0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    M. H. E.

Ynt: İthaka ile Sığacık Güllük seyri
« Yanıtla #15 : Ekim 24, 2017, 20:17:02 »
5. gün- Arki
Arki, yaklaşık 40 kişinin yaşadığı küçük bir adacık. Bu adada 2 gece kaldık, hiç bir otorite yok, bağlanma ücreti de vermedik. 2 restoran, 1 kafe-bar, 10-15 de ev var ama sanırım hepsinde oturulmuyor. İlk gece Nikola'nın yerine gittik akşam yemeği için. 1 Balık, bir kaç meze, kalamar, salata ve bi küçük, 2 kişi 50 Euro. Böyle bir yemeğe bugüne dek en fazla 40 Euro vermiştik. Çipras, parlementodaki yemin töreninde geleneklere karşı tavrıyla sevgimi kazanmıştı, ben para kaybettim ama o benim sevgimi kaybetti. İşte insanoğlunun en derin sorunsalı, kaybeden kim?
Limanda tam karşımızda salaş bir kafe-bar vardı. Tek başına orta yaşlı bir kadın işletiyor. Akşama kadar durmaksızın dükkanını temizledi, süpürdü, çiçekleri suladı. İşini nasıl keyifle yapıyor görünüyordu. Benim hiç bir zaman hissedemediğim o aidiyet duygusu  vardı, bu düşüncelerimi kendisine sormadım ama yanılıyor olamam. Saksıdaki bir çiçeğe bakmak ve sulamak böylesine usul usul, ince ince yapılamaz sevmeden ve keyif almadan.
Nikola, restoranının önündeki sığ suyu taşlarla çeviririp küçük bir liman yapmış, içine de bir düzine kadar kendi yaptığı tekne maketleri koymuş, demir atmış yüzüyorlar. Yılda 2 ay çalışıp kalan zamanda hiç insan yüzü görmeyince, boş zaman çok, ama iyi değerlendirmiş. Bir nevi mahpusların vakit geçirmek için el işi yaparken çok yaratıcı, sanatsal ürünler ortaya çıkarması gibi.
Ertesi gün adanın tepesindeki kiliseye yürümek istedik. Evler limanın etrafında, dar bir alanda toplanmış, beton bir yol var iç tarafa giden. Yolun biraz ilerisinde demir bir kapı varmış, onu açıp dışarı çıkmalı ve kapıyı kapamalıymışız, bu yoldan kiliseye gidebilirmişiz. Anladık ki adanın gerçek sahibi keçilermiş. Tüm ada keçi dolu ve istedikleri gibi dolaşıyorlar, insanlar da liman bölgesini tel örgüyle çevirmiş keçilerden korunuyorlar. Gerçekten kapıdan çıkıp biraz ilerleyince, terk edilmiş bir kaç hurda araç ve yıkık dökük bir kaç ev gördük, evlerin,arabaların içleri dışları keçilerle doluydu. Kiliseye çıktık, panorama çok etkileyiciydi.
Limandaki 2 restoran ve 1 kafe-barın tek müşterileri, bizim gibi tekneyle adaya gelen misafirler. 5-6 tekneyiz zaten, bağlanma ücreti de olmayınca kendimizi borçlu hissettik, kafede oturup bir şeyler içtik. Akşam yemeğe de, adını hatırlayamadığım diğer restorana gittik. Böylece 2 günde hepsine de müşteri olduk.
*

    S. Ş.

Ynt: İthaka ile Sığacık Güllük seyri
« Yanıtla #16 : Ekim 24, 2017, 21:14:19 »
Susleyelim  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


*

    M. Ç.

Ynt: İthaka ile Sığacık Güllük seyri
« Yanıtla #17 : Ekim 25, 2017, 00:26:34 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Metin korsan, biz de Tunç korsanın bahsettiği Vathi yolundaki polis merkezine gittik.

Teşekkür ederim.

*

    T. A.

Ynt: İthaka ile Sığacık Güllük seyri
« Yanıtla #18 : Ekim 25, 2017, 09:05:54 »
2. Restoranın sahibinin lakabı Tripas. Restoranın adı da öyle. Hafif kaçık süper bir insandır.
*

    M. H. E.

Ynt: İthaka ile Sığacık Güllük seyri
« Yanıtla #19 : Kasım 01, 2017, 14:33:37 »
Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba,
Bu arada hayırlı bir gelişme oldu, yazamadım. Bu seyrimizin sonunda teknemizi büyütmek amaçlı satışa çıkarmış, temmuz sonunda da satmıştık. O zamandan beri 37-40 feet arası tekne bakıyordum. 1 ay kadar önce görüştüğüm bir tekne sahibinin telefonuyla pazar günü Göcek'e gittim. Pazartesi sabah Göcek Liman Başkanlığında yeni kızımızı almıştık Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
2007 model bir Bavaria 39. Pazartesi akşam üzeri 17:00 gibi Göcek Bedri Rahmi koyundan bir arkadaşımla palamarları çözdük ve dün 19:00 gibi Güllük Port İasos marinaya bağlandık. Küçük bir kaç sorun dışında çok güzel bir seyir oldu, 26 saatte 131 mil.  Bu transferden de güzel bir seyir yazısı çıkar ama ona girmeyeyim. En son Arki'de kalmıştık. En kısa zamanda Arki-Patmos seyrimi yazacağım.

*

    M. H. E.

Ynt: İthaka ile Sığacık Güllük seyri
« Yanıtla #20 : Kasım 01, 2017, 14:37:12 »
Semih korsanım fotoğraf için teşekkürler. Malum nedenlerle fotoğraf çekemediğimizden sizlerin foto arşivinizden yapacağınız katkılar çok hoş olur.
*

    S. Ş.

Ynt: İthaka ile Sığacık Güllük seyri
« Yanıtla #21 : Kasım 01, 2017, 14:37:58 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba,
Bu arada hayırlı bir gelişme oldu, yazamadım. Bu seyrimizin sonunda teknemizi büyütmek amaçlı satışa çıkarmış, temmuz sonunda da satmıştık. O zamandan beri 37-40 feet arası tekne bakıyordum. 1 ay kadar önce görüştüğüm bir tekne sahibinin telefonuyla pazar günü Göcek'e gittim. Pazartesi sabah Göcek Liman Başkanlığında yeni kızımızı almıştık Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
2007 model bir Bavaria 39. Pazartesi akşam üzeri 17:00 gibi Göcek Bedri Rahmi koyundan bir arkadaşımla palamarları çözdük ve dün 19:00 gibi Güllük Port İasos marinaya bağlandık. Küçük bir kaç sorun dışında çok güzel bir seyir oldu, 26 saatte 131 mil.  Bu transferden de güzel bir seyir yazısı çıkar ama ona girmeyeyim. En son Arki'de kalmıştık. En kısa zamanda Arki-Patmos seyrimi yazacağım.

Güzel tekne almışsınız huzurla kullanmak nasip olsun...

bu ara yazan yazana  herkes cok keyıf alıyor,unutmadan yazmak lazım  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap



*

    O. E.

Ynt: İthaka ile Sığacık Güllük seyri
« Yanıtla #22 : Kasım 01, 2017, 15:27:10 »
Zeytinde mi bağlıydı Tekne?
*

    M. H. E.

Ynt: İthaka ile Sığacık Güllük seyri
« Yanıtla #23 : Kasım 01, 2017, 20:53:08 »
Teşekkür ederim Semih Korsan,
Oktay korsanım evet Zeytin restoranda bağlıydı.
*

    M. H. E.

Ynt: İthaka ile Sığacık Güllük seyri
« Yanıtla #24 : Kasım 01, 2017, 20:56:56 »
6. gün Arki-Patmos
Sabah teknede kahvaltımızı yapıp saat 09:00 gibi demirimizi topladık. Arki'nin hemen batısındaki küçük marathos adasında bir kaç tavernanın olduğu güzel bir koy olduğunu okumuştuk. Sezon henüz başlamadığından kapalılardı. Yolumuzun üzerinde olduğundan koya girip bir tur atıp devam ettik. Marathos'u dönüp Patmos'a rota tutunca yelkenleri açtım. Apaz-geniş apaz 8-10 knot rüzgar,  seyrimizin başından beri yaptığımız en keyifli yelken seyriydi. Patmos'un kuytusuna girince Işıl'ın  'limana yaklaştık indirelim artık yelkenleri' ısrarı ile mecburen yelkenleri topladım. Halbuki daha en az yarım saat yelken yapabilirdik. Neyse buna da şükür:)
Ana limanda şöyle bir tur attık, sezon başı olduğundan yer sıkıntısı yoktu. Merkezi konumda bir yeri gözümüze kestirdik ve demiri döşemeye başladık. Yandaki guletten yardıma gelen bir Türk çalışan palamarımıza yardımcı oldu ve yine çok kolay bağlandık. Toparlanıp çıktık ve Port Polise gittik. Pitagoria'da hazırlanan Crew Passenger List'in bir fotokopisini almamız gerekiyormuş. Görevli biraz zorluk çıkardı. Türk transit log'umuzdaki crew passenger list'i kabul etti ve girişimizi yaptı ama Leros'tan çıkış yaparken sorun çıkabileceğini söyledi. Tekneye döndük ve bağlanma ücretini ödedik. 3 gece için 13 Euro, keyfimiz yerine geldi.
Patmos ana liman çok solugan alıyordu. Koç boynuzlarına çok yük biniyordu ve çok rahatsız bir durumdu. Zincirin ve palamar halatlarının boşunu alarak tekneyi rahatlatmaya çalıştım ama daha fena oldu. Sonradan anladım ki yaptığım yanlışmış. Halatları ve zinciri biraz boşlayınca tekne de biz de rahatladık. Her durumda yeni birşeyler öğrenmek çok heyecan verici.
Bu limanda rıhtım denizden oldukça yüksekte kaldığından, ahşap pasarellamız çok dik kalıyor, solugan nedeniyle tekne çok sallandığından iniş çıkış tehlike yaratıyordu. Balon mandarı ve yanlardan destek halatlarıyla pasarellayı daha güvenli yapmak için uğraştım, fena olmadı ama yine de çok güvenli değildi. İniş çıkışlarda çok dikkatli davranmamız gerekti.
Patmos'ta karpuz kabuğunu denize atmıyorlar ama hava ısındı. Işıl'ın bottan düşmesini saymazsak denize girmedik henüz. Artık burada sezonu açacağız.
*

    M. H. E.

Ynt: İthaka ile Sığacık Güllük seyri
« Yanıtla #25 : Kasım 02, 2017, 16:38:00 »
Patmos-Lipsi
Tekneyi bağladığımız yerin tam karşısından iki günlüğüne araba kiraladık. Patmos Hristiyan dünyası için önemli bir merkezmiş, hacı olmaya gelirlermiş. Aziz John kitabını burada yazmış. Haliyle biz de eksik kalmadık, Manastırı gezdik. Hora denen eski şehrin ara sokaklarında dolaşmak keyifliydi. Jimmy's Balcony adında müthiş manzarası olan bir kafe bar vardı. İki gün boyunca oraya gidip Patmos'u seyrettik. Denize girmek için adanın kuzeyinde çakıl taşlarıyla ünlü bir plaj varmış, oraya gittik ve deniz sezonunu açtık. Palamutbükü'ndeki çakıl taşlarından hiç bir farkı yok ama adamlarda pazarlama var. 2-3 kez çarşı pazarı tavaf ettik, hoş güzel bir ada, vakit olsa daha uzun da kalınır.
Limanda gireni çıkanı izliyorum, yardıma gidiyorum derken 3 günde artık kendimi Patmos'un muhtarı gibi hissetmeye başladım ve Port Polisten çkışımızı yaptık, gideceğimiz limanı Lipsi yazdırıp palamarlarımızı çözüp ayrıldık.
Patmos-Lipsi arası yaklaşık 13 mil. Yine keyifli bir motor yelken seyriyle Lipsi limana ulaştık. Artık kendimize güvenimiz geldi. Aklımızdaki soruların çoğu cevabını buldu, seyirde müzik dinledik, kitap bile okuduk. Lipsi limanda iskelenin iç tarafına çok rahat bir şekilde bağlandık. Teknemizde 16 kg ultra çapa var, bugüne dek bir kez olsun taramadı.  Hemen Port Polise gidip girişimizi yaptık, 2 gün için 9 Euro bağlanma ücretimizi ödedik, hayat pek güzel:) Türkiye'de resmen soyuluyoruz.
Teknede dinlenirken Manolis restoranın sahibi tanıtım broşürü getirdi, sevimli bir adamdı. Yılışık bir sevimlilik değildi, sahiciydi. Bazen insan hisseder, pişman olmayacağımızı düşündük ve akşam, arkada, ara sokakta Manolis restorana gittik. Yanılmamışız, kendisi karşıladı bizi, mutfağa götürdü, tüm yemekleri tek tek anlattı, ev yemekleri yapılıyor. Ben tavşan söyledim ve tepsiden istediğim porsiyonu seçtim. Enfesti, tavsiye olunur. Lipsi bağlarıyla meşhurmuş. Ev yapımı beyaz Lipsi şarabı içtik. Yemek sonrası liman girişindeki kafede Türk kahvesi içmek için oturduk. Işıl bu arada cep telefonu ile oynarken telefon kitlendi. Daha önce bahsetmiştim, diğer telefon suya düştü ve bozuldu, chartplotter da yok, eğer bunu da kaybedersek burada kaldık demektir. Şarjı bitirip tekrar açtığımızda düzeleceğini düşünüyorum ama Telefonun şarjı tam dolu, sadece el fenerine kumanda edebiliyoruz. Iphonelarda arka kapağı açıp bataryayı çıkarmak gibi bir şansımsız da yok.El fenerini açtık ve pilinin bitmesini bekliyoruz. Bu arada eğer düzelmez ise ne yaparız diye düşünürken, kafede çalışanlara telefoncu sorduk, tabiki yok, yarın Leros'a feribotla gidip oradan telefon alabiliriz ama akşam dönüş yok, bir gün kalıp ertesi gün gelebiliyoruz. Limandan Leros'a gidecek tekne varsa konuşalım, onları takip ederek gideriz diye düşündüm ama Işıl Navionics olmadan şurdan şuraya gitmem diye tutturdu haklı olarak. O bölgenin kağıt haritaları da yok elimizde, gerçi olsa da ne kadar işimize yarar, navigasyon bigimiz var ama uygulama yok. Gece ikide telefonun şarjı bitti ve kapandı. Tekrar şarja taktık ve telefonu açtık, açıldı, derin bir ohh çektim. İlk işim sağlam bir el GPS'i almak olacak ve seyir yapacağım bölgelerin kağıt haritalarını mutlaka edineceğim.
Lipsi 600 kadar insanın yaşadığı şirin bir ada, çok güzel bir pastanesi varmış, sabah kahvaltıya gittik. Motor kiraladık ve 1 saatte neredeyse tüm adayı gezdik. Ana limana yakın Lientou beach'te denize girdik. Motoru teslim edip adanın güneyine doğru bir yürüyüş yaptık ve bir adayı daha doyamadan bitirdik. O kadar güzel demirde kalınacak koylar var ki, ilk gelişimiz ve vaktimiz kısıtlı olduğundan, biraz keşif amaçlı oldu. Umarım buralara sonra da gelmek nasip olur da bu güzel koylarda günlerce kalırız.
*

    M. H. E.

Ynt: İthaka ile Sığacık Güllük seyri
« Yanıtla #26 : Kasım 23, 2017, 10:34:46 »
Lipsi-Leros
Yeni teknemizin heyecanı ve uğraşı nedeniyle seyir notlarını ihmal ettim. Lipsi’den sabah palamarlarımızı çözüp ayrıldık. Teos’tan Avare teknesi ile WhatsApp’tan yazışıyoruz, onlarda bugün Arki’den Leros’a geçiyorlar. Lipsi Leros arasında yolda bizi yakaladılar ve geçtiler, Leros’a vardığımızda onlar varalı yarım saat olmuş. 38 Bavaria haliyle Dufour30’a nal toplattı. Uzun seyirlerde hem iç hacminin küçük olması hem de hızı canımızı sıkmaya başladı. Lakki Marina’ya bağlandık. 2 gece için 30 Euro, duş ve WC var, gayet konforlu geldi bize. Duş-WC kartı için 20 Euro depozito verdik. Samos’tan beri duş bulamadığımızdan, 9 gündür bir kez mutfak eviyesinde saçlarımızı yıkamış, teknenin kıçında 2 kez deniz sonrası tuzumuzu akıtmıştık. Port Polis’e girişimizi yaptıktan sonra doğru duşa koştuk. 27 günlük bedelli askerlik dönemimden beri bu kadar uzun süre duş almadığım olmamıştı Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Gezdiğimiz tüm Yunan adalarının kendilerine has bir dokuları olmakla birlikte benzer-ortak bir havası vardı ama Lakki gerçekten farklı. Hiç Yunan adasına gelmişiz gibi hissedemedim. Mussolini döneminin İtalyan mimarisi eski ve çoğu çürümeye terkedilmiş binalar, geniş bulvarlar. Adanın diğer yerleşim yerleri yine bildik Yunan. Ertesi gün arkadaşlarımızla araba kiralayıp tüm adayı dolaştık. War Museum Tunnel çok etkileyiciydi. Leros’a gelindiğinde bence mutlaka görülmesi gerekir.
Buradan yurda döneceğimiz için marketin likit reyonunu talan ettik Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Keçi yoğurtlarına bayıldık ama onu stoklu getiremiyoruz maalesef.
Ertesi gün çıkışlarımızı aldık. Acenteye 50 Euro verdik. Pasaport polis Agia Marina’da, oraya taksi ile gidip gelmek, uğraşmak istemedik. Arkadaşlarımızı Bodrum’a uğurladık ardından bizde ayrıldık. Adanın güneyinde Zerokampos’ta bir gece kalacağız. Restoranların tonozları var. Daha önceki deneyimlerimizde baştan tonoz almakta çok zorlanmıştık. Bu sefer tornistanla tonoza yaklaşıp kıçtan aldık çok kolay oldu. Bence en rahatı bu. Tonozu kıçtan alıp başa götürüp bağlıyorsun ve bu işi tek kişi yapabiliyor. Buradaki tonozlar çok kısa o yüzden palamar halatı bağlayıp uzatmak zorunda kaldım. Bizden sonra gelen bir Türk teknesi defalarca uğraştı tonozu baştan almak için, sonunda botu indirip onunla aldılar.
Bütün gün bol bol yüzdük, son günümüzün tadını çıkardık, geceyi de teknede geçirdik, kıyıya çıkmadık. Bilmem sizde de oluyor mu, giren çıkan tekneleri izlemeye kayıtsız kalamıyorum Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Bazıları koya giriyor, tüm kıyıyı dolaşıp çıkıyor, planlama yapıp tekrar giriyor. Tonozu nasıl alıyorlar, izlerken de çok şey öğreniliyor. Ertesi sabah gün ağarırken ayrıldık, hava hiç yok. Leros Kalimnos arasındaki kanaldan çıkıp Güllük’e rota tuttuk. Yolumuz yaklaşık 40 mil. Güllük Marinaya bağlanıp, Güllük Limanından giriş yapıp ertesi gün Port İasos’a geçeceğiz. Güneş tam pruvamızdan doğdu, karşımız Türkiye, motorla 4-5 knot hızla memlekete yaklaşıyoruz, içimiz coşku ve gururla dolu. Bizim için çok önemli bir başarı. Öğlen saatlerinde Güllük Marinaya bağlanıyoruz. İşlemlerimizi acente yapacak, yerleri marinada. Evraklarımızı veriyoruz ve2-3 saat sonra acente evraklarımızı getiriyor, işlem tamam 225 TL.
Ertesi gün Port İasos’a geçiyor ve yeni yerimize bağlanıyoruz. 2-3 gün orada vakit geçirip dolmuş ve otobüsle İzmir’e evimize dönüyoruz.
Tabi hala daha yolun başındayız ama bu seyir özgüvenimizi artırdı, deniz ve yelkencilik anlamında çok şey kattı. Bundan sonra havayı kolladığın, denizin, tabiat ananın kurallarına karşı koymadığın sürece gidilemeyecek yol yok diye düşünüyorum.
Birkaç fotoğraf ve video çekebilmiştim, onları da yüklemeye çalışacağım.
Saygılar,