Gezgin Korsan
Korsan Kıraathanesi => Güverte Sohbetleri => Konuyu başlatan: Özgür Evren - Ekim 20, 2009, 06:54:12
-
- Radikal Gazetesinden bir haber-
Jessica Watson, 'yalnız başına dünyayı gezen en genç kaptan' olmak için yola çıktı
SYDNEY/LONDRA - 16 yaşındaki lise öğrencisi yelkenliyle tek başına dünya turunda. ‘Yalnız başına dünyayı gezen en genç kaptan’ rekorunu kırmayı hedefleyen Avustralyalı Jessica Watson, ‘Ella’s Pink Lady’ adlı pembe-beyaz yelkenlisiyle Sydney Limanı’ndan demir alarak doğduğu kentten uzak okyanuslara doğru yol alıyor. Gemicilik, elektronik cihazlar ve deniz güvenliği üzerine eğitim alan kızlarının yetenekli ve deneyimli bir denizci olduğuna inanan ailesi de Watson’a destek veriyor. 20’şer dakikalık şekerlemeler yaparak dinlenmeyi düşündüğü yolculuğu eğer planladığı gibi ilerlerse sekiz ayda tamamlanacak. Bu yolculuğun rotasında genç denizci, ilk etapta Sydney’den Yeni Zelanda, Fiji ve Samoa adalarına uzanacak. Dönüş yolundaysa Amerika kıtasının güneyi ve Ümit Burnu üzerinden evine dönecek. Watson’ın serüveni deniz miliyle 23 bin mil, yani 41 bin 400 kilometre sürecek. Denizci her ne kadar bu yolculuğu yalnız başına gerçekleştirecek olsa da destek ekibiyle radyo, blog ve e-posta üzerinden temasta olacak. İngiliz Mike Perham, ağustos ayında aynı yolculuğa heveslenmiş, ama teknik sorunlar yüzünden üç kere kıyıya yanaşmak zorunda kalmıştı. (The Daily Mail, aa)
Ben ne kızımı ne oğlumu tek başına, bu yaşta yollamaya cesaret edemezdim sanırım.
Bu da web sitesi bu küçük kızın:
http://www.jessicawatson.com.au/
-
Jessica Watson ise 10 gün sürmesi planlanan deneme seyri sırasında bir kargo gemisine çarparak hayallerini ertelemek zorunda kalmıştı. Watson, kazada yara almazken, teknesi ciddi olarak hasar görmüştü. Yardım almadan karaya dönmeyi başaran genç denizci, teknesi onarılır onarılmaz tekrar yola çıkacağını açıklamıştı. Kazadan sonra bir çok kişinin bu kararından vazgeçmesi için ısrar etmiş olmasına rağmen genç bayanın tekrar denizlere açılıyor olması ne kadar kararlı olduğunu gösteriyor. Gönlüm başarmasından yana.
-
Jessica'nın web sitesine baktığımda denizleri aşmak isteyen genç bir insandan çok pazarlama stratejistleri, kızın ailesi ve markalar tarafından hazırlanmış bir concept görüyorum.
Umarım başına bir iş gelmeden bu serüveni tamamlar.
-
Bu yelken sporunun popüler olmasından dolayı artık aileler arasında da bir yarışa dönüşmüş durumda. bunun eleştirildiği bir makaleyi hatırlıyorum. ailelerin güzellik yarışmaları veya yetenek yarışmaları için çocuklarını oradan oraya sürüklemeleri gibi çocuğunu "dünya turu yapan en genç kişi" ünvanını alması gibi bir trend oluşmuş.
ben çocuğumu kesinlikle böyle bir işe sokmazdım zira nasıl olsa benden daha manyak biri çıkıp daha küçük bir çocuğu bu işi yapmaya zorlayacak. ben de çocuğumu bir hiç uğruna inanılmaz bir tehlikenin içine atmış olacağım.
yok illa dünya turu yapmak istiyorum derse varsın kendi kendine, medyaya haber olmadan, rekor kıracağım diye tırmalamadan yapsın, yaşı falan önemli değil.
-
http://www.turksail.com/index.php?option=com_content&view=article&id=2195:16lk-jessica-tek-bana-duenya-turuna-ckt&catid=39:genel-haberler&Itemid=66
-
16 yaşında ve güney okyanusu...
vah vah vah...
-
Ünlü bir jean firmasının katalog resimlerine bakar gibiyim.Hani nerde güvenlik ekipmanları. ?
Umarım kazasız belasız bitirir..
(http://www.turksail.com/images/stories/galeri/jessica_03.jpg)
(http://www.turksail.com/images/stories/galeri/jessica_01.jpg)
-
Yaş o kadar da önemli değil bence.
Unutmayın ki bu kızcağız bir kargo gemisiyle çarpışıp direğini kırdıktan sonra tamamen kendi becerisi ile (onküsür metrelik direği tek başına içeri almış) tekrar geri dönmüş.
Yetenek, beceri, güven, güç v.s. bunlarla bir çok yaşca büyüklerinden oldukça başarılı olmalı...
Tania Aebi' yi de unutmamak gerek, bir iki yaş büyüktü sanırım. Kitabında çıkmadan önce ve sonrasındaki o kısa sürede hayatınını pozitif yöndeki gelişimini anlatır...
Bazı insanlar özeldir. Bu kızda onlardan biri olabilir. Benim olmadığım kesin :(
Korumacı bir yaklaşımla nereye kadar çocuk büyütülebilinir ki... x():
-
ne sponsor bulmuş be maşallah.
-
Konu ile ilgili bir kaç hızlı not:
Yukarıdaki resimler ister bir jean firması kataloğu havasında olsun Jessica'nın giriştiği iş çok önemli. 8 aylık yolculuğu sonunda edineceği deneyimler paha biçilmez olacak. Web sitesinde bloguna ulaşabilirsiniz.
Kolay bir iş yapmadığının göstergesi bir kaç resim aşağıda. Henüz yola çıkmadan önce Sydney'e gelirken..... Henüz yola çıkmadan(!)
(http://img12.imageshack.us/img12/5744/jess1i.jpg)
(http://img194.imageshack.us/img194/4417/jess2a.jpg)
Tekne ise 1968 yılında Sparkman&Stephen firmasının 1959 NO.lu tasarımı. Hepi topu 10 metre (!) - Bazılarının şimdiden burun kıvırdığını görür gibiyim- x(): İlki Sir Edward Heat için inşa edilmiş "Sabah Bulutu" Tasarım o kadar tutmuş ki hem Avusturalya hem de İngiltere'de imalatı yapılmış.İlk yıl 48 adet üretilmiş. Halen filo düzenli olarak yarışıyor. RORC yarış kuralları içinde değerlendirilmiş ve kesintisiz 1969-1974 yılları arasında Sidney-Hobart yarışı birincisi olmuş. Fastnet-Kuzey Denizi ve İrlanda turu yarışlarındaki başarılı performansı kayıtlara geçmiş.
Yakın geçmişte S&S34 Avusturalya çıkışlı single handed tam bir savaş atı olarak kullanılmış
İlki John Sander'in 1981 yılında 420 günde 5.000 mil yaptığı "Perie Banou". Sanders yaptığı işten tatmin olmayınca hiç durmadan single handed bir tur daha atmış. 1996 da David Dick 17 yaşında 264 günde Seaflight ile turu tamamlıyor. 1999 yılındaysa 19 yaşında Jess Martin hiç durmadan tek başına turunu tamamlıyor.
Şimdi soruyu sormak gerek: Acaba neden Jessica bu iddialı ve zor yolculuğa 1968 tasarımı S&S 34 ile çıkmaya karar vermiş de neden günümüzde seri olarak imal edilen markalı teknelerden birini seçmemiş?
Cevabı aşağıdaki resimde: Teknenin suya oturuşuna, denizi kavrayışına bakar mısınız!
Resimdeki tekne satılık . Ederi 95.000 AU$
(http://img245.imageshack.us/img245/2335/ss34.jpg)
Bunlar da teknik detayları:
(http://img194.imageshack.us/img194/8956/195920s26s203420sail20p.jpg)
(http://img194.imageshack.us/img194/4189/195920s26s203420ga.jpg)
(http://img12.imageshack.us/img12/689/195920s26s203420plan20d.jpg)
Yakın zamanda Avusturalya'lı Cottesloe Yatch firması kalıpları satın almış. Sipariş üzerine muhtelif iç tasarım ve yine değişken salma opsiyonları ile tekneyi üretiyor.
-
Dünya turu sırasında kazanacağı tecrübeye yada yaptığı circumnavigasyonun zorluğuna sözüm yok.Çoğumuz hayalini bile zor kuruyoruz.
Aşağıdaki profesyonel fotoğrafları garipsediğimi belirttim o kadar.Bu fotoğraflar dünya turu yapacağını açıkladıktan hemen sonra çekilmişti.
(http://images.brisbanetimes.com.au/2009/09/09/721054/342614151-600x400.jpg)
(http://images.brisbanetimes.com.au/2009/09/09/721056/342614124-600x400.jpg)
Bir pop yıldızı gibi AU daki tüm müzik marketlerde,yaşıtlarının ilgi gösterdiği tüm mecralarda reklamı yapıldı.Emre korsanın dediği gibi bu kadar fazla sponsor bulmasının kaynağıda bu kampanya işte.
Jessica'nın cesaretinden nemalanan birilerimi var diye soruyordum kendime sadece.
Az öncede yazdıgım gibi umarım sağsalim dönebilir evine!!
Sevgiler..
-
Kondisyon bana zayıf geldi, Var bu işte bir numara:)) Bu kollarla, vinç neyim kavrayamaz, halat bile tutamaz deyyom gaari. Otomat mı gidecek neyin? Ah o tekne bende olseydi, kuzeyden neyin alırdım rotayı emmee?
-
Tania Eabi, 17 yaşında, babasının aldığı tekne ile bu geziyi tek başına yapmıştı.Gezi notlarını bir dergiye satarak geliri ile maddi destek sağladı ve babasına da teknenin parasını ödedi.
Böyle gençler için sponsorsuz olmuyor. Sponsorun yolu da medyatik olmadan geçiyor. Yadırgasak da bence doğru.
-
Tekne ayrıca yeke dümen yeke dümenle dünyayı dolaşmak zor olmaz mı ?
-
Ünlü bir jean firmasının katalog resimlerine bakar gibiyim.Hani nerde güvenlik ekipmanları. ?
Umarım kazasız belasız bitirir..
(http://www.turksail.com/images/stories/galeri/jessica_03.jpg)
(http://www.turksail.com/images/stories/galeri/jessica_01.jpg)
Umut,tekne yeke dümen değil.
-
Ben fotoğraflarda fazlaca bir reklam vurgusu görmedim. Reklam yapmak istemişlerse bile becerememişler.
Bu işi çok daha iyi yapacak yakından tanıdığım bir dostum var. Kendisi aynı zamanda Geko'dur.
"Ahhh! O gemide ben de olsaydım" dediğinden eminim. Totem dikme telaşı nedeniyle foruma giremediğinden
sesinin çıkmadığına bakmayın. Birazdan teşrif ederler ve beni de yalancı çıkartmazlar kendileri.
-
Başlığı en başından beri tekrar tekrar okuyorum ve nedense içimde şöyle bir his uyanıyor: Kedi ulaşamadığı ciğere mundar dermiş!!!
Evet fotoğraflar çok profesyonelce çekilmiş, eli ayağı güzelce bir kızcağız bu işe niyetlenmiş, sponsor bulunmuş, bilmem ne olmuş...
Dostlar geçiniz; o fotoğraflar ne kadar profesyonelce çekilmiş olsa da, bilmem kaç kişi ya da kurum sponsor olsa da bu kızcağız "güney okyanusunu", laf olsun diye tırnak içinde yazmadım "güney okyanuslarını" tek başına, 10 metre yelkenli bir tekne ile geçecek! Konuşulması ve farkında olmamız gereken budur.
Tek başına 10 metre bir yelkenlideyken ne yanında o fotoğrafçılar, ne de sponsorları ne de anılmasıyla benzer jean firmaları olacak!
16 yaşında bir çocuk bu yolculuğa yollanır mı yollanmaz mı o ayrı bir tartışma ama abla gidiyor, bir çoğumuzun hayal ettiği gibi...
Gerisi fasa fiso...
-
- Acaba Jessica abla bir gaz bulutu üzerindemi gidiyor ?
- Teknesinin rengi gibi bir gözlüklemi bakıyor circumnavigasyona ?
- Yoksa biri nemalanıyormu bu kampanyadan ?
Gibi safistike endişelerimi dile getirmeye çalışmıştım.Ama haklısın Özgür korsan, yazdıklarıma bakınca kedi durumuna düştüğümü bende fark ettim. ::)
Sana ne elin Australia'lısından, di mi ? :)
Sevgiler..
-
Bu tip riskli rekor işlerinin yaşla olması bana çok sakıncalı geliyor.
Sonu nedir bunun?
http://www.gazeteokuyun.net/yelkenliyle-dunyayi-dolasmak-isteyen-kiz-hakime-takildi.html
Bu da 13 yaşındaki dünya turu yapacak genç kızın hikayesi.
Mahkeme engellemiş, bence iyi de yapmış.
-
Yanlız kız tek başına dolmayacakmış bir spor kanalının muhabiride onunla gidiyormuş o muhabirinde yelken konusunda profesyonel olup olmadığını bilemeyiz tabiki
-
Yaş o kadar da önemli değil bence.
Unutmayın ki bu kızcağız bir kargo gemisiyle çarpışıp direğini kırdıktan sonra tamamen kendi becerisi ile (onküsür metrelik direği tek başına içeri almış) tekrar geri dönmüş.
Yetenek, beceri, güven, güç v.s. bunlarla bir çok yaşca büyüklerinden oldukça başarılı olmalı...
Tania Aebi' yi de unutmamak gerek, bir iki yaş büyüktü sanırım. Kitabında çıkmadan önce ve sonrasındaki o kısa sürede hayatınını pozitif yöndeki gelişimini anlatır...
Bazı insanlar özeldir. Bu kızda onlardan biri olabilir. Benim olmadığım kesin :(
Korumacı bir yaklaşımla nereye kadar çocuk büyütülebilinir ki... x():
Haklsın Ömer korsan korumacı olmamak lazım , ancak unutmamak lazım ki neredeyse tüm medeni ülkelerde inların erişkinlik sınırı 18 dir.Bunun altında olanların kontrolü kanuni sorumluları olan ebeveynlerine verilmiş yasal açıdan.Korumacılık değil ama olacaklar ile ilgili her açıdan sıkıntı örneğin eğitim durumu şu an okulunda olması gerekirken eğer başarırsa o en az 8 ay okuldan uzakta.şimdi düşünüyorum çocuklardan biri yaz kampına gidiyor tamam, inter raille dünyayı geziyor tamam , 23 nisanda yabancı ülkelerden eve misafir geliyor tamam, lise eğitimini bir böliminü amerikada devamediyor tamam, ama tek başına bu boyda bir yelkenliye fizikel olarak kontrol etmesi zor, bu direği fırtına da kırsa ne yapacaktı ?
-
"Çağırmayın vücud bulur" derim :D
Hepimizin bildiği gibi nice 40lık adam buluruz da, şuncağız 16'lığın yarısı olamaz.
Bu kızı ailesinden ve kendinden daha iyi tanıyabilceceğimizi ummak hata olur.
Kendisine, ailesininde ona güvenleri var demek ki.
İki yıla takmayın, kızcağız iki yıl önce olgunlaşmış. :)
Başta da belirtim bazı insanlar "Özel" dir. Bu kız da olabilir. Göreceğiz.
Fırtana meselesi ise; kız avustralyalı kasırgası olan memleket. denizi, açık deniz, yaşamadıysa bile gözlemleme şansı eminim olmuştur.
Ayrıca profesyonel yelkencilerin bile kırık direkle fırtına da ne yapacakları muamma. Niceleri hayatını kaybetmedi mi? hemde yıların deneyimlileri...
Bu işin riskli olmadığını savunmuyorum ki...
Göze almışlar...
Kendi küçük dünyamızla, büyüklerin :) arzularını anlamlandıramıyorsak, gözlemlemek, anlamaya çalışmak, deneyimlerini bizimle paylaşmalarını ummak gerekir diye düşünüyorum :)
Hasetlik yapmayalım abii!! :o Kız gidiyo işte!
Bize yakışan; "SELAMETLE" demek.
-
Jessica'ya da bütün uzun deniz yolculuklarına çıkacaklara "SELAMETLE" :-*
-
Ömer'im Kardeşim,
ne güzel yazmışsın...
ben de başından beri bu topiği okuyor ve anlamakta zorlanıyordum...
sanki bu işi planlayanlar, dönmüş Gezgin Korsan topiğinde "acaba bizim proce için ne düşünürler?" diye mi soruyorlar sanıyoruz...
ne diye maydanoz oluyoruz?
konu ile çapraşık düşüncesi olan GK olan/veya olmayanlar çocuklarını yollamazlar dünya turuna olur biter...
nedir mevzu?
kızımız fotoğraflarda güzel çıktı diye mi, bu işi beceremeyecek diye düşündük?
yoksa vahşi medya kartellerinden ya da ciin firmalarından onu "tiz" zamanda kurtarmamız gerektiğine mi azmettik?
hani sanki bebe şampuanı reklamındaki velet daha mı az sömürülüyor oraya çıkartılırken?
16 yaşındaki çocuğun "gerçek" isteiğinin ne olduğunu, ne kadar olduğunu burada bilen birisi mi var?
ya da 16 yaşında kendi isteğinin ne olduğunu hatırlayan...
ben çok iyi hatırlıyorum...
"deniz üstünde kendi süreceğim bir teknem olsun istiyordum"
şimdi var...
ve bunu bana sağlayan, denizden hep çok korkan, -hala da öyle- rağmen oğluna bir tekne almış, hediye etmiş, "al buna bin ama usulünce yap" demiş babam sayesindedir...
bir baba için ne büyük paradoks!
bu satırları belki de hiçbir zaman okumayacağını biliyor olmama rağmen,kendisine en içten teşekkürlerimi sunuyorum, bir çocuğun "gerçek hayallerini" eğip-bükmediği için...
diyeceksiniz ki ne diye bunları yazdın şimdi?
mesele kızın çıkması, çıkmaması değil...
zaten kimse de bize sormuyor...
ama konulara ne kadar kendi algımızda yaklaşıyoruz...
değinmek istediğim konu bu!
gerçeği nasıl eğip-bükmeye meraklıyız...
kimse mutlu olmaya çalışmıyor...
etrafım maalesef "mutlu" değil, "haklı" olmaya çalışan insanlarla dolu...
hergün çeşit çeşit tipler, "içeri" girip bana ne kadar "haklı" olduğunu anlatmaya çalışyor!
yahu bana ne diye anlatıyorsunuz? ben ne diyeyim ki size?
başka bir soru geldi aklıma...
ucundan kıyısından konuyla ilgisi vardır diye soruyorum...
"gerçek" yani bir başka deyişle "hakikat" tektir değil mi?
yani kişiden-kişiye, zaman içinde, şartlara göre değişmemesi, hep aynı kalması lazım değil mi?
... değil mi?
"hayaller" de öyle değil mi?
ya "gerçek hayaller"?
-
Merem, dayanamamış patlamışsın. :o Kalemine sağlık. :-*
-
Bütün yazılanları okuduktan, fotoları sadece bakarak geçtikten sonra, amaçlanan düşünceyi takdir etmemek elde değil...
Yanlız farkettiğim ve dahi yanlış anlaşılan konu şu olabilir...
Fotoğraflar gerçekçi değil... Serbest gezide bile bu kadar fotojenik ve güzel görüntü verilebileceğini sanmıyorum.
Dee Caffari nin fotoğraflarına bakarak kıyaslarsak ki ne kadar yaş farkı olsa da moda çekimlerine benzer pozlar nadir görüyoruz.
Sanırım kafa karıştıran bu görüntüler...Denizcilik görüntüleri değil bunlar... Ehhh bu yaşta çocuklar bu görüntülere aldanıp yelkenciliğe başladıklarında bu görüntüleri yaşamazsa büyük hayal kırıklıkları ve denizden nefrete neden olur ki istenmeyen bu durumdur...
Eleştiri bu duruma bence... Yoksa Dünya yı dolaşmış, ailesi desteklemiş, yapmış yapmamış bizi ilgilendiren başarısını alkışlamak dan öteye geçmez. Selametle gitsin gelsin...
Sonra artiz olmuşsa sanat yönüne bakar gerekirse alkışlarız beyaw... :)
-
'herşer hayal etmekle başlar' demişimdir hep. yaklaşıl 3 yıldır LASER yarış teknesi ile en uzun yolu yani yapma hayalim vardı. hep kafamda tasarladım, şu şöyle olur bu böyle. teknenin şurasına şunu koyarım yok burası daha iyi olur diye sanki yarın çıkıyormuşum yola gib hep derledim tasarladım. araştırdım kim yapmış daha önce madem bu bi rekor denemesi ( hani en genç okyanus geçme rekoru varya ortada ) Avusturalyalı bir laserci Michael Blackburn Avusturalya ve karşı ada arasında yaklaşık 117 Dm yol yapmış. $$#.: bende acaba benzer bir yol benzer bir deneme yapsam ne olur? öncelikle çok iyi çalışmam lazım. e sonra sponsor bulabilirimiyim? destek bulabilirmiyim? dedim dedim durdum. e neden durdum olum derseniz Bilmiyorum. şimdi acaba böyle birşeye adım atsam sonuç ne olur. Destek? sponsor? Yardım? :-\ ;??^+%%
-
Şimdi Emre Kardeşimizin tam olarak ne anlatmak istediğini, doğrusu anlayamadığımı ifade edeyim.
Ama Mehmet Sütçü Korsan'a katılamıyorum...
Ne olur yani fotojenik fotoğraflar çekildiyse ve çocuklar gençler bu "fıstık" gibi kızın peşine takılıp denize açılsalar?
Hani biz denize açılmayı mümkün mertebe yaygınlaştırmak isteyen bir grup değil miyiz?
İster bir "kızın" peşinden giderler, ister "yaşlı bir balıkçının"...
Hangisi doğru?
Kim karar verir?
-
Denemiş olcaklar.
Daha ne istiyoruz ki!
-
Mehmet Erem korsana katiliyorum. Hayal etmekten neden bu kadar korkuyoruz? Biz de bir hayalle basladik, herkes vazgecirmeye calisiyordu, hic sadece kitap okuyarak okyanus gecilir mi diyorlardi..Ama olmaz diye birsey yok. Okudugumuz bir kitap var, 'The boats They Sailed in', daha once okyanus gecmis veya dunya turu atmis unlu denizcilerin botlarindan, yolculukta neler yasadiklarindan vs bahsediyor. Onlari okudugumuzda(o sirada okyanustaydik) kendimizi teknoloji caginda yasadigimiz icin sansli hissetmistik. Cogunun teknesinde motor yok, dogru durust kumanyalari yok, bazi botlarin dizayni cok guzel ama kimisinde kabin bile yok, kayik gibi birseyin ustune emanet bir tente yapmis, yagmur camur demeden gecmisler okyanusu. Inanin resimlere bakinca insan duygulaniyor. Onlar bile o kosullarda yapmisken, Jessica Watson simdi binbir teknik yardimla, her dakika nerede oldugu izlenebiliyorken, telefonla ulasilabiliyorken, (cok kolay demek istemiyorum ama) neden yapamasin ki?? 16 yasinda ufacik tefecik bir kiz gibi gorunebilir, ama bu becerisini yargilamamizi hakli kilan bir neden degil. Tania Aebi cok guzel bir ornek, surekli bozulan motora, nerdeyse hic navigasyon bilmeden baslanan yolculuga, daha once gecirdigi duygusal travmalara ragmen, 18 yasinda bu isin ustesinden gelmis, tek basina dunya turu atmis. Herhalde Jessica'nin ailesi ona guvenmese, sponsorlar da bir potansiyel gormese sirf laf olsun diye boyle bir projede destek olmazlardi.
Umit(2. Kaptan)
-
Ama Mehmet Sütçü Korsan'a katılamıyorum...
Ne olur yani fotojenik fotoğraflar çekildiyse ve çocuklar gençler bu "fıstık" gibi kızın peşine takılıp denize açılsalar?
Hani biz denize açılmayı mümkün mertebe yaygınlaştırmak isteyen bir grup değil miyiz?
İster bir "kızın" peşinden giderler, ister "yaşlı bir balıkçının"...
Hangisi doğru?
Kim karar verir?
Tabii ki benim içinde tamam Korsanım...
Amma velâkin bu gençler
"Huleyn bu fıstığın arkasından gidecez derken telef uluyoduk. De get nereye giderse gitsin. Bi daa gidersem ne olayım bööööğhhh" demesinler demek istemiştim... :D
Hani bi fıkra vardı... Cehennemin reklamı ile ilgili... :)
O hesap...
Ama reklamın iyisi kötüsü olmaz da dense de en iyisi bilinçli ve bilgili denize çıkarmak gençleri...
Kulüp günlerimde, yeni başlayan gençlerde en az 3 de 1 inde fire veriliyordu...Özellikle kız çocuklarında bu oran daha yüksek... Yüzme bildikleri halde devam edemiyorlardı....
-
kendiniifadeedemeyenkorzan :(
-
Valla sevgili arkadaşlar önemli olan denize denizciliğe sahip çıkılması ...burda kızın fotomodelliğine değilde bu işi yapacak olması ve ailesinin bu işi yapması için destekliyor olması önemli bence ..Ben 6 yaşındaki oğlumu optimist yapması için desteklediğimde başta ailem ve arkadaşlarım benim yanlış yolda olduğumu oğlumun bu işten zarar göreceğini söylediler..Şimdi oğlum 9 yaşında ve ilerliyor..Arkadaşlar bırakalım önyargıları çocuklarımızı ..gençlerimizi destekleyelim ...Denizlerimizi sevelim