Gezgin Korsan
Korsan Kıraathanesi => Güverte Sohbetleri => Konuyu başlatan: Mesut Tunga - Şubat 08, 2013, 20:22:50
-
Boğazda kuru yük gemisi ile deniz otobüsü (Yeditepe 1) çarpışmış. Umarım ciddi bir durum yoktur.
-
Mesut az önce televizyonda ben de gördüm. Şu an kızım Güzelyalı'dan Feribota bindi İstanbul'a gidiyor. (Allah'tan Yenikapı'ya)
-
Yaralilar var anlasilan
???
-
2 yaralı dediler.
-
4 yolcu 1 mürettebat
-
Klavuz kaptanı olmayan nehir tipi kuru yük gemisi deniz otobüsüne sancak kıç omuzluktan çarpmış suçlu kim olabilir acaba geçiş üstünlüğü yük gemisinde değil mi deniz otobüsü geçerim zannedip geçemedimi
-
Forum'da, başka bir başlık altında da yazdım:
Aslında ilk haber, "Kabataş İskelesi'nde deniz otobüsü ile tanker çarpıştı" şeklinde verildi; sanırsınız ki yoldan çıkan kamyon iskeledeki gemiye çarptı. Daha sonra önce deniz otobüsünün tankere çarptığı, sonra da tankerin deniz otobüsüne çarptığına dönüştü haber. Kıyı Emn. Gnl Md. de "temas vukubuldu" diyerek işi tatlıya bağladı.
Kazanın olmasından beş dakika sonra Karaköy'den hareket eden vapur ile Kadıköy'e geçiyordum; dalgalar Sarayburnu'na yaklaşırken bizi epeyi salladı. O anda, Sarayburnu'ndan içeri doğru girip Galata Köprüsü'ne doğru yönelen bir geminin yanından geçtik; aynı anda yanımızdan liman yönetimine ait gibi görünen bir tekne, suları yararak geçip gemiye doğru yöneldi ve geminin sancak bordasını aydınlatacak şekilde bir projektör ışığı yandığını gördüm.
İçimden, "bu geminin ya dümeni kilitlendi, ya da kaptan yolunun şaşırdı, birazdan duramayıp Galata Köprüsüne göbekten girecek" diye düşündüm.
Meğer daha önce bir "girme olayı" cereyan etmiş. Ama gördüğüm gemi bu kazaya karışan mıydı bilmiyorum.
Bu çarpma olayı, becerikli bir futbolcunun kendine zorla arkadan faul yaptırıp, penaltı durumu yaratmasına benziyor.
-
Klavuz kaptanı olmayan nehir tipi kuru yük gemisi deniz otobüsüne sancak kıç omuzluktan çarpmış suçlu kim olabilir acaba geçiş üstünlüğü yük gemisinde değil mi deniz otobüsü geçerim zannedip geçemedimi
Arkadan gelen (yetişen) gemi , önündeki geminin iskele veya sancağından onun rotasını bozmadan serbestçe gecebilir.
Geçmeyip sancak kıç omuzluktan vurması % 100 suçlu olmaktır.
-
Çarpışmadan önce deniz otobüsü gemiyi sancağında görmedi mi neden yol vermeyip dümen kabiliyeti zayıf olan ve transit belli rotasinda giden geminin önünden karşıya gecmeye çalıştı
-
Olduğu yerde 360 derece manevra yapabilen bir deniz otobüsününü 120 metre uzunluğundaki bir gemiyle çatışması takdire şayan bir olay.Nasıl becerebilmiş,ne maharetli kaptanmış?
Sadece inatlaşmadan sebep olabilecek kaza.
Deniz,deniz otobüslerinin gibi düşünüyorlar.
-
Kısaca beyinsizlik diyebiliriz...İstanbulu bunlara emanet edenler buyrun bakalım... >:(
-
Şimdili gözüken durum hatanın deni otobüsün de olduğu şeklinde.Adamın klavuz alma zorunluğu yok.Klavuz alması sadece tavsiye niteliğinde..Deniz otobüsü gemiyi sancağında görüyor yol vermesi gerekir di.Ya .Nasıl olsa ben hızlıyım geçerim düşüncesiyle hareket etti kaptan veya aşağı inen geminin kıçında başka bir gemi vardı ondan çekindi...Her iki durumda da ben hızlıyım ve manevra kabiliyetim yüksek mantığı var..Doğru olanı yol kesip diğer gemiler geçinceye kadar beklemesiydi..Bunlar keşke olsaydı varsayımı ama başka bir gerçek daha var ki o da kalifiye eleman yerine torpilli eleman geerçeği...
-
Transit gemi için klavuz alma tavsiye niteliğinde demek istedim..Yani boğazdan transit geçen gemiler klavuz almak zorunda değil..
-
Boğazdan transit geçiş yapan, daha doğrusu kanal boyunca seyreden gemilerin geçiş üstünlüğü vardır. Kanalı enine katedecek geminin, diğer gemiyi iskele ya da sancağında gördüğüne bakmadan yol vermesi gerekir. Kural bu. Kural bu da kim bu kurala uyuyor orası ayrı.
Kanımca deniz otobüsünün kaptanı hızına güvenerek önünden geçmeye çalıştı. Gelmiş geçmiş olsun, bir daha da uğramasın. Yaralılara da acil şifalar dilerim.
-
...
Kanımca deniz otobüsünün kaptanı hızına güvenerek önünden geçmeye çalıştı.
Aynen öyle olmuş...
http://eko.bz/E5D1X9S (http://eko.bz/E5D1X9S)
-
Yeditepe deniz otobüsünün karıştığı kazanın detayları ekdeki Türksail sitesindedir.Anlaşıldığına göre Yeditepe %100 hatalı gözüküyor.İDO kaptanlarını biraz daha dikkatli seçse iyi olacak gibi. Bu kaçıncı kaza hepsi ucuz atlatıldı diye hiç bir önlem alınmıyor. Ben görevim icabı sayısız kere boğaz geçişi yaptım ve her seferinde en kortuğum vasıtalar eski ismi ile şehir hatları vapurları ve Üsküdar- Beşiktaş dolmuş motorları idi hepsi nedense Boğaza giren ve çıkan gemilerin önünden atlamaya çalışır ve o koca gemilerin bu dar alanda manevra imkanlarının ne kadar kısıtlı olduğunu düşünmez özelliklede gece bu iş tam bir fecaat halini alır.Tanrı daha vahimlerinden saklasın
http://www.turksail.com/index.php?option=com_content&view=article&id=9571:ucuz-diye-diye-faciaya-davetiye&catid=39:genel-haberler&Itemid=66 (http://www.turksail.com/index.php?option=com_content&view=article&id=9571:ucuz-diye-diye-faciaya-davetiye&catid=39:genel-haberler&Itemid=66)
-
Konu şurada konuşuluyordu: http://www.gezginkorsan.org/forum/index.php?topic=14428.0 (http://www.gezginkorsan.org/forum/index.php?topic=14428.0)
Her açılan konuyu 7/24 gözetleyen sevgili moderasyon (yönetim) abilerim birleştirilerse, konu fazlalığı olmaz
-
Mesleki beceri ile dinsel beceri.......
-
İdo feribotlarının sık sık kaza yapmaları veya kaza atlatmış olmaları düşünüldüğünde kaptanlarının nasıl seçilmiş olabileceği takılıyor insanın kafasına 9kly3 9kly3 9kly3 9kly3 9kly3 9kly3
Canım ülkemin her işine iltimas bulaştıran anlayışının duvara toslamasıdır bu >:( >:( >:( >:( >:( >:(
Artık ne desek boşşşşşşşşşşşşşşşş &+^^ &+^^ &+^^
-
Konu şurada konuşuluyordu: http://www.gezginkorsan.org/forum/index.php?topic=14428.0 (http://www.gezginkorsan.org/forum/index.php?topic=14428.0)
Her açılan konuyu 7/24 gözetleyen sevgili moderasyon (yönetim) abilerim birleştirilerse, konu fazlalığı olmaz
Haklısınız Mesut korsanım konunun daha önce dile getirildiği gözümden kaçmış onun için ayrı bir konu gibi oldu :) :)
-
Mesleki beceri ile dinsel beceri.......
1w5ey8 1w5ey8
-
Hurriyet.com da da biri "arkadan carptiysa 8de 8 sucludur diye yorum yapmis :o
-
Hurriyet.com da da biri "arkadan carptiysa 8de 8 sucludur diye yorum yapmis :o
Bari birde trafik polisi çağırıp kaza tutanağı tutsalarmış ;??^+%%
-
Yazin aile buyuklerimizi alip bir poyrazkoy yapalim dedik.Donerken Cengelkoy onlerinde tam gemi yolu ortasinda balikci motoryat bozmasi bir teknedeki insanlar 6-7kisi denizde yuzuyorlardi.Devasa bir gemi kornasina basiyor hem de defalarca adamlar umursamiyorlardi.Mesafe gercekten cok kisalmisti.Son anda tekneye cikip bir anda gaz verip kurtuldular.
Milletide boyle deniz otobusu kaptanida.
-
Şu konuda beni aydınlatabilir misiniz?
Deniz otobüsünün kaptan köşkünde bir tek kişi mi vardır?
Terminolojiyi ve tekne yönetimlerindeki yetki paylaşımını bilmiyorum ama, eğer 2. kaptan ya da "çarkçıbaşı" gibi bir görevli daha varsa -ki yolcu güvenliği açısından herhalde olmalı- bu görevlinin kaptanı uyarması gerekmez mi? Bu tekne ne kadar hızlı gitse bir uçak hızında değil, yük gemisinin yaklaşmakta olduğunu elbet görüyorlar; köşkteki iki sorumlu kendi aralarında bahis oynamadılarsa ya da inatlaşmadılarsa, 15-20 saniyede birbirlerini uyarıp doğru bir manevra yapamazlar mıydı?
-
Harem' deki balıkçı barınağına uğramıştım bir gün, hem bir çay içeyim hem de "tekne alsam oraya bağlayabilirmiyim acaba?" nın cevabını araştırırım diye.
Balıkçılardan biri denizcilik-teknecilik-balıkçılık konuşulurken şunu anlattı;
"Adam tutmuş gemi yolunun tam ortasında oltayı sallandırmış avlanıyor, yukardan 300 metre dev gibi tanker koparmış geliyor, bu yolunda... Ne yapsın adamcağız, asılıyor düdüğe, "Vuuuuuuuuuuuuuuuuttttt"(sesi de taklit ediyor :D), bizimki istifini bozmuyor, ayağa kalkıp eliyle işaret ediyor koca gemiye, AÇIK GEÇ diye"
Güzel memleketimin güzel insanı :(
Güven korsanım, Yedi tepe ve benzeri deniz otobüslerinin köprü üstünde yan yana 3 koltuk olur; Başmühendis(çarkçıbaşı), serdümen ve kaptan koltukları. Daha üst modellerde başmühendis koltuğu 2. sırada tek olur. Gemiyi genelde kaptan kullanır, nadiren o da Çınarcık, Bandırma Avşa gibi dış seferlerde serdümene bırakır dümeni. Serdümen de aslında gemide görevli iki gemiciden biridir.Çoğunlukla yukarda iki kişidirler; Başmühendis ve Kaptan. Başmühendis de genelde önündeki ekranlardan makineleri kontrol ettiğinden tüm yol kontrolü kaptandadır. Sonuçta bildiğiniz gibi gemiyi gemici de kullansa çaycı da kullansa tüm sorumluluk kaptandadır.
-
Güven Korsan,
Keşke açıklansa da bilebilsek:
1- O deniz otobüsünü kullanan kişi "kaptan" mıdır? Nereden almıştır bu ünvanı? Ne kadar iş deneyimi vardır?
Bir kaptanın "Çatışmayı Önleme" davranışı içgüdüseldir. Hiç bir kaptan o bu olaydaki büyük teknenin önünden geçmez. Forumda da olan gerçek kaptanlara soralım, hepsi içgüdüsel olarak çatışmayı önler.
2- AIS var artık AIS! Bu cihazlar zorunlu olarak her iki gemide de var açık. Ve bu cihazlar bangır bangır çatışmayı öngörüp bağırmışlardır. Hem teknelerde hem de trafiği izleyen istasyonlarda çarpışmanın öncesinde uyarı sinyalleri çalmıştır.
3- Tüm boğazda kıyıdan gemiler radarla takip ediliyor.
4- Telsiz konuşmaları ve Kanal 16 dinleniyor, kayıt ediliyor.
Sonuç olarak olayın olduğu andan 10 dk. sonra ne oldu, hangi gemi hangi rotadaydı, hızları nasıldı, hangi manevraları yaptılar, telsizde ne konuştular incelenip gerçek açığa çıkabilir.
Ama bu ülkede ne habercisi haberci, ne yetkilisi yetkili. Olaydan 1 saat sonra bile TV'de canlı yayın yapan kanallarda kaza yapan geminin ismi, yaralı sayısı, ne olduğu bilinmiyordu. Tek bilinen olayın denizde gerçekleştiği ve iki geminin birbirine temas ettiğiydi. Kaza yapan deniz otobüsünü bile bulamadılar İstanbul'un göbeğinde. >:(
-
1- O deniz otobüsünü kullanan kişi "kaptan" mıdır? Nereden almıştır bu ünvanı? Ne kadar iş deneyimi vardır?
.....
2- ...
3- ...
4- Telsiz konuşmaları ve Kanal 16 dinleniyor, kayıt ediliyor.
...
1- Kaptandır kaptan. İDO'dakiler ayrıca uzakyol kaptanıdır. Ünvanlarını 80' öncesi mezunsa Yüksek Denizcilik Okulu 80' sonrası mezunsa İTÜ Denizcilik Fakültesi Güverte bölümlerinden mezun olarak almışlardır. Deneyim konusu muallakta. Eskiden süvari-uzakyol kaptanı (yanlış tanımla I. Kaptan) ünvanını almak çok uzun yıllar sürerken şimdilerde 3-5 yılda süvari olunuyor. Adnan kaptanım korsanım çok daha ayrıntılı bilgi verebilir.
.
.
4- Şüpheli? Ben hiç tanık olmadım. Genelde sadece kendilerine ait özel kanalı kullanırlar. Ama çok da iddiacı olmayayım, hızlı geçtiği için kendisine annesinin hatırını soran kişiye "Ayıp olmuyor mu?" diye cevap verildiğini de duymuşluğum var Dak/Sar telsizinden. Gerçi cevap veren İDO kaptanımıydı başka denizcimiydi emin değilim. Bir keresinde de deniz taksi şoförünün ana-avrat düz gittiği küfüre o otobüs şöffeeerr :P inin hiç cevap vermemiş olması 16. kanalı dinlemediklerine işaret olabilir.
(İDO'da çalışan çarkçıbaşı bir ağabeyimin sayesinde-adını verip kaptandan izin isteyerek- İstanbul-Bandırma-İstanbul seferlerimin çoğunu köprüüstünde yaptım.Bahsettiklerim, bu gözlemlere, kaptanlarla ve başmühendislerle sohbetlere ve de çarkçıbaşı ağabeyimden edinilen bilgilere dayanmaktadır..Az buçuk ukâlâlık etme hakkım var yani ;D)
-
Yok artık! 16. Kanalı dinlemeyen deniz otobüsü olabilir mi? ???
Gerçi benim bahsettiğim yer istasyonlarının dinlediğiydi.
-
Tüm IDO ve Dolmuş motoru kaptanlarını özellikle gece vakti boğaz geçişi yapan büyük bir geminin Köprüüstüne koyalım ve önlerine yollarını kesip geçmek isteyen irili ufaklı bir sürü deniz araçları çıkaralımki stres ne imiş anlasınlar :D :D
-
Erol Yapıcı korsanım şahsımdan bilgi istediği için durumu özetlemek istiyorum:
Evet İdo'da uzun dönem bizim okul mezunları calışırdı.Tekel gibi bi şey olmuşlardı:-))
Uzak yolda kaptanlık yapmış bilgi ve deneyiimi olanlar alınıyordu işe ve en az 3 ay bir stajyerlik dönemi rdından işe kbul ediliyorlrdı..Sonraları ise denizde az bi süre çalışmış ve denizin kara işletme alanında hizmet vermiş ve bu yolla ehliyetini Uzakyo Kaptanı olarak yükseltmiş kaptanlar da işe lınmaya başlandı.Son olarak İDO özelleşince daha ucuz personel çalıştırma yani personel giderini kısma yoluna gitti.
Şimdi hiç denizde çalışmamış ama emekli olunca Uzak Yol Kaptanlığını otomatikman alma hakkı olan Albay emeklilerini çalıştırıyorlar..Bu deniz otobüsünde de kptan albay emeklisi. Deniz otobüsü şehir hatları vapurunun iskelesesinde seyir yaptığı için aşağı inen gemiyi görmemiş..
Aşağı inen gemi ise normal sancak seyri ile Marmaraya ineceğine Üsküdara yakın iniyormuş.
Denizde çalışıp ehliyetini Uzak yol kaptanlığına yükseltmiş asker arkadaşlar için lafım yok ama her emekli oln bu ehliyeti aldım diye bu sorumluluğu almasın bence..
-
Erol Yapıcı korsanım şahsımdan bilgi istediği için durumu özetlemek istiyorum:
Evet İdo'da uzun dönem bizim okul mezunları calışırdı.Tekel gibi bi şey olmuşlardı:-))
Uzak yolda kaptanlık yapmış bilgi ve deneyiimi olanlar alınıyordu işe ve en az 3 ay bir stajyerlik dönemi rdından işe kbul ediliyorlrdı..Sonraları ise denizde az bi süre çalışmış ve denizin kara işletme alanında hizmet vermiş ve bu yolla ehliyetini Uzakyo Kaptanı olarak yükseltmiş kaptanlar da işe lınmaya başlandı.Son olarak İDO özelleşince daha ucuz personel çalıştırma yani personel giderini kısma yoluna gitti.
Şimdi hiç denizde çalışmamış ama emekli olunca Uzak Yol Kaptanlığını otomatikman alma hakkı olan Albay emeklilerini çalıştırıyorlar..Bu deniz otobüsünde de kptan albay emeklisi. Deniz otobüsü şehir hatları vapurunun iskelesesinde seyir yaptığı için aşağı inen gemiyi görmemiş..
Aşağı inen gemi ise normal sancak seyri ile Marmaraya ineceğine Üsküdara yakın iniyormuş.
Denizde çalışıp ehliyetini Uzak yol kaptanlığına yükseltmiş asker arkadaşlar için lafım yok ama her emekli oln bu ehliyeti aldım diye bu sorumluluğu almasın bence..
Adnan Abi
Genç yaşta Dz KK dan ayrılan biri olarak yukarıdaki sözlerine kesinlikle katılıyorum. Sivil Bahriye'de Uzak yol Kaptanı olacak kişinin her kademeyi sindirerek geçmesi gerekiyor . Bu meslek hata affetmeyen bir yapıya sahip merdivenleri 3 er beşer atlayamazsınız
Ayrıca kendini devamlı geliştiren bir yapısı var bu işten bir koptunuz yakalamkta bocalayabilirsiniz.
O açıdan asker kökenli ve albaylıktan ayrılan meslektaşlarımıza bize geldiklerinde bu durumu anlatıyor ve zorunlu oryantasyona ( kısa donem alt kademelerde) çalıştırıyoruz
Yeni çıkan yasa gereği Dz KK dan ayrılanlar Uzakyol kaptanı hemen olamayacaklar sınav sonrası bu ehliyete geçebilecekler
Kaza konusuna gelince uyulması gereken çatışma önleme tüzüğü hatası :(
Allah'tan az yolcu varmış
-
Bu olayda hatası olan kişinin mesleki geçmişini bilmediğim için birşey söyleyemiyeceğim ancak DZZK lığından emekli subayları bu şekilde itham etmeniz hiç doğru değil.Hepimizin belli rütbelere özelliklede Alb lık rütbesine gelene kadar gemi komutanlığı dahil çeşitli branşlarda geçirdiği sürede hesaba katılrsa en az 15 senelik ciddi bir deniz tecrübesi vardır Harp gemilerinde seyir emniyetinin öneminide anlatmak çok gereksiz çünkü o gemilerde gemi hiç birzaman otomatik plota bağlanıp Köprü üstü bir kişinin sorumluluğuna bırakılmaz .Ayrıca Deniz Harp okulunda alınan eğitimin kalitesi hakkındada hiç bir şey söylemeye gerek bile yok.Bu Kazada sorumluluğu olan kaptanın kişisel hatasını, lütfen genelleme yapıp başka şeylere bağlamayalım merak ediyorum acaba İDO nun diğer deniz kazalarından sorumlu olan kaptanlar hangi okuldan mezundu
-
Bu olayda hatası olan kişinin mesleki geçmişini bilmediğim için birşey söyleyemiyeceğim ancak DZZK lığından emekli subayları bu şekilde itham etmeniz hiç doğru değil.Hepimizin belli rütbelere özelliklede Alb lık rütbesine gelene kadar gemi komutanlığı dahil çeşitli branşlarda geçirdiği sürede hesaba katılrsa en az 15 senelik ciddi bir deniz tecrübesi vardır Harp gemilerinde seyir emniyetinin öneminide anlatmak çok gereksiz çünkü o gemilerde gemi hiç birzaman otomatik plota bağlanıp Köprü üstü bir kişinin sorumluluğuna bırakılmaz .Ayrıca Deniz Harp okulunda alınan eğitimin kalitesi hakkındada hiç bir şey söylemeye gerek bile yok.Bu Kazada sorumluluğu olan kaptanın kişisel hatasını, lütfen genelleme yapıp başka şeylere bağlamayalım merak ediyorum acaba İDO nun diğer deniz kazalarından sorumlu olan kaptanlar hangi okuldan mezundu
Ilker Abi
Sözüm Dz KK mensubu olanlarla ilgili değil ucuz adam çalıştırma politikası nedeniyle IDO yönetimine dir.
Şu anki Dz KK dan emekli olan arkadaşlarımı gördüğüm kadarıyla uzun zamandır ( min 5 sene ) denize çıkmayanların veya ikmal subayı gibi karada görevini devam ettirmiş olanların dışarıdaki hayat şartları veya çocuklarının eğitimi nedeniyle İDO gibi evinden fazla ayrılmadan rahat yapacakları bir yol seçmeleridir. Bu seçim gayet doğru ve seçilebilir yoldur ama bu kişi birçok yolcu Emniyeti'ni gerektiren ve istanbul deniz trafiği keşmekeşliğinde zor ve seçilmesi iddialı bir iştir. Sizinde bildiğiniz gibi önce kargo gemilerinde pişmek daha sonra geçmek en doğru olanıdır.
-
Bu konuda haklısın sevgili Uğur korsanım hayatında hiç denize çıkmamış ikmal subaylığı veyahut sağlık nedeni ile kara görevlerinde bulunmuş kişilere bencede bukadar kolay ehliyet verilmemeli veyahut belli bir deniz tecrübesinden sonra Kaptanlık görevi verilmeli
:) :)
-
İlker korsanım benim'de değindiğim nokta aynı Uğur kardeşimin değindiği nokta.Okul önemli değil..
-
Her iki tarafa da geçmişl olsun diyoruz. Deniz bu, ayrıca trafiğin çok yoğun olduğu bir bölge. Gecernin karanlığında, şehir ışıklarının yarattığı ... olumsuz koşullar altında, 360 dereceden geleceklere dikkat etmek insanın dikkatini dağıtabilir. Kimse isteyerek kaza yapmaz. İş adliyeye intikal ettiğinden kusur hakkında yorum yapmak doğru olmaz. Bu kaza da denizcilerin nasıl çok olumsuz şartlar altında çalışarak nasıl yıprandıklarını açıkça göstermektedir. Her an her saniye dikkatli olmak insanı hem bedenen ve hem de ruhen çökertir.Bu olayda İDO kaptanının hangi şartlar altında çalıştığını çok iyi ortaya koymak gerekiyor. Çalışma ve dinlenme zamanları nasıldır? Allah yardımcımız olsun. www.refikakdogan.com (http://www.refikakdogan.com) » gizle
Yukarıda çok tecrübeli bir kaptanın yorumu var deniz haberden aldım
-
Evet, Aile geçindirmenin giderek zorlaştığı bir dünyada yaşıyoruz. Ama insan yaşamının sorumluluğunun üstlenildiği görevlerde çalışmaya talip olunurken, bunu başarmaya hazır olup olmadığını tartmak gerekmez mi?
Diyelim ki kişinin deneyim ve bilgisi, böyle bir görev için uygun, ama o gün, o anda kişisel bir sorun nedeniyle kumanda etmekte güçlük yaşıyor; o bilgi ve deneyim nedeniyle kendi durumunu tartıp, köprüdekilerden birine sorumluluğu devretmesi gerekmez mi?
Şöyle bir yorum haksızlık mı olur? Bu tür kazalarda boşvermişliğin rolü, deneyim/bilgi eksikliğinden daha fazla gibi görünüyor. Sorumluluk bilinci sanki en belirleyici unsur. Yoksa günde beş seferden 200 gün o tekneyi aynı rotada ve her tür koşulda kullanan biri, çok olağanüstü bir durum olmadıkça, böyle bir "temasa" izin vermez.
Bu yorumla, iki günlük denizci olarak haddimi aşmış oluyorsam, tüm kaptanlardan özür dilerim.
-
Konu ile ilgili bir kazazedenin Facebook'dan aktardıkları. Videoda var ama buraya koyamadım izin vermedi facebook..
"8 subat 2013 Cuma Bostanci - Kabatas deniz otobusu kazası, bu gercek arkadaslarima duyurudur.
O denizotobusunun icinde basima hicbir sey gelmeden kurtuldum ama hayatımın bu ulkede ne kadar ucuz oldugunu birkez dahha anlamis bulunmaktayim.
Ne yasadigimizi bu video ile daha kolay anlatabilecegimi umuyorum.
Deniz otobusu kaptaninin hatasi idi, tum basin tankerin bize carptigini yaziyor ve ustunu kapatmak icin hicbir yerde haberi bile yapilmiyor.
*Kazadan sonra hicbir murettabat yoktu yardim eden,onlar da cok panik oldular.Acil durum planlari bile yok.
*Gemilerin icinde ilk yardim cantasi bile yok, ne boyunluk ne gazli bez.
*Kazada 9-10 civari kisi yaralandi. Yaralanmayi kanlar icinde olanlar ve kisa devre yapanlar olarak ayirabilirim.
*3 kisi cok agir yaralandi, gelen ambulansalar kelle koltuk cikardi insanlari enkazin icinden.
*Uzerinde kan olmayan insanlari muayene bile etmeden yolladilar,onlarda bisey yok diye. Herkes sokdaydi hala. Onlarin arasindan daha uyku uyayabilmis olan yoktur, eminim.
O, 3 kisi cok agir yaralandi ve hala yogun bakimdalar.
Ben ise sacmasapan bir ruh halindeyim, kurtulduguma sevinirken hayatlarimiza bu kadar degersiz davranabilmelerine nasil izin verdigimizi dusunuyorum.
Bundan sonra izleyecegim yol soyle; Ido'ya dava acacagim, bu ihmalkarliklarinin cezasini odetmeye elimden ne gelirse yapmaya calisacagim. Benim hayatim bu kadar UCUZ degil, kimse kusura bakmasin.
Desteginizi esirgemeyiniz. Gelismeler cok yakında burada.. Esen kalın.
"
-
Geçtiğimiz yaz bir sorunumuz nedeniyle Kadıköy-Bakırköy seferini yapan deniz otobüsünde bir görevliye ulaşmaya çalıştım, ancak Bakırköy'e bağlandıktan sonra kapılar açılınca bir görevliyle konuşabildim; "hep birlikte kahvaltı ediyorduk" dedi. Acil bir hasta olsaydı bu süre içinde ölürdü, ya da bir güvenlik sorunu olsaydı kim bilir başımıza ne gelirdi. Saat sabah 8.00'den önceki bir sefer olduğu için, İDO telefonları da otomatiğe bağlanmıştı ve karşıma kaydedilmiş ses çıkıyordu. Hiç değilse tekneye bir dahili telefon koyabilirlerdi.
Durumu internet üzerinden İDO'ya bildirdim, durumu incelediklerine ilişkin bir yanıt verdiler; "bu bile olumlu bir şey" demiştim.
-
Evet, Aile geçindirmenin giderek zorlaştığı bir dünyada yaşıyoruz. Ama insan yaşamının sorumluluğunun üstlenildiği görevlerde çalışmaya talip olunurken, bunu başarmaya hazır olup olmadığını tartmak gerekmez mi?
Diyelim ki kişinin deneyim ve bilgisi, böyle bir görev için uygun, ama o gün, o anda kişisel bir sorun nedeniyle kumanda etmekte güçlük yaşıyor; o bilgi ve deneyim nedeniyle kendi durumunu tartıp, köprüdekilerden birine sorumluluğu devretmesi gerekmez mi?
Şöyle bir yorum haksızlık mı olur? Bu tür kazalarda boşvermişliğin rolü, deneyim/bilgi eksikliğinden daha fazla gibi görünüyor. Sorumluluk bilinci sanki en belirleyici unsur. Yoksa günde beş seferden 200 gün o tekneyi aynı rotada ve her tür koşulda kullanan biri, çok olağanüstü bir durum olmadıkça, böyle bir "temasa" izin vermez.
Bu yorumla, iki günlük denizci olarak haddimi aşmış oluyorsam, tüm kaptanlardan özür dilerim.
Nekadar doğru söylemişsiniz Güven Korsan en güzeli İnsan yaşamının sorumluluğunun üstlenildiği görevlerde çalışmaya talip olunurken bunu başarmaya hazır olup olmadığını tartmak gerekmezmi [/b] diye belirttiğiniz hususus.Bunu yapan kaç kişi kaldıki
-
İlker korsanım benim'de değindiğim nokta aynı Uğur kardeşimin değindiği nokta.Okul önemli değil..
Haklısınız işin özü okul değil belli süreleri denizde yaşayarak gerekli tecrübeyi kazanmak olmalı