Gezgin Korsan
Korsan Kıraathanesi => Güverte Sohbetleri => Konuyu başlatan: Bora Sarnav - Ağustos 12, 2022, 03:36:01
-
Uzun zamandır aklımda olan bir soru.
siz değerli korsanların görüşlerini inanın çok merak ediyorum....
Bu rüzgarın hangi yönden ve kaç kuvvette estiğini; biz denizcilerin tahmin edebilmesi için illa bir elektronik enstrümana gerek var mıdır ?
Çarmıha ip bağlamak varken, bilmem ne markasının bilmem nerelerimize hat döşediği sensörden gelen elektrik sinyallerini görselleştiren göstergeleri ne zaman standart oldu ?
Hayır bir de bunlar yeni yapılan teknelerde ne zaman extra oldu ?
sıfır tekne alıyorsun mesela...
Rüzgarın hızı ve yönünü öğrenmek istiyorsan bunlar opsiyonel. Ayrıca direğinize çıkıp, üzerine kuşların konup da bozacağı bir sistem kurmamız lazım.... O sistem olmazsa olmaz...
Sizlerin ne düşündüğünü çok merak ediyorum sevgili denizci dostlar...
-
Rüzgar hızı ve yönü yerden 10 m yukarıda ölçülür. Hız yüzeye yaklaştıkça azalır, daha da önemlisi yelkenli bir teknede yelkenler rüzgarın yönünü saptırırlar bu nedenle çarmıhlara bizim eskilerin deyimi ile teyp bandı (orhan) bağlamak özellikle yön konusunda hiç bir fikir vermez. İnsanın önemli özelliklerinden biri herhangi bir ölçüm yapmaksızın belirli konularda fikir yürütebilmesidir, örneğin, karşıdan karşıya geçerken caddeden gelen bir aracın biz geçene kadar bize ulaşamayacağını belirleriz ve karşıya geçeriz, bunu hız zaman gibi tüm faktörleri dikkate alarak yaparız ama hiç bir zaman aracın hızı 50 km, 100 m mesafede, benim hızım 6 km yol genişliği 30 metre, ben şu kadar saniyede karşıya geçerim, araç ise bu kadar saniyede benim hattımla kesişir gibi hesağp yapmayız. Bir katamaranda değilseniz veya teknenizi kapalı bir alandan kullanamıyorsanız, rüzgar konusunda da benzer çıkarımlarda bulunabilirsiniz. Örneğin yelken iskotalarını güngörmez yakası pırpırlayıncaya kadar serbest bırakıp, pırpırlama ancak kesilene kadar boşunu almak yelkene doğru trimi vermeniz sağlar. Ne zaman camadan vurmalıyım sorusunun cevabı da 'düşündüğünüz zamandır'. Rüzgar şu dereceden geliyor, hızı da şu kadar, artarsa camadan gerekir gibi bir matematik formül uygulamaya gerek yoktur.
-
Ben hiç bir zaman rüzgar göstergesine bakarak yelken ayarlamadım veya açmadım. Teknede gereksiz bir alet. İlk kullandığım teknede yoktu zaten.
-
Duygularına güvenmeyen rüzgar koni'si kullanabilir;
(https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcToqc7lR0yk0q-wMZYm_FGBxaMTjsj8RvKmgA&usqp=CAU)
Ben sadece küfür etmek için rüzgara bakıyorum, "sçtığımın rüzgarı halen 32 esiyor" gibi net konuşmak için.
Yoksa özellikle benim gibi kel ve kepçe kulaklılar için çok gereksiz aletler! :D
öZgür (mobil)
-
Duygularına güvenmeyen rüzgar koni'si kullanabilir;
(https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcToqc7lR0yk0q-wMZYm_FGBxaMTjsj8RvKmgA&usqp=CAU)
Ben sadece küfür etmek için rüzgara bakıyorum, "sçtığımın rüzgarı halen 32 esiyor" gibi net konuşmak için.
Yoksa özellikle benim gibi kel ve kepçe kulaklılar için çok gereksiz aletler! :D
öZgür (mobil)
Dogal anemometreyim diyorsun ;)
-
Dogal anemometreyim diyorsun ;)
artı eksi 2 knot hassasiyet garanti! :----)
-
Rüzgar hızı ve yönü yerden 10 m yukarıda ölçülür. Hız yüzeye yaklaştıkça azalır, daha da önemlisi yelkenli bir teknede yelkenler rüzgarın yönünü saptırırlar bu nedenle çarmıhlara bizim eskilerin deyimi ile teyp bandı (orhan) bağlamak özellikle yön konusunda hiç bir fikir vermez. İnsanın önemli özelliklerinden biri herhangi bir ölçüm yapmaksızın belirli konularda fikir yürütebilmesidir, örneğin, karşıdan karşıya geçerken caddeden gelen bir aracın biz geçene kadar bize ulaşamayacağını belirleriz ve karşıya geçeriz, bunu hız zaman gibi tüm faktörleri dikkate alarak yaparız ama hiç bir zaman aracın hızı 50 km, 100 m mesafede, benim hızım 6 km yol genişliği 30 metre, ben şu kadar saniyede karşıya geçerim, araç ise bu kadar saniyede benim hattımla kesişir gibi hesağp yapmayız. Bir katamaranda değilseniz veya teknenizi kapalı bir alandan kullanamıyorsanız, rüzgar konusunda da benzer çıkarımlarda bulunabilirsiniz. Örneğin yelken iskotalarını güngörmez yakası pırpırlayıncaya kadar serbest bırakıp, pırpırlama ancak kesilene kadar boşunu almak yelkene doğru trimi vermeniz sağlar. Ne zaman camadan vurmalıyım sorusunun cevabı da 'düşündüğünüz zamandır'. Rüzgar şu dereceden geliyor, hızı da şu kadar, artarsa camadan gerekir gibi bir matematik formül uygulamaya gerek yoktur.
https://www.youtube.com/embed/hxSeYkf1TX8
-
Bilimsel olarak rüzgarın gücü karesi ile artar da camadan vurmak için bunu hesaplamaya gerek yoktur. Katamaranlar hariç rüzgarın yelkenler üstündeki kuvveti tekneyi aşırı baymaya başlar ve kuvvetin fazla olduğunu görürsünüz. Bu aşamaya gelmeden camadan vurmak gereklidir. Katamaranlar ise fazla bayılmazlar bu nedenle hızı kestiremiyorsanız, elektronik cihazdan okuyup, artış camadan vurmamız gerekir diyebilirsiniz. Bir ikinci durum ise rüzgar hızının yukarılarda fazla aşağılarda daha az olmasıdır, siz camadan vurduğunuzda sadece yelken alanını küçültmez, yelkenleri aşağı da çekersiniz yani rüzgar hızının daha az olduğu bölgelere alırsınız, bu nednele sadece alanı dikkate almak yanlış olur.
-
İlkokulda ogrenmistik parmağını yalayıp havaya kaldırmak Ruzgarin yönunu gösterir. ;)
-
Bence duyularımız yeterli. Tecrübeli Kaptanlarıma katılıyorum.
-
Başlangıç için iyi bir şey, zamanla öğreniyorsunuz.. Genelde kıyı seyri yaptığımızdan kara şekilleri etkisinden bağımsız görebiliyorsunuz.
Ha bir de "avcı atıcılığı" na muhatap olmuyorsunuz. Burada 4-5eserken yarım mil uzakta 7-8 bf olmaz çünkü...
-
Benim eski teknemde elektronik bir rüzgar göstergesi (hız, yön) yoktu. Tepedeki windex fazlasıyla yeterli oluyordu. Şart mı? O bile şart değil esasında ama yelken trimi açısından yararlı... Rüzgarın hızını görsen ne olur görmesen ne olur...
-
Bende Elektronik olarak hiç bir şey yok . Sadece 1 pusula ve derinlik olcer. Telefonda da navionics.
Bölgelerin detaylı ve güncel haritaları cekmecemde .
Heves edip aldığım Rüzgar gülü kırık duruyor.
Yelkende ise yön olarak sıkıntı çekmedim. Bir elektronik mühendisi olarak tekneme hayati önem taşıyan cihazların dışında elektronik alet almadım , Çünkü hiç biri o fiyatları etmediği gibi işlevleri de fazla abartılı hatta bazıları da amatör denizci için gereksiz gibi geliyor.
-
Anladığım kadarıyla, iç denizi geziyorsunuz. :D
Aman ha açılmayın
-
Siz denizciliği elektronik aletler zamaninda öğrenmiş olabilirsiniz o yüzden aletsiz nasil olur diye düsünebilirsiniz. Ben 1969 yilinda snipe kullandim , tam hatirlamiyorum ya 1979 ya 1980 yılinda teknem ile bir arkadaşımla guney sahillerine kadar gittik. O zaman param yetmedi de flok yelkenini brandadan yapmistik. O zamanlar ön yelkene flok derdik.
Bu tam teşkilat elektronik sistemi ayni cep telefonunsuz ne yapılir örneği ile karşılaştirilir.
-
Elenktronik yardımcıdır
-
Rüzgarı anlamak için elektroniğe ihtiyaç var mıdır ? Evet vardır. Bu elektronik çağında insanlık birçok yetisini kaybetti, buna denizcilik te dahil. Halbuki insanoğlu kıtaların keşfinden bile önce küçük kanolarla kıtalararası seyahatler yapıyordu. Sadece gözlemleri, sezgileri ve cesaretleriyle. Şimdi rüzgar ölçeri yok diye marinadan dışarı çıkmıyor ;??^+%%.
-
Teknemdeki rüzgar ölçer 2 yılı aşkın bir zamandır çalışmıyor. Bir bağlantı sorunu var ancak direğe tırmanıp bağlantıları kontrol edecek zamanı bulamadım. Ağustos ayında yaptığımız 3 haftalık, Çandarlı - Göcek - Çandarlı seyehati boyunca da çalışmadı. Artık alıştım, eksikliğini hissetmiyorum.
"Ne kadar esiyor" diye soran eşime de "Çandarlı' dakinin yarısı, aynısı yada bir tık üzeri" gibi cevaplar vererek endişelerinin artımasına engel oluyorum, işe yarıyor yani :)
-
Teknemde rüzgar ölçer yok, seyir yardımcısı olarak hiç eksikliğini hissetmedim. Rüzgar yönünü saptamak için direk tepesine konumlanmış basit bir rüzgar gülü yeterli, o da yoksa insan duyuları ile bunu idrak ediyor zaten. Hız konusunda gelince benim rüzgar skalam az, orta ve çok olmak üzere 3 kademeden oluşuyor:). Yüksek ise koydan/marinadan çıkma, orta ise camadan vur veya vurmaya hazırlan, az ise full arma. t*"y+
El anemometresi var, yönünü değil ama hızını ölçebiliyorum. Sadece bazen aklıma eserse gece alargada bindiren civarnaların hızını ölçüyorum. Arkadaş ortamında "yaaa dün akşam hava da ne esti beaa, 45 knotları gördük" diyebilmek için lazım olabilir.
Daha önce de bu linki paylaşmış olabilirim, izlemeyenler için tekrar alta ekliyorum. İnsanların nasıl iptidai şartlarda, derme çatma bir kayık ile, mevsim dışında, solo olarak okyanus aşırı seyirler yaptığını görünce utandım. Biz elimizde oksalik asit ile pasta cila ile güverteyi parlatmaya uğraşalım. Marinadan çıkmasak da olur.
https://www.youtube.com/embed/zCBjAQ5FUg8
-
Benim de anemometrenin hız kısmı çalışmıyor... Elimde Raymarine sıfır devre kartı var (eski sahibi verdi) da kim uğraşacak direğe çık, aleti tepedeyken aç, kartı değiştir, 12 metreden aşağı tornavida düşür falan filan.. eski sahibi de kartı almış ama üşenmiş o da yerine takmaya :) Efe korsan gibi biz de rüzgar yok - rüzgar çok - rüzgar aşırı çok - yok artık bu kadarı da çok çok fazla gibi bir skala kullanıyoruz... 1200 mil yol yaptık bu yaz; daha hah bu tam full arma havası rüzgarına denk gelmedik desem yeridir; geldiysek de çok sürmedi... Biraz etrafa bakıyorum, başka tekneler full armaysa biz de full arma; çok yatıyorsa sal, çok yavaşladıysak ger, istikrarlı olarak 2,9kts ve aşağısı SOG okuyorsan motor çalıştır...
-
Selamlar,
Açıkcası hiç bir cihaza ihtiyacınız yok. Sadece temel denizcilik bilgilerini öğrenmeniz ve tecrübe etmeniz gerekiyor(bu cevabı konu metnine bakarak yazıyorum). Rüzgar şiddeti ve buna istinaden deniz durumunu gösteren bir tablo var. Bundan başlayabilirsiniz. Beaufort cetveli de denir. Dikkatlice incelediğinizde ve pratik yaptıkça(gözlem) başka bir şeyin gerekmediğini göreceksiniz. Sevgiler..
-
Açıkcası ben yeni nesil olarak bu işi öğrendim. Rüzgar hızı yelken açmaya değer mi açısından bana faydalı oluyor ama tabi ki seyir sürekli yapanlar için zaten bir süre sonra hissiyat olarak beyin bunu farkedebilir.
Marinadan çıkmak konusunda esen rüzgarın şiddeti önemli fakat yelkenli teknelerin manevra kabiliyeti kuvvetli. O yüzden bir şekilde sorun olmuyor özellikle de baş pervane var ise.
Ben asıl kıçtan takma motorlı 10 metrelik motoryat teknemde çok zorlanıyorum. Rüzgar ölçer de yok, yön göstergesi de zaten bu sistemi sağlıklı ölçecek bir direk de yok. Hafif şiddette rüzgarda bile tekne çok fazla savruluyor ve de tekne boyu küçük olduğu için marina da ki yerleşkesi de daha dar kanallı bir yerde olduğu için yelkenlide ki gibi cesaretle çıkmaya yeltenemiyorum. Hatta bir kere marina içinde pontondan marina içinde k geniş alana iskeleye doğru dönmeye çalışırken iskeleden sancağa doğru esen rüzgar yüzünden baş pervaneyi kullanmama rağmen teknenin başını iskeleye döndürememiş, tornistanda marinadan çıkmak zorunda kalmıştım. Mesela beni bu duruma sokan rüzgarın şiddetini öğrenmek isterdim, muhtemelen 8-10 knottır belki ama kıyaslama açısından elimde bilimsel bir veri yok.
Birde sanırım dümen palasından dolayı yelkenli manevralara daha iyi cevap veriyor.
Rüzgardız hava da ise; motoryat tam bir uzaktan kumandalı araba misali her türlü kısa manevrayı araba parkeder gibi yapmanıza olanak veriyor.
Güvenlik ve konfor açısından yelkenli tekne salmasıyla, palasıyla ve de aerodinamisi ile bence en güvenilir ulaşım aracı.
-
25 sene önce rüzgar yelken ve açısını ölçen cihazlar almıştım , bozulunca da yenisini almadım . Artık rüzgarın şiddetini vs tahmin edebiliyorum. Rüzgarı 5 esiyor diye tahmin etsek ama aslında 5.3 olsa ne yazar.
Rüzgar yönü için önce hissetmek gerekir. Yelken açısını da ıskotayı ayarlayarak buluyorum.
Zaten hepimiz kıyı tekneciliği yapıyoruz en kötü şartlarda bir yerden karayı görüyoruz. Ama maşallah okyanus geçiyormuş gibi elektronik cihazlarımız , teşkilatımız var. ;??^+%%
-
Bildiğim en hassas rüzgar ölçüm aleti kulaklarımdır..
(https://i.guim.co.uk/img/static/sys-images/Guardian/About/General/2013/7/17/1374073286763/Big-ears-010.jpg?width=465&quality=85&dpr=1&s=none)
-
Özgür hocam, senin yelkene de ihtiyacın yok gibi 8).
-
Özgür hocam, senin yelkene de ihtiyacın yok gibi 8).
Yok yok valla.. Hatta bazen sert havalarda çok geliyor, beremi aşağı çekip bir kulağımı kapatıp camadan vuruyorum! :----)
-
Özgür hocam, senin yelkene de ihtiyacın yok gibi 8).
Yok yok valla.. Hatta bazen sert havalarda çok geliyor, beremi aşağı çekip bir kulağımı kapatıp camadan vuruyorum! :----)
Çoraplı pardon bereli sistem t*"y+
-
Motoryata bile rüzgar gülü takan biri olarak, rüzgar hızını bilmek için gerekli diye düşünüyorum. Rüzgarın yönünü anlayabilseniz de, hızını tahmin etmek zor oluyor.
-
Tabi öncelikle rüzgarı hissetmek için dışarıda olmanız lazım , bu şekilde zaman içeriside 90% dogru tahmin ediyorsunuz.
Motoryatta içeride olunca zor tabi . Biz o yüzden yağmurda bile tahmin edebiliyoruz 1w5ey8
-
Tabi öncelikle rüzgarı hissetmek için dışarıda olmanız lazım , bu şekilde zaman içeriside 90% dogru tahmin ediyorsunuz.
Motoryatta içeride olunca zor tabi . Biz o yüzden yağmurda bile tahmin edebiliyoruz 1w5ey8
Dışarda bile olsanız gittiğiniz süratte çok önemli rüzgar hızını anlamak için.
-
Şöyle düşünelim . size rüzgar hızı ne zaman lazım olacaktır ? Takriben 3 bf esen bir havada kaçımız rüzgara bakar.
3-4 arasında esmesi halinde hayatımızda ne değişiklik olur . Esas rüzgarın hızı 5,0-5,5-6,0 bf ye gelmeye başladıgında önem kazanır . O zaman da herhalde sert rüzgarı hissedersiniz, ayrıca barometreye bakmış olmanız da gerekir. Daha da önemlisi havanın değiştiğini fırtına bulutlarının geldiğini görmüş olursanız zaten rüzgarın hızına gerek yok camadanı vurmuş olmanız gerekirdi .
40 sene önce Sivriada da bir balıkçı abimiz bana yalova tarafı çok berraksa kaç demişti . Ciddiye almadım lay lay lom oyalandım ama o günkü dönüşümde yediğim dayağı unutamam .
Rüzgarın arttığını gördüğünüz zaman zaten tedbir almak için çok geçtir. Maalesef denizcilerimiz doğayı okumayı önemsemiyorlar, ama tabiat ana bize herşeyi söylüyor .
-
Korktuğunuz her ne ise üzerine gidin derler ya,
Bence korktuğunu anlamak ve öğrenmek seni kurtarıyor.
Bu sayede korkun kalmıyor. Biliyorsun hem yapabileceklerini, hem sınırlarını
Selametler..
-
Bence korktuğunu anlamak ve öğrenmek seni kurtarıyor.
Bu sayede korkun kalmıyor. Biliyorsun hem yapabileceklerini, hem sınırlarını
Çok doğru yorum.
İnsan türünün halen bu dünya üzerinde var olmasının ilk sebebi KORKU, ikincisi de ADAPTASYON 'dur.
Korku ölmemenizi sağlar..
Denizden korkmak daha uzun yıllar denizcilik yapmanızı sağlar. :----)