0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

    Ş. U. A.

Selamlar tekrar, son araştırmalarım, yurt dışı brokerlardan da  benzer yanıtlar alarak,;
Polonya bayrak ve eu vat Paid olmazsa veya TC bayraklı bir tekne ile italyada ( veya başka bir EU ülkesinde) 18 ay kalabiliyorsunuz. Sonra en kısa rotadan Schengen bölgesinden çık gir yapıp yine 18 ay devam edebiliyorsunuz. Kişilerin vize durumu hariç, tekne için böyle. Vize durumu ayrı. Ama oturma izniniz varsa, eu bölgesinde yerleşik kabul ediliyorsunuz ve Schengen bölgesindwn çıkıp tekrar girerken eu VAT Paid durumu ortaya çıkıyor. Eğer VAT ödeli değilse, teknenin  değerine göre size VAT ödetiyorlar. Bu durumu yaşamış , tecrübe etmiş birisini bulamadım.
« Son Düzenleme: Ocak 20, 2026, 10:45:24 Gönderen: Şükrü Uğur Acar »
*

    M. O.

Bu konuda aslında net ve herkes için geçerli bir uygulama bulunmuyor; süreç büyük ölçüde ilgili memurun inisiyatifine bağlı ilerliyor.

Benim teknem İngiltere bayraklı ve vergisi ödenmemiş (non-EU, VAT paid değil) bir tekne. Buradaki temel mesele şu:
Eğer Avrupa’da oturum hakkı alırsanız ve altı aydan fazla AB sınırları içinde kalırsanız, yasalara göre teknenin vergisinin ödenmiş olması gerekiyor.

Ancak işin pratikte farklı işleyen bir tarafı da var. Örneğin; diyelim ki Avrupa’da kaldınız ve 18 ayın sonunda AB’den çıktınız. Eğer geri dönüşünüzü mevcut oturumunuzla değil, Türk pasaportunuza alınmış yeni bir vizeyle yaparsanız, bu durumda teknenin vergisi konusunu bir anlamda bertaraf etmiş oluyorsunuz.
Fakat bunun da bir bedeli var: Bu senaryoda artık 90 günden fazla kalma hakkınız olmuyor.

Yani özetle, vergisi ödenmemiş bir tekneyle AB sularında bir defaya mahsus 18 ayı kullanmak mümkün gibi görünüyor. Ancak bu 18 ayın içinde Avrupa Birliği’nde altı aydan fazla fiilen bulunmuşsanız ve bu sürenin ardından oturumunuzla tekrar giriş yaparsanız, o noktada tekne için vergi yükümlülüğü doğuyor.

Benim mevzuatı okuyup anladığım kadarıyla tablo bu şekilde. Ancak tekrar altını çizmek isterim ki, uygulama memurdan memura değişebiliyor.
Duyduğum kadarıyla İtalya ve İspanya bu konuda daha esnek davranırken, Yunanistan oldukça katı ve çoğu zaman bu kuralları fiilen uyguluyor.


*

    M. O.

Diğer bir yöntem olarak Malta’dan giriş yapmak da sıkça konuşulan bir konu. Okuduklarıma dayanarak söylüyorum; bunu bizzat tecrübe etmedim. Anlatılanlara göre Malta’ya girişte pasaporta damga vurulmadığı durumlar olabiliyor. Dolayısıyla deniz yoluyla giriş yaptığınızda pasaportta bir giriş damgası bulunmadığı için, resmî olarak giriş tarihiniz netleşmemiş oluyor. Bu da teoride Avrupa içinde 90 günü aşmanıza imkân tanıyabiliyor.

Bu şekilde Avrupa’ya girdikten sonra başka limanlara devam ettiğinizde de, eğer yetkililer sizi ayrıca yönlendirmez ya da kayıt altına almazsa, pasaport üzerinden bir kontrol yapılmıyor. Çünkü artık Schengen bölgesine giriş yapılmış kabul ediliyor ve bu nedenle ayrıca bir giriş işlemi talep edilmiyor. Sonuç olarak süre kısıtı fiilen ortadan kalkmış gibi görünüyor.

Ancak bunun önemli bir riski var. Günün sonunda Avrupa’dan çıkış yaptığınızda çıkış damgası mutlaka basılıyor. Bu çıkış damgası alındıktan sonra, eğer mevcut vizeniz bitmişse ve yeniden vize başvurusu yaparsanız, bu durum sorun yaratabilir. Yetkililer bu kez “Giriş damgan nerede?” diye sorabilir. “Malta damga basmadı” şeklindeki bir açıklamanın onları tatmin edip etmeyeceği ise belirsiz.

Normalde Schengen bölgesine vizesiz giren ülkelerin vatandaşları için bu tür uygulamaların yapıldığını ve bu kişilerin zaman zaman 90 günü aşan sürelerle kaldığını biliyorum. Ancak bizim gibi vize almak zorunda olan ülkelerin vatandaşları açısından, sonraki vize başvurularında bunun problem çıkarıp çıkarmayacağı net değil.

*

    M. O.

Bu yıl tamamen teknemize yerleşmeyi planlıyoruz. Ancak açıkçası Türkiye’de vakit geçirmek gibi bir isteğimiz de niyetimiz de yok. Mevcut marina fiyatları, 15 günde bir zorunlu atık verme uygulaması, sürekli değişen ve belirsiz hale gelen tonoz düzenlemeleri gibi hepimizin yaşadığı sayısız sorun, bu kararı almamızda etkili oldu.

Bu nedenle Türkiye’de kalmayı ciddi bir seçenek olarak görmüyoruz. Öte yandan Avrupa tarafındaki 90 gün kuralı da işleri oldukça zorlaştırıyor. Hatta 90 günün sonunda Türkiye’de üç ay geçirmek yerine, tekneyi karaya alıp 90 gün bekledikten sonra tekrar denize indirerek Avrupa’ya dönmek bile zaman zaman daha mantıklı bir seçenek gibi gelmeye başladı.

Açıkçası şu an tam bir kararsızlık içindeyiz. Bu yüzden bu konu benim için çok önemli ve yakından ilgileniyorum. Eğer bu soruna gerçekten uygulanabilir bir çözüm bulmuş olanlar varsa ve deneyimlerini burada paylaşırlarsa, bunun birçok kişi için ciddi bir yol gösterici olacağına inanıyorum.
*

    E. Ç.

Uzun dönem shengen vizeniz var ise,yapay zekaya (grok) göre en uygun çözüm şöyle;

Adriyatik'te, Karadağ limanlarını vize hakkının yenilenmesi için kullanmak.

90 gün Yunanistan
90 gün Karadağ
90 gün Hırvatistan
90 gün Karadağ
90 gün İtalya
90 gün Karadağ
90 gün Yunanistan
90 gün Türkiye
90 gün Yunanistan
90 gün Karadağ
......
....

şeklinde Resimleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap


*

    M. O.

Karadağ, Türk vatandaşlarına tanınan vizesiz giriş hakkını sona erdirdiği için artık 90 günlük kalış hakkı da geçerli değil. Şu anda, geçerli bir Schengen vizesiyle yalnızca 30 güne kadar kalmak mümkün. Bu nedenle Karadağ artık bizim için pratik bir seçenek olmaktan çıkıyor. Araştırmalarımda ben de bunu doğruladım.
*

    E. Ç.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Karadağ, Türk vatandaşlarına tanınan vizesiz giriş hakkını sona erdirdiği için artık 90 günlük kalış hakkı da geçerli değil. Şu anda, geçerli bir Schengen vizesiyle yalnızca 30 güne kadar kalmak mümkün. Bu nedenle Karadağ artık bizim için pratik bir seçenek olmaktan çıkıyor. Araştırmalarımda ben de bunu doğruladım.

Vizesiz giriş hakkı tekrar geri gelmiş ama 30 güne düşürülmüş son aldığım bilgi bu şekilde...Yaz aylarına yaklaşınca tekrar 90gün hakkı gelecek deniyor ama bakalım neler olacak.

Haklısınız, yukarıda ki plan boşa çıkıyor mevcut vize kurallarından dolayı.

Edit: Diğer bir seçenek Arnavutluk, halen vizesiz ve 90-180 kuralı geçerli.

Vlora Marina Dmarin 2027 yaz öncesi açılacak deniyor. Mevcutta Marina Orikum sözleşme yapıyormuş yıllık olarak.

« Son Düzenleme: Ocak 20, 2026, 15:16:18 Gönderen: Erdem Çakır »


*

    Ş. U. A.

Eu vat ı ödemenin şöyle bir avantajı var, tekneyi satarken, bütün schengen bölgesine hitap ediyorsunuz. Broker ın söylediği, daha rahat satılır.
*

    Ş. U. A.

Aslında ben oturma izni alıp eu bankalarından birinden uzun vadeli ( türkiye ye göre çok düşük faizle) kredi çekip tekneyi almayı düşünüyordum. Nakit para tekne alımı sadece bizde var sanırım. Faizler yüksek olunca. Yarısını peşin ödeyip, yarısını kredi çekmek olabilir. Ama kredi verirler mi bilmiyorum. Olmadı oğlum Almanyada, onun üstüne tekneyi alıp, Almanya'dan tekneyi kredi ile almak olabilir
Ya da direkt peşin para ile alım. Vat %20 fark ettiriyor. Bayağı bir tutar. Bakalım artık.
« Son Düzenleme: Ocak 21, 2026, 08:08:48 Gönderen: Şükrü Uğur Acar »
*

    C. A.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Aslında ben oturma izni alıp eu bankalarından birinden uzun vadeli ( türkiye ye göre çok düşük faizle) kredi çekip tekneyi almayı düşünüyordum. Nakit para tekne alımı sadece bizde var sanırım. Faizler yüksek olunca. Yarısını peşin ödeyip, yarısını kredi çekmek olabilir. Ama kredi verirler mi bilmiyorum. Olmadı oğlum Almanyada, onun üstüne tekneyi alıp, Almanya'dan tekneyi kredi ile almak olabilir
Ya da direkt peşin para ile alım. Vat %20 fark ettiriyor. Bayağı bir tutar. Bakalım artık.
Eger oturum izniniz süresiz ya da 2-3 senelik olursa kredi alabiliyorsunuz. Onun icinde en azindan 1 sene kadar o ülkede ikamet etmeniz gerekiyor. Gerci bu bilgi bulundugum ülke Almanya icin gecerli ama diger EU ülkelerinde de farkli olacagini zannetmiyorum.
*

    Ş. U. A.

Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Bağlantıları görebilmek için üye olmalısınız. Üye Ol veya Giriş Yap
Aslında ben oturma izni alıp eu bankalarından birinden uzun vadeli ( türkiye ye göre çok düşük faizle) kredi çekip tekneyi almayı düşünüyordum. Nakit para tekne alımı sadece bizde var sanırım. Faizler yüksek olunca. Yarısını peşin ödeyip, yarısını kredi çekmek olabilir. Ama kredi verirler mi bilmiyorum. Olmadı oğlum Almanyada, onun üstüne tekneyi alıp, Almanya'dan tekneyi kredi ile almak olabilir
Ya da direkt peşin para ile alım. Vat %20 fark ettiriyor. Bayağı bir tutar. Bakalım artık.
Eger oturum izniniz süresiz ya da 2-3 senelik olursa kredi alabiliyorsunuz. Onun icinde en azindan 1 sene kadar o ülkede ikamet etmeniz gerekiyor. Gerci bu bilgi bulundugum ülke Almanya icin gecerli ama diger EU ülkelerinde de farkli olacagini zannetmiyorum.
Merhaba Cenk kaptanım,
Ev ve araba alımlarımda, ev I özellikle teminat gösterip daha düşük faiz oranları ile kredi çekmek mümkün. Ama tekne alırken, tekmenin teminat durumu ev gibi değil. Faiz oranları daha yüksek olur. Diyelim 200-250 bin euron var. Bununla direkt ev alıp, tekne alırken evi teminat gösterip, uzun vadeli düşük faizli kredi almak mantıklı olabilir.
*

    C. A.

Bu söyledikleriniz tabiki olasi opsiyonlardir. Ama ister düsük faizli ister yüksek faizli kredi cekmek icin bazi kosullarin saglanmasi gerekiyor. Benim bahsettigim konu buydu. Almanya'ya ilk geldigim zaman 1 senelik calisma ve oturum vizem vardi. Araba almak icin bir galeriye gittigimde, bana 2000 Euro luk krediyi daha ülkeye yeni geldigim icin vermemislerdi.7000 Euroluk bir araba begenmistim. 5000€ sunu nakit verecektim. Keza 2 senelik oturum vizem oldugunda da ev almak istedigimde ise kredi faizinden v.s bagimsiz olarak, düsük faizli ya da mantikli aylik geri ödemeli olmasi icin, süresiz oturumun iznimin olmasi gerektigini söylemislerdi. Ben bu konuda sizi uyarmak istedim.  Gideceginiz ülkenin kredi verme konusunudaki kurallarini  incelemenizi de  tavsiye ederim.
« Son Düzenleme: Ocak 26, 2026, 09:41:27 Gönderen: Cenk Ayvaz »
*

    Ş. U. A.

Merhaba Hocam, oğlumuz üzerinden alırsak olur zaten. 6 yıldır Almanya da.  üniversiteyi orada bitirdi. Bize vermezler öyle düşük faizli kredi vs.