0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    H. G.

Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« : Ekim 01, 2011, 19:33:50 »
Sevgili dostlar,
Yaklaşık 3 ay değişik coğrafyalarda, değişik yalın dostlukları yaşadıkdan sonra marinaya bağlandım kışlamak eksiklerimi tamamlamak birazda deniz yürekli dostlarla olmak adına..Ancak gördüklerim karşısında üzüldüm..Sizlerlede paylaşayım istedim.
Benim teknem seninkini geçer,,benim teknemde şunlar da var,,çok düşeş aldım,,yaa o ıssız koyda ne işin vardı,,bunu sat daha yeni model al,,abi benim teknem 30 derece orsa giriyor (külliyen yalan),,bunun gibi abuk subuk muhabbetlerle karşılaşınca ben neredeyim diye düşündüm..
Eskiden(birkaç yıl öncesine kadar) nerelere seyir yaptın..orada değişiklik olmuşmu..kolay bağlanılıyormu ,,market felan varmı..gibi söyleşiler olurdu..artık teknenin konforu ,yukarıdan bakışlar zoraki ,selamlaşmalar olmuş..
Biz denizleri nasıl yaşıyoruz.? Denizcilerimize ne oldu demekten alamıyorum kendimi..
*

    K. U.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #1 : Ekim 01, 2011, 20:35:40 »
 
   Postmodern düşünce tarzı malesef böyle.


*

    N. B.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #2 : Ekim 01, 2011, 20:42:38 »
Aileden gelme denizcinin azalması, baba parasıyla denizci olmanın artması ana etken bence.
Her alandaki yozlaşmanın etkisini de gözardı edemeyiz tabii.

*

    H. A.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #3 : Ekim 01, 2011, 20:52:03 »
Gerçekten haklısınız. Hele benim gibi yaşını başını epeyi bir almış ve hayatı, çocukluktan beri hep denizle iç içe geçmiş bir adam için daha da zor oluyor bu yeni moda anlayışı görmek. Eskilerde eli yüzü toz, kir içinde teknesinin tamirat işlerini yapanlara, Litapon, üstübeç, bezir karıp Osmanlı macunu ile kendi teknesinin bakımını yapanlara, Tavşanlı kumaşından kendisi yelken dikip denizlerde dolaşanlara, pusula ve kağıt haritalarla navigasyon yapanlara "gerçek denizci" denirdi. Onların tekneleri ise her köşesi alın teri ile ıslanmış "gerçek tekneler"di. Yanlış anlaşılmasını istemem. Alın teri teknenin satın alındığı paraya mutlaka damlamıştır, buna eminim. Ama tekneye damlaması bambaşka bir haz. Şimdi benim "kendi teknemi yaptığım" kavramı bazı tekne sahipleri tarafından hayretle karşılanıyor. Neden bir tekne yaptırmadığımı veya satın almadığımı soruyorlar. Nedense bunun sebebini anlatamıyorum, anlamıyorlar. Ne yapalım bu da günümüzün trendi...

Otomobillerde de aynı geçiş süreci yaşandı. Eskiden pazar günleri bahçelerinde ellerinde pasta-cila ile kaputları parlatırdık. Buji ve pilatin ayarları yapar, akülerin saf-sularını eklerdik. Biribirimizle otomobil konulu sohbetler yapar, mutlaka yardımlaşarak hobi anlamında hoş vakitler geçirirdik. Sonra ne oldu! Kapalı kutu gibi arabalar çıktı. Bu bakım gerektirmeyen arabalar ile olayın hobi boyutu kapanıverdi. Bu arabaları varlıklı insanlar birbirlerine hava atmak anlamında edindiler. Modeller, motor güçleri, klimalar, konfor kriterleri ön plana çıkıverdi....  Zaman yine geçti.... Eh! şimdi nooldu! Hepimizin böyle (teknolojik) arabaları oluverdi. Artık hava atma kavramı önemini yitirdi. Herkes günlük ihtiyacı doğrultusunda bir şey kullanıyor. Ne bu konuda fazla muhabbet var, ne de pazar günü arabasını yıkayıp süsleyip parlatanlar var. Ne arabaların ruhu kaldı, ne de biz kullananların araba sevdası...

Neyse ki teknecilik ve denizciliği bambaşka değerlendiren bir grup ıslak insanımız var. Bu şemsiye altında toplanmış Gezgin korsanlarımız, sevgi ile, yardımlaşma ruhu ile, alçak gönül ile, amatör ruh ile teknelerine, denize ve denizci arkadaşlarına yaklaşıyorlar. Böyle ıslak denizciler bize yeter. Öteki denizcileri sadece dinleyip "hımmm! güzelmiş" deyip geçeriz en fazla..!
*

    K. U.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #4 : Ekim 01, 2011, 21:08:06 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
............

Neyse ki teknecilik ve denizciliği bambaşka değerlendiren bir grup ıslak insanımız var. Bu şemsiye altında toplanmış Gezgin korsanlarımız, sevgi ile, yardımlaşma ruhu ile, alçak gönül ile, amatör ruh ile teknelerine, denize ve denizci arkadaşlarına yaklaşıyorlar. Böyle ıslak denizciler bize yeter. Öteki denizcileri sadece dinleyip "hımmm! güzelmiş" deyip geçeriz en fazla..!

Gönülüne,kelemine binlerce sağlık olsun.

*

    A. Z.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #5 : Ekim 01, 2011, 22:23:58 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Eskiden(birkaç yıl öncesine kadar) nerelere seyir yaptın..orada değişiklik olmuşmu..kolay bağlanılıyormu ,,market felan varmı..gibi söyleşiler olurdu..artık teknenin konforu ,yukarıdan bakışlar zoraki ,selamlaşmalar olmuş..
Biz denizleri nasıl yaşıyoruz.? Denizcilerimize ne oldu demekten alamıyorum kendimi..

Büyük bir çoğunluğun varoluş nedeni..! Tüketimciliğe hizmet haline geldi.

                                                     Marka sevdasına şartlandırılmışlar için..! Çok üzülüyorum.
                                                     kendilerini değilde markalara hizmetle varlar. Adeta reklam envanteri gibiler.

                                                     Ve kendilerini öylesine bir savunmaları var ki! Akıllara ziyan.
 
                                                     Kendileri gibi olmayanları bir yargılayışları var ki! Şaşırıyor insan! şüpheye düşüyor!               
                                                     karşımdaki ben gibi "insan" mı? diye

Neden akıllarına gelmiyor? neden ayıkmıyorlar?... üstelik görüyorlarda kendilerine kıymet verilmediğini.

Ne güzel demiş..! Habib Atınç korsanım.

-"Neyse ki teknecilik ve denizciliği bambaşka değerlendiren bir grup ıslak insanımız var. Bu şemsiye altında toplanmış Gezgin korsanlarımız, sevgi ile, yardımlaşma ruhu ile, alçak gönül ile, amatör ruh ile teknelerine, denize ve denizci arkadaşlarına yaklaşıyorlar. Böyle ıslak denizciler bize yeter. Öteki denizcileri sadece dinleyip "hımmm! güzelmiş" deyip geçeriz en fazla..!

« Son Düzenleme: Ekim 01, 2011, 22:29:58 Gönderen: Abdullah Zöngür »
*

    M. G.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #6 : Ekim 02, 2011, 16:28:19 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

   Postmodern düşünce tarzı malesef böyle.

Postmodern başka birşey diye biliyorum. Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Postmodernizm iyi bişey..


*

    H. Z.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #7 : Ekim 02, 2011, 17:02:35 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    E.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #8 : Ekim 02, 2011, 19:17:53 »
Fransız kalmayalım, dimi ama Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    M. G.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #9 : Ekim 02, 2011, 20:12:15 »
Bir de geçende arkadaş permaculture diye birşey gönderdi bahaneyle onu paylaşayım:

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    K. U.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #10 : Ekim 02, 2011, 22:46:12 »
  Denizle pek alakası yok ama..
 Fransız devriminin getirdiği modern düşünce tarzına,
 küreselleşmenin yarattığı postmodern düşünce karşıt devrim olabilir mi...
 
*

    K. U.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #11 : Ekim 02, 2011, 23:12:45 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

   Postmodern düşünce tarzı malesef böyle.

Postmodern başka birşey diye biliyorum. Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Postmodernizm iyi bişey..

Her düşünce tarzı günlük yaşamada yansır,şekillendir.
Modernin bilime dayalı katılığı postmodernde yumşamış,kaygan bir zemine yayılmıştır.
  Bir şey ne ise o iken .
 Postmodernde bir sanatcı erkek mi, kadınmı-zenci mi, beyazmı,önemi yürüyor,tornistan mı
  belli değil. Sunucu konuğuna cevap hakkı vermeden sürekli soruyor ve her cümleyi bitirmeden kah,kah gülüyor.
 konuk tam cevap verecek konuyu değiştiriyor.
 Gençler daha işe başlamadan ne zaman müdür olacağım diye soruyor.
  Hiç bir şey vermeden sürekli istiyor.Her konuda ne önemi var..ne olmuş yani..ben öyle istiyorum...
Mimari uygulamaları ise  linkteki resimde tam bir örnek.
  İşte bu  Fransız devriminin karşıtıdır adı da postmodern dir.
*

    H. D.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #12 : Aralık 23, 2012, 20:01:21 »
Aynen güncel
*

    M. T.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #13 : Aralık 23, 2012, 20:25:41 »
Hakan bey de foruma uğramayalı bir yıl olmuş. Bloğunda da yazılan yorumlara pek yanıt vermiyor sanırım.
*

    Z. D.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #14 : Aralık 23, 2012, 20:25:55 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Gerçekten haklısınız. Hele benim gibi yaşını başını epeyi bir almış ve hayatı, çocukluktan beri hep denizle iç içe geçmiş bir adam için daha da zor oluyor bu yeni moda anlayışı görmek. Eskilerde eli yüzü toz, kir içinde teknesinin tamirat işlerini yapanlara, Litapon, üstübeç, bezir karıp Osmanlı macunu ile kendi teknesinin bakımını yapanlara, Tavşanlı kumaşından kendisi yelken dikip denizlerde dolaşanlara, pusula ve kağıt haritalarla navigasyon yapanlara "gerçek denizci" denirdi. Onların tekneleri ise her köşesi alın teri ile ıslanmış "gerçek tekneler"di. Yanlış anlaşılmasını istemem. Alın teri teknenin satın alındığı paraya mutlaka damlamıştır, buna eminim. Ama tekneye damlaması bambaşka bir haz. Şimdi benim "kendi teknemi yaptığım" kavramı bazı tekne sahipleri tarafından hayretle karşılanıyor. Neden bir tekne yaptırmadığımı veya satın almadığımı soruyorlar. Nedense bunun sebebini anlatamıyorum, anlamıyorlar. Ne yapalım bu da günümüzün trendi...

Otomobillerde de aynı geçiş süreci yaşandı. Eskiden pazar günleri bahçelerinde ellerinde pasta-cila ile kaputları parlatırdık. Buji ve pilatin ayarları yapar, akülerin saf-sularını eklerdik. Biribirimizle otomobil konulu sohbetler yapar, mutlaka yardımlaşarak hobi anlamında hoş vakitler geçirirdik. Sonra ne oldu! Kapalı kutu gibi arabalar çıktı. Bu bakım gerektirmeyen arabalar ile olayın hobi boyutu kapanıverdi. Bu arabaları varlıklı insanlar birbirlerine hava atmak anlamında edindiler. Modeller, motor güçleri, klimalar, konfor kriterleri ön plana çıkıverdi....  Zaman yine geçti.... Eh! şimdi nooldu! Hepimizin böyle (teknolojik) arabaları oluverdi. Artık hava atma kavramı önemini yitirdi. Herkes günlük ihtiyacı doğrultusunda bir şey kullanıyor. Ne bu konuda fazla muhabbet var, ne de pazar günü arabasını yıkayıp süsleyip parlatanlar var. Ne arabaların ruhu kaldı, ne de biz kullananların araba sevdası...

Neyse ki teknecilik ve denizciliği bambaşka değerlendiren bir grup ıslak insanımız var. Bu şemsiye altında toplanmış Gezgin korsanlarımız, sevgi ile, yardımlaşma ruhu ile, alçak gönül ile, amatör ruh ile teknelerine, denize ve denizci arkadaşlarına yaklaşıyorlar. Böyle ıslak denizciler bize yeter. Öteki denizcileri sadece dinleyip "hımmm! güzelmiş" deyip geçeriz en fazla..!

Allah rahmet eylesin ne güzel söylemiş değilmi