0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    H. E.

Ynt: Zıpkınla Avcılık Nedir Ne Değildir....
« Yanıtla #60 : Şubat 02, 2017, 09:01:36 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
... dovus sporlariyla ilgilenen kisilerin asla sokakta zorbalik yaptigini ve ona buna satastigini goremezsiniz ve prensip olarak pes etmis yenilmis kisiye saldirmaz. Bunu yapmasina gerek yoktur zira ruhen zaten dingin ve ozguveni yuksektir boyle seylere ihtiyac duymaz...

Pileli pantolon giyen dövüş sporcusu çok fecidir yalnız!  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    M. C.

Ynt: Zıpkınla Avcılık Nedir Ne Değildir....
« Yanıtla #61 : Şubat 02, 2017, 12:18:13 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Ben yine sorumu tekrar sorayım.Yüzeyde ciğerlerimize çektiğimiz 1 bar basınçlı hava dalışa geçip aşağıda ne oluyor da,nasıl oluyor da hala ciğerlerimizde duran havanın basıncı 4 bara çıkıyor?
Böyle olduğunu söylemiştiniz ama izah etmiyorsunuz.

Hüseyin Korsan'ım,

Ben 250m örneğini daha çarpıcı olsun diye vermek istedim.

Sizi dış basınçtan koruyacak metalden yapılmış bir denizaltının içinde dalmadığımız sürece suyun basıncı bizim akciğer, sinüs ve kulak boşluklarımızdaki havayı sıkıştırır ve ortam ile aynı basınca getirir. Bu sebepten ki derine daldıkça artan basınçtan dolayı kulak zarlarımıza ve sinüslerimize gelen baskı nedeni ile ağrı yapmaya başlar. Ciğerimizde de hava sıkışır ve ortam basıncı ile eşitlenir. Ciğerimizdeki basınçlı hava ile kulak ve sinüslerimize hava gönderip basıncı eşitlemez isek (tabiri caiz kulak açma olayı) muhtemelen 8-9m'lerden sonra kulak zarlarımız yırtılır ve içeri su dolar. Sinüslerden dolayı başımızda oluşan ağrı dayanılmaz bir hal alır.

Örnek olarak bir balonu karada 10lt hava ile şişirip 10m derinliğe indirirsek balon küçülüp hacmi 5lt'ye düşer ve basıncı 2atm olur.


*

    H. D.

Ynt: Zıpkınla Avcılık Nedir Ne Değildir....
« Yanıtla #62 : Şubat 02, 2017, 13:22:41 »
Ortam basıncı ile eşitlenip cigerimizdeki havanın basıncının 4 bara çıkması için nefesimiz tutan kabın yani ciğerlerimizin hacminin 4 misli küçüımesi gerekir.Bu tıbben imkansızdır zaten ciğerlerimizi küçültecek kaslarımızda yoktur diyelimki ciğerlerin dört kere küçültmek için göğsümüzü sıkıştırdık yahu bütün kaburga kemiklerimiz kırılır dagılır böyle bir işlemde.
Şimdi başa dönelim.Nefesle dalan bir kişinin ciğerindeki havanın basıncının değişmesine gerek yok ki ve değişmez ki zaten.
Kulak ve sinüs dengeleme işlemi ile ciğerimizdeki hava işlemini bir birine karıştırıyoruz.
Evet dalmaya başlayınca kulak zarımız basınçlı su ile doğrudan temasta bulunup rahatsız oluyoruz ama biz kulagımızı denğeleme işlemi yapmak için kendimizi sıkıp ıkınıyoruz,kulagımıza basıncını gecici olarak yükselttiğimiz cigerimizdeki havadan birazıcık yolluyoruz.orta kulaga havayı sadece genzimize açılan östaki borusundan yolluyoruz.Bu boru veya kanal dediğimiz oluşum bir çesit çekvalf gibidir.Orta kulağa dogru basınçlı havanın gitmesini nazlana nazlana razı olur ve geriyede yine kolayca salmaz.Bunları yazmamın sebebine gelelim.Biz kulağımızı denğelemek için göğsümüzü sıkıp kulağımıza basıncı arttırılmış havayı yollayıp kulak dengelenince gögsümüzü sıkıştırmayı bırakır normal duruma döneriz yani Ciğer içindeki hava yine yüzey basıncına döner ama kulağımızdaki basınçlı hava orada durmaya devam eder.
Yani kulağımızı dengelemek işlemi bize ciğerimizdeki bir nefeslik havanın basıncının arttığını söylemez, ispatlamaz

*

    M. C.

Ynt: Zıpkınla Avcılık Nedir Ne Değildir....
« Yanıtla #63 : Şubat 02, 2017, 14:07:45 »
Hüseyin Korsan'ım,
Peki tek nefesle 250m'ye dalan bir serbest dalıcının göğüs kafesi sizce 250m'de ki 26bar basınca (26 kg/cm2) dayanabilir mi ?
Sizin varsayımınıza göre evet. Ancak yanılıyorsunuz.
Başka bir yanıldığınız konuda kulak açarken ciğerimizde sizin varsayımınıza göre 1atm basınçtaki hava ile kulak ve sinüsünüzdeki havayı ortam basıncı olan 4bara (bar=atm) eşitleyebilmemiz. Tüm gücünüzü kullanıp ciğerlerinizi sıkıştırıp bir manometreye üfleyin bakalım 4bar basınca çıkarabilecekmisiniz. Bence pek mümkün değil. İçinde 4bar basınç olan bir hortumun ağzını dahi bırakın ciğerlerinizdeki sıkışma gücünü elinizi bastırıp bile tutamazsınız.

Evet doğrudur, akciğerlerimiz sünger gibi çok esnek bir yapıdadır ve derinlik arttıkça hacimi küçülür, taa ki ciğerlerimizin minimum hava kapasitesi olan residual kapasiteye kadar. Ortalama bir erkek için ciğer kapsitesi 6lt, residual kapsite 1,2lt civarındadır. Yani ciğerimiz 1/5hacmine kadar küçülebilir = 40m derinlik. Bu derinlikten sonra ciğerimizin ezilmemesi için ciğerlerde blood-shift denilen kan toplanma olayı olmaya başlar. Blood-shift olmasaydı ciğer kapasitesi 10lt civarı olan (packing dediğimiz bir metod ile dalışa başlamadan önceki son nefesinde 15lt'ye kadar yükseltiyor) Herbert Nitsch isimli Avusturyalı serbest dalıcı 253m'ye inemezdi. Nitsch'in açıkladığı 253m den derine inmemesindeki temel sebeplerden birisi de dayanılmaz hale gelen azot narkozu.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap