0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    M. D.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #15 : Temmuz 19, 2014, 23:00:51 »
Hakan korsanım, çokm güzel yazıyorsun. Okurken kaptırıp bir de bakıyorum ki yazı bitmiş.. Devamını bekle dur artık.
Rüzgar kolayına, pruvan neta olsun.
*

    C. B.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #16 : Temmuz 19, 2014, 23:12:34 »
Hakan'ım büyük yazarsın..
Marmara betimlemesine bittim valla..
Öldüm gülmekten..Elini korkak alıştırma diğer küfürleri de yaz. Yeri geldiğinde doğru kullanıldığında harika oturur argo duruma..
Bekliyoruz.

Bu arada Torba'da ne oldu telefon etmedin sonrasında ?


*

    H. T.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #17 : Temmuz 19, 2014, 23:36:52 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Hakan'ım büyük yazarsın..
Marmara betimlemesine bittim valla..
Öldüm gülmekten..Elini korkak alıştırma diğer küfürleri de yaz. Yeri geldiğinde doğru kullanıldığında harika oturur argo duruma..
Bekliyoruz.

Bu arada Torba'da ne oldu telefon etmedin sonrasında ?

Cüneyt korsanım, Torba'da bir gece oh dedik ama sabah şutlandık. Gerisini bilahare yazarım ama hala Bodrum sularında sürünüyoruz kısaca Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

*

    H. T.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #18 : Temmuz 20, 2014, 00:33:06 »
16 Temmuz Çarşamba, 02:00


Marmara'ya veda vakti. Doğduğum, büyüdüğüm, yüzdüğüm, daldığım... birlikte varolduğum denizle en sonunda ayrılık vakti geldi. Ekip değişti. Kalabalıklaştık. Mazotu sabahtan tamamlamıştım. Son hazırlıkları da tamamlayıp çözdük palamarı.


Nefis bir Temmuz gecesi. Saldık bayır aşağı. Nasıl da güzel akıyoruz. Zırt diye Kepez'e vardık. Derken deniz büyüdü, kabardı. Kafadan kafadan başladık yarmaya Marmara'nın kalan sularını.


Artık Ege'deyim. Yengeç doğduğu denizlerde. Deniz sert, trafik sağlam. Çevirdik pruvamızı Bozcaada kanalından doğru güneye. Bozcaada yakınlarına kadar bayağı bir hırpalandık. Derken Bozcaada göğüs gerdi, nefes aldırdı biraz. Ne zaman ki çıktık duldasından yine başladı dalgalar bordamızı dövmeye.


Bata çıka döndük burnu, sabah 07:00 gibi attık kendimizi Babakale barınağına. Mazot takviyesi yapmak niyetindeydim, olmadı. Hızlı bir kahvaltı ve tekrar avara...


Yengeç'in gelişi de böyle olmuştu; durmamacasına hızlı. Şimdi yine bir an evvel Göcek'e varmak niyetindeyiz. Gece gündüz seyre devam.


Müsellim nispeten makul bir havada geçildi, akşam üzeri 18:00 civarı mazot almak üzere Dikili limanına yöneldik. Önceden görüştüğüm sevdiğim bir dostum liman girişinde bir gırgır teknesine bağlamamızı, akşam boşalacak bir yere bizi alacaklarını söyledi. Fakat geceyi geçirmek konusunda kararsızdım. Sonra bizi daracık bir yere kıçtan kara almaya kalktılar ki sakin liman şenlendi.


Bizim koca götlü hatunla Dikili limanında züccaciye dükkanında fil gibiydik. Liman dar, her yer tonoz halatı ya da demir zinciri. Bir iki denemeden sonra hep beraber oraya sığamayacağımıza ikna olduk. Fakat rüzgarında basmasıyla kafayı kaçırıverdim Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Bir sonraki manzara 7-8 küçük tekne üzerine aborde olmuş Yengeç! İte kaka kimselere zarar vermeden vaziyeti kurtarmayı becerdik. Tekrar gırgır teknesine aborde olup tankeri beklemeye başladık. Mazot ikmalinden sonra Dikili'de bir şeyler atıştırıp tekrar palamarı çözdüğümüzde saat 23:30 olmuştu.


Karaburun'a doğru yaklaşırken biraz kestirmek üzere nöbeti Cem'e bıraktım. Poseidon bir kez daha doğru informasyonla doğru zamanda geçmemizi sağlamıştı. Tekrar uyandığımda bordadan gelen makul dalgalarla tatlı tatlı sallanarak Karaburnu dönüyorduk.


Sabah kahvaltısı için Eğriliman'a girdik. Bir saatlik bir kısa moladan sonra tekrar demir toplandı ve Doğanbey Adası rotasına girildi. Çok da yormayan, keyifli bir seyirle Sıcak Su Koyuna vardık. Vardığımızda hava biraz sertleşmeye başlamıştı. Biraz dinlenildi, yüzüldü ve tekrar demir alında. Fakat koya girerken dümen artık tamamen boşa dönmeye başlamıştı yine. Gümüldür sahilinde korunaklı bir yer bulmak için nafile dolandık. Sonunda Kuşadası Setur'da karar kıldım. Fakat deniz coştukça coştu. Bir de üzerine hava karardı ve seyir hepten neşeli bir hal aldı. Kuşadası Setur'a daha önce gece girmemiştim. Hele dümensiz, hiç girmemiştim Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Yaklaşırken marinaya durumu bildirip aborde olacak yer ve palamar desteği istedim. Olaysız bir şekilde bağlandık. Kısa duraklamalardan sonra 48 saatin ardından Kuşadası'ndaydık.


Gece ilerlediğinden dümen için yağ bulmak ciddi sıkıntı oldu. Yaklaşık bir buçuk saatlik yürüyüşün ardından 3 lt 30'luk yağ alıp döndük. Kamaraya girişimi bile hatırlamıyorum. Deliksiz uyumuşum.


Sabah uyandığımda Cem-Cenk kardeşler çoktan dümene girişmiş, çamur kıvamında yağı boşaltıp, bir kaç kez pompalayarak sistemi temizlemiş ve havasını almışlar ve dümen kendine gelmişti. Pis su tankını basıp duş aldıktan sonra yola çıkmak üzere plan yaptık.


Buraya gelene kadar hala mavikart sahibi olamamış ve hala pis su tankımı çekecek bir marina bulamamıştım. Tarih burada da tekerrür etti. Mavikart veremedikleri gibi tankı da flanşları uymadığı için çekememişler. Sonuç olarak 15 € karşılığında 180 lt atık vermiş gibi bir atık transfer formu alabildik. Bu memlekete hastayım!


Kuşadası'ndan çıkarken makul bir hava vardı aslında. Dilek Geçidi nefis bir rüzgarla geçildi. Çiftlikler dışında pek sövülmeyen bir seyir oldu. Ta ki Didim'e yaklaşmaya başlayana kadar. Tekağaç burnunu dönüp Çukurcuk limanına saldık demiri. Yarım saatlik kısa bir mola verdik. Yalıkavak rotasına girdiğimiz gibi hayat kabusa dönmeye başladı.


Bir saat kadar sonra artık sallanmaktan sıkılıp Güllük Körfezi içlerine doğru dalgayı pupadan almaya başladık.


Akşama doğru deniz bizi Torba'ya doğru sürdü. Havanın kararması, hemen İkizadalar'ın önlerindeki balıkçiftlikleri zaten yorucu geçen bir seyrin üzerine tuz biber oldu. Bol küfürlü bir seyrin sonunda Torba'ya girdik girmesine ama nereye bağlayacağımız sorunsalı hala tepsi gibi duruyordu. Barınak ayıptır söylemesi, göt kadar bir şey. Mendireğin dışında tekneler var, araya kaynayalım dedik, olmaz dediler, sahipleri var. Derken bir arkadaşımız barınak sorumlusunu bulup biraz tatlı dil ve biraz tehditle dışarıda kıçtan kara bir yer ayarladı.


Bu arada hava bindirmeye başladı. Manevra yaparken ne kadar mazot yaktığımı düşündükçe deli oluyorum.İlk sefer geldik, halatı vereceğiz, o da ne, tekne gitmiyor! Zincir kısa gelmiş. Küfür yağmurundan Cem'de payını aldı. Önce o dümendeydi, at dediği yere attım. Sonra dümeni bana bıraktı. Topladık demiri, tekrar geldik. İkinci seferde bağlanmayı başardık. Ama böyle anlattığıma bakmayın, bizim danayı o havada geri geri gitmeye, hele ki sizin istediğiniz bir yere gitmeye ikna etmek mümkün değil Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Attır kıçı, kafayı çevir, ver tornistanı, kaydı, attır kıçı, kafayı çevir, ver tornistanı. Bir de bu sırada hemen dibindeki tonoza takmamaya çalış... eridim gece gece.


Derin bir oh çektik ve hemen çıkıp bir çay içelim dedik ama Bodrum cahili ben Torba nedir, ne değildir hiç bir fikrim olmadığından ağır bir hayalkırıklığına uğradım. Ulan çay içmek ayıp mıdır kardeşim bu Torba denen yerde??? Her yer restoran, restoranlar en azından bana "yaklaşmasan iyi olur" diyor alenen Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Bu arada ertesi gün havanın patlayacağı aklıma geldikçe daralmaya başladım, ne halt edeceğiz burada diye.


Torba'nın bittiği yerde çayı olan bir restoran bulup çayımızı içince rahatladım. Kara organizatörümüz Abdullah sağolsun, dönüşte de yürümekten kurtulduk. Sabah erken kalkıp havanın durumuna göre Yalıkavak'a geçmek üzere yattık.


Sabah erken kalkmadık. Çünkü hava geceden rengini belli etti. Başta Cüneyt korsan olmak üzere tüm bölgeyi bilen arkadaşlarım da Türkbükü'nden öte geçmeye kalkmayın deyince 10'a kadar uyuduk.


Saat 11:00'de barınak sorunlusu geldi ve artık çıkmamız gerektiğini, yerin sahibinin geldiğini söyledi. Kibarca hasss... dedik ve saat 11:10'da saldık kendimizi tekrar denize.


İlk önce Türkbükü'nde ada kanalına yollandık. O da ne, len denizi parsellemiş şerefsizler! Her teknenin arasında iki teknelik yer var ama halatlar germişler. Dolandık durduk nafile. Bir yerde boşluk bulduk, orada da demir tutturamadık. Zaten demir de dolanabileceği her yere dolanıp bir de üzerine fırdöndü üzerinde dönerek gelmiş. Hava bastırıyor, demir boku yedi, yer yok... çıldıracağım!


Önce koy içerisinde demiri hallettim. Sonra gerisin geri Ilıca Bükü'ne döndük. Koya bir girdik ki içerisi Harem otogarı! İlk kıçtan kara denememiz başarısızlıkla sonuçlandı. İkincisinde becerdik. Fuardan aldığım 22'lik 40 metre halat sonunda gün yüzü gördü Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Ardından emin olmak için kuşanıp daldım, demiri kontrol ettim. Hava 25-30 aras esiyor, şakası yok! Demir gömmüş kafasını kuma, uslu uslu yatıyor yerinde, rahatladım. Bu arada ağaçtan koltuk alırken bir karınca saldırısına uğradım ki yok böyle birşey! Bütün kollarımı sardılar anında. Yapışıp kalıyor ve fena ısırıyorlar. Suya girmekle de gitmiyorlar. Aklınızda olsun Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


Saat 15:45'te tamam dedik, oldu ve ancak oturabildik. Koyun bir diğer adı Cennet koyuymuş. Zoraki geldim ya, bana cehennem gibi geliyor. Bastıkça basıyor üzerime. Ekip devrildi uyudu. Ben taktım bir kere, ne halt edeceğiz burada diye. Teknede içme suyu bitti. Ekmek ve sigara bitti. Nerede olduğumuzu bile bilmiyoruz doğru dürüst ve hava Pazar da bombok.


Bir kaç sene önce Bodrum'a yerleşen bir arkadaşım aradı, neredesin diye. Ona anlattım durumu. Saat 23:00 gibi su, ekmek, sigara ve bir miktar ıvır zıvırla çıkageldi. Yarını kurtardık. Pazartesi'ye Poseidon kerim Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


Yarın yine dümen onarımı, dinginin motorunun onarımı, su koyveren arka sintine pompasının onarımı gibi sıradan işler bizi bekler.


Günün özeti Neyzen'den; an itibarı ile hal bok, ati kenef!
*

    C. B.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #19 : Temmuz 20, 2014, 07:21:44 »
İyi gidiyorsun cancağzım dayan..
Bodrum'dasın Yengeç'in vatanı..Burada her şey mümkün onun için..
Sen hele bir burnu dön, şu sosyete mahallesinden kurtul. Gel bu taraflara..
Kolay gelsin.
Ati'nin kenef olduğuna da emin olma..

Gezgin Korsan Sosyal Medya Hesaplarını Takip Ediniz

               


*

    S. Z.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #20 : Temmuz 21, 2014, 11:46:00 »
Hakan korsanım olağandır bunlar. Ati an itibariyle kenef gibi gözükse de Cüneyt korsanımın dediği gibi sen; emin olma derim ben de... Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Selametle.
*

    H. T.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #21 : Temmuz 21, 2014, 13:39:02 »
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

sonunda cennet koyundan topladık demiri. gün doğarken rotamız yalıkavak. deniz hala kaba dalgalı. rüzgar hafif ama geleceğim diyor.

gemi taşına doğru yaklaştıkça cüneyt korsana hak veriyorum. tatsız bir yer. insanı tedirgin ediyor. sallana sallana, ağır ağır bordalıyoruz gemi taşını. emektar ford'un homurtularını özlemişim.

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

dalgadan netleyemiyorum gemi taşını...

08:30. yalıkavak'ta yakıt iskelesindeyiz. ikmalin ardından kıyıya kıçtan kara. doğru çay içmeye.

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

su ve yiyecek ikmalinin ardından "a dios yalıkavak!"...

çatal adaya doğru dalgalar irileşti iyice. adaya kadar girip sert bir manevrayla aldım denizi kıçımıza, doğruca gümüşlük.

tam bir mil kala yaklaşık 30 metrelik bir motoryat dibimizden tam yol geçip gidince yol boyunca yediğimiz en büyük dalgayı bıraktı ardında. kendisi ve yakın çevresinde anılmadık uzvu kalması şerefsizin!

11:45. serdik demiri gümüşlük'e.

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

gece hava düşer düşmez göcek in son etap başlıyor...


*

    C. B.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #22 : Temmuz 21, 2014, 13:46:29 »
Bence sabahı bekle güzelcim..
Anladığım kadar Knidos geçilecek..
Sabah hava iyice düşüyor keyifli olur..Seyrede seyrede gidersin.
Bu gece esecek yine..
*

    S. K.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #23 : Temmuz 21, 2014, 13:52:14 »
Haftanın 3-4 günü Güvercinlik ten çıkarak o bölgede tekne kullanıyorum bazen günlük, çoğunlukla da olta balıkçıların
çiftlik kenarlarına götürüyorum.. Bazen Didim açıklarına Papaz adasına,Kazıklı ya gittiğim oldu
Denizin ve havanın her türlü halini gördüm diyebilirim cumartesi öğleden sonra sağlam hava vardı dün (pazar) öğleden sonra yüksekti bugün çıkmadım yarından sonra pazara kadar hava gayet düşük gösteriyor ama bölgede batı,kuzeybatı rüzgarı hakimdir..
Torba da liman kalabalık ve sıkıntılıdır,kalınacaksa Hattat koyu daha korunaklı nispeten batıya kapalı,Cennet koyunda Sizinde gördüğünüz gibi ağır abilerin tekneleri vede Türkbükü Hilton olduğu için kalabalık,Göltürkbükü nde günlük tonoz ücreti geçen yıl 100 tl idi bu sene ne oldu bilmiyorum,Gündoğan koyunda kenarlarda batıya kapalı yerler şu an çoktan rezervedir,devamında Tilkicik te yine batıya kapalı yer bulunabilir mi acaba ? bakmak lazım..

Fakat Torba cıvarında iseniz Salih adasının arkası TMSF sattı ama hala Ilıcak koyu olarak bilinir çok korunaklı ve güzel bir yerdir,olmadı Kuyucak koyu kapalı ve korunaklı,Doktorlar sitesinin önü yine kalınabilir yerlerdendir Güvercinlik zaten biliniyor..Gece seyir yapacaklar dikkat balık çiftliklerine durmadan ilave havuz yapılıyor bazılarında kırmızı fener veya çakar yok

Cüneyt korsanın dediği gibi dönün burnu kurtulun sosyete mahallesinden kalabalık olsa da bu tarafta seçenek çok..

Selametle
*

    H. T.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #24 : Temmuz 26, 2014, 01:23:31 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap22 temmuz, 04:30

00:00-03:00 arası bir saatte tekrar yola çıkmayı planlıyordum ama gümüşlük gevşetti hepimizi Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap uyuya kalmışız.

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

hemen hazırlanıp yola koyulduk. ağır bir seyir planımız var bugün için. ilk ve tek mola knidos'ta verilecek. sonra durmaksızın göcek. tahmini seyir süremiz 18 saat. iki açıdan önemli; ekip değişecek ve yengeçe olan güvenim tazelenecek. ve tabi bir diğer önemli unsur da günler sonra bize göz kırpan hava...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

karanlıkta teknelerin arasından ağır ağır çıkıyoryuz. sancağımızda olduğunu bildiğim ama göremediğim döküntüler biraz geriyorsa da bir kaç dakika sonra yine açık denizdeyiz. kaba dalgalarla karşılanmak canımı sıkıyor. ama artıl durmaya tahammülüm yok.

gün doğarken turgut reis pupamızda, hüseyin burnuna yaklaşıyoruz. hava daha makul, deniz daha insaflı.

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

ve a dios bodrum!

seyir genel olarak keyifli gidiyor. kos sancağımızda uzadıkça uzuyor. bir ara uzaktan bir gemi gördük, tam pupa hattımızda. irice bir şey. bir kaç dakika sonra tekrar ardımıza baktığımızda dehşetle fırladık! yunan feribotu tahminen 30 mile yakın bir hızla 50 metre kadar açığımızdan geçmek üzere! dahası o kıçında gördüğümüz nasıl bir dalga! inanın yolculuğun başından beri gördüğümüz en sağlam dalgayı yedik. Yengeçin bastonu göğe yükseldi, ardından  yokuş aşağı yuvarlandık... buralarda seyrederken bu araçlara karşı dikkatli olun, gerçekten şakası yok.

08:30, fokas burnunu döner dönmez pruvamızı iskandil burnuna çevirdik. artık datça önümüzde. feribot burnu döndü bile...

09:15. hep görmek istediğim yerlerden birinde, knidostayız. nir yandan çevremi izliyorum hayranlıkla, bir yandan tahta iskeleye aborde oluyorum.

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

burada biraz geriye dönmem lazım. yalıkavakta mazot alırken narin bütçeninde dibini sıyırmıştım. gümüşlükte erzak yine bitti ama daha da kötüsü su da kritik noktaya düştü. su almak için gittiğimizde adam 350 lt su için 15'i bağlama olmak üzere 25 tl isteyince küfürü basıp yolda alırım dedim. bu arada varidatımız da 15 tl nakit, 20 tl kredi kartında olmak üzere 35 tl gibi gayet çılgın bir seviyede Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

işte bu koşullar altında su ikmali ve ekmek bulabilmek üzere bağlandık knidos'a. hemen bir görevli geldi. "kalacak mısınız?" diye sordu. hayati bir hata yapıp sadece su alıp devam edeceği dedim. pezevengin hali, tavrı değiştiği yetmiyormuş gibi 'su yok, tankerle geliyor, ancak bize yetiyor.' dedi. yahu tank 350 lt dedim, yapma etme, dinlemedi. çözdük, biraz ileri demiri salıp kahvaltı moduna geçtik. o sırada iki kişi de ekmek bulmaya gitti. tanesi 3 tl'den aldıkları üç ekmekle döndüklerinde naktimiz de 1 tl'ye düşmüştü. ama asıl çıldırdığım nokta aynı pezevengin yok dediği suyla hemen karşımda iskeleyi sulaması oldu! diğer elemanları gerçekten zor tuttum teknede. uzun zamandır gördüğüm en büyük şerefsizlik örneğiydi bu.

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

a dios knidos! hep tatsız hatırlayacağım seni...

birazdan ince burun keyfimi yerine getirdi. hemen önü 178 metre derinliğinde doğal bir mendirek...

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

rodos kanalı beklediğimden az hırpaladı. hatta kıçımızdan doğru öyle iteledi ki ara ara hızımız 9,5 knot'a kadar yükseldi. tabi bu sayede bitmek bilmeyen geçitten planladığımdan da erken çıktık.

21:30. kurtoğlu burnundayız. kaba dalgalar biraz olsun küçüldü artık. son düzlük... 11 mil sonra kaş serüveninde uzub ve zorlu bir etap geride kalacak.

son bölüm biraz gergin geçiyor. daha önce hiç girmediğim sulardayım ve gece seyrindeyim. adalar, sığlıklar, çakarlar... hepsi tek tek geride kalıyor. işte göcek! iyi de bu ışık ve çakar ormanında hangisi belediye marinası???

kontak kuruyorum, bir tarid alıyorum ki evlere şenlik! navionics sağolsun, iskeleyi de buldum ama gel gör nereye bağlayacağım muamma! palamar yok. iskeleden bi sesler geliyor ama görüntü yok. iyice yaklaşıyorum. adamları seçebiliyorum artık. gösterdikleri yere kıçtan kara yaklaşırken fikir değiştiriyorlar. nereye diyorum ve aldığım cevapla artık bende patlıyorum:
'yelkenlinin yanına'
ulan iskelede bir tane motoryat yok, hepsi yelkenli ve adam yelkenlinin yanına diyor...

19 saat sonra, 23:40'ta yengeç göcekte kıçtan kara. hayatımın en zorlu, en zorlayıcı yolculuğunda bir etap daha geride kalıyor. yorgunum ve bir o kadar da tarifi zor keyif içindeyim. artık kaş'la aramda sadece 50 mil ve bir de 7 burunlar var...

şimdi kaş öncesi yengeçte yine bakım onarım zamanı...

*

    S. Ç.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #25 : Temmuz 26, 2014, 02:09:56 »
Vay be ne güzel okudum..Aynı küfürden Yunanlıyada edecektin..Tam önümüzden geçmişsiniz.Bir kaç gündür çiftlikteyiz.Bilebilseydik geçiş zamanınızı önünüze çıkardık,el sallardık,belki yanınızda giderken size birşeyler ikram etmeye çalışırdık,sonra dönüp tekrar yerimize bağlanırdık. 
*

    T. G.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #26 : Temmuz 26, 2014, 09:47:47 »
Yolun açık olsun  .  Artık bazı şeyleri ismemeyi ve beklememeyi öğrendin mi mutluluk daha yakın olur
*

    M. D.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #27 : Temmuz 27, 2014, 17:38:00 »
Hakan korsanım, doğal ve keyifli bir anlatımınız var. Sürükleyici... O kadar yoldan sonra insan biraz rahat etmek istiyor. Ama o iskelede leş kargası gibi, yolacak birini arayan adamın umurunda mı bu Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Özellikle son dönemde kazanma ve kâr hırsı öyle bir gözü dönmüşlükle şaha kalkmış ki insanlık yerlerde sürünür olmuş... Kızmakta  son derece haklısınız..
Selametle.
*

    B. Z.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #28 : Temmuz 28, 2014, 11:15:37 »
Hakan Korsan, keyifle okuyorum yazılarınızı. Yengeç hala Göcekteyse bir merhaba demek isteriz Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    H. T.

Ynt: Yengeç Kaş rotasında...
« Yanıtla #29 : Temmuz 28, 2014, 21:00:45 »
yengeç bu akşam itibarıyle göcek belediye marinasına bağlandı. bekleriz efenim...