Gezgin Korsan
Makine Dairesi => Mevzuat, Deniz ve Tekne ile ilgili Sorular ve Yanıtları => Çevre Sorunları ve Çevre Koruma => Konuyu başlatan: Hakan Erim - Mart 26, 2021, 12:18:52
-
Küçükyalı'da bir kaç gündür bulut gibi bir lez tabakası denizi kapladığı için limanın neşesi minik gümüş balıklarının tamamı oksijensiz kalıp öldüler. Konu hakkında çevre bilinçlisi bir yerel deniz insanı, konudan habersiz fıy, fıy, fıy gezen bir kişiye bilgi veriyor.
https://www.youtube.com/embed/kqegOqAPGZk
Bir Gezgin Korsan olan Ahsen Hoca'nın konu hakkındaki bilimsel görüşü de şöyle;
https://kanal.istanbul/kanal-istanbul-calistayi-canli-yayin/01-ahsen-yuksek/ (https://kanal.istanbul/kanal-istanbul-calistayi-canli-yayin/01-ahsen-yuksek/)
-
Sn. Erim. Keşke önce kamerayı bir tanıtsaydınız.
Nasıl şey öyle o diye bakmaktan, olaya uzak kaldık, anlayamadık.
Tekrar izlemek zorunda kaldık. 9kly3 9kly3
-
Konu nun özünü bozduğum için özür dilerim lakin bende kamerayı merak ettim.
-
Sn. Erim. Keşke önce kamerayı bir tanıtsaydınız.
Nasıl şey öyle o diye bakmaktan, olaya uzak kaldık, anlayamadık.
Tekrar izlemek zorunda kaldık. 9kly3 9kly3
10 sene sonra İFSAK'ın falan kullanacağı makina işte. :D
-
Konu nun özünü bozduğum için özür dilerim lakin bende kamerayı merak ettim.
""Şaane" bi kamera... 8)
-
uydu gibi :)
-
gölgende kameranın sapı gözüküyor. ancak çekim alanına girince sap gözükmüyor. sanki siliyor. süper alet
-
Gerçekten de konu değilde Kamera benimde ilgimi çekti, her halde Insta360 ı kullanıyorsunuz, Türkiyedeki Fiyatını sorabilirmiyim?
-
Gerçekten de konu değilde Kamera benimde ilgimi çekti, her halde Insta360 ı kullanıyorsunuz, Türkiyedeki Fiyatını sorabilirmiyim?
Türkiye'den böyle şeyler alınmaz, alınamaz...
https://www.klasfoto.com.tr/urun/insta360-one-x2 (https://www.klasfoto.com.tr/urun/insta360-one-x2)
-
Cenazeyle kimse ilgilenmemiş. Corona korkusu herhelde :o
-
Marmara Denizi’ndeki müsilaj (deniz salyası) sorunu hakkında Prof.Dr. Ahmet Cemal Saydam’ın Facebook sayfasındaki dünkü paylaşımını okumanızı tavsiye ederim:
https://www.facebook.com/100022345684394/posts/937891343632380/?d=n (https://www.facebook.com/100022345684394/posts/937891343632380/?d=n)
-
Cemal Saydam Hoca yıllardır uyarır Marmara konusunda. Ama işiten yok henüz. O nedenle Hoca da işi mizaha dökmüş.
Kanal açılıp da Karadeniz ve Marmara arasındaki 30 cm yükselti farkı ortadan kalktığında neler olacak acaba?
Bugün herhalde lodosla birlikte Marmara'nın Balıkesir, Bursa, kıyılarındaki müsilaj İstanbul denizini ve boğazı üstünde yürünebilir hale getirir..
Değişik bir orkoz izlemek insanlar evlerde kapalı olduğundan çok az kişiye kısmet olur...
-
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/tayfun-timocin/denizde-boguluyor-baliklar-41810186
-
Aklı selim yöneticiler atıkların nereden denize karıştığını araştıracaklarmış. Ya arkadaş git Küçükçekmece'ye git tekirdağa suya salınan temiz atıkları gör deniz rengi kahveye dönmüş. Daha geçen sene 30 metre den 40 metreye bu atıkları basacaklarını söylüyorlardı. Sanki süper bir çözümmüş gibi. Pisliği halı altına saklamak temizlik olduğunu sanıyorlar. Yazıklar olsun memleketi çöp haline getirenlere ayrıca hurda ithalatı nedir. Konteynırlar dolusu ithalat var. İthalat yapan firmalar kimler. Kimin eli kimin cebinde at izi çoktan it izine karıştı.
-
at izi çoktan it izine karıştı.
Çok tehlikeli bir söylem. En son söyleyenden altı aydır haber yok ;D
-
Gemlik Körfezi’nin bir hafta önceki hızlandırılmış görüntüsü, felaketi çok çarpıcı yansıtıyor.
Gemlik’teki temizlik işi şimdilik “lodos” başta olmak üzere doğal gelişmelere ve yüzeyden toplama yapan teknelere kalmış.
https://www.instagram.com/p/COnBjplBRPn/?igshid=pd8kc5fbrsxf (https://www.instagram.com/p/COnBjplBRPn/?igshid=pd8kc5fbrsxf)
-
Aklı selim yöneticiler atıkların nereden denize karıştığını araştıracaklarmış. Ya arkadaş git Küçükçekmece'ye git tekirdağa suya salınan temiz atıkları gör deniz rengi kahveye dönmüş. Daha geçen sene 30 metre den 40 metreye bu atıkları basacaklarını söylüyorlardı. Sanki süper bir çözümmüş gibi. Pisliği halı altına saklamak temizlik olduğunu sanıyorlar. Yazıklar olsun memleketi çöp haline getirenlere ayrıca hurda ithalatı nedir. Konteynırlar dolusu ithalat var. İthalat yapan firmalar kimler. Kimin eli kimin cebinde at izi çoktan it izine karıştı.
Marmara'nın dibinde Akdeniz'den Karadeniz'e doğru bir akıntı varmış, mutlaka doğrudur ama asıl su akışı Karadeniz'den Akdeniz'e doğrudur, bunun sebebi ile Karadeniz'i besleyen nehirler ve Akdeniz'de daha fazla olan buharlaşma ile su kaybıdır, yani dipteki akıntı pisliği Karadeniz'e götürecek savı doğru olsa bile sonuçta o su dönüp dolaşıp Marmara'ya gelir. Asıl komik olan ise boklarımız akıllı mı ki, bizi derine bıraktılar, yukarı çıkmayalım efendi efendi dipte kalalım diyorlar?
-
Bugün tahsin yücelin su altı görüntü ve tespitlerini bir sosyal medya mecrasında okudum, yazık ki deşarj denen haltı çözememiş bir toplumuz.
-
Aslında çözdük. Arkadaşlarım atık su işleri yapıyorlardı. Tesisler atık suyu havuzlarda toplayıp, iyice arıttıktan sonra neredeyse içilecek nitelikte suyu deşarj hatları ile denize vermek üzere tasarlanmıştı, ancak arıtma teknolojisi çok masraflı ve bu nedenle arıza yapma olasılığı yüksek işletmelerdi ve çok kısa sürede arızalanıyorlardı, böylece arıtılmamış su denize basılıyordu. Projeye başlamadan akıntı yönleri konusunda uzmanlardan rapor alınıyordu ama raporları yazan üniversite profesörleri rapor yazmadan zar-ten bizim orada çalışmalarımız oldu, oranın akıntı ve dalgalarını bilmem kaç yıldır zaten izliyorduk deyip olumlu raporu veriyorlardı, nasıl oluyorsa Türkiye'nin tüm atık hatlarının çıkış noktalarında bu profesörlerin akıntı, rüzgar ve dalga çalışmaları vardı. Su altı tesisatını kontrol etmek için arkadaşlar kontrola gittiğinde pislik nedeni ile atıkların çıkışına ulaşmadan dalışı sonlandırıyorladı.
-
https://www.youtube.com/embed/hp0EaOmLGDI
Evet arkadaşlar bu video herşeyi net gösteriyor sanırım
-
Korsan arkadaşlar bu deniz salyası motorun soğutma sistemini tıkar mı?
-
Neden şimdi başladı ? 🤔
Bunca yıldır denizlerimizi kirlettiğimiz doğru , iklimsel değişimler sonucu marmaranın yaklaşık iki derece fazladan ısındığı doğru ama neden bu oluşum yıllar içinde çoğalmak yerine şimdi aniden başladı ? Üstelik uzun süredir pandemi nedeni ile denize dökülen kimyasal oranı düşmüş iken bu olay bana şaibeli geliyor.
-
Doğanın en önemli özelliği: Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Tüm zamanlarda değişimler olmuş ve canlılar da buna göre değişmiştir. Bir kısım canlılar yok olurken bazıları yeni koşullara uyum göstermiş, bazıları değişerek uyum göstermiştir. İnsanlığın dünya doğası üzerindeki etkileri küçümsenemez ama değişim sadece insan nedenli ile değildir. Doğada kontrol edebildiğimiz veya kontrol edebileceklerimiz kendi yaptıklarımızdır. Sebebinin ne olduğunu bilmiyoruz ve değişik teoriler üretiyoruz, bunun içinde bizim rolümüzü ön plana çıkarıyoruz. Tahminlerimiz ise bu yeni canlının en az 5-10 sene gibi bir süre tabiatı etkileyeceği yönünde, Ege'ye tuzluluk ve sıcaklık nedeni ile bulaşır mı bulaşmaz mı? sorusunun cevabını bekleyip göreceğiz. Şu aşamada, düzgün bir bilgi edemediğimiz sürece mücadele etmemiz de mümkün değil. Fiziki veya kimyevi olsaydı sözüm daha kolay olabilirdi ama biyolojik olunca çözüm daha da zorlaşıyor. İnsanı doğrudan tehdit eden Covid 19'a bile iki sene sonra tüm dünya uğraşarak aşı çözümünü ürettiğini söylüyor ama aşının ileride başımıza iş açıp açmayacağını da bilmiyoruz. Bu illeti de ortadan kaldırmak çok kolay olmayacak.
-
Korsan arkadaşlar bu deniz salyası motorun soğutma sistemini tıkar mı?
Filtrelerinde çok miktarda takılmış salya olan teknelerden fotoğraflar geliyor, görünen o ki deniz suyu ile soğutulan motorların filtrelerinin sık sık temizlenmesi gerekecek, yeterli olup olmadığını zaman gösterecek. Haliç'in aşırı kirlendiği dönemde kıyılar arası insan taşıyan motorlar su soğutmalı motorlarını sökerek hava soğutmalı motorlara dönmüşlerdi, bu tür bir çözüme gitmemiz de gerekebilir.
-
Merhabalar,
Aslında ilk defa olan bir olay değil, Marmara'da ilk 2007'de görüldü diyor ancak herhalde kayda giren veya geniş kapsamlı olandır. Zira ben çocukluğumuzdan da hatırlarım, Haydarpaşa ile Kadıköy vapur islelelerinin araları dolardı bazı zamanlarda.
2008 tarihli şöyle bir makale var. PDF olarak da indirdim, ancak buraya eklemeyi başaramadım. Linki paylaşıyorum.
https://www.researchgate.net/publication/284430858_Mucilage_event_associated_with_diatoms_and_dinoflagellates_in_Sea_of_Marmara_Turkey
İyi ve sağlıklı günler dilerim.
Saygılarımla,
Erol
-
Neden şimdi başladı ? 
Ergene deşarjı ve pandemi nedeni ile aşırı /kontrolsüz deterjan, ağartıcı ve kimyasal kullanımları (ilk dönem belediyeler sokakları kimyasallarla yıkadılar), çoğunluğun evde kalıp daha çok atık su çıkartması vb. ek baskı oluşturmuş olabilir.
öZgür (mobil)
-
Baslik Marmara Ölüyor olmuş..Halbuki Maramarayi Öldürüyoruz olmalı...
-
Ben bu musilaj belasını , kimyasal maddelerle ölen Deniz Anaları nın ve mikroskopik canlıların yarattığı hususunda bir fikre sahibim.
Kimyasalların Marmara ya ulaşması engellenmeli ve deniz suyunu filtre eden midye , istiridye ve deniz hıyarı gibi canlıların sadece avlanması değil , satış ve ihracatı da çok sıkı tedbirlerle yasaklanmalı.
-
Marmara denizinde Trol, gırgır ve Algarna teknelerinin çalıştırılması kesinlikle ve çok sıkı kurallarla 10 yıl yasaklanmalı , tekne sahiplerine başka destekler verilmeli.
-
Bizde "su ürünleri" okulları var. Deniz biyolojisi, deniz mikrobiyolojisi okulları var mı?
Oşinografları zaten ciddiye almıyoruz.
Alsaydık, Cemal Saydam Hoca'ya bir cevabımız olurdu..
Ben de buraya yazarken otosansür uygulamazdım...
-
Neden şimdi başladı ? 
Ergene deşarjı ve pandemi nedeni ile aşırı /kontrolsüz deterjan, ağartıcı ve kimyasal kullanımları (ilk dönem belediyeler sokakları kimyasallarla yıkadılar), çoğunluğun evde kalıp daha çok atık su çıkartması vb. ek baskı oluşturmuş olabilir.
öZgür (mobil)
Bu söyledikleriniz hepsi mantıklı ve kesinlikle etken şeyler ama resme biraz farklı taraflardan baktığımızda manzara değişiyor. 14 mart tarihinde havadan çekilmiş bir tanker görüntüsü paylaşılmıştı ve denize deterjan benzeri beyaz bir sıvı boşaltıyordu. Bilmiyorum aranızda hatırlayan veya gören oldumu ancak o zaman resmin altında şu haber yazılmıştı. ( su kaynaklarımızı öldürmeye çalışan kişiler var ). Şimdi resme baktığımızda "" kanal istanbul olsaydı bu olmazdı akıntılar çoğalırdı "" " biz temizllik işini ibb ye bırakmayız " gibi saçma saçma söylemleri duyunca insan art niyet hatta sabotaj ihtimallerini düşünmeden edemiyor.
Sitemizin kuralları gereği daha derinlere inip moderasyındaki ağbilerim ve ablalarımla papaz olmak istemem ;??^+%% sanırım beni anladını :----)
-
Bahsi geçen gemi videosu gemitrafik facebook sayfasında görülebilir.
Hem orada hem başka denizcilik sayfalarında uzakyol kaptanlarının ortak görüşü gemiden küçük ihtimal (gündüz vakti kimse yapmayacağı için) Ambar yıkama suyunun döküldüğü, bir ihtimal de driftte olan boş geminin pitch kontrollü pervanelerinin bu köpüğü oluşturduğu ve geminin var olan yoğun musilajın içinden geçtiği yönünde.
Müsilajın ne olduğu (ölü pörtlemiş fitoplanktonlar) kesin biliniyor zaten, komplo teorisine gerek yok, bulunması gereken neden bu kadar çoğaldığı.
Zamanlamanın "manidar" olduğunu düşünmüyorum. Her yapılanın bir sonucu (er veya geç) vardır. Bu kadar çok değişkenli denklemde yeri zamanı miktarı bilmek zor, ama olan şey marmaranın çevresinde aşırı kalabalıklaşma ve denizin sonsuz bir karadelik olarak çöp kutusu olarak kullanılması.
öZgür (mobil)
-
“YÜZEY TEMİZLENİNCE SORUN GİDERİLMİYOR”
Denizden müsilaj toplama çabasını da “İğneyle kuyu kazmak” olarak nitelendiren Kahraman, “Denizin üzerinde ne gördüysek, sanki müsilaj oymuş, onu temizledik mi, sorun ortadan kalkıyor gibi göstermeye çalışıyorlar. Hayır, sorun müsilaj sorunu değil, kirlilik sorunudur. Bunun, toplamakla önüne geçemezsiniz. Buradan bile bir başarı öyküsü yaratmaya çalışıyorlar” dedi. Kaynaklarını ve nedenlerini tanımlayamadan sorunlara çözüm getirmenin mümkün olmadığını anlatan Kahraman, “Sorunun kaynağı; kirlilik, nedeni ise siyasi iradenin çevreye, kaynaklara, topluma bakış açısıdır. Kendi PET şişelerimizi toplayamazken çöp ithalatına kapı açılmış, kamu gücü zayıflatılmış, yetmemiş planlamalarda da kamu gücü yerine sermayenin güdümü baskın kılınmıştır. Sadece Marmara değil tüm yurt buna maruzdur” dedi.
OKSİJEN CİHAZLARI MARMARA’YA NEFES OLUR MU?
Müsilajla mücadelenin diğer ayağı da suyun oksijen seviyesini artırmak için kullanılan cihazlar. *Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ahmet Dursun Kahraman* , Marmara Denizi’ne böylesine küçük cihazlarla oksijen kazandırılamayacağını anlattı: “Marmara Denizi'ni havalandırmak için (Yani oksijen kazandırmak için) ufacık bir cihaz kullanıyorlar. Biz bu havalandırmayı arıtma tesislerinde yapıyoruz. Benzer süreçler. Orada bile devasa enerji giderleri var. Büyük boru hatları kullanıyoruz. Şu hesap yok ortada; Marmara Denizi 12 bin kilometre kare. 30 metreyi kapsayan kısmın hacmi havalandırılıyorlar. 1 miligram litre oksijeni artırmak için, 180 milyon kilowatt saat enerji gerekir. Bu bir tane cihazla, üzerindeki güneş piliyle olacak iş değil. Bu cihaz, bu kapasitede değil. Bunlar ufak yerlerde, mesela bir otelin koyunda, bir kokuşma olursa kullanılıyor. Burada Koca Marmara Denizi’nden bahsediyoruz. ‘Denizi havalandırıyoruz’ demek bile bilimsellikten uzak bir söylem.”
*KURULDA ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASINA YER VERİLMEMESİNE ELEŞTİRİ*
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle, “Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kurulu” kurulmuştu. Bu kurulda pek çok kurum ve kuruluş yer alırken, *TMMOB’ye bağlı Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) yer almadı.* 24 Haziran günü Marmara Belediyeler Birliği bünyesinde, 21 bilim insanından oluşturulan *Bilim ve Teknik Kurulunda da ÇMO yer almadı.* ÇMO Genel Başkanı Kahraman, odaların kurulda yer almamasını şöyle eleştirdi:
“Siyasi iradenin zaten odalarla ilgili sıkıntıları var. Biz emek, bilim ve doğa adına birtakım doğruları ya da yanlışları dile getirmeye çalışırken, onlar bu değerlere yaklaşmıyor. Bunlar sermayenin antipatik baktığı unsurlar. Temel bilimler, fen bilimleri, evet bunlar olmazsa olmaz. Ama sonuçta çözüm üretecek, tasarımı yapacak olan mühendisliktir. Kurulda bütün patron kulüpleri, sanayi odaları var. Bunlar var ama mühendislerin sözü orada yok. Niyet açıkça bellidir. Bu işin sonunda da yeni bir ihale furyası oluşacaktır. Şimdiden onun kokuları var. Beklediğimizden farklı bir şey yapmadılar. Ama umuyorduk yine de. Umduğumuz olmadı. Aynı zihniyetle devam ediyorlar: Sermayeden yana, toplum yararını gözetmeyen...
https://www.evrensel.net/haber/436759/en-az-yuzde-90i-su-olan-musilaj-kati-atik-tesisinde-bertaraf-edilmemeli
-
Bayramdan hemen önce darıca ve Çanakkale taraflarına gitme fırsatim oldu. Özellikle baktım birkaç lokasyona.
Ben hiç musilaj görmedim.
İstanbullu birkaç arkadaşı aradım. Gitti dediler.
Bugün çeşme de deniz altında sumuğümsü şeyler gördüm. Daldigimda. Acaba musilaj mi. Tanımıyorum ama eskiler her sene sıcaklarda bu sümüklerden azıcık olduğunu söylüyor.
Gerçekten yok mu artık ?
-
Uzmanlar orta ve alt seviyede zarar vermeye devam ettiğini söylüyor.
Asıl etkisi henüz çıkmadı ama tüm dip yapısı ve dipten beslenen canlılara büyük etkisi olacak/oluyor diyorlar.
Özgür (mobil tapatalk)
-
Maalesef devam ediyormuş, özellikle denizin altında.
İki gün önce yapılan dalış
https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/canakkale-bogazinda-korkutan-goruntu-1855097
-
Arife günü Kınalıada'da alargadaydım. Denizin üstü batı lodos esmesine karşın kabul edilebilir temizlikteydi.
Ama sabah demiri bir alım ki, dip eyvah eyvah... :-\