0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    İ. O.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #375 : Kasım 12, 2018, 16:05:15 »
  Beni korkutan veya başka bir deyimle ürküten bazı yerler olmuştur. Nedenini teknik olarak izah edemesem de bazı burunları geçmekten ürküyordum. Bunlardan biri 2012 de ilk Devekuşu ile olan gezide geçtiğim Foça Aslan burnu dur. Bu sene ise beni ürküten üç yer var. Karaburun, Çeşme ve Knidos. Ne hikmetse de genelde korktuğum yerlerde değil diğer yerlerde zılgıtı yemişimdir.

  Haziranın son haftası rüzgar Devekuşu na göre sert esecek. Ya Saipaltı nda bir hafta daha kalacak ya da yeni limana geçerek orada havanın geçmesini bekleyecektim. Yeniliman, aldığım duyumlara göre daha korunaklı bir limandı. Saipaltında  soluganlarla sallanarak kalmak yerine Pazartesi sabah erkenden çıkarak 6 dm uzaktaki Yeniliman a gitmeye karar verdim.

  Cem Liman dan Yeniliman da tanıdığı varsa kalınacak bir yer olup olmadığını sormasını rica ettim. Limana girince tam karşıda cami nin hizasında karaya çıkmış olan bir balıkçı teknesinin yerine girip bağlanabileceğim haberi geldi. Altı denizmili mesafeyi dört saatte alarak Karaburun Yeniliman a vardığımda bahsedilen yerde Cem ağabeyin oğlu Alihan beni bekliyordu. Gösterilen yere yanaşarak bağlandım.

  Her barınağa varışta mutad hale gelen çay faslını bitirdikten sonra tekneye geçerek ortalığı toplamaya başladım. Denizden çektiğim su ile güverteyi yıkadıktan sonra kendime bir kahve yaparak oturdum.

  Limanın mendirek hizasından gelen, yanıma geldiğinde kendinin kooperatif başkanı olduğunu söyleyen kişi ile ayaküstü konuşmaya başladık. Hoş geldin, nasılsın?,kaç gün kalacaksın? nereden gelip nereye gidiyorsun? fasıllarından sonra; buraya gelecek tekne denizde seni başka bir yere alsak diyerek iki saat önce boş olduğu söylenen yerden çıkmak zorunda kaldım. Kısa rıhtım üzerine bağlanmış olan büyük balıkçı teknesine aborda oldum.

  İki gün geçmesine rağmen önce bağlandığım yere hiç kimse gelmemişti. Kahvede çay içerken kendisine '' hani oraya denizdeki tekne gelecekti hala kimse gelmedi diye sorduğumda; ben onun bakıma çıktığını unutmuşum, senin yeni yerin daha iyi sen orada kal'' diye yanıtladı. Bu tür olaylar neden hep beni buluyor? yoksa hemen herkesin başına benzer şeyler geliyor mu? bilemiyorum. Önceden sorulmadan rastgele gelip bağlansam anlayacağım. Ki artık genel olarak neresi boş neresi doludur biraz olsun anlıyorum. Rıhtımda bırakılan ağlar, rıhtımdan denize uzanmış halatlar, tonoz şamandraları girerken daha insana bir şeyler söylüyor. Neyse...

  Yolda gelirken, motordan dümen palasına bir döngerle sabitlediğim, palayı döndürdüğümde motorun da dönmesini sağlayarak, manevra kabiliyetimi arttıran mekanizma gevşiyor, bende onu elle sıkarak devam ediyordum.  17 anahtarım yoktu ve elimdeki ingiliz anahtarı da dar olan o alanda çalışmıyordu. Üzerine bordoladığım balıkçı teknesinin çalışanları kıyıda ağlarını sezona hazırlıyorlardı. Ellerinde onyedi anahtar olup olmadığını sordum. Bana oldukça büyük bir takım çantasını vererek hangisi işine yararsa kullan dediler. Gerçekten buraya geçmem iyi olmuştu. Bahsettiğim mekanizmanın önüne birde kontra somun ilave ederek sıktım. Ancak en kısa zamanda bir onyedi anahtar almam gerekiyordu.

  Yenilimana geleli beş gün olmuş,geçen sürede kooperatif başkanıyla sohbet eder, esnafı tanımaya nereden buz alınır, hangi kahvenin çayı daha iyidir öğrenmeye başlamıştım. Hava sıcak olduğundan teknede tentenin altında da olsa durulmuyor, zaman bir şekilde kahvede gölgede, akşamüzeri gün batmadan önce ise bordoladığım balıkçı teknesinin üzerinden oltalarını atarak limandan balık tutmaya gelenlerle sohbetle geçiyordu.

  Hava durumu tahminlerne göre hafta sonu hava daha mutedil olacaktı. Cumartesi günü Çeşme, pazar günü de Alaçatı Sığacık arasında bir yerlerde kalabilirim diye düşündüm. 30 Haziran Cumartesi günü güneşle birlikte korktuğum ikinci geçide, Çeşmeye doğru yola çıktım.
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    H. E.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #376 : Kasım 12, 2018, 16:24:28 »
İsmail Abi, bu arada söylemeyi unuttum, tebrik ederim, Devekuşu ile tek seferde 50 mil seyir yapmak çok büyük başarı. Büyük denizcisin sen.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


Not: "Birader, buraya tekne gelecek" tanrısının latince adını öğrendim, Reservus'muş.


*

    R. E.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #377 : Kasım 12, 2018, 19:32:37 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

İsmail Abi, bu arada söylemeyi unuttum, tebrik ederim, Devekuşu ile tek seferde 50 mil seyir yapmak çok büyük başarı. Büyük denizcisin sen.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


Kesinlikle büyük denizci.
Sadece bu nedenle değil..
Daha onlarca nedenle büyük denizci..
Şimdiki zaman amatör denizciliğinin zirvesi..

 Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

*

    İ. O.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #378 : Kasım 12, 2018, 20:12:16 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

İsmail Abi, bu arada söylemeyi unuttum, tebrik ederim, Devekuşu ile tek seferde 50 mil seyir yapmak çok büyük başarı. Büyük denizcisin sen.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


Kesinlikle büyük denizci.
Sadece bu nedenle değil..
Daha onlarca nedenle büyük denizci..
Şimdiki zaman amatör denizciliğinin zirvesi..

 Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


   Değerli Dostlar,
   İltifatlarınız için teşekkür ederim. Ancak Büyük Denizci sıfatını taşımak benim haddim değil.
   Ben kendi çapında bir şeyler öğrenmeye çalışan, bu arada da kendince rotalarda gezen bir
   Acemi Amatör Denizciyim.
   
*

    İ. O.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #379 : Kasım 16, 2018, 19:04:10 »
   Karaburun ve Çeşme yi geçmenin benim için zor etaplar olduğundan bahsetmiştim. İki gün hava nın rahat olacağı bilgisini edindikten sonra 30.Haziran. 2018 Cumartesi günü sabah 5.30 da Karaburun Yeni liman dan hareket ettim.

  Hedefim yaklaşık 28 Dm güneydeki Çeşme idi. Hava da veya bende bir terslik olursa diye kendime arada girebileceğim yerler belirledim. Bunlardan biri 12 dm uzaktaki Eğri liman, 20 dm uzaktaki Kara Adanın güney koyları, 24 dm sonra Gerence koyu veya Ildır idi. 24 Dm mesafedeki Gerence veya Ildır ı  kaçış yeri olarak düşüneceğine 4 dm daha git Çeşmeye ulaş diyor olabilirsiniz, ancak asıl mesele Sakız(Chios) ile Çeşme arasına girebilmek. Ki öyle de oldu.

  Saban erken saatlerinin verdiği sakinlikle Eğri Limanı geçmiş, rotamı Kara Ada ile Çolak Burnu arsından Toprak ada ya doğru çevirmiştim.Kara adanın kuzeyine kadar rahat gelmiştim ama, ögle saatleri yaklaşıyor yavaş yavaş  rüzgar ve dalgalar  kendini hissettiriyordu. Kara adanın yanıbaşına kurulmuş olan balık çiftliklerini geçerek güneye doğru yoluma devam ettim.

   Kara adanın güney koylarından birine özellikle batıda olan koya girmeyi düşündüm. Daha sonra da Çeşme ye bir şey kalmadı. bir saat daha gitsem varırım diye düşünerek devam etmeye karar verdim.

   Kara ada nın koruması bittiğinde Yukardan esen rüzgar ve kaldırdığı dalgalar Devekuşu nu iskeleye yatırarak sürat kazanmasını sağladılar. Gayet güzel gidiyordum. Her metrede rüzgar sanki bir borunun içinden üfler gibi hızını arttırıyordu.

   Ucburunlar ın ucundaki kayalıklardan kurtulmak için,Uzun ada nın güneyinden çıkmayı planlıyordum ama ha bire kayalıklara da yaklaşıyordum. Büyük bir yelkenli kuzeyden gelerek, Kara Ada ile Uzun adanın arasından  tam arma  ıldır körfezi ne doğru yol aldı.

   Önümdeki kayalık bölgeyi tam olarak bilmiyordum. Yelkenle aralardan geçmekte başarılı olamayabilirdim.Bu şartlarda burnu dönmeye çalışıp Çeşme gitmeyi kendimce riskli bularak iki dalga arasından geri döndüm. Yani Çeşme ile Sakız adası arasına giremedim. En güzeli sabah erken saatte karıncalar su içerken geçmek.  Devekuşu nun armasının en çok sevdiğim tarafı  sadece dümen ile dönebilmek.  Ana yelkeni dönüş esnasında biraz boşlayarak dümeni döndürdüğümde, mizana kendini hemen rüzgarın yönüne göre atıyor, ardından ana yelken ıskotasını kasarak kendime yeni bir rota tutabiliyorum.

    Rüzgarı geniş apazdan dalgayı da kıçtan alarak Ilıca Koyu istikametine hızla yol alıyordum. Navionix ten harita kontrolu yapmak için telefonuma baktığımda hızımın 5,2 ila 6  bazen 6.5 dm aralığında gidip geldiğini de görmüş oldum.

    Sancağımda Top burnunu bordaladıktan sonra kıyıya yanaşmaya başladım ve hızım da düşmeye başladı. Kararım Dalyan koyuna girmekti. Daha ileriye gidersem sabah erken de çıksam Ucburunlara kadar geçireceğim zaman kaybından dolayı tekrar Çeşme boğazında sıkışabilirdim.

   Dalyankoyu na geldiğimde yelkeni indirmek için rüzgara döndüm. Yelkeni indirip bumbaya sarana kadar bir de baktım ki Dalyan girişinden aşağıya doğru sürüklenmişim.  Çalışır durumdaki motora yol vererek Dalyan koyu girişinin kuzeybatısındaki kocakarı plajı olarak isimlendirilen yerde  2 mt ye demir attığımda saat 14:00 olmuştu.

   Denize girmeyi hak etmiştim. Sudan çıkınca tenteyi gerdim. Buz çantasına dün akşamdan koyduğum buzların tamamı erimemişti. Ayrıca içindeki her şey de  hala soğukluğunu muhafaza ediyordu...

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Gezgin Korsan Sosyal Medya Hesaplarını Takip Ediniz

               


*

    H. E.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #380 : Kasım 16, 2018, 20:25:07 »
Tebrikler Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap Ne mutlu size,
Pruvanız her daim neta olsun!
*

    R. E.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #381 : Kasım 16, 2018, 21:39:10 »
Devekuşu 2 son dönem amatör denizcliğin sembol teknesi.
Bizler, 5-10 mil yarıçaplı sahada git-gel yaparken o miller aştı. Hiç girmediği denizlere gitti.
Bu arada bir şeyi eksik yapmaya başladı. eskiden adım adım tüm barınakları, sığınma yerlerini, marinaları tanıtırken bunu terk etti ve doğrudan hedefine gitti. Bu sanki iyi olmadı. İşaret taşları bırakmıyor değil elbet.

Ama küçük tekneli amatör denizciliği olmazsa olmazları arasındaki 5-10 milde bir sığınılacak, barınılacak yer mevzuunu terk etti.

Elinden geldiği kadar tamamlarsa mutlu olacağız.

Ha bu arada ben de küçük tekneyi karaya aldım. Daha iricesi ile denize indim. Ama uzun seyirler de yapamadım. Bu da benim kusurum.
Seneye inşallah (*)


-----------

(*) Yoksul ölünce karnını yarmışlar. Karnından yüzlerce "seneye inşallah" çıkmış..

« Son Düzenleme: Kasım 16, 2018, 21:40:48 Gönderen: Recep Ertürk »


*

    İ. O.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #382 : Kasım 16, 2018, 23:08:25 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Devekuşu 2 son dönem amatör denizcliğin sembol teknesi.
Bizler, 5-10 mil yarıçaplı sahada git-gel yaparken o miller aştı. Hiç girmediği denizlere gitti.
Bu arada bir şeyi eksik yapmaya başladı. eskiden adım adım tüm barınakları, sığınma yerlerini, marinaları tanıtırken bunu terk etti ve doğrudan hedefine gitti. Bu sanki iyi olmadı. İşaret taşları bırakmıyor değil elbet.

Ama küçük tekneli amatör denizciliği olmazsa olmazları arasındaki 5-10 milde bir sığınılacak, barınılacak yer mevzuunu terk etti.

Elinden geldiği kadar tamamlarsa mutlu olacağız.

Ha bu arada ben de küçük tekneyi karaya aldım. Daha iricesi ile denize indim. Ama uzun seyirler de yapamadım. Bu da benim kusurum.
Seneye inşallah (*)


  Recep Üstadım
  Eksikler konusunda çok haklısınız.İzmir e kadar önceki gezimde barınak barınak gitmiştim. Bu sefer
  Burhaniye den direk Karaburun a gitme sebebim bu idi. Karaburun hariç körfezi hemen hemen dolaşmıştım. Ancak Karaburun dan hele Çeşme den sonra Gökova ya kadar barınaklarda yer bulup girmek inanın imkansız gibi. Tur teknelerine ayrılan yerlerden inanın balıkçılar bile yer bulamıyorlar. Bir geceliğine elbette zorlanarak ta olsa bir yere ilişebilirsiniz. Bazı barınaklarda bağlanma ücreti neredeyse marina fiyatından pahalı. ya gelmeyelim diye öyle yapıyorlar yada birşeyler oluyor. Birde oraya bağlama şuraya gelecek biri var tantanaları inanın beni çok sıktı.
  Bu eksikliğim için sizden ve beni takip edenlerden bu işi tam anlamıyla yapamadığım için özür diliyorum. Tam anlamıyla beceremesem de elimden geldiğince yapmaya çalışacağım.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
 Saygılar.
*

    İ. O.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #383 : Kasım 17, 2018, 00:10:08 »
   Karaburundan sonraki hedefim Çeşme olmasına rağmen Dalyan Koyu nda kalmıştım. Pazartesi hava sertleşecekti ve benim demirlediğim plaj dışında bir yere varmam lazımdı. Bu Çeşme olur, Alaçatı olur,Sığacık olur veya bunların arasındaki herhangi bir koy dahi olabilirdi.

   Güneş daha doğmadan motoru çalıştırıp yola koyuldum. Çeşme boğazına girmeden önceki kayalıkları navionix yardımıyla geçtikten sonra rüzgar olmamasına rağmen ana yelkeni açtım. Bu bölgedeki kayalıkların birçoğu belli olmuyor. Derin su kesen teknelerin kardinallere dikkat ederek özellikle uzun ada istikametine çıkarak geçmelerini öneririm.

  Güneye doğru ilerleyerek, nasıl olup ta bizim karasularımızda kalmış olan  Boğaz adası ile beyaz burun arasından geçerek Çeşme boğazını çıktım. İskelemde Alaçatı ve Dümbelek adasını geçerek  Sarpdere koyuna geldiğimde Özkan Gülkaynağı arayarak onun Teos ta çıktığı yere bağlanıp bağlanamayacağımı, bu konuda bana yardımcı olmasını rica ettim. Marina müdürüyle konuşmuş, onun yerine çok cüz i bir bedelle bağlanabileceğimi bildirdi.

  Teke burnuna yaklaştığımda çoktan öğlen olmuş ve batı esmeye başlayarak Ege nin açıklarından getirdiği dalgaları sancak bordoma vurmaya başlamıştı. Burnu döndükten sonra rüzgarın ve dalganın arkamdan gelmesi dalga açısından beni rahatlatıp hız kazanmama fayda sağlasa da kıçtan aldığım rüzgarla pupa seyirde dümen tutmam zorlaşmıştı.

  Rotamı biraz kuzeydoğuya çevirerek rüzgarı genişapaz almaya başladığımda dümen tutmam az da olsa rahatlamıştı. Gene inat ederek 45 dm yol yapmıştım.neye inat bilmiyorum ama bazen bana geliyorlar. Akıllı adamın denizde ne işi var? değil mi? Çeşme Sığacık ve Didim Gümüşlük arasına dönüşte özellikle fazla zaman ayırarak gezmeyi şimdiden planlıyorum.

  Sığacık körfezindeki balık çiftliklerine hayret ederek ve biraz da zorlanarak Teos un girişini buldum. Eşek adasının kuzeyinden döndükten sonra ana yelkeni zorlanarak ta olsa indirmeyi becerdim ve motorla körfezin içinde alargada duran teknelere doğru yol almaya başladım. Eğer marina da bağlanma şansım olmasaydı ben de buralarda bir yerde demir de kalmayı göze almıştım ama karaya nasıl çıkacaktım? Balıkçı barınağında maalesef yer bulma şansı yok.

   Teos Marina da Kayıtsız ın yerine bağlandığımda on saattir yolda olmanın yorgunluğu birden üzerime çöktü. Devekuşu2 çok şanslı bir yere bağlanmıştı. Hemen yanımda Rüzgar Baba (Haldun Abi) nın eski teknesi Maviş duruyordu. Hemen arkamda yıllardır facebook tan yazıştığımız Adnan Toprakseven in teknesi bağlı imiş. Ve nihayet Adnan Kaptanla tanışabilmiştim. Derenin içinde bağlı rota 6.60 ıyla Halil kaptanla  tanışma şansım oldu.

  Hep söylerim, bu gezilerde beni mutlu eden diğer birşey de değişik platformlarda yazıştığım dostlarla tanışmak olmuştur.  Adnan kaptanın teknesiyle yaptığımız kısa turlar  sayesinde Sığacığın güzel koylarını keşfetmek apayrı bir zevk oldu.
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    A. Ü.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #384 : Kasım 17, 2018, 00:21:47 »
İsmail Ağbi ilgi ile takibe devam,sizin seyir yazılarınız farklı bir tadı var kaleminize sağlık Ağbi..
*

    N. D.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #385 : Kasım 17, 2018, 09:22:57 »
Sayın İsmail kaptan , Tekirdağdan Egeye yaptığınız seyirleri , beğeni ile takip etmekte ve okumaktayım . Elinize kolunuza sağlık, teşekkür ederim.
*

    İ. O.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #386 : Kasım 17, 2018, 13:35:51 »
   Sığacıkta kaldığım bir hafta boyunca Cem Gür ü ziyaret ederek Ionia yı görmek ve Ekrem İnözü üstadın Anok la yaptığı Horn burnu nu geçişi de kapsayan seyahatinin sunumunu izleme şansım oldu.

   Buradan sonraki hedefim Kuşadası na doğru gitmekti. Eşe dosta nerede barınacak yer bulurum ve bu güzergahta nelere dikkat etmem gerekir diye soruyordum. Gümüldür ü bir basamak olarak kullanıp Kuşadası na geçmek planı kafama yatmıştı. Aldığım bilgiler Kuşadası nda yer bulamayacağım ancak mendirek dışında bir yerde demirde kalabileceğim, Gümüldür de ise zorlanarak ta olsa bir gecelik kalabilme imkanı bulabileceğim yönündeydi.

   Ayrıca Kuşadası körfezini ortadan geçmemem, derinlik farkları ve öğlen başlayan batı nedeniyle o bölgenin çok dalga kaldırdığı, bu nedenle zorlanabileceğim konusunda uyarılar aldım. Önerilen  Doğanbey burnundan sonra kuzey kıyıya yapışarak Gümüldür oradan Kuşadası na geçmekti.

   7 temmuz 2018 Cumartesi sabahı güneş doğmadan Teos tan ayrıldım ve kıyı kıyı Doğanbey burnuna doğru yol almaya başladım. Bu sefer ana yelkeni camadan da açmıştım.

    Doğanbey adasının dışından geçerek doğuya doğru yol alıyordum. Saat daha 10:00 olmamıştı. Yaklaşık 15 Dm yol gelmiş ve Kuşadasına  en fazla bir o kadar daha yolum kalmıştı.Yani yaklaşık 18 Dm. Kuzeye kıyıya yapışırsam yol 6-7 dm daha uzun olacaktı.

    Rüzgar azdı ve öğlene kadar gidebilecek üç saatim daha vardı. Motora biraz gaz vererek, yelkeni camadandan boşlayarak hafif esen rüzgarı da iskele kıç omuzluktan almaya ve 4,5 Dm süratle doğuya Kuşadasına doğru keyifle ilerlemeye devam ettim.

   Kuşadası nda yer bulamazsam Güzel çamlı veya Davutlara giderim diye aklımdan geçiriyor, bir yandan da öğle saatlerinde Güneye inerken yandan alacağım dalgaların getireceği rahatsızlığı düşünüyordum.

   Arkadan gelen dalgalar ve rüzgar an be an şiddetini arttırıyor Devekuşu2 nin hızı 5- 5.5 Dm ne kadar yükseliyordu. Biraz sancak yaptım kıçtan aldığım rüzgarı iskele kıç omuzluğa alarak geniş apazda daha konforlu bir gidiş sağladım. Ancak rotam da artık Kuşadası değil Güzelçamlıydı.

   Sancağımda Samos un Kuşadasına doğru uzanan burnunu net olarak görüyordum. Saat 11:00 i geçince geleneksel olarak batı ve kaldırdığı dalga arttı. Rotam artık gitmek istediğim değil rüzgarın beni götürdüğü istikametti. Bir yandan da Güzelçamlı olmazsa Samosa girmeyi kafama koymuştum.

   Netice de hava Devekuşu na göre sertti. Kuytu bir yere demir atar bekler akşama doğru hava sakinleşince karşıya Güzelçamlıya geçerim diye kendimce Samos a uğramak için bahaneler üretiyordum.

   Artık istesem de Kuşadasına dönemezdim. Çünkü yandan alacağım dalgalar beni belki de hesaplayamadığım kadar çok hırpalayacaktı. Bu sene ilk defa kullandığım teknedeki en büyük teknoloji olan navionix ten kontrol ettiğimde Yunanistan karasularına girmek üzereydim. Hemen Mizana direğine bir Yunanistan bayrağı toka ettim ve komşu kıyılarına yaklaşarak yoluma devam ettim.

  Prason burnunu (umarım isim doğrudur. bendeki harita da öyle yazıyor) yalarcasına döndükten sonra ne hava kaldı ne de dalga.Önümdeki koyda sakin sakin ilerlemeye ve demir atacak bir yer aramaya başladım. Kullandığım harita da fenerden sonraki burnu döndüğümde Poseidenio adlı küçük bir  koy görünüyordu. Feneri bordolayarak koya doğru ilerledim.  Girişteki kayalıkları geçtikten sonra yelkenimi indirerek  koyun içine ilerledim.

   Sancak tarafıma birkaç yelkenli ve küçük tekneler, iskelemde yabancı bayraklı birkaç yelkenli demirlemişti. Kıyıya lokanta olduğunu tahmin ettiğim yapıya doğru ilerleyerek 4 metreye demir attım. Tamamen kaçak olarak yabancı bir ülkenin sularındaydım. Biri gelip kovalarsa hemen karşıya 1,5 Dm mesafedeki Güzelçamlı ya geçerim diye düşünüyor,karaya adım atmadığım için daha kötü bir uygulama yapacaklarını düşünmüyordum.

   Karaya çıkmanın yasak olduğunu biliyordum ama denize girmek yasak olmamalı diyerek koyun sularına kendimi attım. Bu arada koydan çıkan balıkçı olduğunu sandığım bir küçük teknedeki denizci yaklaşarak güzelçamlı gibi birşeyler söyledikten sonra kendisine İstanbul dediğimde hayretler içinde kaldı,gülümseyerek el salladı ve devam etti.

    Adada koylar arasında gezi turları yaptığını sandığım tekneler gelip lokantanın önündeki iskeleye aborda oluyorlar ve yemeklerini yedikten veya molaları bittikten sonra geri gidiyorlardı. Bu arada Türk bayraklı bir motor yat gelerek biraz açığıma demirledi. Botla karaya çıktılar. Kıyıdan Ankaranın bağları ezgileri gelmeye başladıktan yaklaşık birkaç saat sonra dönerlerken orada market benzeri birşey olup olmadığını sordum. Hemen kıyıda var dediler.

   Karaya çıkmanın yasak olduğunu biliyor ve cesaret edemiyorum. Yanımda sadece vizesi bitmiş pasaportum var bunun dışında hiç bir şey. Akşamüzeri güneş adanın arkasına doğru eğilip iskeledeki bağlı tekneler gittikten sonra demir alarak lokantanın önündeki iskeleye yanaşmak üzere hareket ettim.

   Lokantanın görevlisi oraya yanaşmamamı iskelenin diğer tarafına gelmemi işaret etti. O tarafa yöneldim. Kıçtan demir atarak karaya uzaktan zıplamak gereken bir yerdi. Bacağımın durumunu göstererek benim için buradan inmenin zor olacağını tarzanca işaretle anlatınca, yüzünden anladığım kadarıyla üzüldüğünü anladım. Tekrar iskelenin diğer tarafına geçmemi işaret etti. Ben kıç demirini atmıştım. Baş halatımı aldılar. Devekuşu nun baş tarafına bir iskemle getirerek inmeme yardımcı oldular.

   Eurom olmadığını, Türk parası veya kredi kartı vereceğimi söyledim. No problem diyerek buyur ettiler. Biraz ilerdeki marketten 2 litre uzo alarak geldim ve Devekuşu nun bağlı olduğu yerdeki bir masaya oturdum. Bir duble uzo ve birkaç meze siparişi verdim.

   Daha yeni yemeğe başlamıştım ki zaten uyduruktan attığım kıç demiri tam tutmamış Devekuşu da lokantaya girecekmişcesine rıhtıma yaklaşmış neredeyse burnunu lokantadan içeri sokacaktı. Garsona  Devekuşu nu göstererek teknenin uygun olmadığını yiyeceklerimi paket yapmasını bu arada da hesabı getirmesini yarı ingilizce, çoğu el kol hareketiyle söyledim.

   ''Arkadaş no problem'' diyerek  bir garsonu çağırdı. Devekunun civadrasından tutturarak usturmaça görevlisi olarak tayin etti. Buna rağmen rahat değildim ve hızlıca içkimi bitirdikten sonra kalktım. Hesabı kredi kartıyla ödedim.

   Devekuşu na binmem için tekrar sandalye getirdiler ve iki garson beni adeta umuzlarında taşıyarak devekuşuna bindirdiler. Yasadışı bir seyahat olmuş ve üstüne aldıklarımı kredi kartıyla ödeyerek delil bırakmıştım.

   Devekuşu nu tekrar önceki demirlediğim yere demirleyerek geceyi bekledim. Bakalım bir sıkıntı olacakmıydı?

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    E.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #387 : Kasım 17, 2018, 18:36:14 »
Özlemişiz  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    H. E.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #388 : Kasım 17, 2018, 19:49:09 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Devekuşu 2 son dönem amatör denizcliğin sembol teknesi.
...

  ..İzmir e kadar önceki gezimde barınak barınak gitmiştim. ...

İsmail Korsan bu işin kitabını yazmış bir muhteşem adamdır.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    İ. O.

Ynt: DEVEKUŞU'NUN SEYİR PLANI
« Yanıtla #389 : Kasım 17, 2018, 22:20:42 »
    Akşam teknede birkaç bardak uzo daha içtikten sonra mışıl mışıl uyumuşum. Sabah erkenden uyandım ve hala demir attığım yerde idim. Yani Poseidonia koyunda. Sanırım bu tür karasuyu ihlallerine Yunanistan makamları  göz yumuyordu. Kısa bir kahvaltıdan sonra demir alarak çıktım.  Hedefim Didim

  Erkenden hareket ettim ki dilek boğazında rüzgar borudan üflemeden geçebileyim. Çıkar çıkmaz ana yelkenimi açarak bizim kara suyumuzda olduğunu tespit ettiğim üzerinde fener olan Bayrak adasına doğru yönlendim. Yaklaşık 5 dm mesafe kat ettikten sonra boğazdan çıkmış olacaktım. Bu da takriben birbuçuk bilemedin iki saatlik bir zamana tekabül edecekti.

  Ben adaya doğru yaklaştıkça rüzgar arkamdan sertleşiyor ve Devekuşu nun hızı da artıyordu. Demek ki bu hızla bir saat içinde burnu dönebilecektim. Dipburnu nu bordaladıktan sonraiki seçeneğim vardı. biri tavşan adasıyla burun arasından geçmek diğeri ise tavşan adasını dolaşarak doğuya dönmek. Harita da sığlık olarak belirtilen ada ile burun arasına yaklaşırken derinliği bir de navıonıx ten kontrol etmek aklıma geldi. Başlangıcında derinlik 3 metre idi ama iki kara arasında bulunan kayalıklar gözle dahi görülebiliyordu.

  Tek seçenek Tavşan adasının dışından dönmek kalmıştı. Ama Dipburun tepesinin o kadar saçağına gelmiştim ki rotamı güneybatıya çevirdiğim anda birden elimden ana yelken ıskotasının kaçarak ucundaki düğümün cemkilite takılıp kaldığını Devekuşu nun sancak tarafının suya girerek tekrar çıktığını gördüm. Bence iyi ki ıskota ekimden kaydı. Yoksa Teknenin doğrulması çok zor olabilirdi.

    Iskotayı tekrar kavradım dümeni hafif sancağa kırarak ıskotayı biraz kasarak tekneyi düzelttiğimde navionix in ekranında hız olarak 7.2 Dm yazıyordu. Iskota nasıl kaçtı? teknenin sancak tarafı ne zamn suya girdi ve ben dümeni kırarak ıskotayı nasıl yakaladım inanın hiç bilmiyorum. Hepsi birkaç saniye içinde oldu.

   Bin nasihat bir musibet hikayesi oldu bu. Tüm kitaplarda yelkenle tepelerin, yükseltilerin en az üç misli mesafeden geçilmeli demelerine rağmen, saçağına girdiğin tepenin dibinden uzaklaşırken böyle bir şey olması talihsizlik falan değil düpedüz aptallıktı.

   Tavşan adasını Güneydoğuya doğru bayaaa geçtikten sonra Didim e doğru çevirdim. O aralarda Agothonisi gibi adı olan bir küçük Yunan adası var. O ada hizalarında sanırım Atburgazı sığlıklarının da etkisiyle kaba dalgalar artmaya başladı. tabi ki saat gene 10:00 geçmiş batı da esmeye başlamıştı.

    Balık çiftliklerinin hizasına gelmiştim. Puslu da olsa didim Tekağaç burnu uzaktan siluet halinde belirmişti ama dalgadan dolayı bir türlü kendimi sancağa atamıyordum.

   Tam karşımda Yenihisar  koyu onun biraz güneyinde sedef koyu vardı. Her iki koy da batıya açıktı. Akşama doğru rüzgar genelde şiddetini azaltıyor ama bu koylara giren soluganlar ne olacaktı.

   Yenihisar (sanırım Çukurca) koyuna iskelemdeki kayalıklara dikkat ederek girdim. Kayalıkların arkasında eski bir balıkçı teknesi baştan kara yapmış kıç demiriyle onun berisinde de iki küçük sandal vardı. açıktan gelen dalga kayaların ( döküntülerin) arkasına geçemiyor ve orada sönümleniyordu. Derinlik girişte 1,5 mt idi. İlerledikçe 1,2- 1,0- ve nihayet 90 santimetreye düştü. Sedef koyuna geçmeye gerek duymadım. ve 1- 1,5 metre derinliğe demir attım. Demirin halatla birleşen yerindeki mapaya yedekte duran küçük demiri de ilave ettim.

   Devekuşu demirde gezindikçe bazen derinlik 1,4 mt bazen de 80 cm ye düşüyordu. Rüzgar batı estiği sürece arkam kum bir plaj olduğundan en fazla kuma otururdum. Devekuşu 60-70 santimetre suya girebilecek şekilde plan almıştık. şimdi deneme zamanıydı.

   Gece 23 e kadar rüzgar dinmedi. Koyun, bana söre iskelemde kalan taraftaki burunda dalgaların patlamaları devam ediyordu. Orada çok güzel bir gün batımı seyrettim ama gece rahat uyudum desem yalan olur.

   Haldun ağabey (Haldun Sevel) ile sürekli irtibat halindeydik. Bana her gün değişik sitelerden takip ederek yorumladığı  hava durumu iletiyordu.  11 Temmuzdan sonra en az bir hafta sürmesi beklenen fırtınamsı rüzgarların başlayacağını bildirdi. Önümde kendime sağlam bir yer bulmak için sadece bir en fazla birbuçuk günüm vardı. Kısacası 11 Temmuz Çarşamba günü saat 10:00 a kadar uzun süre kalabileceğim güvenli bir yer bulmam gerekiyordu.
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap