0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*
Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« : Kasım 20, 2012, 10:51:48 »
Annaneniz öpülesi elleri parçalanırcasına, ovalaya ovalaya tarhana yaparken, siz, “Aman annane be, boş versene” deyip, marketten hazır çorba alıyordunuz ya... Annane rahmetli oldu ve siz, o tarhananın tarifini annaneden alıp, bir kenara yazmadınız ya... İşte o nedenle, siz, genetiği değiştirilmiş organizma yemekten kurtulamazsınız maalesef.

Ne verirlerse.. .

Onu yiyeceksiniz.

*
Kız evlat yetiştiriyorsunuz, en iyi okullara gönderiyorsunuz. ..
Piyano çalıyor, İngilizce konuşuyor, Grammy alanları tek tek biliyor. Bilmeli...
Ama alt tarafı limon, şeker ve su kullanıp, limonata yapmasını bilmiyor! Yoğurdu çırpıp, ayran yapamıyor, ayran...
İşte o nedenle, kızınız, genetiği değiştirilmiş meşrubat içmeye mahkûm maalesef... Torunlarınız da.

*
Zahmet edip sütlaç yapmadığınız için, kek yapmaya üşendiğiniz için...
İçinde ne olduğunu bilmediğiniz gofretleri, mısır patlaklarını kemiriyor sizin oğlan!
Hamur tutmayı, şöyle mis gibi ıspanaklı bi börek yapıp, çantasına koymayı bilmediğiniz için, hamburger bağımlısı oldu.
Tahin-pekmezi “köylü işi”, vıcık vıcık yağ fışkıran kremaları “modernite” sandığınız için, daha 10 yaşında ayıya döndü, yuvarlana yuvarlana yürüyor, tıkanıyor, merdiven çıkamıyor.

*
Size zor geliyor ama, zor mu evde yoğurt yapmak?
İstanbul'un güneşi müsait değil, anlarım, zor mudur İzmir'de, Antalya'da, Adana'da evde salça yapmak?
Şikâyet edip duruyorsun, içine katkı maddesi konuyor, zorla beyazlatılıyor diye...
İster tam buğday unundan, ister çavdardan, hakikaten zor mudur evde ekmek yapmak? Bütün ailen kabız...
Tonla para verip, abuk sabuk ambalajlı-meyveli saçmalıklardan medet umacağına, niye öğrenmiyorsun kabak tatlısı yapmayı?

*
Güya, çoluğunu çocuğunu düşünüyorsun, taze taze yesinler diye, pazara gidiyorsun...
Eğri büğrü biberlere, doğal olduğu için tuttuğunda ezilen domateslere ağız burun kıvırıyorsun, hormonlu, tornadan çıkmış gibilerini alıyorsun...
Ne işe yaradı senin pazara gitmen ?

*
Kocanız da, bu satırları okuyup, size akıl verecek şimdi... Söyleyin ona, ukalalık etmesin, götürün aktara, hatmi çiçeğiyle zencefili birbirinden ayırt etsin, ondan sonra konuşsun!

*
Enginar, börülce, radika, cibes pişirmekten haberin yok; gazetelerin tiraj almak için kıçından uydurduğu kıçımın uzmanlarından fıldır fıldır brokoli tarifleri öğreniyorsun.. .
Brüksel lahanası yiyerek mi AB'ye gireceğini sanıyorsun?

*
Çin'den bal getiriyorlar mesela...
Taaa Arjantin'den, Meksika'dan bal getiriyorlar.
Neymiş efendim, içinde genetiği değiştirilmiş organizma olabilirmiş falan... İçinde tavuk ibiği, maymun kulağı olmadığına şükredin !
Ben iddia ediyorum...
Kaşla göz arasında frankeştayn ürünlere kapıları açan arkadaşlarla, Amerikan çiftçilerinin avukatı profesörlerimiz, sırf karakovan balına sahip çıksa, Şemdinli'de, Pervari'de terör bile azalır, terör bile.

*
Uzatmayayım.

Mutfak genetiğimizi kaybettik biz.
*
Elin adamı, mısırdan, soyadan, domatesten önce beynimizin DNA'sını değiştirdi!

*
Hurrraaa diye köyden kente göçerken, dışarda tıkınmayı şehirleşme zannettik. Ambalajlı ürün tüketmeyi, zenginleşme zannettik.

*
Dolayısıyla, ya kafayı değiştirip, özümüze döneceğiz...

Ya da ne verirlerse onu yiyeceğiz.
*

    Çevrimdışı Hakan Erim

  • * Gezgin Korsan
  • 15.155
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Tekne Adı
  • S/Y Ekip, İstanbul
Ynt: Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« Yanıtla #1 : Kasım 20, 2012, 11:19:05 »
Bunu bir İzmirli yazmış. Üsluba da bakarsak Yılmaz Özdil olabilir. Doğru mu?
S/Y Ekip
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    Çevrimdışı İlhan Güven

  • * Gezgin Korsan
  • 157
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Tekne Adı
  • S/Y insieme
Ynt: Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« Yanıtla #2 : Kasım 20, 2012, 13:16:19 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bunu bir İzmirli yazmış. Üsluba da bakarsak Yılmaz Özdil olabilir. Doğru mu?

Kesinlikle! Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*
Ynt: Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« Yanıtla #3 : Kasım 20, 2012, 16:08:05 »
Bunu yazan kişi için üzüldüm,nasıl bir çevrede yaşıyorsa...
Bizim ailemiz içinde dört üniversite mezunu nu barındırıyor,mütevazi sayılacak bir mahallede oturuyoruz,küçük bahçeleri olan evlerde.Sizlere kısaca neler yediğimizden bahsedecegim,değerli zamanınızı çalmazsam eğer;
Mahallemize senelerdir gelen yakın köylerden bir sütçü,sebzeci var.Sütümüzü ondan alır kaynatarak bir miktarını yoğurt,bir miktarını tatlı,bir miktarını konsantre süt,bir miktarını da içmek için kullanırız.
Olurda süt kesilirse;lor haline getirip içine ilave ettiğimiz yeşillikler,bazende çörek otu,kırmızı pul biber ile tatlandırır,kahvaltılık olarak kullanırız.
Kışlık hazırlıklarımız da domates sosları,çeşitli sebzelerin ev yapımı konserveleri,erişte,ev makarnası,tarhana,kavut,buğday,nohut,fasulye haşlamaları bulunur.Ekmeğimizi normal ekmek,bazen bazlama,bazen yufka,bazen yulaflı,cevizli,zeytinli olarak genelde evde yaparız.Fırınlarda ve pastanelerde kullanılan unların kalitesini ve üretim esnasındaki temizlik koşullarını bilemediğimiz için;pasta,börek,kurabiye,poğaçalarıda çocuklarımızla kaliteli zaman paylaşımı vesilesi görür,sohbetler,müzik dinleme eşliğinde yapar,komşularımız yada misafirlerimizle afiyetle yeriz.Sebzeleri ve meyvaları mevsiminde ve yerel olmasına özenerek tüketir,sera ürünü almayız.
Sirkemizi,reçellerimizi,turşularımızı kendimiz yaparız.Denizci olduğumuz için deterjan yerine
soda,sirke,karbonat, arapsabunu kullanırız.Kola yerine hoşaf,komposto,limonata,ayran evyapımı değişik bitki çayları,pekmez in kırk çeşide çevrilmiş hallerini içeriz.Kısacası,
Saglığımız İçin bize ne verilirse Onu YEMİYORUZ!
*
Ynt: Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« Yanıtla #4 : Kasım 20, 2012, 19:22:50 »
Bide unutmadan,bahçeye hatmi çiçeklerini eşimiz elleriyle dikti Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap...
*

    Çevrimdışı Erol Yapıcı

  • * Gezgin Korsan
  • 4.058
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
    • Tekne Adı
  • ŞH-KADIKÖY
Ynt: Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« Yanıtla #5 : Kasım 20, 2012, 19:32:32 »
Ama siz annaneden tarif almışsınız Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap. O yazı tarif almayanlar için idi. Yani, büyük çoğunluk için Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*
Ynt: Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« Yanıtla #6 : Kasım 20, 2012, 20:04:55 »
Tarifleri internetten Türkçe,İngilizce,İtalyanca,Çince,Rusça olarak alıyoruz genelde;)
*

    Çevrimdışı Noyan Bakır

  • * Gezgin Korsan
  • 6.949
    • Yaşadığı Şehir
  • Ankara
Ynt: Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« Yanıtla #7 : Kasım 21, 2012, 01:00:19 »
Kavut ne acaba?
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap T.C.G. SAVARONA Denizcilik Müzesi olmalıdır.
*
Ynt: Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« Yanıtla #8 : Kasım 21, 2012, 08:55:05 »
Buğdayı iki şekilde hazırlar ve saklarız;
1.Haşlayıp buzdolabı poşetlerinde yassılaştırıp üst üste dizerek;bunu aşurede,yoğurt çorbasında,ayran aşında,analıkızlıda,ekşili köftede kullanıyoruz
2.Kavurup,un haline getirip kavanozlarda;bunu da kullanacağımız zaman tereyağıyla karıştırıp kahvaltıda,börek ve özelliklede baklava içinde kullanıyoruz.Kavutla reçel yemenin keyfine doyum olmaz Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*
Ynt: Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« Yanıtla #9 : Kasım 21, 2012, 08:57:31 »
Yazı Yılmaz Özdil'in

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Kavut : Buğday, arpa ,dut unu olarak geçiyor farkli sitelerde
*
Ynt: Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« Yanıtla #10 : Kasım 21, 2012, 09:33:31 »
"kavrulmuş"
Kavurma işlemi buğdayın fırında çevrilerek eşit bir şekilde rengi kızarana kadar devam eder.Sonra mikserde un haline gelene kadar çekilir.Kavanozlara konup saklanır.
Trabzon taraflarında bu mısırla,Tokat taraflarında dutla yapılıyor.Bir diğer yöntemde unları kavurup içine tereyağı ekleyerek olsa da gerçek "kavut" olmuyor.
*
Ynt: Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« Yanıtla #11 : Kasım 21, 2012, 09:46:08 »
Tabii ki toplumun bir kesimi ne harcadığını,ne yaşadığını bilmeden şuursuzca yaşıyor,bu özellikle metropollerin anaforlarıyla yükselenlerde,tüm topluma maletmemek gerekirdi,ülkemizde ayağı yere basan insanlar çoğunlukta bence.
*

    Çevrimdışı Özden Oğul

  • * Gezgin Korsan
  • 2.315
    • Yaşadığı Şehir
  • İzmir
    • Tekne Adı
  • Destiny , Foça
Ynt: Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« Yanıtla #12 : Kasım 21, 2012, 10:30:52 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Tabii ki toplumun bir kesimi ne harcadığını,ne yaşadığını bilmeden şuursuzca yaşıyor,bu özellikle metropollerin anaforlarıyla yükselenlerde,tüm topluma maletmemek gerekirdi,ülkemizde ayağı yere basan insanlar çoğunlukta bence.

Çok iyimsersiniz. Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Hiçbirimiz hepimiz kadar akıllı değiliz.
*
Ynt: Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« Yanıtla #13 : Kasım 21, 2012, 15:49:54 »
İstatistiklere göre;
"Türkiye’deki 20-64 yaş grubundaki her 100 kadından ancak 29,7’si işgücüne katılıyor. AB ülkelerinde ise bu oran yüzde 62,3’e kadar yükseliyor. Kadınların işgücüne katılımında Türkiye, bütün AB ülkelerinden geride kalıyor. Ortalaması yüzde 62 olmasına rağmen birçok AB ülkesinde çalışabilecek yaştaki kadınların yüzde 70’inden fazlası işgücü içerisinde yer alıyor."
Bu kadın çalışan kadın nüfusunun çok az bir kısmının kendi geleneklerine sahip çıkamadığını,fiziksel yada ruhi gücünün yeterli olmadığını,yada metropol yaşamının anaforundaki yükselişin zamansızlaştırma,ıssızlaştırma etkisi altında savrulduğunu varsayarsak "çok" ekini kaldıralım,ülkemiz adına iyimserim,kadınlarımızın analık duygusunun yüksekliğiyle gurur duymaktayım,toplumumuzdaki erkeklerin kadına kol kanat geren,mutfakta dahi yardımcı olan sorumluluk duygularına ve hatta demokratlıklarına hayranım.Aile olgumuzu yitirmeyişimiz,kadının ve ailenin desteklendiği ve saygın bulunduğu,toplumu oluşturan bireylerin konu üzerinde hemfikir olduğu bir toplumda azınlıkların şahsi yaşam tarzlarının fedakarlık ve sabırla seçici yaşayan,kaliteyi temizliği para harcayarak değil tevekkül(yetinme) ve helal(temizlik) bilinciyle okuyarak geliştiren insanların kul hakkına girmek olarak nitelendiriyorum."Permakültür"adı altında batı toplumlarının bizim zaten sahip olduğumuz bu değerleri eser miktarda kopyalayıp bize enjekte etme çabalarını da hayretle izliyorum.
Tabii ki "diyet" adı altında metabolizmalarımız allak bullak edilmek istenecek,vücudumuz kadar olağanüstü bir fabrikanın her bireyde farklı özelliklerde olduğu unutturulup, kendi iç sesimizin hangi besini arzuladığına kulaklarımız,beynimiz,şuurumuz kapattırılmak istenecek,ürün yeşleştirmelerle nefsimize kılıçlar çekilecek ama iyimserim tabiiki bizim çocuklarımızda aynı bizler gibi;seçebilen,farkında olan,kısacası;
                                                    "Sadece İNSAN"
olarak yetiştiler,yetişecekler.
                                 

*

    Çevrimdışı Anil Yılmaz

  • * Gezgin Korsan
  • 251
    • Yaşadığı Şehir
  • Berdyansk - Ukrayna
Ynt: Ne verirlerse.. .Onu yiyeceksiniz.
« Yanıtla #14 : Mayıs 08, 2018, 11:24:54 »
Benim TC de iken karidesler kostige batmadan alinan Hoskoy, saraplar Murefte, beyaz peynir Malkara, sucuk Hamitabat, konserveler Gelibolu, zeytinyagi Havran, hanim Ukraynali Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap vs. vs. neyse iste.. demem o ki icinde biraz merak olan bir insanin, birinin bile gostermesine gerek kalmadan olaylarin membagina inmesi cok da zor degil.. o yuzden fazla karamsar olmamak lazim..

haberdar olmak ve zaman ayirabilmeye kaliyor is.. Izmir e dogru yola cikan kimse Gelibolu da "bir sonraki vapura binsem ne olacak, Yaksi konserveden biraz alisveris yapayim, sohpet edeyim" demiyor.. vapura yetisme derdinde.. veyahut Ayvacik da bir kasaba girip "oglak alayim" demez.. halbuki oglagin son yeri ve en ucuzu orda.. 3-5 km iceri girip 10 dakika kaybetmiyor..
Edremit ten Havran a bir sapilsa, Atilla Cobanoz zeytinyaglari Turkiye nin en iyilerinden.. Havran parkinda bir Turk kahvesi 1.5 TL ve birakin 8-9 liralik bulasik sularini, hayatimda ictigim en iyisiydi.. Yarim saat zaman kaybini goze alinca ne hatiralar kaliyor.. 1 yillik zeytinyagi da ucuz sekilde bagaja yukleniveriyor..

Ukrayna ya gelice isler tabi degisiverdi.. denizinden kalkan ve bunlar cikiyor ;

Pelengas (sari kefal) - kilka (Ayvalik papalinasi gibi ama kuzey baligi oldugundan daha yagli, dolayisiyla leziz) - kum baligi (bildiginiz kum baligi, TC de agza surulmez ama burda yeniyor Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap ) - Moyva

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bunlar cografyanin sunduklari.. bir de detaylar var; yamacin karpuzu, dagin cilegi vs gibi Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
misal cografya burda oglak-kuzu vermiyor, domuz veriyor.. nazarimda da bu et lokum.. hele ki kucukbas hayvanin en cok hareket eden yeri oldugundan dolayi en leziz yeri olan ensesini afiyetle..

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

 neyse.. demem o ki cografya adami esir alir tamam ama insan, meraki ve gayretini birlestirdigi an kacip kurtulabilir ondan..
Izdırap, geniş akıllı ve derin duygulu insanlar için mecburiyettir..