Türk hukuku ile Amerikan hukuku arasında ciddi farklar var. Türkiye'de yukarıda bahsedilen bir durumda dalga yaratarak birinin teknesine veya herhangi bir taşınır malına zarar veren kişinin fiili TCK 151'e konu olmaz. Çünkü ceza yasası suç arar. Yine aynı yasaya göre suç ancak kasten işlenir. Mala zarar verme suçu da suç tipi açısından kasten işlenebilecek bir suçtur.Eğer dalga çıkaran kaptan dalgayı özellikle malınıza zarar vermek kastıyla, kasten çıkarmışsa; böyle değişik bir şahıs ise, o zaman bunu ispatladığınızda kişi 151'den hüküm giyer. İspatlayamazsanız bu sefer size karşı suç uydurma yönünden şikayette bulunabilir. Mesela biri gelip arabanızın aynasına yumruk atıp kırarsa mala zarar verme suçu oluşur. Ama trafikte giderken aynanıza çarpıp kırarsa trafik kazasına girer ver taksirle işlenmiş olduğundan mala zarar verme suçu yönünden işlem yapılamaz. Trafik kazası yönünden oluşan zarar için hukuk mahkemesinde dava açıp tazminat istersiniz. Denizde dalga çıkarıp zarara sebebiyet ceren kaptan için de aynı durum sözkonusu. Ancak özel hukuk yönünden tazminat talep edebilirsiniz. O iş de kolay olmaz.
Ancak bu tip dalga çıkarmayı adet haline getirmiş, marina veya koy ahalisini bezdiren şahıslara uygulanabilecek özel nitelikte bir madde var
TCK m.179/2 : Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.