Gezgin Korsan

Makine Dairesi => Bağlanma ve Demir Yerleri, Seyir Notları => Konuyu başlatan: Özlem Baha - Şubat 13, 2019, 01:49:52

Başlık: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 13, 2019, 01:49:52
Merhaba arkadaşlar,
Yeni bir yazı dizisi başlıyor.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Ersin Çoban - Şubat 13, 2019, 03:29:05
Nihayet  :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hakan Zorlu - Şubat 13, 2019, 04:04:51
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Merhaba arkadaşlar,
Yeni bir yazı dizisi başlıyor.

Ooo, radyo program malzemeleri bunlar
 Ağzım sulandı
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: H. Hüsnü Alkan - Şubat 13, 2019, 09:35:23
 t*"y+ 1w5ey8 Bekliyoruz
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Erol Yapıcı - Şubat 13, 2019, 11:10:06
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Merhaba arkadaşlar,
Yeni bir yazı dizisi başlıyor.
Dönecek misiniz?  x():
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Atilla Sayan - Şubat 13, 2019, 13:31:07
Bi blog adresi mi var, burada mı yayınlayacaksınız?

Kaçırmayalım da...
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Şubat 13, 2019, 14:21:52
Özlem Korsanım,
Sabırsızlıkla bekleyenlerdenim ben de..  1w5ey8

Yine bol fotolu olsun :) Ama sezona kadar sonunu görelim mutlaka...
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hakan Erim - Şubat 13, 2019, 14:29:24
Şahane bir yazı dizisi geliyor.  1w5ey8
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hakkı Algın - Şubat 13, 2019, 16:26:24
Öncekilerin tadı damağımızda , Merakla bekliyoruz
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Oktay Eryılmaz - Şubat 13, 2019, 16:31:43
Bekliyoruz Ailecek...
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Eyüp Oğan - Şubat 13, 2019, 22:25:11
Oooo süper haber..  :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 14, 2019, 00:35:48

                                                             
Hazırlık günleri

2018 yazında, kesin bir rota planlamadan, uzun bir süredir aklımızda olan fakat bir türlü gidemediğimiz yerlere doğru yola çıktık.
Bundan önceki seyir notlarımı “Kiklatlar ve ötesi (32 ada tekmili birden)” başlığı altında yazmağa başlamış ama yaz gelip de yeni sezon başlayınca, hikayeyi tamamlayamamıştım.
Önce yarım kalmış seyir notlarımı tamamlamak niyetindeydim. Fakat sunum için hazırlık yapınca, yazmak için de epey bir şey biriktirdiğimi fark ettim.
Bir de sunum da anlatamadıklarımı düşününce, yazmayı daha fazla ertelemek istemedim.
İşte 2018 yazındaki rotamız şu şekilde gerçekleşti.



(https://i.postimg.cc/KjPJB3sf/gidis-rotam-z.png)


 
Dönüş Rotamız

(https://i.postimg.cc/F1tXsSkx/do-nu-s-rotam-z.jpg)



 
Gidiş - Dönüş Rotamız

(https://i.postimg.cc/k4B52xDr/gidis-do-nu-s-rotam-z.jpg)


   Gidiş rotamız
İstanbul
Marmara Adası
Çanakkale
Limnos
Skiros
Andros
Kea
Hydra
Aegina/Moni
Korfos
Korint
Trizonia
İthaki
Levkas
Meganisi
Levkas
Paxoi
Mourto
Korfu
Othoni
İtalya / Otranto
Gallipoli
Lecce
Baia Dei Turchi
Torre Dell'Orso
Maglie
Ostuni
Monopoli
Polignano a Mare
Alberobello
Locorotondo
Taranto


   Dönüş rotamız
İtalya/Otranto
Othoni
Mathraki
Erikoussa
Korfu
Sivota/Mourtos adalar grubu
Parga
Paxoi
Anti Paxoi
Paxoi
Levkas
Meganisi
Kalamos
Kastos
Atakos
İthaki
Kefalonya
Zakintos
Mora (Peloponnisos)/ Pilos
Mora (Peloponnisos)/ Methoni
Mora (Peloponnisos)/ Matapan
Porto Kaio
Kythera
Monemvasia
Spetses
Hydra
Poros
Kythnos
Tinos
Mikonos
Chios
Oinoussa
Lesvos
Bozcaada
Çanakkale
Marmara adası
İstanbul


  Biraz yaptığımız hazırlıklardan bahsetmek istiyorum. Öncelikle geçen sene sert bir havada bozulan ön yelken sarma makarasını değiştirmek için araştırmaya başladık.
Aslında yolda (neyseki tam açık olan) ön yelkeni indirdikten sonra geçici olarak tamir edip dönüş yolunda iyi kötü kullanmıştık.
Fakat daha önce 10 yıl sorunsuz kullandığımız ve güvendiğimiz markadan 10 yıl garantili yeni bir makara alıp değiştirmeyi tercih ettik. Eskisini de (facnor) doğru düzgün elden geçirip yedek olarak yanımıza aldık.
Yenisini eskitebileceğimizi sanmıyorum ama diğeri de yolda bir başkasına da lazım olabilir diye düşündük.



(https://i.postimg.cc/8k7q0ZqQ/IMG-9012.jpg)



(https://i.postimg.cc/Gp3fJKkf/IMG-9030.jpg)


Bunun yanısıra:
Vanaların değiştirilmesi
Sızdırmaya başlayan şaft sızdırmazlık elemanının (deep seal) değiştirilmesi
Motor soğutma eşanjörünün sökülerek temizlenmesi
Marş motoru bakımı
Alternatör bakımı
Zaman zaman tutukluk yapan ırgatın bakımı, suçlu olduğu sanılan rölesinin değiştirilmesi, elektrik tesisatının yenilenmesi
(Asıl suçluyu yolda yakalayacağız ve güverte üstündeki ayak ile kumanda düğmelerini de yolda değiştirmek zorunda kalacağız)
Akülerin kontrolü ve ömrünü tüketenlerin aramızdan ayrılması
(Mazot deposunu geçtiğimiz sonbaharda zorunlu olarak boşaltıp temizlemiştik)
Tuvalet pompalarının yenilenmesi
Toplanamayan ön yelkeni indirirken kırdığımız silyon fenerinin yenilenmesi
Direk tepesinden firar eden telsiz anteninin yenilenmesi
Ana yelken sarma halatının değiştirilmesi ve sarma sisteminin sökülüp kontrol edilmesi
Yedek anten (ais anteni) alınması.



(https://i.postimg.cc/Y9Wz1LyV/IMG-9038.jpg)



Bu arada Mayıs sonu haziran başı gibi yola çıkmayı düşünüyorduk. Böylece Haziran’da geze dolaşa Ege’den aşağı inecek, Temmuz’da Ege’nin meşhur sert rüzgarları başlayınca, İyon’a geçmiş olacaktık. Ayrıca Ali Tuna, teknesini Hollanda’ya götürecek olan Ümit’e yol durumuna göre Güney Ege ya da Sicilya rotasında bir hafta on gün eşlik edecekti.
O seyirden dönünce de bizim yolculuğumuz başlayacaktı. Önce Ümitlerin programı değişti.
Ali Tuna mayısın üçüncü haftası yerine mayıs başında Ümit ile yola çıktı.
Seyirden geldikten sonra, planları değişen işlerini düzenlemeğe çalışırken, 30 Mayıs’da teknemizi de bakım için karaya aldık.
Boya işlerinden başka vana değişimi ve şaft sızdırmazlık elemanı (deep seal) değiştirme işlerini de karadayken yaptık.



(https://i.postimg.cc/xjF9kJSY/IMG-9138.jpg)



(https://i.postimg.cc/Y07D0xq8/IMG-9193.jpg)



(https://i.postimg.cc/nrsbK2tx/IMG-9183.jpg)




(https://i.postimg.cc/gkk47jww/IMG-9214.jpg)


Bir de seyir programımızı etkileyen 24 Haziran seçimleri vardı. Niyetimiz, teknemizi güvenle bırakabileceğimiz bir yere kadar götürüp (örneğin Limnos), orada bırakıp, oy kullanmak için İstanbul’a gidip gelmekti.
9 Haziran cumartesi günü teknedeki çalışmalarımızı bitirip, akşam üzeri havuzluğa dinlenmek için oturduğumuz sırada,
Ali Tuna tekne komşumuz Tümay’a güneş paneli taşıyıcılarını kime yaptırdığını sordu.
Ardından, yarım saat sonra usta ile telefonda konuşup, yaklaşık bir saat sonra teknede buluşmak üzere sözleştiler.
Oysa ki, önümüzdeki hafta 15 Haziran cuma günü bayram tatilini de fırsat bilerek, yola çıkmak niyetindeydik.
Çalışılabilecek sadece 3,5 iş günü vardı. Bu sürede, güneş panelleri alınacak, aynı zamanda panelleri taşıyacak olan kromların montajı da tamamlanmış olacaktı. Gerçekleşmesi imkansız görünen bu işe, tabii ki hemen itiraz ettim. Güneş panelleri olmadan da yola çıkabilirdik. Geçen sene güneş panellerimiz olmadan uzun bir sezon geçirmiştik. Zaten çok elektrik harcamıyoruz.
Ali Tuna her zamanki gibi beni rahatlatan hali ile, “usta gelsin bir görüşelim” ondan sonra değerlendiririz dedi.
Aslında benim kafamdan geçen şöyleydi, “sana güveniyorum ama çevreye yani ustalara güvenmiyorum…"  :)
Usta tam söylediği saatte gelerek beni şaşırttı. Yaklaşık bir saat sonra da ölçüleri, bizim tasarladığımız projeyi ve kaporayı aldıktan sonra, en geç perşembe günü montajı tamamlayacağına söz verip tekneden ayrılırken, şaşkınlığım artarken yanına pek çok soru işareti de eklendi.
Diğer yandan, önümüzdeki günleri iyi programlamaktan başka seçeneğimiz de yok gibiydi.



(https://i.postimg.cc/NFL913M0/IMG-9274.jpg)




(https://i.postimg.cc/8C2Nyxt5/IMG-9323.jpg)



Şimdi bizi çok hareketli bir hafta bekliyordu. Önce güneş panelleri siparişini verdik. Aksilik de burada başladı.
İnternet üzerinden sipariş verdiğimiz paneller stokta yoktu. Bu bilgiyi ertesi gün telefon ile verdiler.
Ve daha yüksek fiyata Perpa’dan gidip teslim almak zorunda kaldık.
Bu arada mppt regülatör, akıllı röle, kablolar, bağlantı elemanları vs temini.
Bu yoğun tempo bana biraz fazla geldi ve yola çıkışımızı bayram sonuna ertelemeye karar verdik.
Böyle olunca da 24 Haziran tarihi çok yaklaştığı için, 24 Haziran pazar günü oyumuzu kullandıktan sonra yola çıkalım dedik.
Biz yola çıkış tarihini erteledik ama güneş panellerinin taşıyıcılarını yapan usta söz verdiği gün gelip montajı yaptı.
Hem de çok iyi bir işçilik ve uygulama ile.
Bu arada Tuğrul Korsan’dan çok az kullanıp memnun kalmadığı elektrik motorunu aldık.
Bu sene botumuzla birlikte deneyeceğiz. Elektrikli motor özellikle benim çok istediğim bir şeydi.
Böylece o meşhur ipi çekmekle uğraşmadan motoru kullanabilecektim.
Kalan zamanımızda eskidiğini düşündüğümüz bazı halatları yeniledik. Yedek parça takviyelerimizi yaptık.
24 Haziran’da oyumuzu kullandıktan sonra yola çıkmayı planlarken, Marmara’da güneyli rüzgarlar esmeğe başladı.
Yılın büyük bir bölümünde kuzeyli rüzgarlar esen Marmara’da güneyli rüzgarlar eserken yola çıkmayalım dedik.
Pek çok kez tarih değiştirmiştik. Bir kez daha yola çıkışımızı rüzgarlar düzelinceye kadar erteledik.
En nihayetinde, 1 Temmuz 2018 Pazar sabahı saat 09.10’da halatlarımızı çözdük.
Barınaktaki dostlarımızın duygusal bakışlarını geride bırakarak barınaktan ayrıldık



(https://i.postimg.cc/pXcNGgdH/IMG-9251.jpg)




(https://i.postimg.cc/BZwNds2M/IMG-9298.jpg)


Yola çıkarken, korsan dostlarımızın “alın bari bunları da gezdirin” diye verdiği malzemeleri de yanımıza aldık.  :)
Böylece Oktay korsanın botu, Tuğrul’un elektrikli motoru, Tümay’ın aküsü, Melih’in yedek zinciri, Erol Şar’ın silyon lambası,
Hakan E’nin ledleri ile birlikte çingene göçü gibi yola koyulduk  :)



(https://i.postimg.cc/KYHrCDM4/IMG-9317.jpg)




Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Oktay Eryılmaz - Şubat 14, 2019, 00:38:44
 :) :)
Başladı ...
Çok güzel hemde...
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 14, 2019, 00:48:02
Motive edici dilekleriniz için herkese çok teşekkür ederim :)
Bir blogum yok. Sadece buraya yazmayı deniyorum ama şimdiye kadar hiçbir yazımı bitiremedim  ::)
Umarım bu sefer biter  ;) :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hasan Alpaslan Öz - Şubat 14, 2019, 11:30:45
Fotoroman gibi nefis. netflixte dizinin yeni bölümünü bekler gibiyim.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Şubat 14, 2019, 12:17:23
Özlem Korsanım,
Her yazınızın sıkı takipçisiyim... Ali abinin ve sizin bu seyir hatıraları çok iyi gelecek bu günlerde... Devamını sabırsızlıkla bekliyoruz...  1w5ey8
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Eyüp Oğan - Şubat 14, 2019, 13:04:30
Ya Ali'nin fotograflarını görünce bu seyirin değeri gözümde çok büyüdü..  :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Metin Çakmakçı - Şubat 14, 2019, 17:56:15
    Sunumunuzu internetten izlemiştim, ama yazılı olarak burada olması ve yazdırılmaya imkan vermesi çok daha faydalı olacak.  Teşekkürler Özlem Korsanım.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 14, 2019, 22:49:03
 İstanbul'dan Marmara Adası'na
 1 Temmuz 2018 Pazar


Adalara doğru ilerlerken arkamızda gri ve bulutlu bir İstanbul bıraktık.

(https://i.postimg.cc/rsvfNMMy/IMG-9318.jpg)


Saraylar’a kadar yaklaşık 70 deniz mili yolumuz var.
Biraz rüzgar bulunca yelkenlerimizi açtık. Rüzgar bir süre 12 / 14 deniz mili aralığında esti.
Daha sonra rüzgar yavaş yavaş azalmaya başladı.
Marmara  adası belli belirsiz görünmeğe başladığında rüzgar iyice azaldı. Motor çalıştırıp yola devam ettik.


(https://i.postimg.cc/XJtPQwg0/IMG-9327.jpg)


Marmara adası Saraylar limanına girmek yerine doğu yakasındaki koyda, alargada kalmayı tercih ettik. Saat 19.15’de 7 metreye demir attık.


(https://i.postimg.cc/vBnh8C5p/IMG-9331.jpg)



(https://i.postimg.cc/MGMbtg3v/IMG-9335.jpg)




Demirimizi de kontrol ettikten sonra havuzluğa oturduğumuzda, karşımızdaki manzarayı görünce bütün yorgunluğumuzu unuttuk


(https://i.postimg.cc/3NRwFQ9q/IMG-9343.jpg)






Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 14, 2019, 23:20:47
Marmara Adası Saraylar'dan Çanakkale'ye
2 Temmuz 2018 Pazartesi


Gece çok güzel uyumuşuz.  Sabah erkenden, dinlenmiş olarak uyandık.
Saat 07.10’da Saraylar’dan demir aldık. Rotamız Çanakkale Yat Limanı. Yine yaklaşık 70 mil yolumuz var.
Çanakkale’ye mesai bitmeden yetişebilirsek yurtdışı çıkış işlemlerimizi yaptırıp, ertesi sabah erkenden yola çıkmak niyetindeyiz.
Yola çıktığımızda rüzgar yoktu. Motor ile ilerledik. Yaklaşık iki saat sonra poyraz 12-14 deniz mili  esmeğe başladı.
Biz de motoru kapatıp yelkenlerimizi açtık. Boğazın girişine kadar yelken seyri ile geldik. En çok 18 deniz mili esti.


(https://i.postimg.cc/tgK8pKsx/IMG-9354.jpg)


Azalan rüzgar ile birlikte yelkenlerimizi toplayıp, motor çalıştırdık. Saat 18.00’de Çanakkale Yat Limanı’na geldik.
Kıyıdaki görevlinin verdiği tonozu alıp, kıçtan kara bağlandık. Yurtdışı çıkış işlemleri yarın sabaha kaldı. Biz de yakıt aldık.
Ufak tefek eksiklerimizi tamamladık. Yarın sabaha bizi oyalayacak hiçbir şey bırakmadık. Liman ile ilgili işler hariç.
Çanakkale güzel, medeni bir şehir. Sanırım, şehrin güzelleşmesinde, üniversite öğrencilerinin katkısı yadsınamaz.

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 14, 2019, 23:38:34
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Özlem Korsanım,
Her yazınızın sıkı takipçisiyim... Ali abinin ve sizin bu seyir hatıraları çok iyi gelecek bu günlerde... Devamını sabırsızlıkla bekliyoruz...  1w5ey8

 Evet Murat Korsan, uzun aralarla yazmama rağmen yazılarımı her zaman takip ediyorsunuz. Çok teşekkür ederim  :)
Bu arada biz de sizin seyir videolarını keyifle izliyoruz :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 14, 2019, 23:40:44
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Ya Ali'nin fotograflarını görünce bu seyirin değeri gözümde çok büyüdü..  :)

 Fotoğrafları iyi çekmişim galiba ;) :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 14, 2019, 23:45:48
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
    Sunumunuzu internetten izlemiştim, ama yazılı olarak burada olması ve yazdırılmaya imkan vermesi çok daha faydalı olacak.  Teşekkürler Özlem Korsanım.

Ne güzel haber! Videoda ses oldukça kötüydü. Sıkılmadan izlemişsinizdir umarım  :)
Sunumda her şeyi detaylı anlatmaya zaman yetmeyince yazmak kaçınılmaz oldu :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 14, 2019, 23:54:29
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Fotoroman gibi nefis. netflixte dizinin yeni bölümünü bekler gibiyim.

 Teşekkür ederim  :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 17, 2019, 02:22:56
Çanakkale’den Limnos’a
3 Temmuz 2018 Salı


Sabah havuzlukta kahvelerimizi içtikten sonra, evraklarımızı alıp, yurt dışı çıkış işlemleri için Liman Başkanlığı’na geldik.
Saat 08.25’i gösterirken kapıdaki görevli, memurların henüz gelmediğini söyledi.
“Mesai kaçta başlıyor?” diye sorduğumuzda “08.30’da ama… işlemlere 09.00’u biraz geçtikten sonra başlıyorlar” diye aktarabilleceğim, anlamakta oldukça zorlandığım bir cevap verdi.
Biz de başka soru sormadan yakınlardaki bir kahvede sabah çayı içerek vaktin gelmesini bekledik.
Saat 09.10’da tekrar Liman Başkanlığı’na geldik. Evraklarımızı alan memur uzun bir süre inceledikten sonra, “bunların fotokopisi yok mu?” diye sordu. Bize uzun uzun muameleci ile konuşuyormuşçasına taleplerini sıraladı.
Biz de teknede  fotokopilerin olduğunu fakat şimdiye kadar hiç talep edilmediği için yanımızda olmadığını söyledik.
Ayrıca şimdiye kadar, yıllardır değişik yerlerde giriş çıkış işlemleri yaptırdığımızı hiçbir yerde bizden evraklarımızın fotokopisinin istenmediğini de sözlerimize ilave ettik. Hatta Yunanistan dahil olmak üzere kimin hangi evrakın kopyasına ihtiyacı varsa bize sormadan kendisinin kopya aldığını söylemeyi de ihmal etmedik. (Aslında 2017 sonbaharında Çanakkaleden giriş yaparken, pasaport polisi bizden yeni  doldurduğumuz transitlog’un  fotokopisini istemiş, henüz giriş yapmadığımız için böyle bir şansımız olmadığını hatırlatınca da “teknenizde fotokopi makinası yok mu?” diye sormuştu)
Bunun üzerine beyefendi odanın karşı köşesindeki fotokopi makinasına giderek istediği evrakların fotokopisini aldı.
Sanırım masasını terkedip, birkaç metre ilerideki fotokopi makinasına gitmeyi tercih etmediği için bize “bu evrakların kopyası yok mu?” diye sorduğunu düşündüm. Bu arada işlemlerimizi yapan memur, eğitim verdiğini söylediği kişiye, hiç acele etmeden yaptığı işleri tekrar tekrar anlatmaya başladı. Anladığım kadarıyla bizim gibi işlemlerini kendileri yapanlar pek tercih edilmiyor.
Bir saat kadar da bu  aşamaya tahammül ettikten sonra, önümüzde 12 saatlik seyrimiz olduğunu ve gece olmadan limana varmak, hatta hala mümkünse, o memlekete giriş yapmak istediğimizi belirtmek zorunda kaldık.
En nihayetinde, Liman Başkanlığında işlemlerimizi tamamlayıp, sahildeki gümrüğe gittik. Buradaki görevliler, diğerlerinin aksine, güler yüzlü ve olumlu bir yaklaşım gösterdiler. İşlerini severek ve önemseyerek yaptıkları her hallerinden belliydi. Biraz önce yaşadıklarımızdan sonra böyle işini hakkını vererek yapanları görmekten çok mutlu oldum. Gümrük görevlisi teknemizin ismini de görünce geçen sene Güllük’de işlemlerimizi yaptığını ve bizi de hatırladığını söyledi. Biz de onu hatırladık. Bu sene Çanakkale’ye tayin olmuştu. Beklememiz gerekmediğini, evraklarımızı yat limanına göndereceklerini söylediler.
Biz de limana gidip, pasaport işlemlerimizi yaptıktan sonra, Çanakkale Yat Limanı’ndan saat 11.00’de ayrıldık.


(https://i.postimg.cc/XvHZSmNm/IMG-9357.jpg)


En çok yarım saat veya 45 dakikada bitebilecek olan işlemler, bu saate kadar sürmüştü. Ama neşemizi bozmadık.
Limandan çıkıp, karşı kıyıya geçtiğimizde dalgalar üzerinde kayarak gitmenin keyfini yaşıyorduk.
Niyetimiz Limnos adası, Mirina limanına gitmek. Yaklaşık 75 deniz mili yolumuz var.
Boğaz çıkışına kadar olan 11 deniz milini nasıl geldik hiç anlamadım. Akıntının da yardımı ile boğaz sanki bizi Ege’ye atıverdi.


(https://i.postimg.cc/fWXbBJd6/IMG-9359.png)



(https://i.postimg.cc/43qJ1gxf/IMG-9361.png)


Boğazdan çıkar çıkmaz yelkenlerimizi açtık. Rüzgar yıldız-karayel’den 15-16 knot esiyordu. Yaklaşık 2 mili bulan akıntının da yardımı ile hızla ilerlemeğe başladık.


https://www.youtube.com/embed/Tf-VS3ugGw4


Yol boyunca rüzgar en çok 22 knot esti. Limnos adası pruvamızda göründüğünde rüzgar biraz azalır gibi oldu ama yarım saat içerisinde tekrar canlandı.
Yolun tamamını keyifli bir yelken seyri ile gelmiş olduk.


(https://i.postimg.cc/QMxShF1t/Limnosa-yaklas-rken.jpg)



https://www.youtube.com/embed/7UK3vrmOlPc


Saat 20:00’de eski dost Mirina’ya geldik. Saat kulesinin yanının boş olduğunu görünce hemen oraya yanaşmak üzere manevraya başladık. 6 metreye demir atıp, rıhtıma kıçtan kara bağlandık.
2 saat motor 7 saat sadece yelken kullanarak, 75 mili 9 saatte kat ederek umduğumuzdan daha iyi bir ortalama hız tutturmuştuk.


(https://i.postimg.cc/4dYQrzGv/Limnos-Mirina-liman.jpg)


Teknemizi neta ettikten sonra hemen karşıdaki liman polisine gittik. Güler yüzlü görevliler “hoşgeldiniz” dedikten sonra evraklarımızı alıp işlemleri yaptılar. Pasaport polisi bu saatte olmadığı için pasaport işlemlerinin yarın sabah yapılacağını söylediler.
Artık rahat rahat gidip güzel bir akşam yemeği yemenin vakti gelmişti. Epey yorulmuş ve çok acıkmıştık.
Limanın yerel teknelerin bağlı olduğu tarafındaki Metaxi Mas tavernaya gitmeyi tercih ettik.


(https://i.postimg.cc/g2MRmnNg/351-BB561-E3-A5-474-C-A31-D-A85-DDF552014.jpg)


Yemek siparişlerimizi verirken porsiyonların büyüklüğünü hesaba katmamıştık. Porsiyonlar ne kadar büyükmüş diye mırıldandık ama her şeyi de son lokmasına kadar yedik. Yediklerimizin hepsi taze ve çok lezzetliydi. Greek salata, iki porsiyon ızgara sardalya, fava, 20’lik mavi Barbayani uzo için 28 Euro ödedik.


(https://i.postimg.cc/dVSBnHPQ/Mirina-Metaxi-Mas-menu.jpg)



(https://i.postimg.cc/Px3TqvC5/Mirina-aks-am-yemeg-i-1.jpg)



(https://i.postimg.cc/SKVpZY7f/Mirina-aks-am-yemeg-i-2.jpg)


Yemekten sonra Mirina’nın çarşı caddesinde yürüdük. Ortalık sakindi. Kale tarafına gelince burada gece hayatının tüm ışıltısıyla devam ettiğini gördük. Burada küçük bir mola verdikten sonra teknemize geldik.


(https://i.postimg.cc/PrkT5HxZ/Mirina-c-ars-caddesi.jpg)



(https://i.postimg.cc/pLsHCnBY/Mirina-kale.jpg)


Sakin bir gece açık bir gökyüzü vardı. Night cap mi? Tam zamanıydı  ;) :)
Teknemizin baş tarafında night cap’lerimizi içtikten sonra geceyi sonlandırdık.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Faruk Göçmen - Şubat 17, 2019, 02:31:01
 1w5ey8
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Ersin Çoban - Şubat 17, 2019, 03:37:11
Oooo bu yıl video kayıtları da var  1w5ey8 , yine güzel bir seyahat ve anlatım  1w5ey8
Yalnız favaya kırmızı soğan koymayan o tavernayı kınadım  :-\
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Şubat 18, 2019, 12:21:28
Özlem Korsanım,
Harika bir yazı yine... Fotoğraf ve videolar ne kadar özlediğimi anımsattı yazı...
Ne diyordu Orhan Veli? Beni bu güzel havalar mahvetti miydi?? Böyle havada istifa ettim evkaftaki memuriyetimden miydi? Nedense tam o moda girmiş bulunmaktayım  :D
Çok teşekkür ederim kendi adıma harika yazılarınız için...
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Tunç Aytunç - Şubat 18, 2019, 12:57:51
Vallahi özlemişiz. Kaleminize kuvvet...
Bu arada Hakan E. video çekimlerinin telefonu dik tutarak yapıldığını görmesin, çok kızar...
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Mustafa Elbaş - Şubat 18, 2019, 13:13:24
Keyifle takip ediyorum.Geçtiğimiz yaz çok iyi zaman geçirdiğim Myrina yı ne kadar da sevmişim fotoğraflar sayesinde bir kere daha anladım. 1w5ey8
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hakkı Algın - Şubat 18, 2019, 13:53:41
Tekneden uzak bu kış gününde çok iyi geldi. Elinize sağlık.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hakan Gönüllü - Şubat 18, 2019, 13:55:46
Kalemine sağlık Özlem.
Her zaman olduğu gibi enfes bir yazı okuyup, seyrediyoruz.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Şubat 18, 2019, 14:11:40
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
...
Bu arada Hakan E. video çekimlerinin telefonu dik tutarak yapıldığını görmesin, çok kızar...
...

Bence çok geç, kesin görmüştür...  :D
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hakan Erim - Şubat 18, 2019, 14:20:21
https://gph.is/2x3fr4v (https://gph.is/2x3fr4v)

(https://media.giphy.com/media/7OVSXLwZQm2xhBewpk/giphy.gif)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 19, 2019, 22:49:50
Limnos adası
4 Temmuz 2018 Çarşamba


39°52'26"N  25° 3'29"E
Bu koordinatı kopyalayıp Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz

Google Earth olmayanlar için link
https://www.google.com/maps/@39.87517,25.05365,2406m/data=!3m1!1e3


Sabahleyin pırıl pırıl güneşli bir havaya uyandık. Havuzlukta kahvaltımızı yaptıktan sonra dün akşam eksik kalan pasaport ve gümrük işlemlerimizi yaptırmak üzere hemen karşımızdaki binaya tekrar gittik. Polislerin neşesinin yerinde olduğunu, işlemlerin rahat ama biraz yavaş ilerlediğini gören Ali, işlemlerin takibini bana devredip, araba kiralamak için gitti. İşlemleri tamamladım. Transit log için 30 Euro, liman polisine de 15 Euro ödedim.


(https://i.postimg.cc/GmV5twqT/IMG-9445.jpg)


Tekneye geldiğimde Ali henüz gelmemişti. Saat 12.00’ye doğru Ali de geldi. Yakınlardaki dükkanlardan kiralık araba bulamamıştı.
Çarşı caddesinin sonuna yakın bir yerden günlük 40 Euro’ya otomatik KIA Picanto kiralamıştı.
Arabayı yarım saat içerisinde getireceklerini söylemişler. Arabanın gelmesi gecikip, telefonlar da cevapsız kalınca Ali hem telefon kartı almak hem de arabayı kontrol etmek için gitti. Yaklaşık bir saat sonra araba ile geldi.
Bu arada Vodafone telefon kartı da almıştı. Kart parası 5 Euro, İnternet 10 Euro, 40 dakika Türkiye konuşma paketi 5 Euro idi.
Hemen yola koyulduk. Sevdiğimiz yerleri tekrar görmek, daha önce görmediğimiz bir kaç yeri de görmek niyetindeyiz.


(https://i.postimg.cc/4d6fw1mw/IMG-9444.jpg)


Limnos turistik bir ada değil. Halkı çok içten, samimi, yardımsever.
Özellikle Mirina hem tekne ile bağlanma imkanı hem de liman çevresi ile güzel bir yer. Liman oldukça büyük.
Kuzey rıhtımda yer bulamazsanız, limanın güneyindeki plajın önünde alargada kalmak mümkün.
İç liman ise, yerel teknelerle dolu. Rıhtımda kartlı sistem elektrik ve su var. Şehrin ana caddesi de limana çok yakın. Bu taş zeminli cadde, iki tarafına dizilmiş dükkanları ile göze hoş görünüyor.
Yarımada üzerinde bulunan kale, özellikle gece aydınlatılınca ihtişamlı görünüyor.
Yarımadanın kuzeyinde, yürüyerek ulaşılabilecek güzel bir plajın yanısıra, restoranlar, görülmeğe değer büyük ve güzel binalar var.
Mirina’nın hareketli gece hayatı da kalenin bu yakasında.


(https://i.postimg.cc/KYbsBrhm/IMG-9446.jpg)


Mirina’dan çıktıktan sonra geze dolaşa küçük bir dağ köyü olan Sardes’e geldik.
Daha önceki gelişimizde bir adalının tavsiyesi ile Mandela restoranda yemek yemiş ve çok memnun kalmıştık.
Gelmişken öğle yemeğimizi burada yedik. Kuzu fırın, patlıcan kızartma, cacık ve yarım litre beyaz şarap için 22 Euro ödedik.


(https://i.postimg.cc/TPWgdB4w/Sardes.jpg)



(https://i.postimg.cc/PqZvsYCv/IMG-9448.jpg)


Buradan adanın kuzeyine doğru yola devam ettik. Daha önce görmediğimiz Falakra’ya geldik.
Buradaki volkanik kayalar sahilde muhteşem görüntüler oluşturmuşlar.
Çevremize bakınca, açık hava heykel sergisinde dolaşıyormuşuz hissine kapıldık.
Kayalar, rüzgar, güneş ve denizin etkisi ile bir başka güzel görünüyor. Deniz berrak, pırıl pırıl.


(https://i.postimg.cc/7YGxWDGf/IMG-9475.jpg)




(https://i.postimg.cc/VNYPmc69/IMG-9457.jpg)




(https://i.postimg.cc/gkHP5Jcc/IMG-9460.jpg)




 Profiterol kayaları  :)

(https://i.postimg.cc/SRVD6wq4/IMG-9474.jpg)




(https://i.postimg.cc/q7fX3knn/IMG-9468.jpg)


Buradan ayrıldıktan sonra Keros’a uğradık.
Keros bol rüzgarlı olması nedeniyle uçurtma sörfü (kitesurf) yapanların tercih ettiği bir yer.
Keros’dan sonra adanın kuzeydoğusundaki Plaka’ya biraz da keşif amaçlı geldik.
Burası içinde küçük bir balıkçı barınağı olan büyükçe bir koy. Barınağın içi balıkçı tekneleriyle dolu.
Bizim teknelerin konaklaması için pek uygun bir yer değil. Fakat zor zamanlarda, balıkçı barınağına çok yaklaşmadan alargada kalınabilir.


(https://i.postimg.cc/zvWR5htc/IMG-9481.jpg)


Dönüş yoluna geçtiğimizde önce Mondros’a (Moudros) uğradık. Mondros’u biraz tenha bulduk.
Kargo rıhtımına aborda olmuş iki teknenin biraz açığında balık tutmaya çalışanlardan başka etrafta kimsecikler yoktu.
Mondros, Limnos’un güneyinde büyük bir koy. Mondros yerleşkesi ve liman koyun kuzeydoğusunda.
Limana girerken sığlıklar olduğundan şamandıralara dikkat etmek gerekiyor. Koy içerisinde alargada kalınacak yerler de var.
Bana göre, mecbur kalmadıkça tekne ile konaklamak için pek tercih edeceğim bir yer değil.


(https://i.postimg.cc/2yzf8R2N/IMG-9490.jpg)


Mondros’da sonra iç karada küçük bir köy olan Lychna’ya geldik. Burası küçük, sakin bir yer.
Ağaçlı meydan, ağaçların altında restoran ve kilise ilk göze çarpan yerler.
Ağaçların altında oturanlar da, bu sakinliği bozmamak için alçak sesle konuşuyorlar.
Günün ilerleyen saatleri için burası oldukça dinlendirici görünüyor.


(https://i.postimg.cc/sxB4W1nY/IMG-9493.jpg)



(https://i.postimg.cc/c1VbmNQx/IMG-9495.jpg)



(https://i.postimg.cc/hPB0v4Ld/IMG-9494.jpg)



(https://i.postimg.cc/jjp71vv7/IMG-9499.jpg)


Sanırım öğlen biraz fazla yemiştik. Henüz yeterince acıkmamıştık. Fakat ortam çok güzel ve huzurlu göründüğü için restoranda mola verdik.
Uzo/meze eşliğinde gün batımına kadar burada oturduk.
Günün son ışıkları ile de Mirina’ya doğru yola koyulduk.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 19, 2019, 22:53:14
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
...
Bu arada Hakan E. video çekimlerinin telefonu dik tutarak yapıldığını görmesin, çok kızar...
...

Bence çok geç, kesin görmüştür...  :D




Nasıl oldu bilemiyorum ama elimde daha çok video var  9kly3 8)

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Şubat 20, 2019, 15:34:16
Özlem Korsanım,
Yine günümüz güzelleşti yazınızı okuyunca.. Sağolun...
Yazılarınız bir yandan iyi; okuyunca hayat doluyoruz.. Bir yandan da kötü; işi gücü bırakıp gitmek geliyor oralara insanın içinden...  :D
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hulki Erdem - Şubat 20, 2019, 21:37:33
Çok güzel anılar bunlar, paylaşımlar için teşekkürler.
Selam ve saygılar,
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Nedim Delen - Şubat 21, 2019, 09:49:28
Özlem korsanim,

anlatim resimler hersey sizin gibi, harika.

bu kis gününde moral oluyor, beni büro masasindan alip sicacik yerlere götürdünüz. 

 
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 23, 2019, 00:23:40
 Hulki Korsan, Nedim Korsan teşekkür ederim :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Can Yazar - Şubat 23, 2019, 00:44:38
Takipteyiz  1w5ey8 1w5ey8 1w5ey8
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 23, 2019, 01:19:14
 5 Temmuz 2018 Perşembe

Sabah yine nefis bir havaya uyandık. Havuzlukta sabah kahvelerimizi içerken, hasır şapkalı biri hava iyice ısınmadan rıhtımı boyamaya başlamıştı bile.
Böyle manzaraları gördükçe, Yunan adalarının nasıl bu kadar temiz kaldığını daha iyi anlıyorum.     


(https://i.postimg.cc/L5GccbFY/IMG-9501.jpg)


Dün kiraladığımız arabayı 13.00’de alabildiğimiz için bugün de 13:00’de teslim edeceğiz.
Öğleden sonra yaklaşık 20 deniz mili güneydeki Evstratios adasına gitmek niyetindeyiz.
Saat 09.30’a doğru adanın güneyindeki koylara gitmek üzere araba ile yola çıktık.


(https://i.postimg.cc/PJGGc7jL/IMG-9502.jpg)


Önce Pavlou koyuna bir göz attık. Tekneyle Mirina’ya gelmeden önce konaklamak için uygun bir yer.
Yatların demirleyebileceği pek çok yer var. Koyun ortasındaki resif ile su üstü kayalarına dikkat etmek gerekiyor.
Buradan sonra Kondia koyuna geldik. Koy çok sakin. Büyük kumsalda hiç kimse yok.
Koyun dibine doğru yerel tekneler ile küçük bir iskele var.
Biz etrafı seyrederken, sevimli bir köpek sahibi ile birlikte deniz keyfine başlamıştı bile.
Koyun batı yakasında tekne ile demirleyip kalınacak birkaç uygun yer var.


(https://i.postimg.cc/TwJqML8r/IMG-9511.jpg)



(https://i.postimg.cc/j5xnfM97/IMG-9503.jpg)



(https://i.postimg.cc/GhWBKLVr/IMG-9513.jpg)


Deniz çok güzel ve temiz görünüyor. Biz de burada bir yüzme molası verdikten sonra kuzenlerimizin özellikle tavsiye ettiği kıyıdaki Ouzeri’ye uğradık.
Burası ağaçlarla dolu bahçesi ile güzel bir yer. Etrafta bizden başka kimse yok.


(https://i.postimg.cc/nh1DL8SJ/IMG-9522.jpg)



(https://i.postimg.cc/pLPm4GW1/IMG-9531.jpg)


Saat öğle yemeği hatta birşeyler yemek için çok erken.
Bu arada restoranın kapısındaki yazı çok ilgimizi çekti.


(https://i.postimg.cc/Y21q76sc/IMG-9530.jpg)


Kapının üzerindeki yazıyı gördükten sonra burada yemeklerin tadına bakamadığımız için biraz üzüldük.
Biraz sonra kapıda yazı ile uyum içerisinde sonradan aşçı yardımcısı olduğunu anladığımız sevimli bir kadın belirdi.
İleride burada yiyeceğimiz güzel yemeklerin hayali ile sadece kahve istedik.
Kahvemizi içtikten sonra bu güzel koy ve restorandan ayrıldık.


(https://i.postimg.cc/SNvPt5fm/IMG-9532.jpg)


Geze dolaşa Mirina’ya geldik. Market alışverişimizi yapıp, tekneye bıraktıktan sonra arabamızı teslim ettik.
Bu arada, Mirina’da boş Yunan tüpümüzü değiştirmek istedik (Teknemizde ayrıca iki adet dolu Türk tüpümüz var)
Benzin istasyonlarında bulabileceğimizi söylediler. Dün dolaştığımız her yerde sorduk.
Hatta havaalanı yolu üzerinde tarif edilen bir benzin istasyonuna bile gittik. Fakat bulamadık.
Arabayı teslim ederken, ofistekilere sorduk. Onlar da meydanın karşısındaki dükkanı tarif ettiler, gittik.
Dükkan sahibi, “tüpü değiştiremem ama doldurabilirim” dedi. “Ne zaman olur?” diye sorduğumuzda “yarın” diye cevap verdi.
Yola çokacağımızı söyleyince, “akşam 20.00’de hazır olur” dedi.
Böylece öğleden sonra Evstratios adasına gitme planımızdan vazgeçtik.
Diğer yandan, İstanbulda yol hazırlıkları yaparken gönlümüzden geçen Limnos’dan sonra Kuzey Sporadlar’a (Northern Sporades) uğrayıp sonra güneye doğru devam etmekti.
Çıkış tarihimiz gecikince Kuzey Sporadlar’a uğramaktan vazgeçmiştik.
Şimdi de Evstratios adasına gitme planımızı iptal etmiştik. Fakat bu değişiklik bir taraftan da çok hoşumuza gitti.
Çünkü Mirina hiç sıkılmadan zaman geçirilecek çok güzel bir yer. 
Bu durumda, Mirina’nın siesta sessizliğindeki sokaklarından yürüyerek teknemize gelirken yeni plan yaptık.


(https://i.postimg.cc/W1076f9W/IMG-9540.jpg)


Ertesi sabah erkenden yola çıkıp Skiros adasına gitmeye karar verdik.
Tekneye geldiğimizde güneş ortalığı kavurmaya başlamıştı. Havuzlukta soğuk bira eşliğinde birşeyler atıştırdıktan sonra Ali ilk defa deneyeceğimiz bot ile kullanacağımız elektrikli motor için hazırlıklara başladı.
Önce kendisi koy içinde bir iki deneme turu yaptı. Ben de tekneden botu izlemeyi ihmal etmedim.


(https://i.postimg.cc/L63tJZhw/IMG-9553.jpg)


Motor çok hızlı olmasa da, koy içinde rahatlıkla dolaşacak kadar iyi gidiyordu.
Elektrikli motor sorunsuz çalıştığına göre, artık benim de bota binme vaktim gelmişti.
Ali beni aldı ve birlikte karşıdaki plaja gittik. Burada deniz molası verdikten sonra, koy içinde dolaştık.


(https://i.postimg.cc/R06JL3VM/IMG-9562.jpg)


Bu arada ben de motoru kullanmaya başladım. Çok pratik ve rahat.
Elektrikli motoru elime geçirmişken Ali’yi koyda dolaştırdıktan sonra tekneye kadar getirdim.
Elektrikli motor ilk denememizde sempatimizi kazandı.


(https://i.postimg.cc/rwvwcfMk/IMG-9555.jpg)


Tekneye geldikten sonra hazırlanıp, saat 20.00’de hazır olacak tüpümüzü almak üzere çarşı yolunun neredeyse sonundaki dükkana gittik.
Dükkan kapalıydı. Kapının üzerindeki telefon numarasını aradık, cevap veren olmadı. Yandaki dükkana sorduk.
Birşey bilmiyorlardı. Bu arada telefon ile aramaya devam ediyorduk.
Telefonu açan adam zar zor konuştuğu İngilizce ile dükkanı kapattığını sabah gelmemizi söyledi.
Biz itiraz edince telefonu kapattı ve diğer aramalarımıza cevap vermedi.
Biz de bunun üzerine karşıdaki araba kiraladığımız dükkana gittik.
Burada bizi hemen tanıyan genç adama durumu anlatıp, yardım rica ettik. Önce bizim telefonumuzla aradı.
Cevap veren olmayınca, kendi telefonu ile aradı. Bu kez, karşı taraf telefonu açtı.
Artık kendi dillerinde neler konuştularsa, genç adam telefonu kapattıktan sonra yarım saat içerisinde adamın oğlunun gelip dükkanı açacağını söyledi.
Biz de gidip, dükkanın önünde beklemeye başladık. Yarım saat dolmadan motorsikletli biri geldi.
Dükkanı açıp, tüpümüzü verdi. Bir tüp için bu kadar uğraştığımıza biraz sinirlensek de, bu durum keyfimizi kaçırmadı.
Akşam için harekete geçtik.


(https://i.postimg.cc/SQv0wJy0/IMG-9564.jpg)


Akşam yemeği için iki alternatifimiz vardı. Birine gitsek diğeri aklımızda kalacaktı.
Biz de akşam yemeğini iki restorana bölerek çözüm bulduk.
Önce Denizkurdu teknesi tayfasının tavsiye ettiği çarşı yolunun ortalarında bir yerde olan Sinialo restorana gittik.
Burada domates soslu midye, ızgara bebek kalamarın yanında 20’lik Mini uzo içmeyi tercih ettik.
Sonra komşumuz Karamel teknesinin tavsiye ettiği Kale’ye yakın Kosmos restorana gittik.
Burası deniz kıyısında da masaları olan bir yer.
Kale’nin ışıkları ile ay ışığının karıştığı bir gökyüzü altında, deniz kenarında akşam yemeğimizin ikinci bölümüne başladık.
Tadı damağımızda kalan ızgara bebek kalamarı burada da görünce hemen istedik.
Şarap soslu mantar ve 20’lik Barbayani yemeğimizin diğer eşlikçileriydiler.
Yemeği ikram olarak gelen irmik tatlısı ile tamamladık.


(https://i.postimg.cc/s1dT3F6W/IMG-9573.jpg)


Burada bir gün daha kalmakla ne iyi yaptığımızı konuşarak teknemize doğru yürümeye başladık. Gece çok güzeldi.
Son yer olarak dondurmacıya uğradık. İzin almadan ismini vermek istemediğim korsanların ısrarla tavsiye ettiği portakallı bitter çikolata dondurmaları olmadığı için, bitter çikolata limon dondurma molasından sonra teknemize geldik  :)
Elbette night cap içmeden geceyi bitirmek olmazdı  ;) :)
Havuzlukta night cap’lerimizi içtikten sonra, güzel bir sabaha uyanmak üzere uykuya daldık.



Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Şubat 24, 2019, 02:19:41
Özlem Korsanım,
Bu sene vaktim uzun olursa bu adaya gitmeyi düşünüyoruz. Notlarımı alıyorum..
Elinize sağlık...

Ali Abi ile bu seneki rotanızı belirlediniz mi?
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 25, 2019, 00:35:04
Limnos’dan Skiros’a
6 Temmuz 2018 Cuma


Sabah 07.00’ye doğru uyandık. Ben kahveleri hazırlarken, Ali hemen karşımızdaki liman polisine çıkış damgası için gitti.
Bugün yolumuz biraz uzun sayılır. Skiros adası’na gitmek niyetindeyiz. Yaklaşık 73 deniz mili yolumuz var.
Hava şimdiden ısınmaya başladı. Ali gelince demir alıp, rıhtımdan ayrıldık.
Biraz serinlemek ve  denize girmek için plajın önüne 7 metreye demir attık.


(https://i.postimg.cc/gwyX9Zc0/IMG-9576.jpg) (https://postimg.cc/gwyX9Zc0)

Kahvelerimizi içtikten sonra denize girdik. Küçük bir kahvaltı molasından sonra 08.15’de yola koyulduk.
Limandan çıktıktan sonra biraz rüzgar bulduk. Yelkenlerimizi açtık. Bir süre yelken motor gittik. Sonra motoru durdurduk.
Saat 14.00’de rüzgar tamamen kaldı. Yelkenleri toplayıp motor çalıştırdık.
Yolun bundan sonraki kısmında kah yelken kah motorla seyrettik. Genel olarak zayıf bir rüzgar var.
Skiros adası göründüğünde biraz rüzgar başladı.
Linaria limanına bizim gibi kuzeyden geliyorsanız bana göre biraz ilginç biraz da dikkat gerektiren bir girişi var.
Limana Valaxa adası ile Skiros adası arasındaki dar geçitten geçilerek giriliyor.


Navionics'e hoşgeldiniz! :)
https://webapp.navionics.com/#boating@14&key=sz%60lFk%60qtC


(https://i.postimg.cc/mztsYvnG/IMG-9592.jpg) (https://postimg.cc/mztsYvnG)


Tabii her zaman olduğu gibi ben geçidi görünce “buradan mı geçeceğiz?” diye sordum.
Ali “feribotlar da buradan geçiyormuş" diye cevap verince önce şaka yapıyor sandım.
Haritaya ve pilot kitaba bakınca şaka olmadığını anladım. Bana kalsa adanın güneyinden dolaşabilirdim.
Harita üzerinde geçitteki derinliklerin en az 3,5 - 4 metre olduğu işaretlenmiş.
Geçit biraz korkutucu görünse de kontrollü geçmekte bir sakınca görünmüyor.
Endişelerimi bir kenara bırakıp, elime makinamı alıp, fotoğraf çekmek için hazırlandım.
Ali dümende, ben fotoğraf çekerek geçite doğru ilerledik ve geçtik.
Sorunsuz bir şekilde geçtikten sonra biraz heyecanın iyi olduğunu hatırladım.


https://www.youtube.com/embed/78totEd4Qto


Linaria limanında ise bizi başka bir sürpriz bekliyordu. Limandan içeriye girince yanımıza bir bot geldi.
Bot üzerindeki adam (daha sonra marina görevlisi olduğunu anlayacağız) herşeyden önce iyi İngilizce konuşuyor.
Elindeki beyaz tahta üzerine çizerek, bizi nereye, nasıl yanaştıracağını, kıyıda bizi karşılayacak iki kişi olduğunu ayrıntılı bir şekilde anlattı.
Yıllardır Türkiye’de ve Yunanistan’da pek çok yere teknemizi bağladık.
İlk defa bu kadar planlı, net, hazırlıklı, donanımlı bir ekip bizi karşıladı ve bağlanmamıza yardımcı oldu.
9-10 teknelik küçük limanda yer olmadığı için yakıt istasyonunun yan tarafına rıhtıma bağlandık.
Bağlanma işleri bittiğinde saat 19.30’u gösteriyordu.


38°50'33"N  24°32'8"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.


Google Earth olmayanlar için link
https://www.google.com/maps/@38.8421347,24.5362392,177m/data=!3m1!1e3


Ve Navionics
https://webapp.navionics.com/#boating@15&key=cnalFshwtC


Bu hizmetin tabii ki bir bedeli vardı. Bu bedel 45 feet teknemiz için iki günlük 55 Euro idi. Elektrik, su, wi-fi dahil.
Ayrıca tuvalet, duş, çamaşırhane var.
Bizi karşılayan Sakis, liman ile ilgili bilgilerin olduğu bir dosya verdikten sonra herhangi bir sorumuz olduğunda ilerideki kulübede olduğunu söyleyerek ayrıldı.
Skiros ana limanı Linaria, Skiros Port Fund tarafından bir marina gibi işletiliyor.
Liman görevlisi Sakis yardımcıları ile birlikte gelen tekneleri karşılayıp, bağlanmaları için yardımcı oluyor.
Limanda yer yoksa yakıt istasyonunun yan tarafı, limana girişte sol tarafta bulunan tonozlara da tekne bağlanıyor.
Ayrıca koyun kuzeyinde alargada kalmak mümkün.


(https://i.postimg.cc/gx1zMkv2/IMG-9621.jpg) (https://postimg.cc/gx1zMkv2)


Skiros town diye anılan merkez, adanın doğu kıyısında. Limandan otobüs ile gitmek mümkün.
Otobüs saatleri de çoğu adada olduğu gibi feribot saatleri ile uyumlu. Otobüs saat 21.30’da gelecekti.
Biz de zamanımızı liman ve çevresini dolaşarak değerlendirdik.
Linaria, Skiros’un ana limanı. Ticari gemilerin de yanaştığı bir yakıt istasyonu, kıyıda birkaç tavernası, küçük bir marketi ve fırını var.
Ayrıca Skiros çevreci bir ada.
Çevreye ve temizliğe verilen önem hemen dikkat çekiyor.
Çöplerin nasıl ayrıştırılıp, atılması gerektiği her yerde görülebilecek bir şekilde yazıyor.


(https://i.postimg.cc/bsWfPVd6/IMG-9624.jpg) (https://postimg.cc/bsWfPVd6)



(https://i.postimg.cc/N9pZzpWk/IMG-9611.jpg) (https://postimg.cc/N9pZzpWk)


Bu adaya ilk defa geldiğimiz için araba kiralayıp dolaşmak niyetindeyiz. Sakis’den aldığımız telefonu aradık.
Günlüğü 40 Euro’ya bir araba kiraladık. Yarın sabah 08.30’da limana getirecekler.
Bu arada feribotun geliş saati yaklaştığı için liman kalabalıklaşmaya başladı. Otobüs de durağa gelmişti.
Biz otobüse doğru giderken, Sakis’i liman polisi ile konuşurken gördük.
Meğer bizim teknenin evrakları ve kayıt için konuşuyorlarmış. “Otobüsü kaçırmak istemiyoruz evrakları yarın versek olmaz mı?” desek de görevine bağlı genç polis memuru “otobüsün kalkmasına daha vakit var. Henüz feribot da gelmedi” deyince polis ile beraber tekneye gidip, evrakları verdik. Evraklarımızı yarın sabah alabileceğimizi söyledi.
Biz tekneden ayrılmak üzere harekete başladığımız sırada, dev feribot limanın girişinde belirdi.
Aynı anda, bir klasik müzik çalmaya başladı.
Limana yayılan günün son ışıkları altında yankılanan müzik, bir anda büyülü bir hava yarattı.


(https://i.postimg.cc/p5VnJYjj/IMG-9629.jpg) (https://postimg.cc/p5VnJYjj)


Bu kısa ama etkileyici konser bitince otobüse binip merkeze gittik. Otobüs ücreti kişi başı 1,80 Euro.
Otobüs bizi kasabanın altındaki meydanda bıraktı. Merkeze araç girişi yasak.
Burası daracık arnavut kaldırımlı sokakları, beyaz evleri ile mimari olarak Kiklatlar’ı hatırlatıyor.
Yüksek kayaların üzerinde kale şehre tepeden bakıyor.


(https://i.postimg.cc/PvqPwfGz/IMG-9674.jpg) (https://postimg.cc/PvqPwfGz)


Meydan ve sokaklar oldukça kalabalık. Genellikle Yunanlılar var.
Sokaklarda dolaştıktan sonra gözümüze güzel görünen küçük bir restoranda yemek yedik. Adada, keçi etinden çok iyi yemekler yapıldığını okumuştum.
Bu küçük aile restoranında yediğimiz herşey lezzetliydi. Fakat limon soslu keçi muhteşemdi.


(https://i.postimg.cc/0rtCHbNv/IMG-9691.jpg) (https://postimg.cc/0rtCHbNv)



(https://i.postimg.cc/jwMy9Ftc/IMG-9686.jpg) (https://postimg.cc/jwMy9Ftc)



(https://i.postimg.cc/G99Dtzc0/IMG-9633.jpg) (https://postimg.cc/G99Dtzc0)


Yemek için oturunca epey yorulduğumuzu hissettik. Yemekten sonra meydana yakın bir yerde kahve içmek iyi geldi.
Otobüse yetişmek için acele etmedik. Limana taksi ile döndük. Merkezden limana taksi ücreti 15 Euro.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Eyüp Oğan - Şubat 25, 2019, 12:30:41
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Limnos’dan Skiros’a

(https://i.postimg.cc/p5VnJYjj/IMG-9629.jpg) (https://postimg.cc/p5VnJYjj)


Özlem korsanım, çok güzel paylaşımlar, bu sene yapacağımız seyrimiz için iştahımızı arttırdınız..

..................

Bu dev feribot oldukça yakınınıza yanaşmış, manevra sırasında yarattığı dalgalardan etkilenmediniz umarım..

...................
Bu arada Mart ayı da geldi, seyir anılarınızı yaza kadar bitirmeyi unutmayın.  ;)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 25, 2019, 14:10:30
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Özlem Korsanım,
Bu sene vaktim uzun olursa bu adaya gitmeyi düşünüyoruz. Notlarımı alıyorum..
Elinize sağlık...

Ali Abi ile bu seneki rotanızı belirlediniz mi?

Güzel yorumların için çok teşekkür ederim.
Limnos çok güzel bir ada. Naçizane tavsiyem, izinlerinizi ayarlayabilirseniz oraya kadar gitmişken Kuzey Sporadlar'ıda planlarınıza dahil etmenizde fayda var :)
Bu sene için henüz bir plan yapmadık. Çoğu zamanda yolda karar veriyoruz :) ;)

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 25, 2019, 14:13:45
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Limnos’dan Skiros’a

(https://i.postimg.cc/p5VnJYjj/IMG-9629.jpg) (https://postimg.cc/p5VnJYjj)


Özlem korsanım, çok güzel paylaşımlar, bu sene yapacağımız seyrimiz için iştahımızı arttırdınız..

..................

Bu dev feribot oldukça yakınınıza yanaşmış, manevra sırasında yarattığı dalgalardan etkilenmediniz umarım..

...................
Bu arada Mart ayı da geldi, seyir anılarınızı yaza kadar bitirmeyi unutmayın.  ;)

Evet büyük feribot ama rahatsızlık vermedi diye hatırlıyorum. Belki de müziğin etkisi ile fark etmemiş olabilirim :)

Hiç sormayın  :) Şimdiden kara kara düşünmeye başladım. Acaba bitirebilecek miyim? diye 9kly3
Malum sicilim de pek iyi değil bu konuda :) ;)

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Şubat 25, 2019, 16:36:01
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Özlem Korsanım,
Bu sene vaktim uzun olursa bu adaya gitmeyi düşünüyoruz. Notlarımı alıyorum..
Elinize sağlık...

Ali Abi ile bu seneki rotanızı belirlediniz mi?

Güzel yorumların için çok teşekkür ederim.
Limnos çok güzel bir ada. Naçizane tavsiyem, izinlerinizi ayarlayabilirseniz oraya kadar gitmişken Kuzey Sporadlar'ıda planlarınıza dahil etmenizde fayda var :)
Bu sene için henüz bir plan yapmadık. Çoğu zamanda yolda karar veriyoruz :) ;)



Daha uzun bile olabilir bu sene :) Mayıs - Eylül ayları arasını dondurmayı düşünüyorum bu sene.. O zaman size ve Ali Abiye muhtemel rotalarımızı mail atıp, telefonla tavsiyelerinizi isteyeceğiz...  :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 26, 2019, 22:46:23
 Skiros
 7 Temmuz 2018 Cumartesi

Sabah erken uyandık. Fırına kadar küçük bir yürüyüş yaptım.
Çikolatalı kruvasanlar ile tekneye geldiğimde kahve kokusu etrafı sarmıştı.
Havuzlukta sabah keyfi yaparak 08.30’da gelecek olan arabamızı beklemeye başladık. Arabayı saat 09.00’da getirdiler.
Hazırlanıp 09.30’da yola koyulduk.
Önce dün akşam verdiğimiz evrakları almak için limandan yukarıya doğru çıkan yol üzerinde olan liman polisine uğradık.
 Gideceğimiz en uzak liman olarak Korfu’yu (Kerkira) söyledik.
Sabah erken limandan ayrılacağımızı belirterek evraklarla birlikte çıkış damgasını da aldık.
Skiros adasında çevreye ve doğaya çok önem veriliyor. Harita üzerinde işaretlenmiş farklı yürüyüş yolları var.
Dolaşırken bu adaya özgü midilli (Pony) cinsi atları da görmek mümkün. Adada ahşap işçiliği, oymacılık epey yaygın.
El ile yapılmış ahşap eşyalar birçok yerde göze çarpıyor.
Adanın güney tarafı daha sarp ve kayalık. Ayrıca askeri bölge var. Batı ve kuzeydeki koylar daha turistik.
Deniz ve plaj için daha çok tercih ediliyor. Çok kalabalık olmayan adada, popüler koylarda bile ev sayısı fazla değil.


(https://i.postimg.cc/9wZySv6v/Skiros-harita.jpg) (https://postimg.cc/9wZySv6v)


Önce adanın güneyine gittik. Linaria’dan hemen sonraki koy Kalamitsa çok büyük ve açık bir koy.
Tekne ile gecelemeye uygun görünmüyor. Neredeyse koyun tamam çakıl plaj.
Deniz tertemiz. Birkaç kişi dışında plajda kimse yok.


(https://i.postimg.cc/PpGxcPd5/IMG-9643.jpg) (https://postimg.cc/PpGxcPd5)



(https://i.postimg.cc/PNTZrRkr/IMG-9649.jpg) (https://postimg.cc/PNTZrRkr)



(https://i.postimg.cc/qgJhd68N/IMG-9648.jpg) (https://postimg.cc/qgJhd68N)


Kalamitsa’dan sonra güneybatıdaki Akladhi ve güneydeki Renes koyları küçük, gecelemeye uygun koylar.
Adanın güney tarafını dolaştıktan sonra batı ve kuzeye doğru yöneldik. Geçerken limana, teknemize uğradık.
Bir de baktık ki, limanda yer boşalmış. Sakis’e haber verip, boşalan yere geçeceğimizi söyledik.
Yerimizden ayrılmışken, önce yakıt istasyonuna yanaşıp yakıt aldık. Litresi 1,53 Euro.
Daha sonra limandaki boş yere bağlandık. Şimdi limanın içindeyiz.
Yanımızda motor yat olduğu için memnun olduğumuz ender anlardan… Hantal görünüyor ama çok iyi gölge yapıyor  :D
Teknemizi neta ettikten sonra önceliğimiz batı kıyıları olmak üzere tekrar yola çıktık.


(https://i.postimg.cc/7CNBfTb5/IMG-9682.jpg) (https://postimg.cc/7CNBfTb5)

İlk olarak Skiros’a gelirken gördüğümüz, dar geçitin kuzeyinde kalan Pevki koyuna geldik.
Büyükçe bir koy olan Pevki’de demir atmak için bolca yer var.
Koyun dibinde güzel bir plaj, güneyinde ise küçük tekneler için bir rıhtım var.


(https://i.postimg.cc/wtxX44TB/IMG-9657.jpg) (https://postimg.cc/wtxX44TB)


Pevki’den sonra Fokas koyu’na uğrayıp Atsitsa’ya geldik. Atsitsa, küçük bir yerleşim yeri.
Denizdeki kalıntılar ilgi çekici. Plaj ve birkaç restoranı ile tatilcilerin tercih ettiği yerlerden. Burada küçük bir yemek molası verdik.


(https://i.postimg.cc/K1pjF0Dj/IMG-9661.jpg) (https://postimg.cc/K1pjF0Dj)

Daha sonra, merak edip görmek istediğimiz adanın doğu tarafındaki Achilles koyuna geldik.
Yolda gelirken, pilot kitapta burada yeni bir marina yapıldığını ve hemen hemen bitmek üzere olduğunu okumuştuk.
Hatta ana liman Linaria yerine Achilles’e gidelim diye düşünüp girişinin ve çevresinin pek de sevimli olmadığını okuyunca vazgeçmiştik.
Şimdi yakından görünce yazılanların ne kadar gerçeğe yakın olduğunu anladık.
Liman girişi resiflerle dolu. Liman içinde kum birikmelerinin olduğu söyleniyor.
Çevresinde pek birşey olmayan, terkedilmiş görüntüsü veren liman, kalmak için pek uygun değil.
Achille’den ayrılınca hava kararmadan Skiros merkeze geldik. Eksik kalan yerleri dolaştık.
Tepede konumlanmış merkezin altında uzun kumsal plaj var.


(https://i.postimg.cc/671jN43n/IMG-9689.jpg) (https://postimg.cc/671jN43n)


Teknede biraz dinlenip, birşeyler içerek güneşi batırdık. Hava biraz bulutlu.
Kuzey Ege’de başlayan yağmur sanki buraya da gelecek gibi. Hemen karşımızdaki tavernaya gitmek niyetindeyiz.
Fakat boş masa göremedik. Bu kadar kalabalık olduğuna göre iyi bir yer olmalıydı. Bir süre bekledik.
Zaman ilerledikçe baktık ki, masaların boşalması bir yana, içerideki masaları dışarı çıkararak takviye yapmaya başladılar.
Biz de daha fazla beklemeden yeni ilave edilen masalardan birine oturduk.
Tam siparişlerimizi verirken yağmur damlaları düşmeye başladı.
Tavernanın içi küçük olduğu için, içeriye geçmeyi tercih etmedik. Siparişlerimizi iptal edip, tekneye geldik.
Yağmur çoğalmaya başladı. Biz de daha fazla gecikmeden bu kez fırına yakın olan restorana gittik.
Buranın üstü kapalı, yağmur geçirmeyen bir verandası vardı.
Bir taraftan yağmuru seyrederken yemeklerimizi beklemeye başladık.
Oturduğumuz yerden yağmuru seyretmek çok keyifliydi. Tam bir yaz yağmuru.
İnsanlar, özellikle çocuklar yağmur altında neşe ile yürüyorlar. Yemekler gelince ilk mezenin tadına bakınca çok şaşırdık. Yenemeyecek kadar kötüydü.
Diğeri de farklı değildi. Mezelerin iyi olmadığını garsona söyleyip, salata istedik.
Benim çok sevdiğim yemeklerden biri olan briam bile ancak yenebilecek lezzetteydi.
Şansımızı daha fazla zorlamayıp, salata ile idare ettik. Gezimizin ilk kötü akşam yemeğini yemiş olduk.
Islak yoldan yürüyerek teknemize geldik. Night çap içmenin tam vaktiydi.
Kötü bir akşam yemeğinin tadını night cap' lerimizi içerken unutmuş olduk.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Ersin Çoban - Şubat 27, 2019, 11:15:54
Özlem hanım eski hatıralarımı canlandırdınız. Skyros benimde çok sevdiğim adalardan bir tanesidir. Çok temiz bir ada olmasının yanında , sizinde bahsettiğiniz gibi limanda canlı klasik müzik ve piyano resitalleri ile birlikte bağlandığınız rıhtımdaki herkese açik küçük kitap dolaplarını (isteyen buradan okumak için kitap alıp isterse kendi kitaplarını koyabiliyor) ben başka bir adada görmedim.

Çok beğendiğim başka bir detay ise Lineria limanı gece su altına döşenen lambalarla pırıl pırıl aydınlatılıyordu ve sanki tekneler bir akvaryumun içindeymiş hissi veriyordu çok beğenmiştik bu duyguyu. 
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hasan Alpaslan Öz - Şubat 27, 2019, 11:32:07
Fotolar küçüldü.   9kly3 Çok hazırcı gibi görünebilirim ama büyük fotolar ve altında açıklama daha masalsıydı sanki. Her türlü takibe devam tabi ki... 1w5ey8
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 27, 2019, 12:03:15
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Özlem hanım eski hatıralarımı canlandırdınız. Skyros benimde çok sevdiğim adalardan bir tanesidir. Çok temiz bir ada olmasının yanında , sizinde bahsettiğiniz gibi limanda canlı klasik müzik ve piyano resitalleri ile birlikte bağlandığınız rıhtımdaki herkese açik küçük kitap dolaplarını (isteyen buradan okumak için kitap alıp isterse kendi kitaplarını koyabiliyor) ben başka bir adada görmedim.

Çok beğendiğim başka bir detay ise Lineria limanı gece su altına döşenen lambalarla pırıl pırıl aydınlatılıyordu ve sanki tekneler bir akvaryumun içindeymiş hissi veriyordu çok beğenmiştik bu duyguyu. 


Hatırlatma için çok teşekkür ederim Ersin Korsan.
Yazımı foruma koymadan önce kontrol ederken limandaki kitaplığı koymadığımı fark ettim. Fotoğraf ekleyecektim.
Fakat aceleden (biliyorsunuz yazımı yaz gelmeden bitirmek niyetindeyim :) ;) ) eksik kalmış  :)


Skiros Linaria limanı herkese açık kitaplık  :)

(https://i.postimg.cc/9X9kXP5K/IMG-9675.jpg)



Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 27, 2019, 12:16:36
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Fotolar küçüldü.   9kly3 Çok hazırcı gibi görünebilirim ama büyük fotolar ve altında açıklama daha masalsıydı sanki. Her türlü takibe devam tabi ki... 1w5ey8

 Yorumunuz için teşekkür ederim. Yorumlar benim için çok faydalı oluyor. Yazılarımı geliştirmeme katkı sağlıyor.
 Fotoğraflar konusunda ikilem yaşıyorum.
Büyük fotoğrafları görmek için bilgisayarda açmak gerekiyor. Telefonda ekrana sığmıyor.
Birçok kişinin daha çok telefondan takip ettiğini düşündüğüm için fotoğrafları küçük bırakmaya başladım  9kly3

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Tunç Aytunç - Şubat 27, 2019, 13:24:52
Özlem, Skiros'da disco duş yapmadınız mı?
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Şubat 27, 2019, 17:33:35
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Özlem, Skiros'da disco duş yapmadınız mı?

 Hayır yapmadık. Merak ettim şimdi :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Ali Aygın - Şubat 27, 2019, 19:14:35
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Özlem, Skiros'da disco duş yapmadınız mı?

Ben de merak ettim ?
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Tunç Aytunç - Şubat 27, 2019, 22:08:48
Skiros marinanın duşlarına marina yönetimi disko ışıkları, hoparlörler vs yerleştirmişler. Akşam saat 20'de bangır bangır disko müzikle ve disko ışıklarıyla duş alınıyordu evvelki sene...
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 02, 2019, 00:49:16
Merhaba Kiklatlar!
Skiros'dan Andros'a
8 Temmuz 2018 Pazar

Sabah bulutlu ve aynı zamanda açık bir gökyüzüne uyandık. Dün geceki yağmurun etkisi ile gökyüzü tablo gibi olmuştu...


(https://i.postimg.cc/B6jfY9dV/IMG-9693.jpg)


Yürüyüş yapmak bahanesi ile çok yakındaki fırına gittim. Yaklaşık iki yıldır nedense geleneksel fırınlara ve özellikle çikolatalı kruvasanlara ilgim arttı.
Neyse ki, diğer unlu mamüller henüz ilgimi çekmiyor.
Tekne gezilerimizde, yanaştığımız limanda fırın kısa bir yürüyüş mesafesinde ise, sabahları çikolatalı kruvasan almayı neredeyse alışkanlık haline getirdim.
Fırın uzakta ise gitmeyi tercih etmiyorum  :)
Ali’de hiç itiraz etmeden bu duruma uyum sağladı. Sanırım daha çok çikolata kısmı ilgisini çekiyor.
Gün ışığının her yere çok güzel yansıdığı bu sabah da büyük bir keyifle fırına gittim. Çikolatalı kruvasan yoktu.
Fırından yeni çıkacağını hayal ederken, fırıncının kızı “pazar günleri çikolatalı kruvasan yapmıyoruz” dedi.
Biraz üzülsem de, nasıl olsa bir sonraki limanda buluruz ümidiyle elimi kolumu sallayarak tekneye geldim.


(https://i.postimg.cc/PxY2rSZq/IMG-9695.jpg)


Çikolatalı kruvasan olmayınca, ikinci kahvelerimizin eşlikçisi, kaselerimizin içindeki domates, salatalık, beyaz peynir, zeytinden oluşan karışım oldu. 
Hazırlıklarımızı yaptıktan sonra saat 08.10’da Skiros Linaria’dan halatlarımızı çözdük.


(https://i.postimg.cc/3R8ddR0D/IMG-9699.jpg)


Limanı geride bıraktığımızda, gökyüzündeki bulutlar sanki çoğalıyor ve kararıyor gibiydi.
Rüzgar yok denecek kadar az; motorla seyrediyoruz.
İlk niyetimiz daha önce görmediğimiz Tinos adası’na gitmekti.
Fakat okuduklarımıza göre Tinos, birkaç gün kalınması gereken bir ada.
Skiros’dan Tinos’taki ana limana yaklaşık 90 deniz mili var.
Ancak akşam hatta gece orada olabiliriz. Keşif için bile olsa adayı görmeye zaman kalmayacak.
Bu durumda Tinos’u hakkıyla gezebilmek için dönüşte uğramaya karar verdik.
Tinos’dan vazgeçince Andros adası’na gitmek üzere yola devam ettik.


(https://i.postimg.cc/C5H0DHyh/IMG-9703.jpg)


Daha önce eski teknemiz ile gelip, Andros adasının Batsi limanında birkaç gün kalmış ve hem Batsi’yi hem de Andros adasını çok beğenmiştik.
Bu kez farklı bir yerde, adanın kuzeydoğusunda, merkezde Kastro limanında kalalım diye düşündük. Fakat burası melteme açık bir liman.
Rüzgarlı günlerde çok dalgalı olduğunu da daha önce gördük.
Şimdilik hava uygun gibi görünse de, gökyüzündeki bulutlara bakınca, Kastro’dan vazgeçip, rotamızı eski dost Batsi’ye çevirdik.
Poyraz kuvvetlenirse, kuzeydoğuya bakan Kastrodan çıkmak mümkün olmayabilir.
Bu nedenle Doro boğazını geçip, ayni uzaklıkta olduğunu anladığımız Batsi’ye gitmek daha uygun olacaktı.
Batsi koyu Andros adasının güneyinde. Gavrion’un yaklaşık 3 deniz mili kadar güney doğusunda.
Biz rota üzerinde konuşurken saat 11.00 olmuştu. Rüzgar hala yoktu. Fakat bulutlar koyulaşarak yer değiştirmeye devam ediyordu.
Sancağımızda kalan Evia üzerinde yoğunlaşmaya başlamışlardı.
Ben bulutların hareketini izleyip, “acaba yağmur gelecek mi?” diye düşünürken, Ali’de “rüzgar çıksa da yelken yapsak” diyordu.
Saat 13.00’e doğru dalgalarla birlikte rüzgar da başladı. Yelkenlerimizi açtık.


(https://i.postimg.cc/L6KB8k6q/IMG-9705.jpg)



https://www.youtube.com/embed/f3JMwVYFKqQ


12-14 knot esen rüzgar bir saat sonra 16-17 knot esmeye başladı.
Yelkenlerimiz rüzgarla dolu keyifle ilerledik.
Doro boğazına geldiğimizde akıntının da etkisiyle hızımız 8,5 knotlara ulaştı.
Rüzgar azalmadan, 17-20 knot arasında esmeğe devam etti.


https://www.youtube.com/embed/qIToc3uxYJU


Doro boğazı, denizciler arasında hep sert rüzgarları ve akıntıları ile anılıyor.
Boğazı biraz sert ama iyi bir rüzgarda yelken seyri ile geçmek hoşuma gitti.
Yelken yapmaya başlayınca, bulutları izlemeyi de unutmuştum.
Bulutların bir kısmı bizimle hareket ederken, büyük bir kısmı da Evia üzerinde toplanmaya devam ediyorlardı.


https://www.youtube.com/embed/XlRUaSy3R90


(https://i.postimg.cc/3wb7XCL7/IMG-9712.jpg)



(https://i.postimg.cc/ZR5rvZW0/IMG-9713.jpg)


Doro boğazını geçtikten sonra rüzgar nerdeyse aynı şiddette devam etti.
Andros adasını iskelemizde görmeye başladıktan sonra rüzgar 17-19 knot oldu.
Önümüzde Gavrion limanının biraz açığında küçük adacıklar, Gavrion limanı ile bu adacıklar arasında ise küçük kaya parçaları var.
Buradan emniyetli bir şekilde geçmek için dikkat ederken, kocaman Hellenic Seaways feribotlarını da hatırlamış olduk.


(https://i.postimg.cc/Gp84W2TF/IMG-9719.jpg)


Seajets hızlı ama biz de fena değiliz. Hem de yelkenle  ;) :)

https://www.youtube.com/embed/Vf-Ghf9r1vU


Gavrion limanını iskelemizde,  küçük adacıkları sancağımızda bırakıp emniyetli sulara çıktık.
Yaklaşık 2 deniz mili sonra Batsi koyunun girişine geldik. Koyun girişinde yelkenleri toplayıp, motoru çalıştırdık.

(37°51'23"N  24°47’03"E)
Bu koordinatı kopyalayıp Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz

Batsi oldukça geniş bir koy.
Pilot kitaba göre, koyun dibine doğru kuzeyinde ve batısında demirde kalmak mümkün.
Koyun doğusunda ise feribotların yanaştığı bir beton iskele ve yanında yatların demir atıp kıçtankara bağlandığı bir mendirek, onun kuzeyinde de balıkçı teknelerinin bağlandığı bir rıhtım var.
En içerde bir de ayrıca balıkçı barınağı var.


(https://i.postimg.cc/g0ng1vKg/IMG-9729.jpg)


Rıhtıma aborda olmayı planlarken, aborda olunabilecek yerlerin dolu olduğunu gördük.
Hatta gözlerimiz daha önce geldiğimizde bizi karşılayıp, yer gösteren “mahallenin delisi” ni aradı ama o da yoktu.
Onun yerine kıyıda fosforlu yelekli biri bize el edip, yer gösterdi.
Biz de, demir atıp, kıçtan kara bağlanmak üzere manevraya başladık.
Fakat kıyıdaki adamın yanlış yönlendirmesi ve bu arada rüzgarın da artması ile gereksiz yere zorlanarak yanaşmak zorunda kaldık.
Görevli olmadığını düşündüğümüz görevliye, pek yardımcı olamasa da gayret sarfettiği için 10 Euro verdik. O da makbuz vermek gibi bir girişimde bulunmadı.


(https://i.postimg.cc/Y0bgpPrY/IMG-9731.jpg)


Bağlanma işlerimiz bittiğinde saat 18.40 idi.
Vakit kaybetmeden Hora’ya gitmek niyetindeyiz.
Andros adasının Hora’sı, daracık mermer sokakları, ihtişamlı evleri ile çok güzel.
Hora, adanın yerli halkı tarafından Kastro olarak anılsa da, asıl adı Andros.
Ali tekneyi neta ederken, ben de otobüs saatlerini kontrol etmeye gittim.
Fakat otobüs için uygun saatleri kaçırmıştık.
Şansımı taksi ile denemek istedim. Her adada pek olmayan büyük taksi durağına gittim.


(https://i.postimg.cc/vmtmFVH6/IMG-9738.jpg)


Hora’ya gitmek için taksi ücretinin 50 Euro olduğunu öğrenince, Hora’ya gitmeyi aklımdan çıkardım.
Tekneye geldiğimde, teknenin karşısındaki taş bank üzerinde iki liman polisi oturuyordu.
Ali beni karşılamak için tekneden çıkınca durumu anlattı. Polisler tekneye gelip, evrakları istemişler.
Ali’de “Ben bilmem. Eşim bilir” demiş. Onlar da “iyi madem, bekleriz” diyerek oturmuşlar  :)
Hemen içeriye girip evrakları Ali’ye verdim. Ali’de evraklarla birlikte polislerin yanına gidip oturdu.


Ekip resmi kıyafetler içerisinde okuma saatinde  :)

(https://i.postimg.cc/Sx74Jp0B/IMG-9742.jpg)


Uzun bir süre konuştular. Bu arada ben de rıhtımı dolaşıp, bol bol fotoğraf çektim.
Diğer yandan, bu kadar uzun ne konuştuklarını da merak ettim.
Karşıdan bakınca keyifleri yerinde görünüyordu.


(https://i.postimg.cc/JhYzzWZ1/IMG-9748.jpg)



(https://i.postimg.cc/HsmdHLRw/IMG-9732.jpg)


Polisler gidince tekneye geldim. Ali aralarında geçen konuşmaları kısaca özetledi.
Evraklara bakan polislerin gideceğimiz liman ve uğradığımız limanlar ile ilgili kafaları karışmış.
Şöyle ki, giriş yaptığımız Limnos Mirina’dan ayrılırken gideceğimiz yer olarak Kea demiştik. Fakat Skiros Linaria limanına gitmiştik.
Skiros Linaria’dan ayrılırken, Korfu (Kerkira) ya gideceğiz deyip Andros Batsi’ye gelmiştik. Şimdi de Batsi’den çıkıp Korfu (Kerkira)ya gidecektik. Korfu’ya gitme kısmında bir problem yoktu.
Tecrübeli olan polis durumu anlasa da, genç ve az tecrübeli polisin bu durumu anlaması biraz uzun sürmüş.
Kendi aralarında epey konuşmuşlar. Daha sonra Ali’ye, “ofisimiz kıyıda akşam uğramak isterseniz evraklara işlem yaparız.
Uğramayı tercih etmezseniz bizim için sorun yok” diyerek ayrılmışlar. Seçim bize bırakıldığı için, biz de ofise gitmeyi tercih etmedik  ;)


(https://i.postimg.cc/7YZtg82v/IMG-9733.jpg)



(https://i.postimg.cc/tTzDx2RC/IMG-9735.jpg)


Akşamı Batsi’de geçirmeğe karar verdik. Hazırlanıp tekneden çıktık.
Batsi’ye beş yıl önce gelmiştik. Geçen zaman içerisinde çok değişmiş olduğunu gördük.
Küçük, sakin sahil kasabası, kalabalık, turistik bir kasabaya dönüşmüştü.
Restoranlar büyümüş ve çoğalmıştı.


(https://i.postimg.cc/wBQDfMCw/IMG-9770.jpg)



(https://i.postimg.cc/nrC7hkCW/IMG-9753.jpg)



(https://i.postimg.cc/qqhhTvFV/IMG-9776.jpg)



Akşamın ilerleyen saatlerinde neredeyse bütün kıyı masa ve sandalyelerle doldu.
Kumsalda, Yunan adalarında görmeğe alışık olmadığımız şezlong ve şemsiyeler vardı.
Hep büyük bir beğeni ile hatırladığımız, herkese tavsiye ettiğimiz Batsi, bizi biraz hayal kırıklığına uğrattı.


(https://i.postimg.cc/MpWRFVSg/IMG-9765.jpg)



(https://i.postimg.cc/mrnHknHG/IMG-9755.jpg)


Saat fazla ilerlemeden, diğerlerine göre biraz daha küçük olan bir restoranın deniz kıyısındaki masalarından birine oturduk.
Böylece kalabalıklardan biraz da olsa uzak kalabildik. Menüye bakınca anladık ki, burası sadece Souvlaki yapan bir restoran.
Tepeleme dolu tabaklar ile servis edilen souvlakiler çok lezzetliydi. Yanında soğuk ev şarabı da oldukça iyiydi.
Deniz kenarında olmanın keyfiyle bir süre oturduktan sonra teknemize geldik. Bulutlu ama çok güzel bir gece vardı.
Batsi’nin daha fazla bozulmaması dileğiyle, night cap’lerimizi içerek, geceyi sonlandırdık.
Yarın, yeni bir ada bizim yolumuzu bekliyordu…


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 03, 2019, 21:34:12
Merhaba arkadaşlar,
2. geleneksel Gezgin Korsan Fuarını başarı ile tamamlamış bulunuyoruz.
Rod & Lucinda Heikell söyleşisinde bir denizci çiftin, deniz ve tekne ile ilgili paylaşımlarından öte umduğumdan çok daha samimi, içten, yaşamdan anlatımlarını dinledik.
Bu sunumda ve fuarın organizasyonunda emeği geçen arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz.
Bu sayede, dostlarımızla buluşmak, karşılaşmak, ayak üstü de olsa sohbet etme fırsatı bulduk ki, bu anlar bizim için paha biçilemez değerde…
Diğer yandan, forumda yazdığım seyir yazılarının bildiklerimin yanında, bilmediğim pek çok kişi tarafından da takip edildiğini öğrenince hem şaşırdım hem de çok sevindim.
Yapılan yorum ve eleştirileri bundan sonraki yazılarımda dikkate alacağım.
Bir kez daha Teşekkürler Gezgin Korsan!
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 03, 2019, 21:35:17
.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Mart 04, 2019, 13:10:40
Yine harika bir gezi notu... Yaz mevsimini iyice özletiyor...

Fuarda hem sizi hemde Ali abiyi 2019 rota önerileri için baya bir yordum... Ama usanmadan, bıkmadan verdiğiniz öneriler ve tavsiyeler çok önemliydi. Hepsini evde bir çırpıda nota döktüm... Tekrar çok teşekkür ederim...  1w5ey8
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Metin Çakmakçı - Mart 06, 2019, 00:49:13
Siz bol-bol gezin ve lütfen paylaşmaya devam edin, harikasınız Özlem Korsanım. Şimdiye dek yakın Yunan adaları için giriş-çıkış yaparken hep acenta kullandım. Çanakkale'de kendiniz yaptığınızı yazmıştınız. ''Transitlogu elle mi dolduruyorsunuz ve giriş- ve  çıkışta başvuru sıralaması nasıl oluyor bizimle paylaşır mısınız?'' desem şansımı çok mu zorlamış olurum?  :-[
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 06, 2019, 01:03:16
Andros’dan Kea’ya
9 Temmuz 2018 Pazartesi

Saat 07.30’da uyandığımda, güneşin ışıkları içeriye sızmaya başlamıştı bile.
Güne başlamak üzere, kahve suyunu ocağın üzerine koyduktan sonra, kahveler hazır olana kadar,
fırına gitmek üzere yola koyuldum.
Gökyüzü, dünkü gibi bulutlarla kaplıydı.


(https://i.postimg.cc/PJNfVVVf/IMG-9764.jpg)


Akşamın kalabalığı çekildikten sonra, sabah sesizliğinde çevre çok güzel görünüyordu.
Sanki gizli bir el, kalabalığı bir kenara itivermişti. Pek acele etmeden yavaş yavaş yürüyerek fırına gittim.


(https://i.postimg.cc/PJLhQpNP/IMG-9772.jpg)


Mis gibi iki çikolatalı kruvasan ile tekneye geldiğimde kahveler havuzlukta yerlerini almaya hazırlanıyorlardı.
Kahvelerimizi içtikten sonra, sabahın güzelliğini daha iyi görebilmek için, kıyı boyunca güzel bir yürüyüş yaptık.


(https://i.postimg.cc/fTmyGpTk/IMG-9774.jpg)



(https://i.postimg.cc/YqKqzRf7/IMG-9778.jpg)


Hava ısınmaya başlayınca tekneye döndük. Saat 10.10’da, halatlarımızı çözüp, demir alıp, Batsi’den ayrıldık.
Biz ayrılırken, gökyüzünde bulutlar, gösterilerine devam ediyorlardı.


(https://i.postimg.cc/x8P7H93c/IMG-9781.jpg)



(https://i.postimg.cc/bJxFcqM3/IMG-9785.jpg)


Niyetimiz, Kea adası Vourkari’ye gitmek. Yaklaşık 27 deniz mili yolumuz var.
Koydan çıkar çıkmaz rüzgarı görünce Kiklatlar’da olduğumuzu hatırladık. Hemen yelkenlerimizi açtık.
Rüzgar karayelden 5 kuvvetinde esiyor.




https://www.youtube.com/embed/lck4mjZ2DdY



Kea göründü  :)

(https://i.postimg.cc/FFqJ50yC/IMG-9793.jpg)


Kea adasına ilk defa geliyoruz. Ayios Nikolaou oldukça büyük bir koy. Hatta koy içinde koylar var.
Teknelerin bağlanabileceği koylardan biri kuzeydoğu tarafındaki Vourkari, diğeri güneydeki Livadhi.
Bizim isteğimiz, yer bulursak, daha güzel olduğu söylenen, Vourkari’de kalmak.
Önce çevreyi tanımak amacı ile Livadhi koyuna gittik.
Burada mendireğin arkasında feribot rıhtımı var.
Feribot rıhtımının yanında Korissia’daki rıhtıma kıçtan kara bağlanmış teknelerin arasında boş yer olduğunu gördük.
Koyun dibinde kumsal plajın açığında demirde kalma imkanı da var.


(https://i.postimg.cc/0NQw1nB3/IMG-9794.jpg)


Koyda bir tur attıktan sonra Vourkari’ye geldik.
Restoranların önündeki teknelerin arasında boş yer olduğunu görünce çok sevindim.
Demir atıp, kıçtan kara bağlanmak üzere manevramıza başladık. Burada demir atarken dikkatli olmak gerekiyor.
Rıhtımın yaklaşık 30 m dışında derinlikler birden artıyor. 10 metreden fazla derinlik var.
Demirimizi atıp, kıyıya doğru yaklaşırken, karşıdaki restorandan birisi gelerek halatımızı aldı.
Saat 14.30’da bağlanma işlerimiz bitmişti. Kıyıda elektrik ve su var. Biraz sonra görevli geldi.
Bağlanma ücreti olarak, elektrik ve su dahil 15,73 Euro ödedik.


37°39'58"N  24°19'29"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google earth'un arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.



Google earth olmayanlar için link aşağıda
https://goo.gl/maps/EWCukwzwpAK2



(https://i.postimg.cc/sDsP0Y3F/IMG-9823.jpg)


Vourkari küçük, sevimli bir köy. Neredeyse herşey önümüzdeki cadde üzerinde sıralanmış.
Restoranlar, kahvehaneler, dükkanlar yan yana. Koyun doğusunda demirde ve tonoza bağlı tekneler var.
Hava çok sıcak. Seyir halindeyken durum iyi ama günün en sıcak saatlerinde limana bağlanınca, sanki bir alev topunun içine girmiş gibi olduk.
Bu sıcak saatleri geçirmek üzere botumuza atladık.
Kendimize uygun sakin bir kumsal bulduk. Deniz berrak, pırıl pırıl.
Burada denize girdik. Bir süre vakit geçirdik.


(https://i.postimg.cc/DywJXB2z/IMG-9825.jpg)


Daha sonra botla koyları dolaşarak teknemize geldik.


(https://i.postimg.cc/44L4rZgJ/IMG-9812.jpg)



(https://i.postimg.cc/bwbzDt2J/IMG-9820.jpg)


Otobüs durağı tekneden birkaç adımlık mesafede. Ioulida yani Hora’ya gitmek için otobüs var.
Otobüs saatlerini kontrol ettikten sonra Ioulida’ya gitmek üzere hazırlandık.
Tabii ki otobüsü beklerken, vaktimizi boşa harcamayıp, değerlendirdik.


(https://i.postimg.cc/zv9s8x7k/IMG-9834.jpg)



(https://i.postimg.cc/pXKWyjjd/IMG-9833.jpg)


Vaktinde gelen otobüse binip Hora’ya gittik. Kişi başı 2,5 Euro ödedik.
Hora’nın bu kadar etkileyici bir coğrafyaya sahip olabileceğini hiç düşünmemiştim.
Beyaz evlerin dizildiği tepe, tepenin aşağısı olağanüstü güzellikte.
Gökyüzü ve deniz bu muhteşem coğrafya ile birleşip güzelliklerini sergiliyorlar.
İnsan kendisini büyülü bir atmosferin içinde hissediyor.



(https://i.postimg.cc/0y5TxKdF/IMG-9836.jpg)



(https://i.postimg.cc/wT2rWT8V/IMG-9845.jpg)


Hora’nın daracık taş sokakları eski zamanları hatırlatıyor. İşaretlenmiş yürüyüş yolları var.
O yollar yürürken nasıl güzellikler sunacaklar kim bilir?


(https://i.postimg.cc/QtqgXCqY/IMG-9843.jpg)



(https://i.postimg.cc/SR3nqbHt/IMG-9841.jpg)


Güneş yavaş yavaş batmaya başladığında ise çevredeki renk cümbüşü içinde kaybolmuş gibi olduk.
Doğanın bize sunduğu bu muhteşem güzellikleri güneş kaybolana kadar izledik.


(https://i.postimg.cc/Y9m93sv6/IMG-9849.jpg)



(https://i.postimg.cc/QCQMLKkV/IMG-9852.jpg)


Daha sonra küçük meydanda, büyük ağaçların altındaki restorana oturduk.
Yemekten önce beyaz ev şarabı içerken, bulunduğumuz ortama duyduğumuz hayranlık biraz daha arttı.
Limon soslu keçi ve salatadan oluşan yemeklerimiz de çok lezzetliydi.


(https://i.postimg.cc/MKz6MTmb/IMG-9854.jpg)


Yemekten sonra bir süre daha oturduk.
Son otobüs çoktan gitmiş olduğu için, Vourkari’ye teknemize taksi ile döndük. Taksi için 12 Euro ödedik.
Çevrede pek kimse yoktu. Restoranlarda birkaç masada son müşteriler kalmıştı.
Böyle güzel bir geceyi “night cap” içmeden bitirmek haksızlık olurdu.
Teknenin baş tarafında “night cap” lerimizi bu güzel coğrafya için içerek geceyi sonlandırdık.

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Eyüp Oğan - Mart 06, 2019, 13:55:16
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bu sıcak saatleri geçirmek üzere botumuza atladık.
Kendimize uygun sakin bir kumsal bulduk. Deniz berrak, pırıl pırıl.
Burada denize girdik. Bir süre vakit geçirdik.


(https://i.postimg.cc/DywJXB2z/IMG-9825.jpg)


Daha sonra botla koyları dolaşarak teknemize geldik.


Bota elektrikli motor takmıştınız diye hatırlıyorum. Forumda başka bir başlık altında elektrikli motorlar konusu tartışılıyordu.

Sizin çeşitli deniz ve hava şartlarında kullandığınız için düşünceleriniz önemli.

Rica etsem, senin ve Ali'nin bu konudaki deneyimleriniz ve düşünceleriniz nelerdir, yazar mısınız?

........................

Fotograflar, videolar ve anlatımın herzaman ki gibi çok güzel.. merakla takip ediyorum.

Selametle
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 06, 2019, 22:39:25
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Siz bol-bol gezin ve lütfen paylaşmaya devam edin, harikasınız Özlem Korsanım. Şimdiye dek yakın Yunan adaları için giriş-çıkış yaparken hep acenta kullandım. Çanakkale'de kendiniz yaptığınızı yazmıştınız. ''Transitlogu elle mi dolduruyorsunuz ve giriş- ve  çıkışta başvuru sıralaması nasıl oluyor bizimle paylaşır mısınız?'' desem şansımı çok mu zorlamış olurum?  :-[

Merhaba Metin Korsan,
Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim :)
Yurt dışına çıkış, yurda giriş işlemleri limanlara göre değişiyor. Bazı limanlar, transit logun bilgisayar ile doldurulmasını istiyor. Bazen bu yüzden en azından arzuhalcilik kısmını bir acenteye yaptırmanız gerekiyor. Bunları ayrıca değerlendirmek gerek.
İşlemleri kendimiz nasıl yapıyoruz onu yazacağım.

Yurt dışı çıkış:

Herşeyden önce elinizde teknenizin bir önceki yurda girişinde kullanılmış Transit Logun olması ve dönüşte kullanılmak üzere de iki adet boş Transit Log olması gerekiyor. (Transit Log= Seyir izin belgesi)
Teknenizi yeni aldıysanız ve ilk defa çıkış yapıyorsanız veya bir öncekini kayıp ettiyseniz, elinizde 3 adet boş Transit Log olmalı.

Transit Log  Deniz Ticaret Odası’ndan alınıyor. Deniz Ticaret Odası bazı yerlere şube ve temsilcilikler de açtı. Biz en son 2017 yılında Bodrum’dan tanesini 30 liraya almıştık. 2018 yılında 50 lira olmuş. 
Transit Log’da Y1 ve Y2 bölümleri var.
Yurt dışı çıkış için Y2 bölümü dolduruluyor. Dönüşte bu belgenin Y1  bölümü boş olsa dahi kullanamazsınız. Her girişte yeni bir belge kullanmak zorundasınız.

Peki 3. belge niye gerekli?

a-) İlk kez doldururken hata yapabilirsiniz veya “sistem değişti, el ile doldurduğunuz için kabul etmiyoruz” diyebilirler. Tekrar doldurmak zorunda kalabilirsiniz.
b-) Belgenizin bir sayfasının eksik olduğu ortaya çıkabilir
c-) “Girişte kullanılan belgenin 12 ayı dolmuş, bunu kullanamazsınız” diyebilirler.
d-) Teknede yedek evrak her zaman iyidir. Gelecek yaza nasıl olsa gene çıkacaksınız :) ;)
e-) Hiçbiri :)

Çıkış işlemleri için Transit Logun (Seyir izin belgesi)  Y2 sayfasının altındaki imza bölümündeki sıralamayı takip ederek işlemleri yapmak gerekiyor.

İmza sırası da şöyle:

1- Teknenin kaptanının imzası
2- Liman Başkanının imzası
3- Gümrük Muhafaza imzası
4- Pasaport polisi

Teknenin kaptanı imzaladıktan sonra, gerekli evraklar ile ( tekne ruhsatı, tekne sigortası, Amatör Denizci Belgesi, telsiz kullanma belgesi,  bir önceki transit log, pasaportlar, 15 liralık ayak çıktı pulları, hatta mavi kart ) Liman Başkanlığı’na gidiliyor. Çanakkale Liman müdürlüğünde fotokopilerini de isteyebilirler. Şimdiye kadar başka isteyen olmadı. Zaten odalarında fotokopi makinası da var.
Teknenizin başka ortağı varsa, onun muvafakatnamesini de sorabilirler. Söylemedi demeyin :)

Daha sonra gümrük memuruna gidiyorsunuz. Gümrük memuru %63.7 olasılıkla bir önceki çıkışınızda kapatılmış olan belgenizin de yanınızda olup olmadığını soracaktır. Varsa işleri kolaylaşıyor. Bulundurmakta yarar var.

Ve pasaport polisi ile işlemleriniz tamamlanıyor. Artık limandan dışarı teknesiz çıkamazsınız…

Not-1: Evrakların birinci sayfa dışındaki nüshaları da sizde kalmış ise, onları da muhataplarına dağıtımını sizin yapacağınız ön görülüyor demektir. Onları da alıp gitmeyin :)
Sizde, sadece Y2'nin bir nüshasının kalması gerekiyor.

Yurda giriş,

Yeni bir Transit Log’un Y1 sayfasını dolduruyoruz. Teknenin kaptanı imzalıyor.
Transit Log’un altında bulunan imza sıralamasını takip ediyoruz.
Eskiden önce Sağlık kontrolüne gidiliyordu. Geçen sene bu uygulama kaldırıldı.
İmza bölümündeki sıralama ile önce Pasaport polisine, sonra Gümrük ve son olarak Liman Başkanlığı’na gidiliyor. Çanakkale’de istisnai olarak, pasaport polisi sizi dışarı salmadığı için, Liman ve Gümrük memuru limana geliyor. Birilerinin onları telefon ile çağırması gerekiyor. Pasaport polisinin bu konuda desteğini biz hiç görmedik. Yat Limanındakiler arayıp haber veriyor.
Siz de telefon edip çağırabilirsiniz ama numaralarını pasaport polisi bilmiyor :)

Bilgi olarak kalması için, bizim son üç yılda, farklı limanlardan yaptığımız giriş/çıkış işlemlerimiz şöyle oldu.

2016 yılında Turgutreis’den çıkış yaptık. Transit log’un bilgisayar ile doldurulmasının zorunlu olduğu ve bu işlemin de sadece acenteler tarafından yapıldığı söylendi. Biz de, sadece Transit log’u bilgisayar ile doldurma işlemi için acente kullandık (Başka seçenek olmadığı için). Diğer işlemleri kendimiz yaptık. Transit Log doldurma işi için ise, diğer işlemleri kendimiz yaptığımız için daha düşük bir ücret ödedik.
2016 yılında Turgutreis’den yurda giriş işlemleri için de aynı yolu izledik.
Deniz Ticaret Odası’ndan aldığımız transit log ücreti, yurt dışı çıkış harcı (kişi başı 15 lira), Transit Log’un bilgisayarda doldurma ücreti olarak acentaya 50 lira ya da 80 lira (şu an net olarak hatırlayamıyorum) dışında hiçbir ücret ödemedik.

2017 yılında, Güllük’den, farklı zamanlarda iki kez giriş/çıkış yaptık. Transit log’u el ile doldurduk. Bütün giriş/çıkış işlemlerimizi kendimiz yaptık. Deniz Ticaret Odası’ndan aldığımız transit log ücreti, yurt dışı çıkış harcı (kişi başı 15 lira) dışında hiçbir ücret ödemedik. Sadece gümrük biraz uzak olduğu için taksi ile gittik.

2018 yılında, Çanakkale’den giriş/çıkış yaptık. Transit Log’u el ile doldurduk. Bütün giriş/çıkış işlemlerimizi kendimiz yaptık. Deniz Ticaret Odası’ndan aldığımız transit log ücreti ve yurt dışı çıkış harcı (kişi başı 15 lira) dışında hiçbir ücret ödemedik.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Mart 08, 2019, 00:10:52
Yine harika bir yazı daha... Elinize sağlık... bekliyoruz devamını :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Metin Çakmakçı - Mart 08, 2019, 12:44:58
Tüm detayları ile adım-adım yazmışsınız, emek vermişsiniz, zaman ayırmışsınız.... Harikasınız, iyi ki varsınız. Çok teşekkür ediyorum.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Nevzat Doğru - Mart 09, 2019, 22:38:19
Avrupa birliği kara sınırları uygulaması denizde yok mu ? Yunanistandan giriş yapıp Fransaya kadar gidemezmisiniz ? Her Avrupa birliği ülkesinden ayrı ayrı giriş çıkış mı lazım ?
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Cenk Ayvacı - Mart 10, 2019, 21:32:20
Süper.  1w5ey8  1w5ey8  1w5ey8

Selametle...

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 10, 2019, 21:56:43
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bu sıcak saatleri geçirmek üzere botumuza atladık.
Kendimize uygun sakin bir kumsal bulduk. Deniz berrak, pırıl pırıl.
Burada denize girdik. Bir süre vakit geçirdik.


(https://i.postimg.cc/DywJXB2z/IMG-9825.jpg)


Daha sonra botla koyları dolaşarak teknemize geldik.


Bota elektrikli motor takmıştınız diye hatırlıyorum. Forumda başka bir başlık altında elektrikli motorlar konusu tartışılıyordu.

Sizin çeşitli deniz ve hava şartlarında kullandığınız için düşünceleriniz önemli.

Rica etsem, senin ve Ali'nin bu konudaki deneyimleriniz ve düşünceleriniz nelerdir, yazar mısınız?

........................

Fotograflar, videolar ve anlatımın herzaman ki gibi çok güzel.. merakla takip ediyorum.

Selametle

Güzel yorumların için teşekkür ederim :)

Benim açımdan, motoru halat çekmeden çalışan, çok kolay kumanda edilen, tek bilek hareketi ile tornistan yapabilen bot kullanmak ayrı bir keyifti.
5 beygir motorun halatını çekip çalıştırmak çok zor oluyordu.
Ayrıca elektrikli motor kullandığımız her yerde çok ilgi çekti. Tekneden el edip, bizi durdurup, soranlar oldu :)
Elektrikli motor hakkında Alinin daha kapsamlı cevap verebileceğini düşünüyorum. Fakat Ali forumda yok.

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Eyüp Oğan - Mart 10, 2019, 22:18:37
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Benim açımdan, motoru halat çekmeden çalışan, çok kolay kumanda edilen, tek bilek hareketi ile tornistan yapabilen bot kullanmak ayrı bir keyifti.
5 beygir motorun halatını çekip çalıştırmak çok zor oluyordu.
Ayrıca elektrikli motor kullandığımız her yerde çok ilgi çekti. Tekneden el edip, bizi durdurup, soranlar oldu :)
Elektrikli motor hakkında Alinin daha kapsamlı cevap verebileceğini düşünüyorum. Fakat Ali forumda yok.

Niye ki? sanırım dikkatimden kaçmış olsa gerek..

Eski bir konuyu tekrar kaşımanın gereği yok aslında ama dönse iyi olurdu..

Madem öyle Ali'nin konu hakkındaki düşüncelerini sen iletsen..  ;)

Selam ve sevgiler..
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 10, 2019, 22:39:36
Kea’dan Hydra’ya
10 Temmuz 2018 Salı


Sabah 08.00’e doğru uyandık. Hava tam anlamıyla parçalı bulutlu. Gökyüzünde gümüş renkli bulutlar dolaşıyor.
Aralarından kaçan güneş ışıkları ise yeryüzüne ulaşmaya çalışıyorlar. Koy içinde hava çok sakin.
Hava durumuna göre dışarıda da rüzgar az, yelkenle gitmek için yeterli değil gibi görünüyor.
Belki ilerleyen saatlerde rüzgar çıkar diye düşünerek, biraz geç yola çıkmaya karar verdik. Bu zamanı teknede çalışarak değerlendireceğiz.
Ali, motor yağını ve yağ filitresini değiştirirken (yola çıkmadan önce değiştirmemiştik) ben de tekneyi yıkayıp, su deposunu doldurdum.
İşlerimiz bitince, yolluk kahvelerimizi hazırlayıp, saat 11.00’de Kea adası, Vourkari limanından halatlarımızı çözüp, demir aldık.


(https://i.postimg.cc/VNc2CCmQ/IMG-9858.jpg)


Aslında, niyeti İyon Denizi’ne gitmek olan bir teknenin, Kea’dan yola çıkıp, Aegina ya da Poros adası’na gitmesi daha uygun bir rota iken,
biz Hydra’ya gitmeye karar verdik. Hydra’ya geçen sene gitmiş ve çok sevmiştik.
Bu senede giderken ya da dönerken mutlaka uğramak niyetindeydik.
Dönüşte belki yolumuz üzerinde kalmayabilir düşüncesiyle rotamızı Hydra’ya çevirdik. Yaklaşık 45 deniz mili yolumuz var.
Tahmin ettiğimiz gibi rüzgar yok. Motor ile ilerliyoruz. 6-7 knot esen rüzgarda yelkenlerimizi açtık. Bir süre motor-yelken seyrettik.
Saat 14.30’da rüzgar 9-10 knot olunca motoru kapatıp, yelkenle seyretmeye devam ettik.


(https://i.postimg.cc/2S57XjGb/IMG-9859.jpg)



https://www.youtube.com/embed/5w7RRykWjoc


En sevdiğim yelken seyri. Hava sakin. Rüzgar en çok 12 knot hızla esiyor. Motor gürültüsü yok. Sağanak ve dalga yok.
Hızımız 7 knot altına düşmüyor. Önümüz açık, tekne trafiği de yok derken önümüzde bir gemi belirdi. Çatışma rotasında değiliz.
O güneye doğru gidiyor sorun yok. Yelkenlerimiz tam arma açık.
Fakat gene de takipteyiz. Ne de olsa bizden çok hızlı. Bu arada Ali aşağıya kamaraya indi. Kontrol bende.
Bizim tekneden daha çok önümüzdeki gemiyi izliyorum. Bir süre sonra sanki çatışma rotasına giriyormuşuz gibi gördüm.
Yelkenlerimiz tam arma açık olduğu için tek başıma rota değiştirmeyi tercih etmedim.
Oysa ki, motor ile gidiyorken hiç düşünmeden istediğim gibi rotayı değiştiriyorum  8)
Tam olarak kontrol etmeden, en pratik yol olarak Ali’ye seslendim. Ali aşağıdan, merdivenin yanından kafasını uzattı.
Heyecanla, “gemi ile çatışma rotasındayız” dedim. Olduğu yerden, yukarıya çıkıp, gemiye bile bakmadan,
büyük bir sakinlikle, “kerteriz sabit mi? Bearing’e baktın mı?” dedi. Öylece kaldım. Ne diyeceğimi bilemedim  ???
Herşeyden önce, bu kadar sakin sakin soru sormasına çok şaşırmıştım. Acele ile cevap verdim.
“Bakmadım. Baksam, büyük bir olasılıkla çarpışma rotasında olmadığımızı göreceğim. Ama gözümle bakınca çatışma rotasındaymışız gibi görünüyor…”
Ali hiç telaş etmeden önce havuzluğa çıktı. Gemiye baktıktan sonra, şimdi “bearing’i kontrol edelim” dedi.


(https://i.postimg.cc/Bt9RBLHK/IMG-9861.jpg)


Ben biraz oflayıp puflarken, beraber AIS ten’ bearing’i (kerterizi) kontrol ettik. Değişiyordu. Yani çatışma rotasında değildik.
Gemi önümüzden geçip gidiyordu. Ali, bana dönerek “gördün mü? Ne kadar kolaymış. Bearing’i kontrol edince, telaş yapmaya gerek kalmıyor” dedikten sonra
“şimdi bana ne ikram edeceksin?” demeyi de ihmal etmedi  :)
“Önce gemi geçip, gitsin bir görelim…” diyerek ikram kısmını atlatmaya çalışsam da, gönlüm razı olmadı.
Biraz da suçluluk duygusuyla, soğuk biranın yanında, kuru yemiş ikram ettim. Biz atıştırırken gemi önümüzden geçip, gitti.
Bundan sonra “bearing” aramızda hep espri konusu oldu. Hala aklımıza geldikçe hatırlayıp, gülüyoruz. “Bearing’e baktın mı?”  :)


https://www.youtube.com/embed/rnb-kzpK8Ow


Gemiyi de atlattıktan bir süre sonra, Hydra adası önümüzde iyice belirginleşti.
Temmuz ayında akşam üzeri ana limanda yer bulamayacağımızı tahmin ederek, Mandraki koyuna doğru ilerledik.


(https://i.postimg.cc/Fsw0GbYq/IMG-9876.jpg)


Saat 17.50’de koydan içeri girince, koyun her iki yakasının da teknelerle dolu olduğunu gördük.
Tekneler, yan yana dizilmiş, kıyıya koltuk almışlardı. Biz de daha önce geldiğimizde kaldığımız yere, koyun dibine doğru ilerledik.


(https://i.postimg.cc/DznJYxnC/IMG-9878.jpg)


Burada bulunan küçük yerel teknelere fazla yaklaşmadan, 8 metreye demir atıp, kıyıya koltuk aldık.


37°21'13"N  23°29'3"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz  :)


Google Earth olmayanlar için link  :)
https://www.google.com/maps/dir//37.3536111,23.4841667/@37.352738,23.4751238,1482m/data=!3m1!1e3!4m10!1m7!3m6!1s0x0:0x0!2zMzfCsDIxJzEzLjAiTiAyM8KwMjknMDMuMCJF!3b1!8m2!3d37.3536111!4d23.4841667!4m1!3e2


Kendimize uygun bir yer bulduk, temiz bir şekilde bağlandık derken,
koyun batı yakasına bağlı olan teknelerden ayrılan bir botun bize doğru geldiğini fark ettik.



Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 11, 2019, 23:17:50
 Hydra
 10 Temmuz 2018 Salı

Botu ile teknemize yaklaşan genç adam, “hoşgeldiniz” dedikten sonra, “biz epey uzun demir attık. Sizin zincir bizimkinin üzerinde olabilir. Yarın burada mısınız?” diye sordu.
Biz de yarın sabah 9.00 / 10.00 gibi çıkacağımızı söyledik.
Adam gülümseyerek, “bizim çocukların kalkıp, kahvaltı etmesi öğleni bulur. İyi tatiller” diyerek ayrıldı.
Biz de teknemizi neta ettikten sonra kıyıya çıkmak için bota bindik. Mesafe kısa olduğu için Ali kürek çekmeyi tercih etti. 


(https://i.postimg.cc/m2qzyBtS/IMG-9882.jpg)


Mandraki koyundan ana limana gitmek için iki seçenek var. Bunlardan biri deniz taksi.
Diğeri ise yaklaşık 2,5 kilometrelik yolu yürüyerek, bir taraftan da manzarayı seyrederek ana limana ulaşmak. Biz yürümeyi tercih ediyoruz.
Çünkü aşağıya eklediğim, bana göre, çok güzel olan manzaraları deniz taksi ile süratle giderken, yakalamak mümkün değil.
Botumuzu küçük beton iskeleye bağlayıp, kıyıya çıktığımızda koy yavaş yavaş akşam renklerine bürünmeye başlamıştı.


(https://i.postimg.cc/76WwrYvs/IMG-9884.jpg)


Homeros’un şarap rengi denizlerini hatırlatan renk cümbüşünü hayranlıkla seyrederek, ana limana doğru yürüdük.


(https://i.postimg.cc/xCwjbTsk/IMG-9880.jpg)



(https://i.postimg.cc/hj96pDDQ/IMG-9897.jpg)



Senin için kandiller tutuştu kendisinden... 
(https://i.postimg.cc/FFpnRn7v/IMG-9907.jpg)



(https://i.postimg.cc/KvKr29TJ/IMG-9911.jpg)


Akşamın muhteşem renkleri limandaki kalabalığı bile güzelleştirmişti.


(https://i.postimg.cc/J0Hy92FX/IMG-9914.jpg)



(https://i.postimg.cc/ZKrPnWfd/IMG-9922.jpg)



(https://i.postimg.cc/cLkvLZN3/IMG-9924.jpg)


Hydra’da (resmi hizmet araçları dışında) motorlu kara taşıtı yok denir ama bu pek doğru değil.
Tekerlekli taşıt yok demek daha doğru. Bisiklet bile yok. At arabası veya fayton da yok.
Tekerlekli taşıt olarak yük taşımaya destek olan el arabası gibi insanlar tarafından itilen çekilen şeyleri, bebek arabalarını falan saymazsak tabii ki.
Ulaşım eşekler, deniz taksi ve yürüyerek sağlanıyor.
Ana karaya bu kadar yakın ve popüler olan bir adada motorlu taşıt olmaması Hydra’ya ayrı bir güzellik katıyor.
Limanın kıyısından denizi sağımıza alıp, karşıda yükselen yolu takip ederek yürüdük.
Yol üzerindeki haritadan önünüzdeki koy ve köyleri görmek mümkün.



(https://i.postimg.cc/zXcNLfVq/IMG-9932.jpg)




(https://i.postimg.cc/L4yK7skj/IMG-9930.jpg)


Akşam üzeri serinliğinde bu yolu yürürken, aralıklarla küçük yerleşimleri görmek mümkün.
Arada özenle düzenlenmiş barlar, restoranlar göze çarpıyor. Gündüz ise yüzme molası vermek için kıyıda pek çok seçenek var.
Hydra adasının güzellikleri yürüdükçe keşfediliyor. Yürümenizi özellikle tavsiye ederim.


(https://i.postimg.cc/KYm0xPxj/IMG-9936.jpg)




(https://i.postimg.cc/65nsQhJf/IMG-9938.jpg)



(https://i.postimg.cc/W3BWRQ3L/IMG-9940.jpg)




(https://i.postimg.cc/25321zLN/IMG-9941.jpg)


Son gün ışığı kaybolana kadar yürüdükten sonra, küçük bir mola verip, kıvrılarak giden yolu takip ederek limana geri geldik.


(https://i.postimg.cc/nL79R56Q/SAM-9489.jpg)




(https://i.postimg.cc/xjs8Rnc4/IMG-9939.jpg)


Daha önce geldiğimizde, bir adalının tavsiye ettiği içerilerde küçük bir meydandaki restoranda yemek yemiştik.
Biz de çok iz bırakmadığı için ve su kenarından uzak durmanın bütçeye yararlı olacağını hissettiğimiz için, bu kez neşeli kalabalıklarla dolu taverna ve barların olduğu sokağı tercih ettik.
Kendimize uygun bir yer bakarken, boşalan bir masayı görünce fazla düşünmeden oturduk.
Sokak üzerindeki masamızdan çok memnun kaldık. Etrafımızı seyrederek, yemek yerken vaktin nasıl geçtiğini anlamadık.
Gece yarısını geçtikten sonra, bu kez gecenin kendine has ışıltılarını seyrederek, teknemizin olduğu Mandraki koyuna (2.2 Km) yürüdük.
Küçük iskelede bağlı botumuz bizi bekliyordu. Küreklerin denizle buluşma sesi ve ağustos böceklerinden başka etrafta ses yoktu.
Gece bütün ihtişamıyla koya yerleşmişti. Tekneye gelince, bu güzel geceyi “nightcap” içerek sonlandırdık  :) ;)




Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Eyüp Oğan - Mart 12, 2019, 02:05:01
Hydra, bu kadar güzel anlatılır!

Süper..
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Yildirim Esiroglu - Mart 12, 2019, 04:22:08
Ozlem korsanim oyle guzel roman tadinda yazmissiniz ki zevkle takipdeyiz sagolun varolun.
Carry on enjoying those nightcaps..
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Mart 12, 2019, 11:19:45
Güzel bir yazı daha...

Demiri erken aldıracaksınız bize  8)  (aslında tonozu bıraktıracaksınız olacaktı doğrusu  :) )

Bir sorum var; anladığım kadarıyla gündüz varıp, akşam uyuyup hemen ertesi gün yola tekrar koyuluyorsunuz. Hiç bir yerde "burası çok güzelmiş, burada 3-5 gün kalalım" demiyor musunuz? Yoksa diyorsunuz lakin oralara henüz gelmedik mi?  :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 12, 2019, 13:38:59
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bir sorum var; anladığım kadarıyla gündüz varıp, akşam uyuyup hemen ertesi gün yola tekrar koyuluyorsunuz. Hiç bir yerde "burası çok güzelmiş, burada 3-5 gün kalalım" demiyor musunuz? Yoksa diyorsunuz lakin oralara henüz gelmedik mi?  :)

Aslında kaldık :) Gözden kaçmış sanırım :) ;)

Hydra gezimizin 5. Yunan adası. 

İlk ada Limnos’da 3 gün kaldık. Daha önce gelip, kaldığımız ve bu adayı çok sevdiğimiz için, araba kiralayıp dolaştık.

İkinci ada Skiros’da 2 gün kaldık. Bu adaya ilk gelişimizdi. Araba kiralayarak dolaştık.

Üçüncü ada Andros’da bir gece kaldık. Bu adaya daha önce gelip, birkaç gün kalmıştık.

Dördüncü ada Kea’da bir gece kaldık. Bu adaya ilk defa geliyorduk ama Andros ve Kea arası 25 deniz mili idi.
Uzak mesafe olmadığı için öğlen bu adaya geldik.Dolaşmak için vaktimiz kaldı.
Duruma göre dönüşte de uğrayabiliriz. Önümüzde daha çok ada var.

Beşinci ada Hydra’da bir gece kaldık. Bu adaya daha önce gelmiştik. Çok beğendiğimiz için tekrar geldik.
Aslında İyon Denizi’ne giderken yolumuzun üzerinde de değil :)
Ve yine çok beğendik. Dönüşte uğrayıp, bu kez ana limanda kalacağız. Lütfen takipte kalın :) ;)

Diğer yandan, aylardan temmuz, hatta temmuzun ortaları, Ege’nin çıkış kapısına yakın olmakta fayda var. Arkamızda, zaman zaman tepemizde gümüş renkli bulut toplulukları dolaşıyor. Ne yapacakları belli olmaz :)

Ayrıca, planlanmış bir rotamız olmadığı için, adalara uğrama ve kalma sürelerimizi etkileyen diğer faktörler, adayı sevmek, eğer uzun bir yol yaptıysak (70/80 deniz mili gibi) kalıp, hem dinlenmek hem gezmek, hava durumu, zaman.

Bir de, yıllar içerisinde Ege sanki bizim sular gibi oldu. Tadı damağımızda kalan ya da kaçırdığımızı fark ettiğimiz yerlere, bir gün yolumuz tekrar düşer diye düşünüyoruz :)


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 13, 2019, 23:53:17
 Fıstıkların adası

 Hydra'dan Aegina'ya
11 Temmuz 2018 Çarşamba

Sabah 07.30’da uyandık. Güverte kapağını açıp dışarıya bakınca, pırıl pırıl deniz ve parlayan güneş,
henüz tam açılmamış gözlerimi kamaştırdı.
Koy daha uyanmamış, derin bir sessizlik içindeydi. Bu manzarayı görünce birden canlandım.


(https://i.postimg.cc/jj1MRbWg/IMG-9942.jpg)


Bu arada Ali, kahve suyunu ocağa koymuştu bile. Kahveden önce kendimizi denize attık.
Bir koyda kalmanın en güzel taraflarından biri, istediğin an tekneden denize girmek.
Denizden çıktıktan sonra, kahvelerimizi içerken, kıyıdaki plajda Leonard Cohen çalmaya başladı.


(https://i.postimg.cc/ncVBSWrC/IMG-9943.jpg)



(https://i.postimg.cc/9QK9MFp7/IMG-9944.jpg)


Hydra denilince, akla ilk gelenlerden biri Leonard Cohen. Uzun yıllar Hydra’da yaşamış. Adada dolaşırken de sık sık Cohen şarkıları duyuluyor.
Henüz hareket başlamamış olan koyda, Cohen dinleyerek kahvaltımızı yaptık.
Kahvaltıdan sonra, uzun bir süre yüzdükten sonra, kıyıdaki kayalara bağlı olan halatlarımızı çözüp, demir aldık.
Saat 10.30’da Mandraki’den ayrıldık.


(https://i.postimg.cc/zX9DHLs8/IMG-9947.jpg)


Daha önceden karadan gelip gezdiğimiz Poros adasında bir gece kalmak niyetindeydik.
Fakat yaklaşık 12 deniz mili gibi kısa bir mesafe olduğu için ve fazla oyalanmadan İyon’a geçmemizin vaktinin geldiğini düşünerek, Aegina adasına gitmeye karar verdik.
Poros’a dönüşte uğrayacağız.
Fakat bu durum, Poros kanalının içinden geçmemize engel değil. Rüzgar az. Motor ile seyrediyoruz.
Poros, tekne bağlama seçenekleri oldukça fazla olan bir yer.
Hatta karşılaştığımız yabancı denizcilerden aldığımız bilgilere göre, bazı avrupalılar teknelerini burada alargada, kışlamak için bırakıyorlarmış.
Poros, renkli evleri, Mora (Peloponnisos) yarımadası’na gidip gelen küçük yolcu tekneleri ile güzel bir ada. Kanala yaklaşınca, hızımızı azalttık.


(https://i.postimg.cc/wvGYKZHg/SAM-9527.jpg)



(https://i.postimg.cc/x13CrfZQ/IMG-9970.jpg)



(https://i.postimg.cc/QMMjRp5g/SAM-9531.jpg)



(https://i.postimg.cc/gkGQSG38/SAM-9535.jpg)


Etrafı seyrederek, kanal turumuzu tamamladıktan sonra Aegina’ya doğru yola koyulduk.
Poros adasını arkamızda bıraktığımızda 10-12 knot rüzgar esmeğe başladı. Yelkenlerimizi açtık.
Kısa bir süre sonra rüzgar 6-7 knotlara düşünce motoru çalıştırıp, motor-yelken seyri ile yola devam ettik.
Aegina limanına gitmek niyetindeyiz. Fakat Aegina limanının genellikle kalabalık olduğunu, yer bulmanın zor olduğunu biliyoruz.
Aegina, Atina’ya yakın bir ada olduğu için, hem Yunanlılar, hem de kiralık tekneler tarafından çok tercih ediliyor.
Yolda Ali’nin önerisiyle önce Aegina’nın güneybatı ucundaki Perdika koyuna bakmaya karar verdik. Küçük koydan içeri girdik.

37°41'27"N  23°27'8"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.


https://goo.gl/maps/hG4gkUZfh332
Google Earth olmayanlar için link


(https://i.postimg.cc/B6q2W7pY/IMG-9996.jpg)


Dıştaki mendirekten sonra beton iskelede boş bir yer gördük. Bu iskelenin doğusunda, küçük iki iskele daha var.
En doğudaki iskele, küçük tekneler için ayrılmış. Diğerinde ise yer yok.
Biz ilk gördüğümüz boş yere bağlanmak için hazırlık yaparken, iskelede beliren bir adam,
beton iskelenin baş tarafına bağlanabileceğimizi işaret etti.
Oysa ki, iskelenin baş tarafı sarı ile boyanmış ve “No mooring, Water tank” yazıyordu.
Bu yazıdan, buranın su tankerinin yanaşması için ayrılmış olduğunu anladık.
Yazıyı gördükten sonra, dilini de anlayamadığımız adama güvenip, oraya yanaşamazdık. Biz ilk gördüğümüz yeri önce kontrol ettik.
İskeleye yakın kayalar vardı. Burasının niye boş kaldığı anlaşılıyordu.
Biraz açık bağlanmamız gerekecekti. Ben demir atmak için baş tarafa gittim. Karşı taraftaki mendireğe epey yaklaşmıştık.
Orada bağlı olan balıkçı teknesinin sahibi, teknesinin başına gelip, dikkatle bizi izlemeğe başladı. Biraz daha yaklaşınca, selamlaştık.
Neyse ki, su berrak ve dip görünüyor. Kimseye çapariz vermeden demiri attım.
İskeleden bize yer gösteren adam, onun işaret ettiği yere bağlanmayınca, hızla iskeleden uzaklaştı.
İskele tarafımızdaki tekneden inen birisi, koltuk halatlarımızı aldı.
Ali hemen, maske ve şnorkel takıp, dümen palası ile kayaların durumunu kontrol etmek için denize girdi.
Bu arada, demire bakmayı da ihmal etmedi :)
Bu arada saat 14.30 olmuştu. Ali teknede son ayarlamaları yaparken, ben de çevreyi keşfe çıktım.
İskelenin karşısında, set üstünde tavernalar sıralanmış. Aşağıdan kıyı boyunca yürüdüm.


(https://i.postimg.cc/VLBrwWS2/IMG-9993.jpg)


İskeleden biraz ileride, küçük Moni adasına giden gezi teknelerinin yeri var. Koyun dibindeki kumsal plaj, denize girmek için uygun.
Yolun sonuna doğru bir taksi ve otobüs durağı var. İkisi de boş.
Otobüs durağı yazan direğin üzerinde saatleri gösteren bir çizelge aradım ama yok. Çevrede sorabileceğim kimse de yok.
Karşıdaki iki küçük market kapalı. Siesta zamanı… :) ;)


(https://i.postimg.cc/4xYgPJTw/IMG-9992.jpg)


Bu arada, “rent a car” yazan bir yer arıyor gözlerim ama bulamıyorum. Bir de, set üstüne çıkıp,
araba kiralayan bir yer bulmak ümidiyle yürümeye başladım. Tavernalardan başka birşey göremedim.


(https://i.postimg.cc/DwXNmmhV/IMG-9994.jpg)


Bu arada, bir tavernanın önünde oturan kadına, “buralarda, araba kiralayacağımız bir yer var mı?” diye sordum.
Kadın, büyük bir samimiyetle, Perdika’da olmadığını ancak Aegina’da olduğunu söyledi. Otobüs saatlerini ise bilmiyordu.
Adının Eliza olduğunu öğrendiğim bu samimi kadın, önce sıkıca sarılıp beni öptükten sonra, ısrarla masaya oturtup kahve ikram etti.
Kiralık araba için, Aegina’da bir yerlere telefon etti. Aegina’dan Perdika’ya araba getirebiliyorlardı. Ertesi sabah da, liman da bırakabilecektik. Günlük ücreti 50 euro idi.
Fakat saat 15.20’yi gösteriyordu. Arabanın bir saat sonra burada olacağını söyleseler de, 17.00’yi bulur gibi geliyordu.
Ayrıca, akşam üzeri teslim edip, sabah alacakları araba için de günlük ücret istiyorlardı.
Eliza’ya yardımları için teşekkür ettikten sonra, eşimle konuşup kiralamaya karar verirsek tekrar geleceğimi söyleyerek ayrıldım.
Tekneye dönmeden önce, otobüs durağına tekrar uğradım. Birkaç kişi bekliyordu.
Aegina’ya gidecek otobüsün 16.10’da geleceğini söylediler.
Bu son sefermiş. Hızla tekneye döndüm. Ali, teknenin ince ayarlarını yaparak, bağlamıştı.
Hemen aldığım bilgileri aktardım. Hızlıca toparlandık. 16.10’daki otobüse yetiştik.
Dönüşü taksi ile yapacağız. Kişi başı 1,80 euro ödeyerek, Aegina’ya geldik. Önce liman ve çevresini dolaştık.


(https://i.postimg.cc/LXYDQb8c/IMG-0008.jpg)




(https://i.postimg.cc/Nf74nTQj/IMG-0020.jpg)




(https://i.postimg.cc/kGPQ1MZS/IMG-0022.jpg)



Şehir rıhtımı teknelerle dolu. Bu manzarayı görünce, Perdika’da yer bulduğumuza bir kez daha sevindik.
Rıhtımda meyve ve sebze satan tekneler çok ilgi çekici. Yüzen manav görüntüsündeler.
Bu görüntü, biraz uzakdoğuyu hatırlatıyor.



(https://i.postimg.cc/5N7HjN3m/IMG-0007.jpg)


Rıhtım boyunca çeşitli tavernalar, kahveler var.
Aegina, eski bir liman şehri havasında. Sokaklarda dolaşıp, binalara baktıkça, eskiye ait izleri hala görmek mümkün.
Tabii fazla kalabalık, neredeyse herşeyin satıldığı bir iki sokağı da var.
Bir de, eski izlerini hala korumaya devam eden balık pazarı çok hareketli. Yakınındaki tavernalar kalabalık.



(https://i.postimg.cc/xdgBVhYq/IMG-0005.jpg)




(https://i.postimg.cc/mZcZVNN7/IMG-0006.jpg)




(https://i.postimg.cc/K85m49xh/IMG-0026.jpg)




(https://i.postimg.cc/j2NbTcZ9/IMG-0017.jpg)




(https://i.postimg.cc/R0D5nyYy/IMG-0012.jpg)


Aegina’nın, bizim ilgimizi çeken en büyük özelliği, her yerde fıstık satan dükkanlar ve büfeler olması.
Bu dükkanlarda fıstık ile yapılmış pek çok çeşit görmek mümkün. Tatlı, lokum, ezme vb. gibi. Bizdeki gibi kuruyemiş olarak da satılıyor.
Neredeyse önünden geçtiğimiz her dükkanda, tatlı, lokum, fıstık ikram ettiler. Biz de yarım kilo fıstık aldık. Fiyatlar neredeyse bizdeki gibi.
Yarım kilo 7 euro. Aegina, bundan sonra bizim için “Fıstık Adası”  :) ;)


(https://i.postimg.cc/6q6rJbW6/IMG-0033.jpg)


Güneşin yavaş yavaş alçalmaya başladığını fark edince, sahilde bir yere oturduk.
Soğuk bira içip, güneş battıktan sonra yemek için başka bir yere gidecektik. Fakat oturunca bir hayli yorulmuş olduğumuzu anladık.
Üstelik gün batımına karşı manzaramız da çok güzeldi. Karşımızda bir ışık şöleni sunan gökyüzünü görünce, buradan ayrılmak istemedik.


(https://i.postimg.cc/SxcJd74g/IMG-0025.jpg)


Yemeğimizi de burada yedik. Yemekten sonra geze, dolaşa taksi durağına geldik. Taksi ile Perdika’ya döndük. Taksi için 18 euro ödedik.
Saat 23.30’da ortalık çok canlıydı. Tavernalar dolu, ızgara kokuları çevreyi sarmıştı. Kıyıdan yürüyerek teknemize geldik.
İskelede tekneler çoğalmıştı. Bizim bulunduğumuz iskelenin başına, “No Mooring” yazan yere iki tekne bağlanmıştı.
Hava sakin, ılık bir rüzgar esiyor. Bir süre havuzlukta oturduk.
Ertesi gün için, birkaç alternatif konuştuktan sonra, nightcap’lerimizi içerek geceyi sonlandırdık. 


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Yılman Atlan - Mart 14, 2019, 09:24:29
Özlem Korsan harikasınız ellerinize sağlık.
Forumda ki kavgaları okuduktan sonra sizin yazınız ilaç gibi geliyor.
Umarım daha çok gezersiniz de bizde okuruz. 1w5ey8 1w5ey8 1w5ey8
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hasan Alpaslan Öz - Mart 14, 2019, 13:12:48
Şu anda ağzım açık yazıları okuyup fotolara ve videolara hayranlıkla bakıyorum. (Çok teşekkürler Özlem Korsan 1w5ey8) Okurken de izlerken de kendi kendime kızıyorum. Korkma diyorum. Ama sonra akıl (mantık mı korku mu x():) devreye giriyor, işin sadece tekne olmadığı, marina ücretleri, bakım onarım masrafları, emekli olursam pişman olacağımı söyleyen büyükler, çevre, doğru dürüst dil yok, tekne, kaptanlık, deniz bilgisi yok, geçinebilir miyiz sorusu, ya yapamazsak  off of .  Sonra  Kalbim devreye giriyor, Hamdi (Atalay) korsan geliyor aklıma, Gökova'da seyir halinde iken bak Hasan buna ayı bacağı denir derken yüzündeki gülümseme ile pruvadan bana bakıp, al Hasan al bi tane demesi, eşimin 5 metre bile olsa alalım demesi, forumlardaki ve özellikle takip ettiğim Özlem korsanın seyahat yazıları, fotoları, muhteşem denizler, sahil, ege, mezeler,  ?^#Fl gün batımı, full arma tekne hafif yatmış sessizce süzülüş off of. Nasıl bir girdap bu, ne çıkılabiliyor ne de içinde kalınabiliyor.  ;D
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Mart 14, 2019, 14:47:43
Özlem Korsanım,
Sizin yazıyı okudukça tekne için sezon hazırlıkları listemi kontrol ederken kendimi buluyorum :) Şu bakımları bir an önce bitirip, sezona hazır halde beklemek istiyor insan...
Teşekkürler yazınız için...
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 14, 2019, 23:31:17
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Özlem Korsan harikasınız ellerinize sağlık.
Forumda ki kavgaları okuduktan sonra sizin yazınız ilaç gibi geliyor.
Umarım daha çok gezersiniz de bizde okuruz. 1w5ey8 1w5ey8 1w5ey8

Burası sakin bir liman... :)
Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Eyüp Oğan - Mart 14, 2019, 23:42:44
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Burası sakin bir liman... :)


Çok güzel bir tespit.

Aynen öyle, sakin ve dinginliği sevenlere ilaç gibi geliyor bu yazılarınız..
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Metin Çakmakçı - Mart 14, 2019, 23:48:48

Burası sakin bir liman... :)


[/quote]   1w5ey8
 Ben de alargadayım.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 14, 2019, 23:58:56
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Şu anda ağzım açık yazıları okuyup fotolara ve videolara hayranlıkla bakıyorum. (Çok teşekkürler Özlem Korsan 1w5ey8) Okurken de izlerken de kendi kendime kızıyorum. Korkma diyorum. Ama sonra akıl (mantık mı korku mu x():) devreye giriyor, işin sadece tekne olmadığı, marina ücretleri, bakım onarım masrafları, emekli olursam pişman olacağımı söyleyen büyükler, çevre, doğru dürüst dil yok, tekne, kaptanlık, deniz bilgisi yok, geçinebilir miyiz sorusu, ya yapamazsak  off of .  Sonra  Kalbim devreye giriyor, Hamdi (Atalay) korsan geliyor aklıma, Gökova'da seyir halinde iken bak Hasan buna ayı bacağı denir derken yüzündeki gülümseme ile pruvadan bana bakıp, al Hasan al bi tane demesi, eşimin 5 metre bile olsa alalım demesi, forumlardaki ve özellikle takip ettiğim Özlem korsanın seyahat yazıları, fotoları, muhteşem denizler, sahil, ege, mezeler,  ?^#Fl gün batımı, full arma tekne hafif yatmış sessizce süzülüş off of. Nasıl bir girdap bu, ne çıkılabiliyor ne de içinde kalınabiliyor.  ;D


Dışarıdan bakınca, deniz üzerinde süzülen bir tekne, hele bir de yelkenleri açıksa, çok güzel görünüyor. Fakat o teknenin, öyle gidebilmesi için harcanan emek, zaman ve parayı ancak biraz da olsa ilgisi olanlar biliyor. Sizin de belirttiğiniz gibi çok detay var.
Fakat denizi ve tekneyi çok seviyorsanız, bir yerden başlamak gerek diye düşünüyorum.
Biz tekne sahibi olmadan önce, yıllarca tatillerimizi yelkenli tekne kiralayarak yaptık. Arkadaşlarımızın teknesinde yarışlara katıldık. En büyük hayalimiz bir tekne sahibi olmaktı. Bunun için önümüzde biraz zaman olduğunu düşünerek, 2006 yılının ilkbaharında önce 4 metrelik bir şişme bot aldık. Bu bot ile Kalamış'tan adalara gidip, geldik. Yetmedi, botumuzu arabaya koyup, Saroz'a, Selimiye'ye, Söğüt'e götürdük. Oralarda büyük teknelerin giremeyeceği bütün koylarda dolaştık.
Bu arada, tekne alacağımız zaman hazırlık olsun, nasıl bir tekne istiyoruz anlamak için tekne bakmaya başladık. Birkaç sene tekne sahibi olamayacağımızı düşünürken, 2006 eylül ayında ilk teknemizi aldık. Bu teknemiz 1974 model, 32 feet, Van de Stadt tasarımı bir tekneydi. 16 beygir motoru vardı. Bu teknemizi Marmaris'den almıştık. İstanbul'a kendimiz getirdik. Sadece tatillerimizi kullanarak. Sonrasında bu teknemze Marmara'da, Ege'de pek çok seyir yaptık. Hatta İstanbul'dan yola çıkıp, Kuzey Ege'den aşağıya, Evia Kanalı'nın içinden geçerek, Kiklatlar'a Naxos'a kadar gittik. Hatta döndük bile :)
2016 yılında çok sevdiğimiz teknemizi sattık. Şimdiki teknemizi aldık. 2016 sonbaharında ben emekli oldum. Eşim hala çalışıyor.
Belki biraz uzun oldu ama anlatmaya çalıştığım, bir yerden başlamak gerek bence...
Bizimki sadece bir örnek, daha pek çok örnekler var.
Umarım herşey dilediğiniz gibi olur.













Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 15, 2019, 00:02:37
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Özlem Korsanım,
Sizin yazıyı okudukça tekne için sezon hazırlıkları listemi kontrol ederken kendimi buluyorum :) Şu bakımları bir an önce bitirip, sezona hazır halde beklemek istiyor insan...
Teşekkürler yazınız için...

Çok haklısın. Ben de fotoğraflara bakarken, denizi ve tekneyi ne kadar özlediğimi anlıyorum :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 15, 2019, 00:07:05
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Burası sakin bir liman... :)


Çok güzel bir tespit.

Aynen öyle, sakin ve dinginliği sevenlere ilaç gibi geliyor bu yazılarınız..

Teşekkür ederim :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 15, 2019, 00:09:21
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Burası sakin bir liman... :)


   1w5ey8
 Ben de alargadayım.
[/quote]

Ne güzel! :)


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 15, 2019, 00:57:11
 Aegina'dan Moni uğramalı Korfos
 12 Temmuz 2018 Perşembe


Sabah 07.30’a doğru uyandık. Birkaç gündür 07.00/07.30 arasında zorlanmadan uyanıyoruz.
Sanırım vücudumuz kendini bu saatlere ayarladı. Dışarıda güneş kendini göstermeye başlamış.
Çok sıcak bir gün olacağı şimdiden belli. Denize girmek için plaja yürümek içimden gelmiyor.
Limandan denize girmeyi tercih etmiyorum. Bu arada, sabahın en güzel teklifi Ali’den geldi.
“Hem yüzme, hem kahvaltı molası için Moni adasına gidelim.” dedi. Bu teklifi sevinçle karşıladım.
Küçük Moni adası, bu koyun karşısında.
Önce kahvelerimizi, sonra tekneyi hazırladıktan sonra 07.45’de Perdika’dan halatlarımızı çözüp, demirimizi aldık.


(https://i.postimg.cc/bNj0v1zt/IMG-0034.jpg)

Yaklaşık 1 deniz mili uzaklıktaki Moni adasının, kuzeydeki koyuna 4 metreye demir attık. Kıyıda, küçük bir klübe, şezlong ve şemsiyeler var.
Henüz çevrede hiç kimse yok. Deniz berrak pırıl pırıl. Kahvaltımızı yaptık sonra denize girdik. Saat 11.00’e doğru demir aldık.

37°41'45"N  23°26'11"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz

https://goo.gl/maps/jASasSZtyuA2
Google earth olmayanlar için link


(https://i.postimg.cc/Z5vJDvdw/IMG-0038.jpg)



(https://i.postimg.cc/yYkKk3v7/IMG-0041.jpg)


Aslında buradan Korint kanalı’na gidip, geçebilirdik. Fakat Korint kanalı geçişinden önce Korfos koyuna gitmeyi tercih ettik.
Moni’den Korfos’a, yaklaşık 17 deniz mili yolumuz var. Rüzgar 5-6 knot. Korfos’a kadar motor seyri ile geldik.
Korfos büyük bir koy, ilerledikçe her yer kara ile çevriliymiş hissini yaratıyor.
Her havaya kapalı gibi görünse de, pilot kitaba göre, batı rüzgarları estiğinde sert sağanaklar olabiliyormuş.
Koya girince sol tarafta restoranların önünde yelkenli teknelerin bağlı olduğunu gördük. Fakat yer yoktu. Koyun dibi kumsal plaj.
Plajın önünde, restoranların açığında, alargada kalmak için pek çok yer var.
Biz de, genellikle yaptığımız gibi, önce koyda bir tur atıp, çevreye göz attıktan sonra, plajın önünde 4 metreye demir attık.

37°45'48"N  23° 7'54"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz

https://goo.gl/maps/tFUdpStZ7h32
Google Earth olmayanlar için link


(https://i.postimg.cc/RVXTbNBJ/IMG-0075.jpg)



(https://i.postimg.cc/Yqn1zZ61/IMG-0051.jpg)


Havuzluğa oturduğumuzda saat 14.30’du. Hava çok sıcak. Önce kendimizi denize attık.
Bu arada, demirimizi de kontrol ettik. Gayet iyi tutmuştu. Günün sıcak saatlerini denizde ve teknede geçirdik.
Bu arada, bakımlı hali ile dikkatimizi çeken kırmızı yelkenli tekneden, birisi yüzerek geldi.
Bayrağımızı görünce “merhaba” demek istemişti. İngiltere’de yaşayan bir Türk’müş.
Teknemize davet ettik. Nazikçe, teknesine dönmesi gerektiğini söyledi. Teknelerini dört yıl önce Fransa’dan almışlar.
Geze dolaşa, buraya kadar getirmişler. Bu yılda, Atina’da bırakacaklarmış. İyi seyirler dileyip, yüzerek teknesine döndü.


(https://i.postimg.cc/m2D9kjvh/IMG-0058.jpg)


Akşam üzeri, botla kıyıya gittik. Restoranların önündeki tekne sayısı çoğalmıştı. Hepsinde aynı bayrağı görünce, bunların flotilla olduğunu anladık.
Hatta bayraklara bakınca, iki ayrı grup olduğu anlaşılıyordu.
Bu flotilla tekneleri, iskeleyi doldurdukları gibi, restoranları da doldurmuşlardı.
Restoranlardaki masalar birleştirilip, uzun masalar hazırlanmıştı. Sanki bize yer yok gibiydi.
İlerleyen saatlerde durumu anlayacağız. Önce çevreyi dolaştık.
Burası bir yazlık belde görünümünde. Kıyıda restoranlar, market, fırın, kahveler var.
Az katlı evler, bizim yazlık yörelerimizdeki yapıları hatırlatıyor. Kıyı boyunca kumsalın belirli yerlerinden denize girmek mümkün.


(https://i.postimg.cc/pXhd3SNQ/IMG-0050.jpg)


Akşam yemeği için, tekrar restoranlara bakınca, uzun masaların başında, genç insanların iştahla ve neşe içerisinde yemek yediklerini gördük.
Restoranlar biraz boşalıncaya kadar, bir kahveye oturduk.
22.30’da müşterilerin geride enkaz bıraktığı, biraz daha küçük olan restorana gittik. Önce “yemek kaldı mı?” diye sorduk.
Restoranın sahibi olduğunu, sonradan anladığımız adam, bütün yorgunluğuna rağmen, gülümseyerek, hemen bize, en manzaralı masayı gösterdi.
Fazla seçeneğimiz yoktu.
Izgara ahtapot, salata ve beyaz ev şarabı istedik.
Bu kadar yoğun bir gün geçirmelerine rağmen her şey çok lezzetli ve özenliydi.
Yemeğin sonunda kendi yaptıkları pembe şaraptan ikram ettiler.
Bir süre denizin kıpırtılarını seyrettikten sonra, botumuza binip, tekneye geldik. Gökyüzünde yıldızlar parlıyordu.
Teknenin baş tarafında, gökyüzünü seyrederek nightcap’lerimizi içtikten sonra, uyku vakti gelmişti.


(https://i.postimg.cc/k4249Y6d/IMG-0062.jpg)


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Mart 15, 2019, 11:56:50
Günlük ilacımı aldım :)

Doz atlamayalım lütfen Özlem Korsanım.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 15, 2019, 13:57:50
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Günlük ilacımı aldım :)

Doz atlamayalım lütfen Özlem Korsanım.

 Bu yorum, çok hoşuma gitti :)
 Hep yapmak isteyip, yapamadığım...
 Uygulamaya çalışacağım :) ;)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 16, 2019, 00:39:18
Korfos’dan Korint Kanalı’na

Pembe Flamingo'nun peşinde…

13 Temmuz 2018 Cuma

Sabah 08.00’e doğru kalktık. Denize girdikten sonra tam olarak uyandığımızı hissettik.
Bu kez önceden hazırladığımız kahvelerimiz havuzlukta bizi bekliyordu. Dün akşam kıyıda dolaşırken, fırın görmüştüm.
Aklıma birden, çikolatalı kruvasanlar düştü. Teknenin yanında hazır bekleyen botumuza binip, dolaşarak kıyıya gittik.


(https://i.postimg.cc/GmNjcDfZ/IMG-0071.jpg)


Tam yanaştığımız sırada, bir genç geldi. Anlayamadığım birşeyler söyleyerek, eliyle ilerde bir yerleri gösteriyordu.
İngilizce konuşuyordu ama söylediklerinin pek çoğu anlaşılmıyordu.
Acaba ne demek istiyor diye çok düşünmeden, adamla anlaşmayı Ali’ye bırakıp, fırına gittim.
Çikolatalı kruvasanlar ile geriye döndüğümde, Ali tekneden kaçan kocaman bir pembe Flamingo’yu adamın tekneye bağlamasına yardımcı oluyordu.
Meğerse, bize birşeyler anlatmaya çalışan adam, flotilla teknelerinden birindeymiş.
Beraberlerinde gezdirdikleri şişme, büyük pembe flamingoyu ellerinden kaçırmışlar. Botları olmadığı için bizden yardım rica etmişler.
Ali, kaçan pembe flamingo’yu fazla uzaklaşmadan yakalayıp, getirmiş. Bu eğlenceli sahneyi görmek isterdim, kaçırdığıma üzüldüm :)
Bu arada, gezimizin bundan sonraki zamanlarında, pek çok yerde, bu kocaman pembe flamingolarla karşılaşacağız.
Kıyıdaki işlerimizi bitirince, tekneye döndük.
Çikolatalı kruvasan, kahve ve deniz keyfi yaptıktan sonra saat 09.45’de Korfos’dan demirimizi aldık.


(https://i.postimg.cc/BbX6QjkV/IMG-0072.jpg)



(https://i.postimg.cc/QdpMtGYh/IMG-0079.jpg)


Bu kez rotamız Korint kanalı. Yaklaşık 16 deniz mili yolumuz var. Koydan çıktıktan sonra rüzgar başladı.
Rüzgar yol boyunca 15-16 knot pruvadan esti. Korint kanalı’nın doğu ucu Isthmia’ya kadar motor seyri ile geldik.


(https://i.postimg.cc/wjc6z53B/IMG-0083.jpg)



(https://i.postimg.cc/grbWFrWR/SAM-9602.jpg)


Girişteki rıhtımın ucunda bir teknelik boş yer olduğunu görünce o tarafa doğru ilerledik.
Rıhtımın ortalarına doğru büyük bir gulet bağlıydı.
Fakat tam bu sırada, batıdan doğuya geçişini tamamlamış bir yelkenli, bizi görmezden gelerek,
hızlıca aborda olmayı düşündüğümüz yere yanaştı.


(https://i.postimg.cc/25LN64Sv/IMG-0088.jpg)


Biz başka bir yer bakarken, rıhtımın baş tarafından birisi el ederek, oraya yanaşabileceğimizi işaret etti.
Bu sırada, büyük gulet üzerinden birileri bize Türkçe “Merhaba, hoşgeldiniz” diyerek el salladılar.
Rıhtımda bize yer gösteren adam, halatlarımızı aldı. Rıhtıma aborda olduk.


(https://i.postimg.cc/DZQDJ5kW/IMG-0112.jpg)


Rıhtımda boydan boya lastik usturmaçalar var. Fakat biz gene de kendi usturmaçalarımızı da gerekli yerlere yerleştirdik.
Biz bunlarla uğraşırken, guletin kaptanı geldi. Hırvatistan’dan gelip, Bodrum’a gidiyorlarmış.
Yol boyunca rastladıkları ilk Türk teknesi biz olmuşuz. Memlekete bu kadar yaklaşmışken, bizi görüp, biraz sohbet ettiği için çok memnun oldu.
Halatlarımızı alıp, yer gösteren kişi, yakıt tankerinin görevlisiymiş. Hazır tanker bekliyorken, yakıt alalım dedik.
Ali, yakıt  işleri ile ilgilenirken, ben de, evrakları alıp, kanal geçiş işlemleri için ofise gittim.

Corinth (Korint) Kanalı ile ilgili genel bilgiler şöyle,

- Kanal uzunluğu 3,2 mil.
- Kanal genişliği 25 m.
- En çok 6,5 m. su çeken teknelerin geçişine izin veriliyor.
- Rüzgar yönüne bağlı olarak, her iki yönde de 1-3 knot akıntı olabiliyor.
- Kara ve demir yolu köprüleri nedeniyle 52 metreden yüksek tekneler geçemiyor.
- Kanal salı günleri bakım için kapalı (06.00/18.00) (Kireç taşı kanal duvarlarının parçalanan kısımlarını onarmak ve dibi taramak için)
- Kanalın her iki ucunda, suya batarak geçişe izin veren hidrolik köprüler var.


(https://i.postimg.cc/vB1Lgt1r/IMG-0098.jpg)



(https://i.postimg.cc/0NzJc28x/IMG-0095.jpg)


Ofis oldukça modern. İşlemler alt katta yapılıyor. Güler yüzlü memur, “hoşgeldiniz, buyrun oturun” dedi.
“İlk defa mı geçiş yapacaksınız?” diye sorduktan sonra, Boat Register’ı  (Bağlama kütüğü) istedi. Fotokopisini aldı.
Nereden geldiniz? Nereye gidiyorsunuz? Kaç kişisiniz? gibi sorular sordu. Sonra, 231 euro geçiş ücreti ödememi istedi.
Kredi kartı ya da nakit olarak ödemek mümkün.
Hatta Bonus’a taksit imkanı da varmış  :) Ben de bonus olmadığı için taksit yaptıramadım  ;) İşin şakası bir yana, kredi kartı geçiyor  :)
Ben kredi kartı ile ödedim. Fatura verdiler. Şimdi teknenizde VHF 11’den anonsu bekleyin.
Tekne ismi söylenince, kanal geçişine başlayın dediler. Meraklı biri olarak, “ne zaman geçeriz?” diye sordum.
“Biz bilmiyoruz. Kule belirleyip, anons ediyor” diye cevap verdiler.
Vakit kaybetmeden tekneye geldim. Yakıt işleri bitmişti. Yakıtın litresi 1,52 euro idi.
Öncelikle telsizi 11. kanala ayarladık. Tekneyi neta ettik.
Rıhtımdan ayrılma planımızı yaparken, bir taraftan da telsizden gelecek olan anonsu bekliyorduk.


(https://i.postimg.cc/W1h3PWxw/IMG-0100.jpg)


Meğerse, Korint kanalı’nı merak edip, tekne ile gelmeye gerek yokmuş  :) Kanal turu var  ;)

(https://i.postimg.cc/90gh8VX5/IMG-0108.jpg)


Bu arada, önce büyük gemiler geçişe başladı.


(https://i.postimg.cc/6QfFbwzj/IMG-0092.jpg)



(https://i.postimg.cc/rmYn7p4J/SAM-9613.jpg)


Arkasından yelkenliler geçmeye başladı.


(https://i.postimg.cc/Qt5mYqXX/IMG-0116.jpg)



(https://i.postimg.cc/FRtgSJ0w/IMG-0120.jpg)



Herkes gitti. Biz kaldık… :(

(https://i.postimg.cc/Kj8K3Zpd/IMG-0122.jpg)


Son tekne de, kanal geçişine başladı ama bizim adımız anons edilmedi. Telsizden sorduk.
Karşı taraf, biraz şaşkın, “Oooo, Sisu, go, go, go” deyince, halatlarımızı çözüp rıhtımdan ayrıldık :)


(https://i.postimg.cc/jjhdHpfK/IMG-0124.jpg)



Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Selçuk Elmas - Mart 16, 2019, 01:57:29
Ben bazen kacırıyorum sanırım yeni oldugumdan. Onun icin 2-3 gun biriktirip alıyorum.
Simdilik bir yan etkisini gormedim.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Serdar Çırak - Mart 16, 2019, 02:55:47
Heyyy..sonunda Korint..:)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 17, 2019, 22:42:24
.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 17, 2019, 22:49:07
Murat Ayduk'un videolarına özenip, ben de denedim  :)

https://www.youtube.com/embed/g53DJZXLNjI
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 17, 2019, 22:56:06
Yukarıdaki video telif hakları nedeniyle oynayamayabilir. Alternatif olarak, bir de bunu ekliyorum


https://www.youtube.com/embed/BqyptJ2-yMk
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 17, 2019, 23:36:47
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Murat Ayduk'un videolarına özenip, ben de denedim  :)

https://www.youtube.com/embed/g53DJZXLNjI

Bu videoya fon müziği olarak  "anita lane" den "bella ciao"  şarkısını seçmiştim. Dinleyebilmek için:
Belarus, Burundi, Makedonya (EYMC), Norveç, Orta Afrika Cumhuriyeti, İsviçre, Filipinler, İzlanda, Hindistan, Slovenya, Bahreyn, Venezuela, Namibya, Belçika, Brezilya, Cibuti, Mali, Yeni Zelanda, Kıbrıs, Kongo - Brazavil, Arjantin, Afganistan, Moldova, Nepal, Tayland, Surinam, Liechtenstein, Sri Lanka, Birleşik Arap Emirlikleri, İspanya, Zambiya, Tanzanya, Libya, Ruanda, Mısır, Etiyopya, Mauritius, Yemen, Botsvana, Gürcistan, Kuveyt, Litvanya, Romanya, Şili, Zimbabve, Polonya, Avusturya, Bosna-Hersek, Suudi Arabistan, Nijerya, Angola, Kırgızistan, Suriye, Paraguay, Danimarka, Svaziland, İrlanda, Güney Afrika, Azerbaycan, Nijer, Liberya, Cezayir, Kenya, Bulgaristan, Yunanistan, Eritre, Türkmenistan, Laos, İtalya, Myanmar (Burma), Mozambik, Gine, Türkiye, Özbekistan, Güney Kore, Somali, Vietnam, Bolivya, Uruguay, Lüksemburg, Macaristan, Benin, Ermenistan, Butan, Fransa, Irak, Singapur, Ürdün, Réunion, Monako, Hollanda, Senegal, Gana, İsveç, Malavi, Gabon, Vatikan, Arnavutluk, Birleşik Krallık, Guyana, Hırvatistan, Tunus, Bangladeş, Çekya, Burkina Faso, Maldivler, Portekiz, Çin, Gine-Bissau, Andorra, Fas, Malezya, Seyşeller, İsrail, Kuzey Kore, Uganda, Pakistan, İran, Umman, Malta, Brunei, Kazakistan, San Marino, Endonezya, Slovakya, Kamerun, Avustralya, Katar, Estonya, Sudan, Japonya, Rusya, Madagaskar, Kamboçya, Ukrayna, Finlandiya, Sierra Leone, Lesotho, Togo, Kolombiya, Çad, Lübnan, Peru, Tayvan, Tacikistan, Almanya, Letonya, Gambiya, Kongo - Kinşasa, Moritanya, Moğolistan, Cape Verde, Ekvador
dışında bir yere gitmek gerekiyormuş.
O nedenle müziği değiştiriyorum.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 18, 2019, 00:04:24
Korint (Corinth) kanalı
13 Temmuz 2018 Cuma

13.23’de Korint kanalı geçişine başlamış olduk. Kanalın her iki ucunda, suya indirilen hidrolik köprüler var.
Bu köprülerde, tekneler geçiş yapacağı zaman, araç trafiği durduruluyor. Köprü suya iniyor.
Geçiş bitince, köprü her tarafından sular süzülerek yukarıya çıkıyor. Trafik açılıyor.
Deniz suyu ile ıslanmış köprüden, araçlar ve yayalar geçiyorlar. Daha önce, karadan Yunanistan’ı gezerken,
kıyıdan, geçen tekneleri izlemiş, sonra da suyun içinden çıkan ıslak köprü üzerinden karşıya geçmiştik.


(https://i.postimg.cc/ht6myGtV/IMG-0124.jpg)



(https://i.postimg.cc/xj5zr5df/IMG-0142.jpg)




(https://i.postimg.cc/wvV7pxgf/IMG-0149.jpg)



https://www.youtube.com/embed/uc2gdc7A_TU


Korint, insan yapımı bir kanal. İlginç ve dikkat çekici bir yapısı var. Özel aydınlatılmış bir tünel gibi görünüyor.
Kayaların oyularak kanalın açılması, her iki yanda kireçtaşının yapısını ortaya çıkarmış. Bazı yerleri sanki kesilmiş gibi duruyor.


(https://i.postimg.cc/3wLxSSBV/IMG-0167.jpg)




(https://i.postimg.cc/VsXc5Ztw/IMG-0189.jpg)




(https://i.postimg.cc/nr2RBmZ4/IMG-0175.jpg)


Kanal salı günleri kapalı (06.00/18.00). Kireçtaşının parçalanan yanlarını onarmak, dibi taramak için olduğu söyleniyor.
Bazı yerlerde sanki küçük  plajlar oluşmuş. Kuşlar bile var.


(https://i.postimg.cc/Px2YMQp5/IMG-0183.jpg)



(https://i.postimg.cc/MZnmYg5k/IMG-0171.jpg)



https://www.youtube.com/embed/zFGvwbRHEGY


Kanalın üzerinden demiryolu ve karayolu köprüleri geçiyor.
Rüzgar çok şiddetli olmasa da, hem esiyor, hem uğulduyor.


(https://i.postimg.cc/P5CHfXz3/IMG-0146.jpg)



(https://i.postimg.cc/6p4sJHtF/IMG-0153.jpg)



Bence kanaldan geçen son tekne olduğumuz için şanslıydık. Biraz daha yavaş, çevreyi seyrederek, kanalı geçme fırsatını yakaladık.
İkinci suya batan köprüyü görünce, çıkışa yaklaştığımızı fark ettik.


(https://i.postimg.cc/8kXnphKG/IMG-0214.jpg)


Önümüzde giden yelkenlinin arkasından, biz de kanal geçişimizi tamamladık.
13.23’de başladığımız geçişi 13.51’de, başka bir deyişle 28 dakikada tamamlamış olduk.


(https://i.postimg.cc/15H0RP5q/SAM-9643.jpg)




(https://i.postimg.cc/J0Ky8rc7/IMG-0223.jpg)


Kanaldan çıkınca, “Galaxidhi’mi yoksa Korint şehrine mi gidelim?” diye konuştuktan sonra,
yaklaşık 2 deniz mili uzaklıktaki Korint şehrine gitmeye karar verdik.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Metin Çakmakçı - Mart 18, 2019, 13:37:17
Yazılarınız tam 'Greek waters Pilot' olmuş Özlem korsanım. Sizin ve Tunç Aytunç korsanın paylaşımları kitap olsa Rod Heikell e gerek kalmayacak. Çok teşekkürler.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Mart 18, 2019, 14:03:29
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Yukarıdaki video telif hakları nedeniyle oynayamayabilir. Alternatif olarak, bir de bunu ekliyorum


https://www.youtube.com/embed/BqyptJ2-yMk

Elinize sağlık.. :) Bu müzik de güzel olmuş ben beğendim... Umarım bizler de birgün geçeriz oralardan mutluklukla, sağlıkla...

Ama Hakan Erim dik çekilen videolara çatabilir  :D
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 18, 2019, 22:33:00
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Yazılarınız tam 'Greek waters Pilot' olmuş Özlem korsanım. Sizin ve Tunç Aytunç korsanın paylaşımları kitap olsa Rod Heikell e gerek kalmayacak. Çok teşekkürler.

Teşekkür ederim :)
Rod ve Lucinda Heikell ile fuarda, Gezgin Korsan'ın düzenlediği toplantıda tanışma ve sohbet etme fırsatını yakaladık.
Bu kadar mütevazı bir çift ile karşılacağımı beklemiyordum. Umarım onlar kadar uzun seyirler yapma şansına sahip oluruz :)



Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 18, 2019, 22:36:17
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Yukarıdaki video telif hakları nedeniyle oynayamayabilir. Alternatif olarak, bir de bunu ekliyorum


https://www.youtube.com/embed/BqyptJ2-yMk

Elinize sağlık.. :) Bu müzik de güzel olmuş ben beğendim... Umarım bizler de birgün geçeriz oralardan mutluklukla, sağlıkla...

Ama Hakan Erim dik çekilen videolara çatabilir  :D

Videolarda bir talihsizlik yaşadım ??? Elimde daha çok var :) ;)
Hepimiz her sene, farklı bir yerler görme fırsatını yaratmaya çalışıyoruz. Hep biraz daha fazlasını görmek dileğiyle :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 18, 2019, 23:11:31
Korint şehri
13 Temmuz 2018 Cuma

Kanaldan çıktıktan sonra, Korint şehri yat limanına giderken, bazı sığlıklar var. Dikkat etmek gerekiyor.
Biz öndeki tekneyi takip etmeyi tercih ettik.
Önümüzdeki teknedeki “eski tuzlar” nasıl olsa sığlıklar konusunda deneyimlidirler diye düşünmek işimize geldi :) ;)
Korint şehrinde, bir yat limanı ve bir de ticari liman var. Yat limanının iç kısmı yerel tekneler için ayrılmış.
Limanın girişinde, misafir tekneler için ayrılmış tarafa bağlanmak mümkün.
Pilot kitap, burada yer bulamazsanız ticari limana bağlanabilirsiniz diyor.
Ticari limana bağlanacaksınız hava durumunu kontrol etmekte fayda varmış :) ;)


(https://i.postimg.cc/8zfpXGCv/IMG-0242.jpg)


Yat limanından içeriye girdiğimizde, ilk iskelenin başına “eski tuzlar” bağlanıyordu :) ;)
Biz de boş gördüğümüz ikinci T iskelenin başına bağlanmak üzere manevraya başladık.
Bu sırada, birinci iskeledeki teknenin bağlanmasına yardımcı olan kişi, bize el ederek, yardıma geleceğini söyledi.
Biz T iskelenin başına, sancaktan aborda olduktan sonra, gelip halatlarımızı aldı.
Resmi olmayan görevli George, iskele üzerindeki teneke kutu içerisindeki vanaya hortum bağlayıp, su alabileceğimizi söyledikten sonra
“yakıt vb. ihtiyacınız var mı?” diye sordu. Teşekkür edip, isteği üzerine, 10 euro verdik.
Ahşap iskele çok temiz ve bakımlı. Ancak biraz fazla alçak. Usturmaçaları önceden su seviyesine yakın konumlandırmakta yarar var.


(https://i.postimg.cc/HnrRWpR4/IMG-0233.jpg)


Şehir hemen önümüzde…
Kısa bir süre sonra, iskelenin iç tarafına, dıştan takma motoru olan bir katamaran geldi.
Bu katamaran, hem şekli, hem kulanıcısı ile çok ilgimizi çekti. Hortumu bağlayıp, su aldığımız sırada, katamaranın sahibi ile sohbet ettik.
Teknesinin günlük seyir yapan (day sailor diye adlandırılan) teknelerden olduğunu anladık.
Bizim İyon’a gideceğimizi duyunca, “şimdiden yakıt depolarınızı dolu tutun. Çünkü orada rüzgar bulamayacaksınız” dedi.
Kendisi de, bidonları ile yakıt almaya gidiyordu. Konuşurken, koltuk  altlarını koklayıp, “Çok terlemişim. Kötü kokuyorum.
Ben de hortum yok. Sizin hortumu ödünç alabilir miyim?” dedikten sonra, hortumu alıp, iskelede duş yaptı.
Teknenin deposunu da, bizim hortumla doldurabileceğini söylediğimizde, “teknemde su deposu yok ki” deyip az önce musluktan doldurduğu musluklu bidonu gösterip, “hepsi bu” dedi.
Ardından, bidonlarını alıp yakıt almak üzere gitti.
Yaptığımız yolculukları sevme nedenlerimden biri de, değişik insanlar ve yaşamlarla karşılaşmak…



(https://i.postimg.cc/2jnXwKm5/IMG-0234.jpg)



(https://i.postimg.cc/7Lpm1gW7/IMG-0232.jpg)


Bu katamaran ve sahibi, bize Su Dünyası (Water World) filmini hatırlattı.
Pek çoğunuz izlemiş olabilirsiniz. İzlemeyenlere tavsiye ederim.


https://www.youtube.com/embed/oEp382HIisE



(https://i.postimg.cc/d3JRnnm7/IMG-0262.jpg)


Akşam üzeri, birkaç adım ötedeki şehri dolaşmaya çıktık. Korint, modern, canlı bir şehir. Sokakları geniş ve düzenli.
Aradığınız hemen herşeyi bulmak mümkün. Fakat bize göre herşeyden önemlisi, insanları çok güzel, bakımlı, güler yüzlü.
Sokakta yürürken, hemen her yaşta insanın bu kadar bakımlı, kendilerine özen göstermiş olmaları çok dikkatimizi çekti.
Yollar, cafeler, restoranlar cıvıl cıvıl. Korint antik şehrine gitmek için, yat limanının yakınından kalkan otobüsler var.
Antik şehir, sabah 09.00/14.00 arası açık olduğu için, biz yetişemedik. Siz ihmal etmeyin.


(https://i.postimg.cc/pLj9hzz3/IMG-0247.jpg)



(https://i.postimg.cc/Y9djK3BL/IMG-0248.jpg)



(https://i.postimg.cc/Jzjn4mWL/IMG-0250.jpg)


Bu şehir, insanları ayrı bir güzel olan yerlerden. Adalarda bazen üç nesli birden bir arada bulamıyoruz.
Bazen çok dik yokuşlar nedeni ile yaşlıların sokaklardaki eksikliğini hissediyoruz.
Bazen de ada, yaşlılarıyla baş başa bırakılmış gibi.. Hiç genç ve çocuk yok.
Yemekten önce, sokak üzerinde bir cafede oturduk. İnsanlar ve şehir, önümüzden akıp gitti.


(https://i.postimg.cc/C5H0pMqP/IMG-0249.jpg)




(https://i.postimg.cc/L80ppbJp/IMG-0254.jpg)




(https://i.postimg.cc/RFw5wCXS/IMG-0257.jpg)


Akşam yemeğimizi de, bir başka sokak üzerinde bulunan bir restoranda yedik.
Yemekten sonra, yumuşak ışıklarla aydınlatılmış sokaklardan yürüyerek, teknemize geldik.
Mendirek üzerinde gençler, kızlı erkekli gruplar halinde oturmuş sohbet ediyorlardı.
Çevreye rahatsızlık vermek şöyle dursun, neşe saçıyorlardı. Biz de, bu gece hemen bitsin istemedik.
Teknenin havuzluğunda, göz kapaklarımız kapanmaya başlayana kadar oturduk.
Gözlerimiz kapanmadan, nightcap’lerimizi içip geceyi sonlandırdık.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 20, 2019, 23:40:47
 Trizonia adası
 14 Temmuz 2018 Cumartesi

Sabah 07.00’ye doğru uyandık. Dışarıda pırıl pırıl bir hava var. Bir de baktık ki, teknelerin çoğu gitmiş.
Su dünyası da, ayrılmak için hazırlık yapıyor. Biz de, çevremizden etkilendik  :)
Kahvelerimizi hazırladıktan sonra, 07.20’de Korint şehri yat limanından ayrıldık.


(https://i.postimg.cc/PxF9zdvq/IMG-0261.jpg)



(https://i.postimg.cc/brnPZZVP/IMG-0263.jpg)



(https://i.postimg.cc/CLHy9TWc/IMG-0265.jpg)


Bugün için, iki seçeneğimiz var. İlki Galaxidhi, diğeri Trizonia adası.
Galaxidhi 38 deniz mili, Trizonia adası 49 deniz mili uzaklıkta.
Hangisi olacağına yolda karar vereceğiz. Limandan çıktık.
Artık Korint körfezindeyiz.  Rüzgar batıdan 6/7 knot esiyor.
Korint ve Patras körfezi, şimdiye kadar çevremden duyduğum ve okuduğum kadarıyla, pek çok denizci tarafından, biran önce bitirilmesi gereken bir yolmuş gibi düşünülüyor.
Toplamda 125 deniz mili olan bu iki körfez bir an önce geçilip, gidilen yöne göre,  İyon’a ya da Ege’ye ulaşmak isteniyor.
Oysa ki, özellikle kuzey tarafta, hem kalınacak, hem geçerken uğrayıp, mola verilecek çok güzel yerler var.
Zaman kısıtlaması olmayanların, bu rotayı iyi incelemelerini tavsiye ederim. 
Bu kez, rüzgar yönünden şansımız yok. 6/7 knot aralığında esiyor. Motorla seyrediyoruz.
Vakit ilerledikçe durum değişmedi. Rüzgar neredeyse hep aynı kaldı. Biz de, rotamızı biraz daha ileriye, Trizonia adasına çevirdik.
Galaxidhi ve antik Delphi’yi dönüşe bıraktık. Fakat dönüşte de, Peloponnisos (Mora) in güneyinden dolaştığımız için Galaxidhi’yi göremedik.
Galaxidhi daha önce Yunanistan’ı karadan dolaşırken de listemizdeydi.
Fakat vaktimiz kalmadığı için gidememiştik. Bu defa da olmadı. Bakalım, bu güzel kasaba ile yollarımız ne zaman kesişecek…
Trizonia’ya yaklaşmaya başlayınca, önce doğusundaki küçük İoannis adası göründü.


(https://i.postimg.cc/FRZc2KV9/IMG-0273.jpg)


Ardından, 14.50’de Trizonia adasına geldik.
Burada yapımı yarım kalmış bir marina var. Ayrıca koyda alargada kalmak da mümkün.
Mendireğin dolu olduğunu görünce, “içeride yer yoktur ama yine bir bakalım” dedik.
İçeriye girince, iskeleye aborda olmuş yatlardan birisi el edip, “son iskelede üçüncü teknenin yeri boş. Tonoz da var, oraya bağlanabilirsiniz” dedi.
Daha önce, bu kadar net bir yer tarifi ile karşılaşmamıştık. Hemen adamın gösterdiği yere yöneldik.
Ama yüzen tonoz halatı nedeniyle manevrayı yeniden planlamak gereği doğdu. İskeleye yanaşmak üzere manevraya başladığımızda, bize yer gösteren adam, botuna atlayıp gelmiş,
tonoz vermek için bekliyordu. Tonozu verip, halatlarımızı aldı. Yardımları için çok teşekkür ettik.
Adamın bu davranışı beni bir kez daha şaşırttı. Birçok yerde denizciler birbirine yardım ediyor. Fakat böyle bir yardım ile ilk defa karşılaşıyoruz.
Bu yardımsever denizci, bize boş yer tarif etmekle kalmamış, teknesinde keyif yaparken, hiç üşenmeden, kalkıp, botuna atlayıp, bize tonoz vermeye gelmişti. Bu güzel hareketi, hep hatırlayacağız.


38°22'11.40"N  22° 4'28.60"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.

https://goo.gl/maps/Db5izbFzBBr
Google Earth olmayanlar için link


(https://i.postimg.cc/vm73ZbtK/IMG-0294.jpg)


Teknelerle dolu “marina olmayan marina” oldukça sessiz. Bazı teknelerde insanlar var ama, sesleri hiç duyulmuyor.
Çevre yeşil, etraf ağaçlarla dolu. Sadece kuş sesleri duyuluyor. Sanki bir ormanın kıyısına yanaşmış gibiyiz.
İskelede elektrik, su ve bağlama ücreti yok. Çok güzel bir ortam var. Teknemizi neta ettikten sonra çevreyi dolaşmaya çıktık.



(https://i.postimg.cc/prKDqBc6/IMG-0277.jpg)



(https://i.postimg.cc/3xNkwBCQ/IMG-0340.jpg)



(https://i.postimg.cc/vmLwwRgY/IMG-0299.jpg)


Bazı tekneler uzun süre için bağlanmış gibi duruyorlar. Bu teknelerin kapısına yapıştırılmış bir kağıt üzerinde,
telefon numarası ve elektronik posta adresi var. İletişim bu yöntemle sağlanıyor gibi görünüyor.
Marinadaki iki iskelenin arasında büyük bir ahşap tekne batmış ama bu batığı temizleme çalışmalarına başlanmış.
Büyük parçalar kıyıya çekilmiş. Çalışma alanın çevresi de zaten şamandıralar ile işaretlenmiş.


(https://i.postimg.cc/sfPmPjFD/SAM-9659.jpg)


(https://i.postimg.cc/mgK7fJx5/IMG-0298.jpg)



Adanın kendi gibi küçük köyü de çok güzel. Anakaraya çok yakın olduğu halde, ev sayısı fazla değil.
Buradan, karşıda anakarada bulunan Glifadha’ya küçük yolcu tekneleri çalışıyor.


(https://i.postimg.cc/yY4dKKW9/IMG-0341.jpg)



Karşıda anakara ve anakaradaki Glifadha'ya giden, küçük tekneler...
(https://i.postimg.cc/52PbXW9s/IMG-0315.jpg)


Trizonia’da sadece küçük bir market var. Yakıt ve başka ihtiyaçlar için Glifadha’ya gitmek mümkün.
Köyde küçük bir meydan, etrafında tavernalar var. Biraz ilerideki plajdan insanlar denize giriyorlar.



(https://i.postimg.cc/5NNr6YHM/IMG-0312.jpg)



(https://i.postimg.cc/TPm7Znsn/IMG-0328.jpg)


Adanın çevresinde dolaşmak için çok güzel toprak yollar yapılmış. Toprak yollarda dolaşırken mini plajlar karşımıza çıktı.
Sanki kendi özel plajınızmış gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Ayrılmak çok zor geliyor.
Trizonia adasını, terkedilmiş gibi görünen marinası, yemyeşil ağaçları, küçük köyü, toprak yolları, mini plajları, sakinliği ile çok sevdik.
Daha önce çok sevdiğimiz ve herkese tavsiye ettiğimiz Andros adası Batsi’yi takip listemizden çıkarıyoruz ve yerine Trizonia’yı ekliyoruz :) ;)



(https://i.postimg.cc/yYdf7M51/IMG-0333.jpg)



(https://i.postimg.cc/Bvxph48g/IMG-0332.jpg)




(https://i.postimg.cc/6q1f7QS9/IMG-0329.jpg)


Gezip, dolaşıp teknemize geldik. Karşımızdaki küçük klasik Fransız bayraklı yelkenlideki kızlar,
tekneleri gibi küçük klasik bir mangalı iskeleye çıkarmışlar, yakmak için hazırlık yapıyorlardı.
Biz de onları görünce acıktığımızı hissettik  :) Akşam yemeğine gitmeden önce, bu huzur dolu yerde, teknemizde uzo&meze yaptık.
Biz akşam yemeğine gitmek üzere tekneden ayrılırken, mangal yanmıştı ama yiyecekler ortada yoktu  9kly3


(https://i.postimg.cc/Vs3RcJjR/IMG-0335.jpg)


Küçük köy meydanına geldiğimizde, çevreyi umduğumuzdan kalabalık bulduk. Gözümüze güzel görünen bir tavernaya oturduk.


(https://i.postimg.cc/tCB4xx2d/IMG-0306.jpg)


Menüde gözüme ilk çarpan limon soslu midye oldu.
Yanına ızgara sardalya, salata ve beyaz ev şarabı istedik. Yediğimiz herşey çok lezzetli, özellikle midyelerin sosu harikaydı.
Yemekten sonra, biraz dolaştık. Adanın gecesi de sakin ve güzel. Teknemize geldiğimizde, iskeledeki mangal sönmüş,
klasik yelkenlinin üzerinde, baş tarafta, iki uyku tulumu yerini almıştı. Biz de, elimizden geldiğince, sessiz olmaya çalıştık.
Yavaşça teknemize geçtik. Sessizliği bozmadan, teknenin baş tarafında, nightcap’lerimizi içerek, geceyi sonlandırdık.



Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hasan Alpaslan Öz - Mart 21, 2019, 10:47:52
Özlem korsanım, bu seyir ile ilgili bir maliyet çalışmanız oldu mu?  Seyahat kaç gün sürdü, kaç mil yol yapıldı, (varsa bunun ne kadarı yelken ile ne kadarı motor ile oldu), ne kadarlık yakıt, yiyecek içecek  bağlanma ücretleri için ne kadar harcandı, tamir tadilat oldu ise ne kadara mal oldu vs vs.   Diğer korsanlardan da bu tür seyahat maliyet bilgileri olanlar varsa şimdiden teşekkür ediyorum. Vardı da kaçırdıysam özürlerimi sunuyorum.  :-[ Tşkler
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Sami Kadıkö - Mart 22, 2019, 17:16:07
Çok teşekkür ederiz.Mükemmel
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 22, 2019, 21:23:16
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Özlem korsanım, bu seyir ile ilgili bir maliyet çalışmanız oldu mu?  Seyahat kaç gün sürdü, kaç mil yol yapıldı, (varsa bunun ne kadarı yelken ile ne kadarı motor ile oldu), ne kadarlık yakıt, yiyecek içecek  bağlanma ücretleri için ne kadar harcandı, tamir tadilat oldu ise ne kadara mal oldu vs vs.   Diğer korsanlardan da bu tür seyahat maliyet bilgileri olanlar varsa şimdiden teşekkür ediyorum. Vardı da kaçırdıysam özürlerimi sunuyorum.  :-[ Tşkler

Merhaba,

1 Temmuz 2018 tarihinde İstanbul’dan başladığımız seyrimizi,
11 Eylül 2018’de yine İstanbulda tamamladık.
73 gün süren yolculuğumuzda 35 adaya uğradık.
76 farklı koy veya limanda demirledik ya da bağlandık.
2000+küsur deniz mili yol yaptık.

Yunanistan giriş işlemleri 30+15=45 Euro

500 litre yakıt aldık. Yunanistandan aldığımız yakıt fiyatı 1,52 Euro ile 1,38 Euro arasında değişti.
(Genel inanışın tersine, en pahalı mazot Türkiye’de satılmıyor)

Tahminimize göre, yolun en az üçte ikisini sadece yelkenle gitmişiz.
Bağlanma ücreti, bağlandığınız yere göre, 0 ile 50 Euro arasında değişiyor. (Limnos, Mirina 0 Euro, İtalya/Otranto 50 Euro.)

Gezimiz boyunca elektrik ve su parası vermedik.

Gezimiz boyunca akşam yemeklerini genellikle dışarıda yedik. Akşam yemekleri için 1183 Euro harcamışız. Market alışverişimiz 490 Euro.

Araba kiralama bu sezon için 25 ile 45 Euro arasında.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 22, 2019, 21:38:04
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Çok teşekkür ederiz.Mükemmel

Vakit ayırıp, okuduğunuz için teşekkür ederim
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Cenk Ayvacı - Mart 22, 2019, 21:58:07
 1w5ey8  1w5ey8  1w5ey8

Zevkle okudum. Emeğinize sağlık.

Selametle...
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Zeki Karadeniz - Mart 22, 2019, 22:16:05
Teşekkürler,ellerinize ve emeklerinize sağlık. 1w5ey8  1w5ey8  1w5ey8
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Kenan Biçen - Mart 23, 2019, 12:36:55

Anılarınızı paylaştığınız için çok teşekkürler.
Karşı yakaya seyahat edecek olanlar için çok bilgilendiri, detaylı bir anlatımdı.
Önümüzdeki sezon anılarınızı merakla bekliyoruz.
Selametle.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 23, 2019, 22:59:14
Merhaba İyonya!

Trizonia’dan, Mesolongion uğramalı İthaki (Ithaca)
15 Temmuz 2018 Pazar

Sabah 07.00’de uyandık. Pırıl pırıl, sakin bir hava var. Bu güzel havada, köy meydanına kadar yürüyüş yaptık.
Sabah her yer bir başka güzel görünüyor. Gözlerim fırın aradı ama yok  ::)
Teknemize geldiğimizde, çevredeki tekneler yavaş yavaş uyanmaya başlamışlardı.
Kahvelerimizi hazırladık. Saat 08.00’de Trizonia’dan ayrıldık.


(https://i.postimg.cc/d1xP51vj/IMG-0352.jpg)


Niyetimiz, önümüzdeki Rion köprüsünden geçtikten sonra ana karada Mesolongion’a uğramak.
Oradaki duruma göre, ya Mesolongion’da kalacağız ya da İthaki adasına devam edeceğiz.
Rion köprüsüne kadar yaklaşık 16 deniz mili yolumuz var. Yelken yapacak kadar rüzgar yok.
Motor ile seyrediyoruz. Kahvaltımızı yolda yaptık. Uzaktan Rion köprüsü göründü.


(https://i.postimg.cc/jd96Rrq3/IMG-0360.jpg)


Rion köprüsü, 1 mil genişliğindeki dar boğaz üzerinde kurulmuş. İki yakayı, Rion ve Andirrion’u birbirine bağlıyor.
İki yaka arasında çalışan feribotlar da var. Köprüye doğru ilerlerken, batı yönünde 2 knot akıntı olduğunu fark ettik.


(https://i.postimg.cc/qqWtH4c8/IMG-0374.jpg)



(https://i.postimg.cc/W4ShbM6p/IMG-0362.jpg)


Köprüye 5 deniz mili kala telsiz ile bağlantı kurduk. Tekne bilgilerini istedikten sonra, 1 deniz mili kala tekrar arayın dediler.
Rion köprüsünde, yüksekliği 25-45 metre olan dört ayak arasında, her biri 560 m genişliğinde üç tane seyir için elverişli kanal var.
Bize de, kuzey kanalından geçmemizi söylediler.
Köprüye yaklaştığımız sırada, hiç beklemediğim bir soru Ali’den geldi.
Direğe ve köprüye bakıp, “yükseklik kurtarır mı?” dedi  ??? ::)


(https://i.postimg.cc/L55y0BvJ/IMG-0365.jpg)


Çok şaşırdım. Köprüye doğru giderken, bir an ne yapacağımı bilemedim ???
Oysa ki, fotoğraf çekmek için hazırlanmıştım.
Birden telsiz konuşmaları aklıma geldi.
Telsiz ile Ali konuşmuştu ama tekne bilgilerini sorduklarını biliyordum. Yine de, kafam karıştı ??? ::)


(https://i.postimg.cc/VvwtJY0m/IMG-0366.jpg)





(https://i.postimg.cc/9XNVXL6N/SAM-9745.jpg)


Bizim direk kaç metre? Köprü yüksekliği ne kadardı? Kontrol etsem mi?
“Çarpar mı acaba?”  ??? ::) diye sesli düşünürken, köprüden geçtik.
Bu arada, fotoğraf çekmeyi de ihmal etmedim :) ;)
Tek bir soru ile köprü geçişimiz biraz heyecanlı, biraz eğlenceli hale gelmişti :)



(https://i.postimg.cc/Bv6bwjHj/SAM-9748.jpg)






(https://i.postimg.cc/TPp2JZvm/IMG-0368.jpg)





(https://i.postimg.cc/y8N77wd5/IMG-0369.jpg)





(https://i.postimg.cc/J0mWvFvp/IMG-0370.jpg)




(https://i.postimg.cc/Sx5bkRH2/IMG-0371.jpg)



Köprüden geçtikten sonra, Mesolongion’a rota tuttuk. Yaklaşık 17 deniz mili yolumuz var.
Yine yelken yapacak kadar rüzgar yok, Mesolongion’a yaklaşırken biraz rüzgar bulduk.
Yelkenlerimizi açtık. Kalan 6 deniz mili mesafeyi biraz yelken, biraz yelken motor seyri ile geldik.

38°21'40"N  21°25'16"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz


https://goo.gl/maps/daFis8ov1Eq
Google Earth olmayanlar için link



(https://i.postimg.cc/1tmHdcMp/IMG-0375.jpg)




(https://i.postimg.cc/zfjwTH53/IMG-0400.jpg)




(https://i.postimg.cc/FFqyb4tb/IMG-0377.jpg)


Mesolongion, Yunanistan ana karasında oldukça ilginç bir yer. Şehre yaklaşık 3 deniz mili uzunluğundaki bir kanaldan giriliyor.
Kanal şamandıralar işaretlenmiş. Kanalın, derinlik en az 6 m olacak şekilde tarandığı söyleniyor. Marina ve şehir rıhtımı var.
Kanaldan geçerken, her iki taraftaki balıkçı evleri görülüyor.
Eskiden balıkçıların kullandığı bu evler, artık turistik olarak kullanılmaya başlanmış. Bu evleri, kiralamak da mümkünmüş.



(https://i.postimg.cc/Wbw0BJF8/IMG-0399.jpg)



(https://i.postimg.cc/Dwz4RpKf/IMG-0426.jpg)



(https://i.postimg.cc/63VQ8CN1/IMG-0388.jpg)




(https://i.postimg.cc/908C9pg1/IMG-0393.jpg)


Kanaldan geçerek şehir rıhtımına kadar geldik. Rıhtıma aborda olmuş iki yelkenli var.
Hemen yan taraftaki marinada da tekneler bağlı. Şehirde ilk bakışta dikkat çeken birşeyler yok.
Asıl ilginç ve güzel olan kısım kanal. Saatin 13.30 olduğunu görünce de, İthaki adasına devam etmeye karar verdik.


(https://i.postimg.cc/26ksxWZt/IMG-0409.jpg)



(https://i.postimg.cc/7YFjWdz0/SAM-9771.jpg)


Tekrar kanala girip, çıkışa doğru ilerledik. Büyük tuzlada çeşitli su kuşları da var.
Sadece kanalı ve balıkçı evlerini görmek için buraya gelmeğe değer... :) ;)


(https://i.postimg.cc/h4zBZ9wF/SAM-9768.jpg)



Mesolongion’dan çıktıktan sonra, İyonya’da uğrayacağımız ilk ada olan İthaki’ye doğru rota tuttuk.
Önce Vathi’ye gitmeyi düşünüyorduk. Fakat biz gidene kadar akşam olacaktı.
Çevreyi de görerek gitmek istediğimiz için, Vathi yerine, daha yakın olan İthaki’nin doğu kıyısındaki Sarakiniko koyuna gitmeye karar verdik. Yaklaşık 33 deniz mili yolumuz var.
Patras körfezinin sonuna doğru rüzgar başladı. Yelkenlerimizi açtık.
Rüzgar 14-16 knot aralığında esiyordu. Sarakiniko’ya kadar yelken seyri ile geldik.

38°21'53"N   20°44'14"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz


https://goo.gl/maps/gcbyQ8naGnu
Google Earth olmayanlar için link



(https://i.postimg.cc/zGd21Qbx/IMG-0441.jpg)


Koya girdiğimizde saat 19.00’du. Koyun dibine doğru, kumsal plajın önünde sadece bir yelkenli tekne vardı.
Biz de koya girince uygun gördüğümüz bir yere 9,8 metreye demir atıp, güney kıyısındaki kayalardan koltuk aldık.


(https://i.postimg.cc/Sxj7cxRG/SAM-9773.jpg)



(https://i.postimg.cc/pVZD7FnZ/IMG-0435.jpg)


Sarakiniko, denizi berrak tertemiz, sakin bir koy. Kıyısı yeşil ve ağaçlık.
Ağaçların arasında birkaç ev, küçük kumsalda birkaç küçük balıkçı teknesi var.
Kitapta yazılanlara göre, buradan yaklaşık bir saatlik bir yürüyüş ile Vathi’ye ulaşılıyormuş.
Ali, yürümeyi teklif etti ama akşam olurken, bu güzel koydan ayrılmak istemedim. Vathi’ye nasıl olsa tekne ile gidecektik.
Tertemiz berrak denize girince, günün yorgunluğunu unuttuk.
Gün batımını seyretmek üzere, havuzluğa oturduğumuz sırada, koya büyük bir motoryat geldi.
Koyun girişine yakın demirledi. Biraz önyargılı davranıp, şimdi gürültü yapıp bizi rahatsız edecekler diye düşündüm. Fakat öyle olmadı.
Hatta gün batarken, motoryatın botuna  binmiş dört genç kız, yüksek sesli müzik eşliğinde dans ederek, koyu dolaştılar.
Tabii ki, botu kullanan bir genç adam vardı.
Bizim teknenin ve diğer teknenin yanından geçerek, selam verdikten sonra, neşe içinde dans ederek, koydan ayrıldılar.
Gençlik enerjisi böyle birşey işte. Kimseyi rahatsız etmeden, koyu birkaç dakikalığına hareketlendirmişlerdi :)


https://www.youtube.com/embed/L_k2IvcQyoo


Onlar gittikten sonra, koy yine sakinliğine büründü. Çok güzel akşam oluyor.
Güneş kayboluncaya kadar, ışık oyunlarını hayranlıkla izledik.


(https://i.postimg.cc/tCdCD3Zq/SAM-9774.jpg)



(https://i.postimg.cc/fycZ2sb2/IMG-0434.jpg)


Gün batarken rüzgar 20-22 knot esmeğe başladı.
Akşam yemeğimiz bu kez, teknemizin havuzluğunda :) ;)
Yemeklerimiz ise, alarga menülerimizin neredeyse vazgeçilmezi,
domates, fesleğen soslu makarna ve barbunya pilaki… Eşlikçisi ise, tekne kavımızdan kırmızı şarap :)
Yemekten sonra, bir süre pırıl pırıl parlayan yıldızların altında oturduk.
Uykudan önce “night cap”lerimizi içerken, rüzgar esmeğe devam ediyordu…


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 24, 2019, 00:05:28
 
Trizonia adasından, İthaki adasına rotamız

(https://i.postimg.cc/Y92fp5jv/trizonia-I-thaki.jpg)



İthaki adası, Sarakiniko harita görüntüsü

(https://i.postimg.cc/L6PfM9vy/I-thaki-Sarakiniko.jpg)




Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 24, 2019, 17:55:27
Denemedir

(https://i.postimg.cc/t7wXS0ZY/SAM-9808.jpg) (https://postimg.cc/t7wXS0ZY)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 24, 2019, 17:58:53
 Artık panoramik resimleri de ekleyebiliyoruz demek ki... :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 24, 2019, 19:37:38
İthaki (Ithaca) Sarakiniko'dan Vathi'ye
16 Temmuz 2018 Pazartesi


Sabah 07.30 gibi uyandık. Dün gece biraz hareketli geçti. Rüzgarsızlığı ile nam salmış İyon, ilk gecemizde bizi sert rüzgarıyla uyandırdı. Bir koyda, özellikle alargada iseniz, erken yatmakta fayda var. Çünkü gecenin herhangi bir saatinde nasıl uyanacağınız belli olmuyor.
Saat 02.00 gibi rüzgar sesiyle uyandık ve ayaklandık. Ali tekneyi kontrol ederken, ben de göstergeleri açıp, rüzgarı ve derinliği kontrol ettim. Derinlikte değişiklik yoktu. Rüzgar ise 26-28 knot esiyordu. Kontrollerimizi yaptıktan sonra yattık. Gece artan rüzgarın sesi ile, Ali bir iki sefer daha kalkıp, tekneyi kontrol etti.
Tekneden birinci derecede sorumlu kişi iseniz, rüzgar sesini duydukça, rahat yatıp uyumak pek mümkün olmuyor. İkinci derecede sorumlular (örneğin ben  :)) bir kez duruma bakıp, kaptanın iyice uyandığından emin olduktan sonra, uykuya kaldıkları yerden devam edebiliyorlar  :) ;)
Aslında, hepimizin bildiği bir şeyi tekrar hatırlamakta fayda var. Pırıl pırıl denizi, sakin koyları, keyifli bir yelken seyrini hak etmek için, biraz da çile çekmek gerekiyor  :) ;)

(https://i.postimg.cc/fLmdQNxn/IMG-0437.jpg)


Sabah etraf pırıldıyordu. Güneş koyu sıcacık aydınlatmaya başlamıştı. Dün geceki rüzgar ise uykuya çekilmişti. Kendimizi dipteki kum tanelerinin göründüğü denize bıraktık. Uzun bir süre yüzdükten sonra, havuzlukta kahvelerimizi içince tam anlamıyla uyanmış olduk. Koyda iki yelkenli tekne kalmıştık. Motoryat sabah erkenden gitmişti. Bugün yolumuz uzun değil. Gitmek için acele etmiyoruz. Kahvaltıdan sonra denize girdik. Bu güzel koyda keyif yaptık. Saat 11.30 gibi, kıyıdaki kayalara dün akşam özenle bağladığımız koltuk halatlarımızı çözüp, demirimizi aldık.

(https://i.postimg.cc/43qdjbz1/IMG-0440.jpg)

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 24, 2019, 20:57:28
Bu kez rotamız, İthaki adasının Vathi koyu. Yaklaşık 8-10 deniz mili yolumuz var. Sarakiniko’dan çıktıktan sonra, bir sonraki koya bir göz atalım dedik. Pırıl pırıl berrak bir deniz ve çok güzel bir koy görünce hemen demir atıp, mola verdik.

(https://i.postimg.cc/8CMRK5vs/SAM-9782.jpg)


(https://i.postimg.cc/nchXjzcB/SAM-9788.jpg)

Burada da 9 metrede dipteki kumlar görünüyor. Büyük koyda, birkaç tane yelkenli var. Denize girip, çıktıktan sonra, biraz daha kalırsak, ayrılamayacağımızı düşünerek, demirimizi alıp Vathi’ye devam ettik.

(https://i.postimg.cc/90FyQYnq/SAM-9784.jpg)


(https://i.postimg.cc/sx1T1zBz/SAM-9786.jpg)


(https://i.postimg.cc/LXSzrpkD/SAM-9789.jpg)

Rüzgar 9-10 knot aralığında esiyordu. Ali hemen yelkenleri açtı. Bana kalsa, “nasıl olsa geldik, açmayalım" derdim :)
Vathi’ye girmek için batıya dönmeden önce yelkenlerimizi topladıktan sonra koyun girişine yöneldik.

(https://i.postimg.cc/zvtKbHs2/SAM-9792.jpg)

Dar sayılabilecek girişi geçtikten sonra oldukça büyük bir koy ile karşılaştık. Koyun içindeki küçük ada, üzerindeki kilise ile çok ilgi çekici.

(https://i.postimg.cc/dVTr314n/SAM-9796.jpg)

Bağlanmak için birkaç alternatif var. Ayrıca alargada da kalmak mümkün.

(https://i.postimg.cc/kG8tTYz8/IMG-0446.jpg)

Koyun kuzeyindeki rıhtım bağlanılabilecek yerlerden biri. Daha sakin ve korunaklı bir yer ama şehir merkezine uzak.
Koya girince sol tarafta, bir de yakıt istasyonu var.
Sancak tarafımızda kalan rıhtım ise bağlanmak için bir başka alternatif. Burada restoranlar da var.

(https://i.postimg.cc/SQTMG8PD/SAM-9800.jpg)

Koyun dip tarafındaki rıhtıma, parkın önüne bağlanmak da bir diğer seçenek. Önce sancağımızdaki rıhtıma baktık.
Buranın teknelerle dolu olduğunu görünce, fazla düşünmeden (belki dikkatli baksaydık, aralarda boş yer bulabilirdik), koyun dibine doğru ilerledik.
Bu rıhtımdaki yegane tekne, ayrılmak için hazırlık yapıyordu.
Biz de, boş bulduğumuz şehrin merkezindeki bu yere yanaşmak üzere manevraya başladık.

38°21'55"N   20°43'05"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.

https://goo.gl/maps/PY6XFcmuwHL2
Google Earth olmayanlar için link

(https://i.postimg.cc/3wT0tHHZ/vathi.jpg)
 
3 metreye demir atıp, rıhtıma kıçtankara bağlandık.
Hemen karşımızdaki heykel, sanki teknemize göz kulak oluyor gibiydi :) ;)

(https://i.postimg.cc/TPwLz3BT/IMG-0461-2.jpg)



Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hakkı Algın - Mart 24, 2019, 21:30:39
Özlem korsanım anılarımız tazeleniyor , teşekkürler.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 24, 2019, 23:16:22

Bağlanma işlerimiz bittiğinde saat 13.30’u gösteriyordu. İyi bir yerdeydik. Park önümüzde, şehir sadece birkaç adım ötedeydi. İthaki, İyon denizindeki ilk adamız. Okuduklarımıza göre, adada görülebilecek koyların çoğunda konaklama olanağı var. Biz de bu koyların bazılarına giderken, bazılarına da dönüş yolunda uğramak niyetindeyiz.
Siesta saati başlamadan şehri dolaşmaya çıktık.

(https://i.postimg.cc/cHv3nLcF/IMG-0445.jpg)


(https://i.postimg.cc/7PT7Pbh6/IMG-0448.jpg)

Vathi adanın ana limanı. Çevresi yemyeşil, ağaçlarla çevrili. 1953 yılındaki depremden oldukça etkilenmiş. Aslında 1953 yılındaki deprem, İyonya’nın çok büyük bir bölümünü etkilemiş. Pek çok ada ve şehir ciddi hasar görmüş, yeniden inşa edilmiş. Gezimiz boyunca, uğradığımız pek çok yer bu depremi hatırlatacak. Vathi koyunu çevreleyen şehir de, neredeyse yeniden yapılmış. Rengarenk boyanmış evler, yeşillikler arasında güzel görünüyorlar. Çevrede tavernalar, kafeler, fırın ve market var. Yukarıdaki kiliseye çıkan yol manzarayı daha iyi görmenize yardımcı oluyor.


(https://i.postimg.cc/CKPD5qbZ/IMG-0449.jpg)


(https://i.postimg.cc/85yjtQZj/SAM-9835-2.jpg)

Kuzeydeki rıhtıma kadar yürüdük. Burada tekneler küçük bir köye bağlanmış gibiler. Ağaçların arasında iki taverna var. Elektrik ve su için kutular var ama çalışmıyor. Karaya alınmış yelkenli tekneler de gördük.

(https://i.postimg.cc/jj4WnJN6/SAM-9810.jpg)


(https://i.postimg.cc/QCHVz4zS/SAM-9813.jpg)


(https://i.postimg.cc/jqG1CWhk/IMG-0463.jpg)


(https://i.postimg.cc/kGzDPN3C/SAM-9815.jpg)

Tekneye dönerken, markete uğradık. Teknemize yakın mesafede büyük market bulmuşken, eksilmiş stoklarımızı da tamamladık. Özellikle içecek fiyatları oldukça uygundu.

(https://i.postimg.cc/KY2kY5Kv/SAM-9826-2.jpg)

Tekneye geldiğimizde rüzgarın biraz arttığını gördük. Bu arada, iskelemize bir yelkenli tekne yanaştı. Havuzlukta oturup, hem dinlendik, hem de bir şeyler atıştırdık. Artan rüzgarla birlikte, rıhtıma çarpan dalgaların rıhtıma çarpıp dönüşü biraz rahatsız etmeye başladı. Şimdi bu rıhtımın neden daha az tercih edildiğini daha iyi anlamış olduk. İlerleyen saatlerde, çok rahatsız olursak alargaya çıkarız diyerek yerimizi değiştirmedik. Daha sonra sancak tarafımıza, bir yelkenli ve onun yanına bir motor yat bağlandı. Böylece rıhtım neredeyse doldu. 

(https://i.postimg.cc/436cv0C9/SAM-9809.jpg)


(https://i.postimg.cc/TPL2jLZ5/IMG-0462.jpg)


Akşamüzeri tekneden ayrılmak üzereyken, bir kadın görevli geldi. Bağlanma ücreti, bir gün için 15, ilave günler için 7 Euro. Elektrik yok. Su isterseniz, tankerle geliyor. Bir de yakıt iskelesinden su ikmali yapmak mümkün.
Liman ücretini ödedikten sonra, akşam yemeğinden önce, şehirde eksik kaldığını düşündüğümüz yerleri dolaştık. Bu arada, batıdaki rıhtım tamamen dolmuş, alargadaki tekne sayısı artmıştı.

(https://i.postimg.cc/ht4fmGDV/IMG-0457.jpg)


(https://i.postimg.cc/GmShsJS1/IMG-0466.jpg)

Dolaşırken, sokak arasında, görüntüsü hoşumuza giden bir tavernaya oturduk. Servis yapan genç kız da, neşeli tavırlarıyla, taverna ile uyum sağlıyordu. Bu kez yemek seçimimizi domates ve limon soslu tavşandan yana kullandık. Yemeklerimiz gelene kadar da, midye istemeyi ihmal etmedik.

(https://i.postimg.cc/W1413f8n/IMG-0470.jpg)

Sokaktaki hareket hoşumuza gitti. Kahvelerimizi içerken, bir süre daha oturduk. Sahilden yürüyerek teknemize geldik. Rüzgar 24 knot esiyordu. Bir süre havuzlukta oturduk. Geceye eşlik eden, şehrin ışıklarını seyrederek, nightcaplerimizi içtikten sonra uyku vakti gelmişti. 

Bir gün daha böylece uçup gitti…
   
(https://i.postimg.cc/y85sN6k1/IMG-0471-2.jpg)




Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hasan Alpaslan Öz - Mart 25, 2019, 08:37:31
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Özlem korsanım, bu seyir ile ilgili bir maliyet çalışmanız oldu mu?  Seyahat kaç gün sürdü, kaç mil yol yapıldı, (varsa bunun ne kadarı yelken ile ne kadarı motor ile oldu), ne kadarlık yakıt, yiyecek içecek  bağlanma ücretleri için ne kadar harcandı, tamir tadilat oldu ise ne kadara mal oldu vs vs.   Diğer korsanlardan da bu tür seyahat maliyet bilgileri olanlar varsa şimdiden teşekkür ediyorum. Vardı da kaçırdıysam özürlerimi sunuyorum.  :-[ Tşkler

Merhaba,

1 Temmuz 2018 tarihinde İstanbul’dan başladığımız seyrimizi,
11 Eylül 2018’de yine İstanbulda tamamladık.
73 gün süren yolculuğumuzda 35 adaya uğradık.
76 farklı koy veya limanda demirledik ya da bağlandık.
2000+küsur deniz mili yol yaptık.

Yunanistan giriş işlemleri 30+15=45 Euro

500 litre yakıt aldık. Yunanistandan aldığımız yakıt fiyatı 1,52 Euro ile 1,38 Euro arasında değişti.
(Genel inanışın tersine, en pahalı mazot Türkiye’de satılmıyor)

Tahminimize göre, yolun en az üçte ikisini sadece yelkenle gitmişiz.
Bağlanma ücreti, bağlandığınız yere göre, 0 ile 50 Euro arasında değişiyor. (Limnos, Mirina 0 Euro, İtalya/Otranto 50 Euro.)

Gezimiz boyunca elektrik ve su parası vermedik.

Gezimiz boyunca akşam yemeklerini genellikle dışarıda yedik. Akşam yemekleri için 1183 Euro harcamışız. Market alışverişimiz 490 Euro.

Araba kiralama bu sezon için 25 ile 45 Euro arasında.


Çoook teşekkür ederim. Çok değerli bilgilendirme, kendi adıma..
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Mart 25, 2019, 15:56:36
Bir iki konu biriktirip okudum harika geldi... Çok teşekkürler...

Bu arada balık yakalamayı hiç denediniz mi? Çıktı mı bişeyler?
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Ali Aygın - Mart 25, 2019, 16:01:55
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


Bu arada balık yakalamayı hiç denediniz mi? Çıktı mı bişeyler?

Aman diyim. Oktay korsan okumasın. ???  &+^^
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 25, 2019, 21:22:50
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bir iki konu biriktirip okudum harika geldi... Çok teşekkürler...

Bu arada balık yakalamayı hiç denediniz mi? Çıktı mı bişeyler?

Merhaba Murat
Güzel yorumların ve sorular ile katkıların için teşekkürler.
Eski teknemizin seyir hızı balık avı için daha uygundu ve onunla gezerken bizim kıyılarda birkaç tombik yakalamıştık
ama o tekne buzdolabının icadından önce imal edilmiş olduğu için, buz bulmak veya yaban hayvanları gibi avımızın tamamını bir kerede yemek zorunda kalıyorduk  :) ;)
Şimdi ise zor zamanlar için olta takımı taşıyoruz ama acıkmadan gideceğimiz yere ulaşmış olduğumuz için henüz kullanmadık :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 26, 2019, 00:49:59
İthaki’den Levkas’a
17 Temmuz 2018 Salı

Sabah 06.30’da uyandık. Rüzgar gece boyunca esti. Zaman zaman rüzgar sesiyle uyandık. Rüzgar gece max. 27 knot esmişti. Sabah havuzluğa çıktığımızda 14-16 knot aralığında esiyordu. Bir yandan da muhteşem bir sabah ışığı, koyu kaplamıştı.

(https://i.postimg.cc/vBcbbvgD/IMG-0474.jpg)

Kahve suyunu ocağa koyduktan sonra keyifle karşı köşedeki fırına gittim.

(https://i.postimg.cc/rp2rdKC8/SAM-9838.jpg)

Sıcak çikolatalı kruvasanlarla geri geldiğimde kahveler hazırdı. Kahvelerimizi içtikten sonra, halatlarımızı çözüp, demirimizi aldık.
Koyun doğu kıyısındaki yakıt istasyonuna yanaştık. Yakıt aldık. Litresi 1,52 Euro.
Yakıt istasyonundan ayrıldığımızda saat 08.30’du. Bu kez İthaki adasının Kioni koyuna gitmek niyetindeyiz. Sadece 6 deniz mili yolumuz var.
Yaklaşık bir saat sonra Kioni’ye geldik. Koyun güneyinde teknelerin kıyıdan koltuk alarak bağlanmış olduklarını gördük. Bu arada sabah saatleri olduğu için, koya giren, çıkan tekneler de var.
Liman girer girmez, güzelliğini belli ediyor.

(https://i.postimg.cc/zXLb0nxz/SAM-9840.jpg)


(https://i.postimg.cc/Zntg2P6G/IMG-0495.jpg)


Limandan içeriye girdik. Sancağımızda kalan rıhtımda boş yer görünce, bağlanmak için manevraya başladık. 7 metreye demir atıp, rıhtıma kıçtankara bağlandık.

38°26'57"N 20°41'28"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz

https://goo.gl/maps/MVyfHXK6se72
Google Earth olmayanlar için link



(https://i.postimg.cc/t4JsPjwM/IMG_0496.jpg)
 
Sancağımızdaki Avustralya bayraklı teknedeki genç adam, halatlarımızı aldı. Havuzlukta iki sevimli ufaklıkla birlikte oturan sıcakkanlı hanımefendiyle sohbet edince, üç nesil bir arada tatil yapan bir aile olduklarını anladık. Halatlarımızı alan genç adam, büyükanneleri ile havuzlukta vakit geçiren ufaklıkların babasıydı. Çok cana yakın ve enerji dolu büyükanne, bizim iki kişi seyahat ettiğimizi öğrenince, bize, sanki kendi durumunu da biraz sorgular gibi bazı sorular sordu. Ya da biz öyle hissettik. Tekneyi neta ettikten sonra, sancak komşularımıza “ne zaman ayrılacaksınız?” diye sorduğumuzda “bugün buradayız” dediler. İskelemizdeki teknede ise kimseler yok. Bağlanma ücreti yok. Elektrik yok. Su var, ücretli.
Yanımıza girip, çıkan tekne olmayacağını bilmenin verdiği rahatlıkla, köye doğru yürümeye başladık.

(https://i.postimg.cc/sXqyXZ7m/IMG-0479.jpg)


(https://i.postimg.cc/7Yvwr0xY/IMG-0480.jpg)


 (https://i.postimg.cc/1zdbc1X5/IMG-0481.jpg)


(https://i.postimg.cc/8zZCGcKK/SAM-9866.jpg)

Kioni küçük ama çok güzel bir liman. Küçük liman dolu olsa bile, limanın dışında demir atıp, kıyıya bağlanma imkanı buradaki tekne sayısını artırıyor.
Koyun dibindeki köy, yeşil çevresi, renkli, biblo gibi evleri ile harika bir görünüyor. Bu güzel koya iyi ki, gelmişiz diye konuşarak yürürken karşımıza, rengarenk bir kahve çıktı.

(https://i.postimg.cc/tTVwBvnd/IMG-0489.jpg)


(https://i.postimg.cc/mg8vkHG9/IMG-0486.jpg)

Renkleri, dekorasyonu, müdavimleri, konumu, kısacası her şeyi ile bizi büyüledi. Dışarıdaki masalardan birine oturduk. Ağaçların sağladığı rahatlatıcı gölgenin altında bir yandan kahvelerimizi içerken bir yandan da köy halkını yakından görme fırsatını yakalamış olduk. Hani bazı yerler vardır. Hiç sıkılmadan uzun vakitler geçirebileceğinizi hissettirir. Biz de bu kahvede öyle hissettik.


(https://i.postimg.cc/hjzvpn0C/SAM-9850.jpg)


(https://i.postimg.cc/SNpR7wYr/SAM-9853.jpg)


Uzun bir süre oturduktan sonra kalktık. Önümüzde yükselerek devam eden yoldan yürümeye başladık. Dar yol yükseldikçe, koy da yukarıdan daha iyi görünmeye başladı.

(https://i.postimg.cc/L5t7pqTn/IMG-0494.jpg)


Buradan teknemizi görebilir miyiz diye bakarken, limanda, bir teknenin rıhtımdan ayrılıp, demir aldığını gördük. Hatta demir alamayıp, teknenin başında birisinin demir ile uğraştığını fark ettik. Aynı anda, bu teknenin, bizim sancak komşumuz, “bugün buradayız, çıkmayacağız” diyen tekne olduğunu anladık :(

(https://i.postimg.cc/R0hjHZMD/IMG-0493.jpg)

O andan itibaren, aşağıya teknemize doğru nasıl geldiğimizi hatırlamıyorum. (Koşu antremanlarını kulak arkası etmemeli :) ;)) Limana geldiğimizde, teknemiz iyice kıyıya yanaşmıştı. İskele tarafımızdaki komşumuz, elinde kocaman bir usturmaça ile teknenin kıyıya çarpmasını engellemeye çalışıyordu.Hemen tekneye çıktık. Ben motoru çalıştırıp, ileri yol verirken, Ali’de baş tarafa gidip, zinciri boşladı. Avustralyalılar, takılan demirlerini kurtardılar. Yola devam ettiler. Biz de, yerinden oynayan demirimizi alıp, demir tazelemek yerine, halatlarımızı çözüp, demirimizi toplayıp yola koyulduk.
Bu çok sevdiğimiz koya, dönüşte mutlaka uğrayıp kalmak niyetiyle, ayrıldık. İyi ki koy yukarıdan görünüyordu. İyi ki, tam zamanında, doğru yere bakmıştık. (hatta fotoğrafını bile çekmişiz :))


(https://i.postimg.cc/bvMNGMj1/SAM-9869.jpg)


Her zaman, her şey yolunda gitmeyebiliyor. Bir bakıyorsunuz, birkaç gün buradayız diyen komşunuz bir kaç saat sonra gidebiliyor. Giderken de, biraz hareket yaratabiliyor. Her şeyden önemlisi, yaşanan zor zamanları hasarsız atlatabilmek :) ;)

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Mart 26, 2019, 12:41:32
Geçmiş olsun... Benimde her zaman kafama takılıyor tekneden ayrıldığımda bu konular...

Bu arada cafedeki fotoğrafların birinde saz gördüm..  :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Selçuk Elmas - Mart 26, 2019, 18:01:17
Benimde en korktuğum şeylerden biri açıkta demirdeyken teknenin demirinin taraması. Cunku daima teknede birisini bırakamıyorsunuz.

Teknedeyken bazen Chartplotterin alarmını kuruyoruz eğer hava sert ise yemeğe yada muhabbete daldığınızda tararsa diye.

Gece ise Charplotter çok yaktığı ( :)) için telefonda demir alarmı kuruyoruz. Biraz uzak bir yere gideceksek Demir Alarmını SMS li kuruyoruz. Tabi bir telefonu teknede bırakmak gerekiyor. Simdiye kadar iki kere Alarm verdi onlarda yanlıs alarmdi. Bahsettiğiniz geri donus kosusunu iki kere yapmis biri olarak akıldan geçen dusunceleri cok iyi biliyorum.

Yanlis alarm sonrasi yeni taktiğimiz Demir Alarmı SMS li kuruluyor ustune birde telefonu bebek monitoru gibi calistiriyoruz. Telefonuda bumbada etrafı gorebilecek bir şekilde kamufle ediyoruz.

Tabi sizin durumunuzda Demir alarmı işe yaramaz ama belki Bebek Kamerası ara sıra bakıp içinizi rahatlatabilir.

Geçmiş Olsun.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Erdal Duran - Mart 26, 2019, 18:46:27
 sildim.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 26, 2019, 23:32:58
17 Temmuz 2018 Salı devam ediyor...

Biz Kinoi’den giderken, kızlar dönüyordu… :) ;)

(https://i.postimg.cc/JzYRgg0S/SAM_9873.jpg)

 
Kioniden çıktıktan sonra, 3 deniz mil uzaklıktaki Frikes koyuna geldik.


(https://i.postimg.cc/ht52NbB2/IMG-0505.jpg)


(https://i.postimg.cc/ZnLSLsX7/SAM-9877.jpg)


Limandan içeri girerken, mendireğin iç tarafının boş olduğunu gördük. Mendireğin, kıyıya yakın tarafına aborda olmuş bir yelkenli vardı. Biz de, mendireğin baş tarafına, aborda olduk.

 38°27'34"N  20°39'53"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz

https://goo.gl/maps/JLTeKAJtKjH2
Google Earth olmayanlar için link


(https://i.postimg.cc/bNLC9fFc/IMG-0500.jpg)


Mendirek üzerindeki levha da, nasıl bağlanılması gerektiğini anlatıyordu :)

(https://i.postimg.cc/0yFL7qb5/SAM_9879.jpg)

Frikes, ormanlık vadinin dibinde küçük bir liman. Çevresi yeşil.
Koya girerken de farkedilen, kayalıkların üzerinde birkaç tane yel değirmeni var.
Kioni kadar renkli olmasa da, çakıl kumsalı, kıyıdaki ahşap iskelesi ile sevimli görünüyor.

(https://i.postimg.cc/59BkjCBt/IMG-0502.jpg)


(https://i.postimg.cc/Bbmz6rr0/SAM_9884.jpg)

Kıyıda ağaçların altında, restoranlar, kahveler var. Köyün yolları güzel, binaları korunmuş. Köyü dolaştıktan sonra, çakıl kumsalda biraz dinlendik.

(https://i.postimg.cc/PqMQTWsG/SAM_9892.jpg)


(https://i.postimg.cc/PrfKxFf6/IMG-0503.jpg)


(https://i.postimg.cc/sg7J0FTg/SAM_9893.jpg)

Kıyıyı dolaşarak, teknemize geldik.
Burada yerimiz çok iyi ama, bugün az yol yaptığımızı düşünerek, Frikes’de aborda olduğumuz mendirekten ayrıldık. Yol uzun, hayat kısa… :) ;)

(https://i.postimg.cc/LXnDDJ7r/SAM_9900.jpg)

Bu kez, Levkas adasının Sivota koyuna gitmeye karar verdik. Yaklaşık 10 deniz mili yolumuz var. Koydan çıktıktan sonra, biraz rüzgar olduğunu gören Ali, hemen yelkenleri açmaya başladı  :) ;)

(https://i.postimg.cc/FK2NFLjZ/SAM_9874.jpg)

Bir süre sonra rüzgar azalınca, motoru çalıştırmak zorunda kaldık. Sivota’ya kadar yelken- motor seyri ile geldik.
Sivota büyükçe bir koy. Koydan içeri girince, restoranların önünde iskeleler ve bunlara bağlanmış tekneler gördük.

(https://i.postimg.cc/Kzrrct6S/IMG-0508.jpg)


(https://i.postimg.cc/sxjPMvzB/IMG-0509.jpg)

Boş yerler gördüğümüz bir iskeleye yaklaştık. İskele üzerindeki adam, yerlerinin önceden rezervasyonlu olduğunu söyledi. Ancak cuma günü için boş yeri varmış. Diğer iskelelerde de durum aynıydı. Biz de, şansımızı daha fazla zorlamadık, koyun ortasına doğru demirlemiş teknelerin arasına, doğudaki plaja yakın 8 metreye demir attık.

 38°37'26"N  20°41'E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz

https://goo.gl/maps/vha36GR3YXH2
Google Earth olmayanlar için link

Dip çamur ve yosun olduğu için görünmüyor. Dip görünmediği için, demirimizi dalmadan kontrol etme imkanımız yok. Tuttuğunu düşünüyoruz. Çevreyi keşfetmek üzere, botumuzla dolaşmaya çıktık.

(https://i.postimg.cc/nzZZ8GH8/IMG-0512.jpg)


(https://i.postimg.cc/y8tTL1m5/IMG-0506.jpg)


(https://i.postimg.cc/FH7ZbdL3/IMG-0507.jpg)

Önce, koyun girişinde sol tarafta kalan yeni yapılmış gibi görünen iskeleye uğradık. İskele üzerindeki görevli ile konuştuk. Burası İtalyan bir firma tarafından işletiliyormuş. Günlük 25 Euro. Elektrik ve su var. Ama yer yok. Kiralık tekne grubunun geleceğini söyledi. Perşembe günü için boş yerlerinin olduğunu sözlerine ekledi. Kıyı boyunca botumuzla dolaştık. Uygun bir yere bağlayıp kıyıya da çıktık.
 
(https://i.postimg.cc/qMYTBTkx/IMG-0515.jpg)

Kıyı boyunca restoranlar, kalabalık tekne gruplarını ağırlayabilmek için masa sayılarını arttırmışlar ve büyütmüşler. Sanki her şey gelecek kalabalık gruplar için düzenlenmiş. Bu durum, belki de güzel bir yer olan Sivota’yı biraz bozmuş gibi görünüyor. Üstelik, henüz teknelerin büyük bir kısmı yok. Onlar da gelip de iskeleler dolunca, kıyının halini düşünemiyorum. Geze dolaşa teknemize geldik. Koya gelen tekneler de artmaya başladı. İyon adalarında kiralık teknelerin çok fazla olduğunu okumuştuk. Fakat İthaki adasında, uğradığımız koylarda çok fazla kiralık tekne görmedik. Levkas adasına geldiğimiz ilk koyda ise kiralık tekne yoğunluğunu görmüş olduk.
Akşam üzeri, teknede oturmuş çevreyi seyrederken, koyun etrafının yeşillik ve ağaçlarla kaplı olduğunu fark ettim. Aslında, tekne yoğunluğu ve mecburen kalabalıklaşan kıyıyı saymazsak koy doğasıyla kendi içinde oldukça güzel.

(https://i.postimg.cc/6QZfSkzQ/IMG-0510.jpg)

Fakat dip yapısı nedeniyle, berrak bir denize sahip olmaması da benim gibi, deniz konusunda çıtayı yüksek tutanlar için ayrı bir olumsuzluk. Gün batımını izledikten sonra akşam yemeğimizi teknede yedik. Bu kez menümüz biraz çeşitli, İthaki Vathi’den aldığımız kuru et, peynir çeşitleri gibi karışımlardan oluşan tabaklar ve tekne kavımızdan kırmızı şarap.

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 28, 2019, 00:30:37
Levkas Sivota’dan, Meganisi adasına
18 Temmuz 2018 Çarşamba

Sabah 08.30’a doğru uyandık. Önceki iki gece rüzgar nedeniyle uykumuz bölünmüştü. Burada gece rahat uyuduk. İlk olarak kahvelerimizi içip, iyice uyandık. Alargada ve kıyıdaki iskelelere bağlı pek çok tekne var. Belki yakınımızdaki plajda deniz daha berraktır düşüncesi ile botumuza binip plaja gittik. Deniz bana göre güzel değil. Botla koyda dolaşıp, tekneye geldik. Kahvaltımızı yaptıktan sonra, berrak denizlere ulaşmak ümidiyle saat 11.00’de demirimizi aldık.

(https://i.postimg.cc/SRxhRQ2D/IMG-0513.jpg)
 
Yolumuzun üzerinde Meganisi adası var. Bu ada ile ilgili çok güzel şeyler duydum ve okudum. Aldığım bilgilere göre, bu adada birkaç gün geçirmek gerekiyor. 
Meganisi adasını dönüşe bırakıp, yola devam edebilirdik. Fakat merak duygularımız ağır bastı. Ön keşif yapmak niyetiyle, rotamızı Meganisi adasına çevirdik. Meganisi Spartakhori koyuna yaklaşık 7 deniz mili yolumuz var.
Sivota koyundan çıktıktan sonra önümüzde Stenon Meganisiou kanalı var. Yazılanlara göre, Meganisi ile Levkas arasında uzanan bu kanal İyonya’daki en güzel kanalmış. Rüzgar 8-10 knot aralığında kuzeybatıdan esiyor. Kanalı motorla geçip, etrafı seyretme isteğime Ali de katıldı :) ;)

(https://i.postimg.cc/85HGTf57/IMG-0518.jpg)


(https://i.postimg.cc/xdVVH3Nk/IMG-0521.jpg)

 
(https://i.postimg.cc/PqbsMv1S/IMG-0522.jpg)

 
İskelemizdeki Levkas adası yüksek yamaçlara sahipken, sancağımızdaki Meganisi adası oldukça alçak, yeşil, bol ağaçlıklı. Üstelik çok güzel küçük plajlar var. Kanalda tekne trafiği de var. Özellikle küçük motorlu tekneler, plajlar arasında mekik dokuyorlar.

(https://i.postimg.cc/Hk34LF3B/SAM-9915.jpg)


(https://i.postimg.cc/d3NKyMGv/IMG-0519.jpg)

Sabah Sivota’da dip görünmediği için denize girmemiştim. Şimdi Meganisi adasının kanala bakan tarafındaki plajları, kıyısı ve berrak denizi ile çok güzel görünüyorlardı. Birini seçip, deniz molası verdik. Deniz pırıl pırıl, 8 metreden dip görünüyor. Bir süre deniz keyfi yaptıktan sonra, demir alıp, yola devam ettik.

(https://i.postimg.cc/mZvGd5YX/SAM-9906.jpg)


Spartakhori’ye gitmek için, Meganisi adasının burnunu geçip, doğuya dönünce rüzgar arttı. Hatta biraz açıkta kuzucuklar bile vardı. Rüzgar kuzeybatıdan 18-20 knot esiyor. Dün Sivota koyunda, yer sorduğumuz görevlinin, “yerimiz yok. Çarşamba günü hava geliyor. Kiralık tekneler havadan korunmak için rezervasyon yaptırdılar. Burada kalacaklar” dediğini hatırladık.
Biz de, hava durumunu kontrol etmiştik. Biraz daha kuzeydoğuda 4-5 bofor kuvvetinde hava görünüyordu.
Spartakhori koyunun girişine yaklaştığımızda rüzgar 24-25 knot esmeğe başlamıştı.
Koydan içeri girince, rüzgarın koy içinde de etkili olmaya başladığını gördük. Sağdaki restoranın iskelesine doğru yöneldik. Boş yerler görünüyordu. Fakat iskele üzerindeki adam, yerlerin ayrılmış olduğunu söyledi. Anlaşılan, buralarda rezervasyon yaptırmadan boş yer bulmak pek mümkün görünmüyor. Oysa ki, bizim tercihimiz, rezervasyon yapmadan, bulabildiğimiz uygun bir yere bağlanmak. Zaten hayatımızın büyük bir bölümünde, rezervasyon yaptırmadan, halledemediğimiz pek çok şey var. Hiç olmazsa, tekne tatillerimizde rezervasyondan mümkün olduğunca kaçınmak taraftarıyız. Koyun güneydoğusundaki rıhtıma yöneldik. Burasının da tekneler ile dolu olduğunu görünce, Spartakhori’den ayrıldık.

38°39'37"N  20°45'47"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz

https://goo.gl/maps/sriNV263Jj82
Google Earth olmayanlar için link


(https://i.postimg.cc/xTXw44KJ/IMG-0523.jpg)


Bir sonraki koy Vathi’ye geldik. Dışarıda 24-25 knot esen rüzgar, koydan içeri girince kayboldu. Vathi’de üç tane bağlanma yeri var. Koya girince sağ tarafta Odyseas marina, koyun güneybatısında Karnayio taverna ve köy limanı.
Önce köy limanına doğru ilerledik.Mendireği geçince, karşımızda kalan rıhtımda boş bir yer gördük. Hemen manevraya başladık. İskelemizde kalan rıhtıma bağlı tekneler ile 90 derece açı yaptığımızdan, onlara çapariz vermemek için az kaloma ile 3 metreye demir atıp, iki tekne arasına kıçtan kara bağlanmak üzere iken, iskelemizde kalan teknenin kaptanı bir hanım, teknesinin burnuna gelip, aynı teknelerden kaçınmak için sancağa doğru çapraz demir attıklarını söyledi.
Gergin duran zincirlerinden, çapariz vermediğimizi görebiliyorduk ama, içleri rahat etsin diye demir alıp manevrayı tazeledik. Rıhtıma kıçtankara bağlandık.

 38°39'49"N  20°47'06"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.

https://goo.gl/maps/eYk1iGcz3oP2
Google Earth olmayanlar için link

(https://i.postimg.cc/Qt7TczkL/SAM-9920.jpg)

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mart 29, 2019, 01:09:07
Meganisi, Vathi
18 Temmuz 2018 Çarşamba

Saat 15:30’da rıhtıma bağlanmıştık. Önümüzde bol ağaçlı bir park var.
Rıhtım köyün merkezinde. Birkaç adımda her yere ulaşmak mümkün. Bağlanma ücreti yok. Elektrik, su ücretsiz.
Hava çok sıcak. Teknede soğuk birşeyler içip, biraz dinlendikten sonra çevreyi dolaşmaya çıktık.


(https://i.postimg.cc/Px0mFpBJ/IMG-0535.jpg)


Önce denizi sağımıza alıp, kıyı boyunca yürüdük. Ortalık sakin.
Evler, binalar az katlı, yeni boyanmış gibi duran pastel renkleri ile göze hoş görünüyorlar.
Neredeyse herşey kıyı boyunca sıralanmış. Restoranlar, kahveler, küçük dükkanlar, market hatta kilise bile… :)


(https://i.postimg.cc/fTzLQTDR/IMG-0531.jpg)




(https://i.postimg.cc/cC5PzmdY/SAM-9916.jpg)




(https://i.postimg.cc/nhf3h5Sr/SAM-9921.jpg)


Kıyıyı takip ederek, Odyseas marinaya kadar yürüdük. Marinada bağlı epey tekne var.
Geldiğimiz yolu takip ederek, köyün meydanı da sayılabilecek parka geldik.
Buradan yukarıdaki yerleşime gitmeyi düşünürken, vazgeçip köyün diğer yakasını kıyı boyunca yürüdük.
Bu taraf daha tenha. Yan yana dizilmiş balkonlu evler, bir iki tane restoran var.


(https://i.postimg.cc/9f8S0bqk/IMG-0524.jpg)


Akşam üzeri tekneye geldik. Teknede küçük bir moladan sonra akşam yemeğinden önce yukarıdaki yerleşkeye yürüdük.
Aşağıdaki pastel renklerden sonra burası gözümüze pek hoş görünmedi.
Gün batmadan aşağıya limana geldik.
Küçük yerel teknelerin, daha çok balıkçıların kullandığı mendireğe yakın, ahşap sandalyeli tavernaya oturduk.



(https://i.postimg.cc/y8nppjnN/IMG-0541.jpg)



(https://i.postimg.cc/0ytZ0Q2M/IMG-0533.jpg)


Gün batımı renkleriyle, küçük köy pitoresk bir havaya bürünmüştü.
Yavaş yavaş azalan güneş ışıkları, gökyüzünde muhteşem renkler oluşturdular.
Bu güzel gün batımını beyaz ev şarabı eşliğinde batana kadar izledikten sonra yemek siparişimizi verdik.



(https://i.postimg.cc/W4FmmwHC/IMG-0534.jpg)




(https://i.postimg.cc/MGQRfKc8/IMG-0542.jpg)


Biz yemek yerken, köyün meydanındaki parktan müzik sesleri gelmeğe başladı. Anlaşılan bir etkinlik var.
Yemekten sonra yürüyerek tekneye geldiğimizde, parkta müzik eşliğinde, özel kıyafetler giymiş, kızlı erkekli bir grup dans ediyordu.
Çevrelerinde oldukça kalabalık bir izleyici kitlesi vardı. Müzik kısa bir süre sonra 00.30’da bitti. Kalabalık dağıldı.
Gece sessizliğine büründü. Biz de parlayan yıldızların altında nightcaplerimizi içtikten sonra geceyi sonlandırdık.



Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Nisan 01, 2019, 23:50:44
Meganisi Vathi’den, Levkas Vlikho’ya
19 Temmuz 2018 Perşembe


Sabah 08.00’e doğru uyandık. Gökyüzü masmavi. Çevre sessiz. Köy yeni uyanıyor gibi. Bir iki kişiden başka etrafta kimsecikler yok.
Teknenin baş tarafında, henüz rahatsız etmeyen güneş altında kahvelerimizi içtik.


(https://i.postimg.cc/hjK3xdFj/IMG-0543.jpg)


Sonra aramızda iş bölümü yaptık. Ali ikinci kahveleri hazırlarken, ben de çikolatalı kruvasan almak üzere yürüyüşe çıktım :)
Yakınlarda fırın göremeyince, vazgeçmeyip kıyı boyunca yürüdüm.
Yolun sonuna doğru bir kahvede, fırından yeni çıkmış unlu mamüller arasında çikolatalı kruvasan olduğunu görünce çok sevindim :)
Diğer yandan, temel gıda maddelerimizden olan çikolatalı kruvasanlar, burada tanesi 2,5 Euro ile gezimiz boyunca aldıklarımın en pahalısıydı.
Bu arada, çikolatalı kruvasan fiyatları değişik adalarda, 1,25 ile 1,80 Euro arasında ;)
Tekneye geldiğimde, mis kokulu kahvelerimizle birlikte kruvasanları yedikten sonra 09.45’de Meganisi adası Vathi limanından halatlarımızı çözüp, demirimizi aldık.


(https://i.postimg.cc/T206L6sd/IMG-0544.jpg)


Limandan çıktıktan sonra, iskelede gördüğümüz küçük koyda yüzme molası verdikten sonra tekrar yola koyulduk.
Niyetimiz, Levkas adasının Vlikho koyuna gitmek. Yaklaşık 6 deniz mili yolumuz var.
Dışarıda 12/14 knot arasında esen güzel bir rüzgar bulunca biraz yelken yaptık.
Meganisi adasının kuzeyi, anakara ve Levkas ile birlikte yelken yapmak için Göcek gibi bir alan yaratmıştı.
Bize bir oyun alanı hissi veren bu yerde bir süre yelken yaptık. Ayrıca, bol tramola atarak, günlük sporumuzu da yapmış olduk :) ;)
Daha sonra yelkenlerimizi toplayıp, motorumuzu çalıştırdık.


(https://i.postimg.cc/bYD58jjV/IMG-0546.jpg)


Nidri’ye yaklaştığımızda tekne trafiği başladı. Madhouri adasını sancakta bırakıp, Nidri’ye geldik.
Bence Nidri, karşısındaki Tranquil ve güneyde Vlikho, bol tekne barındıran koylar topluluğu. Öncelikle Nidri’ye bir göz attık.
Rıhtım çok kalabalık, teknelerle dolu. Bu yoğunluk, Nidri’nin bir yat kiralama merkezi olmasından da kaynaklanıyor.
Kasaba rıhtımının güneyinde, birkaç iskele ve ponton var. İlk iskele, bir kiralama şirketine ait. Şirketin, iskele üzerinde tabelası var.
Yer varsa, danışarak bağlanmanın mümkün olduğu belirtiliyor. Diğer iskelelerde de, yer varsa, danışarak bağlanma imkanı var.
Fakat buralarda da boş yer yok. Burada daha fazla oyalanmadan, karşıdaki Tranquil koyuna yöneldik.



(https://i.postimg.cc/zX1YcfRF/IMG-0575.jpg)


Tranquil, Nidri şehrinin tam karşısındaki koy. Tekneler burada demir atıp, alargada kalıyorlar. Bazıları kuzeydeki kıyıdan koltuk almışlar.
Koyun etrafı ağaçlarla çevrili. Burası da, teknelerle dolu ama Nidri gibi karmaşık bir kalabalık yok.
Sanırım kıyıdaki az sayıdaki yerleşim, bu koyun daha sakin kalmasında etkili.

38°42'8"N  20°42'50"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz


(https://i.postimg.cc/Vvggg4CT/IMG-0570.jpg)



(https://i.postimg.cc/h42VCXYH/SAM-9931.jpg)


Burayı da kontrol ettikten sonra, güneye doğru uzanan dar bir geçitten geçtikten sonra Vlikho koyuna geldik.
Etrafı kara ile çevrili koy her havaya kapalı gibi görünse de, tedbirli olmakta fayda var :) ;)



(https://i.postimg.cc/J0SnfCZB/SAM-9926.jpg)


(https://i.postimg.cc/6QB3J02z/IMG-0571.jpg)


Vlikho’da Eylül 2011’de çok kuvvetli bir fırtına olmuş. Akdenizde eşine az rastlandığı söylenen bu fırtınada, pek çok yatın devrildiği,
bir katamaranın ters döndüğünü yazmış dostumuz Rod.
Koyun batısında, köyün rıhtımı var. Genellikle balıkçı tekneleri ve kiralık yat şirketleri tarafından kullanıldığı söyleniyor.
Boş yer olduğunda bağlanmak mümkünmüş. 2003 yılındaki depremde bu rıhtım hasar görmüş.
Alçak basınç olduğunda, su seviyesinin rıhtımın üzerine çıktığı söyleniyor.
En nihayetinde, bu kadar yer gördükten sonra, Vlikho’da alargada kalmaya karar verdik. Koyun kuzeydoğusuna 6 metreye demir attık.

38°41'13"N   20°42'30"E
Bu kooridinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz


https://goo.gl/maps/kPNM5zH7F3r
Google Earth olmayanlar için link


(https://i.postimg.cc/JhhsHxr0/IMG-0574.jpg)


Dip çamur ve yosun. Demiri kontrol ettik, iyi tutmuş. Güzel bir yerdeyiz.
Kıyıda, yani koyun doğusunda yeşillikler içerisinde tavernalar var. Görüntüsü bile, serinlik ve rahatlık veriyor.
Keşif yapmak için, botumuza binip kıyıya gittik.


(https://i.postimg.cc/DwwvxztY/SAM-9938.jpg)



(https://i.postimg.cc/HknmQhyq/SAM-9932.jpg)


Ahşap iskeleye botumuzu bağladık. Ağaçların gölge yaptığı tavernalarda bir iki kişi var. Ortalık sessiz.
Karşılaştığımız garsona, araba kiralayacak bir yer sorduk. Çok yardımcı oldu. Birkaç yere telefon etti. Fakat araba yok.
Daha önce Levkas adasına, karadan arabamız ile gelip, dolaşmıştık. Bu sebeple, araba bulamadığımıza fazla üzülmedim.
Deniz kıyısında oturup, soğuk bişeyler içtikten sonra teknemize geldik. Hava çok sakin.
Kiralık araba bulamadığımıza göre, deniz yolunu kullanacağız. Botumuza binip Nidri’ye gittik.
Botla giderken çevreyi daha yakından, görme fırsatımız oldu. Geçen birkaç saat içerisinde tekne sayısı çok artmıştı.
Alargada, iskelede, rıhtımda her yerde tekne var. Nidri’ye gelince rıhtıma yanaştık.
Burada küçük teknelerin arasında, botların yanına yanaşıp, botumuzu bağlayıp, kıyıya çıktık.


https://goo.gl/maps/eJ6ToKVY35F2
Nidri için link



(https://i.postimg.cc/MTbgk7B0/IMG-0572.jpg)


Nidri, çok kalabalık bir yazlık yerleşim. Aynı zamanda kiralık tekne ve su sporları merkezi.
Çevrede pek çok yat, sürat teknesi, sörf, feribot ve gezi tekneleri görmek mümkün.
Şehirde bu kalabalıklara ev sahipliği yapabilmek için düzenlenmiş gibi. Kıyıda pek çok taverna, kahve, restoran var.
Hatta şehrin ara sokakları bile çeşitli dükkanlar ve restoranlar ile dolu. Kıyıdaki plajlar da, bu kalabalıktan payını almış.
Bu haliyle Nidri, ihtiyaçlar karşılandıktan sonra hemen uzaklaşılacak bir yer.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Nisan 02, 2019, 22:35:49
Levkas, Vlikho (Devam...)


Tam anlamıyla turistik bir kasaba olan Nidri’yi sevemedik. Biraz dolaştıktan sonra, botumuza bindik.
Yolda, ilgimizi çeken yerlere uğrayıp, yakından gördük.


(https://i.postimg.cc/ZnZSPMmN/IMG-0578.jpg)


Tekneye doğru ilerlerken, rüzgarın arttığını fark ettik. Saat 17.00’de tekneye geldiğimizde küçük dalgalar başlamıştı bile.


(https://i.postimg.cc/RhCYZ59g/IMG-0550.jpg)


Bu arada, yaklaşık olarak sancağımızda bulunan bir tekne demir tazelemek için hazırlıklara başladı.
Yeni bir yere demir atmaya başladıkları sırada, Malta bayraklı bir tekneye fazlaca yaklaşınca, teknedeki adam, yüksek sesle ikazda bulundu.
Bu uyarıyı, pek dikkate almayıp, Malta bayraklı tekneden fazla uzaklaşmadan, tekrar demir atmaya devam ettiler.
Biraz önce sesini yükselten adam, bu kez bağırarak, eliyle de uzakları işaret ederek, gitmelerini söyledi.
Biraz durup, çevreye bakındıktan sonra, demirlerini aldılar. Rüzgar o sırada 20/22 knot esiyordu.
Koyda pek çok demirleyecek yer olmasına rağmen, demir tazelemek isteyen bu çift nedense,
bulundukları yerden, pek uzağa gitmek niyetinde değillerdi. Bu kez, yeni demir atmak için seçtikleri yer, bizim demirin üstü oldu.
Biz uyarmadan, durumu fark edip, demirlerini aldılar. Fakat bizim demire takılmamazlık da etmediler ;)
Hem kendi teknemizi, hem onları dikkatle izlemeye, bir taraftan da, “demir tazeleyelim” diye konuşmaya başladık.
Onlar bizim demirimizi bozduktan sonra, daha uzakta şanslarını denemeye karar verdiler. Bu sırada, biz de  kıyıya doğru yaklaştığımızı fark ettik.
Aynı anda, iskelemizdeki, Fransız bayraklı tekne de, vuvuzela çalarak dikkatimizi çekti ;) ve kıyıya doğru yaklaştığımızı işaret etti.
Gayet iyi tutmuş olan demirimiz, kendisini rahatsız hisseden bir tekne tarafından bozulmuştu. 24/26 knot esmeye başlayan rüzgarda demir aldık.
Çevreyi kontrol  ederek, 6 metreye yeniden demir attık. Demirimizi kontrol ettik, tutmuştu. Kısa bir süre sonra, rüzgar 28/30 knot esiyordu.
Koyda dalgalar da oluşmaya başladı. Rüzgarsız diye anılan İyonya’da rüzgarlı günlerimizden birini daha yaşıyorduk ::)


(https://i.postimg.cc/85k8jrmd/IMG-0551.jpg)



(https://i.postimg.cc/KYFwHgwX/IMG-0552.jpg)


Montlarımızı giyip, hem kendi teknemizi hem de diğer tekneleri gözlemleyerek, havuzlukta oturduk.
Birçok tekne bizimle aynı durumdaydı. Bu kez, gün batarken, soğuk bir şeyler yerine, içimizi ısıtacak bişeyler içtik :) ;)
Temmuz ortasında, üzerimizdeki montlar hiç fazla gelmedi.


(https://i.postimg.cc/KzW9xKq8/IMG-0553.jpg)


Akşam yemeği için, kıyıya çıkmak niyetindeydik. Öğlen uğradığımız Elia restoranı beğenmiş hatta yer ayırtmıştık.
Fakat hava daha da sertleşecek gibi görünüyordu. Sadece gidiş değil, gecenin bir vakti,
rüzgarlı havada tekneye dönmeyi de düşününce, kıyıya gitmekten vazgeçtik.
Hava kararırken, iki botun serpinti alıp, ıslanarak, çığlıklar eşliğinde, teknelerine dönmeye çalıştıklarını görünce,
tekneden ayrılmadığımız için çok mutlu oldum.
Rüzgarın sesini bastırmaya çalışan müzik eşliğinde,
klasik karavanamızı (domates,fesleğen soslu makarna ve konserve barbunya pilaki) yedik :) ;)
Rüzgar şimdiye kadar en çok 31 knot esmişti.
Nightcap’lerimizi içtikten sonra, rahat bir gece geçirmek dileğiyle, GPS ve derinlik alarmımızı kurup, çok geç olmadan uykuya daldık.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Nisan 03, 2019, 11:04:35
Dört yazı biriktirip öyle okudum. Çok iyi geldi.. Umarım overdose olmamışımdır.  :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hasan Alpaslan Öz - Nisan 03, 2019, 15:55:56
Muhteşem fotolar, hepsi tablo gibi.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Nisan 03, 2019, 23:48:24
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Dört yazı biriktirip öyle okudum. Çok iyi geldi.. Umarım overdose olmamışımdır.  :)

Yaza az kaldı :) Biraz doping iyi gelir sanki :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Nisan 04, 2019, 00:53:11
Levkas Vlikho’dan, Levkas Nikiana’ya
20 Temmuz 2018 Cuma


Rüzgar gece boyunca esti. Ali, gece bir iki kez kalkıp çevreyi ve derinliği kontrol etti.
Rüzgarın çıkardığı sesler nedeniyle, uykumuzun bölünmesi dışında, bir sorun yaşamadık.
Bir ara sesler kesilince, merak edip, güverte kapağından dışarı baktım. Her yer süt liman olmuştu.
Gece boyunca esen rüzgardan eser yoktu. Saat 06.00’ya geliyordu. Dışarıda şöyle bir görüntü vardı:


(https://i.postimg.cc/4Nz9m86p/IMG-0556.jpg)




(https://i.postimg.cc/L5jngX1m/IMG-0555.jpg)




(https://i.postimg.cc/nVqzkXXJ/SAM-9942.jpg)


Bu renk cümbüşünü kaçırmamak için hemen kalktık. Koya henüz girmeye başlayan güneş, büyüleyici manzaralar oluşturmaya başlamıştı.
Güverte üzerinde oturup, hayranlıkla çevreyi izlemeye koyulduk. Denizle kara birbirine karışıyor gibiydi.
Bambaşka ışık ve yansıma oyunları çevremizi sarmıştı. Uzun bir süre sonra hiç konuşmadığımızı fark ettik.
Bu güzel görüntülere kendimizi öylesine derin kaptırmıştık. Birden kahvelerimizin eksikliğini hissettik :) ;)
Sabahları bizi uyandıran, nerdeyse vazgeçilmez olan kahve yapmayı bile unutmuştuk. Aramızda hemen iş bölümü yaparak, kahveleri hazırladık.
Sonra kaldığımız yerden, güverte üzerinde ışık oyunlarını izlemeye devam ettik.


(https://i.postimg.cc/kX1dFCvC/IMG-0557.jpg)




(https://i.postimg.cc/FFGtNvqS/IMG-0559.jpg)




(https://i.postimg.cc/9MFpB6p3/SAM-9945.jpg)


Doğa her zaman olduğu gibi olağanüstü gücünü ve güzelliğini her fırsatta göstermeye devam ediyordu.
Görünüşe bakılırsa güzel bir gün bizi bekliyordu. Etraf hareketlenmeden botumuzla dolaşmaya çıktık.


(https://i.postimg.cc/BvhhRZtZ/IMG-0564.jpg)




(https://i.postimg.cc/L8DvZ4tk/IMG-0562.jpg)


Yeni uyanmaya başlayan koyda, geze dolaşa Tranquil koyuna kadar geldik.
Buraya kadar gelmişken, hemen karşıdaki Nidri’ye, temel gıdamızı almak için uğradık :)
Çikolatalı kruvasanlar soğumasın diye, botla dönerken yolda yedik 8)


(https://i.postimg.cc/XJfrpqF4/IMG-0568.jpg)




(https://i.postimg.cc/x1NTXqDh/IMG-0566.jpg)




(https://i.postimg.cc/FzKhNHVP/IMG-0579.jpg)


Hareketlenmeye başlamış teknelerin arasından geçerek teknemize geldik.
Teknemize çıkmadan önce, karşı kıyıda, dün tespit ettiğim güzel yerde denize girdik.
Pırıl pırıl deniz enerjimizi arttırdı. Artık günü planlayabilirdik :)


(https://i.postimg.cc/yx2tt1Q3/IMG-0580.jpg)




(https://i.postimg.cc/zf3MzHsH/SAM-9941.jpg)




(https://i.postimg.cc/6qhzL9sN/SAM-9943.jpg)


Tekneye geldiğimizde saat 10.00’a geliyordu. Güne erken başladığımız iyi olmuştu. Niyetimiz biraz yol yapıp, Paxoi adasına gitmek.
Önümüzde Levkas kanalı geçişi var. Kanal saat başı açılıyor. Ona göre hareket etmek gerekiyor.
Sonrasında da Paxoi’ye kadar yaklaşık 34 deniz mili var. Paxoi’ye akşam ulaşmış olacağız gibi görünüyor. Yer bulamayabiliriz.
Hemen yeni bir alternatif arayıp, bulduk.Küçük Nikiana limanı. Levkas’ın doğusunda, Vlikho’dan yaklaşık 6 deniz mili uzaklıkta.
Levkas kanalı geçişi öncesi, konaklamak için iyi bir yer gibi görünüyor.
Hazırlıklarımızı yaptıktan sonra, saat 10.30’da Levkas Vlikho koyundan demirimizi aldık.
Kanal turu yapıyor gibi, teknelerin arasından geçerek ilerledik. Günlük gezi tekneleri, seferlerine başlamışlardı.


(https://i.postimg.cc/k58Qvn8h/IMG-0585.jpg)


Dünün aksine, bugün rüzgar yok gibi. Yolumuz kısa olduğu için motor seyri yapmak sıkıcı gelmedi.
Limana yaklaşırken, önce mendireği görmeğe çalıştım. Biraz ilerleyince, mendireğin iç tarafında  iki boş yer gördük.
Pilot kitap, Nikiana’nın kiralık tekne firmaları tarafından yoğun bir şekilde kullanıldığını yazıyordu.
Boş yer bulduğumuz için şanslı sayılırdık.


(https://i.postimg.cc/vZ5TPDq9/Go-ru-ntu-3-04-2019-23-30.jpg)


Boşluklardan birine, iki tekne arasına yanaşmak üzere manevraya başladık. Su çok temiz dip görünüyor.
4 metreye demir atıp, mendireğe kıçtan kara bağlanmak üzere gelirken,
o vakte kadar teknesinin havuzluğunda oturup bizi izleyen beyefendi (sanıyorum halatımızı almamak için 9kly3) içeri girip,
ortadan kayboldu. Etrafta başka kimse yok.
Ben kıyıya atladım. Halatlarımızı bağladık :)

38°45'40"N  20°43’15”E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yerleştirebilirsiniz.


https://goo.gl/maps/BWJcrkomnWN2
Google Earth olmayanlar için link


(https://i.postimg.cc/Xq04BgWz/SAM-9946.jpg)


Bağlanma işlerimiz bittiğinde saat 11.30’du. İskele üzerinde elektrik kutusu var. Uzunca bir su hortumu da iskele üzerinde duruyor.
Biraz sonra görevli geldi. Bağlanma ücreti bir gün için 15,70, ilave günler için 7 Euro. Elektrik ve su ücrete dahil :)


(https://i.postimg.cc/XNxzC8nB/SAM-9949.jpg)




Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hakan Şarkaya - Nisan 04, 2019, 13:11:50
Süper fotolar. Tebrikler.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Nisan 04, 2019, 14:09:29
İlaç gibi geldi yine... Elinize sağlık... 1w5ey8
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Hasan Alpaslan Öz - Nisan 04, 2019, 16:15:25
Önceki fotolara tablo gibi demiştim, Ancak Levkas Vlikho limanındaki fotoları görmeden erken yazmışım. İnanılmaz güzel fotolar çok imrendim .. Bunları paylaştığınız için çok şanslı hissettim kendimi  1w5ey8 Teşekkürler
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Ömer Hakan Oğuzalp - Nisan 04, 2019, 21:45:15
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Dört yazı biriktirip öyle okudum. Çok iyi geldi.. Umarım overdose olmamışımdır.  :)

Aynen katılıyorum. Anlatım çok güzel   1w5ey8
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Eyüp Oğan - Nisan 04, 2019, 23:03:52
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Yaza az kaldı :) Biraz doping iyi gelir sanki :)

Fotograflar şahane..
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Recep Ertürk - Nisan 05, 2019, 11:25:36
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Levkas Vlikho’dan, Levkas Nikiana’ya

Boşluklardan birine, iki tekne arasına yanaşmak üzere manevraya başladık. Su çok temiz dip görünüyor.
4 metreye demir atıp, mendireğe kıçtan kara bağlanmak üzere gelirken,
o vakte kadar teknesinin havuzluğunda oturup bizi izleyen beyefendi (sanıyorum halatımızı almamak için 9kly3) içeri girip,
ortadan kayboldu. Etrafta başka kimse yok.
Ben kıyıya atladım. Halatlarımızı bağladık :)


İlgiyle izliyorum. Çok güzel görseller, çok sade bir anlatım. İmrenilesi bir tatil güncesi ama..

Denizcilik adetleri değişmeye başlamış..

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Nisan 09, 2019, 23:43:45
Levkas, Nikiana Limanı ve Levkas (Lefkada) şehri
20 Temmuz 2018 Cuma

Bağlanmamızı tamamladıktan sonra, yandaki teknenin içeri kaçan mürettebatı gözüktü ;)
Eşi ve çantaları ile beraber dışarı çıktı.
Üç beş dakika içerisinde de, gergin tavırlarla kıyıya çıkıp, çantalarını çekerek uzaklaştılar.
Tatil her zaman gülen yüzler ile bitmeyebiliyor.
“Buranın yerel teknesi mi evine mi gidiyor” diye düşünürken,
bir süre sonra kiralık tekne firması elemanı olduklarını anladığımız iki kişi geldi.
Bu teknenin kiralık tekne olduğunu ve burada kullanıcısı tarafından bırakıldığını anladık.
Gelenler, tekneyi alıp götürmek üzere hazırlıklara başladılar ama bir türlü teknenin anahtarını bulup kapıyı açamadılar.
Fakat teknenin kilitli olduğunu, içeri giremeyeceklerini anlayınca sağa sola telefon ettiler. Gergin, sinirli konuşmalar oldu.
Tekne kilitliydi ama motor anahtarı üzerindeymiş. Motoru çalıştırıp, demir alıp (ırgat da faal halde bırakılmış) kilitli bir tekne ile çıkıp gittiler.


(https://i.postimg.cc/SQDgyL8C/IMG-0592.jpg)


Bu arada, sancak tarafımızdaki teknenin de, kiralık tekne firmasına ait olduğunu anladık.
Bu tekneler arasında kendimize yer bulabildiğimiz için şanslı sayılırdık.
Ortam sakinleşince, çevreyi dolaşmak üzere tekneden ayrıldık. Küçük limanın güneyinde yerel tekneler bağlı.
Limanın kuzeybatısında, plajın açıklarında demirleme imkanı var. Ayrıca, mendireğin arkasında sanki saklı gibi duran çok güzel bir plaj var.
Üstelik tekneye birkaç adım mesafede. Deniz berrak, dipteki minik çakıl taşları görünüyor. Bu haliyle deniz insanı kendine çekiyor.
Kıyıda ağaçların altında, ahşap sandalyeleri ile insana huzur veren bir taverna var. Burayı ilk görüşte çok sevdik.


(https://i.postimg.cc/VkcDfz40/IMG-0594.jpg)



(https://i.postimg.cc/FKTZV3v0/IMG-0599.jpg)



(https://i.postimg.cc/k5gNGGSG/IMG-0588.jpg)


Limanın batı tarafından karayolu geçiyor. Başka bir deyişle, limandan çıkınca yol ile karşılaşıyorsunuz.
Hemen yakında otobüs durağı var. Buradan Levkas şehrine gitmek mümkün. Otobüs saatlerini kontrol ettik.
Biraz deniz keyfi yaptıktan sonra Levkas şehrine gitmeğe karar verdik.
Kara tarafından bakınca, Nikiana, tipik bir yazlık kasaba havasında. Az katlı evler, küçük oteller hemen göze çarpıyor.
İhtiyacınız olan pek çok şeyi bulabileceğiniz dükkanlar, market, fırın kahveler, tavernalar var.
Nikiana, küçük ama aynı zamanda farklı seçenekleri olan bir şehir.
Çevre turumuzu tamamladıktan sonra, tekneye geldik. Mendirek üzerinde ahtapotlar hazırlanıyordu.
Bu manzarayı görünce, nedense acıktığımızı hissettik :) ;)


(https://i.postimg.cc/jdjR8ryN/IMG-0596.jpg)


Tekneden havlularımızı aldıktan sonra mendireğin arkasındaki plaja geldik. Burada denize girdik, ağaçların gölgesinde dinlendik.
Bir şeyler atıştırmayı da ihmal etmedik. Daha sonra tekneye geldik. Islak havluları bırakıp, hazırlandık.
17:00’deki Levkas şehrine giden otobüse yetiştik. Kişi başı 1,80 Euro ödedik. Yaklaşık yarım saat sonra şehre ulaştık.


(https://i.postimg.cc/hvf3dM7J/IMG-0623.jpg)



(https://i.postimg.cc/7L9Btj3G/IMG-0609.jpg)


Levkas şehri, adayı anakaradan ayıran kanalın güneydoğuya kıvrıldığı noktada. Eski bir liman şehri görünümünde.
Tekne bağlamak için, şehir rıhtımı ve marina var. Şehir rıhtımı oldukça kalabalık, marina da dolu görünüyor.
Şehir rıhtımı, aynı zamanda kiralık tekne firmaları tarafından da kullanılıyor.
Levkas ana kara ile bağlantısı olduğu için, yerli halk tarafından çok tercih edilen bir ada. Şehir bu sebeple hem kalabalık, hem de hareketli.


(https://i.postimg.cc/ZqWcj05g/IMG-0622.jpg)


Diğer yandan, daracık sokaklardaki binalar, yıpranmış görüntüleriyle eskiyi hatırlatıyor.
Bu şehir de, 1953’deki depremden etkilenmiş. Yeniden inşa edilmiş. Evler genellikle iki katlı.
Depreme dayanıklı olması için evlerin ikinci katı çelik ve saçtan yapılmış.
Şehir yeniden yapılırken de, belli bir tarz korunmamış görünüyor.
Her şeye rağmen şehir canlı bir yapıya sahip ve kendine özgü bir havası var.


(https://i.postimg.cc/CLwsXcKb/IMG-0627.jpg)




(https://i.postimg.cc/zGVKY6YH/IMG-2098.jpg)



Şehir içindeki küçük meydan, pastel renkleri, taverna, kahve ve barları ile özellikle akşam saatlerinde ilgi çekici.
Güzel renkleri ve çevreyi daha rahat izlemek için, meydanı iyi gören bir yere oturup, uzo&meze yapmaya karar verdik.
Bu arada, meydanın karşısında bir grup müzik yapmaya başladı.


(https://i.postimg.cc/6QC79Njq/IMG-0630.jpg)




(https://i.postimg.cc/m2htP9X0/IMG-0639.jpg)


Uzo yanında sıcak meze ile geldi. Çok beğendik. Birer tane daha söyledik. Bu kez yine sıcak ama başka bir çeşit geldi.
Bir önceki mezeden istediğimizi söyleyince, garson onun bugün için yapılan yemek olduğunu ve bittiğini belirtti.
Fakat  sıcak sıcak gelen bu küçük tabakları çok sevdik. Bu şekilde akşam yemeğine devam ettik.
Saatler ilerledikçe, meydan kalabalıklaştı. Biz de, keyifle oturduk.
Son otobüsü kaçırmamak için, kendimize yürüyüş payı da bırakarak meydandan ayrıldık.
Otobüs durağına geldiğimizde kendimizi Birleşmiş Milletler toplantı salonunda gibi hissettik.
Değişik yaşlarda, farklı dillerde konuşan pek çok insan vardı.
Büyük bir grup olarak gelen otobüsü doldurduk ve yola koyulduk. Gülüşmeler, kahkahalar arasında, limana geldik.
Limana çok yakın olan otobüs durağından yürüyerek, teknemize geldik.
Kıyıdaki tavernada oturan birkaç kişiden başka, çevrede hareket görünmüyor.
Öğleden sonra başlayan rüzgar kesilmiş. Gece sakin. Gökyüzü açık ve yıldızlarla dolu.
Bir süre havuzlukta oturup, yıldızları seyrettikten sonra, nightcap’lerimizi içip, uykuya daldık.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Nisan 12, 2019, 00:47:10
Levkas Nikiana’dan (Levkas kanalını geçerek) Paxoi adası
21 Temmuz 2018 Cumartesi

Sabah 07.00’ye doğru uyandık. Dışarıda hava çok sakin görünüyor.
Dün hareketli bir gün geçirmemize rağmen, sabah çok iyi dinlenmiş olarak uyandık. Gönüllü olarak kruvasan almaya bile gittim 8)


(https://i.postimg.cc/ZnWTF1ZG/IMG-0643.jpg)


Liman henüz uyanmamış görünüyorken, biz havuzlukta kahve eşliğinde çikolatalı kruvasanlarımızı çoktan yemiştik :)
Hazırlıklarımızı yaptıktan sonra, saat 08.00’de Levkas Nikiana’dan halatlarımızı çözüp, demirimizi aldık.


(https://i.postimg.cc/Kc3jTMzR/IMG-0646.jpg)


Niyetimiz, Levkas kanalından geçip, Paxoi adasına gitmek. Kanalın güney girişine yaklaşık 2 deniz mili yolumuz var.
Levkas kanalı 3,5 deniz mili. Kanaldan sonra Paxoi adası Gaios limanı yaklaşık 34 deniz mili uzaklıkta. Toplamda 40 deniz mili yolumuz var.
Hava sakin, rüzgar çok az, motor ile seyrediyoruz. Kanalın güney girişine doğru ilerlerken, iskelemizde, adanın doğu kıyısında alargada  pek çok tekne gördük.
Kanal geçişinden önce ya da sonra buralarda da demirleme imkanı var.


(https://i.postimg.cc/Zq1tzChM/IMG-0648.jpg)


Levkas kanalı ile ilgili genel bilgiler şöyle:
Ada ve ana kara arasındaki tuzlanın içinden geçen kanal, tekneler için bir geçiş yolu sağlıyor.
Kanal  en az 6 m derinlikte alacak şekilde taranıyor.
Bazı yerlede derinlik 3 metreye kadar düşüyormuş.
Gün içinde köprü saat başı açılıyor. Köprü açılacağı zaman bir siren çalıyor. 21.00 ve 06.00 saatleri arasında köprünün açılması için çağrıda bulunmak gerekiyor.
Kanal şamandıralar ile işaretlenmiş.
Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün geleneksel düzenlememlerinin aksine özel bir düzenlemeye göre “güneye doğru akan trafik” yol hakkına sahip.


(https://i.postimg.cc/8cZZD06z/Ekran-Resmi-2019-01-25-16-51-15.png)


Biz saat 09.00’da geçiş yapmak üzere hazırlık yaptık. Çevreyi seyrederek, kanalın güney girişine yaklaşırken, sancağımızda üzerinde fener olan,
küçük Volios adasını ve kanalı işaret eden ilk şamandıra grubunu gördük. Saat 08.25 idi.
Burada şamandıralara dikkat etmek gerekiyor. Doğu tarafta bir resif, batı tarafımızda ise bir dalgakıranın kalıntıları yer alıyor.


(https://i.postimg.cc/850FSdCV/IMG-0652.jpg)



(https://i.postimg.cc/Prmmmcxp/IMG-0655.jpg)


Şamandıraları takip ederek ilerledik. Geriye dönüp baktığımızda, arkamızdan gelen teknelerin çoğalmaya başladığını gördük.
İlerledikçe doğu tarafımızda Tuz gölü, batı tarafımızda harabeler görünmeye başladı.


(https://i.postimg.cc/T3t50XXw/IMG-0656.jpg)


Bir süre sonra, batı tarafımızda Levkas Marina göründü. Marina oldukça kalabalık görünüyor.
Hemen kuzeyinde Levkas şehir rıhtımı var. Orada da, hatırı sayılır tekne yoğunluğu var.


(https://i.postimg.cc/FKJFStrw/SAM-9969.jpg)



(https://i.postimg.cc/BbhfyNZx/IMG-0669.jpg)


Şehir rıhtımını da geçtikten sonra köprüden önceki son bölüme gelmiş olduk.
Önümüzdeki, ve arkamızdaki teknelerle konvoy halinde çok yavaş ilerlerken, saat 08:50 ‘yi gösteriyordu.
Ali dümende ben ise bir taraftan saati kontrol ederken, bir taraftan da teknenin üzerinde dolaşarak fotoğraf çekiyordum.


(https://i.postimg.cc/1z12vb0k/IMG-0697.jpg)



(https://i.postimg.cc/SsTZbP8N/IMG-0680.jpg)



(https://i.postimg.cc/qR5G53VN/SAM-0963.jpg)


Siren çalmaya başladığında saat 09.01’di. Önümüzdeki köprü bir kuş gibi kanatlarını havaya kaldırdı.
Kocaman gövdesiyle dönerek bize yol açtı :) Korint kanalındaki batan köprülerden sonra bu köprünün de açılış şekli bir hayli ilginçti.
Karadan araba ile yaptığımız Yunanistan gezimizde köprünün açılışını daha yakından izleme fırsatını yakalamıştık.
Düşünüyorum da, sadece Yunanistan köprü ve kanalları (özellikle köprüler farklı açılma yöntemleri ile) ayrı bir yazı konusu olur ;)   


(https://i.postimg.cc/0QYwpK5g/IMG-0687.jpg)


(https://i.postimg.cc/TPmL65Dy/IMG-0689.jpg)



(https://i.postimg.cc/C5vdNjW2/IMG-0691.jpg)



(https://i.postimg.cc/x1NqvNgs/IMG-0692.jpg)


Köprünün bize açtığı yoldan, karşıdan gelen teknelere ve şamandıralara dikkat ederek çıkışa doğru ilerledik :)


(https://i.postimg.cc/brKfprbJ/IMG-0695.jpg)



(https://i.postimg.cc/nhxcDSjL/SAM-0945.jpg)



(https://i.postimg.cc/3rDKbQ2R/SAM-0941.jpg)


Doğuda Ayios Mavros (Santa Maura) hisarını, batı tarafımızda şarap kooperatifi ve deposunu gördükten sonra
kum banklarına dikkat ederek, kanal geçişimizi tamamladık.


(https://i.postimg.cc/8PPZzNwk/IMG-0714.jpg)


Artık açık denizdeyiz!
Kanaldan çıktıktan sonra iki tekne hariç hepsi ana karaya Preveze ya da Parga’ya doğru rotalarını çevirdi.
Biz Preveze ve Parga’yı daha önce görmüş olduğumuz için tercihimizi adalardan yana yaptık. Rüzgar yok.
Önümüzde 34 deniz mili yolumuz var. Yaklaşık iki saat sonra biraz rüzgar çıktığını görünce hemen yelkenlerimiz açtık.
Fakat rüzgar hızı 10 knot üzerine çıkmadı.


(https://i.postimg.cc/yxN0sYKw/IMG-0719.jpg)


Biz de en çok 10 knot esen rüzgarda hafif hava yelken trimi antremanları yaptık. Daha sonra motor gücüyle ilerledik.
Bir taraftan da, Yunanistan’ı, köprülerini, adalarını, gördüğümüz yerleri konuşurken yolun nasıl geçtiğini anlamadık.
Önce iskelemizde Anti-Paxoi ardından Paxoi adası göründü. Anti-Paxoi’ye dönüşte uğramayı tercih ettik.
Yazılanlara göre, Anti-Paxoi gecelemek için uygun değil. Gündüzleri ise berrak denizi ve güzel koyları yüzme molaları için çok uygun görünüyor.
Gaios şehrinin önünde bulunan Panayia ve Ay. Nikolaos adaları Gaios’da doğal bir kanal oluşturuyorlar.
Başka bir deyişle, Gaios, önünden kanal geçen bir şehir. Bir süre sonra Gaios kanalı göründü.
Kanalın güneyindeki girişte derinlik 2 m olarak görünüyor. Bu sebeple kuzey girişine yöneldik.
Kanalın başlangıcında en geniş yerde sancakta feribot iskelesi var.


(https://i.postimg.cc/3xQCDhFD/IMG-0731.jpg)


Daha sonra karşıdan geleni göremeyeceğiniz, kör nokta oluşturan bir dönüş var. Bu dönüşte iki şeye dikkat gerekiyor:
1- Doğu tarafından en azından ortasına kadar olan kısımda sığlık var.


(https://i.postimg.cc/638Yf027/Screenshot-20190411-214718-it-navionics-single-App-Marine-Lakes-HD.jpg)


Rod amcanın kitabında bu sığlık konusunda bir uyarı yok.
Kitabındaki harita ise şöyle (belki de onun yazdığı gibidir. Denemedik!)


(https://i.postimg.cc/XNFgNXw0/IMG-4567.jpg)



(https://i.postimg.cc/GtJYF8Q8/IMG-0796.jpg)


2- Karşınıza her an katamaran çıkabilir!

(https://i.postimg.cc/mZwtSs4H/IMG-0735.jpg)


Köşeyi sorunsuz bir şekilde döndükten sonra, kanalda ilerlemeğe başladık.
Sancağımızda şehir rıhtımı, iskelemizde ise Ay. Nikolaos adası var.
Manzara o kadar güzel ki, bir tarafta şehir bir tarafta doğal yaşamın devam ettiği hissini veren ada ve kıyısı.
Fakat dar sayılabilecek kanalda ilerlerken bir taraftan da rıhtımda boş yer baktığımız için kanalı istediğimiz gibi seyredemiyoruz.
Kesinlikle botla dolaşılacak bir yer :) ;)


(https://i.postimg.cc/0Q996zbH/SAM-9988.jpg)


Önümüzde bir yelkenli var. O da yer arıyor. Kanalın güney ucuna yaklaşmaya başladığımızda, önümüzdeki yelkenli bir yer buldu.
Ondan sonra biz de, büyük bir gezi teknesinden sonraki iki yelkenlinin arasını boş görünce çok sevindik.
Bağlanmak üzere hemen manevraya başladık. 3 metreye demir atıp, kıçtan kara rıhtıma bağlandık.
Sancağımızdaki teknedeki genç adam koltuk halatlarımızı aldı. Saat 14:30’da bağlanmıştık.


39°11'48"N   20°11'12"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz

https://goo.gl/maps/XLQzqBXZERn
Google Earth olmayanlar için link



(https://i.postimg.cc/wxGdzfcr/IMG-0756.jpg)


Şehir rıhtımında güzel bir yer bulmuştuk. Şanslı sayılırdık. Küçük bir kutlamayı hak etmiştik.
Hemen soğuk içeceklerimizle birlikte havuzlukta yerimizi aldık :)


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Nisan 13, 2019, 17:35:25

Levkas kanalı ve çevresi panoramik görüntü

(https://i.postimg.cc/3wH22nYx/SAM-9976.jpg)



Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Nisan 14, 2019, 23:35:36
Paxoi, Gaios
21 Temmuz 2018 Cumartesi

Teknede biraz dinlendik. Biraz da çevremizi izledik. Şehir rıhtımına kıçtan kara bağlıyız. Karşımızda Pan&Theo restoran var.
Şehrin ana caddesi önümüzden akıp gidiyor. Teknenin baş tarafından bakınca ise bambaşka bir dünya var.
Kanal üzerinde hareket eden irili ufaklı tekneler. Kanalın oluşmasına katkı sağlayan ada ve kıyısına bağlanmış küçük gezi tekneleri.


(https://i.postimg.cc/MZ1kk8qf/IMG-0759.jpg)



(https://i.postimg.cc/MKtFx64H/IMG-0769.jpg)


Adayı dolaşmaya çıktık. Rıhtım boyunca devam eden yol üzerinde restoranlar, ve kahveler, deniz tarafında ise yoğun bir tekne trafiği var.
Yol kuzeye doğru feribot iskelesine kadar devam ediyor.
Paxoi küçük bir ada. Şöyle ki, 5 mil uzunluğunda 2 mil genişliğinde. Her tarafı yeşil ve zeytin ağaçları ile dolu.
Diğer yandan, doğu, kuzey ve güney tarafında Gaios’dan başka teknelerin konaklayabileceği birkaç koy daha var.
Batı tarafında da çok güzel koylar var. Fakat bu koylar bizim gibi tekneler için uygun yerler değiller maalesef.
Küçük teknelerle gitmek gerekiyor. Ada çok güzel deniz, koy ve kıyılara sahip.
Biz de tekne ile gidilebilecek koyların tümüne uğramak niyetindeyiz. Bir kısmı dönüş yolunda olmak üzere.


(https://i.postimg.cc/7YQnmfd3/IMG-0730.jpg)



(https://i.postimg.cc/mr73LVDj/IMG-0770.jpg)



(https://i.postimg.cc/BQtxLJbX/IMG-0733.jpg)


Ada zeytinyağı ile ünlü ve en önemli geçim kaynaklarından biri.
Okuduklarımıza göre, İngilterede ünlü Harrods mağazası Paxoi zeytinyağlarını satıyormuş.
Burada ve diğer koylarda zeytinyağı satan yerlere rastlamak mümkün.
Bazıları iyi bir şekilde dekore edilmiş, bazıları ise eski bir depo görüntüsünde.
Gaiosda rıhtımda böyle eski bir depo görünümlü dükkanı görünce hemen içeriye girdik.
İçeride beyaz saçlarını özenle taramış bir hanımdan başka kimse yok. Birkaç kelime Yunanca ve el işaretleri ile anlaşmaya çalıştık.
Saat 18:00’den sonra oğlunun geleceğini, onun bize daha iyi yardımcı olacağını bile anlattı.
Zeytinyağı fiyatını da yazarak verdi. 3 litresi 35 Euro. 5 litrelik için de yazacaktı ama teyzeyi yormamak için istemedik.
Fiyat biraz pahalı gelse de, ben üzerinde bu kadar çok konuşulan zeytinyağını denemek istediğim için akşam almaya karar verdik :) ;)


(https://i.postimg.cc/4xgV8Vwh/IMG-0749.jpg)



İç tarafta ise dar sokaklarda, az katlı evlerde normal hayat devam ediyor.
Küçük meydanda kanal manzaralı kilise şehrin merkezi.


(https://i.postimg.cc/RZSq6RXG/IMG-0775.jpg)




(https://i.postimg.cc/pXxL4Cbx/IMG-2035.jpg)




(https://i.postimg.cc/tCX92gW4/IMG-2016.jpg)


Yürürken tanıdık bir şeye rastladık. Pembe flamingo!
Bu sene pembe flamingolar çok popüler.
Belki de, Korfos’da kaçan bir flamingoyu yakalamak zorunda kaldığımız için daha çok dikkatimizi çekiyor :)


(https://i.postimg.cc/1RKQnZ2h/IMG-0752.jpg)


Güney tarafında ise, evler azalırken, kıyıda kayalıkların arasında pırıl pırıl berrak sularda denize girmek mümkün.


(https://i.postimg.cc/wMM0jJnB/IMG-0744.jpg)


Haritadaki bilgiye dayanarak bizim geçmediğimiz güney girişinden, biraz daha küçük bir yelkenli geçti.


(https://i.postimg.cc/JhQq3PLn/IMG-0746.jpg)



(https://i.postimg.cc/br4HY5Q6/IMG-0742.jpg)


İlk turumuzu tamamladıktan sonra tekneye geldik.
Kısa bir süre sonra iskelemizde beş teknenin ardından bağlı bulunan büyük yolcu teknesi, yolcularını almış, demir almaya başladı.
Biz yolcu teknesini izlerken, bizim zincirde bir hareket hissettik ve aynı anda yolcu teknesinin bizim demire takıldığını anladık.
Hızla yerimizden kalktık. Ben motoru çalıştırıp, ileri yol verip, koltuk halatlarının gerilmesini sağlarken, Ali de baş tarafa gidip zinciri boşladı.
Koca gövdeli yolcu teknesinin baş tarafında bir adam yarı beline kadar aşağıya sarkmış, demiri kurtarmaya çalışıyordu.
Bu arada, yolcu teknesinin kaptanı, köşkünden kafasını  dışarı çıkarmış durumu izliyordu.
Tekneyi dolduran yolcuların bir kısmı niye rıhtımdan ayrılamadıklarını merak edip, kafalarını uzatmış baş tarafa bakıyorlardı.
Tekne büyük olduğu için baş tarafın eğiminden dolayı zincire ve demire kolay ulaşılamıyordu.
Teknenin baş tarafında sallanan bizim demiri gördükçe kendimi biraz kötü hissettim. Demiri ben atmıştım.
Hatta atarken de dip görünmediği için çevredeki tekne zincirlerine dikkatle bakmıştım.
Ancak yolcu teknesinin bu kadar çapraz demir atabileceğini düşünmemiştim.
Bu arada, yolcu teknesinin kaptanını ve tayfalarını çok takdir ettik.
İçinde yolcu dolu tekne ile demir ile uğraşıp, zaman kaybetmelerine rağmen en ufak bir öfke ya da sinirlilik hali göstermediler.
Bizim demiri zincirlerinden kurtarıp, suya atınca, selam verip gittiler.
Diğer yandan, bütün bunlar olurken, sancağımızdaki yelkenlide bulunan delikanlı, hemen kız arkadaşını yanına çağırdı.
Yolcu teknesini ve bizim tekneyi göstererek anlatmaya başladı. Beni ve baş tarafta duran Ali’yi gösterip yaptıklarımızı anlattı.
Bu arada benim tüm dikkatim bizim teknede ve yolcu teknesinde olduğu için onlarla pek ilgilenemedim.
Her şey bittikten sonra, genç adam bize, böyle bir durum başlarına gelirse, ne yapmaları gerektiğini,
kız arkadaşına uygulamalı olarak anlatabilmesini sağladığımız için çok teşekkür etti.
Hal böyleyken, şimdi ne yapacaktık? Demirimiz yerinden oynamıştı. Boşunu alıp zinciri gerdirdikten sonra iyice asıldık.
“Eskisinden daha iyi tutuyor, yenilememize gerek yok” dedi Ali :)
Yan taraftaki genç çiftle de bunun esprisini yapıp, güldük.
Bu arada, liman görevlisi geldi. Bağlama ücreti olarak 27,5 Euro günlük ödedik.
Bu ücrete elektrik ve su dahil değil. Elektrik ve su kartlı sistem.


(https://i.postimg.cc/3RsFY6jt/IMG-0777.jpg)


Daha sonra, kanalı daha iyi görebilmek için botumuzla kanal turu yaptık. Burası botla dolaşmak için çok güzel bir yer.
Tekne ile göremediğimiz yerleri bot ile yakından görmüş olduk. Yolunuz buraya düşerse, mutlaka bot ile dolaşmanızı tavsiye ederim.
Daha önce de, söylediğim gibi, kanalın iki yakası iki farklı dünya. Belki de, burayı güzelleştiren de bu durum.
Rıhtım boyunca uzanan şehir hayatı tüm hareketi ile devam ederken,
Ay. Nikolaos adası tarafında ise hiç yerleşim yok ve yabanıl hayat devam ediyor.


(https://i.postimg.cc/ZRpyFq3L/SAM-0882.jpg)



(https://i.postimg.cc/RZY3ktLR/IMG-0774.jpg)



(https://i.postimg.cc/L5mht3mH/IMG-2042.jpg)



(https://i.postimg.cc/TPmPB4wd/SAM-0885.jpg)


Hava kararmadan teknemize geldik. Akşam yemeği için ara sokaklardan bir restorana gitmeyi düşünüyorduk ama nedense insanların bol olduğu meydana yakın bir yeri tercih ettik.
İyi ki burayı tercih etmişiz. Hem çok eğlenceli insanlar gördük hem de lezzetli yemek yedik.
Yemekten sonra rıhtım boyunca yürüyüş yaptıktan sonra teknemize geldik.


(https://i.postimg.cc/52Q9FR8B/IMG-0766.jpg)


Teknemizin karşısında bulunan Pan&Theo restoran gece yarısı olmasına rağmen halen kalabalık. Güzel sakin bir atmosferi var.
Biz de neredeyse bu atmosferin bir parçası olan teknemizin havuzluğunda oturduk.
Şehir kendi kabuğuna çekilmeğe başlayınca, biz de teknemizin baş tarafında,
sessizliğe gömülmüş kanalı seyrederek nightcapler’imizi içip, geceyi sonlandırdık.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Metin Çakmakçı - Nisan 15, 2019, 13:35:04
Gıpta ile yazılarınızı takibe devam.. 1w5ey8
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Nisan 15, 2019, 16:41:11
Sanıyorum bu sene yazı serisi sezona yetişecek gibi  :)  :-*

Bu arada bu Yunan ellerinde denizden ahtapot fışkırıyor mu anlamadım gitti senelerdir... Bu kadar çok tüketilmesine rağmen hala sayıları yüksek demek ki..
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Nisan 18, 2019, 01:19:38
Paxoi’den Sivota Mourtos’a
22 Temmuz 2018 Pazar

Sabah 07.30’a doğru uyandık. Çok sakin bir gece geçirdik. Kanalda olmamızın da bunda etkisi var sanırım.
Tatil günleri ilerledikçe, dinlendik sanıyorum. Sabahları zorlanmadan erken sayılabilecek saatlerde uyanıyoruz.
Kahve ve deniz ise tam olarak uyanmamızı sağlıyor. Hatta güneş yakana kadar sadece denizi seyretmek bile çok iyi geliyor.
Kahvelerimizi alıp, havuzluğa çıktık. Önümüzden geçen bir iki kişi dışında çevrede henüz kimse yok. Kanalda hareket eden bir kaç bot var.


(https://i.postimg.cc/hGmYPWCm/IMG-0779.jpg)


Bugün adanın kuzeyindeki Lakka koyuna gideceğimiz için biraz ilerideki plaja gitmek içimden gelmiyor.
Diğer yandan, hemen karşı sokağın içindeki fırına gitmekten de kendimi alıkoyamadım :)
Biz havuzlukta kahvenin yanında çikolatalı kruvasanların tadına bakarken, sancağımızdaki tekne de yol hazırlıklarına başladı.
Profesyonel kaptan olduğunu öğrendiğimiz genç adam, Sivota Mourtos adalar grubuna gideceğimizi öğrenince çok güzel yerler olduğunu söyledi.
Hatta, bazı grupların, bir hafta tatillerini sadece orada geçirmek için geliyorlarmış.
Kahvelerimiz bittikten sonra, toparlanıp, saat 10.00’da Paxoi adası, Gaios’dan  halatlarımızı çözüp, demirimizi aldık.
Bu kez, arkamızdan el sallayanlarımız var. Sancak tekne komşularımız :)


(https://i.postimg.cc/q7rsnPJy/IMG-0778.jpg)


Sabah saatleri olduğu için, kanalda tekne trafiği az. Biz de, yavaş yavaş kanalı seyrederek kuzeye doğru ilerledik.
Şehir rıhtımı teknelerle dolu. Sancağımızda kalan Ay. Nikolaos adası kıyısında ise kuşlar sabah kahvaltısı arayışı içindeler…
Dikkatli geçilmesi gereken noktayı döndükten sonra (kanala girerken buradan bahsetmiştim) Ay. Nikolaos adasının kuzeyinde,
kıyıdan koltuk alarak bağlanmış teknelerin çoğalmış olduğunu gördük.


(https://i.postimg.cc/7YT0RHbS/IMG-0790.jpg)



(https://i.postimg.cc/TPQDbhHv/IMG-0800.jpg)


“Yine geleceğiz!” diyerek, Gaios’uda dümen suyumuzda bıraktık :)


(https://i.postimg.cc/k43gBC7P/IMG-0801.jpg)


Bugünkü rotamız, Longos ve Lakka koylarına uğradıktan sonra Sivota Mourtos adalar grubuna gitmek.
Harita üzerinde ise rotamız şöyle

(https://i.postimg.cc/L4vmMLgp/Ekran-Resmi-2019-04-13-23-36-09.png)


Rüzgar yok. Yaklaşık 2 deniz mili motor seyri yaptıktan sonra Longos’a geldik. Longos küçük bir koy.
Pilot kitaba göre yatların içeriye yanaşması yasakmış. Buradaki bütün alan yerel tekneler ve gezi tekneleri için ayrılmış.
Alternatif bağalanma yerleri ise, ya uzun bir halat ile mendireğin dışına kıçtan kara bağlanmak ya da koyun kuzeyine kıyıdan koltuk almak.


(https://i.postimg.cc/ZYsXccyC/IMG-0817.jpg)


(https://i.postimg.cc/k4XhN6JQ/IMG-0815.jpg)


Koydan içeriye girdik. Mendireğin iç tarafına bağlanmış bir yelkenli, dış tarafına bağlı bir motor yat vardı.
Hatta mendireğin baş tarafı sular altında kalmış gibi görünüyordu.


(https://i.postimg.cc/Y0x6d8dj/IMG-0812.jpg)


Koydan içeriye girmişken derinlikleri de kontrol ettik. Kurtarıyor :)


(https://i.postimg.cc/8CD1SH4T/SAM-9996.jpg)


(https://i.postimg.cc/cHCGx5nG/SAM-9994.jpg)


Yelkenliden sonra mendirek boyunca ve kıyıya bağlı pek çok küçük tekne vardı.
Kıyıda ise tavernalar, kahveler hemen göze çarpıyor. Küçük plajdan denize girenler var.
Küçük ama renkli bir yer.


(https://i.postimg.cc/QtKsgyxk/SAM-9998.jpg)


(https://i.postimg.cc/d1CPZZ45/IMG-0813.jpg)


Burada koyun dışında demirleyebilirdik ama nedense tercih etmedik ve yola devam ettik.
Şimdi rotamızda Lakka var. Yine 2 deniz mili yolumuz var. Yolumuz kısaydı ama yemyeşil Paxoi adasını izlemek çok güzeldi.
Bu küçük ada sadece denizi ile değil, yemyeşil ağaçları küçük kumsalları ile de muhteşem görüntüler sergiliyor.


(https://i.postimg.cc/9MZKQ5QS/IMG-0818.jpg)


Ve nihayet övgü ile bahsedilen Lakka koyuna geldik. Bu arada gökyüzündeki bulutlar çoğalmaya başladı.
Koyun girişinden itibaren alargada onlarca tekne var.
Koyun kuzeybatı tarafındaki tekneler demirleyip, kıyıdan uzun koltuk almışlar.


(https://i.postimg.cc/dt4X19Jq/IMG-0850.jpg)


Koyun her tarafı kara ile çevriliymiş gibi duruyor. Deniz ise muhteşem. Bazı bölgeler turkuaz yeşil, bazı bölgeler ise mavi.
Deniz berrak, dipte kum taneleri görünüyor. İlk bakışta, söylenildiği gibi, insan kendisini Pasifik’teymiş gibi hissediyor.
Rıhtımda yatların bağlandığı bir alan var ve dolu. Koyun girişinde 4 metre olan derinlik içeride 2.6 ile 3 metre arasında değişiyor.
Koyun içinde teknelerin arasında, dolaştıktan sonra kuzeybatı tarafına yakın bir yere 3 metreye demir attık.
Su öyle berrak ki, demirin kumla buluşma anını, zincirin serildiğini rahatlıkla izledim :)


(https://i.postimg.cc/zXtt5Xkv/IMG-0826.jpg)


Hiç vakit kaybetmeden denize girdik. Demirimiz de yakından kontrol ettik. Denizin berraklığı gerçekten çok çekici.
Belki biraz daha az tekne olsa daha güzel olacak. Uzun bir süre denizde vakit geçirdik.
Deyim yerindeyse, parmaklarımız buruşmaya başlayınca sudan çıktık :)


(https://i.postimg.cc/cC1hyVgf/IMG-1958.jpg)


Kurulanıp, biraz dinlendikten sonra, botumuza binip kıyıya gittik.
Kıyıya bakınca zeytin ağaçları ve yeşillikler harika bir manzara oluşturuyorlar.
Beton rıhtımın hemen yanında kahveler var. Hepsi göze güzel görünüyor.
İçeriye doğru küçük meydan, çevresindeki dükkan ve evler de oldukça güzel.
Yapıların çoğu yenilenmiş. Burada da zeytinyağı dükkanları var.


(https://i.postimg.cc/653cHxNX/IMG-0835.jpg)



(https://i.postimg.cc/q78xtk28/IMG-0845.jpg)



(https://i.postimg.cc/VN1bVXbC/IMG-0846.jpg)



(https://i.postimg.cc/BZxbdj45/IMG-0841.jpg)


Köy ve çevresinin yanı sıra, koyun kuzeybatısındaki plaja giden harika bir yürüyüş yolu var.
Bu yolda ağaçların arasında ilerlerken, bir taraftan da muhteşem koy ve deniz manzarasını izlemek çok keyifli.


(https://i.postimg.cc/0NM2ZQVw/IMG-0852.jpg)



(https://i.postimg.cc/zGMqLNqX/IMG-0848.jpg)


Köyü ve çevresini dolaştıktan sonra kıyıda küçük bir mola verip bir şeyler atıştırdık.
Daha sonra botumuza binip tekneye geldik.
Tekrar denize girdik. Çıktıktan sonra demirimizi aldık.
Ön keşif yaptığımız Lakka’dan dönüşte uğramak üzere 14:30’da ayrıldık.


(https://i.postimg.cc/1XJQyhWS/IMG-1968.jpg)


Ana karada Mourtos köyünün bulunduğu Sivota adalar grubuna doğru rotamız çevirdik.
Yaklaşık 13 deniz mili yolumuz var. Rüzgar çok az. Motorla seyrediyoruz.
Adalara yaklaşınca, yolumuz üzerindeki alternatif bağlama yerlerine bakarak ilerledik.
Mourtos köyü ve yakınındaki Sivota adaları yatlara bağlanmak ya da demirlemek için çeşitli seçenekler sunuyor.
Sivota adalar grubu diye anılan adalar üç tane. Bunlar Sivota, Ay. Nikolaos ve Mavros Notos.
Ana karadaki Mourtos köyü yakın zamanda Sivota adıyla anılmaya başlanmış.
Yine de halk, Levkas adasındaki Sivota ile karışmaması için buraya Sivota-Mourtos demeyi tercih ediyormuş :)


(https://i.postimg.cc/85GQWP9D/Ekran-Resmi-2019-04-17-23-46-00.png)


Mourtos’u da kontrol etmeden, bağlanacağımız yere karar vermeyi tercih etmedik.
Mourtos şehir rıhtımında boş bir yer görünce hemen bağlanmak için hazırlıklara başladık.
3 metreye demir atıp, rıhtıma kıçtan kara bağlandık.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Tunç Aytunç - Nisan 18, 2019, 20:08:25
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Sanıyorum bu sene yazı serisi sezona yetişecek gibi  :)  :-*

Bu arada bu Yunan ellerinde denizden ahtapot fışkırıyor mu anlamadım gitti senelerdir... Bu kadar çok tüketilmesine rağmen hala sayıları yüksek demek ki..
Murat korsan
Yunanda çok Asya ülkelerinden ithal ahtapot var...
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Nisan 19, 2019, 17:48:55
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Sanıyorum bu sene yazı serisi sezona yetişecek gibi  :)  :-*

Bu arada bu Yunan ellerinde denizden ahtapot fışkırıyor mu anlamadım gitti senelerdir... Bu kadar çok tüketilmesine rağmen hala sayıları yüksek demek ki..
Murat korsan
Yunanda çok Asya ülkelerinden ithal ahtapot var...

Ah be abi,
Bilmesem daha mutlu olacaktım... Ben onları Ege ahtapotu diyerek yiyordum hep :) :)

Özlem Korsanım devamını bekliyoruz...  :-*

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Nisan 22, 2019, 00:33:52
Sivota Mourtos
22 Temmuz 2018 Pazar

16.30’da bağlanmıştık. Şehir rıhtımı kalabalık. Çoğunlukla yat kiralama firmalarına ait tekneler var.
Diğer yandan, çevreye bakınca, yazlık bir sahil kasabasına gelmiş gibi hissettik.
Siesta saatleri olduğu için, yolun karşısındaki kahvelerde oturan birkaç kişi dışında  ortalıkta pek kimse yok.
Küçük gezi tekneleri hareket halindeler.

39°24'28"N  20°14'20"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.

https://goo.gl/maps/kgg7eKWU68Jod5LB8
Google Earth olmayanlar için link



(https://i.postimg.cc/fLr9xnjC/IMG-0864.jpg)


(https://i.postimg.cc/RFNRrTgP/SAM-0037.jpg)


Günün en sıcak saatleriydi. Güneş bütün gün her yeri iyice ısıtmış ve ısıtmaya da devam ediyordu.
Bu sıcak havada yapılacak en iyi şey denizde olmaktı :)
Biz de botumuza binip, hem dolaşmak hem de kendimize uygun bir deniz bulmak üzere yola koyulduk.
Daha önce de bahsettiğim gibi buradaki adalar ve çevresindeki koylar, tekne ile konaklamak, bot ile kıyı kıyı dolaşmak için çok güzel yerler.
Kendimize ıssız minik bir girinti bulup, kendi plajımızı yarattık  :) Deniz berrak, pırıl pırıl...


(https://i.postimg.cc/rFcrxJ5v/IMG-0854.jpg)


Burada bir süre vakit geçirdikten sonra yine dolaşmaya devam ettik. Koylardan birinde kum bankı üzerinde yürüyenleri gördük.
Sand Bar diye anılan koy, bize Hisarönü’ndeki Kız Kumu’nu hatırlattı.
Buranın otelin küçük tekneleri tarafından kullanılıyor olması koyu sevimsiz hale getirmiş.
Kum bankının ilerisindeki koyda ise demirlemek mümkün. Tabii ki buraya adanın güneyinden dolaşarak gelmek gerekiyor.


(https://i.postimg.cc/25YMfgW0/IMG-0860.jpg)


Böyle bol koy barındıran bir coğrafyada dolaşmak çok keyifli oluyor.
Oraya da bakalım, şu girintide ne var, bir dahaki gelişte nereye demirleriz derken, vaktin nasıl geçtiğini anlamadık.


(https://i.postimg.cc/MpqNChVd/IMG-0877.jpg)


Güneş yavaş yavaş yakıcılığını kaybetmeğe başlarken, saat 19.30’da teknemize geldik. Gün batmadan şehri dolaşmaya çıktık.
Önce bağlandığımız rıhtımın karşısında kalan, yeni yapılmış limana gittik. Burada daha çok yerel tekneler olsa da, misafir yatlar da var.
Burası da çok kalabalık ama şehir rıhtımına iyi bir alternatif olabilir.
Akşam yemeğinden önce tekneye uğradık. Tam tekneden ayrılacağımız sırada, liman görevlisi geldi.
Günlük bağlama ücreti olarak 25 Euro ödedik. Elektrik ve su var.
Bu arada, gündüz ortadan kaybolmuş olan insanlar akşam serinliğinde dışarıya çıkmışlardı.
Sokaklar, tavernalar, kahveler dolmuştu. Sahilde yürüyenler, kıyıda oturanlar… Çevreyi çok renkli bir kalabalık doldurmuştu.
Kasabanın sokaklarında dolaşırken, çocukluğumuzun yazlık kasabalarını hatırladık :)


(https://i.postimg.cc/2jnHC0zJ/IMG-0869.jpg)


Bahçesinde ağaçların altında masaları olan bir İtalyan restoran ilgimizi çekti.
Belki çok acıktığımız, belki de İtalya’ya yaklaşıyor olduğumuzdan dolayı, akşam yemeği için bu sevimli restoranı tercih ettik.
Şarap soslu kum midyesi, bresaola pizzalar ve ev yapımı beyaz şaraptan oluşan akşam yemeğimiz çok lezzetliydi.
Gecenin ödülü hesapla birlikte gelen küçük tiramisu tabaklarıydı :)





Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Ahmet Kara - Nisan 24, 2019, 17:53:26
Elinize sağlık devamını bekliyoruz
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Nisan 26, 2019, 23:44:21
Sivota Mourtos’dan Korfu’ya
23 Temmuz 2018 Pazartesi

Sabah 06.30’da uyandık. Gökyüzündeki bulutların da katkısıyla muhteşem bir manzara var.
Deniz neredeyse pürüzsüz. Sabah sessizliğinde havuzlukta kahvelerimizi içtik.
Hazırlıklarımızı yaptıktan sonra, saat 07.30’da Mourtos’dan halatlarımızı çözüp, demirimizi aldık.


(https://i.postimg.cc/q7JTJ2DC/IMG-0873.jpg)


Bu kez rotamızda Korfu var. Korfu adasının neredeyse yarısı Arnavutluk, diğer yarısı ise Yunanistan ana karasının karşısında.
Adanın kuzey ucundaki kanal Arnavutluk’a sadece 1 mil uzaklıkta.
Niyetimiz Korfu şehrine gitmek. Fakat öncesinde adanın güneydoğu kıyısındaki barınaklardan birine uğrayacağız.
Bu kıyıda çok fazla seçenek yok. Pilot kitaba göre küçük barınaklar var.
Bunlar da genellikle yerel tekneler tarafından kullanılıyormuş.
İlk tercihimiz Petriti balıkçı barınağı oldu.


(https://i.postimg.cc/kGQCMwCK/Ekran-Resmi-2019-04-26-14-03-39.png)


Yaklaşık 12 deniz mili yolumuz var. Rüzgar yok. Hava bulutlu. Biz ilerledikçe gökyüzündeki bulutlar artmaya başladı.
Petriti mendireği göründüğünde saat 09.30 idi. Erken yola çıktığımız iyi olmuştu. Koy içinde demirlemiş pek çok tekne vardı.
Limanda derinlikler 2-3 m aralığında görünüyor. Mendireğin sonuna kıçtan ya da baştan kara bağlanmak mümkün.
Ayrıca koyda 2-6 metre derinliğe demir atmak da diğer bir seçenek.
Mendireğin sonunda büyük bir katamaran ile yelkenlinin arasında boş yer olduğunu gördük.
Demir atıp, kıçtan kara bağlanmak üzere manevraya başladık.
Derinlik 2,5 - 3 metre arasında ve kıyıya doğru hızla azaldığı için hareket alanımız sınırlıydı.
Ben baş tarafta, demir atmak için hazırlanırken, birden teknede bir sarsıntı oldu. Ne olduğunu anlamak için, geriye dönüp bakınca, Ali gayet sakin “Oturduk” dedi. Öylece kalakaldım.
Bir an ne yapacağımı bilemedim. Ali aynı sakinlikle, konuşmasına devam etti.
“Ben şimdi bir deneme yapacağım. Sen sıkı tutun.” dedikten sonra, vitesi tornistana aldı ve tekneyi oturduğu yerden kurtardı.
Dip kum olduğu ve hemen hareket ettiğimiz için çabuk kurtulmuştuk. Tabii ki, bağlanma fikrimizden vazgeçmedik  :)
Hemen yeniden harekete geçtik. Bu kez oturmadan demirimizi attık  :)
Sancak komşumuz katamarandan biri, halatlarımızı alıp bağlanmamıza yardımcı oldu.

39°27'11"N  20° 0'9"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth kutusuna yapıştırabilirsiniz.

https://goo.gl/maps/ZDdy45DnuLKhfQBz9
Google Earth olmayanlar için link.


(https://i.postimg.cc/yd5x3L2G/Ekran-Resmi-2019-04-26-14-04-41.png)




(https://i.postimg.cc/50GqgdXq/Ekran-Resmi-2019-04-26-22-38-48.png)



(https://i.postimg.cc/523BGFHt/IMG-0878.jpg)



(https://i.postimg.cc/B682XYm8/IMG-0879.jpg)


Teknemizi neta ettikten sonra köyü dolaşmaya çıktık.
Derinliğin kurtardığı yere kadar yelkenli tekneler mendireğe bağlanmışlar. Ondan sonra çoğunlukla balıkçı tekneleri var.
Tekneler yavaş yavaş uyanmağa başlamışlar. Bazı tekneler limandan ayrılmak için hazırlık içerisindeler.
Köyde az sayıda, en çok iki katlı evler var. Çevrede turistik tesis yok. Kıyıda birkaç küçük taverna, küçük bir market var.
Bir kısmı beton, bir kısmı ahşap küçük bir iskele, alargadaki teknelere bot iskelesi olarak hizmet veriyor.


(https://i.postimg.cc/L524rhgH/SAM-0063.jpg)



(https://i.postimg.cc/TwXTDh9r/SAM-0053.jpg)


Bu küçük barınak kıyısındaki köy ile birlikte azımsanmayacak sayıda tekneye hizmet veriyor.
Kıyıda biraz oturup, artan ve kararmaya başlayan bulutları izledik.
Gökyüzü yağmur yağacakmış hissini veriyor olsa da, hava durumuna göre yağmur yok.
Teknemize gelirken pek çok teknenin ayrılmış olduğunu gördük. Mendirekte az sayıda tekne kalmıştı.


(https://i.postimg.cc/tJMfFMjL/SAM-0060.jpg)


Biz de hazırlıklarımızı yaptıktan sonra, 12.30’da Petriti’den halatlarımızı çözüp, demirimizi aldık.
Korfu şehrine doğru rota tuttuk. Yaklaşık 12 deniz mili yolumuz var. Korfu şehrinde Mandraki marinaya bağlanmak niyetindeyiz.
Sabahtan telefon ettik. Saat 17.00’den sonra aramamızı söylediler. Alternatif bağlama yeri olarak Naok Yelken Klübünü de aradık. Fakat yer yoktu.
Biz de Mandraki’den haber alana kadar kalenin güneyinde alargada kalmaya karar verdik.
Petriti’den çıkınca 14-16 knot arasında rüzgar estiğini görünce yelkenlerimizi açtık. Korfu şehrine kadar yelken seyri ile geldik.
Kalenin güneyinde Garitsas koyunda demirlemiş pek çok tekne vardı.
Biz de saat 15.30’da, onların arasına uygun gördüğümüz bir yere 6,5 metreye demirimizi attık.

39°36'55"N   19°55'28"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.

https://goo.gl/maps/wLiWi6SnyAmUKApy8
Google Earth olmayanlar için link


(https://i.postimg.cc/DyWfRV84/IMG-0885-1.jpg)


En nihayetinde, birkaç gün geçirmeği planladığımız Korfu’ya gelmiştik. Karşımızda burnun üzerinde bütün ihtişamıyla kale duruyordu.
Havuzlukta bir şeyler atıştırırken, bir yandan da çevremizi izledik. Bu arada koyda tekne sayısı hızla çoğalmaya başladı.
Biz de Mandraki’den cevap alamayacağımızı düşünerek, burada gecelemeğe karar verdik. Denize girdik. Demirimizi kontrol ettik, tutmuştu.
İlerleyen saatlerde kıyıya çıkmayı planlamıştık. Fakat teknemizde şehri ve kaleyi seyrederek vakit geçirmek daha çekici geldi :)


(https://i.postimg.cc/909mRZ3t/IMG-0896.jpg)



(https://i.postimg.cc/pLC2FPS7/SAM-0064.jpg)


Bu kez akşam yemeğimiz teknede.
Özel tekne stoklarımızdan Capellini No:1 spagettimizin eşlikçisi ise tekne kavımızdan kırmızı şarap :) ;)
Yemekten sonra uzun bir süre havuzlukta oturduk.
Gece çukur yerlere dolmaya başladığında, nightcaplerimizi içerek geceyi sonlandırdık.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Nisan 27, 2019, 18:02:04
Bu sefer fotolar hep bulutlu  :) güneşli fotolara ihtiyacımız var. Sezonu iple çekiyoruz da.  :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Nisan 29, 2019, 16:12:17
Özellikle fotoğrafları çektiğim tarih önemli sanki 23 Temmuz... :)
Başka bir deyişle, yaz ortasında böyle bulutlu havalar da oluyor. Hazırlıklı olmak gerek Murat Korsan :) ;)
Bir de, bunların fırtına zamanları var. Onları da Ağustos ayında gördük.
Ağustos ayını yazmaya başladığımda, fırtınalı günler de göreceğiz :) ;)
Çok yakında... 8)
 
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Mert Özyapan - Nisan 30, 2019, 08:54:32
Özlem korsan, her seferinde sormayı unutuyorum.
Akşamları tükettiğiniz nightcaplarinizin türü ve markası nedir?
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Nisan 30, 2019, 15:01:48
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Özellikle fotoğrafları çektiğim tarih önemli sanki 23 Temmuz... :)
Başka bir deyişle, yaz ortasında böyle bulutlu havalar da oluyor. Hazırlıklı olmak gerek Murat Korsan :) ;)
Bir de, bunların fırtına zamanları var. Onları da Ağustos ayında gördük.
Ağustos ayını yazmaya başladığımda, fırtınalı günler de göreceğiz :) ;)
Çok yakında... 8)
 

Denizcilik çok güzel de..
Ahh şu fırtınalar da olmasa... Ya da yetişme derdimiz olmasa bir yerlere de, 5 gün sürse de fırtına; "amaann, ne güzel yatarım limanda" diyebilsek... Yıllık izinde fırtına denk geldi mi pek hoş olmuyor.. :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mayıs 04, 2019, 00:25:56
Korfu (Corfu, Kerkira)
24 Temmuz 2018 Salı


Sabah 06.30’da uyandık. Bu kez gökyüzü açık, beyaz pamuk bulutlar var. Biraz rüzgar esmiş olsa da, sakin bir gece geçirdik.
Denize girip çıktıktan sonra havuzlukta kahvelerimizi içince iyice uyanmış olduk.
Niyetimiz, dün bir türlü bağlantı kuramadığımız Mandraki Marina’ya gitmek.
Saat 07.30’da Korfu Garitsas koyundan demirimizi aldık.


(https://i.postimg.cc/TwBK0C0t/IMG-0898.jpg)


Henüz uyanmamış teknelerin arasından sessizce geçtik.
Sabah ışığında başka bir güzel görünen kaleyi seyrederek Sidhero burnunu döndük.


(https://i.postimg.cc/VNr1g1hc/IMG-0899.jpg)


Burnu döndükten sonra Mandraki Marina göründü.
Mandraki marina, kalenin hemen dibinde oldukça göz alıcı bir konumda.
Belki biri bizi karşılar düşüncesi ile Marina’dan içeri girdik. İskelemizde kalan mendireğin iç kısmında tekneler baştan kara bağlanmışlar.
Mendireğin rıhtıma yakın, koyun doğu yakasında derinlikler azalıyor. Sancak tarafımızdaki rıhtımda ise teknelerin çoğu kıçtan kara bağlanmış.
Mendireğin iç tarafında iki tane boş yer gördük. Derinliğin daha uygun olduğunu düşündüğümüz yere baştan kara girdik :)
Çevrede hiç kimse yok. Kakıç desteği ile tonoz alıp, bağlandık.

39°37'29N  19°55'41"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz

https://goo.gl/maps/QT7t3gqghoTkYxNn7
Google Earth olmayanlar için link


(https://i.postimg.cc/Gp0S0C2R/IMG-0906.jpg)



(https://i.postimg.cc/mDLjR2Wv/IMG-0911.jpg)


Mendirek üzerindeki beton çok bozuk. Gördüğümüz kadarıyla, dalgalar da buraya ulaşıyor.
Teknelerde pasarella olarak kulanılan tahtalar var. Birkaç tanesi de yerde duruyor.
Biz de yerdekilerden birini, kakıç yardımı ile aldık. Pek güven vermese de, bizi kıyıya ulaştırmak için yardımcı olacağı kesin :)
Biraz uğraşmış olsak da, 08.20’de Mandraki marinaya kendi imkanlarımızla bağlanmıştık.
“Nasıl olsa marina görevlisi bizi görüp gelir” diyerek, kahvelerimizi hazırlayıp, havuzluğa oturduk 8)


(https://i.postimg.cc/5yvSSHBF/SAM-0094.jpg)



(https://i.postimg.cc/PrQmfn2h/SAM-0096.jpg)


Etraf çok sessiz ve ortalıkta hiç kimse yok. Teknelerin üzerinde de kimse görünmüyor.
Sancağımızda İngiliz bayraklı, iskelemizde ise İtalyan bayraklı bir tekne var. Önce iskele komşularımız İtalyanlar uyandı.
Neşe ile “Buongiorno” dediler. Havluları ellerinde gitmeye hazır olduklarını görünce, konuşarak onları oyalamak istemedik.
Bu arada, rıhtıma bağlı olan teknelerden birinin ayrıldığını gördük. O tarafın kıyı ile ilişkisi daha iyi görünüyordu.
Hemen toparlandık. Halatlarımızı çözdük. Karşı tarafa, kıçtan kara yanaşmak üzere manevraya başladık.
İki tekne arasına girdik. Sıra tonozu alıp, kıç halatlarını bağlamaya gelmişken kıyıdan bir yardımcı geldi…
“Hoşgeldiniz. Buraya bağlanamazsınız, gelecek tekne var” dedi.
Biz de bir taraftan teknemizi kontrol etmeye çalışırken, diğer yandan kıyıda marina görevlisi olduğunu düşündüğümüz kişiye durumumuzu anlatmaya çalıştık.
Dün aradığımızı, 17.00’den sonra arayın dedikleri halde telefona cevap veren olmadığını, bu sabah da telefon ve telsiz çağrılarımızın cevapsız kaldığını anlattık.
Kıyıdaki görevli, saat 10.00’dan sonra ilgili arkadaşın geleceğini söyledi.
Biz de, az önce ayrıldığımız mendireğe yani hala boş olan yerimize geri döndük :)


(https://i.postimg.cc/sfcXvfdn/IMG-0920.jpg)


Bu kez, sabah banyolarını tamamlamış İtalyan komşularımız ve sancağımızdaki İngiliz komşumuz tekenelerindeydiler.
Hatta İtalyanlar, bizim çıkıp, tekrar geldiğimize çok şaşırdılar. Bu sefer, şanslıydık. Halatımızın ucundan tutacak komşularımız vardı :)
Ayrıca, daha önce girişimizi zorlaştıran botu, İngiliz komşumuz diğer yanına alarak bize yer açtı :)
İtalyanlar, espirileri ve güler yüzleriyle bağlanmamıza yardımcı oldular.
Ne kadar güzel, neşeli komşularımız var diye düşünürken, biraz sonra ayrılacaklarını öğrendik.
Uzun yıllardır arkadaş olan iki çift, tatillerini tamamlamışlar. İtalya’ya dönüyorlarmış.
Bu arada, sancak komşumuz İngiliz de, bayrağımızı işaret ederek uzun yıllar Türkiye’de kaldığını ve pek çok yeri dolaştığını söyleyerek sohbete başladı.
Mavi kart uygulaması başladıktan sonra Türkiye’den ayrılmış. Kıyılarımızdan övgü ile bahsetti.
Sorduğu şeylere Ali’den detaylı cevaplar alınca, sohbet epey uzadı.
Diğer yandan, İtalyan komşularımız, son hazırlıklarını yaptıktan sonra,
oğullarının kendileri için yaptırmış olduğu tişörtlerini biraz çekiştirmek zorunda kalsalar da giydiler.
Amatör olarak müzik yapıyorlarmış. Bu tişörtler de bunun için yaptırılmış. Yanlış hatırlamıyorsam, otuz yılı geride bırakmışlar.
Büyük bir keyifle giydikleri tişörtleri ile güle oynaya marinadan ayrıldılar.
Bu kadar, neşeli, samimi insanlarla biraz daha sohbet edebilmeyi çok isterdim.
Onları uğurladıktan sonra, biz de marina ile yer durumunu görüşmek üzere tekneden ayrıldık.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Mayıs 05, 2019, 23:42:59
Çok güzel geldi.
Dönüş yetişecek mi?  :)
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mayıs 07, 2019, 18:20:48
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Çok güzel geldi.
Dönüş yetişecek mi?  :)

 Çok zor yerden sormuşsun Murat Korsan :)
 Cevabı ben de bilemiyorum 9kly3
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mayıs 07, 2019, 19:40:26
Korfu (Corfu, Kerkira)
24 Temmuz 2018 Salı   devam ediyor…

Saat 10.15’i gösterirken, marina görevlisi yerinde yoktu.
Marina kahve’de, az önce “ikinci yanaşmamıza” müdahale ederek engel olan adamla karşılaştık. O bizi ilgili kişi ile buluşturdu.
Hali hazırda marinada bağlı olduğumuzu, biraz geç de olsa anlayabilen ilgili önce şaşırdı.
Ardından, “Nerede bağlısınız?” diye sorduktan sonra
“Orada kalın. Rezervasyon yaptıran çok tekne var. Bunların bir çoğunun da gelmeme ihtimali var. Saat 16.30’a kadar gelmeyen olursa orada kalırsınız. Aksi halde, sizi misafir edemeyiz.” dedi.
Bu arada günlük marina ücretinin 45 feet için 45 Euro olduğunu öğrendik Elektrik, su, duş, tuvalet var.
(Buranın işleyiş mekanizmasını daha iyi anlatabilmek için detaylı yazma ihtiyacı duydum.)
Teknemizi şimdilik güvenli bir yere bağlamışken, Korfu şehrini dolaşmak üzere marinadan ayrıldık. Marinadan çıkınca bizi kale kapısı karşıladı. Kaleye deniz tarafından girmiş olduk  :)
Birdenbire kendimizi tarihi bir atmosferin içinde bulduk.


(https://i.postimg.cc/QCB66Np7/IMG-0913-1.jpg)




(https://i.postimg.cc/rzX9Q1y6/IMG-0912-1.jpg)




(https://i.postimg.cc/vTRPNFXS/IMG-0923.jpg)



Kalenin içinden geçerek şehre ulaşmak çok etkileyici. Kendinizi geçmişin içinde hissediyorsunuz.
Mandraki limanı konumu ile sizi yüzyıllar öncesine götürerek şehre ulaştırıyor.



(https://i.postimg.cc/XJKF4R4P/SAM-0232.jpg)


Eski kaleden (bir de yeni kale var  :)) çıkınca yemyeşil bir kriket sahası ile karşılaştık.
İlk görüşte İtalya ve Fransa etkisini hissettiğimiz Korfu’da kriket sahası da İngilizleri çağrıştırıyor.
Şehir yunan adalarında görmeye alıştığımız mavi beyaz renkler yerine pastel renkli, eski yüzlü, ahşap panjurlu heybetli binalara sahip.
Mermer döşeli sokaklar ise binalarla birlikte geçmişi hatırlatıyor.
Muhteşem bir şehre ve adaya gelmiş olmanın mutluluğu ile dolaşmaya başladık.



(https://i.postimg.cc/TPN2mQQP/IMG-0932.jpg)




(https://i.postimg.cc/527Wkyz7/IMG-0925.jpg)




(https://i.postimg.cc/dV0zdFf8/IMG-0970.jpg)


Dolaşırken, yol bizi Eski Liman’a götürdü. Yukarıdan bakıp, limanda bağlanmış yelkenli tekneleri görünce hemen aşağıya teknelerin yanına gittik.
Pilot kitap buranın konforlu bir bağlama yeri olmadığından bahsettiği için pek ilgilenmemiştik. Oysa ki, ilk bakışta iyi bir yer gibi görünüyor.
Hem de boş yerler var. Hemen ilk gördüğümüz teknesinde oturan beyefendiye, liman bağlama işleri ile kimin ilgilendiğini ve fiyatını sorduk.
O da, buranın serbest bir yer olduğunu söyledi. İlgilenen kimse olmadığı gibi, bağlama ücreti, elektrik ve su da yoktu :)
Fakat elden geçirilmiş olduğu anlaşılan liman, bağlı olan tekneleri ve şehre yakınlığı ile iyi bir konaklama yeri idi.


(https://i.postimg.cc/tJQ1fyff/IMG-0946.jpg)



(https://i.postimg.cc/15yXNWZp/IMG-0934.jpg)


Kısaca aramızda konuştuktan sonra kararımızı verdik.
Mandraki limanın belirsizlikleri ile uğraşmak yerine buraya gecelik marina kirası ödeyeceğimiz para ile de araba kiralayıp dolaşacaktık :)
Nasıl olsa bu güne üç kez bağlama antremanı yaparak başlamıştık. Dördüncü bağlanma aktivitesini de yapmanın bir sakıncası yoktu  8)
Korfu’da diğer bir tekne bağlama yeri de Gouvia marina.
Yazılanlara göre, şehrin kuzeybatısında bulunan marinada elektrik, su, internet, çamaşırhane, vinç v.b. gibi hizmetler varmış.
Fakat şehir merkezine uzak olduğu için, biz burayı hiç düşünmedik. Vakit kaybetmeden, teknemizi almak üzere Mandraki Limanına döndük.
İnsanlar kaleye girmek için gişe önünde uzun kuyrukta beklerken, biz gişedeki memura, “teknemize gidiyoruz” diyerek geçtik  :)


(https://i.postimg.cc/CLv8MyfZ/SAM-0238.jpg)




(https://i.postimg.cc/x8fkYgfy/IMG-0940.jpg)





(https://i.postimg.cc/BQyvwJKC/IMG-0943.jpg)


İskele tarafımızdan ayrılan İtalyanların yeri hala boş duruyordu.
Sancak komşumuz İngiliz ile vedalaşıp, bize hareketli bir sabah yaşatan Mandraki limanından ayrıldık.


(https://i.postimg.cc/3R4hGvL5/IMG-0945.jpg)




(https://i.postimg.cc/QCJyKNrZ/SAM-0261.jpg)


Yaklaşık 1,5 deniz mili mesafedeki Eski Liman’a (Old Harbour) geldik.
İki yelkenli teknenin arasına kıçtan kara girmek üzere manevraya başladık.
Bu sırada iskelemizde bulunan tekneden bir kadın ve bir erkek bizi karşılamak üzere kıyıya çıktıktan sonra eldivenlerini giymeye başladılar.
Bir an, “acaba tedirgin edici bir şekilde mi ilerliyoruz?” diye düşündüm :) Oysa ki, neredeyse göl gibi olan limanda sakin sakin ilerliyorduk :)
Sonradan anlayacağız ki, Paul ve Theresa, tekne ile ilgili yapacakları her işte önce eldivenlerini giyiyorlar.
Bir benzetme yapacak olursam, yelkene ilk başladığım yıllarda ben de eldivenlerimi sıkça kullanıyordum. Yıllar içinde bu alışkanlığımı kaybettim.
Sevimli İngiliz çiftin hatırlatması ile bu güzel alışkanlığıma tekrar başladım. 4,5 metreye demir atıp, kıçtan kara bağlandık.

39°37'39"N  19°55'13"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.


https://goo.gl/maps/BvqYCzcgPSt5X8jo6
Google Earth olmayanlar için link


Halatlarımızı alıp, bağlanmamıza yardımcı olan yeni komşularımıza teşekkür ettik.
Tanıştıktan sonra, Theresa bütün sevimliliği ile konuşmaya başladı. Meğerse, teknelerinin bağlama limanı Kuşadası imiş.
Bütün yaz dolaştıktan sonra kışın büyük bir bölümünü de Kuşadası’nda teknelerinde geçiriyorlarmış.
Noel zamanı ve ihtiyaçlar için İngiltere’ye gidiyorlarmış. Bu yılda, Nisan ayında Kuşadası’ndan yola çıkıp, Malta’ya kadar gitmişler.
Malta’da bir ay kaldıktan sonra şimdi geze dolaşa Kuşadası’na döneceklermiş. Niyetleri eylül sonunda bağlama limanlarında olmak.
Neşeli, samimi, enerji dolu İngiliz çiftle konuştukça laf lafı açtı. Uzun bir süre sohbet ettik.
Daha sonra onlar siesta için kamaralarına çekilirken, biz de, havuzlukta biraz dinlendikten sonra
ilk görüşte bizi çok etkileyen Korfu şehrini dolaşmaya çıktık.


(https://i.postimg.cc/7hzTKbZj/SAM-0103.jpg)




(https://i.postimg.cc/PqFph1LB/IMG-0927.jpg)


Öncelikle limandan çıktıktan sonra yol üzerindeki kiralık araba ofisinden ertesi gün için araba kiraladık. Günlük 50 Euro.
Şimdi keyifle yorulana kadar dolaşma zamanıydı…
Dar sokaklar arasında yürüyüp, fotoğraf çekerken, komşuları ile pencere önü sohbeti yapan biri, çok az bildiği İngilizce kelimeler ve el işaretleri ile
“hep evleri ve boş sokakları çekiyorsun, asıl bizi çek” diyerek arkadaşları ile poz verdiler :)
Kızları çevresine toplayarak objektife gülümseyen beyefendi, pencereden bakan arkadaşının görünüp görünmediğini de sormayı ihmal etmedi :)
İşte Yunanca bilmediğim için üzüldüğüm anlardan biri… Bu hayat dolu insanlarla biraz sohbet etmeyi çok isterdim.


(https://i.postimg.cc/NFQwzzsY/IMG-0968-1.jpg)


Daracık sokaklar ve geçitler, pastel renkli taş binaları, pencereden pencereye uzanan iplerindeki çamaşırları,
minik Juliet balkonlarından sarkan sardunyaları ile bu şehir İtalya’yı hatırlatıyordu.
Korfu faklı ülkeler tarafından işgal edilmiş olsa da, en çok Venediklilerin izi kalmış gibi görünüyor.


(https://i.postimg.cc/qRkbVV3m/SAM-0190.jpg)


Diğer yandan ufacık meydanları, muhteşem ahşap kapılı binalarının yanı sıra eskiden günümüze kadar çok iyi korunmuş büyük görkemli yapıları da var.
Bunların çevresindeki, restoranlar, kahveler, barlar da ilgi çekici. Bu yerlerden birinde küçük bir mola verdik.
Korfu bira çeşitlerinden ikisini denemiş olduk. Korfu’da üretilen birkaç çeşit bira var. Bunları denemenizi tavsiye ederim.
Biz özellikle Red Ale’yi çok sevdik. Hatta her çeşitten, evimize döndükten sonra da Korfu’yu hatırlamak için aldık. (Fakat hepsi yolda zayi oldu  :) )
Fazla oyalanmadan yine dar sokaklara daldık. Heykellerin olduğu parklardan geçerek, akşam yemeğinden önce teknemize geldik.



(https://i.postimg.cc/cJjRhpcg/SAM-0288.jpg)




(https://i.postimg.cc/JnNsXvYW/SAM-0144.jpg)


Güneş yavaş yavaş alçalmaya başlamıştı. İnsanlar da şimdiden, gün batımını izlemek üzere yerlerini almaya başlamışlardı.
Biz de teknenin baş tarafından bu güzel manzarayı bir süre izledikten sonra
hava kararmadan akşam yemeği için küçük bir meydanda gördüğümüz Bellisimo restorana gitmek üzere tekneden ayrıldık.
Akşamın renkleri ve ışıklarıyla bir başka güzel görünen sokaklardan yürüyerek restorana geldik.



(https://i.postimg.cc/Vkqp3Fhk/SAM-0204.jpg)




(https://i.postimg.cc/rwZZ6YJc/SAM-0207.jpg)


Gündüz rezervasyon yaptırmamız iyi olmuştu. Şimdiden boş masa kalmamıştı.
Bu kez yemek tercihimiz, buralarda iyi yapıldığı söylenen tavşan stifado ve beyaz şarap oldu.
Bulunduğumuz küçük meydan, çevresindeki binalar ile sanki özel bir alan yaratıyor gibiydi. Hem şehrin içinde, hem de açık havadaydık.
Yemekten sonra bir süre daha oturduktan sonra kalktık. Vakit gece yarısını geçmesine rağmen, sokaklar cıvıl cıvıl hareketli ve kalabalıktı.
Keyifle yürüyerek teknemize geldik. Liman sakindi.
Teknenin baş tarafında, parıldayan yıldız kalabalığını seyrederek, nightcapler’imizi içtikten sonra geceyi sonlandırdık.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mayıs 10, 2019, 00:17:25
Yine Korfu (Corfu, Kerkira)
25 Temmuz 2018 Çarşamba


Sabah uyanmakta biraz zorlandım. Kahve kokusunu duyunca gözlerim açıldı. Havuzlukta kahvelerimizi içerek güne başladık.
Dün farkında olmadan epey yorulduğumu şimdi anlıyordum. Ama çok güzel bir gün geçirmiştik. Etkileyici bir şehirle tanışmıştık.
Çok sıcak bir gün olacağı şimdiden belliydi. Bugün araba ile adayı dolaşacağız.
Yolculuk için hazırlıklarımızı yaptıktan sonra, yolun karşısındaki ofisten arabayı alıp, yola koyulduk. Önce adanın batısına doğru yöneldik.
Bir kez daha görmek istediğimiz ya da kaçırdığımız yerler olursa dönüşte de görebileceğimiz için içimiz rahat.
İlk durağımız Palaiokastrita, Alipa koyu oldu. Burası tekne ile konaklamak için de uygun bir yer. Mendirek ile çevrilmiş küçük bir limanı var.
Pilot kitap, bu limanın daha çok yerel tekneler tarafından kullanıldığını, yer bulunursa bağlanılabileceğini yazıyor.
Liman doluydu ama yer bulamayan teknelerin koyun kuzeyinde alargada kaldıklarını gördük.
Hemen batısında bulunan Spiridonos koyunda da alargada tekneler vardı.
Ancak solugan geldiğinde rahatsız edici oluyormuş. Sakin havaları tercih etmek gerek.


(https://i.postimg.cc/TY5rr7dC/IMG-0990.jpg)



(https://i.postimg.cc/j5jfCv36/IMG-0993.jpg)


Palaiokastrita yemyeşil çevresi ve ağaçları ile çok güzel bir yer.
Yukarıda tepeye dizilmiş evler sanki gizlenmek istiyorlarmış gibi bir etki yaratıyor. Doğa güzelliğini her fırsatta sergiliyor.
Deniz muhteşem bir renge sahip. Fakat tüm bu güzellikler çevreye yapılmış oteller ile bozulmuş. Kıyıdaki plajlar çok kalabalık.
Bütün bu kalabalığa rağmen biraz sakin bir yer bulup, bu muhteşem denizin tadını çıkarmak en güzeli :)


(https://i.postimg.cc/x1ytWfkX/IMG-0991.jpg)



(https://i.postimg.cc/Tw81g69c/SAM-0157.jpg)


Buradan ayrıldıktan sonra hemen kuzeydeki Ay. Yearyiou’ya uğradık. Burası uzun kumsala sahip büyük bir koy.
Kumsal boyunca sıralanmış barlar, tavernalar var. Koy deniz, kum, güneş isteyenler için uygun bir yer.
Niyetimiz kuzey kıyıyı dolaşarak, adanın doğusuna dönmek.
Biraz daha kuzeyde Ay. Stefanos’a uğradıktan sonra yeşillikler arasından giden yolları takip ederek kuzey sahile Sidhari’ye geldik.
Sidhari de uzun kumsallara sahip bir yer. Bazı yerlerinde su sporları yapılıyor. Mevsim nedeniyle çok kalabalık.
Denize doğru uzanmış kayaların oluşturduğu Canal D’Amour’da burada. Doğal bir oluşum olan kanal o kadar kalabalık ki, güzelliği görülemiyor.
Adanın kuzey sahili genellikle, uzun kumsallara sahip. Yine kum, deniz, güneş severlere uygun yerler.


(https://i.postimg.cc/7LndM11Q/SAM-0156.jpg)


Daha çok uzun kumsalların bulunduğu kuzey kıyının bir kenarında bulunan Kassiopi küçük limanı ile ayrı bir havaya sahip.
Yatların bağlanması için koyun batısında kısa bir mendirek ve doğudaki rıhtım var.
Fakat kuzey ve kuzeydoğudan esen rüzgarlarda rahatsızlık verecek bir koy. Kasabada bir yakıt istasyonu var.
Kıyıda da tavernalar, restoranlar, kahvelerin yanı sıra küçük oteller, pansiyonlar da yer alıyor. 


(https://i.postimg.cc/mDFdpQ7s/SAM-0161.jpg)


Buradan sonra adanın doğusundaki koylara geldik. İlk uğradığımız yer Ay. Stefanos oldu.
Burası kıyısı ve koyda demirlemiş tekneler ile çok güzel şirin bir yer. Koyun güney tarafında biraz yıkık dökük bir mendirek var.
Yerel tekneler bağlanmış. Koy gündoğumu ve keşişlemeye açık. Bazı tavernaların önünde de yatların bağlandığı küçük yüzer iskeleler var.
Koy, tertemiz denizi, kıyıdaki küçük yerleşimi ile beğendiğimiz yerlerden biri oldu.



(https://i.postimg.cc/mks0QdJq/IMG-1706.jpg)



(https://i.postimg.cc/bYSxby9K/IMG-1708.jpg)


Ay. Stefanos’un biraz güneyinde yer alan Kalami ise bir başka güzel koy. Çevresi yeşil.
Kıyıdaki yerleşim az ve sakin. Restoranlar, tavernalar var.
Bu koy güney ve doğuya açık, kuzeybatıdan esen hakim rüzgara ise iyi bir korunaklılık sağlıyor. Koyun kuzey tarafı demirlemek için uygun.
Bazılarımızın bildiği Lawrence Durrell’de hayatının bir bölümünü burada geçirmiş.
Yazarın uzun bir süre yaşadığı evi deniz kıyısında, koyun en güzel yerinde. Yanına restoran yapılmış.
Restoranın bir bölümünde Durrell’e ait fotoğraflar, yazılar yer alıyor. Burada küçük bir mola verdikten sonra yola koyulduk.


(https://i.postimg.cc/TYqWqpLH/SAM-0183.jpg)




(https://i.postimg.cc/KvF1zxq7/SAM-0180.jpg)




(https://i.postimg.cc/8cbPWfKR/IMG-1003.jpg)


Planlarımızda Korfu şehrinin 10 km kadar güneyindeki tendonu ile meşhur  :) Aşil (Achilles) sarayına da gitmek vardı.
Vaktin az kaldığını düşünerek orayı ertesi sabaha bıraktık.
Yakıt almak için uğradığımız istasyonda bize yardımcı olan hanımın enerjisine hayran kaldım.


(https://i.postimg.cc/qqFD1j54/SAM-0186.jpg)


Tekneye geldiğimizde saat 21.30’a geliyordu. Bu saatte hava kararmamak için direniyor gibiydi.
Karşıdaki küçük Vido adası günün son ışıkları altında çok güzel görünüyordu.


(https://i.postimg.cc/GpzQMX4V/IMG-1022.jpg)


Teknede biraz dinlendikten sonra akşam yemeği için yola çıktık. Korfu şehri, gecesi de bir başka güzel olan yerlerden.
İnsanı geçmişe götüren sokaklarını dolaştık.


(https://i.postimg.cc/44c8Gbq7/SAM-0197.jpg)


Büyük parka çıkan sokaklardan birinde dikkatimizi çeken bir restorana geldik. Burası tabelası, menüsü her şeyi Yunanca yazan bir yer.
Tüm masalar doluydu. Yanımıza gelen garson bir masanın kalkacağını işaret etti. Biz de kısa sürede boşalan küçük masaya yerleştik.
Burası geleneksel bir restoran olduğu için tercihimiz yine stifado ve beyaz ev şarabı oldu.
Yemekten sonra yine sokak üzerindeki bir yerde kahve molası verdikten sonra teknemize geldik.
Göz kapaklarımız ağırlaşmaya başlamıştı. Nightcaplar’imizi içtikten sonra uyku vakti gelmişti  :)

   

Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mayıs 13, 2019, 23:24:25
Korfu (Corfu, Kerkira)
26 Temmuz 2018 Perşembe


Sabah 08.00’de havuzlukta kahvelerimizi içerken, iskele tekne komşumuz Theresa’dan yakıt tankerinin geleceğini öğrendik.
Tanker gelmişken biz de alacağız. Notlarımızı kontrol edince, en son yakıtı İthaki’den aldığımızı gördük.
Yakıt deyince, artık buradan ne zaman ayrılacağımız hakkındaki planlarımızı netleştirmenin vaktinin geldiğini anımsadık.
Bundan sonraki rotamız bu gezimizin en uzak hedeflerinden biri olan İtalya olacak. Bir başka anlamda, coğrafya değişecek.
Yunanistan’dan sonra kendi teknemizle gideceğimiz yeni bir ülke olacak.
Neyse ki, iş nedeniyle İtalya’da uzun zamanlar geçirdiğim için, İtalya ve İtalyanları kendimize yakın hissediyoruz.
İtalyanın güneydoğusuna gitmek niyetindeyiz. Nereye gideceğimiz ise henüz belli değil.
Ali, biraz daha güneydeki Santa Maria de Luca’yı düşünürken, ben alternatif olarak Otranto’yu düşünüyorum.
Bugün bunlardan birine karar verip, rezervasyon yaptırmamız gerekiyor. Asıl önemli konu ise, işin bürokratik tarafı.
Yunanistan’dan İtalya’ya giderken neler yapacağız? Bu konuda var olan bilgiler net ve açık değil.
Biz prosedürleri takip etmenin en iyisi olduğuna karar verdik.
Bugün yapacağımız işlerden biri de Yunanistan’dan çıkış almak için limana gitmek olacak.
İtalya’da konaklanacak limanlar hakkında, o taraftan yeni gelmiş olan komşularımız Theresa ve Paul ile konuştuk.
Santa Maria di Leuca’nın güzel, küçük bir liman olduğunu fakat limanın tepeden inen sert civarnalar ile rahatsız edici olduğunu söylediler.
Diğer yandan, ulaşım imkanı da kısıtlı imiş. Otranto ise daha büyük ve rahat bir limandı.
Tren ve otobüsle de diğer şehirlere zengin bir ulaşım imkanına sahipti.
Konuşmalarımız arasında Paul, bir bilgi kontrolü için bilgisayardaki dosyasına bakmak isteyince, ben de notlarımı yazdığım küçük kareli deftere bakarak gülmeye başladım.
Paul, benim kareli defteri çoktan fark etmiş ama kibar bir insan olarak bişey söylememiş.
Kendi hazırladığı dosyayı gösterdi. Bütün gezileri/seyirleri ile ilgili bilgileri kendi hazırladığı elektronik dosyada tutuyordu.
Burada ne zaman motor, ne zaman yelken ile ne kadar süre seyir yaptığından, rüzgar, hız, liman durumu vb. pek çok bilgi vardı.
Dosyasının bir örneğini e-posta ile bana da gönderdi. Henüz kullanmaya başlamadım.
Kağıt ve kalem sevgimden vazgeçmek pek kolay olmayacak sanıyorum  :)
Yer durumunu öğrenmek amacı ile önce Santa Maria di Leuca’yı aradık. Yerleri vardı ve günlük 120 Euro idi. Daha sonra Otranto’yu aradık.
Aramamız cevapsız kalınca Santa Maria di Leuca’da iki günlük yer ayırttık.
Daha sonra Otranto ile bağlantı kurabildik. Günlük 50 Euro idi ve yerleri vardı. Böylece nereye gideceğimiz kesinleşmiş oldu  :)
Uygun fiyatlı ve bazı olanakları daha iyi olan Otranto’ya gidecektik.
Burada bir bilgi vermek istiyorum, telefonda günlük 50 Euro olarak fiyat aldığımız Otranto’ya gittiğimizde asıl ücretin 80 Euro olduğunu öğrendik.
Bir karışıklık sonucu telefonda bize 50 Euro dedikleri için orada kaldığımız süre boyunca bizden günlük 50 Euro aldılar  :)
Sohbet, muhabbet derken vakit geçmişti. Ali bir ara gidip, arabayı teslim etti. Tendonu ile meşhur Aşil (Achilles) sarayına gidemedik.
Yakıt tankeri biraz gecikmeli de olsa geldi. 69 litre yakıt için 100 Euro ödedik. Bu arada, Theresa ve Paul yol hazırlıklarını tamamlamışlardı.
Vedalaştıktan sonra kıyıdaki halatlarını çözmelerine yardımcı olduk.
Arkalarından el sallarken, bu samimi ve içten insanları tanıdığımız için mutluyduk.
Daha sonra biz de evraklarımızı alıp, çıkış işlemleri için yeni limana doğru yola koyulduk. Yeni liman çok büyük.
Aynı anda birkaç yolcu gemisi (dev gibi büyük olanlardan) bağlanabiliyor.
Diğer yandan, Arnavutluk, İtalya, Yunanistan için feribot iskelesi de var.


(https://i.postimg.cc/HkP6vgPR/SAM-0213.jpg)

Liman polisi de uzak noktada. Eski limandan yeni limana yaya olarak gelmek için yaklaşık 40-45 dakikalık bir yürüyüşü göze almak gerekiyor.
Limanın uzak bir noktasına konumlanmış polisi bulduk. Ertesi sabah Yunanistan’dan ayrılıp İtalya’ya gideceğimizi söyledik.
Transitlog’u kapatıp, teslim ettik. Teslim etmeden önce fotoğrafını çektik  :) Doğal olarak pasaportlarımıza bir işlem yapılmadı.


(https://i.postimg.cc/6QMtmyNw/IMG-1031.jpg)


Burada  eski bir liman şehri havası hissediliyor. Sokaklar, binalar yıllarca hiç değişmeden olduğu gibi kalmışlar.
Yıpranmışlık biraz daha göze çarpıyor. Hatta bazı dükkan sahipleri de eskilerden günümüze gelmiş gibi.
Bugün bir hayli iş hallettiğimizi düşünüp, buz gibi Korfu birası eşliğinde, küçük bir mola verdik.
Yerimizden kalkmak zor gelse de, geze dolaşa teknemize geldik. Theresa ve Paul ayrıldıktan sonra boş kalan iskele tarafımız henüz boştu.


(https://i.postimg.cc/x8JmdwPJ/SAM-0212.jpg)


Teknede biraz vakit geçirdikten sonra şehrin eksik kalan yerlerini görmek için çıktık.



(https://i.postimg.cc/XJQSsvtF/SAM-0137.jpg)





(https://i.postimg.cc/8k7NZRPz/IMG-1765.jpg)





(https://i.postimg.cc/d1Mmgmcc/SAM-0220.jpg)


Birkaç saat sonra tekneye geldiğimizde muhteşem bir gün batımı bizi bekliyordu.
Limanda, mendirek üzerinde insanlar çoktan batan günü ve güneşi seyre koyulmuşlardı.
Biz de hemen teknenin baş tarafında yerimizi aldık.
Rengarenk güzelliklerini yavaş yavaş sergileyen güneşi ve muhteşem renklerini tamamen kaybolana kadar hayranlıkla izledik.


(https://i.postimg.cc/2S71CQWf/IMG-1042.jpg)


Daha sonra akşam yemeği için yola koyulduk. Yine çok güzel bir akşam sokaklara yansımıştı. Herkese göre bir yerler vardı.
İster kalabalıkların arasına karışın, isterseniz akşam sessizliğine bürünmüş yerlerin tadını çıkartın.
Önceki iki akşam yemek yediğimiz yerleri kendimiz görüp, beğenerek seçmiştik. İkisinden de çok memnun kaldık.
Bu kez kitaptan okuyarak To Tavernaki Tis Marinas’ı seçtik.
Eski Limana biraz daha yakın ara sokakların birinde eski bir binanın giriş katında.
Dışarıya konmuş masalar da, içeridekiler gibi özenle aydınlatılmış. Biz dışarıda oturmayı tercih ettik.
Yemek seçimimiz ise sarımsak ve zeytinyağı ile hazırlanmış midye, fırında sardalya fileto ve uzo oldu.
Bulutların arasından kendini gösteren ay ise sanki yarın gece gerçekleşecek olan tutulmanın provasını yapıyor gibiydi.


(https://i.postimg.cc/GhqpNLnc/IMG-1014.jpg)


Gece yarısından sonra teknemize geldik. Korfudaki son gecemizi teknenin baş tarafında nightcap’lerimizi içerek tamamladık.

Hoşçakal Korfu...
(https://i.postimg.cc/zXLMm79V/SAM-0295.jpg)

Not: Tüm fotoğraflar filtresizdir  :)


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mayıs 17, 2019, 00:30:04
Korfu'dan Othoni'ye
27 Temmuz 2018 Cuma

Sabah 08.00’e doğru uyandık. Dışarıda açık mavi bir gökyüzü var. Havuzlukta sabah kahvelerimizi içtikten sonra hazırlıklarımızı yaptık.
08.50’de Korfu Eski Liman’dan halatlarımızı çözüp demirimizi aldık.
Dönüşte yine geleceğimizi düşünerek, bu etkileyici şehri ve adayı da dümen suyumuzda bırakmış olduk.


(https://i.postimg.cc/3w4JJYSv/SAM-0297.jpg)


Niyetimiz İtalyaya giderken ve dönerken, İyon denizinin kuzeyindeki küçük Yunan adalarına da uğramak.
Biz kuzeybatıdaki Othoni’ye gitmeyi düşünüyorduk.
Fakat Korfudaki tekne komşularımız Theresa ve Paul Erikoussa’ya yeni liman yapıldığını, aynı zamanda koyda alargada kalma imkanı da olduğunu söylediler.
Hakim rüzgara karşı da Erikoussa’nın daha korunaklı olduğunu da belirttiler.
Sanıyorum biraz yorumlardan etkilendik ve Othoni adası yerine Erikoussa’ya gidelim dedik. (Yolda yine rotayı revize edeceğiz  :) )
Yaklaşık 28 deniz mili yolumuz var. (Revizyondan sonra 36 deniz mili oldu  :) )


(https://i.postimg.cc/RFxRgC21/Ekran-Resmi-2019-05-15-19-50-50.png)


Öncelikle yüzme molası için hemen karşıdaki küçük Vidho adasına yöneldik.
Vidho, eski limandan yaklaşık 1 deniz mili uzaklıkta minik yeşil bir ada. Eski limandan buraya giden yolcu tekneleri de var.
Liman ve yerleşim, adanın güneyinde. Batı tarafında da plajlar ve demirlenebilecek koy var.
Deniz bana çok cazip gelmediği için, kuzeydeki Ay. Stefanos koyuna doğru rota tuttuk  :)


(https://i.postimg.cc/9MNfWzVZ/SAM-0296.jpg)


Korfu çok büyük bir liman, aynı zamanda İtalya, Arnavutluk, Yunanistan’a deniz ulaşımı sağladığı için burada deniz trafiği,
özellikle feribotlar çok yoğun.


(https://i.postimg.cc/jdYDCwP4/IMG-1066.jpg)


Korfu ile birlikte yavaş yavaş Yunanistan’da dümen suyumuzda kalmış oldu. Sancağımızda artık Arnavutluk var.
Önümüzdeki Arnavutluk ile Korfu arasındaki kuzey kanalı sadece 1 mil genişliğinde.
Arnavutluk’un çorak, çıplak dağlarının karşısında, Korfu yemyeşil ağaçlarıyla çok göz alıcı.
Limandan çıktığımızda 8-9 knot esen rüzgar 12-13 knot esmeye başlayınca yelkenlerimizi açtık.
Korfu kuzey kanalında bulunan Ay. Stefanos koyuna kadar yelken seyri ile geldik. Koyun girişinde yelkenlerimizi toplayıp, içeri girdik.
Koyun kuzeyinde demirlemiş yelkenlilerin biraz açığına 4 metreye demir attık.

39°45'59"N 19°56’57"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.

https://goo.gl/maps/dwSDxHobsjF9z3YM7
Google Earth olmayanlar için link

Dip çamur, bazı yerler yosunlu. Güneydeki küçük mendireğe yerel tekneler bağlanmış. Kıyıdaki restoranların önünde bağlı olanlar da var.
Deniz berrak. Kıyıdaki çakıl plaj, ahşap iskele ve köy harika bir uyum içerisindeler. Buraya önceki gün karadan gelmiş ve çok beğenmiştik.
Küçük ama bütün güzellikleri ve ihtiyacınız olan hemen her şeyi bulabileceğiniz bir yer.
Dönüş yolunda burada bir gece kalmayı düşündüğümüz için, kıyıya çıkmadık. Vaktimizi denize girerek değerlendirdik.


(https://i.postimg.cc/MpRtVjFZ/IMG-1713.jpg)



(https://i.postimg.cc/bvp0nVnL/IMG-1070.jpg)


Burada keyifli birkaç saat geçirdikten sonra saat 13.00’de demir alıp, ayrıldık.
Koydan çıktıktan sonra kuzeye doğru yöneldik.
Üzerindeki fenerle dikkat çeken Peristerai adasını geçtikten sonra rüzgarı bulunca yelkenlerimizi açtık.


(https://i.postimg.cc/Bnkcv5cQ/IMG-1072.jpg)


Rüzgar 13-14 knot aralığında kuzeydoğudan esiyor. Yelkenle gitmek çok keyifli geldi.
Erikoussa adasının yakın olduğunu düşünerek, biraz daha batıdaki aynı zamanda Yunanistan’ın en kuzeybatısındaki ada olan Othoni’ye gitmek üzere rotamızı değiştirdik.
Othoni adası, denizin ortasında yükselen bir kaya parçası olarak uzaktan hemen fark ediliyor.
Adaya kadar rüzgar çok fazla değişmeden esmeğe devam etti. Biz de Avlaki limanı önlerine kadar yelken seyri ile geldik.
Othoni’nin güneyinde tekne ile kalmak için iki yer var. Biri Avlaki limanı, diğeri ise Ammou koyu. Bu iki koyun da çevresi sığlıklarla dolu.
Harita ve pilot kitaptaki uyarıları dikkatlice okumak, aynı zamanda girip çıkarken dikkatli olmak gerekiyor.
Biz Avlaki limanında iskeleye bağlanmak niyetindeyiz. Limanın girişi sığlıkların arasından geçebilmek için şamandıralar ile işaretlenmiş. Şamandıraları takip etmek gerekiyor.
Limanın güneydoğusuna doğru uzanan mendireğin iç tarafındaki ahşap iskelede, aborda olmuş yelkenli tekneler ile iskelenin ucundaki kayalar arasında tek boş yeri görünce oraya aborda olmak üzere hazırlıklarımızı yaptık.

39°50'22"N  19°24’44"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.

https://goo.gl/maps/dL4S1TT44mKPDzHc6
Google Earth olmayanlar için link

Genellikle yabancı bir limana geldiğimizde, bağlanmadan önce yanaşacağımız yeri kontrol ederiz.
Ama bu kez, arkadan gelen tekneler olduğu için biraz aceleci davrandık. Bu arada rüzgar da şiddetini arttırmıştı.
Tam iskeleye yanaştığımız sırada, ahşap iskelenin altında iskeleden büyük beton ayakların olduğunu gördüm  ::) ???
İskelenin ahşap üst kısmı geride, büyük beton ayaklar ise ilerideydi. Yani teknemizin gövdesinin alt kısmı  önce beton ayaklar ile buluşacaktı.
Heyecanla Ali’ye gördüklerimi anlatıp, “hemen ayrılalım” demeye çalıştığım sırada teknemiz iskeleye dokunmuştu.
Rüzgar artan şiddetiyle bizi iskeleye doğru bastırdığı için ayrılmak o kadar da kolay olmayacaktı.
Usturmaçaların teknenin iskeleye çarpmasını engelleyemeyeceğini anlayınca, iskeleye atladım.
Elimle tekneyi iterek uzaklaştırmaya çalışıyordum. Bir baktım yanımda birisinin daha tekneyi iterek bana yardımcı olmaya çalıştığını fark ettim.
Yardımcı olmaya çalışanın Ali olduğunu görünce ne yapacağımı bilemedim  :) İkimizde kıyıdaydık ve tekne kendi başınaydı  ???
O saniyeler nasıl geçti hatırlamıyorum. Ali tekne uzaklaşmadan, tekneye bindi.
Ardından biraz şaşkın, biraz heyecanlı, karışık duygular içerisinde ben de tekneye bindim. Ali biraz uğraşarak iskeleden ayrılmayı başardı.
Bu beklenmedik durum bizi çok şaşırtmıştı. Koydan ayrılmadan önce iskeleye bakınca, iskelenin mendireğe doğru kaymış olduğunu gördük.
İskele hasarlıydı. Bu durum yakından bakmayınca anlaşılmıyordu maalesef.
Tatsız bir deneyim yaşadığımız Avlaki limanından şamandıraları takip ederek ayrıldık. Önce derin sulara çıktık.
Daha sonra Avlaki’nin batısındaki Ammou koyuna geldik.


(https://i.postimg.cc/Jz0C88PC/Ekran-Resmi-2019-05-16-22-58-50.png)



(https://i.postimg.cc/TwXsKvqw/IMG-1074.jpg)


Koyun girişinde, batı yönünde uzanan mendireğin iç tarafında feribot rıhtımı var.
Koyun içinde liman girişini engellemeyecek şekilde demirlemek mümkün.
Koyda yer yoksa, mendireğin dışına demir atıp kalma imkanı da var. Fakat burada demir atarken, dipteki kayalara dikkat etmek gerekiyor.
Koyda tahminimizden daha çok yelkenli tekne vardı. Biz de uygun gördüğümüz bir boşluğa 4 metreye demirimizi attık.

39°50'26"N    19°24’10"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.

Dip çok güzel kum ve yosun. İyi demir tutuyor. Su o kadar berrak ki, demirin kuma saplandıktan sonra zincirin serilmesini rahatlıkla izledim :)
Teknemizi neta ettikten sonra tertemiz berrak denize girdik. Demirimizi kontrol ettik tutmuştu.
Bu arada Avlaki limanında teknemizin beton ayağa değdiği yeri kontrol ettik. Küçük bir iki çizik dışında bir şey yoktu.
İçimiz rahatlamış olarak havuzlukta Korfu’nun çok beğendiğimiz soğuk sıvılarını içtikten sonra botumuzu denize indirip, kıyıya çıktık.


(https://i.postimg.cc/52g5BdVy/SAM-0305.jpg)


Koyun neredeyse bütün çevresi kumsal. Denize giren birkaç kişi var. Kıyıda az katlı evler, hatta evlerin bir kısmı tepeye doğru sıralanmış,
birkaç taverna ve kahve var. Tavernalar iyi düzenlenmiş görünseler de bize pek çekici gelmediler.
Akşam yemeği için teknemizi tercih ettik. Kumsalda yürüyüş yaptıktan sonra botumuza binip, tekneye geldik.


(https://i.postimg.cc/LX2Mr1WN/IMG-1075.jpg)


Bu arada koyda tekne sayısı hızla artmaya başlamıştı. İtalyan bayraklı tekneler çoğunluktaydı.
Bu gece yüzyılın en uzun sürecek olan ay tutulması var. Akşam yemeğinden sonra gökyüzünü seyredeceğiz.
Yemek menümüz ise Capellini No:1 domates ve fesleğen soslu spagetti yanında da tekne kavımızdan kırmızı şarap.
Bu arada hava sakin ılık bir rüzgar esiyor. Hala yeni tekneler geliyor. Her tekne kendine göre bir yer buluyor.
Artık koyun içi dolu olduğundan tekneler koyun dışında demirliyorlar. Saat 21.30’a doğru ay tutulmasını izlemeğe başladık.



(https://i.postimg.cc/cJ6D64n0/IMG-1077.jpg)




(https://i.postimg.cc/Wpm7NJH0/IMG-1079.jpg)


Alargada olmanın en keyifli yanlarından biri de özellikle geceleyin gökyüzü ve doğayı seyretmek, hatta dinlemek…
Bir de böyle bir gök olayına denk geldiğimiz için şanslı sayılırdık. Saatin epey ilerlemiş olduğunu göz kapaklarımız ağırlaşmaya başlayınca anladık.
Bu güzel geceyi ve yüzyılın ay tutulmasını nightcap’lerimizi içerek bir kez daha kutladıktan sonra uyku vakti gelmişti.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Murat Ayduk - Mayıs 18, 2019, 17:58:42
Çok güzeldi yine her zamanki gibi... Teşekkürler...  1w5ey8

Biliyorsunuz biz de ilk defa bu yaz uzun süre kalabileceğiz teknede. Eşim size bişey sormamı ister.  :)

Çamaşırların yıkanması ile alakalı soru işaretleri var kafasında..

Varılan yerlerde yıkama yapan yerler var mı? Yoksa elde teknede mi yıkanıyor genellikle.. (Marinalarda makine var, ama bu sefer sürekli marinalara mı girip çıkmak gerekiyor mesela)

Şimdiden teşekkürler...
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mayıs 19, 2019, 21:13:13
Bence bu yeni bir başlık konusu olacak kadar önemli bir soru.
Kirli çamaşır konusu şimdiye kadar bizim için bir zorluk oluşturmadı. Bu sebeple de uğradığımız limanlarda çamaşırhane var mı? diye bakmadık.
Ama charter teknelerinin değişim noktası olan adalarda mutlaka vardır. Örneğin Milos'da gözümüze çarpmıştı.
Yeterli sayıda giysi ve çarşaf takımı (yastık kılıfı, pike) bulunduruyoruz yanımızda.
Zaten mayo ve tişört dışındaki giysiler nadiren kullanılıyor :) Deniz ortamı temiz bir ortam. Şehrin tozu kirliliği pek yok.
Akşam giydiğiniz kıyafetleri bir kaç kez giyebiliyorsunuz. Hemen kirlenmiyor ve kokmuyor (gündüz denize girip, duş aldığınız için :) )
Aynı giysiyi giysek de ada değiştirdiğimiz için aynı kıyafeti giydik hissine kapılmıyoruz :)
(Sanırım her gün değişik bir şey giyme tutkusu biz kadınlara özgü :))
Ama bizim bu rutinde küçük sırrımız şu, her yıl son kullanma tarihi yaklaşan giysilerimizi bir kenarda biriktirip, yanımıza alıyoruz. Onları böyle yolculuklarda son kez kullanıp atıyoruz.
Genellikle onların yerine her gittiğimiz adadan yeni bir tişört alıyoruz :)
Yazlık giysiler az yer kapladığı için bol miktarda yanımıza alıyoruz. Bu nedenle şimdiye kadar hiç çamaşırhane aramak zorunda kalmadım.


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mayıs 21, 2019, 23:12:44
Merhaba İtalya!

Othoni’den Otranto’ya
28 Temmuz 2018 Cumartesi

Sabah 05.50’de uyandım. Bu sabah erken uyanmayı istiyordum. Fazla oyalanmadan kalktım.
Güverte kapağından dışarıya bakınca çok hafif bir rüzgar estiğini fark ettim. Alargadaki diğer tekneler ile birlikte salınıyorduk.
Dün geceyi de sakin geçirmiştik. İlk iş olarak kahve hazırladım. Kahve kokusunu duyunca Ali’de uyandı :)
Havuzlukta kahvelerimizi içtikten sonra yavaş yavaş yol hazırlıklarımızı yaptık. Önce botu güverteye aldık.
Ardından motorun yağına, suyuna bakıp, tekneyi neta ettikten sonra 06.55’de Othoni adası Ammou koyundan demirimizi aldık.


(https://i.postimg.cc/zXXL17jG/IMG-1081.jpg)


Bu kez rotamızda yeni bir ülke var. Niyetimiz İtalya’nın Otranto limanına gitmek. Yaklaşık 48 deniz mili yolumuz var.
Okuduklarıma göre bu bölge, Adriyatik’ten gelen dalgalar ve sert rüzgarlar ile biliniyor. Fakat bugün neredeyse hiç rüzgar yok.
Saat 11.00’e doğru rüzgar 9-11 knot hızla esmeğe başlayınca hemen yelkenlerimizi açtık. Ama çok uzun sürmedi, azaldı.
Biz de bir süre motor-yelken seyrettik. Yol boyunca rüzgar 12 knot üzerine çıkmadı.
Biz de zaman zaman yelkenle gitmeyi denedikten sonra rüzgar azalmaya başlayınca motor seyri yaptık.
Yolda bayrakları ve kitapları değiştirdik :)


(https://i.postimg.cc/jjgTP6fZ/IMG-1091.jpg)


Denizde de sanki bizden başka tekne yok gibiydi.
İlk saatlerde Yunanistan’a doğru giden iki tane yelkenli, uzaklarda güneye doğru giden bir gemi gördük.
Beni şaşırtanlar ise yine Yunanistan tarafına giden şişme botlar oldu. İtalyanlar büyük şişme botların arkasına güçlü motorlar takmışlar.
Bunlarla sürat yaparak, İtalya’dan Yunanistan’a gidiyorlar. Dalgalı ve rüzgarlı beklediğim İtalya seyrimizi sakin bir havada yapmış olduk.
Otranto kıyı şeridi önümüzde iyice belirginleşmeye başladığında tekneyi neta edip, limana girmek için hazırlandık.


(https://i.postimg.cc/d0dRT6gK/SAM-0306.jpg)


Daha önce telefonda konuşup, yer ayırttığımız Andrea’yı aradık. Telefona Fabrizio cevap verdi.
Andrea birlikte çalışan Fabrizio rıhtımda karşılamak üzere bizi beklediğini söyledi.
İçeriye girince umduğumuzdan daha büyük ve kalabalık bir liman ile karşılaştık.
Karşımızda plaj, önünde alargada birkaç tekne, plajın yanında görkemli bir kale ilk gözümüze çarpanlar oldu.
Sol tarafımızdaki mendireğe bağlı balıkçı tekneleri vardı. Hatta üst üste aborda olmuşlardı.
Mendireğin sonundaki rıhtım ise bizim bağlanacağımız yer olmalıydı.
Rıhtıma doğru ilerken sağ tarafımızda pontonlar ve bunlara bağlı irili ufaklı tekneler gördük.
Az sayıda yelkenlinin dışında, çoğunluğu küçük, motorlu teknelerdi. Rıhtıma yaklaşırken tekrar telefon ettik.
Kıyıdan bize el sallayan Fabrizio’yu gördük. Kıçtan kara bağlanmak üzere manevramızı yaptık.


(https://i.postimg.cc/pX4qhmyz/IMG-1096.jpg)


Fabrizio tonozu verdi, halatlarımızı aldı. Hoşgeldiniz diyerek, tanıştıktan sonra biraz ilerideki kulübesini göstererek, orada olacağını söyleyip, "Ciao" diyerek ayrıldı :)
Evet artık İtalyadaydık ve bu yılki yolculuğumuzun uzak hedeflerinden birine ulaşmıştık.

40° 8'50"N   18°29’48”E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.

https://goo.gl/maps/WHh6CfgpWXSdEsdf8
Google Earth olmayanlar için link

Bağlandıktan sonra havanın çok sıcak olduğunu fark ettik.
Hemen soğuk bir şeyler alıp, havuzluğa oturduğumuzda saat 14.30’u gösteriyordu. Sancağımızda Amel 54 var.
İskele tarafımız boş dediğimiz sırada bir motor yat geldi. Motor yatta sadece bir çift vardı.
Adam üst tarafta dümende, kadın güvertede koltuk halatlarını vermek üzere hazırlık yapıyordu.
Onlara yardımcı olmaya çalışırken, bir taraftan da şimdiye kadar böyle bir motor yat mürettabatı ile karşılaşmadığımızı düşünüyordum.
Orta yaşlarını dümen suyunda bırakmış çift, hiç acele etmeden yanaştılar.
Kadın tonozu alıp, baş tarafa doğru giderken, bize de koltuk halatını verip, kıyıya iletmemizi rica etti.
Biz de halatı kıyıdaki Fabrizio’ya verdik.
Bağlanma işlerini bitiren kadın, bayrağımızı işaret edip, İstanbul’dan Kıbrıs’a kadar bütün Türkiye kıyılarını, bu motor yatları ile dolaştıklarını söyledi.
Adlarının Alice ve Daniel olduğunu öğrendiğimiz bu çiftin tekneleri İngiliz bayraklı, kendileri ise Avustralyalı idiler.
Her iki yanımızda tekne olduğuna göre içimiz rahat tekneden ayrılabilirdik. Öncelik liman kayıt işlemleriydi :)


Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Can Yazar - Mayıs 30, 2019, 16:56:29
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Korfu'dan Othoni'ye
27 Temmuz 2018 Cuma

Sabah 08.00’e doğru uyandık. Dışarıda açık mavi bir gökyüzü var. Havuzlukta sabah kahvelerimizi içtikten sonra hazırlıklarımızı yaptık.
08.50’de Korfu Eski Liman’dan halatlarımızı çözüp demirimizi aldık.
Dönüşte yine geleceğimizi düşünerek, bu etkileyici şehri ve adayı da dümen suyumuzda bırakmış olduk.


(https://i.postimg.cc/3w4JJYSv/SAM-0297.jpg)


Niyetimiz İtalyaya giderken ve dönerken, İyon denizinin kuzeyindeki küçük Yunan adalarına da uğramak.
Biz kuzeybatıdaki Othoni’ye gitmeyi düşünüyorduk.
Fakat Korfudaki tekne komşularımız Theresa ve Paul Erikoussa’ya yeni liman yapıldığını, aynı zamanda koyda alargada kalma imkanı da olduğunu söylediler.
Hakim rüzgara karşı da Erikoussa’nın daha korunaklı olduğunu da belirttiler.
Sanıyorum biraz yorumlardan etkilendik ve Othoni adası yerine Erikoussa’ya gidelim dedik. (Yolda yine rotayı revize edeceğiz  :) )
Yaklaşık 28 deniz mili yolumuz var. (Revizyondan sonra 36 deniz mili oldu  :) )


(https://i.postimg.cc/RFxRgC21/Ekran-Resmi-2019-05-15-19-50-50.png)


Öncelikle yüzme molası için hemen karşıdaki küçük Vidho adasına yöneldik.
Vidho, eski limandan yaklaşık 1 deniz mili uzaklıkta minik yeşil bir ada. Eski limandan buraya giden yolcu tekneleri de var.
Liman ve yerleşim, adanın güneyinde. Batı tarafında da plajlar ve demirlenebilecek koy var.
Deniz bana çok cazip gelmediği için, kuzeydeki Ay. Stefanos koyuna doğru rota tuttuk  :)


(https://i.postimg.cc/9MNfWzVZ/SAM-0296.jpg)


Korfu çok büyük bir liman, aynı zamanda İtalya, Arnavutluk, Yunanistan’a deniz ulaşımı sağladığı için burada deniz trafiği,
özellikle feribotlar çok yoğun.


(https://i.postimg.cc/jdYDCwP4/IMG-1066.jpg)


Korfu ile birlikte yavaş yavaş Yunanistan’da dümen suyumuzda kalmış oldu. Sancağımızda artık Arnavutluk var.
Önümüzdeki Arnavutluk ile Korfu arasındaki kuzey kanalı sadece 1 mil genişliğinde.
Arnavutluk’un çorak, çıplak dağlarının karşısında, Korfu yemyeşil ağaçlarıyla çok göz alıcı.
Limandan çıktığımızda 8-9 knot esen rüzgar 12-13 knot esmeye başlayınca yelkenlerimizi açtık.
Korfu kuzey kanalında bulunan Ay. Stefanos koyuna kadar yelken seyri ile geldik. Koyun girişinde yelkenlerimizi toplayıp, içeri girdik.
Koyun kuzeyinde demirlemiş yelkenlilerin biraz açığına 4 metreye demir attık.

39°45'59"N 19°56’57"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.

https://goo.gl/maps/dwSDxHobsjF9z3YM7
Google Earth olmayanlar için link

Dip çamur, bazı yerler yosunlu. Güneydeki küçük mendireğe yerel tekneler bağlanmış. Kıyıdaki restoranların önünde bağlı olanlar da var.
Deniz berrak. Kıyıdaki çakıl plaj, ahşap iskele ve köy harika bir uyum içerisindeler. Buraya önceki gün karadan gelmiş ve çok beğenmiştik.
Küçük ama bütün güzellikleri ve ihtiyacınız olan hemen her şeyi bulabileceğiniz bir yer.
Dönüş yolunda burada bir gece kalmayı düşündüğümüz için, kıyıya çıkmadık. Vaktimizi denize girerek değerlendirdik.


(https://i.postimg.cc/MpRtVjFZ/IMG-1713.jpg)



(https://i.postimg.cc/bvp0nVnL/IMG-1070.jpg)


Burada keyifli birkaç saat geçirdikten sonra saat 13.00’de demir alıp, ayrıldık.
Koydan çıktıktan sonra kuzeye doğru yöneldik.
Üzerindeki fenerle dikkat çeken Peristerai adasını geçtikten sonra rüzgarı bulunca yelkenlerimizi açtık.


(https://i.postimg.cc/Bnkcv5cQ/IMG-1072.jpg)


Rüzgar 13-14 knot aralığında kuzeydoğudan esiyor. Yelkenle gitmek çok keyifli geldi.
Erikoussa adasının yakın olduğunu düşünerek, biraz daha batıdaki aynı zamanda Yunanistan’ın en kuzeybatısındaki ada olan Othoni’ye gitmek üzere rotamızı değiştirdik.
Othoni adası, denizin ortasında yükselen bir kaya parçası olarak uzaktan hemen fark ediliyor.
Adaya kadar rüzgar çok fazla değişmeden esmeğe devam etti. Biz de Avlaki limanı önlerine kadar yelken seyri ile geldik.
Othoni’nin güneyinde tekne ile kalmak için iki yer var. Biri Avlaki limanı, diğeri ise Ammou koyu. Bu iki koyun da çevresi sığlıklarla dolu.
Harita ve pilot kitaptaki uyarıları dikkatlice okumak, aynı zamanda girip çıkarken dikkatli olmak gerekiyor.
Biz Avlaki limanında iskeleye bağlanmak niyetindeyiz. Limanın girişi sığlıkların arasından geçebilmek için şamandıralar ile işaretlenmiş. Şamandıraları takip etmek gerekiyor.
Limanın güneydoğusuna doğru uzanan mendireğin iç tarafındaki ahşap iskelede, aborda olmuş yelkenli tekneler ile iskelenin ucundaki kayalar arasında tek boş yeri görünce oraya aborda olmak üzere hazırlıklarımızı yaptık.

39°50'22"N  19°24’44"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.

https://goo.gl/maps/dL4S1TT44mKPDzHc6
Google Earth olmayanlar için link

Genellikle yabancı bir limana geldiğimizde, bağlanmadan önce yanaşacağımız yeri kontrol ederiz.
Ama bu kez, arkadan gelen tekneler olduğu için biraz aceleci davrandık. Bu arada rüzgar da şiddetini arttırmıştı.
Tam iskeleye yanaştığımız sırada, ahşap iskelenin altında iskeleden büyük beton ayakların olduğunu gördüm  ::) ???
İskelenin ahşap üst kısmı geride, büyük beton ayaklar ise ilerideydi. Yani teknemizin gövdesinin alt kısmı  önce beton ayaklar ile buluşacaktı.
Heyecanla Ali’ye gördüklerimi anlatıp, “hemen ayrılalım” demeye çalıştığım sırada teknemiz iskeleye dokunmuştu.
Rüzgar artan şiddetiyle bizi iskeleye doğru bastırdığı için ayrılmak o kadar da kolay olmayacaktı.
Usturmaçaların teknenin iskeleye çarpmasını engelleyemeyeceğini anlayınca, iskeleye atladım.
Elimle tekneyi iterek uzaklaştırmaya çalışıyordum. Bir baktım yanımda birisinin daha tekneyi iterek bana yardımcı olmaya çalıştığını fark ettim.
Yardımcı olmaya çalışanın Ali olduğunu görünce ne yapacağımı bilemedim  :) İkimizde kıyıdaydık ve tekne kendi başınaydı  ???
O saniyeler nasıl geçti hatırlamıyorum. Ali tekne uzaklaşmadan, tekneye bindi.
Ardından biraz şaşkın, biraz heyecanlı, karışık duygular içerisinde ben de tekneye bindim. Ali biraz uğraşarak iskeleden ayrılmayı başardı.
Bu beklenmedik durum bizi çok şaşırtmıştı. Koydan ayrılmadan önce iskeleye bakınca, iskelenin mendireğe doğru kaymış olduğunu gördük.
İskele hasarlıydı. Bu durum yakından bakmayınca anlaşılmıyordu maalesef.
Tatsız bir deneyim yaşadığımız Avlaki limanından şamandıraları takip ederek ayrıldık. Önce derin sulara çıktık.
Daha sonra Avlaki’nin batısındaki Ammou koyuna geldik.


(https://i.postimg.cc/Jz0C88PC/Ekran-Resmi-2019-05-16-22-58-50.png)



(https://i.postimg.cc/TwXsKvqw/IMG-1074.jpg)


Koyun girişinde, batı yönünde uzanan mendireğin iç tarafında feribot rıhtımı var.
Koyun içinde liman girişini engellemeyecek şekilde demirlemek mümkün.
Koyda yer yoksa, mendireğin dışına demir atıp kalma imkanı da var. Fakat burada demir atarken, dipteki kayalara dikkat etmek gerekiyor.
Koyda tahminimizden daha çok yelkenli tekne vardı. Biz de uygun gördüğümüz bir boşluğa 4 metreye demirimizi attık.

39°50'26"N    19°24’10"E
Bu koordinatı kopyalayıp, Google Earth arama kutusuna yapıştırabilirsiniz.

Dip çok güzel kum ve yosun. İyi demir tutuyor. Su o kadar berrak ki, demirin kuma saplandıktan sonra zincirin serilmesini rahatlıkla izledim :)
Teknemizi neta ettikten sonra tertemiz berrak denize girdik. Demirimizi kontrol ettik tutmuştu.
Bu arada Avlaki limanında teknemizin beton ayağa değdiği yeri kontrol ettik. Küçük bir iki çizik dışında bir şey yoktu.
İçimiz rahatlamış olarak havuzlukta Korfu’nun çok beğendiğimiz soğuk sıvılarını içtikten sonra botumuzu denize indirip, kıyıya çıktık.


(https://i.postimg.cc/52g5BdVy/SAM-0305.jpg)


Koyun neredeyse bütün çevresi kumsal. Denize giren birkaç kişi var. Kıyıda az katlı evler, hatta evlerin bir kısmı tepeye doğru sıralanmış,
birkaç taverna ve kahve var. Tavernalar iyi düzenlenmiş görünseler de bize pek çekici gelmediler.
Akşam yemeği için teknemizi tercih ettik. Kumsalda yürüyüş yaptıktan sonra botumuza binip, tekneye geldik.


(https://i.postimg.cc/LX2Mr1WN/IMG-1075.jpg)


Bu arada koyda tekne sayısı hızla artmaya başlamıştı. İtalyan bayraklı tekneler çoğunluktaydı.
Bu gece yüzyılın en uzun sürecek olan ay tutulması var. Akşam yemeğinden sonra gökyüzünü seyredeceğiz.
Yemek menümüz ise Capellini No:1 domates ve fesleğen soslu spagetti yanında da tekne kavımızdan kırmızı şarap.
Bu arada hava sakin ılık bir rüzgar esiyor. Hala yeni tekneler geliyor. Her tekne kendine göre bir yer buluyor.
Artık koyun içi dolu olduğundan tekneler koyun dışında demirliyorlar. Saat 21.30’a doğru ay tutulmasını izlemeğe başladık.



(https://i.postimg.cc/cJ6D64n0/IMG-1077.jpg)




(https://i.postimg.cc/Wpm7NJH0/IMG-1079.jpg)


Alargada olmanın en keyifli yanlarından biri de özellikle geceleyin gökyüzü ve doğayı seyretmek, hatta dinlemek…
Bir de böyle bir gök olayına denk geldiğimiz için şanslı sayılırdık. Saatin epey ilerlemiş olduğunu göz kapaklarımız ağırlaşmaya başlayınca anladık.
Bu güzel geceyi ve yüzyılın ay tutulmasını nightcap’lerimizi içerek bir kez daha kutladıktan sonra uyku vakti gelmişti.




Suan corfu dan othoni ye yoldayim. Ben de limana girerim diyordum, sizi okuyunca koya yoneldim. Yararli oldu yani cok. Tesekkurler. Simdi kk soru ise, italya da nerede custom bulup kayit yaptıracagim?
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Özlem Baha - Mayıs 31, 2019, 11:21:26
Merhaba Can Bey,
İyi yolculuklar.
İtalya’ya giriş yapmak çok basit.
Otranto’da limanda derinlik sorunu yok. Yanaştığımız yeri yukarıda yazmıştım. Yanaştığınız yerdeki gemiye benzeyen kocaman bina işlemlerinizi yapacağınız binadır. Evraklarınızla gittiğinizde sizin için bir form dolduruyorlar. Kalacağınız süreyi, geldiğiniz ve gideceğiniz limanı soruyorlar. Formun bir kopyasını size verip, iyi tatiller diliyorlar. Hiç bir ücret ödemiyorsunuz. İngilizceleri biraz kısıtlı ama anlaşmada bir sorun olmuyor. Çok iyi niyetli ve kibarlar😊
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Ali Soydan - Haziran 01, 2019, 01:42:35
fotograflar ve anlatim cok guzel elinize saglik
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: Can Yazar - Haziran 01, 2019, 10:36:08
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Merhaba Can Bey,
İyi yolculuklar.
İtalya’ya giriş yapmak çok basit.
Otranto’da limanda derinlik sorunu yok. Yanaştığımız yeri yukarıda yazmıştım. Yanaştığınız yerdeki gemiye benzeyen kocaman bina işlemlerinizi yapacağınız binadır. Evraklarınızla gittiğinizde sizin için bir form dolduruyorlar. Kalacağınız süreyi, geldiğiniz ve gideceğiniz limanı soruyorlar. Formun bir kopyasını size verip, iyi tatiller diliyorlar. Hiç bir ücret ödemiyorsunuz. İngilizceleri biraz kısıtlı ama anlaşmada bir sorun olmuyor. Çok iyi niyetli ve kibarlar😊


Iki gundur havanin maynalamasini bekliyorum. Deli gibi nw esiyor, tam kafadan. Mecbur daha bekleyecegim. Teşekkür ederim.
Başlık: Ynt: İyonya, Güneydoğu İtalya, Mora (Peloponnisos) seyrimiz
Gönderen: İsmail Pehlivan - Haziran 04, 2019, 04:22:00
Ozlem Korsan,

Elleriniz dert gormesin, harika bir yaziydi, roman kivaminda, cok tesekkurler.