Gezgin Korsan
Makine Dairesi => Elektrik ve Elektronik => Konuyu başlatan: Murat Erciyes - Nisan 03, 2025, 07:53:46
-
Şöyle başlayayım... tekne elektriği konusunda ve "sistem seviyesinde" bilgiler vermeye çalıştığım bir Youtube oynatma listesi oluşturdum. Video eklemeye devam ediyorum, sanırım toplam 16 bölüm olacak, henüz 5 incideyiz. Amacım konuyu "sistem" seviyesinde ele alarak adım adım tüm konuların üzerinden geçmek. Mesleğimiz gereği çokça standartlardan, sistem mühendisliği süreçlerinden vs girerek genelden özele giden bir video serisi.
Fakat mesele şu ki, 40+ yıllık bir amatör denizci olmanın yanında, bu tekne elektriği konusunda önce kendi teknemde, daha sonra arkadaşların teknelerinde konulara girince, ister istemez bu konu benim için profesyonel bir iş haline geldi. Ve biliyorum ki Gezgin Korsan bu konuda çok hassastır ve böyle olması da doğrudur.
Her ne kadar aşağıda bağlantısını vereceğim oynatma listesi reklâm vs içermemesine rağmen, herhangi bir ürünün veya markanın satıcısı olmamama rağmen, ister istemez öyle algılanabilecek unsurlar içeriyor. 2014'ten beri bu forumdayım ve bir hayrımız olsun derken kimseye bu anlamda rahatsızlık vermek ve buradaki naçizane varlığımı da zedelemek istemem. Bu mesajı yazmadan çok fazla düşündüm ve bu bölümün moderatörüne de danıştım ama halâ bir çekincem var. Yani sözün özü bu oynatma listesinde sizleri, sadece bir kişiyi bile bu anlamda rahatsız edecek bir şey olursa lütfen yazın, kaldıralım.
Diğer taraftan bilgi paylaştıkça ve özellikle tartışıldıkça büyüyor ve bunu GK'ya mâl etmek doğru olacağı için lütfen yorumlarınızı youtube yerine buraya yazın ki, tartışalım, iyiyi doğruyu burada bulalım.
https://www.youtube.com/@bese-bodrum-Murat-Erciyes/playlists (https://www.youtube.com/@bese-bodrum-Murat-Erciyes/playlists)
Selametle
-
Sayın Kaptanım , kişi kendinden mesuldür isteyen istediği gibi algılayabilir , zaten amacı o alğıyı yaratmak ise için siz ne yaparsanız yapın o bildiği yoldan gidecektir..
Başkaları ne der diye düşünmekten ise bildiğim gibi yaşamayı ve kim ne der diye hayatımı ve ifade özgürlüğümü kısıtlamam , kısıtlatamazlar , başkaları için yaşayamayız..
İşine gelen seyreder , uygular veya gider , kendi kararları , kararlarına da sayğı duymam , sayğı kişilere duyulur..
Büyük bir dikkat ile takip edip download ediyorum.
-
Murat Bey, bu konu hepimiz için çok önemli. Mutlaka bir yerinden hepimize bir katkısı olacaktır. Tedirgin olmanıza hiç gerek yok.
İlk fırsatta izleyeceğim. Emekleriniz için şimdiden çok teşekkürler. :-*
-
Murat Bey merhaba,
Henüz ilk iki videoyu izledim ve çok faydalı buldum, bir sürü şey öğrendim.
"Irgat start aküsüne mi bağlanmalı, servis aküsüne mi?" sanırım hiç bitmeyecek bir tartışma :)
Bence çok faydalı bir içerik üretmişsiniz, sponsorluk almadığınızı da her seferde üstüne basa basa söylüyorsunuz zaten.
İçeriğin kalitesi ve özeniniz udemy'de olmayı bile hak ediyor, ben denk gelsem eğitim olarak satın alırdım açıkçası.
Ellerinize sağlık, selamlar.
-
Bende ilk bölümü izledim. Çok teşekkürler
-
Çok güzel paylaşım olmuş Murat korsanim. Elinize emeğinize sağlık.
-
Murat kaptanım; çok doyurucu bilgilerle çok kaliteli bir içerik üretmişsiniz emeğinize sağlık. Çok teşekkürler... 1w5ey8
-
Şimdilik ilk 2 bölümü seyrettim, gerçekten hem içerik hem de sunum olarak çok kaliteli bir çalışma olmuş. Emeğinize sağlık.
-
Değerli Gezgin Korsanlar, iltifatlarınız beni mutlu ediyor, cesaret veriyor, teşekkür ederim. Az önce 6ıncı bölümü bitirdim, yarın youtube’a koyarım herhalde. Ve fakat bu Erciyes Korsan değil demeyin, covid türevi bir virus beni benden aldı :)
Bundan sonraki bölümlerde o hayali teknede kolları sıvayacağız, sistem mimarisine gireceğiz. Lütfen yorumları ve eleştirileri buraya yazın ki, bilgiyi çoğaltalım, tartışalım. Sözün özü… benim bildiğim Korsanın kılıcı keskindir ;??^+%%
Selametle
-
Ansiklopedi kıvamında bir video serisi ve Gezgin Korsan'da paylaşılıyor, konuşuluyor olması çok değerli. 1w5ey8
-
Murat Kaptanım ilk üç bölümü izledim harika bir seri olmuş, ellerinize sağlık.
3.Bölümde videonun altında sorduğum bir soruyu burada da kayıt olması açısından tekrar edeyim.
"Irgatı marş aküsüne (100Ah) bağlayanlardanım bende :)
(Servis akülerimi (420Ah) alternatörden değil, güneş panellerinden şarj ediyorum, alternatörden şarj etmek için dc-dc aldım ama henüz bağlantısını yapmadım.)
Sorum şu; motoru çalıştırmadan ırgatı kullanmıyorum, kullandıktan sonra da bir süre motoru kapatmıyorum, bu şekilde bir kullanım alışkanlığıyla, dc-dc yi devreye aldığım zamanda da ırgatı marş aküsü üzerinde bırakmayı düşünüyorum, bu konudaki yorumunuz nedir?
(servis ve marş aküleri arasına bir birlerine bağlantı yapacak bir şalter koydum, marş aküsünde problem olursa şalteri açıp motoru çalıştırabilmek için. Ayrıca şalteri kapatmayı unutmayayım diye de, bu şalter açık olduğu sürece uyarıcı bir siren sesi var sistemde. )"
-
Çetin Bağcı'ya teşekkür ederim GK'ya da yorumunu yazdığı için, çünkü maksat bu platformda bilgiyi tartışmak, çoğaltmak. Sırayla cevap vermeye çalışayım bilgim ve tecrübem el vediğince:
1. "Servis akülerimi (420Ah) alternatörden değil, güneş panellerinden şarj ediyorum, alternatörden şarj etmek için dc-dc aldım ama henüz bağlantısını yapmadım"
- Servis akülerini alternatör gazabından kurtarmış olmanız çok iyi, duacınız olmuştur :) Birkaç not ekleyeyim izin olursa
(a) DC-DC şarj cihazını bağlarken, giriş pozitif kablosunu marş aküsünün kutup başı voltajından farklı olmayan yakın bir baraya veya doğrudan marş aküsü kutbuna bağlamanızı öneririm. Bağladığınız nokta ile marş aküsü kutup başı arasında voltaj farkı olursa (uzun bir kablodaki voltaj düşüşü, bir şalter üzerindeki voltaj düşüşü vs sebebiyle) bu DC-DC şarj cihazı kaynak akünün voltajı ile kendisini tetiklediği için düzgün çalışmayabiir.
(b) Ayrıca çok dikkat edilmeyen bir konudur... servis akü bankını güneş panellleri destekliyor demişsiniz. Bu durumda hem solar regülatör(ler)iniz, hem de DC-DC şarj cihazınız aynı tip akü şarj rejimine göre ayarlanmış olacak. Siz yine de her iki şarj cihazının çıkış voltajlarını kontrol edin, birbirleriyle kavga etmesinler, mümkünse eşdeğer şarj voltajlarında çalışsınlar.
(c) Burada bence önemli olabilecek bir uyarı şu ki, madem alternatör sadece marş aküsünü besliyor, alternatörün S (sense) ucunu mutlaka 2.5mm2 bir kablo (sarı renkli) ile marş aküsünün pozitif kutup başına ve mutlaka akü tarafında sigortalayarak (2-3 Amp cam sigorta da olur) takmanız. Böylece alternatörün regülatörü alternatörü yormaz, şarjlar tamamlandığında tabir yerindeyse alternatörü boşa alır :)
(d) Henüz DC-DC şarj cihazını monte etmedim dediğiniz için yazıyorum, DC-DC'nin hem marş aküsü hem de servis aküsü pozitif kablo bğlantılarını mutlaka sigortalayınız. Satın almış olduğunuz cihazın veri sayfasında kısa devre akımı yazar, o değerde sigorta kullanmanızı ve tabii kablonuzun da o değerin üzerine akım taşıma kapasitesi olduğundan emin olun.
2. "Sorum şu; motoru çalıştırmadan ırgatı kullanmıyorum, kullandıktan sonra da bir süre motoru kapatmıyorum, bu şekilde bir kullanım alışkanlığıyla, dc-dc yi devreye aldığım zamanda da ırgatı marş aküsü üzerinde bırakmayı düşünüyorum, bu konudaki yorumunuz nedir?"
- Şimdi burada ırgat servis aküsüne mi, marş aküsüne mi sorusu yine önümüze geliyor. O konuya girmeden sizin sualinizi cevaplamaya çalışayım. Irgat çalışırken çektiği 80-100 Amp akım sebebiyle bağlı olduğu marş aküsünde voltaj düşecek. Diyelim ki 10 Volt'a kadar düşecek. Bu sırada motoru boşa alıp 1500 devirlere getirdiğinizde alternatör 14+ Volt ile şarj akımı basacak, ama ırgatın çektiği akım alternatörün şarj akımından yüksek (tahminen min 2 katı) olacağı için marş aküsünde voltaj düşecek. Bu durumda DC-DC şarjı kesecek, çünkü DC-DC marş aküsünde 13+ Voltu görmeden devreye girmiyor. Irgat ile işiniz bittiğinde alternatör ırgatın marş aküsünden aldığı enerjiyi (örneği aşağıda vereceğim) yerine koyana kadar yine DC-DC bekleyecek. Ne zaman ki marş akünüz 13+ Volta gelecek, DC-DC alternatörün şarj akımını servis aküsüne aktarmaya başlayacak. Dolayısıyla büyük bir hata beklenmiyor bu senaryoda.
Şu meşhur soruya dönelim... Soruyu tersten soralım: neden ırgat marş aküsüne bağlanır? Bu sorunun cevabı çünkü motor çalışıyor, alternatör şarj akımı veriyor olamaz, çünkü alternatör şarjı basarken zaten o şarj servis aküsüne gidecek. O halde sorunun başka anlamlı bir cevabı olmalı. Marş aküsü sulu FLA kurşun-asit akü ise zaten hiç olmaz da... hadi marş aküsü AGM olsun, sizin örnekte 100Ah kapasitesi var. Irgat 1000W olsa, çekeceği toplam enerji 1000 Watt / 12 Volt = 83 Amper.... 10 dakikada zinciri alıyor olsanız 83 Amper x 10 dk / 60 dk = 14 Ah enerji çekecek aküden. GEL/AGM kurşun-asit akülerin kullanım kapasitesi yaklaşık %50. O halde 420 Ah servis aküsünün kullanılır kapasitesinin (210Ah) %6'sını mı kullanmak iyidir, yoksa 100 Ah marş aküsünün kullanılır kapasitesinin (50Ah) %28'ini mi? Unutmayalım ki, ne kadar düşük deşarj derinliği (DoD - depth of discharge), o kadar uzun akü ömrü.
3. "servis ve marş aküleri arasına bir birlerine bağlantı yapacak bir şalter koydum, marş aküsünde problem olursa şalteri açıp motoru çalıştırabilmek için. Ayrıca şalteri kapatmayı unutmayayım diye de, bu şalter açık olduğu sürece uyarıcı bir siren sesi var sistemde"
- Ara bağlantı şalteri hini hacette kullanmak için düzgün bir çözüm, ben halâ takviye kablosu tutuyorum teknede :) Burada amaç marş aküsü bir şekilde çökerse, servis aküsünün marş motoruna enerji vermesi. O halde kullandığınız şalterin max akım değerinin (crank rating) marş motorunun çektiği akımdan (motor el kitabında yazar) yüksek olması ve tabii servis aküsü-şalter-marş aküsü kablosunun en az marş aküsü-marş motoru kesitinde olması gerektiğini hatırlatırım haddim olmadan.
Yorumlar için tekrar teşekkür ve soğuk, ıslak Bodrum'dan selamlar
Selametle
-
Çetin Bağcı'ya teşekkür ederim GK'ya da yorumunu yazdığı için, çünkü maksat bu platformda bilgiyi tartışmak, çoğaltmak. Sırayla cevap vermeye çalışayım bilgim ve tecrübem el vediğince:
1. "Servis akülerimi (420Ah) alternatörden değil, güneş panellerinden şarj ediyorum, alternatörden şarj etmek için dc-dc aldım ama henüz bağlantısını yapmadım"
- Servis akülerini alternatör gazabından kurtarmış olmanız çok iyi, duacınız olmuştur :) Birkaç not ekleyeyim izin olursa
(a) DC-DC şarj cihazını bağlarken, giriş pozitif kablosunu marş aküsünün kutup başı voltajından farklı olmayan yakın bir baraya veya doğrudan marş aküsü kutbuna bağlamanızı öneririm. Bağladığınız nokta ile marş aküsü kutup başı arasında voltaj farkı olursa (uzun bir kablodaki voltaj düşüşü, bir şalter üzerindeki voltaj düşüşü vs sebebiyle) bu DC-DC şarj cihazı kaynak akünün voltajı ile kendisini tetiklediği için düzgün çalışmayabiir.
(b) Ayrıca çok dikkat edilmeyen bir konudur... servis akü bankını güneş panellleri destekliyor demişsiniz. Bu durumda hem solar regülatör(ler)iniz, hem de DC-DC şarj cihazınız aynı tip akü şarj rejimine göre ayarlanmış olacak. Siz yine de her iki şarj cihazının çıkış voltajlarını kontrol edin, birbirleriyle kavga etmesinler, mümkünse eşdeğer şarj voltajlarında çalışsınlar.
(c) Burada bence önemli olabilecek bir uyarı şu ki, madem alternatör sadece marş aküsünü besliyor, alternatörün S (sense) ucunu mutlaka 2.5mm2 bir kablo (sarı renkli) ile marş aküsünün pozitif kutup başına ve mutlaka akü tarafında sigortalayarak (2-3 Amp cam sigorta da olur) takmanız. Böylece alternatörün regülatörü alternatörü yormaz, şarjlar tamamlandığında tabir yerindeyse alternatörü boşa alır :)
(d) Henüz DC-DC şarj cihazını monte etmedim dediğiniz için yazıyorum, DC-DC'nin hem marş aküsü hem de servis aküsü pozitif kablo bğlantılarını mutlaka sigortalayınız. Satın almış olduğunuz cihazın veri sayfasında kısa devre akımı yazar, o değerde sigorta kullanmanızı ve tabii kablonuzun da o değerin üzerine akım taşıma kapasitesi olduğundan emin olun.
2. "Sorum şu; motoru çalıştırmadan ırgatı kullanmıyorum, kullandıktan sonra da bir süre motoru kapatmıyorum, bu şekilde bir kullanım alışkanlığıyla, dc-dc yi devreye aldığım zamanda da ırgatı marş aküsü üzerinde bırakmayı düşünüyorum, bu konudaki yorumunuz nedir?"
- Şimdi burada ırgat servis aküsüne mi, marş aküsüne mi sorusu yine önümüze geliyor. O konuya girmeden sizin sualinizi cevaplamaya çalışayım. Irgat çalışırken çektiği 80-100 Amp akım sebebiyle bağlı olduğu marş aküsünde voltaj düşecek. Diyelim ki 10 Volt'a kadar düşecek. Bu sırada motoru boşa alıp 1500 devirlere getirdiğinizde alternatör 14+ Volt ile şarj akımı basacak, ama ırgatın çektiği akım alternatörün şarj akımından yüksek (tahminen min 2 katı) olacağı için marş aküsünde voltaj düşecek. Bu durumda DC-DC şarjı kesecek, çünkü DC-DC marş aküsünde 13+ Voltu görmeden devreye girmiyor. Irgat ile işiniz bittiğinde alternatör ırgatın marş aküsünden aldığı enerjiyi (örneği aşağıda vereceğim) yerine koyana kadar yine DC-DC bekleyecek. Ne zaman ki marş akünüz 13+ Volta gelecek, DC-DC alternatörün şarj akımını servis aküsüne aktarmaya başlayacak. Dolayısıyla büyük bir hata beklenmiyor bu senaryoda.
Şu meşhur soruya dönelim... Soruyu tersten soralım: neden ırgat marş aküsüne bağlanır? Bu sorunun cevabı çünkü motor çalışıyor, alternatör şarj akımı veriyor olamaz, çünkü alternatör şarjı basarken zaten o şarj servis aküsüne gidecek. O halde sorunun başka anlamlı bir cevabı olmalı. Marş aküsü sulu FLA kurşun-asit akü ise zaten hiç olmaz da... hadi marş aküsü AGM olsun, sizin örnekte 100Ah kapasitesi var. Irgat 1000W olsa, çekeceği toplam enerji 1000 Watt / 12 Volt = 83 Amper.... 10 dakikada zinciri alıyor olsanız 83 Amper x 10 dk / 60 dk = 14 Ah enerji çekecek aküden. GEL/AGM kurşun-asit akülerin kullanım kapasitesi yaklaşık %50. O halde 420 Ah servis aküsünün kullanılır kapasitesinin (210Ah) %6'sını mı kullanmak iyidir, yoksa 100 Ah marş aküsünün kullanılır kapasitesinin (50Ah) %28'ini mi? Unutmayalım ki, ne kadar düşük deşarj derinliği (DoD - depth of discharge), o kadar uzun akü ömrü.
3. "servis ve marş aküleri arasına bir birlerine bağlantı yapacak bir şalter koydum, marş aküsünde problem olursa şalteri açıp motoru çalıştırabilmek için. Ayrıca şalteri kapatmayı unutmayayım diye de, bu şalter açık olduğu sürece uyarıcı bir siren sesi var sistemde"
- Ara bağlantı şalteri hini hacette kullanmak için düzgün bir çözüm, ben halâ takviye kablosu tutuyorum teknede :) Burada amaç marş aküsü bir şekilde çökerse, servis aküsünün marş motoruna enerji vermesi. O halde kullandığınız şalterin max akım değerinin (crank rating) marş motorunun çektiği akımdan (motor el kitabında yazar) yüksek olması ve tabii servis aküsü-şalter-marş aküsü kablosunun en az marş aküsü-marş motoru kesitinde olması gerektiğini hatırlatırım haddim olmadan.
Yorumlar için tekrar teşekkür ve soğuk, ıslak Bodrum'dan selamlar
Selametle
Murat Kaptanım verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyorum.
Tek eleştirim, tevazu gösterip yazınızın sonunda "haddim olmadan" demişsiniz onadır, estağfurullah, ne demek, burada ki uyarılarınızdan da, videolarınızdan da (zaman buldukça seriyi sindire, sindire izlemeye devam edeceğim) gerçek anlamda çok faydalandım.
Aşırı kalabalık İstanbul'dan sevgi ve selamlar...
-
Murat korsanım emeğiniz için kendi adıma teşekkür ederim. Henüz tüm videolarınızı izlemek için fırsat bulamadım. Ben mevcut elektrik sisteminde değişikliğe gidiyorum, ürünleri aldım. Montaj aşamasına geçmeden sormak istediğim şu; sahil elektriğine çok az bağlanıyorum. Redresörüm Quick SBC 250 advanced plus 25A. Lithum uyumlu olmadığı için dc-dc ile bağlayacağım. Elimde victron dc-dc 12-12/ 30 ve Orion-XS 50 var. Ben orion-XS yi motor aküsü ile servis aküleri arasına bağlamayı planlıyorum. 12-12/30 dc-dc yi de redresöre bağlamak sizce doğru olur mu? Motorum Volvo MD2030 ama alternatörümüm amperi nedir bilmiyorum. 70Ah olması muhtemel.
-
Mehmet Ali Zor Korsan, aynı emektar motoru kullanıyoruz :) marş ve servis akülerinizin Ah değerlerini ve tiplerini söylerseniz lütfen
-
Mehmet Ali Zor Korsan, aynı emektar motoru kullanıyoruz :) marş ve servis akülerinizin Ah değerlerini ve tiplerini söylerseniz lütfen
Motor Aküm 1 Adet Exide Heavy 105 Ah (850 (EN)
Servis akülerim 2 Adet HDA Poseidon 200 Ah
Güneş Enerjisi için Victron MMPT 100/30 var.
Yeni aldığım 1 Adet Victron Lynx Distrubütör,
Yeni aldığım 1 Adet Victron DC-DC 12-12/30,
Yeni Aldığım 1 Adet Orion-XS 50A
Redresör Quick ADV plus 250/25A
-
Mehmet Ali Zor Korsan'ın sorusu aslında DC-DC şarj cihazları için özel bir alana işaret ediyor, o da şu şekilde bir soru ile daha açık hale getirilebilir: Bir DC-DC cihaz şarj modunda kullanılırken nominal çıkış akımından daha düşük bir akım kaynağına bağlı ise DC-DC nasıl davranır?
Belinka teknesinde LFP servis akü bankını besleyen 3 şarj kaynağı var (1) solar regülatör (2) redresör ve (3) alternatör. Servis akü bankı LFP olduğu için alternatör şarjı ve mevcut redresörün lityum çıkış seçeneği olmadığı için her iki şarj kaynağının da bir DC-DC şarj cihazı üzerinden LFP'ye aktarılması kaçınılmaz.
Elimizdeki DC-DC seçenekleri (a) DC-DC Orion 12/12 30A ve (b) DC-DC Orion XS 50A. Besleme tarafında ise redresör 25A, alternatöre gelince... ben de aynı motoru kullandığım için çok rahat söyleyebilirim ki, otomotiv tipi alternatörler teknede üzerinde yazan amper değerinin (rating) yarısını zor verirler. Birinci sebep 70A'lik alternatör teknede asla o devirlere çıkmaz, ikinci sebep de alternatör derhal ısınır ve çıkış akımı derhal düşer. MD2030 motorunun 70A alternatöründen ben bugüne kadar max 40A alabildim. Bunun en doğrusu alternatör çıkışındaki pozitif kabloda pens ampermetre ile ölçüm yapmaktır, tabii hedefteki akü ya da akü grubu boşken :)
Dolayısıyla şu durumdayız:
- Orion 12/12 30A kullanacak isek alternatör şarj akımı 30 Amperden yüksek, ama redresörün şarj akımı 30 Amperden düşük
- Orion XS 50A kullanacak isek hem alternatör hem de redresörün şarj akımları 50 Amperden düşük
Bu durumda yukarıdaki soruya geliyoruz: Bir DC-DC cihaz şarj modunda kullanılırken nominal çıkış akımından daha düşük bir akım kaynağına bağlı ise DC-DC nasıl davranır? Cevabı aslında basit, cihaz şarj modunda (diğer modu güç kaynağı modu) çalıştığı için çıkış voltajını hedef akünün durumuna göre bulk/absorption/float fazlarına göre ayarlayacak. Bu voltaj değerleri Belinka teknesindeki LFP (LiFePo4) akü için 14.4 Volt bulk ve absorption, 13.8 Volt float için. Dolayısıyla bizim DC-DC şarj cihazı bu voltajı tutturmak zorunda olduğu için kaynaktan daha fazla güç isteyecek. Redresör 25 Amperden fazla veremeyeceğine göre DC-DC cihaz da 25 Amper seviyelerine düşecek. Alternatör için daha tehlikeli bir durum var... DC-DC daha fazla enerji istedikçe alternatör de hadi kalk gidelim diyebiir; bu durumda alternatör kısa sürede aşırı ısınır ve arızalanır.
Çok karışık olmadı umarım... sözün özü Belinka teknesindeki redresör ve alternatör açısından
- Orion XS 50A bence yüksek amper değerinde (ing. oversized). Redresörün 25 Amperine uyar, alternatörü habire kamçılar
- Orion 12/12 30 ise daha doğru bir seçenek olur, en azından alternatör için. Redresör 25 A vermeye devam eder.
Her ne kadar Belinka'nın LFP aküleri veri sayfasında akü kapasitesinin %50'sine kadar şarj akımı verebilirsin diyorsa da, ben hep ne zorumuz var kardeşim, yolcu alıp iskeleden 10 dk sonra kalkıyoruz da o sırada aküleri şarj etmemiz mi lazım noktasındayım. Dolaysıyla 25-30 Amper şarj akımı tamamen boşalmış 200Ah LFP servis aküsünü 6-7 saatte dolduracak gibi görünüyor, LFP için nispeten kısa olan absorption süresini bir kenara bırakacak olursak.
Çok uzattık... bir daha kimse yazmayacak billahi :) ama önerimi de yazmadan bitmeyeyim.
1. 50 Amper üstü bir redresör almayı kısa zamanda düşünmüyorsanız Orion XS 50A cihazı şimdilik kenara koyun. Gerçi LFP akülerden sonra artık 1'den fazla çıkışı redresör konusu da ayrı bir sorunsal haline geldi, ayrıca tartışırız belki?
2. Redresör ve alternatörü mutlaka sigorta ile marş aküsü şarj barasına bağlayın, alternatör S-ucunu marş aküsü pozitif kutbundan ve yine sigortalayarak bağlamayı ihmal etmeyin
3. Orion 12/12 30A ile marş aküsünden servis aküsüne şarjı verin. Redresör ve alternatörün aynı anda çalışması bir sorun değilse de, çünkü S-ucu alternatör regülatörüne akü dolu, çalışma diyecek... bunların aslında eşzamanlı çalışmayacaklarından hareketle tek DC-DC iş görecektir... derim. Aşağıya bir şema koymaya çalıştım.
Selametle
(https://i.ibb.co/CppR5qyQ/Belinka.png) (https://ibb.co/CppR5qyQ)
-
Bu kadar detaylı ve anlaşılır yazdığınız için minnettarım. Artık benim için her şey netleşti. Sizin ve Özgür korsanımın da yol göstermesi ile Her Şey Çok Güzel Olacak. t*"y+
-
Ben, 5.bölümdeyiz açıklamasına dikkat etmemişim, ısrarla diğer bölümleri aradım youtube'da :)
Murat Kaptanım şimdiye kadar izlediğim en keyifli ve bilgilendirici video serisiydi.
Diğer bölümleri de sabırsızlıkla bekliyoruz.
Tekrar çok teşekkürler.
-
Değerli Murat kaptanım yayınladığınız videoların 5 adetini de izledim, bizleri aydınlatmak için harcadığınız zaman ve emek için kendi adıma çok teşekkür ediyorum. Gençlik yıllarımdan beri elektrik ve elektronik ile amatör olarak uğraşıyorum, sahip olduğumuz teknelerde de arızalara müdahale etmek ve teknede elektrikten kaynaklanabilecek olumsuz sonuçları ön görerek bazı cihazlara yeniden kablo çekimi, anahtar ve sigorta vb. konuları araştırarak yapmaya çalıştım. Fakat videolarınızı izledikten sonra doğru bildiğim bir çok konunun yanlış olduğunu öğrendim. Bundan sonra yayınlayacağınız diğer videolarınızı da izlemek ve aydınlatıcı bilgilendirmelerinizden yaralanmayı dört gözle bekliyorum. Emeğiniz için tekrar teşekkür ediyor sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum, selamlar
-
Yeni bir bölüm daha ekledik. Şimdi de teknedeki elektrik standartlarını konuşuyoruz. Vallahi bundan sonraki bölüm ile birlikte işe girişeceğiz sizlerle, herkesle birlikte :)
https://youtu.be/u-wQ_klHgp0 (https://youtu.be/u-wQ_klHgp0)
Selametle
-
Yeni bir bölüm daha ekledik. Şimdi de teknedeki elektrik standartlarını konuşuyoruz. Vallahi bundan sonraki bölüm ile birlikte işe girişeceğiz sizlerle, herkesle birlikte :)
https://youtu.be/u-wQ_klHgp0 (https://youtu.be/u-wQ_klHgp0)
Selametle
Ben Hazırlıklara başladım bile.
(https://i.ibb.co/23Yw7FCV/IMG-7778.jpg) (https://ibb.co/23Yw7FCV) (https://i.ibb.co/0yLrYMBW/IMG-7779.jpg) (https://ibb.co/0yLrYMBW) (https://i.ibb.co/zWPQcXjZ/IMG-7781.jpg) (https://ibb.co/zWPQcXjZ)
-
Harika :) şahane bir krimp aleti almışsınız, tebrikler.
Kabloları etiketlemek için bir öneride bulunayım haddim olmadan. Malûm her kabloyu iki ucunda da etiketlemek lazım; ister projenizdeki kodlama ile, ister kısa açıklama ile.. netice sizin kablonuz. Kabloların üzerine yapıştırıp uzun yıllar çıkmayacak etiketler ve makinaları pahalı. Ama daha basit şekilde hazırlayacağınız etiketi şeffaf makaron içine alıp sabitleyebilirsiniz. Eğer kullandığınız etiket termal bir kağıt ise makaronu çok yavaş ısıtmak gerekecek.
(https://i.ibb.co/hJJbsvjy/Whats-App-Image-2025-04-10-at-14-23-58.jpg) (https://ibb.co/hJJbsvjy)
-
Harika :) şahane bir krimp aleti almışsınız, tebrikler.
Kabloları etiketlemek için bir öneride bulunayım haddim olmadan. Malûm her kabloyu iki ucunda da etiketlemek lazım; ister projenizdeki kodlama ile, ister kısa açıklama ile.. netice sizin kablonuz. Kabloların üzerine yapıştırıp uzun yıllar çıkmayacak etiketler ve makinaları pahalı. Ama daha basit şekilde hazırlayacağınız etiketi şeffaf makaron içine alıp sabitleyebilirsiniz. Eğer kullandığınız etiket termal bir kağıt ise makaronu çok yavaş ısıtmak gerekecek.
(https://i.ibb.co/hJJbsvjy/Whats-App-Image-2025-04-10-at-14-23-58.jpg) (https://ibb.co/hJJbsvjy)
Dymo etiket makinam var plastik letra tag lt şeritlere yazdıracağım.
(https://i.ibb.co/CK205C2F/dymo-lt100h-letratag-etiket-makinasi-s0883990-29238.jpg) (https://ibb.co/CK205C2F)
-
Marka söylememiştim ama Dymo’yu kastetmiştim Mehmet Ali Korsan. Dymo etiket kablo kılıfına doğru dürüst tutunamayacak. O bakımdan şeffaf makaronu işaret etmiştim.
-
Marka söylememiştim ama Dymo’yu kastetmiştim Mehmet Ali Korsan. Dymo etiket kablo kılıfına doğru dürüst tutunamayacak. O bakımdan şeffaf makaronu işaret etmiştim.
Bu uyarınızı dikkate alacağım. :-*
-
Murat Bey merhaba,
Az önce 4. videonuzu keyifle izlerken akülerin bir kaçak anında kapasitelerinin çok üzerinde tehlikeli akımlar verebileceği gerçeğini öğrendim. Her iki akü grubumun çıkışlarında herhangi bir sigorta olmadığı kafama dank etti ve MRBF sigortalardan eklemeyi yapılacaklar listeme dahil ettim. Tekne elektrik sistemleri konusunda halen öğrenme aşamasında olduğumdan yanlış bir uygulama yapmamak adına danışmak istediğim bir kaç konu olacak;
1) Teknem motoryat, 2 akü bankım mevcut. Birisi (142Ah x1 kurşun asit) sadece motoru ve jeneratörü besliyor, diğeri (paralel bağlı 142Ah x2 kurşun asit) ırgat dahil teknenin diğer donanımları tarafından kullanılıyor. Her 2 grupta motor kabini içerisinde. İlave etmek istediğim MRBF sigortaların kaç amper olması gerektiği konusunda kararsız kaldım. Başta akü gruplarına bağlı cihazların çekebileceği yükler üzerinden bir hesap yapayım dedim ancak sonra videonuzda dikkat çektiğiniz kullanılan kablonun taşıyabileceği amperajn altında bir değerde sigorta kullanmam gerektiğini düşündüm. Her iki akü grubumda da pozitif kutuptan ilgili baralara gelen kablonun kesiti AWG 1/0 (metrik karşılığı 55mm2), uzunluk 30cm. Teknem Amerikan üretimi olduğu için kablonun üzerinde kesit değerleri AWG olarak yazılı, ancak sıcaklık dayanımıyla ilgili bir değer göremedim. En azından 90 derece dayanımlı kablodur diyerekten ABYC amberaj tablosuna baktım, 1/0 kablonun motor dairesi içinde olma durumunda 200 amper, 80 derece dayanımlı kabloda ise aynı durumda 191 amper taşıyabileceği belirtilmiş. Videonuzda belirttiğiniz sigorta devre kesme yüzdesini de işin içine katınca 150 amper bir sigorta uygun olur diye bir çıkarımda bulunmam doğru bir yaklaşım mıdır?
2) Motorun kendi akım kesicisi mevcut. Bu durumda ilgili akü çıkışına yine MRBF koymak gerekir mi? Koyulmalıysa, motorun marş anındaki kısa süreli yüksek amper ihtiyacı hesaba katılıp sigorta seçilmeli diye düşünüyorum. Öyleyse ilk maddede yaptığım çıkarım 1.akü bankım için yanlış olur diye düşünmeye başladım.
3) Akülerim motor dairesinde akü kutularının içinde. İlgili MRBF sigortaların her ne kadar boyutu küçükte olsa kutup başına takılınca belli bir yükseklik yaratıp akü kutularının kapaklarının kapanmasını engelleyecek gibi duruyor. Bu durumda sigortaları ilgili akü banklarının pozitif baralarına takabilir miyim?
Konuyla ilgili görüş ve önerilerinizi paylaşırsanız çok sevinirim. Teşekkürler.
-
Kaan Kesen güzel özetlemiş durumu. Sanırım akü ve pano bölgesindeki kısa devre halinde akülerin boşaltabileceği azami akım ile sigorta arasındaki bağıntıyı iyi anlatamamışım, onu da daha iyi açıklamaya çalışarak cevap vermeye çalışayım:
"akülerin bir kaçak anında kapasitelerinin çok üzerinde tehlikeli akımlar verebileceği ... Her iki akü grubumun çıkışlarında herhangi bir sigorta olmadığı ... ve MRBF sigortalardan eklemeyi yapılacaklar listeme dahil ettim."
Evet, akü ve pano bölgesinde bir kısa devre olduğunda kurşun-asit aküler kapasitelerinin 5 katı, lityum aküler ise 10 katına kadar akım verebilirler. Ancak akü kutup başlarına ya da baralarına koyduğumuz sigortaların amper değerlerini seçerken ilgili devrenin çektiği azami akımı düşünerek sigorta seçeriz. Önemli olan bu bölgede kullanılacak sigortanın "çalışma aralığı" (ing. interrupt capacity) değerinin kısa devre akımlarına dayanması gereğidir. Örnek verelim: servis akülerinizin pozitif kablosu bir baraya bağlı ve bu baradan da beslediğiniz deşarj devreleri var. Bunların eşzamanlı çalıştığı bir senaryoda max 125 Amper deşarj akımı oluyor. Akü ile bara arasındaki kablo da sizin belirttiğiniz şekilde AWG 1/0, yani metrik ölçü ile 50 mm2 olsun, ki bu kablonun akım taşım kapasitesi 90 C yalıtkan sıcaklık dayanımı ile 195 Amperdir (motor kamarası detayını geçtim). Bu durumda 125 Amper yük, 195 Amp kablo dayanımı... 150 Amper bir sigorta kullanmayı düşünürsünüz. Ama seçeceğiniz sigortanın devreyi kesme değil de, çalışma aralığının yüksek olmasını istersiniz. Sizin teknenizde 2 x 142A = 242 A kurşun-asit akü ile bu çok büyük bir problem değil. Daha yüksek kapasiteler olsa idi dikkat edin derdim. Yine de sigorta çeşitlerine göre çalışma aralığı değerlerini vereyim:
- Mega AMG sigorta 2,000A
- ANL sigorta 6,000A
- MRBF sigorta 10,000A
-Class-T sigorta 20,000A
"... 2 akü bankım mevcut. Birisi (142Ah x1 kurşun asit) sadece motoru ve jeneratörü besliyor, diğeri (paralel bağlı 142Ah x2 kurşun asit) ırgat dahil teknenin diğer donanımları tarafından kullanılıyor. Her 2 grupta motor kabini içerisinde."
Motor kamarası demek sıcaklık demek. Teknenizi amerikan yapımı olduğunu söylemişsiniz. Orada bu ile çok dikkat ederler ve muhtemelen kabloların yalıtkan sıcaklık dayanım değeri 105 C'dir ve kablo kılıfı üzerinde yazar. Asıl dikkat çekmek istediğim şey, eğer motor dairesinde mazot haricinde benzin varsa, bidonda vs.. burada kullanacağınız sigortaların, otomatik devre kesicilerin, anahtarların vs hepsinin kıvılcıma karşı korumalı (ing. ignition free) olması gerekir. Bu özellik de hem sigortanın kendisinden, hem de sigorta kaidesi ve kapağından gelir. Eğer böyle biri durum varsa hep söylediğimiz gibi sertifikalı ürün alın ve ürünün kıvılcım koruma özelliğini kontrol edin. Örenğin MRBF ve ANL sigortalar korumalıdır, ama Mega-AMG ve Class-T sigortaların bu özelliği yoktur.
"İlave etmek istediğim MRBF sigortaların kaç amper olması gerektiği konusunda kararsız kaldım. Başta akü gruplarına bağlı cihazların çekebileceği yükler üzerinden bir hesap yapayım dedim ancak sonra videonuzda dikkat çektiğiniz kullanılan kablonun taşıyabileceği amperajn altında bir değerde sigorta kullanmam gerektiğini düşündüm. Her iki akü grubumda da pozitif kutuptan ilgili baralara gelen kablonun kesiti AWG 1/0 (metrik karşılığı 55mm2), uzunluk 30cm."
Doğru düşünüyorsunuz. AWG 1/0 yani 50mm2 kablonun eşzamanlı deşarj yüklerinin toplamına göre kesitlendirilmiş olmasını bekleriz, öyledir de. Ama burada bizim derdimiz kabloyu korumak. Yani teknedeki eşzamanlı toplam deşarj akımının 195 Amperden yüksek olması bizi ilgilendirmiyor, amacımız 50 mm2 kablonun yanmasını engellemek. Demek ki bu kablonun başına koyacağınız sigorta, motor kamarasındaki sıcaklığı da düşünecek olursak yazdığınız gibi 150 A seviyesinde olmalı. Bu yöntem devre tasarımı süreci açısından doğru olmasa da, elimizdeki veri ve 50 mm2 kabloyu korumaya yönelik bir çözüm.
"2) Motorun kendi akım kesicisi mevcut. Bu durumda ilgili akü çıkışına yine MRBF koymak gerekir mi? Koyulmalıysa, motorun marş anındaki kısa süreli yüksek amper ihtiyacı hesaba katılıp sigorta seçilmeli diye düşünüyorum. Öyleyse ilk maddede yaptığım çıkarım 1.akü bankım için yanlış olur diye düşünmeye başladım."
Marş akünüz deşarj anlamında sadece motorun ve jeneratörün marş motorlarını besliyorsa bu devreye sigorta konulmaz pratik olarak. 1000 Amp DC sigorta var mı, var. NH, NA veya Class-L tip sigortalar var. Ama standartlar marş motoru devrelerinde sigorta olmasını zorunlu tutmaz. Marş aküsünden motor ve jeneratör marş motorlarına ayrı kablolar çekilmiş olduğunu ümit ederek :) bu kabloların marş aküsüne en yakın bir noktaya marş motorlarının çektiği max akıma uygun birer şalter koymanızı ve marş motoru pozitif kablo bağlantılarına da şapka koymanızı tavsiye ederim - belki zaten öyle.
"3) Akülerim motor dairesinde akü kutularının içinde. İlgili MRBF sigortaların her ne kadar boyutu küçükte olsa kutup başına takılınca belli bir yükseklik yaratıp akü kutularının kapaklarının kapanmasını engelleyecek gibi duruyor. Bu durumda sigortaları ilgili akü banklarının pozitif baralarına takabilir miyim?"
Evet bu bir sorun olabilir. MRBF sigorta tabanlarının yüksekliği 44 mm. Eğer sığmayacak ise 30 cm ötede olduğunu söylediğiniz pozitif barasında da kullanabiirsiniz. Bu işe girişmeden bence 6 ve birkaç gün içinde yayınlanacak olan 7inci bölümlere de bakın. Çünkü akülerin şarj bileşenlerinin de baraya bağlantısında her birine sigorta koy diye uyaracak yakında delinin birisi :-[
Umarım işinize yarar bu yazıştıklarımız.
Selametle
-
Murat Bey,
Detaylı, aynı zamanda öğretici tüm açıklamalarınız için kendi adıma çok teşekkür ederim.
Tavsiyenize uyup sonraki bölümleri de izleyip işe girişeceğim, ancak videoları izledikçe korkum yapılacak işler çoğalacak gibi :)
Yazınızda aklıma takılan bir şeyi netleştirmek adına;
"Yani teknedeki eşzamanlı toplam deşarj akımının 195 Amperden yüksek olması bizi ilgilendirmiyor, amacımız 50 mm2 kablonun yanmasını engellemek. Demek ki bu kablonun başına koyacağınız sigorta, motor kamarasındaki sıcaklığı da düşünecek olursak yazdığınız gibi 150 A seviyesinde olmalı."
"Evet bu bir sorun olabilir. MRBF sigorta tabanlarının yüksekliği 44 mm. Eğer sığmayacak ise 30 cm ötede olduğunu söylediğiniz pozitif barasında da kullanabiirsiniz."
MRBF sigortayı akü kutusu içine sığdıramayıp pozitif terminal barasında kullanırsak; sigortayı 50 mm2 kablonun başı yerine sonuna takmış olup, aslında bir kaçak anında kablonun yanmasını engelleme amacımız başarısız olmaz mı?
-
Murat bey,
Bu konuda izlediğim en faydalı video serisi oldu paylaştıklarınız.
Bende diğer korsanlar gibi kendi teknemde check-list şeklinde tatbik etmeye çalışacağım.
Teşekkür, Selam ve Saygılarımla
-
Kaan Kesen'in Yukarıdaki mesajından hatırlatayım. Asterias teknesinde servis aküsü çıkışında 50mm2 pozitif kablo var ve bu kablo 30 cm mesafedeki bir bara üzerinden sistemdeki yükleri besliyor (en azından ben öyle anlıyorum yazılanlardan). Akü pozitif kutup başına koyacağı sigorta ve tabii sigorta bloğu akü kutusuna sığmazsa baranın akü besleme tarafına da koyabiliriz demiştik.
Kaan Kesen dikkatli... şu soruyu sormuş "MRBF sigortayı akü kutusu içine sığdıramayıp pozitif terminal barasında kullanırsak; sigortayı 50 mm2 kablonun başı yerine sonuna takmış olup, aslında bir kaçak anında kablonun yanmasını engelleme amacımız başarısız olmaz mı?"
ABYC E-11 standardı bir pozitif kablonun aşırı akıma karşı korunması için kablonun enerji kaynağına (burada akü) bağlı olduğu noktadan 17.5 cm içinde sigortalanmasını şart koşar: 11.10.1.1.1 Overcurrent Protection Device Location - Ungrounded conductors shall be provided with overcurrent protection within a distance of seven inches (175mm) of the point at which the conductor is connected to the source of power measured along the conductor.
Ama hemen altında bir istisna getirir ve eğer söz konusu kablo akü terminaline bağlı ise ve kablo boyunca kablo borusu gibi bir kablo muhafazası içinden geçiyor ise sigorta aküye en yakın bir noktaya konulacak olup, bu uzunluk 183 cm'den fazla olamaz der. EXCEPTIONS: 2. If the conductor is connected directly to the battery terminal and is contained throughout its entire distance in a sheath or enclosure such as a conduit, junction box, control box or enclosed panel, the overcurrent protection shall be placed as close as practicable to the battery, but not to exceed 72 inches (1.83m).
Dolayısıyla eğer servis aküsü pozitif kutbu ile bara arasındaki mesafe 50 cm civarında ise burada bir sorun olmayacaktır. Yeter ki kabloyu standartta söylenen şekilde boru içine alın. Ama... doğrusu kabloların enerji kaynağının başından sigortalanmasıdır. Asterias teknesinde Kaan Kesen açıkça yazmamış ama kurşun-asit aküden kastı galiba sulu akü ve bu durumda akü kutusundan da vazgeçmesi kolay değil. Belki kutup başının olduğu yeri açarak bir çözüm bulunabilir?
-
Konu akü terminali ve bara sigortalarından açılmışken, şu bizim videolardan 6ncısında bahsetmiştim; piyasaya Çin malı ve üretim standardı ve sertifikasyonları belli olmayan malzeme girdiği için doğru dürüst markaların ürünleri artık satılmaz ve dolayısıyla ithal edilmez oldu. Örneğin MRBF sigortaları... hadi marka da verelim Blue Sea Systems veya BEP gibi markaların Türkiye'deki distribütörlerinin web sitelerine bakarsanız stokta yok diye göreceksiniz. O bakımdan eğer akü başı değil de baraya sigorta konulacak ise ANL tip sigortaya yönelmeniz, doğru düzgün malzeme bulmak açısından bir seçenek olabilir.
Ayrıca bir dip not: Tekneye koyduğunuz bir sigortanın mutlaka yedeğini de, bütçeyi zorlayacak olsa bile bulundurun derim :)
Selametle
-
Murat Bey,
Şimdi her şey kafamda yerine oturdu. Sabırla, net ve anlaşılır şekilde verdiğiniz cevaplar için tekrar teşekkür ederim.
Önceki mesajlarımda eksik kalmış haklısınız, bahsi geçen tüm akülerim sulu aküler ve evet kutularından vazgeçmek doğru olmaz. Tekneye bir sonraki gidişimde, biraz ölçüp biçerek esas olması gerektiği şekilde MRBF sigortayı kutup başına nasıl yerleştirebilirim bakacağım.
Bu arada dediğiniz gibi Blue Sea System’in MRBF sigortası eli yüzü düzgün marin malzeme satan online sitelerin hiçbirinin stoğunda yok. Yerleşim işini halledersem muhtemelen yurtdışından temin edeceğim.
Yeni videolarınızı sabırsızlıkla bekliyor olacağım.
-
Bölüm 7 - Sistem Tasarımı ile hayali teknemizde işe giriştik t*"y+
https://youtu.be/rxJd3i2_Sbs (https://youtu.be/rxJd3i2_Sbs)
-
Murat hocam, bizlere kabus olan bir konuda çok önemli ve değerli bir iş yapıyorsunuz. Daha önce başka bir konu başlığı altında; şu elektrik konusunu bilen bir korsan bize derli toplu bir ders verse ne iyi olur diye bir talepte bulunmuştum. Bu talebim nihayet cevap buldu. Çok teşekkür ederim, tüm korsanlar ve denizciler adına. Umarım ilerde bu çalışma el kitapçığı (başucu kitapçığı) haline de getirilir. Yeni bölümleri heyecanla bekliyorum. 1w5ey8 1w5ey8 1w5ey8
-
Teşekkürler. Ders ne haddimize. Hani Nasrettin Hoca damdan düşmüş, aman hekim çağırın demişler… Hoca, hekimi bırakın, bana damdan düşen birini bulun demiş. Bizimkisi de o hesap. Mesleğimiz bu konuya yatkın olduğu için çoğu kişiye hadisene be kardeşim amma sallandın dedirten bir sistematik oluşuyor, hepsi bu.
Birkaç bölüm daha hazır oluyor
- teknenin yeni solar sistemini kuracağız
- sistem seviyesi şarj ve deşarj tasarımlarını (kablolar, sigortalar, baralar vs) yapacağız
- tevzi paneli hesaplarını yapacağız
öyle gidiyor.. bakalım ::)
Bu arada… hiç eleştiri gelmiyor. Araya bilerek kendime göre yanlış bir şey koysam mı diyorum, provoke etmek için. O da kalıcı olur, kötü olur. Şimdi solar bölümünde Özgür Ökten’den bekliyorum, solar üstadımız O.
Selametle
-
Murat Kaptanım, videolar gerçekten çok güzel, ders kıvamında diyebilirim.
Büyük emek ve titizlikle hazırlamışsınız, ellerinize sağlık.
Eleştiri olarak değil de konuyu takip ettiğimiz belli olsun diye iki konuda "eleştirim" olacak.
1. Meşhur ırgat hangi gruba bağlı olmalı; Irgat kısa zamanda çok Amper çektiği için, servis aküleri JEL ise, bu akülerin kısa zamanda çekilen yüksek yüklerle arası iyi olmadığı için, akü ömrünü uzatmak adına, motor aküsüne bağlamak daha mantıklı geliyor.
Sizin sistemde servis aküleri AGM olduğu için bu sorun olmayacak.
2. Sisteme iki adet inventör koyup prizleri paylaştırdınız, tek inventör koyup, (şalterle kara elektiriğini de aynı prizlere vererek) tüm prizleri her iş için kullanmak daha mantıklı olmaz mı?
-
Çetin Bağcı'ya çok teşekkür ederim. Alıntı yapalım:
1. Meşhur ırgat hangi gruba bağlı olmalı; Irgat kısa zamanda çok Amper çektiği için, servis aküleri JEL ise, bu akülerin kısa zamanda çekilen yüksek yüklerle arası iyi olmadığı için, akü ömrünü uzatmak adına, motor aküsüne bağlamak daha mantıklı geliyor.
Sizin sistemde servis aküleri AGM olduğu için bu sorun olmayacak.
Videolarda bahsettiğimiz gibi GEL kurşun-asit aküler yüksek deşarj hızlarını sevmiyorlar. O bakımdan servis aküleri GEL ise ırgatı bu akülere bağlamak doğru değil. Diğer taraftan 90-100 Ah.lik marş aküsüne (FLA veya AGM) ırgatı bağlayınca da işi marş motorunu beslemek olan aküye deşarj derinliği itibariyle çok yük yüklüyoruz. Hemen her konuda olduğu gibi burada da bir kayıp-kazanç (ing. trade-off) meselesi var. Konunun detayları belli olduktan sonra yapılacak her tercihin doğru bir yönü oluyor. Ama şöyle düşünelim, hadi ırgatı GEL servis aküsünden kurtardık, peki aşağıda konuşacağımız 2000-3000W invertörü ne yapacağız? O da 125-150 Amper çekecek. Bunu hep birlikte tartışıp düşünelim derim.
2. Sisteme iki adet inventör koyup prizleri paylaştırdınız, tek inventör koyup, (şalterle kara elektiriğini de aynı prizlere vererek) tüm prizleri her iş için kullanmak daha mantıklı olmaz mı?
AC konusuna DC kadar hakim olduğumu söyleyemem. Yıllar önce kötü bir pako şalter tecrübem oldu, belki o bakımdan hep farklı AC kaynaklarını kendi prizlerinde kullanmayı tercih ettim. Ancak yaptığımız tasarımdaki iki invertör konusuna gelince... Teknede AC isteyen cihazlar için tek invertör kullanmak demek 3000 Watt'lık gerçek sinüs bir invertör koymak anlamına geliyor. O da 2025 fiyatlarıyla (şimdilik :)) 40,000 TL civarında. Oysa teknede yüksek güç isteyen aletlerin hemen hepsi modifiye sinüs bir invertör ile çalışabiliyor, fiyatı 10,000 TL'den az. Ve bu tip aletleri çok kısa süre kullanıyoruz (kahve makinası, rondo, mikser vb). Bu işin fiyat tarafı.
Bizim hayali teknede 2 invertör kullanmamızın sebebi, 3000 W olanın modifiye sinüs - ucuz olması, TV. bilgisayar, telefon şarj vs için 250 W olanın ise gerçek sinüs olması (onun fiyatı da fiyatı 5,000 TL). Galiba 3üncü videoda sistem tasarımının esaslarını konuşurken bahsetmiştik... tasarım değişkenlerinden birisi de maliyet, bütçe vs. Bugün orta karar bir yelkenli teknenin panosunu tümden yenilerken 3500 USD'lik bir tasarım da yapabiirsiniz, 10-15,000 USD'ye kadar da çıkabilirsiniz. Maliyet önemli bir tasarım parametresi.
Hayali teknenin hayali sahipleri küçük olan invertörü 7x24 açık bırakmayı istemişlerdi. Onun bekleme sırasındaki tüketimleri açısından... gerçek sünüs 3000 W'lık bir invertöre göre sıfır yük halinde 3 kat daha az ve eco modunda ise 2 kat daha az. Sebebi tamamen bu idi.
Hazır invertör konusu açılmışken... biliyorsunuz kombo vs çeşitli isimlerle invertör-redresör aynı kasada cihazlar çıktı. Yeni teknelerde bu çok popüler oldu. Bunun iki temel sebebi var: (1) tekne üreticisinin maliyeti neredeyse %50 düşüyor (2) teknelerdeki 220 VAC ihtiyaçları o derece artıyor ki (nedendir bilinmez ya da benim anlayışsızlığım :-[) sahilden aldığın amper yetmez ise bu kombo redresör-invertör sahilden gelen AC elektrik ile kendi ürettiği AC sinyalini senkronize ediyor ve tekneye daha yüksek bir amper kaynağı olarak hizmet ediyor. Bu sayısal olarak ne demek? Sahilden 16A alsan, bu 3,500 Watt eder. Demek ki tekneye 3.5kW yetmiyor. Eğer öyle ise zaten diyecek bir şey yok.. kombo da olur, mambo da :)
Tekrar teşekkürler ve selametle
-
Benim invertör üm victron 500 watt bunun ile 1000 wat lık alet çalıştıranlar varmış bu mümkün mü?
(https://i.ibb.co/hxNn3kpG/110000346757827.jpg) (https://ibb.co/hxNn3kpG)
-
Benim invertör üm victron 500 watt bunun ile 1000 wat lık alet çalıştıranlar varmış bu mümkün mü?
(https://i.ibb.co/hxNn3kpG/110000346757827.jpg) (https://ibb.co/hxNn3kpG)
Eskiden Kadıköy Moda’da Sihirbaz Muhini vardı, belki o yapıyordu :)
Victron invertörlerinde VA (volt-amper) değerini kullanıyor. Bu resmini koyduğunuz cihaz 500 VA. 25 santigrat derecede 400 Watt, 40’ta 350 Watt güç verir. Demaraj ile sınırlı olarak da 900 Watt verir, yani motorlu (endüktif) bir yükün kalkışı sırasında. Ha… 1000 Watt’lık bir mutfak robotunu her defasında dokunarak çalıştırır mı? Evet. Ben zorlamazdım.
-
Benim invertör üm victron 500 watt bunun ile 1000 wat lık alet çalıştıranlar varmış bu mümkün mü?
(https://i.ibb.co/hxNn3kpG/110000346757827.jpg) (https://ibb.co/hxNn3kpG)
Eskiden Kadıköy Moda’da Sihirbaz Muhini vardı, belki o yapıyordu :)
Victron invertörlerinde VA (volt-amper) değerini kullanıyor. Bu resmini koyduğunuz cihaz 500 VA. 25 santigrat derecede 400 Watt, 40’ta 350 Watt güç verir. Demaraj ile sınırlı olarak da 900 Watt verir, yani motorlu (endüktif) bir yükün kalkışı sırasında. Ha… 1000 Watt’lık bir mutfak robotunu her defasında dokunarak çalıştırır mı? Evet. Ben zorlamazdım.
Neyseki benim teknede 220 çalışan sadece bir tv var onu da hiç açmıyorum. Bilgisayar vs. için kullanıyorum.
-
Murat korsanım elinize sağlık. Henüz 3. videodayım. Mükemmel bilgileri toparlamışsınız. Paylaşımınız için çok teşekkürler.
-
Teşekkürler. 8inci video hayali teknemizdeki solar alt-sisteminin tasarımı ile ilgili. Herhalde bugün yüklerim. Mesele şu ki sunumu hazırlama, kayıt, video editleme, kayıttaki gribal etkileri :-\ temizleme, bir sürç-ü lisan ettik mi kontrolu… ki potansiyelim vardır evelallah… uzun sürüyor yayına hazırlamak.
-
Evvett t*"y+ 8inci bölüm yayında. Solar alt-sistem tasarımı. Tasarıma nereden başlayacağız, solar radyasyon, solar panel, regülatör ve akü ilişkisi
https://www.youtube.com/embed/lfn_suAYBVg
-
Çetin Bağcı'ya çok teşekkür ederim. Alıntı yapalım:
1. Meşhur ırgat hangi gruba bağlı olmalı; Irgat kısa zamanda çok Amper çektiği için, servis aküleri JEL ise, bu akülerin kısa zamanda çekilen yüksek yüklerle arası iyi olmadığı için, akü ömrünü uzatmak adına, motor aküsüne bağlamak daha mantıklı geliyor.
Sizin sistemde servis aküleri AGM olduğu için bu sorun olmayacak.
Videolarda bahsettiğimiz gibi GEL kurşun-asit aküler yüksek deşarj hızlarını sevmiyorlar. O bakımdan servis aküleri GEL ise ırgatı bu akülere bağlamak doğru değil. Diğer taraftan 90-100 Ah.lik marş aküsüne (FLA veya AGM) ırgatı bağlayınca da işi marş motorunu beslemek olan aküye deşarj derinliği itibariyle çok yük yüklüyoruz. Hemen her konuda olduğu gibi burada da bir kayıp-kazanç (ing. trade-off) meselesi var. Konunun detayları belli olduktan sonra yapılacak her tercihin doğru bir yönü oluyor. Ama şöyle düşünelim, hadi ırgatı GEL servis aküsünden kurtardık, peki aşağıda konuşacağımız 2000-3000W invertörü ne yapacağız? O da 125-150 Amper çekecek. Bunu hep birlikte tartışıp düşünelim derim.
2. Sisteme iki adet inventör koyup prizleri paylaştırdınız, tek inventör koyup, (şalterle kara elektiriğini de aynı prizlere vererek) tüm prizleri her iş için kullanmak daha mantıklı olmaz mı?
AC konusuna DC kadar hakim olduğumu söyleyemem. Yıllar önce kötü bir pako şalter tecrübem oldu, belki o bakımdan hep farklı AC kaynaklarını kendi prizlerinde kullanmayı tercih ettim. Ancak yaptığımız tasarımdaki iki invertör konusuna gelince... Teknede AC isteyen cihazlar için tek invertör kullanmak demek 3000 Watt'lık gerçek sinüs bir invertör koymak anlamına geliyor. O da 2025 fiyatlarıyla (şimdilik :)) 40,000 TL civarında. Oysa teknede yüksek güç isteyen aletlerin hemen hepsi modifiye sinüs bir invertör ile çalışabiliyor, fiyatı 10,000 TL'den az. Ve bu tip aletleri çok kısa süre kullanıyoruz (kahve makinası, rondo, mikser vb). Bu işin fiyat tarafı.
Bizim hayali teknede 2 invertör kullanmamızın sebebi, 3000 W olanın modifiye sinüs - ucuz olması, TV. bilgisayar, telefon şarj vs için 250 W olanın ise gerçek sinüs olması (onun fiyatı da fiyatı 5,000 TL). Galiba 3üncü videoda sistem tasarımının esaslarını konuşurken bahsetmiştik... tasarım değişkenlerinden birisi de maliyet, bütçe vs. Bugün orta karar bir yelkenli teknenin panosunu tümden yenilerken 3500 USD'lik bir tasarım da yapabiirsiniz, 10-15,000 USD'ye kadar da çıkabilirsiniz. Maliyet önemli bir tasarım parametresi.
Hayali teknenin hayali sahipleri küçük olan invertörü 7x24 açık bırakmayı istemişlerdi. Onun bekleme sırasındaki tüketimleri açısından... gerçek sünüs 3000 W'lık bir invertöre göre sıfır yük halinde 3 kat daha az ve eco modunda ise 2 kat daha az. Sebebi tamamen bu idi.
Hazır invertör konusu açılmışken... biliyorsunuz kombo vs çeşitli isimlerle invertör-redresör aynı kasada cihazlar çıktı. Yeni teknelerde bu çok popüler oldu. Bunun iki temel sebebi var: (1) tekne üreticisinin maliyeti neredeyse %50 düşüyor (2) teknelerdeki 220 VAC ihtiyaçları o derece artıyor ki (nedendir bilinmez ya da benim anlayışsızlığım :-[) sahilden aldığın amper yetmez ise bu kombo redresör-invertör sahilden gelen AC elektrik ile kendi ürettiği AC sinyalini senkronize ediyor ve tekneye daha yüksek bir amper kaynağı olarak hizmet ediyor. Bu sayısal olarak ne demek? Sahilden 16A alsan, bu 3,500 Watt eder. Demek ki tekneye 3.5kW yetmiyor. Eğer öyle ise zaten diyecek bir şey yok.. kombo da olur, mambo da :)
Tekrar teşekkürler ve selametle
Murat kaptanım faydalı bilgi paylaşımınız için çok teşekkürler.
Solar sistemler 8.videonuzu da izledim, ellerinize sağlık.
(Bölgenin alabileceği max güneş enerji miktarından bahsetmeniz de güzel bir detay olmuş)
-
Video serisinin 8inci bölümünde solar alt-sistem tasarımında neyi nasıl yapalım diye konuşmuştuk... Aslında "nasıl yapmayalım ?" diye bir bölüm açsak hakikaten daha yararlı olur diye düşündüm bugün. Solar sisteminin yetersiz olduğundan şikayet edilen ve gerçekten de öyle olan bir teknede ne yaptığımızı boş verelim de... yetersiz denen sistem nasıl çıktı ona bir bakalım. Ders gibi vallahi
Teknede 2 adet MobilSolar markalı güneş paneli var, değerleri şöyle (mahremiyeti sebebiyle fotoğraf koymuyorum)
Vmp = 17.2 V
Imp = 7.56 A
Yani beheri 130 Wp olan iki panel var. (bu arada teknenin günlük operasyonel deşarjı tekne sahibinin yakın gelecekte eklemeyi planladığı yüklerle birlikte 190 Ah civarında!!)
Şimdi yanlış panel vs işine girmeyeceğim, uygulamada cinayet nasıl işlenir onu göstereceğim.
Uygulamayı yapan kişi panel +/- kablolarını ayrı ayrı üreticisi belli olmayan ve izolasyonu pek zayıf olduğu anlaşılan standart bir 6 mm2 (tahminen) marin kablo ile aşağıya çekmiş. Kablo çiftlerini ayrı ayrı borulamak bir yana, hepsini sıkı sıkı bantlamış ki, hep birlikte güzelce ısınsınlar :) Sanırsın ki panelleri bağımsız regülatörlere bağlayacak... fakat o da ne :'( regülatöre gelince panelleri seri bağlamaya karar vermiş
Bunun için de regülatörün hemen altında bir panelin +'sını diğer panelin -'sine ev tipi klemens ile bağlamış. Geri kalan + ve - kabloları da regülatöre girmiş. Regülatör MPPT 100/20. Pek tabii olarak regülatöre girdiği kabloları yüksüklememiş - ne gerek?
(https://i.ibb.co/qMNjn6bc/SER-VE-KLEENS.jpg) (https://ibb.co/qMNjn6bc)
(https://i.ibb.co/7NLKnpj2/Y-KS-KS-Z-KABLO.jpg) (https://ibb.co/7NLKnpj2)
Şimdi yorumlayalım:
1. Bu panelleri madem seri bağlayacaksın, panellerin orada yapsan bu işi de... voltajı artırarak kablo kesiti derdini halletsen. Bağımsız bağlanan 17.2 Volt ve 7.56 Amper panel çıkışı, 9 metre ötedeki regülatöre %3 voltaj düşümü ile 10 mm2 kablo ister. Sen 4 mü 6 mı belli olmayan kablo ile yolda voltajı düşüre düşüre gittin. Seri bağlantıyı regülatörde yapanı ilk defa gördüm
2. Ev tipi klemens nereden çıktı, allahtan kork, bari wago falan bir şey kullansaydın. Klemensin vidası bakır telin üzerindeki kalayı sıyırmış, pas içinde
3.Yukarıdaki fotoğrafın kalitesi için özür dilerim, kabloları vidalı kıstırma konektörlere bağlarken yüksük kullanmalı diye boşuna söylemiyorlar... kablonun sıyrılmış kesimi helva olmuş, allah bilir kaç tel iletken özelliğini koruyor?
4. Bir şekilde regülatör çıkışında 20 Amperden çekinmiş olacak ki, 2 adet 4mm2 kablolu bıçak sigorta tutacağını regülatöre birlikte "dürtmüş" birisi yandan kaynak olmuş gibi duruyor. Halbuki 20 Amperlik regülatör çıkışı ve baraya bağladığı kablo mesafesi itibariyle 4 mm2 haydi haydi yetiyor.
5. Bu panelleri 8inci bölümde gösterdiğimiz yöntem ile hesaplasa 100/20 yerine 100/30 regülatör kullanması gerektiğini görecekti. Regülatör çok sınırda çalışıyor, hatta panel yüzeyi soğukken üretilebilecek enerjiden azını veriyor.
Bu da bugünün hikayesi olsun... selametle
-
9uncu bölüm de yayında. Bu bölümde daha önce bitirdiğimiz (ya da bitirdiğimizi sandığımız... ama yaptığımız bir tercih hatasını bu bölümde düzelttiğimiz) sistem mimarisi ile solar alt-sistemden sonra şimdi şarj ve deşarj devrelerinin tasarımını yaptık. Kablo kesitleri, bara ve sigorta seçimleri ve nihayet akü başı konfigürasyonları.
https://www.youtube.com/embed/bZ1fuADRERc
Selametle
-
9uncu bölüm de yayında. Bu bölümde daha önce bitirdiğimiz (ya da bitirdiğimizi sandığımız... ama yaptığımız bir tercih hatasını bu bölümde düzelttiğimiz) sistem mimarisi ile solar alt-sistemden sonra şimdi şarj ve deşarj devrelerinin tasarımını yaptık. Kablo kesitleri, bara ve sigorta seçimleri ve nihayet akü başı konfigürasyonları.
https://www.youtube.com/embed/bZ1fuADRERc
Selametle
Murat Kaptanım ellerinize sağlık, öncekiler gibi, başlandığında bırakılamayacak bir video olmuş.
Benim bir sorum olacak; Redresörden Servis akülerini şarj etmesek, sadece motor aküsü şarj olsa, servis aküleri zaten motor aküsünden dc-dc ile şarj oluyor.
Redresör üzerindeki akü ayarını motor aküsüne göre ayarlayabiliriz, kontağın oraya kablo çekmek durumunda kalmayız.
Daha avantajlı olmaz mı?
(Aynı soruyu videonun yorumlarına da yazdım.)
-
Yaaa Çetin Bağcı'ya çok teşekkürler katkısı için. Söylediği çok doğru. Konu şu: redresörün iki çıkışını marş ve servis akülerine verdiğimizde doğrudan marş aküsüne bağlı şarjını servis aküsüne aktaran DC-DC şarj cihazı, sahil elektriğine bağlandığımızda redresör ile kılıç kalkan oynamaya başlayacak diye DC-DC şarj cihazının altındaki kontaktör girişini kontak anahtarının çıkışına bağlayalım da, DC-DC şarj cihazı sadece motor çalışırken operatif olsun demiştik videoda.
(https://i.ibb.co/Vp2rM9RS/orion-xs.png) (https://ibb.co/Vp2rM9RS)
Demek ki el elden üstünmüş; Çetin Bağcı diyor ki: "Redresörden Servis akülerini şarj etmesek, sadece motor aküsü şarj olsa, servis aküleri zaten motor aküsünden dc-dc ile şarj oluyor. Redresör üzerindeki akü ayarını motor aküsüne göre ayarlayabiliriz, kontağın oraya kablo çekmek durumunda kalmayız." Çok doğru; böylece DC-DC şarj cihazı marş aküsünü kimin doldurduğu ile ilgilenmez, marş aküsü DC-DC'yi tetikleyecek kadar şarj olduğu anda servis aküsünü şarj etmeye başlar.
Burada belki çok önemli olmayan bir detay var. Gerçi marka model vermemiştik, ama şimdi gerekecek. Bu tasarımda marş aküsünden servis aküsünü şarj etmek üzere Victron Orion XS 50A kullanmıştık. Bu modelin verimliliği %98.5 seviyesinde. Dolayısıyla sahilden aldığımız güçte redresör kaybından sonra DC-DC'deki ek kayıp yok gibi birşey. Eğer Orion Smart 30A olan cihazı kullansaydık, onun verimi %87. Marinaların servis ettikleri elektriği oldukça pahalı sattıklarını düşününce bu verimsizliğe dikkat etmek gerekir idi.
Çetin Bağcı'ya teşekkürler 1w5ey8 YouTube'daki yorumunu da bu şekilde cevaplayayım, eksik kalmasın.
-
Yaaa Çetin Bağcı'ya çok teşekkürler katkısı için. Söylediği çok doğru. Konu şu: redresörün iki çıkışını marş ve servis akülerine verdiğimizde doğrudan marş aküsüne bağlı şarjını servis aküsüne aktaran DC-DC şarj cihazı, sahil elektriğine bağlandığımızda redresör ile kılıç kalkan oynamaya başlayacak diye DC-DC şarj cihazının altındaki kontaktör girişini kontak anahtarının çıkışına bağlayalım da, DC-DC şarj cihazı sadece motor çalışırken operatif olsun demiştik videoda.
(https://i.ibb.co/Vp2rM9RS/orion-xs.png) (https://ibb.co/Vp2rM9RS)
Demek ki el elden üstünmüş; Çetin Bağcı diyor ki: "Redresörden Servis akülerini şarj etmesek, sadece motor aküsü şarj olsa, servis aküleri zaten motor aküsünden dc-dc ile şarj oluyor. Redresör üzerindeki akü ayarını motor aküsüne göre ayarlayabiliriz, kontağın oraya kablo çekmek durumunda kalmayız." Çok doğru; böylece DC-DC şarj cihazı marş aküsünü kimin doldurduğu ile ilgilenmez, marş aküsü DC-DC'yi tetikleyecek kadar şarj olduğu anda servis aküsünü şarj etmeye başlar.
Burada belki çok önemli olmayan bir detay var. Gerçi marka model vermemiştik, ama şimdi gerekecek. Bu tasarımda marş aküsünden servis aküsünü şarj etmek üzere Victron Orion XS 50A kullanmıştık. Bu modelin verimliliği %98.5 seviyesinde. Dolayısıyla sahilden aldığımız güçte redresör kaybından sonra DC-DC'deki ek kayıp yok gibi birşey. Eğer Orion Smart 30A olan cihazı kullansaydık, onun verimi %87. Marinaların servis ettikleri elektriği oldukça pahalı sattıklarını düşününce bu verimsizliğe dikkat etmek gerekir idi.
Çetin Bağcı'ya teşekkürler 1w5ey8 YouTube'daki yorumunu da bu şekilde cevaplayayım, eksik kalmasın.
Murat Kaptanım o kadar güzel, detaylı ve anlaşılır anlatıyorsunuz ki, bizler de bilgilenip katkı yapacak duruma geliyoruz.
Tekrar teşekkür ediyorum değerli bilgilerinizi bizimle paylaştığınız için.
Korsan arkadaşlara da videoları izlemelerini tavsiye ediyorum.
Elektrik aksamı teknelerimizin çok önemli bir bölümü, elimizden iş gelmese de, ustaya yaptırsak da, konuyu anlamak açısından çok faydalı olacaktır.
-
9uncu videoda şarj unsurlarından bahsetmiştik. Burada uygulama açısından bir detay daha var; onu da ekleyelim. İlk videolardaki temel elektrik bilgisinde hatırlayacaksınız, voltajı ile basınç arasında bir benzetimleme kurmuştuk. Yani elektrik devresini su tesisatı gibi görürsek, voltaj basınç, akım da debi oluyordu.
Bir aküyü, özellikle servis aküsünü besleyen birden fazla şarj kaynağı varsa, bunların şarj voltajlarını birbirlerine yakın ayarlamak lazım. Bunu yapmamak çok büyük bir hata değilse de, sistem performansını düşürür. O bakımdan eşzamanlı çalışan örneğin solar regülatörü, DC-DC, redresör vs şarj voltajlarını birbirlerine yakın ayarlamakta yarar vardır.
Selametle
-
Tekne Elektrik Sistemleri video serisinde 10.bölümü de yayınladık. Bu bölümde tevzi paneli mimarisini konuşuyoruz. Tevzi paneli tipleri, tevzi paneline bağlı yüklerin devre tasarımlarına bağlı olarak sigorta seçimleri ve voltaj limitörü.
https://www.youtube.com/embed/bff1Gu2ToZU
Selametle
-
Tekne Elektrik Sistemleri video serisinde 10.bölümü de yayınladık. Bu bölümde tevzi paneli mimarisini konuşuyoruz. Tevzi paneli tipleri, tevzi paneline bağlı yüklerin devre tasarımlarına bağlı olarak sigorta seçimleri ve voltaj limitörü.
https://www.youtube.com/embed/bff1Gu2ToZU
Selametle
Elinize sağlık Murat Kaptanım.
Video boyunca topraklamadan bahsedecek mi acaba, bahsetmezse rica etsem mi acaba diye düşünürken, videonun sonunda topraklama videosunun geleceğini söylemeniz...:)
(Tekneye yıldırım düşmesi ve aksamın korunmasına bu topraklama yeterli olacak mı? konusuna da girebilirseniz çok memnun olurum)
-
Evet topraklama geliyor... kazık bir konu. Çok fazla doğru bilinen yanlışı olan bir mevzu. Ama önce araya AC alt-sistemini koyacağız. Malum topraklama o tarafı da kapsayacak. Çeşitli sebeplerden maalesef Karacasöğüt'e tekneme gidemiyorum nasılsa :'( hızlanırız artık bu tarafta
-
Tekne Elektrik Sistemleri video serisinde 11inci bölümü de yükledik. Bu videoda AC - alternatif akım alt-sistemini konuşuyoruz. Hem sahil elektriği, hem de invertör sistem şemaları, sahil-invertör devrelerinin birleştirilmesi ve AC uygulamalarında dikkat edilecek konular var.
https://www.youtube.com/embed/A32whBOvGDo
Selametle
-
Tekne Elektrik Sistemleri video serisinde 11inci bölümü de yükledik. Bu videoda AC - alternatif akım alt-sistemini konuşuyoruz. Hem sahil elektriği, hem de invertör sistem şemaları, sahil-invertör devrelerinin birleştirilmesi ve AC uygulamalarında dikkat edilecek konular var.
https://www.youtube.com/embed/A32whBOvGDo
Selametle
Murat kaptanım çok teşekkürler bu güzel video için.
Kara elektriği ile inventörü şalterle birleştirme taraftarıydım.(kendi teknemde de öyle yaptım, bir tane tam sinüs inventör var ve sadece telefon, bilgisayar vs şarjı için kullanıyorum).
Farklı devreleri farklı sigortalar koyarak korumayı düşünmemiştim, bu videoyu izledikten sonra prizleri ayırmak ve ona göre kullanmak bana da çok daha mantıklı ve güvenli gelmeye başladı.
-
Yorum için teşekkür ederim Çetin Bağcı’ya. Zaten galiba sadece ikimiz kaldık videolar ilerledikçe :) şimdi topraklamayı hazırlıyorum; komple dağılacağız anlaşılan.
Bugün videoları takip eden bir kişi aradı Sakarya’dan. Tecrübeli bir elektrik-elektronik teknisyeni. Burada yakındığımız ne varsa aynı şeylerden muzdarip. Doğru malzeme bulamıyoruz, işin sahibini doğru malzemeye ikna edemiyoruz, elimize düzgün proje vermiyorlar vs diye. Bu sorunun köküne inmek lazım da… nasıl edeceğiz bakalım?
-
Murat hocam, kaygılanmayın, dağılmadık, şu anda konuyu sessizce takip ediyoruz. Sağ olsun Çetin korsan biz elektrik cahillerinin toparlayıp soramadığımız konuları ustaca soruyor. Yani bir yerde hepimiz adına soruyor. Kurs bitsin, biraz bitimiz kanlansın, o zaman sizinle tartışmaya bile gireriz :).
-
Yorum için teşekkür ederim Çetin Bağcı’ya. Zaten galiba sadece ikimiz kaldık videolar ilerledikçe :) şimdi topraklamayı hazırlıyorum; komple dağılacağız anlaşılan.
Bugün videoları takip eden bir kişi aradı Sakarya’dan. Tecrübeli bir elektrik-elektronik teknisyeni. Burada yakındığımız ne varsa aynı şeylerden muzdarip. Doğru malzeme bulamıyoruz, işin sahibini doğru malzemeye ikna edemiyoruz, elimize düzgün proje vermiyorlar vs diye. Bu sorunun köküne inmek lazım da… nasıl edeceğiz bakalım?
Murat kaptanım, siz bu kadar güzel bir eğitim serisi hazırlayarak aslında sorunun köklerinden birisine(derli, toplu kaynak eksikliği) indiniz bence, kaliteli malzemenin kolay temin edilememesi (bundaki sorun yüzeyde maddi gibi gözükse de bence esas sorun bilgisizlikten kaynaklı, kaliteli malzemenin talep edilmemesi), düzgün proje çizilmemesi ve düzgün uygulama yapılmaması (işin sahibi biraz bilgi sahibi olsa, işi yapacak olanlar da mecburen daha bilgili olmaya ve daha düzgün iş çıkartmaya mecbur kalacaklar).
Seride anlatılan konu sadece elektrik gibi gözükse de, arka planda, herhangi bir konuya sistematik olarak nasıl yaklaşılmalı, nasıl ele alınmalı, nasıl anlatılmalı dersi de var videolarda.
Aslında bu seriyi sadece denizcilerin değil , DC ile işi olan herkesin izlemesi gerekiyor.
Umarım izlerler...
-
Sildim, yazdıklarımı sildim. Şu son altı ayda yaşadıklarımı anlatsam pehlivan tefrikası olur. Güler misin, ağlar mısın
-
" Zaten galiba sadece ikimiz kaldık videolar ilerledikçe "
Olurmu kaptanım; sessizce ve ilgiyle izliyoruz :) emeğinize sağlık...
-
Sildim, yazdıklarımı sildim. Şu son altı ayda yaşadıklarımı anlatsam pehlivan tefrikası olur. Güler misin, ağlar mısın
Kendi adıma biriktiriyorum, black mirror gibi hepsini birden izleyeceğim, lütfen devam Murat Bey çok değerli içerik üretiyorsunuz.
-
Topraklama ve Bonding... 12inci bölüm de yayında. Zor bir konu, umarım büyük bir maddi hata yapmamışımdır? Mayıs ayı bültenini gördüm, moderasyona güzel ifadeleri için teşekkür ederim. Gezgin Korsan çok değerli bir platform ve içindeki veri çok iyi yönetiliyor. Bilgiler çoğaldıkça değeri daha da artıyor. Gözümüz gibi bakılması lazım.
https://www.youtube.com/embed/90Slrxhp1Wg
Selametle
-
YouTube üzerinden şöyle bir mesaj geldi, benim anlatımımın yetersiz olduğunu düşünerek buraya da koyuyorum.
Sintine pompasında anahtarlı ve otomatik çalıştırma için iki pozitif ve bir negatif kablo var. Topraklama için hangi kabloyu seçmek gerekiyor?
Dedim ya, doğru ifade edememişim. Öncelikle buradaki konu topraklama değil, bonding. Bu ikisi hep karıştırılıyor, neticede bonding ana kablosu gidip ortak negatife de bağlandığı için herhalde. Her neyse… bonding kabloları akım taşıyan kablolara bağlanmıyor, metal gövdelere bağlanıyor. Sintine pompasının gövdesi metal ise veya pompayı gövdeye sabitleyen bir metal varsa ona bağlanacak.
Oradaki mesajlaşma vana kovanına nasıl bağlanacak ile devam etti. Tabii bu “sarı” kovanlar hem selektif korozyon açısından kötü, hem de üstüne kovan üstünde bonding kablosu için terminal yok. Örneğin bronz kovanlarda bu terminal vardır. Sarı kovana bir kelepçe ile kabloyu bağlamaktan başka çare yok.
-
Yeni bölüm pano. Evet 13üncü bölümde sistem tasarımının son aşaması olarak panoyu düzenliyoruz. Diğerlerine göre kısa bir video.
https://www.youtube.com/embed/I_natfy8VeE
Gökova Karacasöğüt'ten selamlar ve selametle
-
Murat kaptanım elinize sağlık, iki video da çok güzel olmuş.
Çok teşekkürler.🙏
-
Tekne Elektrik Sistemlerinde 14üncü bölüme geldik. Artık sistem tasarımını tamamlamıştık. Şimdi uygulamaya balıklama dalmadan Kritik Sistem Tasarım Gözden Geçirme'sini yapacağız. İşe başlarken hazırladığımız sistem isterlerine göre tasarımımızı kontrol ediyoruz - eksik veya yanlış bir şey varsa tasarımı düzeltiyoruz, uygulama öncesi dokümantasyonu konuşuyoruz ve tabii malzeme maliyetleri... baralar, sigortalar vs atıp tutarken iyiydi :)
https://www.youtube.com/embed/9PtjfetccBY
Selametle
-
Tekne Elektrik Sistemleri video serisinin sonuna yaklaşıyoruz. Bu bölümde uygulama tarafını konuşacağız. Konu çok detaylı... biz önemli olan başlıklar ile konuyu toparlamaya çalışacağız. Gelsin bakalım 15inci bölüm.
https://www.youtube.com/embed/ubxSZ96hK1o
Selametle
-
Tekne Elektrik Sistemleri video serisinin sonuna yaklaşıyoruz. Bu bölümde uygulama tarafını konuşacağız. Konu çok detaylı... biz önemli olan başlıklar ile konuyu toparlamaya çalışacağız. Gelsin bakalım 15inci bölüm.
https://www.youtube.com/embed/ubxSZ96hK1o
Selametle
Murat kaptanım harika bir video daha olmuş, inanın seri bitiyor diye üzülmeye başladım.
Müsadenizle aklıma takılan iki soruyu soracağım;
1. Çok sayıdaki aküleri baralara bağlayarak paralelleştirip, baranın ucundan da artı ve eksiyi aldık, bu şekildeki bir bağlantı, çaprazlamayı bozmadı mı?
2. Her kabloyu spirallere sokmamız lazım dedik, bu spirallerin de kablolarla aynı olacak şekilde renkleri var mı?
-
Çetin Bağcı’ya teşekkürler. Cevaplamaya çalışayım.
1. Aslında doğru bir noktaya parmak basmış. Videoda bir terminoloji hatası olmuş. Akülerin terminallerini bağlamak için kullanılan “busbar” aküler boyunca uzanan bakır çubuktur. Bu durumda pozitif ve negatif kablolar busbar’lara çaprazlanır. Benim önerim o anlamda bir busbar değil, belki ona power-post denen terminal demek daha doğru olurdu. Daha iyi anlaşılacak resim şöyle
(https://i.ibb.co/hQtkxpx/IMG-0480.jpg) (https://ibb.co/hQtkxpx)
2. Kablo borularının HF-FR özelliği olanların renkli olanlarını ben görmedim. Boru demetleri içinde hangisi aradığımız kablo olduğunu bulmak için kablonun her iki ucunu etiketlemek yeterlidir.
Selametle
-
Çetin Bağcı’ya teşekkürler. Cevaplamaya çalışayım.
1. Aslında doğru bir noktaya parmak basmış. Videoda bir terminoloji hatası olmuş. Akülerin terminallerini bağlamak için kullanılan “busbar” aküler boyunca uzanan bakır çubuktur. Bu durumda pozitif ve negatif kablolar busbar’lara çaprazlanır. Benim önerim o anlamda bir busbar değil, belki ona power-post denen terminal demek daha doğru olurdu. Daha iyi anlaşılacak resim şöyle
(https://i.ibb.co/hQtkxpx/IMG-0480.jpg) (https://ibb.co/hQtkxpx)
2. Kablo borularının HF-FR özelliği olanların renkli olanlarını ben görmedim. Boru demetleri içinde hangisi aradığımız kablo olduğunu bulmak için kablonun her iki ucunu etiketlemek yeterlidir.
Selametle
Çok teşekkürler Murat Kaptanım.
-
Bu sabah Hong Kong'ta yeni aldığı sıfır yelkenli teknesinde Lityum akü bankının montaj durumunu bağımsız bir kuruluşa kontrol ettiren tekne sahibine sunulan rapor, hiç Avrupa üreticisidir demeden sıfır tekneleri bile kontrol ettirmenin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Buldukları en temel problem; akü kutup başlarının sigortasız olması, ve akü kapasitesine uygun kesitli kablolalama yapılmadığı. Risk; yangın, yaralanma ve hatta ölüm.
Sunumda tekne markası yazdığı için burada alenen paylaşmaya cesaret edemedim.
-
Bu artık bir realite. Özellikle pandemi sonrası bozulan arz-talep dengesi sonucu tekne üreticileri “standartlara aykırı iş yapmasalar da, standartların onlara tanıdığı alanı sonuna kadar kullanıyorlar. Birkaç örnek vereyim denetim yaptığım yeni teknelerden:
- 45 feet bir Fransız yelkenli…. ABYC E-11 akü kablosu sigortası için kutup başına en fazla 18 cm içinde sigortala diyor, ama sonra bir istisna ile eğer akü pozitif kablosu borulanmışsa 180 cm işinde sigortalayabilirsin diyor. Bu çok tartışılan bir konu. Ne zorun olabilir ki 90-120 mm2… her neyse bir kabloyu sigortasız bırakayım? Ama oluyor işte.
- yine aynı tekne… 2 metre öteye bir sigorta koymuş, ANL tip. Orada bir kısa devre olsa o sigortanın kısa devre dayanımı (ing. interrupt capacity) mümkün değil yetmez. Bir ANL sigorta ile Class-T sigortanın maliyet farkı 20€!
- çoğu yeni teknede şu dokunmatik diye tarif edebileceğim tevzi panelleri var. Ekrandan basıyorsun, çalışıyor. Tabii arkada devasa bir röle grubu var. Tekne durduğu yerde 1 Amperden fazla buna harcıyor. Günde 25-30 Amper! Ne o, dokunuyoruz. Bu arada dev tekneye iki tane 160Ah servis aküsü koymuşlar. Ağbi sana jeneratör yakışır :-*
- 46 feet bir Alman yelkenli 2024 model… ABYC diyor ki motor bloğu ve akü kutup başlarındaki pozitif kabloların terminallerine şapka koy diyor. Motor bloğundaki marş motoru ve alternatör pozitif kablolarının terminalleri çıplak. Orada bir kısa devre olsa yandı gülüm keten helva. Alman arkadaşlar için anlaşılması kolay olsun “ Verbrannte meine Rose und die Halva, die verbrannte” :)
- 41.2 feet Alman yelkenli… bonding hariç diğer kablolarda henüz “kalaylı” bakır iletken zorunluluğu yok. Onlar da bunu kullanmışlar. Yüksek akım kabloları dahil hiçbir kablo kalaylı değil. Gerçi çok iyi bir imalat yapmışlar, ama bu sistemdeki devrelerin imalat zamanındaki dirençlerini 20 yıl koruması mümkün değil.
- 50 feet Fransız yelkenli… ABYC’nin belirlediği ve %3 voltaj düşümü olması gereken devreler belli. Buzdolabı, kalorifer, derin dondurucu bu listede yok. Ama akşam vakti aküler 12.5 Volt iken kompresör çalışmaya kalktığında oradaki voltaj 11.2 volt. Sonra buzdolabı çalışmadı, aküler ölmüş ağbi vs vs.
- yine 46 feet Alman yelkenli… sintinesi epeyi derin. 220 Volt su ısıtıcı sintinede; prizi de sintinede! Az biraz kaçak akım canına okur su altı metallerinin.
- 2024 model 42 feet motoryat… hidrofor dahil hiçbir pompanın yük koruma sigortası yok. Aynı şey bu deck salon tipi teknelerde de geçerli.
Saysam daha çıkar… Geçenlerde bir webinar oldu, yelkenli tekne tasarımları nereye gidiyor mealinde bir şey. Olay sadece elektrikte değil. Bir baş tasarımcı diyor ki şirketler daha fazla satış ve daha fazla kâr istiyorlar. Bu çok normal. Bir SWOT analizi yapmışlar… pandemi dönemine denk geliyor. Soru şu: daha fazla tekne satmamızın önündeki engel nedir? Cevap şaşırtıcı: kadınlar! Onlar daha kasvetsiz (ing. airy), yüksek tavanlı, mobilyası ev gibi olan, elektriği suyu sonsuz olan, havuzluğu enine boyuna teknelere razı oluyorlarmış. Yaa havuzluktan kamaraya girişi neredeyse teknenin ortasına giden, o yüzden ana yelken arabası olmayan, iki makara ile idare et misali tekne doldu ortalık… akü başı sigortasının lâfı mı olur 9kly3
-
Bu artık bir realite. Özellikle pandemi sonrası bozulan arz-talep dengesi sonucu tekne üreticileri “standartlara aykırı iş yapmasalar da, standartların onlara tanıdığı alanı sonuna kadar kullanıyorlar. Birkaç örnek vereyim denetim yaptığım yeni teknelerden:
- 45 feet bir Fransız yelkenli…. ABYC E-11 akü kablosu sigortası için kutup başına en fazla 18 cm içinde sigortala diyor, ama sonra bir istisna ile eğer akü pozitif kablosu borulanmışsa 180 cm işinde sigortalayabilirsin diyor. Bu çok tartışılan bir konu. Ne zorun olabilir ki 90-120 mm2… her neyse bir kabloyu sigortasız bırakayım? Ama oluyor işte.
- yine aynı tekne… 2 metre öteye bir sigorta koymuş, ANL tip. Orada bir kısa devre olsa o sigortanın kısa devre dayanımı (ing. interrupt capacity) mümkün değil yetmez. Bir ANL sigorta ile Class-T sigortanın maliyet farkı 20€!
- çoğu yeni teknede şu dokunmatik diye tarif edebileceğim tevzi panelleri var. Ekrandan basıyorsun, çalışıyor. Tabii arkada devasa bir röle grubu var. Tekne durduğu yerde 1 Amperden fazla buna harcıyor. Günde 25-30 Amper! Ne o, dokunuyoruz. Bu arada dev tekneye iki tane 160Ah servis aküsü koymuşlar. Ağbi sana jeneratör yakışır :-*
- 46 feet bir Alman yelkenli 2024 model… ABYC diyor ki motor bloğu ve akü kutup başlarındaki pozitif kabloların terminallerine şapka koy diyor. Motor bloğundaki marş motoru ve alternatör pozitif kablolarının terminalleri çıplak. Orada bir kısa devre olsa yandı gülüm keten helva. Alman arkadaşlar için anlaşılması kolay olsun “ Verbrannte meine Rose und die Halva, die verbrannte” :)
- 41.2 feet Alman yelkenli… bonding hariç diğer kablolarda henüz “kalaylı” bakır iletken zorunluluğu yok. Onlar da bunu kullanmışlar. Yüksek akım kabloları dahil hiçbir kablo kalaylı değil. Gerçi çok iyi bir imalat yapmışlar, ama bu sistemdeki devrelerin imalat zamanındaki dirençlerini 20 yıl koruması mümkün değil.
- 50 feet Fransız yelkenli… ABYC’nin belirlediği ve %3 voltaj düşümü olması gereken devreler belli. Buzdolabı, kalorifer, derin dondurucu bu listede yok. Ama akşam vakti aküler 12.5 Volt iken kompresör çalışmaya kalktığında oradaki voltaj 11.2 volt. Sonra buzdolabı çalışmadı, aküler ölmüş ağbi vs vs.
- yine 46 feet Alman yelkenli… sintinesi epeyi derin. 220 Volt su ısıtıcı sintinede; prizi de sintinede! Az biraz kaçak akım canına okur su altı metallerinin.
- 2024 model 42 feet motoryat… hidrofor dahil hiçbir pompanın yük koruma sigortası yok. Aynı şey bu deck salon tipi teknelerde de geçerli.
Saysam daha çıkar… Geçenlerde bir webinar oldu, yelkenli tekne tasarımları nereye gidiyor mealinde bir şey. Olay sadece elektrikte değil. Bir baş tasarımcı diyor ki şirketler daha fazla satış ve daha fazla kâr istiyorlar. Bu çok normal. Bir SWOT analizi yapmışlar… pandemi dönemine denk geliyor. Soru şu: daha fazla tekne satmamızın önündeki engel nedir? Cevap şaşırtıcı: kadınlar! Onlar daha kasvetsiz (ing. airy), yüksek tavanlı, mobilyası ev gibi olan, elektriği suyu sonsuz olan, havuzluğu enine boyuna teknelere razı oluyorlarmış. Yaa havuzluktan kamaraya girişi neredeyse teknenin ortasına giden, o yüzden ana yelken arabası olmayan, iki makara ile idare et misali tekne doldu ortalık… akü başı sigortasının lâfı mı olur 9kly3
-
Raporunu okuduğum tekneye tersane 6 adet Lityum grubu akü koyup, bunları bir güzel paralellemiş. Ama akü üreticisi azami 4adet aküyü paralel bağlayabilirsin demiş.
Sizin aküleri birbirlerine bağlayan kabloların uzunlukları birbirlerine eşit olmalı tavsiyenize hiç uyulmamış.
Standartlara göre BMS acil durumlarda dümen başındaki kişiyi ses ile uyarmalı imiş, buda umursanmamış
Aküler 60 dk boyunca yangına dayanıklı kompartmanlar içine konulmalı denmiş, dikkate alınmamış
bakır baralar hiçbir koruyucu önlem alınmadan bolca kullanılmış.
Oldukça tecrübeli bir arkadaşım, özellikle Hollanda'lı tekne sahiplerinin seri üretim tekne aldıklarında, elektrik sistemini gerekirse sıfırdan yeniden yaptırdıklarını söyler
-
Geçtiğimiz bir yıl içinde çok fazla teknede hasar oldu. Türkiye’deki hasarın yüzde kaçı elektrikten kaynaklı yangındandır, bilmiyorum. Ama dünyadaki istatistik elektrik sebepli maddi tekne hasarını %35 civarında veriyor.
Her neyse… geçen gün teknemin sigorta poliçesini yeniledim. Burada, Bodrum’da gemi sigortacılığı konusunda uzman bir acente ve benim de çok eski bir tanıdığım. Sordum ki, geçen sene çok hasar oldu, sigorta şirketleri de pek rücu işine girmiyorlar, şimdi herhalde sigorta şirketlerimin zararını hep birlikte biz ödeyeceğiz? Aynen öyle dedi. Poliçelerini yenileyen ve hasar beyan etmeyen teknelerin poliçelerine Euro bazında %10 zam geldi, ama yeni poliçelerde çarpanlar çok yükseldi dedi.
Bu durum Avrupa ve Amerika’da böyle değil. Sigorta şirketleri hasar durumunda mutlaka sağlam ekspertiz yapıp ya zararı rücu ediyorlar ya da ödemeyi reddediyorlar, tekne standart dışı işlem gördüğü için. Bu düzene bir dur demek lazım. Teknelerde yapılan sınırsız-sorumsuz elektrik işleri yüzünden hepimiz bu çarpıklığı besliyoruz.
-
Evet... Tekne Elektrik Sistemleri video serisinin son bölümü... Kitabın ortasından konuştuk. Darılmaca gücenmece yok :)
Videonun sonunda söylediğimi burada tekrar ederek, bu işi daha iyi bilenlerin, daha tecrübeli olanların yapacakları benzer çalışmaların eklenmesini temenni ederek izleyenlere ve yorum yapanlara teşekkür ederim.
https://www.youtube.com/embed/p5BBEKs-yM8
Selametle,
-
Elinize, emeğinize, dilinize, tecrübenize sağlık! 1w5ey8 1w5ey8 1w5ey8
-
Henüz çok küçük bir kısmını izledim ama kafasına göre değil kitabına göre iş yapmak isteyenler için ne kadar kıymetli bir kaynak olduğunu çok bariz gördüm. Teknemin elektrik aksamını yenilerken en önemli rehberim olacak. Çok teşekkürler.
-
Murat kaptanım ellerinize sağlık.
Müthiş bir bilgi serisi yaptınız, ne kadar teşekkür etsek azdır.
Bu seriyi ne kadar çok insana izletebilirsek eminim ki son videoda bahsettiğiniz sorunlar azalacaktır.
-
Samimi olarak belirtmem gerekirse, bu kadar profesyonel hazırlanmış bir sunumu ilk defa izledim, ellerinize sağlık. Murat Bey, kusuruma bakmazsanız bir sorum olacak. Videoları bir arşiv haline getirip bilgisayarımda kaydetmeyi denedim ama olmadı. Bir bilgisayar özürlüsü olarak sormak isterim. Acaba kaydetmeyi engelleyen bir format mı kullandınız. Tekrar ediyorum, bilgisayar tekniği konusunda çok zayıfım.
-
Olur mu öyle şey? İstediğiniz gibi indirebilirsiniz. Sanırım YouTube için bir indirme yöntemi vardır?
-
YouTube dan indirme yapabilmek için üyelik gerekiyor.
Üyelik yoksa Google dan aşağıdaki şekilde arama yapabilirsiniz (bu tür sitelere reklam engelleyici ile girilmesini tevsiye ederim)
'YouTube Online Downloader'
-
Merhaba,
yt-dlp ile direkt tüm playlisti indirebilirsiniz, seri başladığında çok kıymetli bulduğum için, olur da bir gün Murat Hocam küserse diye bütün bölümleri indirmiştim :D
bu işin en pratik yolu yt-dlp, deneyin yapamazsanız ben yardımcı olurum.
-
Teşekkür ederim
Murat Bey'in tüm video serisini ssyuotube kullanarak mp4 formatında indirmiştim ama bu defa çuvalladım. Sizin önerinizi uygulamaya çalışayım
-
Yaşlanıyorum galiba
Ssyoutube'de tıklayacağım yeri unutmuşum. Gayet güzel indiriliyor :)
Tekrar çok teşekkürler
-
4'ncü bölüm indirilemedi enteresan sayfaya erişim izni vermiyor
-
YouTube'dan üyelik olmdan da web üzerinden " https://yt5s.biz/enxj101/ " indrme yapılabiliyor. İzleme sayfasından " Paylaş " butonuna basıp linki kopayakıyp web sayfada ilgili yere yapıştırdığınızda idirebiliyorsunuz.
Bu arada Murat reise emekleri için teşekkürler. Unutulmaz ve gözardı edilemiyecek bir arşiv oluşturdu sağolsun...
Not: 1 - 11 - 13 üncü bölümlerde sadece düşük profilli kayıt izni açılmış sanırım. 360P üzerine ( yani 720P - 1080P ) izin vermiyor.
-
Bende bu yeni siteden eksik bölümü indirip arşivi tamamladım. Çok teşekkürler
-
Murat Bey,
Elinize, emeğinize sağlık. Sunumunuz adeta ders kitabı gibi. Çok teşekkür ederiz.
-
Murat hocam, bu değerli çalışmayı bize kazandırdığınız için çok teşekkürler. Şimdi tüm seriyi sakin kafayla tekrar okuyup öğrendiklerimi pekiştirmeye çalışacağım. Daha sonra da sorularım gelecek :).
-
Forumda "Paralel akü bağlama hakkında" başlığı altında BOTH şalter konuşuluyor. O başlığın akışını bozmamak için buraya yazayım dedim... Bu Both şalter artık kullanılmıyor, kişiye bağlı bir sistem, yararından çok zararı daha fazla vs vs hep konuşuruz. Düşündüm de... eskiden ne rahattı. 6 metre yelkenlide 150 Ah bir aküm vardı. O zamanlar daha Telekom yok, PTT yılları... Dağ başındaki linkler için akü ithal etmişler, gümrükte kasaları kontrol ederlerken birisini delmiş gümrükçü. Bana vermişti ithalatçısı, bizim işimize yaramaz, sen bunun deliğine 404 yap, seni götürür diye. Hakikaten bir kere şarj ettiğimde neredeyse bir ay giderdi. Ne olacak, iki tane kamara ışığı, bir havuzluk lambası, bir demir feneri, telsiz (ki çok kullanırdık çünkü o vakit cep telefonu yok, TürkRadyo üzerinden sabit telefonlarla iletişim kurulurdu). Bizim devir Mavi Yolculuk kitaplarını okuyup bu işlere merak salmıştık... Bodrum'dan alırsın peksimet, peynir, sebze falan.. ortam sıcaklığında içecekler... ver elini Gökova, Marmaris, Fethiye. Sıcak su güvertedeki torbadan.. Öyle değil miydi?
Şimdi işler değişti. Teknelerin elektrik ihtiyaçları her gün daha da artarak deli seviyelere geldi. Buzdolabı yetmez, derin dondurucu da olsun. Şarap dolabı da olsun. Kahvemi makinada yapmazsam sabah uyanamıyorum. Buz makinası da alalım. TVler, cep telefon şarjları, bilgisayar, 7x24 invertörlü yaşamlar. Gece su altı LED'ler, gündüz güçlü ses sistemleri. Vinçler elektrikli, baş pervanesi yetmiyor abi, kıç manevra pervanesi çok iyi oldu. Aydınlatmalar dokunmatik düğmeli.. dokunmatik dimmer'li. Parmağın yorulmuyor. Tekne durduğu yerde 1-1.5 amper yakıyor rölelere, günde sadece 30 Ah sadece ekran üzerinden aç-kapalara, dokunmatiklere. İnvertör-redresör kombo cihazlar çıktı, özellikle PowerAssist tipi olanlar revaçta. Eğer sahilden aldığın 220V tekneye yetmezse, invertör de devreye girip ürettiği 220 V elektriği sahil elektriği ile senkronize ediyor, artık klimalar daha rahat çalışıyor. Eleştirdiğimden söylemiyorum, yanlış anlaşılmasın... herkesin kendine göre.
Ama bu değişim tekne elektrik sistemlerini allak bullak etti. Geçenlerde üzerinde çalıştığımız 46 feet bir yelkenlide iskele vasat kanepenin altı tamamen elektrik panosu olmuş. Röle grupları, pano bara ve sigortaları, DC-DC'ler, kıç pervane akü grubu 12/24 konvertörler, baş pervane akü grubu 12/24 konvertörler, marş-servis ACR'lar, sigortalar, devre kesiciler, şalterler... çok detaylı bir RF topraklama sistemi, çünkü motor şanzuman kumandaları artık tamamen elektronik, enterferans olmasın diye... Servis aküleri 2x160 Ah AGM. Nasıl olacak? Tekne tasarımcısı diyor ki, zaten bunu alan jeneratörsüz yapamaz, kıça da "teknik oda" koyduk o sebeple.
Both şalter konuşuyorduk değil mi diğer başlıkta... bak nereye geldik. Geçenlerde yurtdışında katıldığım bir tekne elektrik sistem seminerinde LFP aküler için harici BMS'leri yedeklemekten bahsediyorlardı. Öyle servis aküsü, marş aküsü dönemi bitiyor. Teknelerde 4-5 akü grubuna hazırlanın. Servis, marş, baş pervane, kıç pervane, ırgat... şimdi bu LFP'lerin ucuz olanlarında BMS tek kanallı; yani akü yoldan çıkarsa şarj deşarj ne varsa toptan kapatıyor. Bu sebeple navigasyon, otopilot, VHF vs için ayrı akü düşünen var. LFP'ler için diğer uçta özellikle şarjlar için ve tabii deşarjda sayısal kontrol başladı, tabii tüm bileşenleri bilmem ne markası alırsan. Biz tekne elektrik sisteminin şarj tarafını tasarlarken redresör, alternatör, solar vs şarj voltajlarını o şekilde ayarlamaya çalışırız ki, birbirleriyle kavga etmesinler, ya da beleş olan solar redresör şarjının önüne geçsin vs. Şimdi sistem tüm şarj bileşenlerinin voltaj ve akım değerlerini sayısal olarak kontrol edebiliyor, birisini önceliklendiriyor, diğerini geri çekiyor.
İşler çok değişiyor. Hayatın normal akışı böyle. Buradan da başka bir yere evrilecek şüphesiz. Both şaltere gelince... artık uzaktan kumandalı şalterler var... dokunmatik :)
Selametle,
-
Off hocam, okurken içim şişti! ?^#Fl
-
Teknelerin DC elektrik sistemlerinde kullandığımız sigorta ve otomatik devre kesiciler ile ilgili bir mini video serisi oldu. İlk video "sigortalar".
Bu ay içinde sosyal medya gruplarında yuvası ile birlikte yanan sigortalar, gelen "marin" elektrikçinin çözüm olarak anma değeri daha yüksek bir sigorta takması (ki internetten baktım... Türkiye'nin denize en uzak noktası Hakkari Çukurca'da Üzümlü Köyü imiş... arkadaşı oraya gönderelim), koruma sigortaları olmayan devrelerin alev alması, bağlı olduğu cihazları haşlaması gibi haberler dolaşıyor. Galiba zamanlama iyi oldu 9kly3
Selametle
https://www.youtube.com/embed/oPPTdFVOHp8
-
Teknelerin DC elektrik sistemlerinde kullandığımız sigorta ve otomatik devre kesiciler ile ilgili bir mini video serisi oldu. İlk video "sigortalar".
Bu ay içinde sosyal medya gruplarında yuvası ile birlikte yanan sigortalar, gelen "marin" elektrikçinin çözüm olarak anma değeri daha yüksek bir sigorta takması (ki internetten baktım... Türkiye'nin denize en uzak noktası Hakkari Çukurca'da Üzümlü Köyü imiş... arkadaşı oraya gönderelim), koruma sigortaları olmayan devrelerin alev alması, bağlı olduğu cihazları haşlaması gibi haberler dolaşıyor. Galiba zamanlama iyi oldu 9kly3
Selametle
https://www.youtube.com/embed/oPPTdFVOHp8
Murat Kaptanım çok teşekkür ediyorum, ellerinize sağlık, önceki seriyi tamamlayan harika bir video serisi olmuş.
-
Murat Hocam
Çok teşekkürler. Sadece sigortanın kapasitesinin tek başına hiç birşey ( kablonun dayanımı dikkate alınmadığında ) olduğunu da öğrendik.
Bu beni çok korkutuyor.
Geçtim buradaki marin elektrik ustası arkadaşları, anlı şanlı markaların ( tepedeki birkaç fiyat açısından amatör denizcilerin hayal bile edemeyecekleri markalar ) bile bu konuda sınıfta kalacaklarını düşünüyorum.
Tekrar teşekkürler, saygılar
-
tepedeki birkaç markanın bu konuda güvenilir olduğunu varsaydığımı belirtmek istemiştim ama cümle düşük olmuş
-
tepedeki birkaç markanın bu konuda güvenilir olduğunu varsaydığımı belirtmek istemiştim ama cümle düşük olmuş
İlk kurduğunuz cümle maalesef doğru, düzeltmeniz “iyi niyetli” olmuş. Korkutucu düzeyde tazminat talepleri sebebiyle marka model yazmaktan korkuyoruz, ama özellikle pandemi sonrası hemen her teknede elektrik sistemlerinin imalatında standartların tam sınırında duruyorlar. Bilinen markalar eskiden beri gelen yanlış alışkanlıklarından vazgeçmiyorlar.
Bir de bunun üzerine bir sebeple tekneye giren elektrikçinin “biz böle yapıyoruz ağbi” standardına göre yaptıkları üzerine tüy dikiyor. Benim elektrik sistem denetimlerinde gördüklerime “asap bozucu” dememin sebebi bu… maalesef. Toparlan mıyor mu? Toparlanıyor elbet. Ama gereksiz zaman, efor ve maliyet.
Doğru sigorta - doğru yerde - doğru kablo - doğru sistem tasarımı. Bu kadar basit aslında. İtalya’da yapılan bir araştırmayı duydum. Eskiden yılda 1-2 elektrik sistem hatası kaynaklı tekne yangınına karşılık, son yıllarda bu sayı 40’a dayanmış. Çoğunun sebebi yanlış lityum akü uygulamalarından. Bizde de durum çok farklı değil.
Geçenlerde bir görüşme oldu. Sigortacılar (yani mali sigorta-insurance anlamında) bir çözüm bulmaya çalışıyorlar. Bu kadar tekne, şu kadar hasar, bir sonraki yılın sigorta primlerini yükselt… bu sürdürülebilir değil. Bir çözüm arayışı olacak. Bakalım?
-
Teknelerde kullandığımız aşırı akım koruma'nın ikinci videosu Otomatik Devre Kesiciler.
https://www.youtube.com/embed/GGssJZ03oJI
Selametle
-
Teknelerde kullandığımız aşırı akım koruma'nın ikinci videosu Otomatik Devre Kesiciler.
https://www.youtube.com/embed/GGssJZ03oJI
Selametle
Murat Kaptanım çok teşekkürler, ellerinize sağlık.
-
Bizim videolarda bir soru-cevap serisi başladı. Gerçi çene düşük olunca soruyu soran cevabı alana kadar canı çıkmış olmalı ::) Her neyse… bu video lityum ion akü sorusuna yönelik. İlginizi çekebilir?
Selametle
https://www.youtube.com/embed/tNOgua1mKgci=K426tx6GGJS2IY9n[/youtube]
-
Murat kaptanım videoya ulaşılamıyor. Güncellemek mümkün mü?
-
Çok teşekkür ederim..
-
Bizim videolarda bir soru-cevap serisi başladı. Gerçi çene düşük olunca soruyu soran cevabı alana kadar canı çıkmış olmalı ::) Her neyse… bu video lityum ion akü sorusuna yönelik. İlginizi çekebilir?
Selametle
https://www.youtube.com/embed/tNOgua1mKgci=K426tx6GGJS2IY9n[/youtube]
Murat Kapanım bilgiler için çok teşekkürler.
Benim şahsi düşüncem şu:
Motoryatlar gibi geniş alanı olan tekneler için kontrol kolaylığı olduğu için uygun ama her şeyin çok dar alanlarda ve üstünde tonla başka eşyaların olduğu yelkenli tekneler için henüz uygun olmadığıdır.
Risk çok çok yüksek, ayağımı yorganıma göre uzatamıyorsam, yanmaktansa buzdolabındaki yiyeceklerin bozulmasını tercih ederim.
(Youtube'da yorum yazamadım)
-
Önce bu lityum akü hakkındaki video kaldırıldı konusunu çözeyim. Videoda LFP akülerin hücrelerinin üzerindeki QR kodun çözümlenmesi ile ilgili kısımda bir hata yapmışım. Sağolsun Bodrum’daki Mavi-Beyaz Sigorta’dan Murat Önat arayıp ikaz etti. Ben de yayındaki videoyu “düzeltmeyi” beceremediğim için böyle oldu. Videonun düzeltilmiş halini koydum. Kusura bakmayın.
https://www.youtube.com/embed/WEsJK2-292Yi=LFy0dS7IPVkdFlp2[/youtube]
-
Bizim videolarda bir soru-cevap serisi başladı. Gerçi çene düşük olunca soruyu soran cevabı alana kadar canı çıkmış olmalı ::) Her neyse… bu video lityum ion akü sorusuna yönelik. İlginizi çekebilir?
Selametle
https://www.youtube.com/embed/tNOgua1mKgci=K426tx6GGJS2IY9n[/youtube]
Murat Kapanım bilgiler için çok teşekkürler.
Benim şahsi düşüncem şu:
Motoryatlar gibi geniş alanı olan tekneler için kontrol kolaylığı olduğu için uygun ama her şeyin çok dar alanlarda ve üstünde tonla başka eşyaların olduğu yelkenli tekneler için henüz uygun olmadığıdır.
Risk çok çok yüksek, ayağımı yorganıma göre uzatamıyorsam, yanmaktansa buzdolabındaki yiyeceklerin bozulmasını tercih ederim.
(Youtube'da yorum yazamadım)
Aslında durum pek öyle değil gibi geliyor bana Çetin Kaptan. Mesele nispeten bizde yeni olan bu teknoloji uygulamasında kurallara ve standartlara uygun iş yapmak. Bakın, yıllardır milyon otomobil benzinle gidiyor. Arabadaki benzin, teknedeki LFP aküden çok daha yüksek bir enerji. Otomobil sayısına göre benzin yangını o kadar az ki.
LFP tekneler için çok iyi bir uygulama, avantajları çok. Günün sonunda çoğu tekne bu teknolojiye geçecek. Ama güncel durumda bu “furya”dan pay almak isteyenler ve işin sistem seviyesine hakim olmayan ya da profesyonel hizmet almayan tekne sahipleri bir araya gelince… risk orada başlıyor. İşin kötüsü risk dediğimiz şey gerçekleşiyor da; maalesef.
Yaa… M8 cıvata ve somunu arasında 6-7 tane kablonun havada birleştirildiği bir teknede LFP akü dönüşümünün nasıl olabileceğini siz düşünün.
Diyeceğim, LFP akü korkusu yaymak doğru değil, ama doğrusunu anlatmak da bir çeşit sorumluluk oldu bu yaz.
Selametle
-
Bizim videolarda bir soru-cevap serisi başladı. Gerçi çene düşük olunca soruyu soran cevabı alana kadar canı çıkmış olmalı ::) Her neyse… bu video lityum ion akü sorusuna yönelik. İlginizi çekebilir?
Selametle
https://www.youtube.com/embed/tNOgua1mKgci=K426tx6GGJS2IY9n[/youtube]
Murat Kapanım bilgiler için çok teşekkürler.
Benim şahsi düşüncem şu:
Motoryatlar gibi geniş alanı olan tekneler için kontrol kolaylığı olduğu için uygun ama her şeyin çok dar alanlarda ve üstünde tonla başka eşyaların olduğu yelkenli tekneler için henüz uygun olmadığıdır.
Risk çok çok yüksek, ayağımı yorganıma göre uzatamıyorsam, yanmaktansa buzdolabındaki yiyeceklerin bozulmasını tercih ederim.
(Youtube'da yorum yazamadım)
Aslında durum pek öyle değil gibi geliyor bana Çetin Kaptan. Mesele nispeten bizde yeni olan bu teknoloji uygulamasında kurallara ve standartlara uygun iş yapmak. Bakın, yıllardır milyon otomobil benzinle gidiyor. Arabadaki benzin, teknedeki LFP aküden çok daha yüksek bir enerji. Otomobil sayısına göre benzin yangını o kadar az ki.
LFP tekneler için çok iyi bir uygulama, avantajları çok. Günün sonunda çoğu tekne bu teknolojiye geçecek. Ama güncel durumda bu “furya”dan pay almak isteyenler ve işin sistem seviyesine hakim olmayan ya da profesyonel hizmet almayan tekne sahipleri bir araya gelince… risk orada başlıyor. İşin kötüsü risk dediğimiz şey gerçekleşiyor da; maalesef.
Yaa… M8 cıvata ve somunu arasında 6-7 tane kablonun havada birleştirildiği bir teknede LFP akü dönüşümünün nasıl olabileceğini siz düşünün.
Diyeceğim, LFP akü korkusu yaymak doğru değil, ama doğrusunu anlatmak da bir çeşit sorumluluk oldu bu yaz.
Selametle
Murat Kaptanım paylaşımlarınız çok kıymetli, ne kadar teşekkür etsek azdır.
Sorun riskleri bilmemek yüzünden başlıyor zaten.
Riski bilince ya vazgeçmek ya da düzgün şekilde önlem almak gerektiği ortaya çıkıyor, arası yok, tehlike çok büyük, buna göre önlem alarak yapmak ya da bu önlemleri alamıyorsak yapmamak gerekiyor. Sizin paylaşımlarınız riski de, alınması gereken önlemleri de çok net bir şekilde anlatıyor, o yüzden de çok kıymetli ve hayat kurtaran paylaşımlar.
-
Irgatı marş aküsüne bağlamak daha akıllıca değil mi, özellikle sabah buzdolabı servis aküsünü yere sermişken? Bu sorunun tek bir doğru cevabı olmadığını biliyoruz. Bu sefer ırgat çalıştığında, ırgatın çektiği akımdan daha az alternatör şarj akımı olan bir durumda marş ve servis akülerine bakmaya çalıştım.
https://www.youtube.com/embed/xQbuyt-6jzk
Selametle
-
Kiralık teknelerde en sık yaşanan sorun. Sabah kuş sesleri yerine sert bir bip sesi ile uyanmak. Tabi bu sesle uyanınca biraz asabi oluyorsun, kamaralarda mışıl mışıl uyuyanlar oluyor. Hemen ne yapıyoruz, kahvaltı öncesi biraz motor basıyoruz ki kamaralardaki arkadaşlar kuş sesleri ile rahatsız olmasın, uzak kaldıkları şehir ortamının özlemini çekmesinler diye... =)))
Servis aküsü bitmemesi gerekir ama bir noktada elbet eskidikçe gece döngüsünü karşılayacak depolama gücü kalmayacaktır.
Kimyası ne olursa olsun her akü, geceye başlamadan full durumda girmeli, en uzun ömür için akü ilk alındığındaki kapasitesinin %30 undan fazlası kullanılmamalı. Yani sizin gecelik ihtiyacınız 30 Amper ise, 100 Amperlik bir akünüz olmalı.
Video nun 5. inci dakikalarında deşarj derinliği olarak ele almışsınız. Evet uzun vadede akünün deşarj derinliğinden eskitiyorsunuz bu bir faktör. Ama aynı zamanda 90 Amperlik aküye 60 Amperlik bir yük bindiriyorsunuz ve bu marş gibi kısa süreli bir yük değil. Bence burda deşarjdan ziyade akünün çok daha kısa sürelerde pert olmasına neden olacak şey bu yük. Plakalar ısınıyor, sülfatlaşma riski artıyor ve akü su kaybediyor.
Bir başka soru işaretide, 60 Ah çektiğiniz 15 dakika sürede evet 15 Ah tüketirsiniz kağıt üzerinde. Ama 300 Amperlik servis aküsünde bu 15Ah civarında iken, 90 Ah lık marş aküsündede gerçekten 15 Ah mı tüketirsiniz ? Bence en az 25 Ah aküden gider.
-
Kiralık teknelerde en sık yaşanan sorun. Sabah kuş sesleri yerine sert bir bip sesi ile uyanmak. Tabi bu sesle uyanınca biraz asabi oluyorsun, kamaralarda mışıl mışıl uyuyanlar oluyor. Hemen ne yapıyoruz, kahvaltı öncesi biraz motor basıyoruz ki kamaralardaki arkadaşlar kuş sesleri ile rahatsız olmasın, uzak kaldıkları şehir ortamının özlemini çekmesinler diye... =)))
Servis aküsü bitmemesi gerekir ama bir noktada elbet eskidikçe gece döngüsünü karşılayacak depolama gücü kalmayacaktır.
Kimyası ne olursa olsun her akü, geceye başlamadan full durumda girmeli, en uzun ömür için akü ilk alındığındaki kapasitesinin %30 undan fazlası kullanılmamalı. Yani sizin gecelik ihtiyacınız 30 Amper ise, 100 Amperlik bir akünüz olmalı.
Video nun 5. inci dakikalarında deşarj derinliği olarak ele almışsınız. Evet uzun vadede akünün deşarj derinliğinden eskitiyorsunuz bu bir faktör. Ama aynı zamanda 90 Amperlik aküye 60 Amperlik bir yük bindiriyorsunuz ve bu marş gibi kısa süreli bir yük değil. Bence burda deşarjdan ziyade akünün çok daha kısa sürelerde pert olmasına neden olacak şey bu yük. Plakalar ısınıyor, sülfatlaşma riski artıyor ve akü su kaybediyor.
Bir başka soru işaretide, 60 Ah çektiğiniz 15 dakika sürede evet 15 Ah tüketirsiniz kağıt üzerinde. Ama 300 Amperlik servis aküsünde bu 15Ah civarında iken, 90 Ah lık marş aküsündede gerçekten 15 Ah mı tüketirsiniz ? Bence en az 25 Ah aküden gider.
Çok doğru tespitler. Bu konunun uzayıp gitmesi ve net cevabının olmaması birkaç yanlış anlamaya dayanıyor.
(1) Alternatör marş aküsünü besliyor zaten deniyor. Oysa alternatör bir şekilde servis aküsünü de besliyor. Diğer taraftan çok ciddi kapasitede Balmar vs bir alternatör değilse ürettiği şarj akımı üzerinde yazan değerden oldukça düşük. Yani alternatör destek oluyor diyelim, doğrusu bu.
(2) Küçük bir aküden 10-15 dk süreyle 1C seviyesinde bir akım çekmek hiçbir şekilde mantıklı değil. Marş aküsü 700-800 Amper verebiliyor deniyor. Doğru ama CCA veya MCA denen bu değer standartlarda 30 sn ile sınırlı. Irgat gibi bir yük aynı şey değil.
(3) Videoda da sordum, madem 100A gibi bir yük marş aküsüne uygundur, o zaman blender, saç kurutma makinası vs yine 100A DC akım çeken invertörü niye marş aküsüne bağlamıyoruz?
Bir gün Nigel Calder abimizi bir webinar’da çok sıkıştırdılar… marş aküsü sadece marş motoru içindir, ondan daha kritik bir yük yok teknede demişti.
Standartlar bu konuda bir yönlendirme yapmıyor. O halde iş sistem seviyesi tasarım sırasındaki kararlara ve tercihlere kalıyor. Gerçi şöyle bir durum da ortaya çıkıyor, özellikle lityum ion akülerle birlikte… dikkat edin artık tekneler birden fazla akü grupları ile donatılır oldu. Irgat da bu kapsama girebilir aslında. Mesele yer ve para.
-
Bence videoda en ders alınması gereken nokta
"Ben Mutlu VRLA Akülerimi alalı 11 yıl oldu halen kullanıyorum. "
kısmı.
Demekki
- Sistemi doğru oranda KURUNCA (Tüketim / Depolama)
- Doğru KULLANINCA (Yük / Limit)
- KIŞLAMASINI DÜZGÜN YAPINCA (Bakım)
Sulu aküde uzun vadeli kullanılabiliyormuş. Benim de 7 seneyi geçen iki set Mutlu aküm var. Toplamda 1600 Amper. Lityum setimde 800 Amper var 5 sene oldu. Lityumun avantajlarını kullanıyorum seviyorum ama Mutlu setleri ömürleri biterken haber veriyor, artık ben gidiyorum diyorlar cüzdanımı hazırlıyorum bu süreçte. Lityum un yapısı gereği diğer setler gibi "rock solid" mi tam karar veremedim. Bir sabah çat diye kapatıp gidecekler mi dükkanı yoksa sulu aküler gibi sinyal verecekler mi ? Eğer çat diye giderse cüzdanı hazırlayacak zamanımız olmayacak, donumuza kadar aniden vermek durumunda kalacağız. Yaşayıp göreceğiz bakalım. =))
-
Gelen bir soru üzerine Akü Birleştirme Röleleri ile ilgili bir video hazırladım Soru-Cevap serisinde. Bu konu aynı zamanda elektrik sisteminin sörveyini yaptığım 45 feet 2024 model çok popüler bir yelkenli teknede ortaya çıkan bir bulgu demeyelim de... ikaz ettiğimiz bir konu idi. İlgilenenler için ilginç olabilir. Bence şu çok aşikâr: 2015'lerden itibaren tekneler maliyetleri düşürmek için standartların içinde kalmak şartıyla "yok bu da olmaz" denecek ne varsa yapıyorlar, çünkü arz-talep dengesi anormal bozuldu, nasılsa kapıda kuyruk var ::)
https://www.youtube.com/embed/h8XggO4u0P8
Selametle
-
Benim katılmadığım bazı durumlar mevcut anlatımınızda.
- ML-ACR ile Boat Şalter kesinlikle aynı şey değil. Boat Şalter ile kullanıcının yanlış kullanım imkanı mevcut iken ML-ACR de bu durum orantısız kurulumlarda yada çok ender durumlarda yaşanır.
- Video nun dördüncu dakıkasındaki çiziminiz mantık dahilinde değil. Victron Multiplus Inverter görevini icra ediyor, bu ne demek mikro dalga, çamaşır ve aydınlatma vs. neden starter battery ye bağlansın ? Servis aküsü üzerinde olmak zorunda. Kullanım orda, aynı zamanda neden yükü starter battery üzerine bindiriyorsunuz ? Zaten bunu kendinizde söylüyorsunuz. Böyle bir senaryo olmaz, bunun suçlusuda Victron un iki çıkışı olmaması değil. Victron Multiplus in görev tanımı INVERT etmek ve Şarj Etmek. İki ayrı aküyü aynı anda şarj ederim gibi bir iddiası tanımı yok.
- 4.32 den sonra çizdiğiniz senaryo da o şekilde gelişeceğini zannetmiyorum. Sözlü anlatımınız kısmen kabul edilebilir ama grafiksel anlatımınız hiç bir şekilde gösterdiğiniz gibi gelişmez.
- 5.23 deki dengelenme konusuda o şekilde olacağını zannetmiyorum. "Hele kaynak olan aküdeki voltaj düştüğünde sistem(ML-ACR) kendini kapatacak" durumuda yaşanacağını zannetmiyorum. Zira ML-ACR birleştirmeyi sadece 13.0 V üzerinde yapıyor. Biliyoruz ki hiç bir akü (Sulu,Jel, AGM) şarj altında değilken 13V üzerinde standby da durmaz. Buda birleşme var ise zaten şarj devrede demektir. Şarj devrede isede dediğiniz transferlerin yaşanması çok olası değil.
- 6.51 de dediğiniz Marş aküsü 13V da geldiğinde marş aküsü yüzde yüz dolu olmuyor. Yani bu hesabınız bence baştan sıkıntılı. Çünkü bir akünün voltajını ölçtüğünüzde eğer 13 V un üzerinde ise iki şey söyleyebilirsiniz. Ya Float şarj oluyordur, yada şarj oluyordur. Float Şarj da ise tam doludur, eğer şarj oluyor ise doluluk oranı %50- 75 aralarındadır. Ha diyebilirsinizki eninde sonunda Float a gelecek, evet gelecek ama ML-ACR olduğu için FLOAT a gelene kadar aküler zaten dengelenmiş olacak ve dediğiniz ara transfer gerçekleşmeyecek.
- ML-ACR şarj durumu söz konusu değil ise akü birleştirme yapmaz. (SULU,Jel,AGM) Bu durumda alternatör çalışıyor durumda olur. Bundan dolayıda MArş aküsünden Servis aküsüne akım gitme ihtimali neredeyse yoktur. Ancak aküleri orantısız sistemlerde yada servis aküsü insafsızca büyük sistemlerde yani 50 Marş, 500 Servis gibi bir sistemde eğerki servis aküsü dibine kadar kullanıldı ise (bu durumda ancak ülkemizde görürüz) dediğiniz senaryo belki yaşanabilir. Fakat yaşansa bile ML-ACR marş aküsü 12.35 voltun altına düştüğü anda 10 sn içinde parallelemeyi kapatacağı için marş aküsünün hissedeceği yük 10 sn lik uzun bir marş basma gibi bir durum olacaktır.
Murat Bey benim mevcut bilgim ve deneyimim ile yapabileceğim yorum bu şekilde, toptan yanlış, kısmen yanlış olabilir, doğruda olabilir =))) . Ben hep aküler insan gibidir derim, dıştan gözüktüğü ile içte var olan bir değildir. Onun için elinizde böyle bir sistem var ise bir test bench e koyup dediklerinizin gerçekten olup olmadığını izole bir platformda görmeye çalışmanızı tavsiye ederim. Yok ise siz aküleri temin ederseniz bende size bir tane ML-ACR temin edip yollarım. Dedikleriniz gerçekten oluyor mu görürüz.
Son olarak ML-ACR hakkında şahsi düşüncem şu şekilde eğer ki, şarj kaynağım kısıtlı, servis aküm büyük ise ML-ACR kullanmaktan biraz kaçınırım. Özellikle demirde çok vakit geçiriyorsam. Bir motoryatım, bir jeneratörüm yok ise kulanmam. Bir yelkenlide devamlı yol yapıyorsam, günlük motor açıyorsam, panelim yeterli ise, tüketimim az ise ML-ACR kullanırım, bunlar yok ise boat şalter kullanırım ama kontak basmadan, marş aküm ölmeden veya marinadan çıkmadan kesinlikle o şaltere dokunmam. Maddi gücüm var ise Boat şalter yine teknede bulundururum, ama bu sefer üzerine ek olarak DC-DC şarj eklerim.
-
Gelen bir soru üzerine Akü Birleştirme Röleleri ile ilgili bir video hazırladım Soru-Cevap serisinde. Bu konu aynı zamanda elektrik sisteminin sörveyini yaptığım 45 feet 2024 model çok popüler bir yelkenli teknede ortaya çıkan bir bulgu demeyelim de... ikaz ettiğimiz bir konu idi. İlgilenenler için ilginç olabilir. Bence şu çok aşikâr: 2015'lerden itibaren tekneler maliyetleri düşürmek için standartların içinde kalmak şartıyla "yok bu da olmaz" denecek ne varsa yapıyorlar, çünkü arz-talep dengesi anormal bozuldu, nasılsa kapıda kuyruk var ::)
https://www.youtube.com/embed/h8XggO4u0P8
Selametle
Çok teşekkürler Murat Korsanım, bu soru, cevap serisi de çok faydalı oluyor, elinize sağlık.
Alternatör zaten akülerin canına okuyordu, şimdi de ML-ACR ile alternatörün elinden kurtulan grup varsa onun da canına okuyalım demişler.:)
Ben ana fikir olarak şöyle düşünüyorum; akü profiline göre şarjı ayarlayamayan cihazlarla aküleri şarj etmemek gerekiyor.
(aküler de ucuz malzemeler değil sonuçta, şarj ve deşarjlarında da ömürlerini uzatmak ve tehlike yaratmamak adına dikkatli ve özenli olmak lazım.)
-
Benim katılmadığım bazı durumlar mevcut anlatımınızda.
Gezgin Korsan'ın güzelliği ve kalitesi burada... işini ciddiye almazsan, derdini düzgün anlatmazsan düzeltmesi gelir nazikçe. Selçuk Elmas'a çok teşekkürler eleştirileri için. Yakın zamanda elimden geldiğince cevaplamaya, varsa düzeltmem gereken yerleri de düzeltmeye çalışacağım.
-
Benim katılmadığım bazı durumlar mevcut anlatımınızda.
Gezgin Korsan'ın güzelliği ve kalitesi burada... işini ciddiye almazsan, derdini düzgün anlatmazsan düzeltmesi gelir nazikçe. Selçuk Elmas'a çok teşekkürler eleştirileri için. Yakın zamanda elimden geldiğince cevaplamaya, varsa düzeltmem gereken yerleri de düzeltmeye çalışacağım.
Çok teşekkürler. Eleştiri demeyelim. Bilgimiz farklı. Bir şeyleri yarıştırmıyoruz. Ortak noktada buluşma çabası diyelim =))
-
Selçuk Elmas'ın notları vardı ACR videosu hakkında. Kusura bakmasın, ancak yazabiliyorum. Aslında hemen hemen aynı noktadayız... bazı yanlış anlamaları ortadan kaldıralım.
(1) ML-ACR ile Boat Şalter kesinlikle aynı şey değil. Boat Şalter ile kullanıcının yanlış kullanım imkanı mevcut iken ML-ACR de bu durum orantısız kurulumlarda yada çok ender durumlarda yaşanır.
Bir ACR ile Both şalterin aynı şey olduğunu söylemedim, şalteri Both ya da 1+2 pozisyonuna getirdiğimizde bağlı olan akü gruplarının paralellenmesi neticesinde olan ile ACR'ın röleyi kapattığında olan şeyin aynı olduğunu söylemeye çalıştım. Videoda tek devreli bir şalter resmi koyup, Both şalterden bahsetmek de benim özensizliğim olmuş, ama akü gruplarını birleştirme (paralelleme) fonksiyonu itibariyle aynı şey.
(2) Video nun dördüncu dakıkasındaki çiziminiz mantık dahilinde değil. Victron Multiplus Inverter görevini icra ediyor, bu ne demek mikro dalga, çamaşır ve aydınlatma vs. neden starter battery ye bağlansın ? Servis aküsü üzerinde olmak zorunda. Kullanım orda, aynı zamanda neden yükü starter battery üzerine bindiriyorsunuz ? Zaten bunu kendinizde söylüyorsunuz. Böyle bir senaryo olmaz, bunun suçlusuda Victron un iki çıkışı olmaması değil. Victron Multiplus in görev tanımı INVERT etmek ve Şarj Etmek. İki ayrı aküyü aynı anda şarj ederim gibi bir iddiası tanımı yok.
Aynı şeyi söylüyoruz. Zaten videonun 4:17'sinde bunun olamayacağını, invertörü marş aküsüne bağlamanın "olacak şey olmadığını" söylüyorum. Burada vurgulamak istediğim şey, artık teknelerde çoklukla gördüğümüz redresör+invertör cihazların invertör yüzünden servis aküsüne bağlanması gereği ve redresörün de tek çıkışlı olması sebebiyle redresör şarj akımını diğer akü banklarına aktarmak için bir düzen kurulması gerektiği.
Ben bir süre bu "kombo" cihazların tek redresör çıkışı olmasını eleştirdim, "ne gerek var kombo cihaza dedim. Ama sonra şöyle bir gerçeklik de ortaya çıktı ki teknelerdeki akü gruplarının aynı kimyada olması beklenmiyor. Çok çıkışlı konvansiyonel redresörler çıkışlarında izole şarj akımları verseler de, aslında her çıkışında seçtiğiniz tek tip akü tipine göre şarj voltajı veriyorlar ve bu da çok akıllıca değil. Örneğin bir akü grubu Gel ise 14.2V şarj voltajı isterken, diğer akü grubundaki AGM 14.4-14.8V şarj voltajı bekliyor. Videonun sonunda söylediğim gibi aslında bu "kombo"nun redresörü doğal olarak servis akü bankını şarj ederken, marş aküsü için ayrı ve küçük, 15-20 A gibi bir redresörü kullanmak bana daha mantıklı geliyor.
(3) 4.32 den sonra çizdiğiniz senaryo da o şekilde gelişeceğini zannetmiyorum. Sözlü anlatımınız kısmen kabul edilebilir ama grafiksel anlatımınız hiç bir şekilde gösterdiğiniz gibi gelişmez.
Eleştiriniz doğru, ama o detayı grafikle gösterecek kadar becerikli değilim ::) Şöyle ki, hangi akü grubu olursa olsun, birisi şarj edilmeye başladığında ACR'ın devreyi kapatacağı 13V seviyesine çok çabuk gelecektir, yani illâ ki şarj olan akünün %100 dolmasını beklemeye gerek yok ACR'ın aküleri paralellemesi için.
(4) 5.23 deki dengelenme konusuda o şekilde olacağını zannetmiyorum. "Hele kaynak olan aküdeki voltaj düştüğünde sistem(ML-ACR) kendini kapatacak" durumuda yaşanacağını zannetmiyorum. Zira ML-ACR birleştirmeyi sadece 13.0 V üzerinde yapıyor. Biliyoruz ki hiç bir akü (Sulu,Jel, AGM) şarj altında değilken 13V üzerinde standby da durmaz. Buda birleşme var ise zaten şarj devrede demektir. Şarj devrede isede dediğiniz transferlerin yaşanması çok olası değil.
Evet iki aküyü paralellediğiniz anda durum aynen böyle olur. Burada anlatmaya çalıştığım şey paralelleme ile ilgili. Yani aynı kapasitede iki aküyü gösterdim ve paralelliyoruz. Olacak olan bu, başka türlü olması beklemeyiz. Zaten paralellenmiş servis akü banklarında da sürekli olan bu. Keşke videoda bu akülerin aynı kapasitede olduğunu vurgulasaydım. O açıklamayı ekleyeyim videoya.
(5) 6.51 de dediğiniz Marş aküsü 13V da geldiğinde marş aküsü yüzde yüz dolu olmuyor. Yani bu hesabınız bence baştan sıkıntılı. Çünkü bir akünün voltajını ölçtüğünüzde eğer 13 V un üzerinde ise iki şey söyleyebilirsiniz. Ya Float şarj oluyordur, yada şarj oluyordur. Float Şarj da ise tam doludur, eğer şarj oluyor ise doluluk oranı %50- 75 aralarındadır. Ha diyebilirsinizki eninde sonunda Float a gelecek, evet gelecek ama ML-ACR olduğu için FLOAT a gelene kadar aküler zaten dengelenmiş olacak ve dediğiniz ara transfer gerçekleşmeyecek.
Marş aküsünün %100 dolu olması önemli değil, gerçi... 100Ah bir marş aküsü marş motorunu beslediğinde diyelim ki 700A akım göndersin, bunun teknik süresi 30 sn. Sağlıklı bir akü ve bakımlı bir motorla bu 30 sn sürmez, ama tasarım isteri bu. Her neyse marş aküsünden çıkan 6 Ah. Peukert düzeltmesi vs olsun 10 Ah. Dolayısıyla marş aküsünün doluluğu burada belirleyici faktör değil. Önemli olan dediğiniz gibi bir şarj var ve marş aküsü derhal 13+ Volta çıkacak. Burada vurguladığımız şey birleştirme anında akü grupları arasındaki voltaj farkı ve hedef akünün iç direnci (akü bankı kapasitesi arttıkça iç direnç düşüyor). Ben videoda insanlar üzerlerine gaz döküp kendilerini yakmasınlar diye :D 5 dk gibi zaman aralıkları aldım. Tabii ki bu analiz için zaman aralığı çok kısa olmalı. Ama evet, ilk bağlantıda bu akımlar oluyor (literatürde in-rush currents diye geçer). Kısa sürüyor, çünkü hedef akünün de voltajı ani olarak yükselerek aradaki potansiyel farkı azalıyor, akım da düşüyor.
Bu, camiada çok konuşulan bir konudur. Gerek ML-ACR üreticisi Blue Sea Systems, gerekse ABYC'deki Teknik Komitedeki insanlar şöyle derler: Eğer tekne balıkçılık amacı ile kullanılmıyorsa, yani yer değiştirmek için ikide bir motor çalıştırılmayacaksa... sözün özü tekne (a) bir gezinti teknesi ise ve (b) ACR kullanılacak ise ve (c) paralellenecek akü grupları arasında ciddi kapasite farkı varsa alternatör şarjının kapasitesi daha büyük olan akü grubuna bağlanması tavsiye edilir. Tabii bizim durumumuzda alternatörü doğrudan servis aküsüne bağlamak istenmeyen bir şey olduğundan araya Sterling Power AB gibi bir cihaz gerekecek. Diğer durumda, evet bu akımlar kısa süreli de olsa oluyor, kaçınılmaz şekilde ve iyi bir şey değil.
(6) ML-ACR şarj durumu söz konusu değil ise akü birleştirme yapmaz. (SULU,Jel,AGM) Bu durumda alternatör çalışıyor durumda olur. Bundan dolayıda MArş aküsünden Servis aküsüne akım gitme ihtimali neredeyse yoktur. Ancak aküleri orantısız sistemlerde yada servis aküsü insafsızca büyük sistemlerde yani 50 Marş, 500 Servis gibi bir sistemde eğerki servis aküsü dibine kadar kullanıldı ise (bu durumda ancak ülkemizde görürüz) dediğiniz senaryo belki yaşanabilir. Fakat yaşansa bile ML-ACR marş aküsü 12.35 voltun altına düştüğü anda 10 sn içinde parallelemeyi kapatacağı için marş aküsünün hissedeceği yük 10 sn lik uzun bir marş basma gibi bir durum olacaktır.
Aşağı yukarı aynı noktadayız. Bizim örnekte 100 Ah bir marş aküsü ve 300 Ah servis akü bankı var. Bakın bu örnekte redresör şarjında ACR bu bahsettiğimiz olumsuzluklara sebep olmuyor. Çünkü hedef marş aküsü 100 Ah olduğu için iç direnci 0.02 Ohm civarında. Birleştirme anında bir şekilde arada 1 Volt fark olsa bile gidecek ilk akım 50 Amperi geçmez. Ama sorun alternatör şarjında yaşanıyor.
Diğer konu ACR'ın aradaki voltaj farkı yüksek olduğu durumlarda üzerinden geçen yüksek akımlar sebebiyle kaynak aküdeki voltaj düşümü sebebiyle devreyi habire açıp-kapaması. Buna "relay cycling" (röle döngüsü) diyorlar. Blue Sea Systems bu konuda şöyle diyor: "Bazı uygulamalarda, akü birleştirici (ACR) akü gruplarını birleştirmek için kapanır kapanmaz, şarj kaynağına (alternatöre) uygulanan yük talebi kaynağın (alternatörün) kapasitesini aştığı için hemen (ACR) yeniden açılabilir. Bu birleştirme (kapatma) ve ayırma (açma) işlemi tekrar tekrar tekrarlanabilir; döngüsel olarak devam eder." Örneğimizde olduğu gibi 50A bir alternatör ile bu gerçekleşir. Aynı şey ırgatı marş aküsüne bağlı teknelerde alternatör şarj ederken ırgat çalıştığında marş aküsü voltajının düşmesi gibi. Aşağıya Blue Sea Systems'in kullandığı resmi koydum.
(https://i.ibb.co/9kL6CmNq/charging-source-cycling.jpg) (https://ibb.co/9kL6CmNq)
(7) Ben hep aküler insan gibidir derim, dıştan gözüktüğü ile içte var olan bir değildir. Onun için elinizde böyle bir sistem var ise bir test bench e koyup dediklerinizin gerçekten olup olmadığını izole bir platformda görmeye çalışmanızı tavsiye ederim. Yok ise siz aküleri temin ederseniz bende size bir tane ML-ACR temin edip yollarım. Dedikleriniz gerçekten oluyor mu görürüz.
Doğru vallahi :) Tamamen izole olmasa da bu sistemin nasıl çalıştığını... hadi marka model de verelim... Hanse 455'te gördüm. Marş ve servis aküleri AGM ve aralarında kapasite farkı doğal olarak fazla. MasterVolt bir invertör+redresör var servis aküsüne bağlı. Servis ve marş arasında da aynı bu ML-ACR'dan var. Üstelik ACR marş aküsüne de epeyi uzak, yani voltaj düşümünü %3 civarında ölçtüm. Servis aküsü tekne sahibinin invertörü açık /stand-by durumda bırakmasından dolayı %50'lerde idi ve motoru çalıştırdığımızda aynen bu "relay cycling" olayı oldu. Ha.. bu dünyanın sonu mu değil, ama realite bu.
Son olarak ML-ACR hakkında şahsi düşüncem şu şekilde eğer ki, şarj kaynağım kısıtlı, servis aküm büyük ise ML-ACR kullanmaktan biraz kaçınırım.
Kesinlikle katılıyorum. Dediğim gibi aküler arası doğru dürüst şarj cihazları varken bir ACR kullanmayı ben anlamlı bulmuyorum. Tersane olsan senede bilmem kaç teknede iyi tasarruf sağlar, ama bence yukarıdaki örnekteki tekneye yakışmamış ki.. bugüne kadar gördüğüm en başarılı elektrik sistemlerinden birisi var Hanse 455'te.
Selçuk Bey, yorumlarınız için teşekkürler. Bu şekilde konuyu biraz daha deşmiş olduk. Ben de videolarda yanlış anlamalara sebep verecek dikkatsizliklere daha fazla dikkat edeyim.
Selametle,
-
Tesekkurler bence gayet hizli bir cevap verdiniz hiç yavaş değildi. Çok başlık vardı.
Hepsi mantıklı yerinde açıklamalar. Dediğiniz gibi sıkıntı aktarımda/gösterimde.
1 Numaralı başlıkta ben sanırım demek istediğimi anlatamadım. Ben oraya koyduğunuz grafikteki both şalterin 1+2 si olmamasına takılmadım. Demek istediğim manuel olan both şalter kullanıcının bilgisizliği ile aküye zarar verirken, ACR zarar vermez. ACR marşı bastıktan sonra değil, marş aküsü 13V u geçince devreye girer. Akü bankları arasında farklılık çok ise ve marş aküsü 12.3 un altına düştüğünde ACR parallelemeyi keser ve akünün zarar görmesini engeller. Fakat both şalterde kullanıcı tekneye girer, both şalteri açar motor basmak için dümene geçer, anahtarı kokpitte unuttuğunu farkeder, geri döner, arada bir tuvalet molası verir, motoru çalıştırır, halat usturmaça, yandaki tekne ile muhabbet vs derken marş aküsüne geçmiş olsun "constant in rush f....g current ". Sizin istemediğiniz senaryo gerçekleşir. Oysaki limandan ayrılıp, seyre çıktıktan sonra açarsa, marş aküsü uzun süre yatmış olsa bile kendini bu sürede toplar, makinada devir olduğu için alternatör yüksek akım şarj vermeye başlamıştır. Bu sayede Both şalteri açtığında, akü gruplarında kapasite çok farklı değil ve alternatörü yeteri kadar büyük ise marş aküsüne yük bindirmeden sıfır zarar veya sıfıra yakın zarar ile servis aküleri ile marş aküsünü güvenli bir şekilde şarj eder.
Grafigi aldigınız yerden hemen bir alıntı yapıyım. 6 numaralı başlığımız için.
This condition isn't dangerous, but the secondary battery bank (battery bank 2 in the diagram above) may eventually discharge because it is not receiving a charge, and the combiner may be subject to excess wear. The combiner will be open most of the time. The battery bank to which the charger is directly connected (battery bank 1 in the diagram above) will be protected from discharging—it will continue to be charged.
Hanse konusunda anlatımınızı anladım. Aslında bu tip durumlar için Victron "Sense Wire" olarak ek bir kablo kullanıyor. Kaynaktaki voltajı akım geçmeyen ek bir kablodan ölçüyor. Bilgim olmadığı için soruyorum bu birleştiricilerde böyle bir özelliği olan var mı ? Böyle bir özellik iş yapar mı ?
Dediğiniz gibi aynı noktadayız. Sizin anlatımınız teknik olduğu için anlaşamadık. Ben anlatırken "dip yapmış/dibine kadar kullanılmış" bir akü diyorum. Sizde örnekte 1volt fark diyorsunuz. Akü SOC değerine baktığınızda esasında dolu akü 12.70 iken 11.70 olan akü %30 yani dibi görmüş akü. Yani dediğimiz aynı şey. Burada sorun servis aküsü hiç bir zaman bu seviyelere düşmemeli, düşüyor ise yanlış kullanım yada yanlış bir planlama var. Bence uyarılması gereken nokta bu. Mantıklı kullanılan iki akü grubunda 1Volt fark hiç olmamalı. Sadece en kötü senaryoda dediğiniz olur. Sıkıntı şu, elin gavurunda bu senaryolar başlarına gelmiyor bu durumlar hep bizim Türk kullanıcıların başına geliyor. Neden acaba =))) (herneyse çok yazdım şu elektirikli ocakta bir güveç yapayım 3 saat sonra mis gibi yerim güneş var nasıl olsa)
İkinci maddede dediğiniz GEL ve AGM durumuna yine katılmayacağım. Evet voltaj aralıkları farklı ama ACR farklı tipteki aküleri birleştirmek için zaten önerilmiyor. Alternatörünüze uygun olmayan bir akü takmaktan farkı yok. Farklı akü kullanacaksanız DC-DC.
Çoğu denizci için kombo cihazların çift çıkışlı olmasının bir gerekliliği yok. Teknedeki en önemli şey motor çalıştığında alternatörden alabileceğiniz en yüksek akımı servis aküsüne aktarabilmek. Çünkü redresörünüz sadece marinada çalışıyor, sahil enerjisi almadığınız sürece onun size bir faydası yok. Çok iyi biliyoruzki sağlıklı bir marş aküsü kontak basmadan 6 ay rahatlıkla yatabilir. Onun için marş aküsünün şarjını redresörden vermeme gerek yok. Marş aküm durduğu yerdede biterse both şalterim var. ACR im varsa daha iyi, çünkü marş aküsü kullanım şekli olarak servis aküsü gibi dip görme eğiliminde olmadığı için daima servis aküsünün üzerinde olacağı için kıyı elektiriği aldığımda normal bir şekilde şarj edilecek. İllada isterseniz marş aküsünü şarj edebilen iki çıkışlı victron multiplus lar var. Maks 4A veriyorlar. En kötü senaryoda diyelim ki redresörüm şarj etmediği için marş aküm bitti (1 yıl yattı tekne), both şalterim yok, acr im da yok ne yapacağım ? Redresörüm şarj etmedi ise kıyı elektiriği olan bir yerdeyim, kıyı elektriği var ise marinadayım büyük ihtimalle, gidip marinadaki marine mağazasına bir akü parası bayılacağım eğerki aküm öldü ise =)).
**********************
ABYC'deki Teknik Komitedeki insanlar şöyle derler: Eğer tekne balıkçılık amacı ile kullanılmıyorsa, yani yer değiştirmek için ikide bir motor çalıştırılmayacaksa... sözün özü tekne (a) bir gezinti teknesi ise ve (b) ACR kullanılacak ise ve (c) paralellenecek akü grupları arasında ciddi kapasite farkı varsa alternatör şarjının kapasitesi daha büyük olan akü grubuna bağlanması tavsiye edilir.
Ben bunada çok katılmıyorum =)))). Bizim balığımız asortik balık, yerinde durmuyor doğurmaya Karadenize, sevişmeye egeye gidiyor dolayısı ile balıkçımız yerinde durmuyor devamlı motorda devamlı kovalamacada. =)) Kullanım şekline göre diyelim.
Yine 6 inci örnek için ben aküler arasında 10 kat fark yazdım, sizinki 3 kat. =)) Aynı noktadayız demeyelim, birbirimizi anladık diyelim.
SOC ile ilgili bir videonuz var onada bir şeyler yazabilirim arzu ederseniz =))
Görüşmek üzere
Sevgiler.
-
Youtube'daki videolardan birisindeki yoruma bir soru geldi. Pek karşılaşmadığımız bir konfigürasyon. Yelkenli bir tekne ve 33 feet. Servis aküsü kapasitesini artırmanın yolu bir aküyü sancak kanepe, diğerini de iskele kanepenin altına koymak. Bu durumda tekne sahibi akülerin paralellemesini baralarda yaparak ilerlemiş. Soru akü başı sigorta yuvasının amper dayanım değeri ile geldi. Sizlere de ilginç gelebilir?
https://www.youtube.com/embed/XiQ7Mcg5eVc
-
Çok teşekkürler,
Bende makina mühendisiyim( emekli), çalışma hayatımın önemli bir kısmı, sektörlerinde dünyanın en önde gelen firmalarının Türkiye şubelerinde geçti. Satış tarafında olduğum için, mesaimizin önemli bir kısmı, eğitim almak ve eğitim vermek idi. Sunumunuza genel olarak baktığımda, anlı şanlı o firmaların eğitim paketlerinden çok daha iyi olduğunu gördüm. Çünkü önemli olan, teknik bir bilgiyi akademisyenlere değilde sıradan insanlara, onların anlayabileceği bir lisanda vermek.
Ellerinize sağlık. Bu videoyu da kütüphaneye kaydedeceğim.
Saygılarımlza
-
Youtube'daki videolardan birisindeki yoruma bir soru geldi. Pek karşılaşmadığımız bir konfigürasyon. Yelkenli bir tekne ve 33 feet. Servis aküsü kapasitesini artırmanın yolu bir aküyü sancak kanepe, diğerini de iskele kanepenin altına koymak. Bu durumda tekne sahibi akülerin paralellemesini baralarda yaparak ilerlemiş. Soru akü başı sigorta yuvasının amper dayanım değeri ile geldi. Sizlere de ilginç gelebilir?
https://www.youtube.com/embed/XiQ7Mcg5eVc
(https://i.ibb.co/BVVywW40/image.png) (https://ibb.co/BVVywW40) fotoğraf linki (https://tr.imgbb.com/)
Deşarj barasından ayrı bir kablo ile aküye giderek neden ek maliyet ve komplikasyon yaratıyoruz ? Zaten aküden uzakta baralar. Baralar yardımı ile aküler ortaya sanal olarak taşınmış zaten. Çizdiğimin bir mahsuru var mı ? Yada herhangi bir standarda veya koda aykırı mı ? Yada ikinci bir kablo çekmek bize ne yarar sağlıyor ? Yada kod gereği ayırmak gerekiyor ise neden altına üçüncü bir birleştirme barası koyup işleri o arada halletmeyelim ?
Ek olarak bu sistem Inverter/Charger kullanan bir sisteme upgrade edilemiyor, edilse bile Deşarj noktası yine şarj noktası oluyor.
Veya Irgat çalıştığında MFD veya voltaj hassasiyeti olan bir cihazı ayrı bir yerden çalıştıralım mantığında isek yine barayı ayırmak olayı çözmüyor zira biri şarj diğeri deşarj.
-
(https://i.ibb.co/BVVywW40/image.png) (https://ibb.co/BVVywW40) fotoğraf linki (https://tr.imgbb.com/)
Deşarj barasından ayrı bir kablo ile aküye giderek neden ek maliyet ve komplikasyon yaratıyoruz ? Zaten aküden uzakta baralar. Baralar yardımı ile aküler ortaya sanal olarak taşınmış zaten. Çizdiğimin bir mahsuru var mı ? Yada herhangi bir standarda veya koda aykırı mı ? Yada ikinci bir kablo çekmek bize ne yarar sağlıyor ? Yada kod gereği ayırmak gerekiyor ise neden altına üçüncü bir birleştirme barası koyup işleri o arada halletmeyelim ?
Ek olarak bu sistem Inverter/Charger kullanan bir sisteme upgrade edilemiyor, edilse bile Deşarj noktası yine şarj noktası oluyor.
Veya Irgat çalıştığında MFD veya voltaj hassasiyeti olan bir cihazı ayrı bir yerden çalıştıralım mantığında isek yine barayı ayırmak olayı çözmüyor zira biri şarj diğeri deşarj.
Çizdiğiniz alternatifi engelleyen bir standart vs yok, sizin sistem mimarisi tercihlerinize ve daha önemlisi sistem isterlerine bağlı bir mesele. Söz konusu mimariye sebep olan sistem isteri "şarj ve deşarjlar ayrı ayrı kontrol kontrol edilebilecek". Bu isteri ortaya koyduğunuz anda sistem mimarisi ayrılmış şarj ve deşarj baralarına ve onlardan akü bankına (ya da akülere) ayrı kablolar anlamına gelir. Çünkü bu kablolar üzerinde şarj ve deşarjı kesecek unsurlar yer alacak anlamına geliyor. Örneğin tekneden çıkarken deşarjı (sintine pompası vs şalter öncesi yükler hariç) bir şalterle tamamen kapatmak, şarjları açık bırakmak istiyorum veya daha belirgin olanı, ileride lityum aküye geçersem BMS'in rölelerle şarjı ve deşarjı ayrı ayrı kesebilmesini, orayı kontrol edebilmesini istiyorum... gibi. Nitekim bu teknedeki durum bu.
Evet... madem durum bu, o zaman iki baranın altında üçüncü bir bara ya da PowerPost koyalım, bu nokta ile şarj ve deşarj baraları arasında neyi kontrol edeceksek orada kontrol edelim, az kablo harcayalım düşünceniz doğru. Gerçi baralar sancak aküye yakın duruyor, ama söylediğiniz gibi yapılmış olsa en azından iskele aküye giden iki kablonun birinden kablodan tasarruf edilmiş olurdu.
Söylediğiniz gibi invertör+redresör cihaz kullanılacak ise bu mimari geçerli olmaz. Bu da bir tercih. Maalesef kimi zaman sistem seviyesi süreçlerde tercihlerin tümü bizi bir çözümsüzlük noktasına götürüyor ve geri dönüp bu çözümsüzlüğe sebep olan tercihlerden bir tercih yapmak zorunda kalıyoruz. çoğu zaman oyunu bozan bu invertör+redresörler oluyor. Ben halâ değip değmediğinden emin değilim. Yani illâ ki invertör+redresör kullanacağız diye lityum akülü sistemlerde ağlar kuruyoruz, analog / sayısal kontrol kabloları bağlıyoruz, hadi iş sayısal boyuta çıkınca başka imkânlar çıkıyor karşımıza, işte DVCC vs. sistem birine geç diyor, öbürüne az bekle diyor...
Tamam da abi biz akümüzü şarj edip, sonra bi de kahve yapacaktık, şimdi nereye geldik böyle? ::)
Selametle
-
Murat Bey,
Bu tip alternatifler düşünüyorum, eksi ve artılarını anlamak için hemde biraz beyin jimnastiği yapmak için inşallah yormuyorumdur. Dedikleriniz ışığında o zaman versiyon 2 =)))
Şimdi Şarj ve Deşarjı BMS ile kontrol etmek istiyorsak ara bir yola röle koyduk. Bu sorunu hallettik.
Sistem otomatik olduğu için bunu manuel de yapabilmemiz için hiç sevmediğimiz şalteride koyduk. Bu bize sistemi tümden kapama ve şarj ve deşarjı ayrı ayrı tekil aktif bırakma şansıda bıraktı. Aynı zamanda motor yada tesisat kısmında çalışırken bir kısmı manuel izole etmemizi veya uzun süre tekneyi bıraktığımızda şarjı açık bırakmamızı sağladı.
Benim ilk çizimde rahatsız eden konu şuydu. Akülerin ayrı ayrı yerlerde olması alışılagelmiş bir şey değil. Buda sistemi bilmeyen birisinin gelip çalışma esnasında sadece kutup başını çıkartıp enerjiyi kestim sanması vs. gibi durumlar içindi.
Ne dersiniz ? Hem ileriye dönük hemde mevcut ihtiyaçları karşılar mı ? Her ne kadar kablodan 10 lira tasarruf edip, 50 lira şaltere bayıldık ama =))) (https://i.ibb.co/nVv9MK6/image.png) (https://ibb.co/nVv9MK6)
-
Murat Bey,
Bu tip alternatifler düşünüyorum, eksi ve artılarını anlamak için hemde biraz beyin jimnastiği yapmak için inşallah yormuyorumdur. Dedikleriniz ışığında o zaman versiyon 2 =)))
Şimdi Şarj ve Deşarjı BMS ile kontrol etmek istiyorsak ara bir yola röle koyduk. Bu sorunu hallettik.
Sistem otomatik olduğu için bunu manuel de yapabilmemiz için hiç sevmediğimiz şalteride koyduk. Bu bize sistemi tümden kapama ve şarj ve deşarjı ayrı ayrı tekil aktif bırakma şansıda bıraktı. Aynı zamanda motor yada tesisat kısmında çalışırken bir kısmı manuel izole etmemizi veya uzun süre tekneyi bıraktığımızda şarjı açık bırakmamızı sağladı.
Benim ilk çizimde rahatsız eden konu şuydu. Akülerin ayrı ayrı yerlerde olması alışılagelmiş bir şey değil. Buda sistemi bilmeyen birisinin gelip çalışma esnasında sadece kutup başını çıkartıp enerjiyi kestim sanması vs. gibi durumlar içindi.
Ne dersiniz ? Hem ileriye dönük hemde mevcut ihtiyaçları karşılar mı ? Her ne kadar kablodan 10 lira tasarruf edip, 50 lira şaltere bayıldık ama =))) (https://i.ibb.co/nVv9MK6/image.png) (https://ibb.co/nVv9MK6)
:) Şaltere zaten bayılacaktık, hatta iki tane şaltere daha çok bayılacaktık. Çok güzel olmuş, BOTH şalteri düşünememiştim. Standart olmayan konfigürasyonlar böyle çözümler ve çokça yaratıcılık gerektiriyor. Bu konuştuğumuz teknede, ki bu yıl içinde bu konu aynı boyda iki teknede çıktı karşımıza... tekne 10 metre yelkenli, Covid sonrası tekne hayatında günlük normal operasyonel deşarj artıyor, en fazla %50 DoD için bile servis akü kapasitesinin artırılması gerekiyor... ama DC panoya yakın kanepe altı akü bölmesinde yer yok ve maalesef tek çözüm karşı kanepenin altı. Dolayısıyla pano, yani şarj ve deşarj baraları ile ortak negatif barası birbirinden uzak paralellenmiş iki aküden birisine yakın. Burada malûm iki kural var: (1) akülerin paralelleme kabloları eşit uzunlukta olacak ve (2) panoya giden pozitif kablo bir aküden, negatif kablo diğer aküden olacak. Sizin çözüm ile en az 4 + 4 = 8 metre ve min 50mm2 kablodan tasarruf ettik. Az değil, 6,000 TL'ye yakın 1w5ey8
Bu arada yeri gelmişken... "lityum aküye geçmek için sağlam bir gerekçe olması lazım" derken bunu kastediyorum. Buradaki şartlar aslında lityum aküye geçmek için yeterli. Tekne sahibi bu geçişi yapmak isterse, kurşun-asit akülerle bulduğu çözüme göre şüphesiz çok daha fazla yatırım yapması gerekecek, o ayrı. Ama enerji depolama gereksinimin fazla, yerin kısıtlı, hatta imkânsıza yakın, uzun süreli seyahatler yapıyorsun ve büyüyecek kapasiteyi karşılayacak şarj imkanın da varsa... evet LFP çözüm olabilir.
Selametle
-
Teknesini karaya aldığında dümen palası şaftında korozyon gören Korsan'ımız var mıdır bilmem? Bu yaz çekek yerlerinde bundan yakınan, hatta Instagram'a koyanlar olmuştu. Geçenlerde soru da buradan geldi.
https://www.youtube.com/embed/pwVBYPJquIs
Selametle
-
geçtiğimiz senelerde teknelere bakarken garip bir fetiş oluştu bende kontrol paneli fetişi :D fakat araştırırken sistemi incelemiştim gördüğüm kadarıyla bu kontrol panellerine aşırı bir para isteniyor , elektrikten çok iyi anlamıyorum fakat sizce birden fazla onbinler istenecek bir sistem mi bunlar ? örnek resim atayım birtane tarif etmeye calıştığım panel bu tip
(https://i.hizliresim.com/5c7fnbm.jpeg) (https://hizliresim.com/5c7fnbm)
-
Teknelerin DC ve AC tevzi panelleri aslında elektrik sisteminin çok önemli bir bileşeni. N'olacak canım biz de yaparız deniyor, doğrudur, yapılabilir, ama kuralına uymak şartıyla. Ayrıca DC tevzi paneli dediğimizde sadece panelin kendisi ve donatısı değil, aynı zamanda paneli besleyecek devrenin de tasarımı önemli.
Atilla Yücebaş'ın resmini koyduğu 22 devre için toggle-tip anahtar gibi kullanılabilen otomatik devre kesicili+ DC ana otomatik devre kesicisi ve iki adet analog DC voltaj göstergesi olan panel piyasadaki en iyi panellerden birisi. Markası Blue Sea Systems, fiyatı 1200 USD civarında.
Böyle bir panel burada yaptırılabilir mi? Tabii ki evet. Alüminyum malzemeden CNC'de bunu yapan işletmeler var. Donatımını da kendimiz veya elektrikçimiz yapabilir. Panelin metal gövdesinin maliyetini bilmiyorum, ama üzerindeki 22 adet toggle-tip otomatik devre kesici + 100A DC ana otomatik devre kesicisi ve iki adet analog DC voltaj göstergesinin maliyeti 700 USD'nin üzerinde olacak, doğru dürüst sertifikalı malzeme alırsak.
Burada dikkat çekmek istediğim bir şey var: bu panellerin arkasındaki kablaj ve donatı. Size iki fotoğraf göstereceğim. Yanlış anlaşılmasın... biz burada olması gerektiği gibi asla yapamayız demiyorum, ama çoğu teknede durum vahim. Birinci fotoğraf bir Blue Sea Systems DC panelin arkası. Burada dikkat ederseniz otomatik devre kesicilerin girişleri uygun amperajda bir baraya bağlanmış, çıkış kabloları düzenli şekilde döşenmiş. Ayrıca panelden yüklere giden pozitif kabloların dönüş negatifleri de panele ait bir ortak negatif barasına bağlanmış.
(https://i.imgur.com/nXkqPl0.png)
Şimdi ikinci fotoğraf.. burada yapılmış ve donatılmış bir panel. Tekne belli olmasın diye ön yüzünü göstermiyorum. Yine toggle-tip otomatik devre kesiciler var. AC-DC hep birlikte yan yana gelmiş ve AC kesiminin arkası kapalı değil! DC kesimde sigortaların besleme kabloları yandakine aynı kablo kesiti ile atlama yapılmış, evsel elektrik işlerinde çalışan bir arkadaşın ürünü, AC kablolar kullanılmış ve faston denen geçme kablo terminalleri kullanılmış ki bu kadar sıkışık yerde doğru değil, zaten otomatik devre kesiciler de ne olduğu belli değil. Eminim 1000 dolar harcamamışlardır.
(https://i.ibb.co/pjXYYF7j/Whats-App-Image-2025-09-22-at-17-11-13.jpg)
Daha ileri yorum yapmaktan imtina ederek sonlandırıyorum ::)
Selametle
-
Murat Bey,
Harika bir video serisi hazırlamışsınız. Çok büyük emek var, keyifle izliyorum ve bir çok şey öğreniyorum. Size buradan verdiğiniz emek ve paylaştığınız bilgiler için teşekkür etmek istedim. Gerçekten çok kıymetliler.
Elinize sağlık.
-
Ben gonderilen bulten vasitasi ile haberdar oldum. Ilk 2 video yu da seyrettim.
Kaptanim harika olmus.
Emeginize saglik.
-
Bugün (30 Ocak 2026) Bodrum'da PYI Global tarafından bir dizi panel düzenlendi. Ben 1inci panel ile ilgilendim: "Yat Kazalarının Ardındaki Gerçekler". Ağırlıklı olarak tekne sigorta uzmanları, Türk Loydu ve Rina temsilcileri ve bu konuyla ilgili hukukçuların olduğu çok değerli bir panel idi. Düzenleyenlere ve sponsorlarına teşekkür ederim.
İlginç birkaç konu var, bu başlık altında değindiğimiz gene olarak aküler ve LFP (lityum demir fosfat) akülerle ilgili. Çok kısa paylaşmak isterim:
1. Sigorta kuvertürü açısından aküler, neticede belli bir ömürleri olduğu için, "sarf malzeme" olarak tanımlanmak suretiyle sigorta kapsamına dahil değillermiş. Akü üreticisinin garantisi dışında bir kuvertür yok olarak anladım, bilmiyordum. Yani akü şişti, patladı, çok kısa sürede ömrünü tüketti vs vs ... muhatap sigorta şirketi değilmiş.
2. LFP ile ilgili çok soru geldi, çünkü son yıllardaki LFP ile bağlı kazalar konuşuldu... LFP'den kaynaklı bir elektrik yangını olursa diye gelen bir soruya verilen cevap çok net: sigorta eksperi, sörveyörü, yangın dedektifi her kimse artık... önce akünün standartlara uygun olup olmadığının sertifikasını soruyormuş. Tabii burada bahsettiğimiz şüphesiz ISO 9001 standardı değil :) IEC standartlarını kastediyorlar. Cevap o kadar hızlı ve net geldi ki, bunu da paylaşmak istedim.
3. Boyu 24 metrenin üstü için biliyorsunuz Klas Kuruluşu onayı ve 24 metre altı için de Tip onayları var. Klaslı gemilerin periyodik muayeneleri varken, 24 metre altı Tip onaylı teknelerde böyle bir zorunluluk yok. Bu sebeple teknenin satın alındıktan sonra üzerinde yapılan onarım, bakım ve yeni alt-sistem entegrasyonu gibi değişikliklerin (özellikle elektrik sistemi ile ilgili) mutlaka projelendirilmesi (yük hesapları, kesit hesapları vb), satın alınan sertifikalı malzemenin listesinin saklanması, sistemin fotoğraflanması vs gibi belgelendirmelerin, ileride olabilecek ve sigortayı muhatap edebileceğiniz bir olayda çok işe yarayacağı söylendi. Çünkü sigorta gerçekleşmiş olan bu riski nasıl üzerime almam diye bakacak olaya.
Bunun sebebi de şu, ki galiba ilk videomuzda bunu konuşmuştuk. Bugün destekleyici bilgi geldi şöyle ki, son iki senede sularımızda gerçekleşen tekne ve yat kazalarının hasar tutarları, bir sene içinde tüm Akdeniz çanağındaki tekne ve yatların sigorta primlerinin toplamından yüksek. Dolayısıyla her ne kadar her sene sigorta primleri yükselse de, bu sürdürülebilir bir durum değil. Sözün özü.. teknemde hasar var - ödeyelim efenim dönemi çoktan bitmiş görünüyor.
Selametle
-
Sayende çok şey öğreniyoruz Murat hocam. Tekne sahiplerinin önemsemesi gereken bilgilendirme için teşekkürler.