0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    O. B.

Geçenlerde teknemi karaya alırken tarttırdım. 3800 kg geldi. Üreticinin verdiği normal ağırlık 3250 Kg.

Tartı esnasında 30 kg yakıt vardı, teknede kimse yoktu, buzdolabı, temiz ve pis su depoları boştu. Teknede sadece pasarella dahil sürekli kullanım esnasında gereken eşyalar vardı.

Şimdi bu 550 Kg fark nerden geliyor?  Düşünüyorum ve gereksiz yükleri çıkarsam en fazla 100 kg daha azaltabilirim

Bir tekneye kullanım esnasında gerekli eşyaların yaklaşık toplam ağırlığı ne tutar? Bendeki bu 550 kglık fark normal midir acaba?
« Son Düzenleme: Nisan 01, 2010, 13:42:10 Gönderen: Orhan Barut »
*

    U. K.

sadece demir+çapa sanırım 100 kg eder.
kıyafetler bile hiç düşünmediğiniz kada ağırlık yapıyor.  biz haftasonu için Bitola teknesine Marmaris'e gittik, uyku tulumu+standart kıyafetler olan çanta 15 kg geldi.
yatağı-döşeği falan derken buluyordur herhalde.


*

    O. B.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
sadece demir+çapa sanırım 100 kg eder.
kıyafetler bile hiç düşünmediğiniz kada ağırlık yapıyor.  biz haftasonu için Bitola teknesine Marmaris'e gittik, uyku tulumu+standart kıyafetler olan çanta 15 kg geldi.
yatağı-döşeği falan derken buluyordur herhalde.

Tek tek hesaplarsam bulunur belki, ama acaba diyorum teknesini tarttırmış olanlarda ortalama ne fark çıkıyor?
Bilenler yazarsa asgari farkın ne mertebede olduğunu bulup hatamız var mı diye belki tekrar gözden geçirebiliriz. Yarışan teknelerin bunu bilmesi lazım.

*

    N. Ö.

Liftlerin verdiği değer, kendi tel halatlarındaki gerginliktir.
Gerçek ağırlığı bulmak için,tekneniz kaldırıldığında, telhalatların düşeyle yaptığı açının cosinüsü ile çarpmanızgerekir.
Örneğin, bu açı yaklaşık 30 derece olsa  3800 x cos30 = 3291 kg  eder.
*

    O. B.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Liftlerin verdiği değer, kendi tel halatlarındaki gerginliktir.
Gerçek ağırlığı bulmak için,tekneniz kaldırıldığında, telhalatların düşeyle yaptığı açının cosinüsü ile çarpmanızgerekir.
Örneğin, bu açı yaklaşık 30 derece olsa  3800 x cos30 = 3291 kg  eder.

Öyle olmayabilir. Halatlar üst makaradan dolandıktan sonra dik aşağı iniyor ve ölçümü oradan alıyorlarsa her iki halatta  ağırlığın tam yarısı olur.
D-Marin lifti basit bir lift değil. Üreticisi bunu düşünmüştür.
« Son Düzenleme: Nisan 01, 2010, 14:10:42 Gönderen: Orhan Barut »

*

    E. A.


Genelde tekne özelliklerinde belirtilen agirlik icin, "tüm ölcüler ve agirliklar hesaplanmis degerlerdir. Ilave aksesuarlar ve teknik degisiklikler bu degerleri degistirebilir" diye bir ibare bulunur.
Bunun disinda teknenize koymus oldugunuz her extra aksesuar agirligi kolayca 500kg yukari atabilir. Umut Korsan baslamis,

zincir+demir varsa yedek demir,
irgat (muhtemelen bir opsiyondur)
aküler
motor yagi, sogutma suyu,
elektronik aletler
yelkenler
bimini ve serpinti körügü
halatlar ,usturmacalar
mutfak malzemeleri,
mefrusat,
özel esyalar, kitaplar,
yiyecek, icecek,
depodaki yakit,
pasarella

hepsi toplamda o kiloyu bulur. Bunu en kolay teknenizi kis icin bosaltirken görüyorsunuz. Cikan malzemeyi sigdiracak yer bulamiyorsunuz. Bir örnek vardi, 2,7 ton agirlik degeri verilen bir sunbeam liftte 500kg fazla cikiyor. Ve treyler kapasitesinin üzerinde oldugu icin ceza öder mi ödemez mi tartismasi vardi. Tabii treyleri alirken teknenin kuru agirligini (brosürdeki degeri) gözönünde bulundurmuslar dogal olarak.

Dolayisiyla 500 kg normaldir. 
*

    A. S.

Teknelerin ağırlıklarında üretici verilerine pek güvenilmemesi gerektiği pek çok yabancı yat dergisinde yazılmıştır.
1000 Kg'a varan farklar olduğunu okumuştum ( tabii hep tekneler söylenenden ağır çıkmakta ! ) . Bunun nedeni
özellikle el yatırması imalatta reçinenin hesap edilenden fazla kullanılması, tasarım aşamasında tasarımcıya
donanımla ilgili verilmiş verilerin fazla gerçekçi olmaması ( veya tasarım ile seri üretim aşaması arasında geçen
sürede donanımın değişmesi veya zenginleştirilmiş olması...) olabilir.
Ayrıca üreticiler bu konuda hemen kavramların arkasına saklanır.
Üretici ''ağırlık '' verisi vermez ; '' deplasman '' rakamı söyler.
Deplasman dediğiniz tabii tatlı suda farklı, tuzlu suda farklı, başka likitlerde farklı, kayığı muhallebiye koysak ;
orada farklı...

Liftin tartı değerinin kesinliğine gelince ; kendi tecrübem olumsuz.
Teknemin tüm kabuk, güverte ve mobilya işleri bittikten sonra , - aylaklıktan olacak herhalde - , kamyona
yükletip tartıya götürmüştük. 3200 kg çıkmıştı.
Sonra salmayı döktürdük, o da tartıya gitti 2050 kg.
Motorun ağırlığı belli, direk ve bumbayı biz tarttık, tüm bunlar 350 kg gelmez. Gerisi depolar, buzdolabı, fırın,
zincir, çapa, pulpit, pushpit, vardavela dikmeleri, yatak, tabak, çanak...
Bunların ağırlığını tahmin edebilirsiniz. Tekne suya inerken liftçinin verdiği libre değerini kg'a çevirince tekne
8 kusur ton çıkmıştı..

Bi daha hiç bir liftçiye '' tekne kaç kilo ? '' diye sormadım. Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bu arada, bir yabancı kaynakta tekne aldığı her yaşla ağırlığı %1 artar diye iddialı bir cümle okumuştum...
Aklım almamıştı. Yani teknem 30 yaşına gelse, % 30 ağırlaşmış mı olacaktı ?
Şimdi aradan geçen sürede, şişme bot, motor, ilave çapa, yedek halatlar, yelkenler, çeşitli vazgeçilemeyen
hurda, yedek parçalar şu bu....en az 200 kg daha ağırlaşmış olduğunu tahmin ediyorum. Daha da bir sürü
eksik var, serpinti tentesi , bimini yapılacak vs vs...
« Son Düzenleme: Nisan 01, 2010, 16:37:45 Gönderen: Aali San »


*

    O. B.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Teknelerin ağırlıklarında üretici verilerine pek güvenilmemesi gerektiği pek çok yabancı yat dergisinde yazılmıştır.
1000 Kg'a varan farklar olduğunu okumuştum ( tabii hep tekneler söylenenden ağır çıkmakta ! ) . Bunun nedeni
özellikle el yatırması imalatta reçinenin hesap edilenden fazla kullanılması, tasarım aşamasında tasarımcıya
donanımla ilgili verilmiş verilerin fazla gerçekçi olmaması ( veya tasarım ile seri üretim aşaması arasında geçen
sürede donanımın değişmesi veya zenginleştirilmiş olması...) olabilir.

Tekne tasarımcısı tasarıma başlamadan teknenin kabaca öncelikle deplasmanını tesbit ediyor. Neredeyse tüm parametreler buna göre belirleniyor. Sonuç olarak teknenin performansını belirleyen en önemli faktör deplasman sayılabilir.
Benim teknem 3250 kg deplasmana göre tasarlanmış, tartıda 3800 kg gelmiş, seyirde mürettebat ile birlikte neredeyse 4000 kg a ulaşacak yani 750/3250=%23 ağırlık artışı olacak. Bu durumda tekne satılırken söylenen performans parametrelerinin hepsi mesnetsiz kalıyor sanki Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Mesela biz yelken alanı belirlerken üreticinin değerlerini mi almalıyız yoksa seyir ağırlığını mı? Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
« Son Düzenleme: Nisan 01, 2010, 16:50:58 Gönderen: Orhan Barut »
*

    A. S.

Muhtemelen öyle...
Benim kayığımı çizen ve hesaplayan tasarımcı benden tüm ( ama tüm ) donanımın ağırlıklarını istemişti...
Ortada sadece hayal ettiğiniz bir kayık ve onun eninin , boyunun ne olacağı var üstünkörü...Adam deli
herhalde demiştim. Allahtan bir sürü malzeme kataloglarım vardı ; haydi ordan seçtik ; fırın 10 kg ,
buzdolabı 18 kg, WC x-kilo, vinçler şu kadar, bilmemneler bu kadar.
Artık bunların da hesabı mı olur dediğim 1- 5 kg arası hiç bir şeyi listelememiştim ; onları da istediydi.

Sonra proje geldi, inşaaya başlayacağız. Tekne 2 x 11 mm lamine kaplama olacak(mış ).
Marangoz baktı baktı : '' Ne tuhaf ölçü bu yahu , hem de zayıf ; biz 2 kat 12 mm yapalım ! '' dedi.
Buyrun tamam deseniz daha ilk adımda gövde ağırlığı % 9 artıyor. Salt gövde tahminen 1500 kg gelse
daha ilk adımdan 135 kg fazla ağırlık .

Yapımda, mobilyada, donanımda ( mesela biz Türk denizciler genelde daima standart motor yerine bir
güçlü olan opsiyonel motoru isteriz, buyrun en az 50 kg fark daha...) , ilave aküler, pis su tankı,
otopilot, radar, güneş paneli donanımları vs derken, tasarıma göre tekneyi ağırlaştırmak çok kolayca
mümkün.
Gerçi zavallı kayıklar da çok aşırı abartılmadıkça üstlerindeki ilave yükü belli bile etmiyorlar.Belki 1 cm
daha fazla su çekiyorlar, o kadar.

Sonradan ilave :
Havadan sudan anlatıp, asıl can alıcı sorunuzu atlamışım.
Yani yelken alanının neye göre belirlenmesi gerektiğini...
Bu zor bir soru ; eve gidip ders çalışmadan kesin bir şey söylemeye çekinirim.
Ama benim aklımda kalan bilgi ; her ikisinin de ( üretici verisi / seyir ağırlığı ) maalesef olmayacağı
yönünde. Bildiğim kadarıyla yelken alanı gövdenin ıslak yüzey alanıyla orantılıdır.
Yani ıslak yüzey misal 25 m2 dir , Yelken alanımız ise belli bir oranla çarpılarak diyelim 55 m2 olur.
Tabii bu ampirik bir katsayıdır , yani şimdi sayıları uyduruyorum ama , diyelim katsayı 1,9 -2,5
sayıları arasındadır. Bu durumda aynı ıslak yüzey alanına sahip tekneler içinde farklı yelken
alanları olanlar var demektir. Doğru, vardır.
Daha fazla yelken alanı taşıyan tekne ya hafif havalar için tasarlanmıştır, ya da tasarım özellikleri
( salma formu, safra oranı, ağırlık merkezi vs gibi ) daha fazla yelken taşımaya uygundur.
« Son Düzenleme: Nisan 01, 2010, 17:10:50 Gönderen: Aali San »
*

    U. K.

hayatta da kayık gibi geniş olup ne kadar yük binerse binsin su çekimini fazla arttırmamak lazım.

der, bugünkü felsefe taşını da ortadan çatlatırım.
*

    O. B.

Su hattı eni 2.8 metre, su hattı boyu 7.72 metre olan teknemin, 750kg=750litre ilave deplasman artışında, "x" kadar suya gömüldüğünü farzedersek:
  
Kabaca            

½*77.2*28*x=750          yazıp,  

x= 0.69dm=6.9cm buluruz.

Bu miktar suya gömülmek yaklaşık 1.2 m2 ıslak alan artışına tekabül eder ki toplamda %6.6 ıslak alan artışı demektir.

Sonuç:Yelken alanı orijinal ıslak alana göre hesaplanmışsa seyir halinde epey bir performans kaybı olur.
« Son Düzenleme: Nisan 01, 2010, 17:18:02 Gönderen: Orhan Barut »
*

    m.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
hayatta da kayık gibi geniş olup ne kadar yük binerse binsin su çekimini fazla arttırmamak lazım.

 Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Günün sözü...... Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    U. P.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Su hattı eni 2.8 metre, su hattı boyu 7.72 metre olan teknemin, 750kg=750litre ilave deplasman artışında, "x" kadar suya gömüldüğünü farzedersek:
 
Kabaca           

½*77.2*28*x=750          yazıp, 

x= 0.69dm=6.9cm buluruz.

Bu miktar suya gömülmek yaklaşık 1.2 m2 ıslak alan artışına tekabül eder ki toplamda %6.6 ıslak alan artışı demektir.

Sonuç:Yelken alanı orijinal ıslak alana göre hesaplanmışsa seyir halinde epey bir performans kaybı olur.

Bu durumda yeni yelken alırken katalogdaki alandan fazla almalıyız çünkü illa bir ağırlık artışı olacak. Peki yelken alanını ne kadar arttıracağımızı nasıl öğrenir/hesaplarız ?
*

    Ö. O.

Artan yelken alanı teknenin eskisine göre aynı şiddetteki rüzgarda daha fazla yatmasına neden olmaz mı?
*

    Ç. K.

Bir de fiberler için şehir efsanesi ağırlığı var: Tekne suda kaldıkça su çeker ağırlaşır. KAraya alıp kurutulunca daha hafif çeker Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap