Bir fikrim var.
Muhakkak daha önce düşünülmüştür ama ben yine de deneyeyim..
Kocaeli / Değirmendere memleketimdir diye söylemiyorum, çok enteresan güzel bir yerdir.Deniz kıyısında olması bir kenara, insanıyla da güzeldir.
Mesela ; her yıl Temmuz ayında dünyanın 4 bir yanından gelen heykeltraşlar "Ahşap Heykel Sempozyumu" na katılırlar.Temmuz ayı boyunca sokak ortasında sanatlarını icra ederler, daha sonra bu heykeller kasabanın her bir köşesinde sergilenmek üzere kalır.Buyrun bakın :
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş Yap Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş YapPeki ;
Benzeri bir girişim "Tekne imalatı" olarak düşünülebilir mi ?
Tabii ki koca koca tekneler değil.
Amaç çocukları/gençleri adapte etmek, Optimist gerek ihtiyacın karşılanması, gerek imalatın basitliği açısından mantıklı bir yaklaşım olabilir.
İstanbul veya yakınındaki bir sahil kasabasında, yerel yönetimin izni ve teşviğiyle, önceden hazırlanmış malzeme listesini getiren herkes bir veya birkaç "işten anlayan kişi" tarafından yönlendirilerek/eğitilerek bir optimist yapabilir.Belki bazı firmalar bu esnada sponsorluk yönünden ikna edilebilir.En azından her optimistin ıskota halatı,makarası,cem kiliti, can yeleği gibi ihtiyaçları bu şekilde karşılanabilir.
Kasabanın meydanında ellerinde alet edevat tekne yapan 15-20 çocuk ve ailesini düşünün.1 aylık bir sürede tamamlanıp denize atıldıklarındaki heyecan birkaç sene içerisinde aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte en az 80-100 deniz severe dönüşebilir.Az bir rakam sayılmaz.
Tabii bu sizin yaklaşımınızdan biraz daha kaba bir girişim gibi oldu.Siz deniz kitaplarıyla dolu raflar diyorsunuz, ben küçücük çocukları mal sahibi edip tüketici yaptım
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol veya Giriş Yap