0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
O emekçilerden biride benim, 21 yıldır sualtı işleri yapan bir firmam var ve ekmek paramızı yaz, kış hep deniz ve sualtında çalışarak geçirdim. Gençliğimde, Kasım-Aralık-Ocak-Şubat -Mart gibi milletin tipi yağarken kat kat giyinip sıcak ofislerde kahvelerini yudumlarken ben günlerce sualtında dalışlar yaptım, hemde senelerce. Yaz oldumu bütün çoluk, çocuk denize girmek için sahile koşarken, ben denize bir girip, ıslanıp 2 kulaç atıktan sonra anında çıkıyorum. Veya eğer rüzgar varsa, su soğuksa hiç girmeden direkt geriye eve dönüyorum. En çok eşim kızıyor bu duruma. Beni yalnız bırakıyorsun falan diyor. Kendisi saatlerce yüzmek istiyor, ben daha girer girmez 2 dakika sonra çıkmak istiyorum. Hele boş boş yüzmek bana hiç zevk vermiyor, alışmışım bir kere ya sualtında boru bağlayacam, ya batık çıkaracam, yani mutlaka bir işle uğraşacam. Şubat ayında her gün 10 saat -10 metrede pompa ile kum kazıp boru üzerine geri dolgu yaptığım zamanları hatırlıyorum. Her gün kesintisiz 10 saat dalış. Şimdi en büyük keyfim, sahilde, deniz kenarında rakı-balık yapmak. Kim istiyorsa girsin, kim ne istiyorsa yapsın. Ama tekne ile gezmeyi, koylarda kafa dinlemeyi, yeni yerler keşfetmekten hiç bıkmadım. Sahilden değil ama tekneden denize giriyorsam da mutlaka balığa dalıyorum. Yani bir işle meşgul oluyorum. Yada teknenin altını temizliyorum vs. Bilmiyorum, sorunuza cevap oldumu ? Teşekkürler..