Giriş Yap
Kayıt Ol
Önceki
Sonraki
Giriş Yap
Bağlı kalma süresi:
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Giriş Yap
Kayıt Ol
Configuration
Boxed Container
Hide Carousel
Gezgin Korsan
Makine Dairesi
Zor Anlar...
Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
« önceki
sonraki »
Yazdır
Sayfa: [
1
]
2
3
Aşağı git
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
A. Ö.
Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
:
Kasım 29, 2010, 21:34:02 »
Üç acemi, ben, Yosef ve Ahmet korsanlar olarak Cumartesi sabah 08:00 gibi Marinturk marinaya Yosef'in Saudades teknesine giderken sahil yolunun gelen dalgalarla ıslandığını görünce 3 haftadır gitmeyi planladığımız gece kalmalı Pendik – Poyraz köy rotası ile ilgili ciddi endişelerimiz başladı. Hele marina içerisinde dalgaların marina duvarı ve önündeki kayalıkları aşarak park eden araçları yıkadığını görmek bizi, tamam bu iş yattı noktasına getirdi.
Ama hazırlıklar yapılmış, hevesler de tam olunca, olsun nasıl olsa akşama hava kalacak bizde gece gideriz moduna geçip başladık vakit öldürmeye. Kararlıyız ya en kötüsü gece marinada kalır sabaha karşı gideriz niyetindeyiz. Neyse kahvaltı, kahve derken çevreyi de dolaştık. Tekneye su, mazot doldurduk. Nevalemizi yerleştirdik. Tekne full neta. Marina duvarı üzerinden ıslana islana dalgaların önünde poz verip resimler çektik.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Yosef İba korsan
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Saat oldu 11:00. Palamarcı arkadaşa soruyoruz. "Abi bugün kimse çıkmadı" diyor. Ponton komşumuzla sohbet ediyoruz. Deli olmak lazım diyor bu havada çıkmak için. Cihaz sürekli 7 Bofor gösteriyor. Hava marinada 30 – 32 esiyor. Bir de darbesi gelince tabi yaa çıkılmaz modumuz ağır basıyor. Ama, talebesi olarak Merem, Erol ve Ömer korsanlardan sürekli dinlemişiz. "Lodos olsa da çıksak" anılarını. Bir yanımız gün bugündür hadi bakalım er meydanına derken diğer yanımız da yaa dur hele bir akşam olsun durumumda.
Derken, bir baktık bir tekne çıkıyor. Azure 40. Biz doğru yine duvarın üstüne seyretçeyz bakalım ne yapacak diye. Dala çıka motorla ½ ml açıldı ve ana yelkenini açtı. Teknenin yalpalaması sanki biraz azalır gibi oldu. Ya da bize öyle geldi. Tamam bizi de yaparız deyip cesaratimiz full doğru tekneye, giyinmeye. Can yeleklerimizi de kuşandık. Anons ettik kuleyi. Kuleden bize cevap, “lodos sertleyecek çıkmayın” haydiii heves gene kursakta. Soyun dökün yine kahve, mahve. 1 saat daha geçti Azure'nun dönüyorum mesajını dinledik telsizden hemen kendilerinden bilgi istedik. 2,5 – 3 mt. Dalga var, hava 35 esiyor dediler. Birazdan da girdiler marinaya.
Bu arada Merem korsanla konuşuyoruz. "Ne var ki havada" diyor ve bize rota taktikleri veriyor eğer çıkacak olursak diye. Bir kaç dalgadan sonra alışırsınız diyor. Bir yanımız da çok istiyor ya çıkmayı, yaa bizde bir çıkalım bir bakalım olmazsa döneriz niyetiyle haydi bir cesarat daha, tekrar giyin islanmazları, ara kuleyi, palamar botunu istedik ki çözülmemize yardım etsin yandaki tekneye düşmeyelim diye. Neyse bot geldi hava öyle kuvvetli ki baştaki palamar halatının kasası var. Ama küçükmüş. Çıkartmayla vakit geçmesin diye arkadaş kesti palamar halatını. Artık resmen avara olduk Verdik gazı, topladık usturnaçaları. Yosef dümende. Marina ağzı karşımızda...
Kayıtlı
A. Ö.
Ynt: Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
Yanıtla #1 :
Kasım 29, 2010, 21:49:54 »
Avara saatimiz 13:00 Mendireği bitirinceye kadarki dalgaların dalga olmadığını pruvayı Büyük adaya çevirince hemen anladık. Yosef reisi deniz tutuyor Midesi felaket. Hep tutar oldum olası ama atfetmez her yere her ortama girer kendisi. Neyse durum sakat o geçti havuzlukta uzandı. Ahmet’in ıslanmazları yok. Ben de mecburen dümende.
Yosef korsan istirahatte...
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Tekne 43 Oceanis. Bir dalıyor dalgaya ki her yer su. Sanki çamaşır makinasında gibiyiz diye benzetiyorum durumumuzu. İki dalga arasında çukura inince gelen dalga çok büyük gözüküyormuş. Yeni bir deneyim daha. Güzel... Bu arada keyif almaya da başladık. Bir baktık 1 mil gitmişiz. Gideriz biz ya deyip pruva önceden belirlediğimiz gibi Büyük adanın altından Kınalıyı bulacağız. Oradan da ne kaldı ki zaten şeklinde yorumlamaktayız Boğaza kadar olan rotamızı. Sonrasında hem hava kalacak biliyoruz, hem de dalga olmayacak herkes öyle demiş bize.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Kayıtlı
K. A.
Ynt: Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
Yanıtla #2 :
Kasım 29, 2010, 21:54:02 »
başka resim yomu ama hevesle okumaya başlamışken
Kayıtlı
A. Ö.
Ynt: Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
Yanıtla #3 :
Kasım 29, 2010, 22:07:49 »
Neyse açtık ufaktan genoamızı. Motor genoa gidiyoruz. Tedbirliyiz. 7 mil gibi süratimiz oldu. Önce motoru 1000 devire düşürdük. Sonrasında kapattık motoru Güzel gidiyoruz. Dalgalar ve hava, ada aralarında çok sert. Ama ada kuytularında motor gerekecek neredeyse. Keyifler iyi. Burgaz iskele bordada. Kınalı pruvada. Merem’i arayıp rapor veriyoruz. Dalgalarla dediğin gibi alıştık, pek güzel gidiyoruz diyoruz. Cevap “siz dalgaları asıl Kınalıdan sonra görün” diyor ve bize Kınalıdan sonra Yeşilköy istikametine doğru yükselmemizi, sonrasında boğaza dönmemizi söylüyor. Tamam kaptan deyip kapatıyoruz. Demek ki öyle yapacağız. Oto pilot süper alet, kim icat ettiyse nur içinde yatsın temennilerindeyiz. Artık fırtına işini de çözdük yaa hem genoamızı biraz büyüttük bizi daha iyi tutar diye hem de biraz daha sonra az bir şey ana yelkeni de açalım dedik. Sarma yelken, basıyorsun açıl tuşluna açılıyor.
Kınalı da bordamızda kalınca Merem’in ne demek istediğini hemen anlıyoruz. Dalgalar sanki iki misli büyüdü. Çukurlar derinleşti. Rüzgarda arttımı ne derken bir broşa girdik ki. Aferin hepimize, hiçbirimiz düşmedik havuzluğa. Hemen zaten az açılmış ana yelken kapatıldı. Genoa tekrar küçültüldü. Motoru da çalıştırdık genoa + 2000 devir motor, hızımız 6,5 - 7 knotlarda Kalamış ve Kadıköy Kınalı ada hizasından geçildi. Yosef reis, havuzluk içerisinden yüzü denize dönük sancak bordaya dik yatmış vaziyette midesi ile uğraşıyor. Artık dalgaları omuzluktan alma gayreti de boş. Bordodan geliyorlar. Merem aradı ne haber diye. Harika, tangada tungada gidiyoruz diye anlatırken o ne... Motor durdu. Baş marşa çalışmaz. 3 – 5 marş ı-ıh inadı inat. Daha evvelde olmuştu biliyoruz pislik geliyor. Gerçi Yosef reis tüm filtreleri değiştirtmişti ama motor bu işte. En ihtiyacın olan zamanda yapacak yapacağını. Telefonda kesildi çekmiyor bulunduğumuz mevkiden. Biz problem etmiyoruz. İyice açıktayız yaa. En kötü marinaya geri döneriz diyoruz. Bu arada biraz zaman geçti. Hadi artık çalışayım dedi zaar. Çalıştı. Bogaz rotasına devam. 8 küsür ton tekne ceviz kabuğu misali gidiyoruz. Acemiyiz yaa, oh ne güzel yaşasın harika durumlarındayız hala. Derken telsizden bir anons aldık. “Saudades burası Daksar” diye hemen anladık. Merem motor durdu dememizi duyup telefon irtibatı da kesilince bize ulaşamadığından Daksar'ı aramış. Onlarda sağ olsunlar derhal mevkiimizi ve yardım isteyip istemediğimizi sordular. İyiyiz sağ olun deyip yolumuza devam ediyoruz. Bu arada Daksar'a çok teşekkür ederiz. Allah başımızdan eksik etmesin.
Kayıtlı
A. Ö.
Ynt: Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
Yanıtla #4 :
Kasım 29, 2010, 22:30:13 »
Daksar'a teşekkür anonsumuzdan yaklaşık 10 dakika sonra bizim Yanmar yeter bu kadar çalışmak biraz daha temizleyin benim filtrelerimi moduna geçti. Artık dalgalar arkadan gelmekte Sarayburnu istikametinde seyrediyoruz. Ahmet korsanımın eli anahtar tutar. Yusuf reis havuzluktan tarif ediyor o da deponun filtresini temizliyor içeride. Yarım genoa ile devam ediyoruz Haydarpaşa mendireğini oldukça açıktan geçip Sarayburnu açıklarından boğazı pruvamıza almışız.5,5 Knot süratle falan gidiyoruz. Neyse filtre temizliği bitip filtreden Ahmet korsanın tabiriyle bir köfte kadar tortu temizlenince Yanmar bir daha çalıştı. Geldik artık Sarayburnu ile Kız kulesi arasına bir yere Chart plotter’dan bakıyoruz gemi yoluna girmeyelim diye. Hava ve dalgalar biraz azaldı mı ne?.. Yavaştan da hava kararayım diyor. Saat 16:00 dolaylarında. Yavaş yavaş ışıklar yanıyor boğaz girişinde. Manzara süper ilk defa kendi kullandığımız bir tekneyle Boğaza gireceğiz. Karşıdan koca bir gemi geliyor. Oh yaa o kadar çalkalandık ama bundan sonra rahat edeceğiz keyfini çıkaracağız durumundayız. Sarayburnu tarafına daha yakınız Motorumuzda gar gar gar çalışırken a aa o da ne? Gar ar r ..... Yine tık yok. Murphy abi fazla mesaiye kalmış. Yaa biz bu yakıt emiş filtresini daha yarım saat evvel temizlemedik miydi?
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Niye mazotlu arabaların deposunda böyle tortu mortu oluşmuyor da illa teknelerde oluşuyor sorusuna cevap bulamıyorum. Bunu bir topikte konu etmem lazım diye düşünüyorum. Belki de irdelenmiştir. Demekki forumumuzu daha iyi çalışmam lazım.
Dalgalar azalsa da arkadan alıyoruz sancak kontra 5 Knot civarı süratle akıyoruz aşağıya. Panik yok Şimdi ne yapacağız. Yapılacak şey, gelen gemi geçecek,. Bende tramola ile Haydarpaşa tarafına döneceğim. Bu arada Yosef ile Ahmet de aşağıda. Motor kapağı açık belli ki Yosef anlatımla bir şeyler yaptırıyor Ahmet'e aşağıda. Neyse gemi hayırlısı ile geçti verdim dümeni sancağa karşımızda Haydarpaşa limanı. Allahtan gemi memi yok ortalarda. Zaten vapurlarda çalışmıyormuş. Kim çıksın ki o havada. Rüzgara karşı Süratimiz 1- 1,5 Knotlara düştü. Hala dalga var. Dalga bizi yeniyor. Akıyoruz aşağıya. Al sana zor anlar...
Birazdan aşağıdan bir ses. Bas dediler marşa. Cihaz çalıştı. Heh he.hee. Döndük yine boğaz girişine. Tam o sırada Meremim yine aradı. Dedik ki durum beyleyken böyle. Dert etmeyin dedi her an yelken basmaya hazırlıklı olun diye de tembihledi. Motora öyle bir müdahale yapıldi ki, artık sanıyoruz bizim Yanmar bir daha benzer problem an azından bu seyirde çıkartamayacak. Bu arada Meremin yelken basma tavsiyesini de hayaliimizde simule ediyoruz. Girdik boğaza. Artık dalga - malga yok. Rüzgar azalmıiş akıntı tersine, yukarı akıyor
Biz bunu motor müdahalesini de niye daha evvel yapmadık diye hayıflanıyoruz. Ama o dalgalarda başarabilirmiydik bilmiyorum. Motor ile ilgili siz olsaydınız ne yapardınız diye zor anlara yazayım bakalım ne öneriler gelecek...
Kayıtlı
A. Ö.
Ynt: Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
Yanıtla #5 :
Kasım 29, 2010, 22:58:25 »
Neyse Merem’le irtibat halindeyiz. Kendisi kule gibi, şuradan gir, buradan geç şuna dikkat et diye yönlendiriyor sağ olsun. Sanki Yeşilköy hava alana son yaklaşmada gibiyiz. Bizi Su adanın arasından geçirtti. Lotus'u selamlayıp harika manzaralar arasından yukarı devam ediyoruz. Koyları moyları boş ver ortadan yürü git demiş. Aynen dediği gibi gidiyoruz. Dalga, hava, akıntı hep kolayımıza. Yarım yol gidiyoruz hızımız 7 buçukları gösteriyor Sanki deniz bize “sizi çok çalkaladım artık keyfini çıkartın” der gibi. Hava sıcak. Üstümüzü başımızı çıkartmışız. Hava ve dalga durdu yaa Yosef reisinde keyfi yerine geldi. Artık iyileşti. Gece oldu. Hava karanlık. Şamandıralara, fenerlere dikkat ede ede çıkıyoruz yukarı. Yosef pruvayı kolluyor ben de bir gözüm chartta dümendeyim. Her şey süper. İyi ki çıkmışız.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Anadolu kavağı geçildi. Sanıyorum yarım saat yolumuz kaldı Poyraz köye. Artık boğazda ışık mışık kalmadı. Zifiri karanlık saat 19:00. Bizim de ilk gece seyrimiz Yani tek başımıza hocasız. Oto pilotta gidiyoruz. Birden bire teknenin başı sanki 10 derece iskele vermişiz gibi dönüyor biraz sonra hopp tersine. Tuhaf bir durum bizim için. Fark ettik ki akıntıların yön değiştirdiği bölgelerden geçiyoruz. O güzelim hem de arkamızdan iten sıcak rüzgar birden yani 3-5 dakika içerisinde kuzeye drise ettimi... Başladık üşümeye tekrardan giyindik, dalgalar iskele baş omuzluktan gelmeye başladı. Beyaz beyaz geliyorlar. Biz ne dalgalar görmüşüz peh!. Siz nesiniz ki demek geliyor içimizden. Rüzgar kuvvetlendikçe kuvvetlendi. Süratimiz düştü. Bizim yol uzuyor. Bir de yağmur başladı mı? İri iri yağıyor. Sadece üst giymiştim pantolon sırıl sıklam. Neyse yapacak bir şey yok. Poyrazköy‘ün ışıklarını görüyoruz Merem’in de dediği mendireğin çakarını arıyoruz. Yaklaştıkça yaklaştık. çakar makar yok. Kısa mendirek karaltı olarak gözüktü. Meğerse çakarın lambası bozukmuş sonradan öğrendik. Bize sahile yakın kalma demiş Merem. Dolayısıyla mendireğin ucuna fokus olmuşuz. Birde ne görelim tam sancak vasatta bir şamandıra tam liman girişinde. Işığı mışığı yok tabii. Tavsiyesiz girsek maazallah yandı gülüm keten helva.
Şükür sağ salim girdik limana. Önceden liman ilgilisi Nurettin Beyi aramıştım beni gelince ara demişti yer gösterecek anlaşmışız. Derhal 3-4 defa aradım tabii. Açan yok telefonu. Her yer balıkçı motoru dolu. Ortada bir iskele iki yanında da tekneler bağlı. Pontonun sancak tarafında karaya yakın bir yer gördük. Demir atacağız. Attık, girdik. Tutmadı demir geri geldi. Hadi tekrar açılıp çaktık demiri verdik kalomayı kıçtankara olduk iskeleye. Erol korsanın tabiriyle "zıpkın gibi". Tornistanda da demirimizi kontrol ettik. Her şey tamam.
(Ateş korsan kulakların çınlasın.
) Atladık karaya verdik raporlarımızı bekleyenlerimize. Vay be helal bize tadındayız hepimiz. Saat 19:30. seyir sürmüş tam tamına 6 saat 15 dakika. Mesafe sanıyorum haritadan görebildiğimiz kadarıyla 32 mil. Yosef’in teklifini derhal benimseyerek sahildeki lokantaların birine çay içmeye gittik. Sohbet konumuz tabii ki seyrimiz. Böyle bir tecrübe edindiğimizden dolayı artık pek keyifliyiz. Yorgunluk morgunluk gitmiş 2 şer çaydan sonra tekneye dönüyoruz. Bu arada bir arkadaşımızda karadan gelip bize katılacaktı. Onu beklerken Ahmet fırında yapacağı kağıtta balık, bende salata ve sofra hazırlama işine giriştik. Yusuf da yola çıkıp arabayla gelecek arkadaşı almaya gitti. Velhasıl sabah 04:00 kadar bol muhabbetle Efe likidini beyazlata bayazlata götürdük.
Yosef, Ahmet ve Ben.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Misafirimiz Rauf dostumuz, ve Yosef korsan
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Kayıtlı
C. G.
Ynt: Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
Yanıtla #6 :
Kasım 29, 2010, 23:16:08 »
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
HELAL SİZE BEAH.....
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Kayıtlı
A. Ö.
Ynt: Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
Yanıtla #7 :
Kasım 30, 2010, 00:13:22 »
Sabah 09:00 gibi kalktık. Bu arada liman görevlisi gelmiş Yosef korsanı, “inşallah yerine yanaştığımız doktorun tonozuna demiri takmamışınızdır” temennisi ile endişelendirip 15.00 TL de bağlanma ücreti tahsil edip gitmiş. Biz de amann onuda çözeriz nasıl olsa, en kötü ararız Erol korsanı deyip tepedeki güzel manzaralı kahvehaneye çay içmeye gittik.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Sonra kahvaltıyı teknede mi, karada mı yapalım oylaması akşamdan kalma bulaşıklar göz önüne geldiğinde otomatikman karadan yana olunca, akşam bize çay ısmarlayan restoranda kahvaltı etmeye gittik. Tekneye dönüp dağ gibi bulaşığımızı yıkayıp tekneyi de netalayarak tam 13:00 de akşam bize karadan katılan Rauf arkadaşımıza el sallayıp demirimizi sorunsuz topladık.
Tekrar geliriz inşallah temennilerimizle rota Pendik marina.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Ağırlıkla Rumeli tarafından süper keyifli bir seyir ile Boğaz inişimizi tamamladık. Yolda, Ömer Karahan korsanın Chomar’ına rastladık. El sallaşıp Bebeğe gittiklerini öğrendik.
Sancak kemerede Lotus II
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Ahmet Korsan alümyon kutu likidi almaya kalkmışken...
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Sevgili Balta korsan, bu resmi de senin için çektim.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Haydarpaşa mendireğinin içinden geçerken uzaktan gardaki çatı yangınının başlamasına şahit olduk. Maalesef ilk alevleri üzüntüyle setretmek mecburiyetinde kaldık. Bize göre ilk su müdahalesi geç oldu.. Neyse ki tamamen yanmadan söndürülebildi. İnşallah güzel bir şekilde onarmayı başarırlar.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Çarşaf bir denizde Maltepe bankının dibinden olabildiğince sahilden Marintürk'ü bulup bağlandığımızda saat 16.30 idi. yani tam beş buçuk saate dönmüşüz.
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Sevgili ekip arkadaşlarıma ve Merem korsana, çok teşekkürler ediyorum, Umarım tez zamanda bir başka keyifli bir seyri daha anlatabilme imkanı bulurum.
Kayıtlı
M. E.
Ynt: Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
Yanıtla #8 :
Kasım 30, 2010, 00:19:51 »
Helal olsun size,
öyle ya da böyle gelmiş-dönmüşsünüz ya gerisi boş...
biz veya buradaki nice korsanların dediği, "keşke çıkmasaydınız" ibareleri böyle bir seferin ardından ne kadar anlamsızlaşıyor değil mi?
işte "deniz" de böyle bişey zaten, herkese öğretiyor, az ya da çok....
çıkmayan "az" öğreniyor, çıkan "çok"...
biraz da kervan yolda düzülür misali hani!
Kayıtlı
U. U.
Ynt: Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
Yanıtla #9 :
Kasım 30, 2010, 00:22:36 »
Aslanlar gibi gezip gelmişler. Allah içlerine sindirsin
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
.
Benim anlamadığım neden zor anlar bölümüne taşındı bu yazı
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
.
Kayıtlı
C. D.
Ynt: Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
Yanıtla #10 :
Kasım 30, 2010, 00:34:49 »
Resimler ve betimlemeler harika.
Çok hoş bir gezi olmuş.
Tüm korsanların, karadan onları avcunun içindeymişçesine yönlendiren,
Merem korsan gibi bir dostu olması dileğiyle.
Tez zamanda yeni seyirler Ali korsanım
Kayıtlı
m.
Ynt: Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
Yanıtla #11 :
Kasım 30, 2010, 01:17:35 »
13.00 de çıkış yapıldıysa, 16.30 da bağlanıldıysa 5.5 saat seyir nasıl oluyorda oluyo....
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Yoksa ben mi anlamdım dı...
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Kayıtlı
m. b.
Ynt: Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
Yanıtla #12 :
Kasım 30, 2010, 02:01:26 »
harika bir gezi olmuş ali abi kutlarım
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
..
o tufanda millet hasbiyallah çekip koltuklarını kotrol ederken sizin denize açılmanız iyi denizci olduğunuzu gösterir..
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
yanılız bi daha çıkarken beni de alın. malum 3 iyi-acemi yanına bir de usta denizci lazımdır..
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
savaronaya gelince;
abanoz sokağıyla eşdüşümlü konulara malzeme olduktan kelli 40 kere yıkanmadan ilgi alanıma giremez artık, ilgilenmiyorum, varsın noyan hoca ilgilensin..
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
sevgiler.
not: josef korsanın deniz tutmasına karşın neden bi medikament kullanmadınız ki. rahatsızlığına üzüldüm..
«
Son Düzenleme: Kasım 30, 2010, 02:09:28 Gönderen: Mustafa Aziz Çınar
»
Kayıtlı
S. S.
Ynt: Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
Yanıtla #13 :
Kasım 30, 2010, 02:14:22 »
Süper yolculuk süper anlatım olmuş. Helal vallahi
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Yalnız şu Murphy yokmu ah Murphy ah
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Kayıtlı
M. Ç.
Ynt: Cumartesi, lodos fırtınasında üç acemi denizdeydik.
«
Yanıtla #14 :
Kasım 30, 2010, 08:23:20 »
Sert lodos arkası yanık hava en korktuğum denizdir. Dalga hemen dinmez, yelken basamazsınız, yalpada motor da hava yaptı mı
Resimleri görebilmek için üye olmalısınız.
Üye Ol
veya
Giriş Yap
Kayıtlı
Yazdır
Sayfa: [
1
]
2
3
Yukarı git
« önceki
sonraki »