0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    E. G.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #15 : Aralık 23, 2012, 20:27:36 »
Amin.
*

    M. D.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #16 : Aralık 23, 2012, 20:49:30 »
Postmodernizm, iyi bir şey değil ( bana göre)... Modernitenin, pozitif bilimlerin akılcılığına karşı akıldışılığı koyan ve idealizmden temellenen bir akım. Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Tüketimi körüklemek ve her şeyi muğlaklaştırıp bulanıklaştırmak gibi bir derdi var. Tüketim kültürünü yaygınlaştırabilmek için insanları 'sürü'leştirmek gibi bir derdi var. Sevmiyorum. Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Denizcilik kültürünün neden bu kadar çabuk yozlaştığını, her türlü değerin paraya kurban edildiğini veee bütün dünyada mistisizmin nasıl yayılıp her şeyi sarıp sarmaladığını bir iyice düşünelim  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


*

    S. A.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #17 : Aralık 24, 2012, 10:47:48 »
Tüketime alıştırıp insanları köleleştirip , sonra da sömürmek bunun adı.
Üretimle bir yerlere gelmeye çalışanları bile tüketimle yıldırmanın ve kolaya alıştırmanın yolunu böyle bulmuş tüketmemizi isteyenler.
Biz insanlara da Habib Atınç ( tanımıyorum ben yeni olduğum için ama anladığım kadarı ile Hakkın Rahmetine kavuşmuş kendisi. İnşallah Rabbimin engin nur denizinde kendi yaptığı kayıkla seyir yapıyordur kendisi.) 'ın dediği gibi hımmm demek ten başka bir şey düşmez diye düşünerek zor bir yerlere varırız. Önce tüketmeyi değil üretmeyi aşılarsak yeni nesile ancak gelişiriz.
Tüketimin getirdiği nokta Kadir Uygan korsanımın dediği gibi "Gençler daha işe başlamadan ne zaman müdür olacağım diye soruyor."
İşin kötüsü de doğrusunu bu sanıyorlar. Ee hal böyle iken de senin teknede zırt var benim teknede dırt var demeler , uzaya atılan boş kelimeler olurlar. İlerde teknoloji uzayı daha net dinlediğinde neslin devamı düzelmiş ise diyecekler ki " Dallama dedelerimize bak nsaılda üretecekleri yerde sidik yarıştırmışlar". O zaman sızlamayacak mı kemiklerimiz acaba.
Eeee bende tekne alırsam eğer zırtıda olsun pırtıda nede olsa bizde tüketen toplumun ferdiyiz.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

*

    H. T.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #18 : Aralık 24, 2012, 12:05:19 »
Yazdıklarınız sadece denizciliğe has bozunmalar değil, dağlarda da çöllerde de aynı. Durum saptaması açısından katılıyorum, ancak geleceğin güzellikler getireceği umudundayım.

İnsanların maddi gücü, mal varlığı ile toplumda saygın bir yer edinme dönemi sona ermek üzeredir. İletişim imkanlarının logaritmik bir hızla gelişmesi sonucu göçler, düşüncede, fikirde kalitenin yoğunlaştığı bölgelere doğru olmaya başlamıştır. Bu nedenle şu anda bu forumdayım Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap .

Çocukken Halil Rıfat Paşadaki evimizin balkonundan, elimde uyduruk bir opera dürbünü ile Karşıyaka yelken kulübü önlerinde bir o yana bir bu yana giden yelkenlileri seyredip hayaller kurardım. Bu hayaller "Büyük Sahra" dahil çalıştığım çöllerde gezinen develeri gemi diye düşünerek devam etti.

Kazandığımız bir yelkenli almaya, kalan da bakımına kışlatmasına yeter diyerek, zirvedeyken ayrıldık çöllerden. Belgelerimizi (ADB, KMT ) aldık, ailecek kiralık yelken açıp ön denemeleri yaptık, sevdik ve hazırız.

Atadan babadan denizci değiliz !!!

Anadolumuzun her yerinde olduğu üzere denizlerimiz "profesörlerle" dolu. Biz yüzlerindeki kırışıklıklardan ışık saçan gerçek bilgeleri bulup, sorup, yaşayıp öğreneceğiz. Bazan devasa motoryatlar yelkenlimizi bir o yana bir bu yana sallayarak yanımızdan geçerken sevgiyle el sallayacağız.

Hepimiz sudan geldik..

Denizler çok büyük ve denizlerde iyiler çoğunlukta, umarım öyle de kalır.

*

    T. İ.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #19 : Aralık 30, 2012, 16:55:47 »
Post modernizmin son 10 -15 yılın denizin karanın şehirlerin dağların doğanın en büyük düşmanı olduğuna bütün yüreğimle katılıyorum, bu son dönem sanatı hukuku doğayı demokrasiyi iktisadı ve en sonunda dostluğu insani ilişkileri kendi yönünde evirmekte ve yozlaştırmaktadır.Bir de bunu popilizm adına yapmakta siz amatör denizciler siz siz yozsunuz denize atıcak bu kadar paranız var zevkiniz için hürriyetiniz için bunları yaptığınınza göre normal değilsiniz,o zaman çekin cezanızı yaklaşımı toplumun yaygın kanaati, naapılabilir bence hiç, veya herşeyin başı eğitim.

*

    D. E.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #20 : Aralık 30, 2012, 23:29:33 »
   1965 yılında Urla iskelesi ve Çeşmealtının Karşısındaki Nergiz Adası (çiçek adası)' nı ailemin kiralaması ile başladı benim denizciliğim. Babam ve annem yüzmenin dışında denizcilikle ilgili bi şey bilmiyorlardı. Ada'ya ulaşım için babam 6.50m. yarım davlumbazlı, 9 hp. Lister motorlu bir ahşap tırhandil tekne aldı. Ben 5 kardeşin en büyüğüyüm ve yaşım 16. Yaz başı ve yaz sonu Alsancak' taki evimizden adaya kayık ile eşya götürüp getirirken, Yazın da Ada yaşamı için gereken ekmek, su, erzak ihtiyaçlarını karşılamak için; Urla İskelesi ve Çeşmealtın'dan alışverişe kayık ile gelip giderken Denizciliği öğrenmeye başladık. Deniz suyu ....na değdimi bi daha kurtulamıyorsun... Sene 1999, Çeşme Dalyanköy'de 1962 Arduman yapımı, basma triz,bakır perçinli,bindirme borda'lı, baş kıç bir,7.65m. boyunda , 2.05m. eninde olan, Ahşap yelkenli ASTERİKS adlı tekneyi ( YOLE ), 500.000. tl.'ye aldık. ASTERiKS ile Çeşme civarında Ailecek çok güzel yelken seyirleri yaptık. Zaten ,8.hp.Reno motoru kendi keyfine göre çalışıyordu... 2003 te aldığımız 8.00.m. boyundaki ,Aynakıç, Randa yelken'li, Civadra'lı , 27.hp. yanmar motorlu ANTARES adlı Ahşap yelkenli ile de 3 yaz , Çeşmeden Ayvalığa ve Marmarise kadar denizlerde gezdik.( Bu teknelerde Pusula ve Rüzgar Oku'ndan başka elektronik yoktu.) . Yetmeyince gene aramaya başladık. 2005 yaz sonu, Finike'den 1987 yapımı bir Pala 9.20 aldık. Oh be, Ahşap teknenin derdin'den kurtulduk (Macunu, Boyası, Cilası, Armuz açması, su yapması, Güverte akıtması, vs.olmayacak) , derken... Salma dibin'den ve Dümen kovanı'ndan su alan Polyester teknenin motoru da  Sisam Boğazı altında'ki Nero'da kaldığımız gecenin Sabahında çalışmayıp bitince (of oldu), Kuşadası marina'da karaya aldığımız Yeni teknemizi ( adı: RÜZGAR), A' da - Z' ye yeniliyerek ; 2006 ve 2007 yazlarında RÜZGAR ile Finike - Çeşme arasında gezmediğimiz yer kalmadı... AMA, hem çeşmede yazlık hem de denizde kayık beraber olmuyordu, Hanımı ikna edip yazlığı sattık ve Ekim.2007 de aldığımız BAVARİA 42  ile Denizde yaşama kararı aldık... ( Sattığımız yazlığın parası ile hem yeni tekneye takviye yaptık, hem de Karşıyaka'dan bir ev aldık).
    Daima denizlerde yaşayan yabancıları gözlemleyince , denizde nasıl yaşandığını öğreniyorsunuz. Adamlar ,arabasını satmış, bi yelkenli almış, tüm bakım ve tamirlerini eşiyle birlikte yaparak çevresindeki denizcilerle de yardımlaşarak Senenin 9 ayını denizde geçiriyorlar. Deniz Çingenesi de denen bu denizciler ; Doğada natural yaşamı en basit şekliyle yaşamaktan zevk alıyorlar.
    İmkanı olan ise evini satıp daha iyi bir tekne alıyor. Ama yaşam şekilleri hep aynı...
Bence , öncelikle Mangal gibi bir Yürekleri var, ama denize de saygılılar... Denizde yardımlaşma ve paylaşımın Önemine vakıflar...
    Modern ve Postmodern sözcükleri bunlar için pek bişey ifede etmiyor kanısındayım...
   
*

    D. E.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #21 : Aralık 31, 2012, 15:10:58 »
eşinizi ve sizi tebrik ederim Demir Bey! İzmir'li bir denizci olarak gurur duydum yazdıklarınızdan. Umuyorum bir gün beraber denize çıkma keyfine varırız...selam ve sevgiyle...


*

    D. E.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #22 : Aralık 31, 2012, 18:24:50 »
   Teşekkürler Dilek Korsaniçem, Hemşerim,
Denizler gerçekten o kadar küçük ki, İnanın seneye mutlaka görüşür, tanışırız umarım.
   Yazdığım çok kısa öykümün amacı; denizciliğin, özellikle yelkenciliğin emek vererek ve gelişerek oluştuğunu örneklemekti. Para gücüyle, modern veya postmodern yaşam şeklini seçerek denizlerde gezen Yelkencileri, uzun süre denizlerde göremiyoruz...
   Şu anki teknem: 32 yaşında, 16.30m. boyunda çift direkli bir Fiber Katch olduğu halde, 2 ihtiyar Denizci (eşim ve ben) İnadına denizlerdeyiz...
   Ayrıca: teknemin tüm bakımlarını mümkün olduğu ve becerebildiğim kadar kendim yaparım ...
              Sevgi ve Saygılarımızla.
*

    C. G.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #23 : Aralık 31, 2012, 18:51:55 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
    Daima denizlerde yaşayan yabancıları gözlemleyince , denizde nasıl yaşandığını öğreniyorsunuz. Adamlar ,arabasını satmış, bi yelkenli almış, tüm bakım ve tamirlerini eşiyle birlikte yaparak çevresindeki denizcilerle de yardımlaşarak Senenin 9 ayını denizde geçiriyorlar. Deniz Çingenesi de denen bu denizciler ; Doğada natural yaşamı en basit şekliyle yaşamaktan zevk alıyorlar.
    İmkanı olan ise evini satıp daha iyi bir tekne alıyor. Ama yaşam şekilleri hep aynı...
Bence , öncelikle Mangal gibi bir Yürekleri var, ama denize de saygılılar... Denizde yardımlaşma ve paylaşımın Önemine vakıflar...
    Modern ve Postmodern sözcükleri bunlar için pek bişey ifede etmiyor kanısındayım... 

Aman Demir Bey. Aman diyorum. Böyle örnekler vermeyiniz. Verdiğiniz örnekler "Right Whale" gibi "Right Sailor".
Bunca yıldır anlatmaya çabaladığımı bir kaç cümlede formüle etmişsiniz zaten. Teşekkür ederim.

Tabii yukarıda yazdıklarınıza küçücük eklentiler de yapmak lazım. Bu "garip" insanların teknelerinin çoğunluğu  "lüküs kamara"sı olan bilmem kaç ayak tekneler de değil. Çoğu ya atadan / dededen kalma, veya yaşlı eski model fiber pek çoğu ahşap, lüksün yanına çok da uğramadığı, sekstanla rasat almayı pahalı GPS'lere tercih etmiş insanlar / tekneler.

Kısaca reisler ve EŞLERİ önemli olmak yerine değerli olmayı seçmiş "Çingeneler"  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    Z. D.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #24 : Ocak 01, 2013, 02:45:41 »
HakanZ korsanım şimdi ben Cem korsanın mesajını niye beğendim diye tuşluyamıyorum
*

    E. D.

Ynt: Denizci olmak erezyonamı uğradı..??
« Yanıtla #25 : Kasım 21, 2025, 22:05:23 »
Sevgili Üstadım,
Sizinle burada karşılaşmak çok güzel. Biraz konudışı olacak ama son açtığınız konu burası olduğu için buradan yazmayı uygun gördüm. GEKO arkadaşlarım verdiğim rahatsızlıktan ötürü affetsin.
Youtube'da bir belgesel dizisi yayınladığınızı biliyorum. Her bölümünü birkaç kez izlemiş biri olarak bir arkadaşıma da tavsiye etmek için girip baktığımda maalesef bir çoğuna ulaşamadım. Zamanın teknolojisi kapsamında görüntüler zayıf olsa da insanın ruhuna çok iyi gelen bir seriydi. Hatta bulabildiklerimi tekrar izledim ama eksik olan seriler var. Mümkünse ve size bu konuda bir zahmet vermeyeceksem bu eşsiz eserleri yeniden yayına sunmanız gibi bir ricada bulunabilir miyim? Bizleri böyle bir içerikten mahrum bırakmazsanız çok sevinirim. Sağlıcakla.
« Son Düzenleme: Kasım 21, 2025, 22:06:28 Gönderen: Ergin Demiroğlu »