda anlıyorum,özel bir durum..binlerce avro verip yat alıyorsun,bunun masraflarının bir kısmını çıkartmak için ,ucuza kiralıyorsun vb..refahı topluma yayamazsan,ekonomiyi kırılgan durumdan,stabil duruma geçiremezsen yukarda tartıştıgınız herşey olacak,ve devlette buna göz yumacak..refah ülkelerin de vergi kaçırmaya,kayıtsız iş yapmaya müsade edilmez,emdikleri süt burunlarından getirilir..yapanlar her zaman çıkar,ama bizim gibi ülkelere göre önemsenmeyecek sayıda olurlar..ağacı tartışıyoruz ama arka da orman var..
*

    H. Z.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bu işleri yapan çok güzel arkadaşlar var kendi teknesiyle hem gezdirip hem eğitim veriyo hirvattan çok ucuza tekne sahibi olmanıza yardımcı oluyo transfer yapıyo ve bunların hepsini çok makul ücretlerle yapıyo. Buda aylak aylak gezip cüzdanı kalın müşteri bekleyen marina farelerini rahatsız ediyor.

İşin Sigorta boyutunu düşünsenize, sigorta devreye girince zaten yasal boyut otomatikman devreye girer..

Fatura yok, yasal bişi yok gezdirip eğitim verirken bumbayı kafasına yedi müşteriniz, veya siz üç kuruş ucuza 'ben eğitim bilirim' diyen birinden eğitimi aldınız ve kafaya bumbayı yediniz.

Sigorta burada anında hasar ödemeyi reddeder.. Tekne ticari kullanılacaksa, eğitim için kullanılacaksa bu işin devlete karşı vergi mükellefiyeti çıkar. 'yok ben gezmeye gelmiştim, olay şöyle oldu böyle oldu' maalesef sizler bunları hayatınızda belki Allah esirgesin başınıza geldiğinizde ama sigorta şirketleri sabah kalkıp önlerine binlerce dosya yıkıldığında zaten görüyor. Zaten mağdur olan, canı yanan biri o an bunu düşünmez emin olun..

28 Yıllık sigorta hayatımda 'hayat sigorta parası için babasını damdan atan, annesini bıçaklayan, eniştesini dereye atan, arabasını yapan' neler gördüm. Haa, parayı alan oldu, ama koklatmayınca ihbar edeni daha çok gördüm.

O yüzden sevgili Aydın bey, inanın bana o olaylar, o dediğiniz kadar kolay değil.
« Son Düzenleme: Ağustos 25, 2017, 03:29:46 Gönderen: Hakan Zorlu »
*

    M. E.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
... Şimdi eğitim vermek istiyor tecrübeli bir arkadaşımız... İşimi doğru yapayım eğitici sertifikası alayım diyor.  TYF'nin akredite ettiği okullardan birisine gidiyor.  YY4 YY5 eğitici eğitimleri alacak.  Kim verecek?  En fazla YY5 sertifikalı bir arkadaşımız.  Dikkatinizi çekerim, işi öğretmeyecek, öğretmeyi öğretecek! Dahasını yazmayayım...

Dün gece yazdığım yazının bir bölümünde yukarıdaki kısma nazik bir düzeltme geldi.  YY5 eğitici eğitimini TUYEP sisteminde göre yine YY5 değil, YY7 seviyesinde bir eğitmen veriyormuş.  Düzeltme uyarısı için teşekkürler.