0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Erol Yapıcı korsanım şahsımdan bilgi istediği için durumu özetlemek istiyorum:Evet İdo'da uzun dönem bizim okul mezunları calışırdı.Tekel gibi bi şey olmuşlardı:-))Uzak yolda kaptanlık yapmış bilgi ve deneyiimi olanlar alınıyordu işe ve en az 3 ay bir stajyerlik dönemi rdından işe kbul ediliyorlrdı..Sonraları ise denizde az bi süre çalışmış ve denizin kara işletme alanında hizmet vermiş ve bu yolla ehliyetini Uzakyo Kaptanı olarak yükseltmiş kaptanlar da işe lınmaya başlandı.Son olarak İDO özelleşince daha ucuz personel çalıştırma yani personel giderini kısma yoluna gitti.Şimdi hiç denizde çalışmamış ama emekli olunca Uzak Yol Kaptanlığını otomatikman alma hakkı olan Albay emeklilerini çalıştırıyorlar..Bu deniz otobüsünde de kptan albay emeklisi. Deniz otobüsü şehir hatları vapurunun iskelesesinde seyir yaptığı için aşağı inen gemiyi görmemiş..Aşağı inen gemi ise normal sancak seyri ile Marmaraya ineceğine Üsküdara yakın iniyormuş.Denizde çalışıp ehliyetini Uzak yol kaptanlığına yükseltmiş asker arkadaşlar için lafım yok ama her emekli oln bu ehliyeti aldım diye bu sorumluluğu almasın bence..
Bu olayda hatası olan kişinin mesleki geçmişini bilmediğim için birşey söyleyemiyeceğim ancak DZZK lığından emekli subayları bu şekilde itham etmeniz hiç doğru değil.Hepimizin belli rütbelere özelliklede Alb lık rütbesine gelene kadar gemi komutanlığı dahil çeşitli branşlarda geçirdiği sürede hesaba katılrsa en az 15 senelik ciddi bir deniz tecrübesi vardır Harp gemilerinde seyir emniyetinin öneminide anlatmak çok gereksiz çünkü o gemilerde gemi hiç birzaman otomatik plota bağlanıp Köprü üstü bir kişinin sorumluluğuna bırakılmaz .Ayrıca Deniz Harp okulunda alınan eğitimin kalitesi hakkındada hiç bir şey söylemeye gerek bile yok.Bu Kazada sorumluluğu olan kaptanın kişisel hatasını, lütfen genelleme yapıp başka şeylere bağlamayalım merak ediyorum acaba İDO nun diğer deniz kazalarından sorumlu olan kaptanlar hangi okuldan mezundu
Evet, Aile geçindirmenin giderek zorlaştığı bir dünyada yaşıyoruz. Ama insan yaşamının sorumluluğunun üstlenildiği görevlerde çalışmaya talip olunurken, bunu başarmaya hazır olup olmadığını tartmak gerekmez mi?Diyelim ki kişinin deneyim ve bilgisi, böyle bir görev için uygun, ama o gün, o anda kişisel bir sorun nedeniyle kumanda etmekte güçlük yaşıyor; o bilgi ve deneyim nedeniyle kendi durumunu tartıp, köprüdekilerden birine sorumluluğu devretmesi gerekmez mi?Şöyle bir yorum haksızlık mı olur? Bu tür kazalarda boşvermişliğin rolü, deneyim/bilgi eksikliğinden daha fazla gibi görünüyor. Sorumluluk bilinci sanki en belirleyici unsur. Yoksa günde beş seferden 200 gün o tekneyi aynı rotada ve her tür koşulda kullanan biri, çok olağanüstü bir durum olmadıkça, böyle bir "temasa" izin vermez.Bu yorumla, iki günlük denizci olarak haddimi aşmış oluyorsam, tüm kaptanlardan özür dilerim.
İlker korsanım benim'de değindiğim nokta aynı Uğur kardeşimin değindiği nokta.Okul önemli değil..