0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    E. Ç.

Çift palalı tekneler neden problemli...
« : Haziran 13, 2025, 10:37:07 »


Değişken rüzgarın, çift palalı/geniş kıçlı teknelerde yarattığı sorunları güzel bir şekilde açıklamış.

Offshore sailing için tercih edilmemesi gerektiğinin altını çizmiş...
*

    N. Ö.

Ynt: Çift palalı tekneler neden problemli...
« Yanıtla #1 : Haziran 13, 2025, 12:45:05 »

Evet anlattığı kısma tamamen katılıyorum, güzel açıklamış.

Fakat bahsetmediği bir olumsuzluk daha var.
Eğer uzun bir geçişteyseniz, yakında kaçabilecek bir liman yoksa ve yüksek dalgaları bordadan alıyorsanız, çok geniş kıçlı teknelerin yalpası, eski kadeh kesitli forma sahip tasarımlardan daha fazla ve konforsuzdur.
Çok geniş kıçlıların yalpa açıları fazla ve serttir, büyük dalgaları bordadan uzun süre aldıklarında içindeki insanları deniz tutar ve hırpalanırlar, yumuşak bir seyir yapamazlar.
Broşa düşmeleri halinde, ileri yatma açılarında daha hızlı stabilite kaybederler.


*

    O. B.

Ynt: Çift palalı tekneler neden problemli...
« Yanıtla #2 : Haziran 13, 2025, 13:12:10 »
Alabora sonrası kendiliğinden düzelme ihtimali de sıfır.

*

    K. G.

Ynt: Çift palalı tekneler neden problemli...
« Yanıtla #3 : Haziran 13, 2025, 13:15:53 »
Çift pala ve giderek genişleyen kıç formu, yelkenli teknenin alaborada yeniden doğrulabilmesini ciddi manada olumsuz etkiliyor. Birde tornistan yanaşmada çok sıkıntılılar
*

    M. E.

Ynt: Çift palalı tekneler neden problemli...
« Yanıtla #4 : Haziran 13, 2025, 13:29:16 »
Offshore yarış teknelerinin tasarımı gezi tekneleri mimarisini etkiliyor diye başlasa da, aslında gezi amaçlı yelkenli tekne sanayii daha fazla tekne satabilmek için önceliği teknenin yelken yaptığı değil de, yapmadığı zamana odakladı. Bir webinar’da duyduğum cümleye hak vermiştim: “daha fazla tekne satmamızın önündeki engel erkeklerin eşleri!”  Teknelerde kamaraların tavanı yükseldi, ağırlık merkezi yukarı doğru oynadı, kıç havuzluk olağanüstü genişledi, tekne konfor abidesi haline geldi. Videoda söylediği gibi kıç genişleyince arkaya kayan yanal mukavemet noktasına aeodinamik kuvvet merkezini yanaştırmak için ana yelken büyüdü, ön yelken flok oldu. Bu self-tacking işi sevildi de. Tramolalarda otomobil gibi kullanıyorsun tekneyi. Bu arada havuzluk boyuna da uzayınca ana yelken arabasını koyacak yer çok öne gitti. O da anlamsız olunca ana yelken iskotası iki makaraya kaldı. Herhalde benim beceriksizliğim ama geçen gün 2024 Hanse 460’da ana yelkene orsada bir türlü istediğim formu veremedim. Flok için desen, ona da twist vermek için ya floğun iskota köşesindeki metal parçanın üzerindeki kilitin yerini değiştirmek lazım, seyirde kolay değil, kıç istralyanın gerginliğini değişyirmek lazım, ama bazı bu tip teknelerde kıç istralya gergisi için ayar mekanizması yok, sabit yapmışlar. Nasıl olacağını ben çıkartamadım, umarım bilen birisi bana öğretecek bu yaştan sonra.  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Gezgin Korsan Sosyal Medya Hesaplarını Takip Ediniz

               


*

    K. G.

Ynt: Çift palalı tekneler neden problemli...
« Yanıtla #5 : Haziran 13, 2025, 15:33:02 »
Yalnız bu arada Blue Water Cruiser olarak adlandırılan,üst segment; Oyster, Hallberg Rassy gibi markalarda çift palaya döndüler. Buda enteresan
*

    E. Ç.

Ynt: Çift palalı tekneler neden problemli...
« Yanıtla #6 : Haziran 13, 2025, 15:44:49 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Yalnız bu arada Blue Water Cruiser olarak adlandırılan,üst segment; Oyster, Hallberg Rassy gibi markalarda çift palaya döndüler. Buda enteresan

Bu markalardan da bahsediyor.

Pazar paylarındaki düşüş etkili olmuş bu tasarıma geçmelerinde...


*

    E. S.

Ynt: Çift palalı tekneler neden problemli...
« Yanıtla #7 : Haziran 13, 2025, 16:10:30 »
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Yalnız bu arada Blue Water Cruiser olarak adlandırılan,üst segment; Oyster, Hallberg Rassy gibi markalarda çift palaya döndüler. Buda enteresan

Çift palaya geçişi bilmem ama kıç havuzlukları oldum olası kullanışsızdı, makul seviyelerde de olsa genişlettiler, büyüttüler iyi oldu. Eski tasarımlarda 50 feet boyunda, 2 milyon euroluk teknede havuzlukta 4 kişi yemek yiyecek yer yoktu. İç mekandaki 4 tane berjer benim için ölü alandan başka bir şey değil. Hem denizci eşlerinin hem de "akdeniz tipi" kaptanların gönlünü kazandılar.

 Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

« Son Düzenleme: Haziran 13, 2025, 16:12:00 Gönderen: Efe Sarıoğlu »
*

    M. E. V.

Ynt: Çift palalı tekneler neden problemli...
« Yanıtla #8 : Haziran 17, 2025, 16:30:09 »
Merhaba değerli kaptanlar;

Bir diğer konu ise; ileri yolda pervaneden gelen su palaya çarpmadığı ve teknenin kıçını yanal olarak itmediği için, kıçın yönü değişmiyor. Yani çift palalı sistemde pervanenin arkası boş olduğu için, tekne ileri yolda da, tornistanda da üzerinde yol olmadığı taktirde başını/kıçını çeviremiyor.

Oysa tek palalı teknelerde, dümeni bir tarafa tam basıp, çok kısa ve yüksek devirle (burst) ileri yol verdiğinizde teknenin kıçını tekneye neredeyse hiç yol vermeden çevirebilirsiniz. Bu marinalarda veya dar alanlarda manevra açısından çok kolaylık sağlar.

Çift palalı tekneler baş pervane, hatta kıç thruster zorunlu gibi.

Selametle...
*

    S. K.

Ynt: Çift palalı tekneler neden problemli...
« Yanıtla #9 : Haziran 20, 2025, 14:04:25 »
Evvelsi gün Altınyunus - Kuşadası seyrinde havuzlukta içim geçmiş; full arma apaz seyrinde dalmışım... Alaçatı önünde bi yerde düşme hissiyle uyandım; bir baktım ki sancak küpeşte olduğu gibi suya girmiş, Alaçatı'dan basan rüzgar hızmı 8,5 knotlara çıkartmış, tekneyi de tamamen yatırmış, acayip köpükler çıkartarak gidiyorum... Rüzgar teknenin kafasını olmasını beklediğimin tersine orsaya doğru kaçırıyor, otopilot dümeni alabandaya kadar sancağa basmış ama bırak sağa döndürmeyi daha fazla iskeleye kaçmasını bile engelleyemiyor...

İşte o an dümen simidinin arasından zorlukla motoru çalıştırıp gazı açarak kurtulabildim, burnu 50 derece kadar rüzgaraltına kaçırdım ve tekne anca doğruldu... Tekne böyle 50 küsur derece yatınca Dümen palası o kadar yüzeye yaklaşmış ki su basıncı azaldığı için hiçbir dümen fonksiyonu yapmıyor; hatta yatığa çok yakın hale geldiği için dümenden çok flap gibi çalışıp kıçı havaya kaldırıyordu. Gazı açıp üstünden tekne hızından daha fazla su geçmesini sağlamamış olsam epey bi süre (sanırım tamamen orsaya kapılıp yelkenler pırpırlayıncaya kadar) öyle gidecektik...


Eğer teknede çift dümen palası olsaydı iskele pala tamamen sudan çıkmış olacak ama sancak pala da düz duran bir teknenin tek palası gibi dik bir konuma gelmiş olacaktı; dolayısıyla 50 değil 10 derecelik bir kumandaya bile yeterli cevabı verebilecekti...


Şimdi sorsalar hala tek palanın sar alanlardaki manevra rahatlığını çift palanın yelken seyrindeki performansına tercih ederim ama lazım olduğunda da etkisi (yani olmamasının yarattığı kontrolsüzlük hissi) yüksek oluyor Sanırım en iyiri Sirius teknelerindeki 3 palalı sistem, iki yanda iki tane büyük yelken palası ve bir tane de omurga hattında motora etki eden kısa dümen palası... Tabi 3 tane sistem 3 tane potansiyel arıza kaynağı demek; bunu da göz önüne almak lazım...   
« Son Düzenleme: Haziran 20, 2025, 14:10:29 Gönderen: Sedat Kasrat »
*

    S. K.

Ynt: Çift palalı tekneler neden problemli...
« Yanıtla #10 : Haziran 20, 2025, 14:10:36 »
Olayın yaşandığı anların harita kaydı   Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
« Son Düzenleme: Haziran 20, 2025, 14:14:15 Gönderen: Sedat Kasrat »
*

    E. S.

Ynt: Çift palalı tekneler neden problemli...
« Yanıtla #11 : Haziran 20, 2025, 15:40:31 »
Problemin kaynağı teknenin tek palalı oluşu degil kaptanın uyuyor olmasi. Uyanık olsan hız 7 leri bulup tekne bayilinca ya camadan vurursun, ya da dümenle kafayı açardın.
Bu olayda sorulması gereken soru, tek pala mi cift pala mi değil, uyuyan Kaptan mı uyanık Kaptan mı?
*

    Ö. Ö.

Ynt: Çift palalı tekneler neden problemli...
« Yanıtla #12 : Haziran 20, 2025, 22:47:38 »
Çartır işleri nedeni ile onlarca farklı marka model yaşta tekne kullandım, orsa performansı açısından açık ara çift pala derim.
Teknenin yatması dışında size "hadi camadan vur" diyen bir dümen hakimiyet sorunu hiç yaşanmıyor.

Marina içindeki düşük hızlı manevralarda ise biraz huyunu öğrenip sert komut vermeye alışınca hiç yetersizlik yaşadığımı hatırlamıyorum.
Üstelik çift palalıların hepsi saildrive olduğu için tornistanda şaftlılar gibi hissedilir bir pervane çekme etkisi yaşanmadığı için avantajlı bile sayılabilir.
Kıç attırma manevrası, ileri-geri ile olduğun yerde dönme gibi işlerde tek palaya göre biraz daha ağır ama yetersiz denemez.

Üstelik restoran iskeleleri, kayalık kıyılara kıçtan kara gibi işlerde içinin rahat olması müthiş bir avantaj.
Örneğin Cruiser 46'nın salmadaki su çekimi 210cm iken kıçta sadece 100cm gibi.. Her iskeleye usturmaça mesafesine kadar girilebiliyor.

Elbette bunlar offshore için değil maviyolculuk rotalarında faydalı özellikler.. offshore için deep-V + longkeel derim çekilirim.. Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap

Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
*

    S. K.

Ynt: Çift palalı tekneler neden problemli...
« Yanıtla #13 : Haziran 23, 2025, 16:22:31 »
Bu arada aşırı yatan teknenin rüzgarüstüne dönmeye çabalamasının sebebinin bir dizayn tercihine tam o rüzgara göre doğru trim edilmemiş yelkenlerin yaptığı ilave etki olduğunu öğrendim...


Her tekne rüzgar arttığında kafayı rüzgaraltına kaçırır (yani biz öyle olmasını bekleriz) ama tekne tasarımcıları kafa sürekli açılıp zamanında müdahale edilmez ve kavança atılırsa arma ve hatta insanlar zarar görür diye buna bir önlem almışlar... Rüzgar, teknenin hızı, yatma açısını ve salmanın doğrulma momentumunu değerlendirerek, tüm bu kuvvetlerin bileşke noktasını, yani asıl savaşın verildiği noktayı direğin bir miktar gerisine ayarlamışlar... Bu şekilde rüzgar baştan çok kıçı döndürmeye çalışacak (rüzgaraltına doğru) dolayısıyla rota rüzgara kapanacak; bu da cenovaya etki eden ve tekneyi kaçırmaya çalışan kuvveti dengeleyerek otopilotun (veya kaptanın) mümkün olduğu kadar az dümenle meşgul olmasını, az elektrik sarfiyatını veya az yorulmayı sağlayacak...


Ama işte sen (ben) ana yelken iskotasını gereğinden fazla kasarsak (ben öyle yapmıştım çünkü benim orijinal ayarımda geniş apaz gidiyorduk, fazla salarsam bu defa ana yelken cenovayı gölgeleyecekti 120'lerden gelen rüzgarda)... İşte bu ayarda rüzgar yönü değişince bu durumda o bileşke noktası dengede duracağı yerden daha da arkaya gidiyor ve rüzgarın tekneyi orsaya kapatma kuvveti cenovanın kafayı açma kuvvetine epey bir galip geliyor, tekne kapanabileceği son noktaya, yani rüzgar yelkenlerin arkasına kaçıp yapraklatana kadar kapanıyor... bu sırada tekne aynı zamanda yatıyor ama yatıran kuvvet azalmadığı için rüzgar altına kaçırmazsan doğrultamıyorsun da... aslında kıyıya yakın olmasam belki 1-2 dalga tokat ata ata kaçırırdı kafayı ve doğrulturdu tekneyi ama tüm şartlar o doğrulma asla olmasın diye dizilmiş resmen  Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
« Son Düzenleme: Haziran 23, 2025, 16:23:39 Gönderen: Sedat Kasrat »