0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*
Yeke + Dolap Dümen bir arada
« : Aralık 19, 2013, 21:26:41 »
Aşağıdaki uygulamayı ilk defa gördüm, Yeke ve Dolap dümen bir arada;

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Tekne "1985 Jeanneau Sunshine 38" imiş..

Dolap dümen kullanılırken Yeke'nin dimdik yukarı pozisyonda sabitlenmesi yeterli sanırım..
*

    Çevrimdışı Kaan Erdem

  • 1.702
    • Yaşadığı Şehir
  • Marmaris Netsel Marina
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Yeke + Dolap Dümen bir arada
« Yanıtla #1 : Aralık 19, 2013, 23:22:14 »
Özgür Korsanım,
Aslen gördüğünüz o yeke acil durum yekesi olup, normalde dolapta durması gerekirdi. Tekne sahibi kendi tercihini kullanarak dolapta tutmak yerine, yuvasına monte etmiş.
Bu arada Jeanneau Sunshine 38 kevlar takviyeli keyifli bir teknedir.
Saygı ve Selametle
S/Y Dimple, Marmaris
*
Ynt: Yeke + Dolap Dümen bir arada
« Yanıtla #2 : Aralık 20, 2013, 08:35:08 »
Mmm.. yekenin tipini hiç acil durum yekesine benzetemedim de! Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bildiğin agaç, tutmaktan damarları çıkmış, tutulan yerleri yağlanmış, parlamış filan gibi! Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Benim alışık olduğum acil durum yekesi kromdan yapılmış, hayyyyvan gibi ağır, kocaman, dolabın dibinde yatan bişeydir de! Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bu arada Sunshine 38'e kanım ısınmaya başladı..
Şurada da uygun fiyatlı bir tane gördüm, keşke model yılı biraz daha yeni olaymış;
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Sağlıcakla kalınız..
*

    Çevrimdışı Kaan Erdem

  • 1.702
    • Yaşadığı Şehir
  • Marmaris Netsel Marina
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Yeke + Dolap Dümen bir arada
« Yanıtla #3 : Aralık 20, 2013, 13:15:13 »
Özgür Korsanım,
Doğrudur hemen hemen her teknede cil durum yekesi krom veya galvaniz demirden ağır şekilsiz bir şeydir.Bir fırsatınız olurda Dimple'a gelirseniz ama size bir sanat eseri ahşap vernikli acil durum yekemizi göstermek isterim.
Sun Shine 38 e gelince, bugün 20 aralık.yarın ise 21 Aralık yani Şeb-i Yelda.
Tarih önemli zira böyle bir tarihte Lili teknesini (Jeanneau Sun Shine 38) Çeşmeden yola çıkartmıştık İstanbul'a götürmek üzere.O ilk kullanımdan sonra uzun yıllar önce ortağımla eğitimlerimizde filomuzun bir teknesi olarak,sonrasında bizden alan Dr.Ahmet dostum (ki hala kullanmakta) ile epeyce kullandım ve geçen sene de dostumun ricası ile tamamen elden geçirilmesine katkıda bulunup danışmanlık yaptım.Gerçekten oldukça iyi bir teknedir,sağlamdır ve yelken seyrindede iyi süratlidir.
Biraz iştahınızı açmak için o seyahatin ham yazısını arşivimde buldum ve aşağıya ekliyorum.Tamamı ve resimlisi Naviga dergisinde 2004 yılında çıkmıştır.Geliboluda ben ve Babam işlere yetişmek için tekneden ayrılırken vardiyayı Hakan Zorlu korsanımıza devretmiş idik.Eminim o da hatırladıklarını yazıya ekler.
Keyifli okumalar :-)
ŞEB – İ YELDA DA  ILICADAN İSTANBUL’A


Tamam tamam. Sesinizi duyuyorum nedir şimdi bu Şeb – i Yelda diyorsunuz merak etmeyin açıklayacağım efendim. Öncelikle kelime hazneme bu yeni kelimeyi kattığı için Sevgili Teoman ARSAY ağabeyimize bir teşekkür etmem lazım. Yazının başlığını farklı düşünürken kendisinden gelen bir mesajla bu yeni kelimeyi yani şeb-i yelda yı (uzun geceler) kullanmaya karar verdim.
Efendim her şey 30 yıllık dostum, çocukluk arkadaşım. Ortağım Tufan YETGİNER’in eski teknesi “Haydut “ u satması ile başladı. Giden olunca gelen de olmalı dedik ve hummalı bir şekilde yeni bir tekne arayışına girdik. Orası burası, eşler dostlar derken şeker bayramını fırsat bilip atladık İzmir’e gittik ama ne gidiş. Ayrılış ile dönüş tam 24 saat sürdü. Çeşme, Dalyanköy, Levent Marina derken Ilıcaya Yıldız burnuna girdik. Orada bağlı duruyordu, boylu poslu enli ve de satılık ilanı ile. Hemen sahibini aradık ve kısa bir bekleme sonrası tekneyi gezmeye başlamıştık. Bilinen sohbetler ve soruları müteakip geri dönüşe başladık.
Alabilirmiyiz, biraz daha ikram yapılabilirmi, mevsim kış hangi aralığa getirirde mevcut iş yoğunluğumuzda İstanbula getiririz sohbetleri ile geri döndük.
Bir haftalık bir çalışma sonucu alma kararı ile İzmir’e dönen ortaklarım Tufan ve Ali Can bir günde devir işlemlerini halledip teknenin eksikler listesini yaparken bizde Babam (Uğurhan Kaptan ) ve ben İstanbulda Maydanozdan bu seyahat için takviye malzemeleri ve olası rota çalışmalarına başlıyorduk..
İşlerin ayarlanmasını ve hava durumunun kollanmasını müteakip karar verildi.
Lili İstanbul’a olabilecek aksiliklerde hesaplanarak 1 haftalık bir süreçte transfer edilecek. Takvim olarakta 20 Aralık tarihinde benim ve Tufan hocanın yapacağımız eğitimlerden sonra akşam yola çıkmaya ve en geç 28.Aralık.2003 te İstanbula dönmeye karar verildi.
Çocukluğumdan beri Babamın ilk öğrettiği şey “ Önce Emniyet “ olmuştur. Bizde bu çerçevede her seyir öncesi yaptığımız gibi yaptığımız listeye uygun malzemeleri yerleştrimeye başladık.
Ohhoooo neler yok ki  (Bazen abartırız da)
Bölgenin yedekli haritaları, 2 şer adet Harita cetveli ve Pergel, Bir araç telefonu, Her kesin şahsi birer cep telefonu 220 ve 12 volt şarj cihazları ile (Bu tam 4 cep telefonu demek),yeter miktarda çamaşır, çorap, kazak, eşofman, yün bere, seyir tulumlarımız ve çizmelerimiz, yelken eldivenlerimiz, dudak kremleri ve ecza çantası (Tam donanımlı),seyir yardımcısı tüm kitaplar, Bir adet 220 volt ısıtıcı (Ayrıca tüplü bir ısıtıcı Ilıcadan alınacak),emniyet kemerlerimiz ve tabii ki olmazsa olmaz can yeleklerimiz.
Ayrıca teknedeki eksikliklere göre yanımıza aldığımız ampulden, elektrik kablosuna, filtreden alet takımlarına kadar olan bir diğer grubuda unutmamak lazım
Elbette tüm liste bununla sınırlı değil başka ilavelerde var ve yola çıkmadan hazırladığımız sıkı bir erzak listesi var ki bunu da Ilıcada tedarik edeceğiz.
Sonuç ; 5 koli,6 yumuşak çanta,1 devasa alet çantası,2 harita rulosu,1 büyük yelken torbası içinde 4 adet uyku tulumu ve 3 adet elimizdeki ufak çanta olmak üzere – acaba bizi otobüse alırlar mı korkusu ile Harem’e yollanıyoruz.
Endişelerimiz yersiz,mevsim nedeniyle otobüs epece boş keyifli ve uyuyarak yapılan  bir seyahat sonrası 21 Aralık 2003 sabah saat 09.00 da Ilıca otobüs garına varıyor ve teknenin eski sahibi Recep Dinlenmez Beyi arıyoruz.
Sağolsun gelir gelmez, beni arayın sizleri arabamla alayım demişti.Hemen bir pick-up ile geliyor ve ancak sıkışarak tekneye yollanıyoruz.
Yapılacak alışverişler nedenile Recep Bey arabasını bize bırakıyor ve biz hemen bir iş planı yapıyoruz.
Uğurhan Kaptan ve Alican Kaptan teknede kalarak,yerleşim, motorun yağ ve filtresinin değişmesi ,yanmayan seyir fenerlerinin ampullerinin değiştirilmes,İstanbula bakıma gelen telsizin montajı işlerini,Tufan Kaptan ile bende alışverişi üstleniyor ve işe girişiyoruz.
Ohhhh,şükür bunlar da bitti,her şey yerini buldu diyerek sonkez internetten hava durumunu kontrol ediyor ve bir karara varıyoruz.Mevcut lodosu arkamıza alarak hızla Çanakkaleye seyre başlamak ve hava daha beter olmadan Marmaranın eteklerine gelmek.
Zira hava durumu anonsları hiç te iç açıcı değil.

Yıldız Burnu – AltınYunus Setur Marina 21.Aralık

Saat 14.45 te Yıldız Burnundan 2200 devirde çalışan motorumuzla hareket ediyor 4,8 knot süratle Çeşme Altınyunus Marinaya yanaşarak yakıt ikmalimizi yapıyoruz. Depo tam dolduruldu, ayrıca iki adette yedek bidon dolduruldu. Tam 117 litre mazot alarak Altınyunustan bismillah vira diyerek saat 15.20 de hareket ediyoruz.

Altın Yunus – Çanakkale  21.Aralık

İlk way-pointimiz Toprak Ada, pusula başını 017 dereceye veriyor ve 7.11 mil mesafedeki mevkimize ortalama 2500 devir ve 5.6 knot süratle ilerlemeye başlıyoruz. Beklenen varış süremiz 6.41 olarak gözüküyor.
Bu arada en önemli görevimizi yerine getiriyoruz. İstanbuldan getirdiğimiz bayrağı kıç ıstralyaya törenle bağlıyor, dalgalanmasına keyifle kısacık bakıyor ve hemen bakiye işlere koyuluyoruz. Pupa feneri tüm çabalara karşın yanmamakta inat ediyor, bir kısım sigorta ise atık ve henüz yerleşmemiş ufak tefekler ile diğer kontrollar var.Ekip bunlara saldırırken ilk neşeli ses geliyor ve teyp devreye giriyor.
Çalan müziğin keyfi, elimde eldivenler ve dümen dolabı bir sigara yakarak çevre ile birlikte Lili kızımızı inceliyorum.
Hanımefendi 1984 yılında doğmuş bir taze epeycede endamlı 38 feet boyunda bir Jeanneau Sun Shine. Kendileri koynunda 11 kişiyi yatıracak kadar geniş gönüllü ve 27 hp lik bir yanmar motoru var ki maaşallah tıkır tıkır, hatta fısır fısır çalışıyor. İnternette yaptığımız araştırmalarda kabuğunun kevlar takviyeli olduğunu ve belli sayıda yapılmış bir tekne olduğunu öğrendiğimizden gövdeye de güveniyoruz. Direk ve yelkenler gayet iyi durumda. Bize makyaj ve elektrik donanımı ile elektronik donanımına ilişkin bakım onarımda ihtiyacı var ki buda normal.
Aşağıdan gelen ses ile irkiliyorum. Saat 16.20 ve mevkimiz N-38.24.17.5 , E – 026.23.16.7 diye.İskelemde onbeş dakika sonra Küçükada bordalanıyor ,saat 17.oo da ise Kara Burun’a pruvamızı doğrultuyoruz. Saat 17.20 de mevkiimiz N-38.28.13.4, E-026.22.36.3 ve hava karardı.
İşte şimdi en uzun gecede seyrimiz başlıyor. Bugün 21 Aralık ve işte size Şeb-i Yelda. Gün saat 06.20 de doğacak yani 13 saatlik bir gece seyri var önümüzde.
Bu arada umutsuz pupa fenerinin yerini 12 volt çakmak adaptöründen aldığımız uzatma ile yapılan bir geçici fener süslemekte. Ehhh artık sıcak bir kahve içmenin ve bir şeyler yemenin zamanıdır diyoruz. Saat 18.20 de Küçük Bahçeyi bordalıyor ve camadanlı olarak Genoayı açıyoruz.
Baş tarafta genova ya vuran fenerin yansıması altında Ali Can ve Tufan Kaptanlar botu şişiriyor ve kaba denizlere karşı sıkıca bağlıyorlar.
Bu arada hava ciddi bir bçimde karanlıkla birlikte soğumuş durumda, giysilerimizi seyre uygun hale getiriyor, tulumlarımızı ve berelerimizi giyip çizmelerimizi de ayaklarımıza çekiyoruz.
Saat 19.20 de mevkiimiz N-38.38.48.4, E-026.20.10.0 şeklinde,19.25 te kara burun fenerini bordaladık. Artık navigasyon oldukça önemli zira fenerleri kontrol ederek, onların dost ışıklarına güvenerek seyir yapmaktayız.
Saat 20.20 de mevkiimiz N-38.43.33.4 , E-026.25.18.0
Saat 21.20 de mevkiimiz N-38.48.00.00 , E-026.35.00.0
Saat 22.23 de mevkiimiz N-38.53.33.4 , E-026.25.18.0
Saat 23.40 de mevkiimiz N-39.01.12.   , E-026.40.31.5
Saat 00.47 de mevkiimiz N-39.08.14.0 , E-026.37.13.5
Saat 03.27 de mevkiimiz N-39.21.28.0 , E-026.25.51.0
Saat 04.40 de mevkiimiz N-39.25.41.0 , E-026.19.27.0
Saat 13.10 de Abide bordalandı
Saat 15.20 de Çanakkaleye vardık
Toplam 13 saat gece seyri ve 11 saat gündüz seyri yapmış olduk.
Çanakkale Marina N-40.09.08.5 , E-026.24.15.2
Çanakkale – Gelibolu 24.Aralık

Saat 11.25 te yağış altında Çanakkaleden avara ediyoruz.Motor 2500 devirde 4.6 knot ila 5 knot arası birt süratle boğaz suyuna çıkkıyoruz.Hava oldukça soğuk ve görüş düşük.Dikkatimizi çevrede bizden başka hiç bir yüzer vasıtanın olmaması çeiyor.Sadece liman dışına çıkışta demirde selamlaştığımız olta balıkçısının geride kalan sülietini gömekteyiz.
Saat 12.00 da ilk mevkiimizi koyuyoruz N-40.11.38.4 E-026.23.46.5. 12.30 da Akbaş fenerini bordalıyoruz.Hav 8/8 kapalı,deniz sakin,hafif yağış devam etmekte.Rüzgar N 2 Bofor,Genoa ile iskele kontra seyrediyoruz saat 12.40 ta hızımız 5.2 knot ve tahmini geliboluya varışımız 15.44.Bakalım ne kadar tutacak ?Zira tahmini varışımız mevcut sürat ve akıntıya göre ku uçuşu mesafe .
Saat 13.00 da yeni mevkii koyuyoruz N-40.14.40.02 E-026.28.16.7 akıntının etkisini artık hissetmekteyiz iyiden iyiye ve süratimiz düştü.Olabildiğince Avrupa yakası kıyısıa sokularak sürati arttırmaya gayret etmekte ,kıyıların girinti ve çıkıntılarına uygun olarak sanki nakış dokumaktayız.
14.00 da süratimiz 3.0 ila 4.0 knot arası 9.35 mil yolumuz kaldı ve tahmini varışımız 16.36 olarak düzeltilmiş durumda.Yeni koordinatlarımız ise N-40.17.39.8 E- 026.28.16.2 şeklinde.
Havada bir ağırlık var.Geriye doğru bakıyor ve ağırlığın sebebini görüyoruz.Kapkara bulutlar denizin üzerine uzanmış ve ardımızdan koşturuyorlar.İlk kez ardımızda bir büyük tanker ve refakatinde römorkörü uzakta görüyoruz. Pruvamızdan da şükür sonunda bir başka gemi göründü.Bu durumu Egede ki fırtınaya bağlıyoruz.Ardımızdaki bulutlar önce tankere yetişiyor ve onları gözden kaybediyorlar.Tepemizden eçen askeri jetlerimizin bulutu dışından dolaştığını tespit ediyor ve bekliyoruz,bekliyoruz ve işte yetişti tepemize çullandı.Sıkı bir yağmur yiyor ve rüzgarını da alıyoruz.Yaklaşık 5 dakika süren bu yağış bulutların süratle Avrupa karasına doğru sokulması ile bizi terkediyor.Sancakta Gocuk Burnu fenerini geçtik ama bozuk görüş nedeniyle feneri göremiyoruz.14.35 te süratimizi 4.8 knot ve tahmini varış süremizi 16.11 deniz mili olarak kaydetmişiz.14.45 te ise karakova fenerini iskelemizde yaklaşık 100 mt.mesafede bordaladık.Hızımız 3.7 nota düşerken varış süremizde 16.39 a geriledi.
Saat 15.00 da mevkiimiz N-40.19.56.0 E-026.36.13.9, 15.30 da İskelede Adsız fenerini bordalıyoruz.Lapsekinin karşısıdayız ve artık Gelibolu pruvamızda gözükmekte.Sancak kıç omuzluğumuzdan bir adet Askeri gemi yaklaşırken sancak baş omuzluktan da bir hücum botun Çanakkaleye doğru indiğini görüyor ve tam Lapseki önünde pruva pruvaya geldiklerinde ve pupa pupaya geldiklerinde fotoğraflıyorum.Hoş bir görüntü oldu her halde.Evvelce hiç dia çekmediğim için neredeyse her kareyi birden fazla almak gereğini hissediyorum.Umarım bu fotoğraflar güzel çıkar.
Saat 16.20 de iyice coşan havanın önünde son feykimzi atıp Gelibolu barınağına giriyor ve hemen saç bir teknenin üzerine bordalıyarak Liliyi sağlama alıyoruz.Giriş N-40.24.19.4
E- 026.40.14.2 dışarıda hava artık iyice coşmuş durumda.
S/Y Dimple, Marmaris

*

    Çevrimdışı Emre Özgen

  • * Gezgin Korsan
  • 1.695
    • Yaşadığı Şehir
  • Bursa
Ynt: Yeke + Dolap Dümen bir arada
« Yanıtla #4 : Aralık 20, 2013, 14:10:41 »
yeke dümen teknelerde dolap dümen konforu arayan tekne sahipleri sonradan dolap dümen taktırabiliyolar. benzeri Bursa/Güzelyalı limanında da var. yerli yapım pala 29 marka model tekneye sonradan dolap dümen monte etmişler. tek sorun biraz yer darlığı oluyor. yeke sistemi olduğu gibi duruyor ama yekeyi çıkarmışlar sadece.
S/Y  Alesta ( herşey hayal etmekle başlar... )
*

    Çevrimdışı İsmail Sandan

  • * Gezgin Korsan
  • 223
    • Yaşadığı Şehir
  • Antalya
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Yeke + Dolap Dümen bir arada
« Yanıtla #5 : Aralık 20, 2013, 14:35:25 »
Kaan  Korsanım,
Şeb-i Yelda ile Aralık Kış seyrinizi on yıl üzerinden geçmiş bile olsa büyük bir keyif alarak okudum.Kaleminize sağlık.
Fakat birazda meraklandım.Merakımı affedin.Aşağıdan gelen ses ne idi?
Selam ve Sevgiler

Aşağıdan gelen ses ile irkiliyorum. Saat 16.20 ve mevkimiz N-38.24.17.5 , E – 026.23.16.7 diye.İskelemde onbeş dakika sonra Küçükada bordalanıyor ,saat 17.oo da ise Kara Burun’a pruvamızı doğrultuyoruz. Saat 17.20 de mevkiimiz N-38.28.13.4, E-026.22.36.3 ve hava karardı.

İsmail Şandan
S/Y Smart Alec
*

    Çevrimdışı Adnan Mahçup

  • * Gezgin Korsan
  • 1.598
    • Yaşadığı Şehir
  • İstanbul
Ynt: Yeke + Dolap Dümen bir arada
« Yanıtla #6 : Aralık 20, 2013, 16:17:15 »
Yekeyi Naylon siperliğe destek olsun diye yukarı kaldırmış gibi bir görüntü var...
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    Çevrimdışı Kaan Erdem

  • 1.702
    • Yaşadığı Şehir
  • Marmaris Netsel Marina
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Yeke + Dolap Dümen bir arada
« Yanıtla #7 : Aralık 20, 2013, 18:00:22 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Kaan  Korsanım,
Şeb-i Yelda ile Aralık Kış seyrinizi on yıl üzerinden geçmiş bile olsa büyük bir keyif alarak okudum.Kaleminize sağlık.
Fakat birazda meraklandım.Merakımı affedin.Aşağıdan gelen ses ne idi?
Selam ve Sevgiler

Aşağıdan gelen ses ile irkiliyorum. Saat 16.20 ve mevkimiz N-38.24.17.5 , E – 026.23.16.7 diye.İskelemde onbeş dakika sonra Küçükada bordalanıyor ,saat 17.oo da ise Kara Burun’a pruvamızı doğrultuyoruz. Saat 17.20 de mevkiimiz N-38.28.13.4, E-026.22.36.3 ve hava karardı.


İsmail Korsanım teşekkürler.
Efendim aşağıdan gelen ses saat ve mevkiimizin ne olduğunun sesli duyurulması idi.Bazen denizin o dinginliği içerisinde dalmışsanız deryalara bu tür bir ses bile hoplatabiliyor.
Bu yazıda olmayan ama Navigadaki yazıda bulunan başka sağlam irkilmelerimizde oldu o seyirde.Mesela midilli adası iskele bordamızda adayı yarılamışken tepemizden geçen dalganın tam bir varil su misali buz gibi havada kafamızdan geçmesi gibi.
Geçmiş zaman, ne keyif lmıştık o seyirde.
S/Y Dimple, Marmaris
*

    Çevrimdışı İsmail Sandan

  • * Gezgin Korsan
  • 223
    • Yaşadığı Şehir
  • Antalya
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Yeke + Dolap Dümen bir arada
« Yanıtla #8 : Aralık 20, 2013, 21:31:19 »
Kaan Korsanım,
Başınızdan geçen dalganın kırılmasıyla ağzınıza gelen tuz, ne keyif verir denizciye değil mi?Ağızlarımızdan bu tad eksik olmasın...
İsmail Şandan
S/Y Smart Alec
*

    Çevrimdışı Demir Ertürk

  • * Gezgin Korsan
  • 756
    • Yaşadığı Şehir
  • İzmir, Karşıyaka
Ynt: Yeke + Dolap Dümen bir arada
« Yanıtla #9 : Aralık 20, 2013, 22:02:01 »
   Kaan Korsan'ım,
Benim eski anılarımı depreştirdiniz!..
   Çeşme Yıldızburnundaki taş mendireğin içinde bağlı olan '' Lili '' yelkenlisini ben de 2003 yılında çok beğenmiş ama param yetmediği için alamamıştım . O yıllarda bende, 1962 Arduman yapımı 7.65 m. boyunda, 2.05m. eninde, Bindirme borda'lı, bakır perçinli, basmatriz, Ahşap , baş kıç bir, bi '' Yole '' yelkenli vardı...
   Sizin '' Lili '' bana dev gibi gelmişti...  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
y/y ERTÜRK  3  ( HUNTER 44 )  - Kazıklı / DİDİM
*
Ynt: Yeke + Dolap Dümen bir arada
« Yanıtla #10 : Aralık 20, 2013, 22:19:57 »
Kaan korsanım,

Şeb-i Yelda'da dünyaya gelmiş bir kişi olarak paylaştığınız bu güzel anınız benim için doğum günü hediyesi gibi oldu! TEŞEKÜRLER! Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Umarım bir gün Dimple'nin sanatsal acil durum yekesini görme fırsatım olur..

Günün anlam ve önemine uygun bir şiir ile kapatalım;
Şeb-i yeldayı müvakkit ile müneccim ne bilir?
müptela-i gama sor ki geceler kaç saattir?
« Son Düzenleme: Aralık 20, 2013, 22:20:19 Gönderen: Özgür Ökten »
*

    Çevrimdışı Kaan Erdem

  • 1.702
    • Yaşadığı Şehir
  • Marmaris Netsel Marina
    • Sosyal Ağ Hesapları
Ynt: Yeke + Dolap Dümen bir arada
« Yanıtla #11 : Aralık 20, 2013, 23:55:49 »
Oyy,oyy oyy,
Üç korsanımdan ne keyif dolu mesajlar gelmiş,mutlu oldum.
Sırası ile cevap verelim efendim.
İsmail Korsanım,
 o ağzımıza dolan tuzlu suyu ne güzel anımsatmışsınız.Sanırım bu duyguyu en iyi yaşadığım yer Pirat sınıfında yarışmaya çalıştığım 1979 yılı ile başlamıştır.(Babamın teknesindeki maceralar hariç tabii) Sadece ağzımız burnumuz kulağımız dolmaz,totomuzda sırılsıklam olurdu ama ne keyif alırdık.Hatıralarımda özel yeri vardır bir 10 Kasım yarışında batışımız ve hakem heyeti tarafından toplanarak İYK ya getirlip tirtir titrerken şömine başında içtiğimiz dopingli çay.Ne hoş bir cümle bile yetiyor derinlerden bir anıyı çıkarmaya.
Demir Korsanım,
Kısmet diye bir şey var işte.O gün alamdığınız tekne bugün bizim sohbetimize aracı olmakta.Bu bence her şeyden daha kıymetli.Öte yandan Arduman yapımı bir yole demek büyük keyif demektir.Arduman tersanesi ile ilgili pek hoş bir anım vardır içinden Babamın geçtiği.Belki bir gün paylaşırım.Kimbilir.Sevgiler size.
Özgür Korsanım,
Ne hoş pek özel bir günde doğmuşsunuz ve bu konuyu açan kişi olarak fark etmeden doğum gününüz için özel bir davet çıkartmışsınız. Çok mutlu oldum bu kesişen küme durumuna.
Size yeni yaşınızda öncelikle sağlık ve mutluluk sonrasında hayallerinizi gerçekleştirecek enerji diliyorum.
Görebileceğiniz en ilginç acil durum yekesi Marmaris Netsel Marina Echo pontonunda emir ve görüşlerinize dilediğinizde hazırdır.Yeni yaşınız size hayalinizdeki tekneyi getirsin.
Sevgi,Saygı ve Selametle
S/Y Dimple, Marmaris
*
Ynt: Yeke + Dolap Dümen bir arada
« Yanıtla #12 : Aralık 21, 2013, 00:01:47 »
 Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
 Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
 Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap